# Ayn-Cim-Za — عجز (Ejz)

> Kur'an'da 26 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/Ejz

- **Anlam:** Geride kalmak, eksik olmak, arkada kalmak, (güç olarak) geride kalmak, yetersiz olmak, güçsüz olmak, zayıf olmak. Ujuzun - yaşlı kadınlar. A'jaza (fiil 4) zayıflatmak, hayal kırıklığına uğratmak, birinin zayıf olduğunu bulmak. Mu'ajiz - şaşırtan kişi. Ajzun (çoğulu a'jazun) - gövdenin üst kısmının altında kalan bölümü.
- **Türevleri:** أَعْجَاز (2) · عَجَزْ (1) · عَجُوز (4) · مُعْجِز (12) · مُعَٰجِزِين (3) · يُعْجِزَ (4)

## Geçtiği ayetler

### 5. Maide suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** أَعَجَزْتُ — eaceztu · "aciz miyim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

فَبَعَثَ اللّٰهُ غُرَاباً يَبْحَثُ فِي الْاَرْضِ لِيُرِيَهُ كَيْفَ يُوَار۪ي سَوْاَةَ اَخ۪يهِۜ قَالَ يَا وَيْلَتٰٓى اَعَجَزْتُ اَنْ اَكُونَ مِثْلَ هٰذَا الْغُرَابِ فَاُوَارِيَ سَوْاَةَ اَخ۪يۚ فَاَصْبَحَ مِنَ النَّادِم۪ينَۚۛ

Fe beasallahu guraben yebhasu fil ardı li yuriyehu keyfe yuvari sev'ete ahih kale ya veyleta e aceztu en ekune misle hazel gurabi fe uvariye sev'ete ahi, fe asbaha minen nadimin.

Allah, bir karga gönderdi. Kardeşinin cesedini nasıl örteceğini ona göstermek için yeri eşeliyordu. "Eyvah! Bana yazıklar olsun, kardeşimin cesedini örtmekte karga kadar bile olamayacak kadar aciz miyim!" dedi. Pişman olanlardan oldu.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/31-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 134. ayet

- **Geçtiği form:** بِمُعْجِزِينَ — bimua'cizine · "onu engelleyecek"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

اِنَّ مَا تُوعَدُونَ لَاٰتٍۙ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ

İnne ma tuadune le atin ve ma entum bi mu'cizin.

Size yapılan uyarı kesinlikle yerine gelecektir. Siz bunu önleyemezsiniz.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/134-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 59. ayet

- **Geçtiği form:** يُعْجِزُونَ — yua'cizune · "(bizi) aciz bırakamazlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَبَقُواۜ اِنَّهُمْ لَا يُعْجِزُونَ

Ve la yahsebennellezine keferu sebeku, innehum la yu'cizun.

Kafirler kendilerinden vazgeçildiğini sanmasınlar. Onlar, Bizi aciz bırakamazlar.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/59-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** مُعْجِزِى — mua'cizi · "aciz bırakacak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

فَس۪يحُوا فِي الْاَرْضِ اَرْبَعَةَ اَشْهُرٍ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللّٰهِۙ وَاَنَّ اللّٰهَ مُخْزِي الْكَافِر۪ينَ

Fesihu fil ardı erbeate eşhurin va'lemu ennekum gayru mu'cizillahi ve ennallahe muhzil kafirin.

Yeryüzünde dört ay daha dolaşın ve bilin ki Allah'ı aciz bırakamazsınız. Allah, Kafirleri rezil edecektir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/2-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** مُعْجِزِى — mua'cizi · "aciz bırakacak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَاَذَانٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ٓ اِلَى النَّاسِ يَوْمَ الْحَجِّ الْاَكْبَرِ اَنَّ اللّٰهَ بَر۪ٓيءٌ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ وَرَسُولُهُۜ  فَاِنْ تُبْتُمْ فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللّٰهِۜ وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ

Ve ezanun minallahi ve resulihi ilen nasi yevmel haccıl ekberi ennallahe beriun minel muşrikine ve resuluh , fe in tubtum fe huve hayrun lekum, ve in tevelleytum fa'lemu ennekum gayru mu'cizillah , ve beşşirillezine keferu bi azabin elim.

Bu Allah ve Resul'ünden; Hacc-ı Ekber gününde, insanlara bir duyurudur. Allah ve Resul'ü Müşriklerden uzaktır. Ey Müşrikler! Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için hayırlı olandır. Eğer yüz çevirirseniz, iyi bilin ki Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Kafirleri can yakıcı bir azaptan haberdar et.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/3-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 53. ayet

- **Geçtiği form:** بِمُعْجِزِينَ — bimua'cizine · "aciz bırakacak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَيَسْتَنْبِـؤُ۫نَكَ اَحَقٌّ هُوَۜ قُلْ ا۪ي وَرَبّ۪ٓي اِنَّهُ لَحَقٌّ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ۟

Ve yestenbiuneke ehakkun hu, kul i ve rabbi innehu le hakkun ve ma entum bi mu'cizin.

Sana "Bu gerçek midir?" diye soruyorlar. De ki: "Rabb'ime yemin ederim ki o gerçektir. Ve siz onu engelleyemezsiniz."

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/53-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** مُعْجِزِينَ — mua'cizine · "aciz bırakacak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

اُو۬لٰٓئِكَ لَمْ يَكُونُوا مُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِ وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَٓاءَۢ يُضَاعَفُ لَهُمُ الْعَذَابُۜ مَا كَانُوا يَسْتَط۪يعُونَ السَّمْعَ وَمَا كَانُوا يُبْصِرُونَ

Ulaike lem yekunu mu'cizine fil ardı ve ma kane lehum min dunillahi min evliya, yudaafu lehumul azab, ma kanu yestetiunes sem'a ve ma kanu yubsirun.

Onlar, yeryüzünde Allah'ı aciz bırakabilecek değillerdir. Kendilerini, Allah'a karşı koruyacak bir yardımcı da bulamayacaklardır. Onların azapları kat kat olacaktır. Onlar, gerçeği duymaya ve görmeye tahammül edemiyorlardı.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/20-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** بِمُعْجِزِينَ — bimua'cizine · "O'nu aciz bırakacak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

قَالَ اِنَّمَا يَأْت۪يكُمْ بِهِ اللّٰهُ اِنْ شَٓاءَ وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ

Kale innema ye'tikum bihillahu in şae ve ma entum bi mu'cizin.

Dedi ki: "Onu size dilediği takdirde ancak Allah getirir. Ve siz, O'nu asla aciz bırakamazsınız."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/33-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 72. ayet

- **Geçtiği form:** عَجُوزٌۭ — acuzun · "kocamış bir kadın iken"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim · belirsiz

قَالَتْ يَا وَيْلَتٰٓى ءَاَلِدُ وَاَنَا۬ عَجُوزٌ وَهٰذَا بَعْل۪ي شَيْخاًۜ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ عَج۪يبٌ

Kalet ya veyleta e elidu ve ene ecuzun ve haza ba'li şeyha, inne haza le şey'un acib.

"Vay başıma gelene! Ben bir koca karı, kocam da bir ihtiyar olduğumuz halde, doğuracak mıyım? Doğrusu bu çok hayret edilecek bir şey!" dedi.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/72-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** بِمُعْجِزِينَ — bimua'cizine · "engel olacak da"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

اَوْ يَأْخُذَهُمْ ف۪ي تَقَلُّبِهِمْ فَمَا هُمْ بِمُعْجِز۪ينَۙ

Ev ye'huzehum fi tekallubihim fe ma hum bi mu'cizin.

Veya gezinip dururlarken, onları ansızın yakalamasından. Onlar, bunu engelleyemezler de.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/46-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 51. ayet

- **Geçtiği form:** مُعَـٰجِزِينَ — muaacizine · "etkisiz bırakmak için"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَالَّذ۪ينَ سَعَوْا ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ

Vellezine seav fi ayatina muacizine ulaike ashabul cehim.

Ayetlerimizi geçersiz bırakma yarışında olanlar, işte onlar Cehennem ehlidir.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/51-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** مُعْجِزِينَ — mua'cizine · "(Allah'ı) aciz bırakacaklarını"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

لَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِۚ وَمَأْوٰيهُمُ النَّارُۜ وَلَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟

La tahsebennellezine keferu mu'cizine fil ard, ve me'vahumun nar, ve le bi'sel masir.

Sakın Kafirleri yeryüzünde aciz bırakıcı zannetme. Onların varacağı yer ateştir. Ne kötü bir varış yeridir.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/57-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 171. ayet

- **Geçtiği form:** عَجُوزًۭا — acuzen · "bir koca karı"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

اِلَّا عَجُوزاً فِي الْغَابِر۪ينَۚ

İlla acuzen fil gabirin.

Geride kalanlardan aciz bir kadın hariç.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/171-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** بِمُعْجِزِينَ — bimua'cizine · "aciz bırakacak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِۘ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ۟

Ve ma entum bi mu'cizine fil ardı ve la fis semai ve ma lekum min dunillahi min veliyyin ve la nasir.

Siz, yerde ve gökte aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah'ın yanı sıra başka veliniz ve yardımcınız yoktur.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/22-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** مُعَـٰجِزِينَ — muaacizine · "aciz bırakmağa"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَالَّذ۪ينَ سَعَوْ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مِنْ رِجْزٍ اَل۪يمٌۗ

Vellezine seav fi ayatina muacizine ulaike lehum azabun min riczin elim.

Ayetlerimizi etkisiz bırakmak için çalışanlar; işte onlar, onlar için elem verici kötü bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/5-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** مُعَـٰجِزِينَ — muaacizine · "etkisiz kılmağa"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَالَّذ۪ينَ يَسْعَوْنَ ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ فِي الْعَذَابِ مُحْضَرُونَ

Vellezine yes'avne fi ayatina muacizine ulaike fil azabi muhdarun.

Ayetlerimizi etkisiz kılmak için uğraşanlar, işte onlar azapla karşı karşıya kalacak olanlardır.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/38-ayet-meali.md_

### 35. Fatır suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** لِيُعْجِزَهُۥ — liyua'cizehu · "engelleyecek"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَكَانُٓوا اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةًۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعْجِزَهُ مِنْ شَيْءٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِۜ اِنَّهُ كَانَ عَل۪يماً قَد۪يراً

E ve lem yesiru fil ardı fe yenzuru keyfe kane akıbetullezine min kablihim ve kanu eşedde minhum kuvveh, ve ma kanallahu li yu'cizehu min şey'in fis semavati ve la fil ard, innehu kane alimen kadira.

Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerinin sonları nasıl olmuş, bir bakmadılar mı? Oysaki onlar, güç olarak kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. O, Her Şeyi Bilen'dir, Her Şeye Gücü Yeten'dir.

_https://acikkuran.com/fatir-suresi/44-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 135. ayet

- **Geçtiği form:** عَجُوزًۭا — acuzen · "acuze bir kadın"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

اِلَّا عَجُوزاً فِي الْغَابِر۪ينَ

İlla acuzen fil gabirin.

Ancak geride kalan acuze bir kadın hariç.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/135-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 51. ayet

- **Geçtiği form:** بِمُعْجِزِينَ — bimua'cizine · "engel olacak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

فَاَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُواۜ وَالَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ سَيُص۪يبُهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُواۙ وَمَا هُمْ بِمُعْجِز۪ينَ

Fe esabehum seyyiatu ma kesebu, vellezine zalemu min haulai se yusibuhum seyyiatu ma kesebu ve ma hum bi mu'cizin.

Kazandıkları şeylerin kötülükleri kendilerine isabet etti. Bunlardan zulmeden kimselerin de kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara yakında isabet edecektir. Ve onlar azabı önleyecek güce sahip değiller.

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/51-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** بِمُعْجِزِينَ — bimua'cizine · "aciz bıracacak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَمَٓا اَنْتُمْ بِمُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِۚ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ

Ve ma entum bi mu'cizine fil ard, ve ma lekum min dunillahi min veliyyin ve la nasir.

Siz, yeryüzünde aciz bırakabilecek olanlar değilsiniz. Sizin, Allah'tan başka bir veliniz ve yardımcınız yoktur.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/31-ayet-meali.md_

### 46. Ahkaf suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** بِمُعْجِزٍۢ — bimua'cizin · "aciz bırakacak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · mecrur isim · belirsiz

وَمَنْ لَا يُجِبْ دَاعِيَ اللّٰهِ فَلَيْسَ بِمُعْجِزٍ فِي الْاَرْضِ وَلَيْسَ لَهُ مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءُۜ  اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ

Ve men la yucib daiyallahi fe leyse bi mu'cizin fil ardı ve leyse lehu min dunihi evliyau, ulaike fi dalalin mubin.

Her kim, Allah'a çağıran kimsenin çağrısına uymazsa, bilsin ki Allah'ı yeryüzünde aciz bırakacak değildir. Ve onun Allah'tan başka velileri de yoktur. İşte onlar apaçık bir sapkınlık içindedirler.

_https://acikkuran.com/ahkaf-suresi/32-ayet-meali.md_

### 51. Zariyat suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** عَجُوزٌ — acuzun · "bir koca karı"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim · belirsiz

فَاَقْبَلَتِ امْرَاَتُهُ ف۪ي صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَق۪يمٌ

Fe akbeletimreetuhu fi sarretin fe sakket vecheha ve kalet acuzun akimun.

Bunun üzerine hanımı şaşkınlık içinde, yüzüne vurarak yüksek sesle: "Ben kısır, ihtiyar bir kadınım." dedi.

_https://acikkuran.com/zariyat-suresi/29-ayet-meali.md_

### 54. Kamer suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْجَازُ — ea'cazu · "kütükleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

تَنْزِ عُ النَّاسَۙ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ مُنْقَعِرٍ

Tenziun nase ke ennehum a'cazu nahlin munkair.

İnsanları, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi savurup atıyordu.

_https://acikkuran.com/kamer-suresi/20-ayet-meali.md_

### 69. Hâkka suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْجَازُ — ea'cazu · "kütükleridir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَانِيَةَ اَيَّامٍۙ حُسُوماً فَتَرَى الْقَوْمَ ف۪يهَا صَرْعٰىۙ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍۚ

Sehhareha aleyhim seb'a leyalin ve semaniyete eyyamin husumen fe terel kavme fiha sar'a ke ennehum a'cazu nahlin haviyeh.

Onu, yedi gece ve sekiz gün; hiç ara vermeden üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o halkı, orada kökünden sökülmüş hurma ağacı kütükleri gibi yere serilmiş görürsün.

_https://acikkuran.com/hakka-suresi/7-ayet-meali.md_

### 72. Cin suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** نُّعْجِزَ — nua'cize · "aciz bırakamayacağımızı"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ نُعْجِزَ اللّٰهَ فِي الْاَرْضِ وَلَنْ نُعْجِزَهُ هَرَباًۙ

Ve enna zanenna en len nu'cizallahe fil ardı ve len nu'cizehu hereba.

"Doğrusu biz, yeryüzünde Allah'ı asla aciz bırakamayacağımızı; kaçmakla da O'ndan asla kurtulamayacağımızı anladık."

_https://acikkuran.com/cin-suresi/12-ayet-meali.md_

### 72. Cin suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** نُّعْجِزَهُۥ — nua'cizehu · "O'nu aciz bırakamayacağımızı"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ نُعْجِزَ اللّٰهَ فِي الْاَرْضِ وَلَنْ نُعْجِزَهُ هَرَباًۙ

Ve enna zanenna en len nu'cizallahe fil ardı ve len nu'cizehu hereba.

"Doğrusu biz, yeryüzünde Allah'ı asla aciz bırakamayacağımızı; kaçmakla da O'ndan asla kurtulamayacağımızı anladık."

_https://acikkuran.com/cin-suresi/12-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-12
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
