# Ayn-Lam-Vav — علو (Elw)

> Kur'an'da 70 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/Elw

- **Anlam:** Yüksek olmak, yükseltilmiş olmak, yüce olmak, yüceltilmek, yükselmek, üstesinden gelmek, gururlu olmak, üstünde olmak, yukarı çıkmak, yükselmek, rütbe veya onurda yükselmek, kaldırmak, yukarı almak, binmek, üstüne çıkmak
- **Türevleri:** أَعْلَوْن (2) · أَعْلَىٰ (9) · تَعَالَ (8) · تَعَٰلَىٰ (20) · عَال (1) · عَالِي (4) · عَالِيَة (2) · عَالِين (2) · عِلِّيِّين (2) · عُلُوّ (4) · عُلْيَا (3) · عَلِيّ (11) · مُتَعَال (1) · ٱسْتَعْلَىٰ (1)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 255. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَلِىُّ — l-aliyyu · "yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · merfu` isim

اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُح۪يطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا يَؤُ۫دُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ

Allahu la ilahe illa huvel hayyul kayyum, la te'huzuhu sinetun ve la nevm, lehu ma fis semavati ve ma fil ard, menzellezi yeşfeu indehu illa bi iznih ya'lemu ma beyne eydihim ve ma halfehum, ve la yuhitune bi şey'in min ilmihi illa bi ma şae, vesia kursiyyuhus semavati vel ard, ve la yeuduhu hıfzuhuma ve huvel aliyyul azim.

Allah: O'ndan başka ilah yoktur. O, sürekli diridir, koruyup gözetendir. O'nda ne bir dalgınlık olur ne de O'nu bir uyku tutar. Göklerde ve yerde olan her şey O'nundur. İzni olmaksızın O'nun katında şefaatte bulunabilecek kimmiş? Onların önlerinde ve arkalarında olan her şeyi bilir. Onlar, O'nun ilminden ancak dilediği kadarını kavrayabilirler. O'nun egemenliği yeri ve göğü kuşatmıştır. Bunları korumak O'na ağır gelmez. O, Çok Yüce ve Çok Güçlü'dür.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/255-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** تَعَالَوْا۟ — teaalev · "gelin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

فَمَنْ حَٓاجَّكَ ف۪يهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ فَقُلْ تَعَالَوْا نَدْعُ اَبْنَٓاءَنَا وَاَبْنَٓاءَكُمْ وَنِسَٓاءَنَا وَنِسَٓاءَكُمْ وَاَنْفُسَنَا وَاَنْفُسَكُمْ ثُمَّ نَبْتَهِلْ فَنَجْعَلْ لَعْنَتَ اللّٰهِ عَلَى الْكَاذِب۪ينَ

Fe men hacceke fihi min ba'di ma caeke minel ilmi fe kul tealev ned'u ebnaena ve ebnaekum ve nisaena ve nisaekum ve enfusena ve enfusekum summe nebtehil fe nec'al la'netallahi alel kazibin.

Sana gelen ilimden sonra, her kim seninle tartışmaya girerse, onlara de ki: "Gelin çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım; sonra da içtenlikle Allah'ın lanetinin yalancıların üzerine olmasını dileyelim."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/61-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** تَعَالَوْا۟ — teaalev · "gelin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا اِلٰى كَلِمَةٍ سَوَٓاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اَلَّا نَعْبُدَ اِلَّا اللّٰهَ وَلَا نُشْرِكَ بِه۪ شَيْـٔاً وَلَا يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضاً اَرْبَاباً مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُولُوا اشْهَدُوا بِاَنَّا مُسْلِمُونَ

Kul ya ehlel kitabi tealev ila kelimetin sevain beynena ve beynekum ella na'bude illallahe ve la nuşrike bihi şey'en ve la yettehize ba'duna ba'den erbaben min dunillah, fe in tevellev fe kuluşhedu bi enna muslimun.

De ki: "Ey Kitap Ehli! Gelin aramızda ortak olan bir kelimede anlaşalım: Allah'tan başka hiçbir şeye kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi şirk koşmayalım ve Allah'ın yanı sıra kimimiz kimimizi rabler edinmeyelim." Eğer yüz çevirirlerse deyin ki: "Tanık olun, biz gerçek Müslim olanlarız."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/64-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 139. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَعْلَوْنَ — l-ea'levne · "üstün geleceksiniz"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

وَلَا تَهِنُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ

Ve la tehinu ve la tahzenu ve entumul a'levne in kuntum mu'minin.

Gevşemeyin, üzülmeyin! Eğer, gerçekten iman etmişseniz, üstün olan sizsiniz.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/139-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 167. ayet

- **Geçtiği form:** تَعَالَوْا۟ — teaalev · "gelin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ نَافَقُواۚ وَق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا قَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَوِ ادْفَعُواۜ قَالُوا لَوْ نَعْلَمُ قِتَالاً لَاتَّبَعْنَاكُمْۜ هُمْ لِلْكُفْرِ يَوْمَئِذٍ اَقْرَبُ مِنْهُمْ لِلْا۪يمَانِۚ يَقُولُونَ بِاَفْوَاهِهِمْ مَا لَيْسَ ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يَكْتُمُونَۚ

Ve li ya'lemellezine nafeku, ve kile lehum tealev katilu fi sebilillahi evidfeu kalu lev na'lemu kıtalen letteba'nakum, hum lil kufri yevmeizin akrabu minhum lil iman, yekulune bi efvahihim ma leyse fi kulubihim, vallahu a'lemu bi ma yektumun.

Bir de münafık olanların belirlenmesi içindi. Onlara: "Gelin bizimle birlikte Allah yolunda savaşın veya savunmada bulunun." denildiğinde; onlar: "Savaşı bilseydik elbette size uyardık." dediler. Onlar, o gün imandan çok küfre yakındılar. Kalplerinde olmayan şeyi ağızlarıyla söylüyorlardı. Oysa Allah, onların içlerinde sakladıklarını çok iyi bilmektedir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/167-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** عَلِيًّۭا — aliyyen · "yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

اَلرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَٓاءِ بِمَا فَضَّلَ اللّٰهُ بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍ وَبِمَٓا اَنْفَقُوا مِنْ اَمْوَالِهِمْۜ فَالصَّالِحَاتُ قَانِتَاتٌ حَافِظَاتٌ لِلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ اللّٰهُۜ وَالّٰت۪ي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّۚ فَاِنْ اَطَعْنَكُمْ فَلَا تَبْغُوا عَلَيْهِنَّ سَب۪يلاًۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلِياًّ كَب۪يراً

Er ricalu kavvamune alan nisai bi ma faddalallahu ba'dahum ala ba'dın ve bi ma enfeku min emvalihim. Fes salihatu kanitatun hafizatun lil gaybi bi ma hafizallah. Vellati tehafune nuşuzehunne fe ızuhunne vahcuruhunn  fil medacıı vadrıbuhunne, fe in ata'nekum fe la tebgu aleyhinne sebila. İnnallahe kane aliyyen kebira.

Erkekler, kadınlar üzerinde kavvamdırlar. Kendi mallarından infak etmelerinden dolayı Allah bazınızı bazınıza göre faddale yapmıştır. İyi düzeltici kadınlar; bağlılık gösteren ve Allah'ın korumasını istediğini, kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Nuşuzundan endişe ettiğiniz kadınlara önce öğüt verin, sonra yataklarında yalnız bırakın, sonra bir süre ayrılın. Eğer size uyarlarsa onların aleyhine bir yol aramayın. Kuşkusuz Allah Çok Yüce'dir ve Çok Büyük'tür.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/34-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** تَعَالَوْا۟ — teaalev · "gelin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا اِلٰى مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَاِلَى الرَّسُولِ رَاَيْتَ الْمُنَافِق۪ينَ يَصُدُّونَ عَنْكَ صُدُوداًۚ

Ve iza kile lehum tealev ila ma enzelallahu ve ilar resuli raeytel munafıkine yesuddune anke sududa.

Onlardan, ne zaman Allah'ın indirdiğine ve Resul'üne gelmeleri istense, o münafıkların, senden tam bir uzaklaşma ile uzaklaştıklarını görürsün.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/61-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 104. ayet

- **Geçtiği form:** تَعَالَوْا۟ — teaalev · "gelin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا اِلٰى مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَاِلَى الرَّسُولِ قَالُوا حَسْبُنَا مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَاۜ اَوَلَوْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ لَا يَعْلَمُونَ شَيْـٔاً وَلَا يَهْتَدُونَ

Ve iza kile lehum tealev ila ma enzelallahu ve iler resuli kalu hasbuna ma vecedna aleyhi abaena e ve lev kane abauhum la ya'lemune şey'en ve la yehtedun.

Onlara, Allah'ın indirdiğine ve Resul'e gelin dendiği zaman, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter." dediler. Peki ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimselerse?

_https://acikkuran.com/maide-suresi/104-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 100. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَعَـٰلَىٰ — ve teaala · "ve yücedir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَجَعَلُوا لِلّٰهِ شُرَكَٓاءَ الْجِنَّ وَخَلَقَهُمْ وَخَرَقُوا لَهُ بَن۪ينَ وَبَنَاتٍ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يَصِفُونَ۟

Ve cealu lillahi şurekael cinne ve halakahum ve haraku lehu benine ve benatin bi gayri ilm, subhanehu ve teala amma yasifun.

Cinnleri Allah'a ortak koştular. Oysa onları da O yaratmıştır. Bir bilgiye dayanmadan O'na oğullar ve kızlar isnat ettiler! O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır ve yücedir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/100-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 151. ayet

- **Geçtiği form:** تَعَالَوْا۟ — teaalev · "gelin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

قُلْ تَعَالَوْا اَتْلُ مَا حَرَّمَ رَبُّكُمْ عَلَيْكُمْ اَلَّا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـٔاًۜ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَاناًۚ وَلَا تَقْتُلُٓوا اَوْلَادَكُمْ مِنْ اِمْلَاقٍۜ نَحْنُ نَرْزُقُكُمْ وَاِيَّاهُمْۚ وَلَا تَقْرَبُوا الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَۚ وَلَا تَقْتُلُوا النَّفْسَ الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّۜ ذٰلِكُمْ وَصّٰيكُمْ بِه۪ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

Kul tealev etlu ma harreme rabbukum aleykum ella tuşriku bihi şey'a, ve bil valideyni ihsana, ve la taktulu evladekum min imlak, nahnu nerzukukum ve iyyahum, ve la takrebul fevahışe ma zahere minha ve ma batan, ve la taktulun nefselleti harremallahu illa bil hakk, zalikum vassakum bihi leallekum ta'kılun.

De ki: "Gelin, Rabb'inizin size haram kıldığı şeyleri bildireyim: O'na şirk koşmayın. Anaya babaya iyilik edin. Yoksulluk endişesi ile çocuklarınızı öldürmeyin." Sizin de onların da rızıklarını veren Allah'tır. "Fuhşiyatın açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Haklı bir gerekçe olmadıkça Allah'ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın. İşte O, size bunları öğütledi, umulur ki aklınızı kullanırsınız."

_https://acikkuran.com/enam-suresi/151-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 190. ayet

- **Geçtiği form:** فَتَعَـٰلَى — feteaala · "oysa yücedir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَلَمَّٓا اٰتٰيهُمَا صَالِحاً جَعَلَا لَهُ شُرَكَٓاءَ ف۪يمَٓا اٰتٰيهُمَاۚ فَتَعَالَى اللّٰهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Fe lemma atahuma salihan ceala lehu şurakae fima atahuma, fe tealallahu amma yuşrikun.

Fakat onlara, salih bir evlat verince; kendilerine verilen şeyde ona ortaklar koşmaya başladılar. Allah, onların ortak koştukları şeyden yücedir.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/190-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعُلْيَا ۗ — l-ulya · "yüce olandır"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, tekil · merfu` isim

اِلَّا تَنْصُرُوهُ فَقَدْ نَصَرَهُ اللّٰهُ اِذْ اَخْرَجَهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ثَانِيَ اثْنَيْنِ اِذْ هُمَا فِي الْغَارِ اِذْ يَقُولُ لِصَاحِبِه۪ لَا تَحْزَنْ اِنَّ اللّٰهَ مَعَنَاۚ فَاَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلَيْهِ وَاَيَّدَهُ بِجُنُودٍ لَمْ تَرَوْهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا السُّفْلٰىۜ وَكَلِمَةُ اللّٰهِ هِيَ الْعُلْيَاۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ

İlla tensuruhu fe kad nasarahullahu iz ahrecehullezine keferu saniyesneyni iz huma fil gari iz yekulu li sahibihi la tahzen innallahe meana, fe enzelallahu sekinetehu aleyhi ve eyyedehu bicunudin lem terevha ve ceale kelimetellezine keferus sufla, ve kelimetullahi hiyel ulya vallahu azizun hakim .

Eğer siz ona yardım etmezseniz, iyi bilin ki Allah ona yardım etmişti. Hani Kafirler onu çıkardıklarında iki kişiden ikincisiydi. İkisi mağaradayken, o, arkadaşına: "Üzülme, kuşkusuz Allah bizimle beraberdir." demişti. Bunun üzerine Allah, üzerlerine dinginlik ve güven indirmişti. Onu, sizin görmediğiniz güçlerle desteklemişti. Ve küfredenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise en yüce olandır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/40-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَعَـٰلَىٰ — ve teaala · "ve yücedir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شُفَعَٓاؤُ۬نَا عِنْدَ اللّٰهِۜ قُلْ اَتُنَبِّؤُ۫نَ اللّٰهَ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ

Ve ya'budune min dunillahi ma la yedurruhum ve la yenfeuhum ve yekulune haulai şufeauna indallah, kul e tunebbiunallahe bima la ya'lemu fis semavati ve la fil ard, subhanehu ve teala amma yuşrikun.

Onlar, Allah'ın yanı sıra bir de kendilerine ne bir zarar ne bir yarar sağlamayan şeylere kulluk ediyorlar ve "Bunlar, Allah'ın katında bizim şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki: "Allah'a, göklerde ve yerde kendisinin bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Allah, onların ortak koştuklarından Münezzeh'tir ve Çok Yüce'dir.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/18-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** لَعَالٍۢ — leaalin · "iyice büyüklenmişti"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

فَمَٓا اٰمَنَ لِمُوسٰٓى اِلَّا ذُرِّيَّةٌ مِنْ قَوْمِه۪ عَلٰى خَوْفٍ مِنْ فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِهِمْ اَنْ يَفْتِنَهُمْۜ وَاِنَّ فِرْعَوْنَ لَعَالٍ فِي الْاَرْضِۚ وَاِنَّهُ لَمِنَ الْمُسْرِف۪ينَ

Fe ma amene li musa illa zurriyyetun min kavmihi ala havfin min fir'avne ve melaihim en yeftinehum, ve inne fir'avne lealin fil ard ve innehu le minel musrifin.

Firavun ve melelerin, kendilerine kötülük yapacaklarından korktukları için, Musa'ya halkından az sayıda gençten başka iman eden olmadı. Zira Firavun, o yerde çok büyüklenmişti. O, çok aşırı gidenlerdendi.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/83-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 82. ayet

- **Geçtiği form:** عَـٰلِيَهَا — aaliyeha · "üstünü"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim

فَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا جَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهَا حِجَارَةً مِنْ سِجّ۪يلٍۙ مَنْضُودٍۙ

Fe lemma cae emruna cealna aliyeha safileha ve emtarna aleyha hicareten min siccilin mendud.

Takdirimizle yaşadıkları yeri alt üst ettik. Üzerlerine pişmiş çamurdan yığınlarca taş yağdırdık.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/82-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُتَعَالِ — l-muteaali · "yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · tefa'ul kalıbı · etken · eril · merfu` isim

عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْكَب۪يرُ الْمُتَعَالِ

Alimul gaybi veş şehadetil kebirul muteal.

Görüneni ve görünemeyeni bilendir. O, Mutlak Büyük'tür ve Her Şeyden Yüce'dir.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/9-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 74. ayet

- **Geçtiği form:** عَـٰلِيَهَا — aaliyeha · "üstünü"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim

فَجَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِنْ سِجّ۪يلٍۜ

Fe cealna aliyeha safileha ve emterna aleyhim hıcareten min siccil.

Böylece şehri altüst ettik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/74-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَعَـٰلَىٰ — ve teaala · "ve yücedir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اَتٰٓى اَمْرُ اللّٰهِ فَلَا تَسْتَعْجِلُوهُۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ

Eta emrullahi fe la testa'ciluh, subhanehu ve teala amma yuşrikun.

Allah'ın emri geldi. Artık onda acele etmeyin. O, onların şirk koştukları şeylerden münezzehtir ve yücedir.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/1-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** تَعَـٰلَىٰ — teaala · "yücedir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ تَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ

Halakas semavati vel arda bil hakk, teala amma yuşrikun.

Gökleri ve yeryüzünü hakikat ile yarattı. O, onların şirk koştuklarından yücedir.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/3-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَعْلَىٰ ۚ — l-ea'la · "en yüce"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

لِلَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ مَثَلُ السَّوْءِۚ وَلِلّٰهِ الْمَثَلُ الْاَعْلٰىۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ۟

Lillezine la yu'minune bil ahıreti meselus sev', ve lillahil meselul a'la, ve huvel azizul hakim.

Kötü misaller ahirete inanmayanlara aittir. En yüce misaller Allah içindir. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/60-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** وَلَتَعْلُنَّ — veletea'lunne · "ve çok böbürleneceksiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَقَضَيْنَٓا اِلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ فِي الْكِتَابِ لَتُفْسِدُنَّ فِي الْاَرْضِ مَرَّتَيْنِ وَلَتَعْـلُنَّ عُـلُواًّ كَب۪يراً

Ve kadayna ila beni israile fil kitabi le tufsidunne fil ardı merreteyni ve le ta'lunne uluvven kebira.

İsrailoğulları'na Kitap'ta yargıda bulunduk: "Siz kesinlikle iki kez yeryüzünde fesat çıkaracaksınız ve kibirlenip böbürleneceksiniz."

_https://acikkuran.com/isra-suresi/4-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** عُلُوًّۭا — uluvven · "büyüklenme ile"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَقَضَيْنَٓا اِلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ فِي الْكِتَابِ لَتُفْسِدُنَّ فِي الْاَرْضِ مَرَّتَيْنِ وَلَتَعْـلُنَّ عُـلُواًّ كَب۪يراً

Ve kadayna ila beni israile fil kitabi le tufsidunne fil ardı merreteyni ve le ta'lunne uluvven kebira.

İsrailoğulları'na Kitap'ta yargıda bulunduk: "Siz kesinlikle iki kez yeryüzünde fesat çıkaracaksınız ve kibirlenip böbürleneceksiniz."

_https://acikkuran.com/isra-suresi/4-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** عَلَوْا۟ — alev · "ele geçirdikleri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اِنْ اَحْسَنْتُمْ اَحْسَنْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ وَاِنْ اَسَأْتُمْ فَلَهَاۜ فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ الْاٰخِرَةِ لِيَسُٓؤُ۫ا وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُوا الْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُوا مَا عَلَوْا تَتْب۪يراً

İn ahsentum ahsentum li enfusikum ve in ese'tum fe leha, fe iza cae va'dul ahıreti li yesuu vucuhekum ve li yedhulul mescide kema dehaluhu evvele merretin ve li yutebbiru ma alev tetbira.

Eğer iyilik yaparsanız, kendinize iyilik yapmış olursunuz. Eğer kötü olursanız, o da kendiniz içindir. Diğer bozgunculuğunuzun cezalandırma zamanı geldiğinde, sizi kötü duruma düşürmek için, ilk kez girdikleri gibi mescide girsinler. Ve yücelttiğiniz şeyleri darmadağın edip mahvetsinler.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/7-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَعَـٰلَىٰ — ve teaala · "ve uludur"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يَقُولُونَ عُلُواًّ كَب۪يراً

Subhanehu ve teala amma yekulune uluvven kebira.

Allah, onların iddialarından Münezzeh'tir ve Yücedir.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/43-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** عُلُوًّۭا — uluvven · "yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يَقُولُونَ عُلُواًّ كَب۪يراً

Subhanehu ve teala amma yekulune uluvven kebira.

Allah, onların iddialarından Münezzeh'tir ve Yücedir.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/43-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** عَلِيًّۭا — aliyyen · "yüce"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

وَوَهَبْنَا لَهُمْ مِنْ رَحْمَتِنَا وَجَعَلْنَا لَهُمْ لِسَانَ صِدْقٍ عَلِياًّ۟

Ve vehebna lehum min rahmetina ve cealna lehum lisane sıdkın aliyya.

Ve rahmetimizden onlara lütfettik. Onların doğrulukla anılmalarını sağladık.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/50-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** عَلِيًّا — aliyyen · "yüce"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

وَرَفَعْنَاهُ مَكَاناً عَلِياًّ

Ve refa'nahu mekanen aliyya.

Onu yüce bir mekana yükselttik.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/57-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعُلَى — l-ula · "yüce"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · çoğul · mansub isim

تَنْز۪يلاً مِمَّنْ خَلَقَ الْاَرْضَ وَالسَّمٰوَاتِ الْعُلٰىۜ

Tenzilen mimmen halakal arda ves semavatil ula.

Yeri ve yüce gökleri yaratan tarafından indirilmiştir.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/4-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** ٱسْتَعْلَىٰ — stea'la · "üstün gelen"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَاَجْمِعُوا كَيْدَكُمْ ثُمَّ ائْتُوا صَفاًّۚ وَقَدْ اَفْلَحَ الْيَوْمَ مَنِ اسْتَعْلٰى

Fe ecmiu keydekum summe'tu saffa, ve kad eflehal yevme menista'la.

"Şu halde bütün oyunlarınızı birleştirin, sonra bir düzen içinde ortaya koyun. Bugün üstün gelen kesinlikle başarıyı elde etmiş olur."

_https://acikkuran.com/taha-suresi/64-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 68. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَعْلَىٰ — l-ea'la · "üstün gelecek"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

قُلْنَا لَا تَخَفْ اِنَّكَ اَنْتَ الْاَعْلٰى

Kulna la tehaf inneke entel a'la.

"Korkma! Kuşkusuz ki sen üstün geleceksin." dedik.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/68-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعُلَىٰ — l-ula · "yüksek"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · dişil, çoğul · merfu` isim

وَمَنْ يَأْتِه۪ مُؤْمِناً قَدْ عَمِلَ الصَّالِحَاتِ فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الدَّرَجَاتُ الْعُلٰىۙ

Ve men ye'tihi mu'minen kad amiles salihati fe ulaike lehumud derecatul ula.

Ve kim O'na bir mümin olarak salihatı yapmış şekilde gelirse, işte böyle kimseler için yüksek makamlar vardır.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/75-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 114. ayet

- **Geçtiği form:** فَتَعَـٰلَى — feteaala · "yücedir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَتَعَالَى اللّٰهُ الْمَلِكُ الْحَقُّۚ وَلَا تَعْجَلْ بِالْقُرْاٰنِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يُقْضٰٓى اِلَيْكَ وَحْيُهُۘ وَقُلْ رَبِّ زِدْن۪ي عِلْماً

Fe tealallahul melikul hak, ve la ta'cel bil kur'ani min kabli en yukda ileyke vahyuhu ve kul rabbi zidni ılma.

Her şeyin gerçek egemeni olan Allah, yücedir. Kur'an'ın sana vahyedilmesi bitirilmeden önce acele etme. "Rabb'im bana bilgiyi arttır." de.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/114-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 62. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَلِىُّ — l-aliyyu · "çok yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · merfu` isim

ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ هُوَ الْبَاطِلُ وَاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْعَلِيُّ الْكَب۪يرُ

Zalike bi ennallahe huvel hakku ve enne ma yed'une min dunihi huvel batılu ve ennallahe huvel aliyyul kebir.

İşte böyledir! Allah Hakk'ın ta kendisidir. O'ndan başka yöneldikleriniz ise Batıl'dır. Allah, Çok Yüce'dir, Çok Büyük'tür.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/62-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** عَالِينَ — aaline · "böbürlenen"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · eril, çoğul · mansub isim

اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَاسْتَكْـبَرُوا وَكَانُوا قَوْماً عَال۪ينَۚ

İla fir'avne ve meleihi festekberu ve kanu kavmen alin.

Firavun ve melelerine. Ancak onlar kibirlendiler. Büyüklük taslayan bir halk oldular.

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/46-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 91. ayet

- **Geçtiği form:** وَلَعَلَا — veleala · "ve üstün gelmeğe çalışırdı"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

مَا اتَّخَذَ اللّٰهُ مِنْ وَلَدٍ وَمَا كَانَ مَعَهُ مِنْ اِلٰهٍ اِذاً لَذَهَبَ كُلُّ اِلٰهٍ بِمَا خَلَقَ وَلَعَلَا بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يَصِفُونَۙ

Mettehazallahu min veledin ve ma kane meahu min ilahin izen le zehebe kullu ilahin bima halaka ve le ala ba'duhum ala ba'd, subhanallahi amma yasıfun.

Allah, çocuk edinmemiştir. Ve O'nun yanı sıra bir ilah daha yoktur. Eğer olsaydı her ilah kendi yarattığı ile birlikte hareket eder ve kimisi kimisine üstün olurdu. Allah, onların niteledikleri şeylerden münezzehtir.

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/91-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 92. ayet

- **Geçtiği form:** فَتَعَـٰلَىٰ — feteaala · "ve yücedir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ۟

Alimil gaybi veş şehadeti fe teala amma yuşrikun.

O, gizliyi de açığı da bilir. Onların şirk koştuklarından çok yücedir.

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/92-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 116. ayet

- **Geçtiği form:** فَتَعَـٰلَى — feteaala · "pek yücedir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَتَعَالَى اللّٰهُ الْمَلِكُ الْحَقُّۚ   لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ رَبُّ الْعَرْشِ الْكَر۪يمِ

Fe tealallahul melikul hakk, la ilahe illa hu, rabbul arşil kerim.

"Şunu bilin ki, gerçek egemenlik sahibi olan Allah, çok yücedir. O'ndan başka ilah yoktur. O şerefli arşın Rabb'idir."

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/116-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** وَعُلُوًّۭا ۚ — ve uluvve n · "ve böbürlenmeleri yüzünden"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَجَحَدُوا بِهَا وَاسْتَيْقَنَتْهَٓا اَنْفُسُهُمْ ظُلْماً وَعُلُواًّۜ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِد۪ينَ۟

Ve cehadu biha vesteykanetha enfusuhum zulmen ve uluvva, fenzur keyfe kane akıbetul mufsidin.

Doğruluğundan emin oldukları halde, haksızca ve büyüklenerek mücadele ettiler. Ama bozguncuların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

_https://acikkuran.com/neml-suresi/14-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** تَعْلُوا۟ — tea'lu · "büyüklük taslamayın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلَّا تَعْلُوا عَلَيَّ وَأْتُون۪ي مُسْلِم۪ينَ۟

Ella ta'lu aleyye ve'tuni muslimin.

"Sakın bana karşı büyüklük taslamayın. Teslimiyet içinde bana gelin!" diyor.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/31-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 63. ayet

- **Geçtiği form:** تَعَـٰلَى — teaala · "yücedir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اَمَّنْ يَهْد۪يكُمْ ف۪ي ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَنْ يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْراً بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ تَعَالَى اللّٰهُ عَمَّا يُشْرِكُونَۜ

Emmen yehdikum fi zulumatil berri vel bahri ve men yursilur riyaha buşren beyne yedey rahmetih, e ilahun meallah, tealallahu amma yuşrikun.

Yoksa karanın ve denizin karanlıklarında size yol gösteren mi? Rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgarları gönderen mi? Allah ile birlikte bir ilah mı? Allah, onların şirk koştuklarından çok yücedir.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/63-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** عَلَا — ala · "ululandı (zorbalığa kalktı)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اِنَّ فِرْعَوْنَ عَلَا فِي الْاَرْضِ وَجَعَلَ اَهْلَهَا شِيَعاً يَسْتَضْعِفُ طَٓائِفَةً مِنْهُمْ يُذَبِّـحُ اَبْنَٓاءَهُمْ وَيَسْتَحْـي۪ نِسَٓاءَهُمْۜ اِنَّهُ كَانَ مِنَ الْمُفْسِد۪ينَ

İnne fir'avne ala fil ardı ve ceale ehleha şiyean yestad'ıfu taifeten minhum yuzebbihu ebnaehum ve yestahyi nisaehum, innehu kane minel mufsidin.

Gerçek şu ki: Firavun, büyüklenerek halkını sınıflara ayırdı. Onlardan bir sınıfı güçsüz düşürerek ezmek istiyor; erkek çocuklarını boğazlatıyor ve kadınlarını sağ bırakıyordu. Kuşkusuz o, bozgunculardandı.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/4-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 68. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَعَـٰلَىٰ — ve teaala · "ve yücedir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَرَبُّكَ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُ وَيَخْتَارُۜ مَا كَانَ لَهُمُ الْخِيَرَةُۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ

Ve rabbuke yahluku ma yeşau ve yahtar, ma kane lehumul hıyarat, subhanallahi ve teala amma yuşrikun.

Ve Rabb'in, dilediği şeyi yaratır ve onlar için hayırlı olanı seçer. Seçim onların değildir. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve yüceler yücesidir.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/68-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** عُلُوًّۭا — uluvven · "böbürlenmeyi"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

تِلْكَ الدَّارُ الْاٰخِرَةُ نَجْعَلُهَا لِلَّذ۪ينَ لَا يُر۪يدُونَ عُلُواًّ فِي الْاَرْضِ وَلَا فَسَاداًۜ وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّق۪ينَ

Tilked darul ahıretu nec'aluha lillezine la yuridune uluvven fil ardı ve la fesada, vel akıbetu lil muttekin.

İşte ahiret yurdu! Onu, yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk yapmayan kimseler için ayırdık. Gelecek takva sahiplerinindir.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/83-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَعْلَىٰ — l-ea'la · "en yüce"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

وَهُوَ الَّذ۪ي يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ وَهُوَ اَهْوَنُ عَلَيْهِۜ وَلَهُ الْمَثَلُ الْاَعْلٰى فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ۟

Ve huvellezi yebdeul halka summe yuiduhu, ve huve ehvenu aleyh, ve lehul meselul a'la fis semavati vel ard, ve huvel azizul hakim.

Yaratmayı ilk kez başlatan, sonra onu tekrar eden O'dur. Bu, O'nun için çok kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce nitelikler O'nundur. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/27-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَعَـٰلَىٰ — ve teaala · "ve yücedir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ ثُمَّ رَزَقَكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْۜ هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ مَنْ يَفْعَلُ مِنْ ذٰلِكُمْ مِنْ شَيْءٍۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ۟

Allahullezi halakakum summe rezekakum summe yumitukum summe yuhyikum, hel min şurekaikum men yef'alu min zalikum min şey', subhanehu ve teala amma yuşrikun.

O Allah ki, sizi yaratan, sonra sizi yaşatan, sonra sizi öldüren, sonra sizi diriltendir. Ortak koştuklarınızdan bunları yapacak olan var mı? Allah, onların şirk koştuklarından münezzehtir, yüceler yücesidir.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/40-ayet-meali.md_

### 31. Lokman suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَلِىُّ — l-aliyyu · "ulu"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · merfu` isim

ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ الْبَاطِلُۙ وَاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْعَلِيُّ الْكَب۪يرُ۟

Zalike bi ennellahe huvel hakku ve enne ma yed'une min dunihil batılu ve ennallahe huvel aliyyul kebir.

Çünkü Allah gerçekliğin ta kendisidir. Ve onların, O'nun yanı sıra yakardıkları ise kesinlikle gerçek dışıdır. Kuşkusuz Allah, Çok Yüce'dir, Çok Büyük'tür.

_https://acikkuran.com/lokman-suresi/30-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** فَتَعَالَيْنَ — feteaaleyne · "gelin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, dişil, çoğul · emir kipi

يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِاَزْوَاجِكَ اِنْ كُنْتُنَّ تُرِدْنَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا وَز۪ينَتَهَا فَتَعَالَيْنَ اُمَتِّعْكُنَّ وَاُسَرِّحْكُنَّ سَرَاحاً جَم۪يلاً

Ya eyyuhen nebiyyu kul li ezvacike in kuntunne turidnel hayated dunya ve ziyneteha fe tealeyne umetti'kunne ve userrihkunne serahan cemila.

Ey Nebi! Eşlerine de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun ziynetini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım. Ve sizi güzellikle boşayayım."

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/28-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَلِىُّ — l-aliyyu · "yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · merfu` isim

وَلَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ عِنْدَهُٓ اِلَّا لِمَنْ اَذِنَ لَهُۜ حَتّٰٓى اِذَا فُزِّعَ عَنْ قُلُوبِهِمْ قَالُوا مَاذَاۙ قَالَ رَبُّكُمْۜ قَالُوا الْحَقَّۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْكَب۪يرُ

Ve la tenfeuş şefaatu indehu illa li men ezine leh, hatta iza fuzzia an kulubihim kalu maza kale rabbukum, kalul hakk, ve huvel aliyyul kebir.

O'nun yanında şefaat, yalnızca izin verdiği kimseye fayda verir. Kalplerindeki korku giderilince: "Rabb'imiz ne buyurdu?" derler. "Gerçeği." derler. Ve O, Çok Yüce'dir, Çok Büyük'tür.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/23-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَعْلَىٰ — l-ea'la · "yüce"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

لَا يَسَّمَّعُونَ اِلَى الْمَلَأِ الْاَعْلٰى وَيُقْذَفُونَ مِنْ كُلِّ جَانِبٍۗ

La yessemmeune ilel meleil a'la ve yukzefune minkulli canib.

Mele-i A'la'ya kulak verip dinleyemezler; her taraftan kovulurlar.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/8-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 69. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَعْلَىٰٓ — l-ea'la · "yüce"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

مَا كَانَ لِيَ مِنْ عِلْمٍ بِالْمَلَأِ الْاَعْلٰٓى اِذْ يَخْتَصِمُونَ

Ma kane liye min ilmin bil meleil a'la iz yahtesımun.

Onlar tartışırlarken, benim Mele-i A'la'ya dair bir bilgim yoktu.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/69-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَالِينَ — l-aaline · "yüceler-"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

قَالَ يَٓا اِبْل۪يسُ مَا مَنَعَكَ اَنْ تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَيَّۜ اَسْتَكْـبَرْتَ اَمْ كُنْتَ مِنَ الْعَال۪ينَ

Kale ya iblisu ma meneake en tescude lima halaktu bi yedeyy, estekberte em kunte minel alin.

"Ey İblis! İki elimle yarattığım şeye secde etmekten seni alıkoyan nedir? Büyüklük mü taslıyorsun, yoksa kendini çok mu üstün görüyorsun?" dedi.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/75-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَعَـٰلَىٰ — ve teaala · "ve yücedir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ۗ وَالْاَرْضُ جَم۪يعاً قَبْضَتُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَالسَّمٰوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَم۪ينِه۪ۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ

Ve ma kaderullahe hakka kadrihi vel ardu cemian kabdatuhu yevmel kıyameti ves semavatu matviyyatun bi yeminih, subhanehu ve te'ala amma yuşrikun.

Allah'ı hakkıyla takdir etmediler. Yeryüzü, kıyamet günü tamamıyla O'nun avucundadır. Gökler de O'nun sağ eliyle dürülmüş olacaktır. O, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve çok yücedir.

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/67-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَلِىِّ — l-aliyyi · "yüce"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim

ذٰلِكُمْ بِاَنَّـهُٓ اِذَا دُعِيَ اللّٰهُ وَحْدَهُ كَفَرْتُمْۚ وَاِنْ يُشْرَكْ بِه۪ تُؤْمِنُواۜ فَالْحُكْمُ لِلّٰهِ الْعَلِيِّ الْكَب۪يرِ

Zalikum bi ennehu iza duiyallahu vahdehu kefertum, ve in yuşrek bihi tu'minu, fel hukmu lillahil aliyyil kebir.

Bu, sizin bir tek Allah'a çağrıldığınız zaman küfretmeniz nedeniyledir. O'na şirk koşulunca iman ediyordunuz. Artık karar yüce ve büyük olan Allah'ındır.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/12-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَلِىُّ — l-aliyyu · "yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · merfu` isim

لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ

Lehu ma fis semavati ve ma fil ard, ve huvel aliyyul azim.

Göklerde ve yerde olan her şey O'nundur. O, Çok Yüce'dir, Çok Ulu'dur.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/4-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 51. ayet

- **Geçtiği form:** عَلِىٌّ — aliyyun · "yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

وَمَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ يُكَلِّمَهُ اللّٰهُ اِلَّا وَحْياً اَوْ مِنْ وَرَٓائِ۬ حِجَابٍ اَوْ يُرْسِلَ رَسُولاً فَيُوحِيَ بِـاِذْنِه۪ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ عَلِيٌّ حَك۪يمٌ

Ve ma kane li beşerin en yukellimehullahu illa vahyen ev min verai hıcabin ev yursile resulen fe yuhıye bi iznihi ma yeşau, innehu aliyyun hakim.

Allah'ın, bir beşer ile konuşması söz konusu değildir. Ancak, vahiy ile veya bir perde arkasından veya bir resul göndererek, izni ile dilediğini vahyetmesi dışında. Kuşkusuz O, Çok Yüce'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/51-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** لَعَلِىٌّ — lealiyyun · "elbette yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

وَاِنَّهُ ف۪ٓي اُمِّ الْكِتَابِ لَدَيْنَا لَعَلِيٌّ حَك۪يمٌۜ

Ve innehu fi ummil kitabi ledeyna le aliyyun hakim.

Kur'an, nezdimizde Ummu'l Kitap'tadır. Gerçekten yücedir ve hakimdir.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/4-ayet-meali.md_

### 44. Duhan suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** تَعْلُوا۟ — tea'lu · "ululanmayın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاَنْ لَا تَعْلُوا عَلَى اللّٰهِۚ اِنّ۪ٓي اٰت۪يكُمْ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۚ

Ve en la ta'lu alallah, inniatikum bi sultanin mubin.

"Allah'a karşı ululuk taslamayın. Kuşkusuz ben, size açıkça görevlendirilmiş biri olarak geliyorum."

_https://acikkuran.com/duhan-suresi/19-ayet-meali.md_

### 44. Duhan suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** عَالِيًۭا — aaliyen · "ululanan"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim · belirsiz

مِنْ فِرْعَوْنَۜ اِنَّهُ كَانَ عَالِياً مِنَ الْمُسْرِف۪ينَ

Min fir'avn, innehu kane aliyen minel musrifin.

Firavun'un zulmünden. Kuşkusuz o, müsriflerdendi.

_https://acikkuran.com/duhan-suresi/31-ayet-meali.md_

### 47. Muhammed suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَعْلَوْنَ — l-ea'levne · "galip durumda"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

فَلَا تَهِنُوا وَتَدْعُٓوا اِلَى السَّلْمِۗ وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَۗ وَاللّٰهُ مَعَكُمْ وَلَنْ يَتِرَكُمْ اَعْمَالَكُمْ

Fe la tehinu ve ted'u iles selmi ve entumul a'levne vallahu meakum ve len yetirekum a'malekum.

O halde gevşemeyin ve siz üstünken barışa çağırmayın. Allah, sizinle beraberdir. Yaptıklarınızı asla boşa çıkarmayacaktır.

_https://acikkuran.com/muhammed-suresi/35-ayet-meali.md_

### 53. Necm suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَعْلَىٰ — l-ea'la · "yüksek"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

وَهُوَ بِالْاُفُقِ الْاَعْلٰىۜ

Ve huve bil ufukil a'la.

O, yüksek bir ufuktaydı.

_https://acikkuran.com/necm-suresi/7-ayet-meali.md_

### 63. Münafikun suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** تَعَالَوْا۟ — teaalev · "gelin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا يَسْتَغْفِرْ لَكُمْ رَسُولُ اللّٰهِ لَـوَّوْا رُؤُ۫سَهُمْ وَرَاَيْتَهُمْ يَصُدُّونَ وَهُمْ مُسْتَكْبِرُونَ

Ve iza kile lehum tealev yestagfir lekum resulullahi levvev ruusehum ve reeytehum yesuddune ve hum mustekbirun.

Ve onlara, "Gelin, Allah'ın Resul'ü sizin için bağışlanma dilesin." dendiği zaman; tersleyerek, büyüklük taslayıp, çekip gittiklerini görürsün.

_https://acikkuran.com/munafikun-suresi/5-ayet-meali.md_

### 69. Hâkka suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** عَالِيَةٍۢ — aaliyetin · "yüksek"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · dişil · mecrur isim · belirsiz

ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ

Fi cennetin aliyeh.

Mükemmel bir bahçede;

_https://acikkuran.com/hakka-suresi/22-ayet-meali.md_

### 72. Cin suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** تَعَـٰلَىٰ — teaala · "yücedir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَاَنَّهُ تَعَالٰى جَدُّ رَبِّنَا مَا اتَّخَذَ صَاحِبَةً وَلَا وَلَداًۙ

Ve ennehu teala ceddu rabbina mettehaze sahıbeten ve la veleda.

"Rabb'imizin şanı çok yücedir. O, asla eş ve çocuk edinmemiştir."

_https://acikkuran.com/cin-suresi/3-ayet-meali.md_

### 76. İnsan suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** عَـٰلِيَهُمْ — aaliyehum · "üstlerinde vardır"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim

عَالِيَهُمْ ثِيَابُ سُنْدُسٍ خُضْرٌ وَاِسْتَبْرَقٌۘ وَحُلُّٓوا اَسَاوِرَ مِنْ فِضَّةٍۚ وَسَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ شَرَاباً طَهُوراً

Aliyehum siyabu sundusin hudrun ve istebrakun ve hullu esavira min fıddah, ve sekahum rabbuhum şaraben tahura.

Üzerlerinde yeşil ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler vardır. Gümüş bileziklerle süslenecekler. Rabb'leri onlara tertemiz içecekler sunacak.

_https://acikkuran.com/insan-suresi/21-ayet-meali.md_

### 79. Naziat suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَعْلَىٰ — l-ea'la · "en yüce"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril · merfu` isim

فَقَالَ اَنَا۬ رَبُّكُمُ الْاَعْلٰىۘ

Fe kale ene rabbukumul a'la.

"Ben sizin yüce rabbinizim." dedi.

_https://acikkuran.com/naziat-suresi/24-ayet-meali.md_

### 83. Mutaffifin suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** عِلِّيِّينَ — illiyyine · "İlliyyindedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْاَبْرَارِ لَف۪ي عِلِّيّ۪ينَۜ

Kella inne kitabel ebrari lefi illiyyin.

Hayır! Kuşkusuz ebrar olanların kayıtları kesinlikle İlliyyin'dedir.

_https://acikkuran.com/mutaffifin-suresi/18-ayet-meali.md_

### 83. Mutaffifin suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** عِلِّيُّونَ — illiyyune · "İlliyyin('in)"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا عِلِّيُّونَۜ

Ve ma edrake ma ılliyyun.

İlliyyin'in ne olduğunu sen ne bileceksin?

_https://acikkuran.com/mutaffifin-suresi/19-ayet-meali.md_

### 87. Ala suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَعْلَى — l-ea'la · "yüce"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril · mecrur isim

سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰىۙ

Sebbihısme rabbikel a'la.

Rabb'inin yüce adını tesbih et.

_https://acikkuran.com/ala-suresi/1-ayet-meali.md_

### 88. Gaşiye suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** عَالِيَةٍۢ — aaliyetin · "yüksek"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · dişil · mecrur isim · belirsiz

ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ

Fi cennetin aliyeh.

Mükemmel bir bahçededirler.

_https://acikkuran.com/gasiye-suresi/10-ayet-meali.md_

### 92. Leyl suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَعْلَىٰ — l-ea'la · "yüce"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril · mecrur isim

اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ رَبِّهِ الْاَعْلٰىۚ

İllebtigae vechi rabbihil a'la.

İsteği yalnızca Yüce Rabb'inin rızasını kazanmaktır.

_https://acikkuran.com/leyl-suresi/20-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-15
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
