# Ayn-Te-Vav — عتو (Etw)

> Kur'an'da 10 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/Etw

- **Anlam:** Sürüklemek, şiddetle itmek, çekip götürmek, çekmek, birini zorla taşımak/götürmek. Atiya - kötülük yapmaya hızlı olmak. Utuyyun - kötülük yapmaya meyilli/hızlı, kötü, kaba, obur, kaba, taş kalpli zorba, zalim, açgözlü, şiddetli, soylu olmayan, görgüsüz. Aatiyatin - olağanüstü güçle esen.
- **Türevleri:** عَاتِيَة (1) · عَتَ (5) · عُتُوّ (2) · عِتِيّ (2)

## Geçtiği ayetler

### 7. Araf suresi 77. ayet

- **Geçtiği form:** وَعَتَوْا۟ — ve atev · "ve dışına çıktılar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

فَعَقَرُوا النَّاقَةَ وَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ وَقَالُوا يَا صَالِحُ ائْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ

Fe akarun nakate ve atev an emri rabbihim ve kalu ya salihu'tina bima teiduna in kunte minel murselin.

Derken dişi deveyi kestiler ve böylece Rabb'inin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen gerçekten gönderilenlerdensen, haydi bizi tehdit ettiğin şeyleri getir." dediler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/77-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 166. ayet

- **Geçtiği form:** عَتَوْا۟ — atev · "vazgeçmediler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

فَلَمَّا عَتَوْا عَنْ مَا نُهُوا عَنْهُ قُلْنَا لَهُمْ كُونُوا قِرَدَةً خَاسِـ۪ٔينَ

Fe lemma atev an ma nuhu anhu kulna lehum kunu kıredeten hasiin.

Yasaklandıkları şeyleri yapmakta ısrar edince, onlara: "Düşkün maymunlar olun." dedik.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/166-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** عِتِيًّۭا — itiyyen · "son sınırına"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

قَالَ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَكَانَتِ امْرَاَت۪ي عَاقِراً وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ الْكِبَرِ عِتِياًّ

Kale rabbi enna yekunu li gulamun ve kanetimreeti akıran ve kad belagtu minel kiberi ıtiyya.

"Rabb'im! Hanımım kısır, ben de ayakta duramayacak kadar yaşlanmışken, benim nasıl bir oğlum olabilir?" dedi.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/8-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 69. ayet

- **Geçtiği form:** عِتِيًّۭا — itiyyen · "isyan edeni"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

ثُمَّ لَنَنْزِعَنَّ مِنْ كُلِّ ش۪يعَةٍ اَيُّهُمْ اَشَدُّ عَلَى الرَّحْمٰنِ عِتِياًّۚ

Summe le nenzianne min kulli şiatin eyyuhum eşeddu aler rahmani ıtiyya.

Sonra, her topluluktan, Rahman'a karşı kim başkaldırmışsa onları mutlaka ortaya çıkaracağız.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/69-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** وَعَتَوْ — ve atev · "ve haddi aştılar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَقَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا الْمَلٰٓئِكَةُ اَوْ نَرٰى رَبَّـنَاۜ لَقَدِ اسْتَكْبَرُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ وَعَتَوْ عُتُواًّ كَب۪يراً

Ve kalellezine la yercune likaena lev la unzile aleynel melaiketu ev nera rabbena, lekad istekberu fi enfusihim ve atev utuvven kebira.

Bizimle karşılaşacaklarına ihtimal vermeyenler: "Bize meleklerin indirilmesi veya Rabb'imizi görmemiz gerekmez miydi?" dediler. Ant olsun ki onlar kendi kendilerine büyüklendiler ve büyük bir taşkınlıkla hadlerini aştılar.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/21-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** عُتُوًّۭا — utuvven · "bir azgınlıkla"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَقَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا الْمَلٰٓئِكَةُ اَوْ نَرٰى رَبَّـنَاۜ لَقَدِ اسْتَكْبَرُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ وَعَتَوْ عُتُواًّ كَب۪يراً

Ve kalellezine la yercune likaena lev la unzile aleynel melaiketu ev nera rabbena, lekad istekberu fi enfusihim ve atev utuvven kebira.

Bizimle karşılaşacaklarına ihtimal vermeyenler: "Bize meleklerin indirilmesi veya Rabb'imizi görmemiz gerekmez miydi?" dediler. Ant olsun ki onlar kendi kendilerine büyüklendiler ve büyük bir taşkınlıkla hadlerini aştılar.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/21-ayet-meali.md_

### 51. Zariyat suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** فَعَتَوْا۟ — featev · "başkaldırdılar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

فَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ وَهُمْ يَنْظُرُونَ

Fe atev an emri rabbihim fe ehazethumus saikatu ve hum yanzurun.

Fakat Rabb'lerinin emrinden çıktılar. Bunun üzerine bakıp dururlarken yıldırım onları yakalayıverdi.

_https://acikkuran.com/zariyat-suresi/44-ayet-meali.md_

### 65. Talak suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** عَتَتْ — atet · "baş kaldırdı"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, tekil · geçmiş zaman

وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ عَتَتْ عَنْ اَمْرِ رَبِّهَا وَرُسُلِه۪ فَحَاسَبْنَاهَا حِسَاباً شَد۪يداً وَعَذَّبْنَاهَا عَذَاباً نُكْراً

Ve keeyyin min karyetin atet an emri rabbiha ve rusulihi fe hasebnaha hisaben şediden ve azzebnaha azaben nukra.

Nice kasaba halkı, Rabb'lerinin buyruğuna ve O'nun Resullerine başkaldırdılar da Biz de onları şiddetli bir hesaba çektik ve onları korkunç bir azapla cezalandırdık.

_https://acikkuran.com/talak-suresi/8-ayet-meali.md_

### 67. Mülk suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** عُتُوٍّۢ — utuvvin · "azgınlık"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

اَمَّنْ هٰذَا الَّذ۪ي يَرْزُقُكُمْ اِنْ اَمْسَكَ رِزْقَهُۚ بَلْ لَجُّوا ف۪ي عُتُوٍّ وَنُفُورٍ

Emmen hazellezi yerzukukum in emseke rızkah, bel leccu fi utuvvin ve nufur.

Veya O, rızkınızı kesse, size kim rızık verebilir? Bilakis, onlar haddi aşmada ve nefrette ısrar ettiler.

_https://acikkuran.com/mulk-suresi/21-ayet-meali.md_

### 69. Hâkka suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** عَاتِيَةٍۢ — aatiyetin · "azgın"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَاَمَّا عَادٌ فَاُهْلِكُوا بِر۪يحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍۙ

Ve emma adun fe uhliku bi rihın sarsarin atiyeh.

Ad halkı ise kasıp kavuran, şiddetli bir fırtına ile yok edildi.

_https://acikkuran.com/hakka-suresi/6-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-23
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
