# Ayn-Vav-Zal — عوذ (Ewp)

> Kur'an'da 17 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/Ewp

- **Anlam:** Sığınmak, korunmak istemek, yardım dilemek, Allah'a sığınmak, himaye talep etmek, korunma talebi
- **Türevleri:** أُعِيذُ (1) · عُذْ (10) · مَعَاذ (2) · ٱسْتَعِذْ (4)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** أَعُوذُ — euzu · "sığınırım"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ٓ اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ اَنْ تَذْبَحُوا بَقَرَةًۜ قَالُٓوا اَتَتَّخِذُنَا هُزُواًۜ قَالَ اَعُوذُ بِاللّٰهِ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ

Ve iz kale musa li kavmihi innallahe ye'murukum en tezbehu bakarah, kalu e tettehızuna huzuva, kale euzu billahi en ekune minel cahilin.

Hani, Musa halkına: "Allah, sizden bir sığır kesmenizi istiyor." demişti. Onlar da: "Sen bizimle alay mı ediyorsun?" dediler. Musa; "Cahillerden olmaktan, Allah'a sığınırım." dedi.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/67-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 36. ayet

- **Geçtiği form:** أُعِيذُهَا — uiyzuha · "onu ısmarlıyorum"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

فَلَمَّا وَضَعَتْهَا قَالَتْ رَبِّ اِنّ۪ي وَضَعْتُهَٓا اُنْثٰىۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا وَضَعَتْۜ وَلَيْسَ الذَّكَرُ كَالْاُنْثٰىۚ وَاِنّ۪ي سَمَّيْتُهَا مَرْيَمَ وَاِنّ۪ٓي اُع۪يذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ

Fe lemma vadaatha kalet rabbi inni vada'tuha unsa vallahu a'lemu bi ma vadaat ve leysez zekeru kel unsa, ve inni semmeytuha meryeme ve inni uizuha bike ve zurriyyeteha mineş şeytanir racim.

Onu doğurunca: "Rabb'im! Ben onu kız olarak doğurdum." Zaten Allah onun ne doğurduğunu daha iyi biliyordu. "Erkek kız gibi değildir. İsmini, Meryem koydum. Onu ve soyunu, kovulmuş şeytana karşı Sen'in himayene bırakıyorum." dedi.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/36-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 200. ayet

- **Geçtiği form:** فَٱسْتَعِذْ — festeiz · "hemen sığın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَاِمَّا يَنْزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِۜ اِنَّهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ

Ve imma yenzeganneke mineş şeytani nezgun festeiz billah, innehu semiun alim.

Ne zaman şeytan kötü bir dürtüş ile seni dürtülecek olursa hemen Allah'a sığın. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/200-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** أَعُوذُ — euzu · "sığınırım"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

قَالَ رَبِّ اِنّ۪ٓي اَعُوذُ بِكَ اَنْ اَسْـَٔلَكَ مَا لَيْسَ ل۪ي بِه۪ عِلْمٌۜ وَاِلَّا تَغْفِرْ ل۪ي وَتَرْحَمْن۪ٓي اَكُنْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ

Kale rabbi inni euzu bike en es'eleke ma leyse li bihi ilm, ve illa tagfirli ve terhamni ekun minel hasirin.

"Rabb'im! Bilmediğim bir şeyi Sen'den istemekten Sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum." dedi.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/47-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** مَعَاذَ — meaaze · "sığınırım"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَرَاوَدَتْهُ الَّت۪ي هُوَ ف۪ي بَيْتِهَا عَنْ نَفْسِه۪ وَغَلَّقَتِ الْاَبْوَابَ وَقَالَتْ هَيْتَ لَكَۜ قَالَ مَعَاذَ اللّٰهِ اِنَّهُ رَبّ۪ٓي اَحْسَنَ مَثْوَايَۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ

Ve ravedethulleti huve fi beytiha an nefsihi ve ğallekatil ebvabe ve kalet heyte lek, kale ma azallahi innehu rabbi ahsene mesvay, innehu la yuflihuz zalimun.

Evinde kaldığı kadın, ona sahip olmak istedi. Ve kapıları sıkıca kapatıp onu yanına çağırdı. Yusuf: "Allah'a sığınırım. Rabbim bana çok iyi davrandı. Beni çok güzel bir konuma sahip kıldı. Haksızlık yapanlar kurtuluşa ermezler." dedi.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/23-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 79. ayet

- **Geçtiği form:** مَعَاذَ — meaaze · "sığınırız"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

قَالَ مَعَاذَ اللّٰهِ اَنْ نَأْخُذَ اِلَّا مَنْ وَجَدْنَا مَتَاعَنَا عِنْدَهُٓۙ اِنَّٓا اِذاً لَظَالِمُونَ۟

Kale maazallahi en ne'huze illa men vecedna metaana indehu inna izen le zalimun.

"Eşyamızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını alıkoymaktan Allah'a sığınırız. Yoksa haksızlık etmiş oluruz." dedi.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/79-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 98. ayet

- **Geçtiği form:** فَٱسْتَعِذْ — festeiz · "sığın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

فَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ

Fe iza kare'tel kur'ane festeız billahi mineş şeytanir racim.

Kur'an okuduğun zaman, racim şeytandan Allah'a sığın.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/98-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** أَعُوذُ — euzu · "sığınırım"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

قَالَتْ اِنّ۪ٓي اَعُوذُ بِالرَّحْمٰنِ مِنْكَ اِنْ كُنْتَ تَقِياًّ

Kalet inni euzu bir rahmani minke in kunte tekıyya.

"Senden Rahman'a sığınırım. Eğer takva sahibi isen." dedi.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/18-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 97. ayet

- **Geçtiği form:** أَعُوذُ — euzu · "sığınırım"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَقُلْ رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاط۪ينِۙ

Ve kul rabbi euzu bike min hemezatiş şeyatin.

De ki: "Rabb'im! Şeytanların etkilemelerinden Sana sığınırım."

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/97-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 98. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَعُوذُ — ve euzu · "ve sığınırım"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَاَعُوذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَحْضُرُونِ

Ve euzu bike rabbi en yahdurun.

"Rabbim! Benimle yakınlık kurmalarından Sana sığınırım."

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/98-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** عُذْتُ — uztu · "sığındım"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

وَقَالَ مُوسٰٓى اِنّ۪ي عُذْتُ بِرَبّ۪ي وَرَبِّكُمْ مِنْ كُلِّ مُتَكَبِّرٍ لَا يُؤْمِنُ بِيَوْمِ الْحِسَابِ۟

Ve kale musa inni uztu bi rabbi ve rabbikum min kulli mutekebbirin la yu'minu bi yevmil hisab.

Musa: "Kuşkusuz ben, hesap gününe iman etmeyen bütün kibirlilerden, benim de Rabb'im, sizin de Rabb'iniz olan Allah'a sığınırım." dedi.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/27-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 56. ayet

- **Geçtiği form:** فَٱسْتَعِذْ — festeiz · "sen sığın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

اِنَّ الَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِ بِغَيْرِ سُلْطَانٍ اَتٰيهُمْۙ اِنْ ف۪ي صُدُورِهِمْ اِلَّا كِبْرٌ مَا هُمْ بِبَالِغ۪يهِۚ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ

İnnellezine yucadilune fi ayatillahi bi gayri sultanin etahum in fi sudurihim illa kibrun ma hum bi baligih, festeiz billah, innehu huves semiul basir.

Yetkili kılınmadıkları halde Allah'ın ayetleri hakkında ileri geri konuşanların kalplerinde, hiçbir zaman tatmin edemeyecekleri bir büyüklenme tutkusu vardır. Sen, Allah'a sığın. O, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/56-ayet-meali.md_

### 41. Fussilet suresi 36. ayet

- **Geçtiği form:** فَٱسْتَعِذْ — festeiz · "hemen sığın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَاِمَّا يَنْزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ

Ve imma yenzeganneke mineş şeytani nezgun festeız billah, innehu huves semiul alim.

Ne zaman şeytan kötü bir dürtüş ile seni dürtülecek olursa hemen Allah'a sığın. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/fussilet-suresi/36-ayet-meali.md_

### 44. Duhan suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** عُذْتُ — uztu · "sığındım"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

وَاِنّ۪ي عُذْتُ بِرَبّ۪ي وَرَبِّكُمْ اَنْ تَرْجُمُونِۘ

Ve inni uztu bi rabbi ve rabbikumen tercumuni.

"Ben, beni taşlamanızdan, sizin de Rabb'iniz olan Rabb'ime sığındım."

_https://acikkuran.com/duhan-suresi/20-ayet-meali.md_

### 72. Cin suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** يَعُوذُونَ — yeuzune · "sığınırlardı"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاَنَّهُ كَانَ رِجَالٌ مِنَ الْاِنْسِ يَعُوذُونَ بِرِجَالٍ مِنَ الْجِنِّ فَزَادُوهُمْ رَهَقاًۙ

Ve ennehu kane ricalun minel insi yeuzune bi ricalin minel cinni fe zaduhum reheka.

Gerçekten de insten bazı adamlar, cinden bazı adamlara sığınıyorlardı. Böylece onların azgınlıklarını, beyinsizliklerini artırıyorlardı.

_https://acikkuran.com/cin-suresi/6-ayet-meali.md_

### 113. Felak suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** أَعُوذُ — euzu · "sığınırım"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِۙ

Kul euzu bi rabbil felak.

De ki: "Felak'ın Rabb'ine sığınırım."

_https://acikkuran.com/felak-suresi/1-ayet-meali.md_

### 114. Nas suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** أَعُوذُ — euzu · "sığınırım"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِۙ

Kul euzu bi rabbin nas.

De ki: "İnsanların Rabb'ine sığınırım;"

_https://acikkuran.com/nas-suresi/1-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-16
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
