# Ayn-Ye-Nun — عين (Eyn)

> Kur'an'da 65 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/Eyn

- **Anlam:** Göze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin ileri geleni. A'yan (çoğul 'Inun): güzel, iri gözlü, güzel kara gözlü. Ma'iinun - su, kaynak.
- **Türevleri:** عَيْن (57) · عِين (4) · مَّعِين (4)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنًۭا ۖ — aynen · "göze (pınar)"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

وَاِذِ اسْتَسْقٰى مُوسٰى لِقَوْمِه۪ فَقُلْنَا اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرَۜ فَانْفَجَرَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْناًۜ قَدْ عَلِمَ كُلُّ اُنَاسٍ مَشْرَبَهُمْۜ كُلُوا وَاشْرَبُوا مِنْ رِزْقِ اللّٰهِ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ

Ve izisteska musa li kavmihi fe kulnadrib bi asakel hacer fenfeceret minhusneta aşrete ayna, kad alime kullu unasin meşrebehum kulu veşrebu min rızkıllahi ve la ta'sev fil ardı mufsidin.

Hani! Musa, halkı için su istemişti. Biz de demiştik ki: "Asanla kayaya vur." Bunun üzerine kayadan on iki göz su fışkırmıştı. Her grup hangi kaynaktan içeceğini bilmişti. Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için fakat asilik yaparak yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/60-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَيْنِ ۚ — l-ayni · "gözlerinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

قَدْ كَانَ لَكُمْ اٰيَةٌ ف۪ي فِئَتَيْنِ الْتَقَتَاۜ فِئَةٌ تُقَاتِلُ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَاُخْرٰى كَافِرَةٌ يَرَوْنَهُمْ مِثْلَيْهِمْ رَأْيَ الْعَيْنِۜ وَاللّٰهُ يُؤَيِّدُ بِنَصْرِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِاُو۬لِي الْاَبْصَارِ

Kad kane lekum ayetun fi fieteynil tekata fietun tukatilu fi sebilillahi ve uhra kafiratun yeravnehum misleyhim ra'yel ayn, vallahu yueyyidu bi nasrihi men yeşa' inne fi zalike le ibreten li ulil ebsar.

İki topluluğun karşılaşmasında kesinlikle sizin için bir gösterge vardır: Topluluğun birisi Allah yolunda savaşan, diğeri de Kafirlerdendi. Kafirler, onları kendilerinin iki katı olarak görüyorlardı. Allah, dilediğini yardımı ile destekler. Kuşkusuz, basiret sahipleri için bunda bir ders vardır.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/13-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 45. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْعَيْنَ — vel'ayne · "ve göze"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَكَتَبْنَا عَلَيْهِمْ ف۪يهَٓا اَنَّ النَّفْسَ بِالنَّفْسِۙ وَالْعَيْنَ بِالْعَيْنِ وَالْاَنْفَ بِالْاَنْفِ وَالْاُذُنَ بِالْاُذُنِ وَالسِّنَّ بِالسِّنِّۙ وَالْجُرُوحَ قِصَاصٌۜ فَمَنْ تَصَدَّقَ بِه۪ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَهُۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ

Ve ketebna aleyhim fiha ennen nefse bin nefsi vel ayne bil ayni vel enfe bil enfi vel uzune bil uzuni ves sinne bis sinni vel curuha kısas fe men tesaddeka bihi fe huve keffaretun leh ve men lem yahkum bima enzelallahu fe ulaike humuz zalimun.

Ve Biz, onda, onların üzerine yazdık: "Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralamalarda kısas vardır." Artık kim onunla tasadduk ederse o, onun için bir kefarettir. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridirler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/45-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 45. ayet

- **Geçtiği form:** بِٱلْعَيْنِ — bil-ayni · "göz"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

وَكَتَبْنَا عَلَيْهِمْ ف۪يهَٓا اَنَّ النَّفْسَ بِالنَّفْسِۙ وَالْعَيْنَ بِالْعَيْنِ وَالْاَنْفَ بِالْاَنْفِ وَالْاُذُنَ بِالْاُذُنِ وَالسِّنَّ بِالسِّنِّۙ وَالْجُرُوحَ قِصَاصٌۜ فَمَنْ تَصَدَّقَ بِه۪ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَهُۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ

Ve ketebna aleyhim fiha ennen nefse bin nefsi vel ayne bil ayni vel enfe bil enfi vel uzune bil uzuni ves sinne bis sinni vel curuha kısas fe men tesaddeka bihi fe huve keffaretun leh ve men lem yahkum bima enzelallahu fe ulaike humuz zalimun.

Ve Biz, onda, onların üzerine yazdık: "Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralamalarda kısas vardır." Artık kim onunla tasadduk ederse o, onun için bir kefarettir. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridirler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/45-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْيُنَهُمْ — ea'yunehum · "gözlerinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

وَاِذَا سَمِعُوا مَٓا اُنْزِلَ اِلَى الرَّسُولِ تَرٰٓى اَعْيُنَهُمْ تَف۪يضُ مِنَ الدَّمْعِ مِمَّا عَرَفُوا مِنَ الْحَقِّۚ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اٰمَنَّا فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِد۪ينَ

Ve iza semiu ma unzile ilerresuli tera a'yunehum tefidu mined dem'ı mimma arefu minel hakk, yekulune rabbena amenna fektubna meaş şahidin.

Resul'e indirileni duydukları zaman, gerçeği anlamalarından dolayı onların gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Derler ki: "Ey Rabb'imiz! İman ettik, öyleyse bizi şahitlerle beraber yaz."

_https://acikkuran.com/maide-suresi/83-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 116. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْيُنَ — ea'yune · "gözlerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

قَالَ اَلْقُواۚ فَلَمَّٓا اَلْقَوْا سَحَرُٓوا اَعْيُنَ النَّاسِ وَاسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَٓاؤُ۫ بِسِحْرٍ عَظ۪يمٍ

Kale elku fe lemma elkav seharu a'yunen nasi vesterhebuhum ve cau bi sihrin azim.

"Siz atın" dedi. Attıkları zaman, büyük bir büyü yaparak insanların gözlerini büyüleyip, onlara korku verdiler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/116-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 160. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنًۭا ۖ — aynen · "göze"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

وَقَطَّعْنَاهُمُ اثْنَتَيْ عَشْرَةَ اَسْبَاطاً اُمَماًۜ وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اِذِ اسْتَسْقٰيهُ قَوْمُهُٓ اَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرَۚ فَانْبَجَسَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْناًۜ قَدْ عَلِمَ كُلُّ اُنَاسٍ مَشْرَبَهُمْۜ وَظَلَّلْنَا عَلَيْهِمُ الْغَمَامَ وَاَنْزَلْنَا عَلَيْهِمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰىۜ  كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْۜ وَمَا ظَلَمُونَا وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Ve katta'nahumusnetey aşrete esbatan umema, ve evhayna ila musa izisteskahu kavmuhu enıdrıb bi asakel hacer, fenbeceset minhusneta aşrete ayna, kad alime kullu unasin meşrebehum, ve zallelna aleyhimul gamame ve enzelna aleyhimul menne ves selva, kulu min tayyibati ma rezaknakum, ve ma zalemuna ve lakin kanu enfusehum yazlimun.

Biz, onları oymaklar halinde on iki topluluğa ayırdık. Halkı ondan su isteyince, Musa'ya, "Asanı taşa vur!" diye vahyettik. Ondan on iki pınar fışkırdı. Her topluluk su alacağı kaynağı bildi. Üzerlerine buluttan gölgelik yaptık, onlara menn ve bıldırcın bağışladık. "Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin." Onlar, bize zulmetmediler, fakat kendilerine zulmediyorlardı.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/160-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 179. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْيُنٌۭ — ea'yunun · "gözleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim · belirsiz

وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ كَث۪يراً مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۘ  لَهُمْ قُلُوبٌ لَا يَفْقَهُونَ بِهَاۘ وَلَهُمْ اَعْيُنٌ لَا يُبْصِرُونَ بِهَاۘ وَلَهُمْ اٰذَانٌ لَا يَسْمَعُونَ بِهَاۜ  اُو۬لٰٓئِكَ كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ

Ve lekad zere'na li cehenneme kesiren minel cinni vel insi lehum kulubun la yefkahune biha ve lehum a'yunun la yubsırune biha ve lehum azanun la yesmeune biha, ulaike kel en'ami bel hum edallu, ulaike humul gafilun.

Gerçek şu ki, cinnden ve insten çoğalttıklarımızın çoğu Cehennem'liktir. Ki onların kalpleri vardır onunla kavramazlar, gözleri vardır onunla görmezler, kulakları vardır onunla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibidirler, hatta daha da bilinçsizdirler. İşte gafil olanlar bunlardır.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/179-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 195. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْيُنٌۭ — ea'yunun · "gözleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim · belirsiz

اَلَهُمْ اَرْجُلٌ يَمْشُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اَيْدٍ يَبْطِشُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اَعْيُنٌ يُبْصِرُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اٰذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَاۜ قُلِ ادْعُوا شُرَكَٓاءَكُمْ ثُمَّ ك۪يدُونِ فَلَا تُنْظِرُونِ

E lehum erculun yemşune biha, em lehum eydin yabtışune biha, em lehum a'yunun yubsırune biha, em lehum azanun yesmeune biha, kulid'u şurekaekum summe kiduni fe la tunzırun.

Onların, kendileriyle yürüyecek ayakları mı var? Veya tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi çağırın ortaklarınızı, sonra göz açtırmaksızın bana tuzak kurun."

_https://acikkuran.com/araf-suresi/195-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْيُنِكُمْ — ea'yunikum · "sizin gözlerinize"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

وَاِذْ يُر۪يكُمُوهُمْ اِذِ الْتَقَيْتُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِكُمْ قَل۪يلاً وَيُقَلِّلُكُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِهِمْ لِيَقْضِيَ اللّٰهُ اَمْراً كَانَ مَفْعُولاًۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟

Ve iz yurikumuhum iziltekaytum fi a'yunikum kalilen ve yukallilukum fi a'yunihim li yakdıyallahu emren kane mef'ula, ve ilallahi turceul umur.

Karşı karşıya geldiğinizde, Allah onları sizin gözünüzde, sizi de onların gözünde sayıca azmış gibi gösteriyordu ki takdir edilen işi yerine getirsin. Bütün işler yalnızca Allah'a döndürülür.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/44-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْيُنِهِمْ — ea'yunihim · "onların gözlerinde"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

وَاِذْ يُر۪يكُمُوهُمْ اِذِ الْتَقَيْتُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِكُمْ قَل۪يلاً وَيُقَلِّلُكُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِهِمْ لِيَقْضِيَ اللّٰهُ اَمْراً كَانَ مَفْعُولاًۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟

Ve iz yurikumuhum iziltekaytum fi a'yunikum kalilen ve yukallilukum fi a'yunihim li yakdıyallahu emren kane mef'ula, ve ilallahi turceul umur.

Karşı karşıya geldiğinizde, Allah onları sizin gözünüzde, sizi de onların gözünde sayıca azmış gibi gösteriyordu ki takdir edilen işi yerine getirsin. Bütün işler yalnızca Allah'a döndürülür.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/44-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 92. ayet

- **Geçtiği form:** وَّأَعْيُنُهُمْ — veea'yunuhum · "ve gözlerinden"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

وَلَا عَلَى الَّذ۪ينَ اِذَا مَٓا اَتَوْكَ لِتَحْمِلَهُمْ قُلْتَ لَٓا اَجِدُ مَٓا اَحْمِلُكُمْ عَلَيْهِۖ تَوَلَّوْا وَاَعْيُنُهُمْ تَف۪يضُ مِنَ الدَّمْعِ حَزَناً اَلَّا يَجِدُوا مَا يُنْفِقُونَۜ

Ve la alellezine iza ma etevke li tahmilehum kulte la ecidu maahmilukum aleyhi tevellev ve a'yunuhum tefidu mined dem'i hazenen ella yecidu ma yunfikun.

Bir de sana, kendilerine binek sağlaman için başvurduklarında, "Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum." dediğin zaman, harcayacakları bir şeyleri olmadığı için üzüntüden gözlerinden yaşlar akıtarak geri dönüp gidenlere de bir sorumluluk yoktur.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/92-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْيُنُكُمْ — ea'yunukum · "gözlerinizin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

وَلَٓا اَقُولُ لَكُمْ عِنْد۪ي خَزَٓائِنُ اللّٰهِ وَلَٓا اَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَٓا اَقُولُ اِنّ۪ي مَلَكٌ وَلَٓا اَقُولُ لِلَّذ۪ينَ تَزْدَر۪ٓي اَعْيُنُكُمْ لَنْ يُؤْتِيَهُمُ اللّٰهُ خَيْراًۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْۚ اِنّ۪ٓي اِذاً لَمِنَ الظَّالِم۪ينَ

Ve la ekulu lekum indi hazainullahi ve la a'lemul gaybe ve la ekulu inni melekun ve la ekulu lillezine tezderi a'yunukum len yu'tiyehumullahu hayra, allahu a'lemu bima fi enfusihim, inni izen le minez zalimin.

"Ben size, "Allah'ın hazineleri benim yanımdadır." demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Yine "Ben meleğim." de demiyorum. Hor gördüğünüz kimseler için, "Allah, onlara hiçbir hayır vermeyecektir." de demiyorum. İçlerinde olanı Allah daha iyi bilir. Böyle bir şey yaptığım takdirde zalimlerden olurum."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/31-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** بِأَعْيُنِنَا — biea'yunina · "bizim gözetimimiz altında"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

وَاصْنَعِ الْفُلْكَ بِاَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا وَلَا تُخَاطِبْن۪ي فِي الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۚ اِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ

Vasnaıl fulke bi a'yunina ve vahyina ve la tuhatıbni fillezine zalemu, innehum mugrekun.

"Bizim gözetimimiz altında ve vahyimizle gemiyi yap. Zalimler hakkında benden bir istekte bulunma. Onlar boğulacaklardır."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/37-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 84. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنَاهُ — aynahu · "gözleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

وَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَٓا اَسَفٰى عَلٰى يُوسُفَ وَابْيَضَّتْ عَيْنَاهُ مِنَ الْحُزْنِ فَهُوَ كَظ۪يمٌ

Ve tevella anhum ve kale ya esefa ala yusufe vebyaddat aynahu minel huzni fe huve kezim.

Onlardan yüz çevirdi. Ve "Vah! Vah! Yusuf'um!" dedi. Üzüntüden gözleri ağardı. Yutkundukça yutkunuyordu.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/84-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 45. ayet

- **Geçtiği form:** وَعُيُونٍ — ve uyunin · "pınar başlarındadırlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim · belirsiz

اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۜ

İnnel muttekine fi cennatin ve uyun.

Takva sahipleri, Cennetlerde ve pınarların başlarındadırlar.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/45-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 88. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنَيْكَ — ayneyke · "gözlerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجاً مِنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِن۪ينَ

La temuddenne ayneyke ila ma metta'na bihi ezvacen minhum ve la tahzen aleyhim vahfıd cenahake lil mu'minin.

Onlardan bazılarına, kat kat vererek, kendilerini yararlandırdığımız şeylere imrenme. Onlar için üzülme. Sen, Mü'minlere kol kanat ger.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/88-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنَاكَ — aynake · "gözlerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدٰوةِ وَالْعَشِيِّ يُر۪يدُونَ وَجْهَهُ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْۚ تُر۪يدُ ز۪ينَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَلَا تُطِـعْ مَنْ اَغْفَلْنَا قَلْبَهُ عَنْ ذِكْرِنَا وَاتَّبَعَ هَوٰيهُ وَكَانَ اَمْرُهُ فُرُطاً

Vasbır nefseke meallezine yed'une rabbehum bil gadati vel aşiyyi yuridune vechehu ve la ta'du aynake anhum, turidu zinetel hayatid dunya ve la tutı' men agfelna kalbehu an zikrina vettebea hevahu ve kane emruhu furuta.

Sabah akşam O'nun yoluna yönelerek, Rabb'ine çağrıda bulunanlarla beraber olmada sabırlı ol. Dünya hayatının çekiciliğine kanarak gözlerini onlardan ayırma. Kalbini zikrimizden gafil kıldığımız, tutkularına uymuş, işi aşırılık olan kimseye boyun eğme.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/28-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 86. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنٍ — aynin · "bir gözede"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ مَغْرِبَ الشَّمْسِ وَجَدَهَا تَغْرُبُ ف۪ي عَيْنٍ حَمِئَةٍ وَوَجَدَ عِنْدَهَا قَوْماًۜ قُلْنَا يَا ذَا الْقَرْنَيْنِ اِمَّٓا اَنْ تُعَذِّبَ وَاِمَّٓا اَنْ تَتَّخِذَ ف۪يهِمْ حُسْناً

Hatta iza belega magribeş şemsi vecedeha tagrubu fi aynin hamietin ve vecede indeha kavma, kulna ya zel karneyni imma en tuazzibe ve imma en tettehıze fihim husna.

Nihayet o, Güneş'in battığı yere vardığı zaman, onu koyu bir suda batıyor buldu. Bir de bunun yanında bir halkla karşılaştı. "Ey Zu'l-Karneyn! Dilersen onları cezalandırırsın, dilersen onlara iyilik edersin." dedik.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/86-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 101. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْيُنُهُمْ — ea'yunuhum · "gözleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

اَلَّذ۪ينَ كَانَتْ اَعْيُنُهُمْ ف۪ي غِطَٓاءٍ عَنْ ذِكْر۪ي وَكَانُوا لَا يَسْتَط۪يعُونَ سَمْعاً۟

Ellezine kanet a'yunuhum fi gıtain an zikri ve kanu la yestetiune sem'a.

Ki onlar, bizim zikrimize karşı gözleri kapalı ve işitmeye tahammülü olmayanlardır.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/101-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنًۭا ۖ — aynen · "gözün"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

فَكُل۪ي وَاشْرَب۪ي وَقَرّ۪ي عَيْناًۚ فَاِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ الْبَشَرِ اَحَداًۙ فَقُول۪ٓي اِنّ۪ي نَذَرْتُ لِلرَّحْمٰنِ صَوْماً فَلَنْ اُكَلِّمَ الْيَوْمَ اِنْسِياًّۚ

Fe kuli veşrabi ve karri ayna, fe imma terayinne minel beşeri ehaden fe kuli inni nezertu lir rahmani savmen fe len ukellimel yevme insiyya.

"Artık ye ve iç. Gözün aydın olsun! Eğer beşerlerden biri ile karşılaşırsan; ben Rahman'a savm adadım, bu nedenle bugün hiç kimse ile konuşmayacağım de."

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/26-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 39. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنِىٓ — ayni · "gözümün"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

اَنِ اقْذِف۪يهِ فِي التَّابُوتِ فَاقْذِف۪يهِ فِي الْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ الْيَمُّ بِالسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ ل۪ي وَعَدُوٌّ لَهُۜ وَاَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِنّ۪يۚ وَلِتُصْنَعَ عَلٰى عَيْن۪يۢ

Enıkzifihi fit tabuti fakzifihi fil yemmi felyulkıhil yemmu bis sahıli ye'huzhu aduvvun li ve aduvvun leh, ve elkaytu aleyke mehabbeten minni ve li tusnea ala ayni.

"Onu sandığa koy da suya bırak. Su da onu kıyıya bıraksın. Benim ve onun düşmanı, onu alsın." Ve "korumam altında yetiştirilmen için seni sevimli biri yaptım."

_https://acikkuran.com/taha-suresi/39-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنُهَا — aynuha · "gözü"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

اِذْ تَمْش۪ٓي اُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰى مَنْ يَكْفُلُهُۜ فَرَجَعْنَاكَ اِلٰٓى اُمِّكَ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَۜ وَقَتَلْتَ نَفْساً فَنَجَّيْنَاكَ مِنَ الْغَمِّ وَفَتَنَّاكَ فُتُوناً۠ فَلَبِثْتَ سِن۪ينَ ف۪ٓي اَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلٰى قَدَرٍ يَا مُوسٰى

İz temşi uhtuke fe tekulu hel edullukum ala men yekfuluh, fe reca'nake ila ummike key takarre aynuha ve la tahzen, ve katelte nefsen fe necceynake minel gammi ve fetennake futuna, fe lebiste sinine fi ehli medyene summe ci'te ala kaderin ya musa.

"Hani kız kardeşin gidip, "Size, ona bakacak birisini bulmanızda yardımcı olayım mı?" demişti. Böylece gözü aydın olsun ve üzülmesin diye seni annene geri döndürdük. Ve birisini öldürmüştün de seni sıkıntıdan kurtarmıştık. Ve seni çeşitli sınavlarla sınav yaptık. Sonra yıllarca Medyen halkı içinde kaldın. Sonra takdirimiz gereği şimdi buradasın ey Musa!"

_https://acikkuran.com/taha-suresi/40-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 131. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنَيْكَ — ayneyke · "gözlerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · mansub isim

وَلَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجاً مِنْهُمْ زَهْرَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا لِنَفْتِنَهُمْ ف۪يهِۜ وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَاَبْقٰى

Ve la temuddenne ayneyke ila ma metta'na bihi ezvacen minhum zehretel hayatid dunya li neftinehum fih, ve rızku rabbike hayrun ve ebka.

Onlardan bazı zümrelere, kendilerini sınamak için, dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere imrenme. Rabb'inin rızkı daha hayırlıdır ve kalıcıdır.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/131-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْيُنِ — ea'yuni · "gözü"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

قَالُوا فَأْتُوا بِه۪ عَلٰٓى اَعْيُنِ النَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَشْهَدُونَ

Kalu fe'tu bihi ala a'yunin nasi leallehum yeşhedun.

"O halde onu insanların huzuruna getirin. Belki tanıklık eden çıkar" dediler.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/61-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** بِأَعْيُنِنَا — biea'yunina · "gözlerimizin önünde"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

فَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِ اَنِ اصْنَعِ الْفُلْكَ بِاَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَاِذَا جَٓاءَ اَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُۙ فَاسْلُكْ ف۪يهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَاَهْلَكَ اِلَّا مَنْ سَبَقَ عَلَيْهِ الْقَوْلُ مِنْهُمْۚ وَلَا تُخَاطِبْن۪ي فِي الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۚ اِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ

Fe evhayna ileyhi enısnaıl fulke bi a'yunina ve vahyina fe iza cae emruna ve faret tennuru fesluk fiha min kullin zevceynisneyni ve ehleke illa men sebeka aleyhil kavlu minhum, ve la tuhatıbni fillezine zalemu, innehum mugrakun.

Bunun üzerine Biz, ona: "Gözetimimiz altında vahyimiz ile bildirdiğimiz gibi gemi yap." diye vahyettik. "Böylece emrimiz gereği Tennur kaynadığı zaman hemen ona her cinsten eşler olarak iki adet ve ehlini bindir. Onlardan, haklarında önceden hüküm verilenler hariç. Ve zulmedenler hakkında Ben'den bir dilekte bulunma. Onlar boğulacak olanlardır."

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/27-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** وَمَعِينٍۢ — ve meiynin · "ve suyu bulunan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

وَجَعَلْنَا ابْنَ مَرْيَمَ وَاُمَّهُٓ اٰيَةً وَاٰوَيْنَاهُمَٓا اِلٰى رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَع۪ينٍ۟

Ve cealnebne meryeme ve ummehu ayeten ve aveynahuma ila rabvetin zati kararin ve main.

Meryem Oğlu'nu ve annesini bir ayet kıldık. Ve ikisini, suyu olan yerleşime uygun bir tepeye yerleştirdik.

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/50-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 74. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْيُنٍۢ — ea'yunin · "gözler"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim · belirsiz

وَالَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّـنَا هَبْ لَنَا مِنْ اَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ اَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّق۪ينَ اِمَاماً

Vellezine yekulune rabbena heb lena min ezvacina ve zurriyyatina kurrete a'yunin vec'alna lil muttekine imama.

Ve onlar, "Rabb'imiz! Eşlerimizden ve soyumuzdan bize göz aydınlığı bağışla. Ve bizi takva sahiplerine önder yap!" derler.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/74-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** وَعُيُونٍۢ — ve uyunin · "ve çeşmeler(inden)"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim · belirsiz

فَاَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ

Fe ahracnahum min cennatin ve uyun.

Derken onları cennetlerden ve çeşmelerden çıkardık.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/57-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 134. ayet

- **Geçtiği form:** وَعُيُونٍ — ve uyunin · "ve çeşmeler"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim · belirsiz

وَجَنَّاتٍ وَعُيُونٍۚ

Ve cennatin ve uyun.

"Ve bahçelerle ve pınarlarla."

_https://acikkuran.com/suara-suresi/134-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 147. ayet

- **Geçtiği form:** وَعُيُونٍۢ — ve uyunin · "ve çeşme başlarında"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim · belirsiz

ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ

Fi cennatin ve uyun.

"Cennetlerde ve çeşme başlarında."

_https://acikkuran.com/suara-suresi/147-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنٍۢ — aynin · "göz"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَقَالَتِ امْرَاَتُ فِرْعَوْنَ قُرَّتُ عَيْنٍ ل۪ي وَلَكَۜ لَا تَقْتُلُوهُۗ عَسٰٓى اَنْ يَنْفَعَنَٓا اَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَداً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Ve kaletimraetu fir'avne kurretu aynin li ve lek, la taktuluhu asa en yenfeana ev nettehızehu veleden ve hum la yeş'urun.

Ve Firavun'un karısı: "Bana ve sana göz aydınlığı olsun. Onu öldürmeyin, belki bize yararı olur. Veya onu evlat ediniriz." dedi. Onlar, olacakların ayırdında değillerdi.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/9-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنُهَا — aynuha · "gözü"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

فَرَدَدْنَاهُ اِلٰٓى اُمِّه۪ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَلِتَعْلَمَ اَنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ۟

Fe redednahu ila ummihi key tekarra aynuha ve la tahzene ve li ta'leme enne va'dallahi hakkun ve lakinne ekserehum la ya'lemun.

Derken gözü aydın olsun, üzülmesin diye onu annesine kavuşturduk. Ve Allah'ın sözünün gerçek olduğunu fakat onların çoğunun bunu anlamadığını bilsin.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/13-ayet-meali.md_

### 32. Secde suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْيُنٍۢ — ea'yunin · "gözler"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim · belirsiz

فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَٓا اُخْفِيَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ اَعْيُنٍۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Fe la ta'lemu nefsun ma uhfiye lehum min kurreti a'yun, cezaen bi ma kanu ya'melun.

Hiç kimse, yaptıkları iyi şeylerin karşılığı olarak, kendisini ne tür bir mutluluğun beklediğini bilmez.

_https://acikkuran.com/secde-suresi/17-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْيُنُهُمْ — ea'yunuhum · "gözleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

اَشِحَّةً عَلَيْكُمْۚ فَاِذَا جَٓاءَ الْخَوْفُ رَاَيْتَهُمْ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ تَدُورُ اَعْيُنُهُمْ كَالَّذ۪ي يُغْشٰى عَلَيْهِ مِنَ الْمَوْتِۚ فَاِذَا ذَهَبَ الْخَوْفُ سَلَقُوكُمْ بِاَلْسِنَةٍ حِدَادٍ اَشِحَّةً عَلَى الْخَيْرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَمْ يُؤْمِنُوا فَاَحْبَطَ اللّٰهُ اَعْمَالَهُمْۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يراً

Eşıhhaten aleykum fe iza cael havfu reeytehum yenzurune ileyke teduru a'yunuhum kellezi yugşa aleyhi minel mevt, fe iza zehebel havfu selekukum bi elsinetin hıdadin eşıhhaten alel hayr, ulaike lem yu'minu fe ahbetallahu a'malehum, ve kane zalike alallahi yesira.

Size karşı çok isteksizdirler. Fakat korku gelince, ölümden dolayı baygınlık çökmüş kimse gibi gözleri dönmüş olarak sana baktıklarını görürsün. Sonra korkuyu savınca, hayra karşı kıskançlıkla sivri dilleriyle sizi incitirler. İşte onlar Mü'min değiller. Allah yaptıklarını boşa çıkardı. Bu Allah'a kolaydır.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/19-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 51. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْيُنُهُنَّ — ea'yunuhunne · "onların gözlerinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

تُرْج۪ي مَنْ تَشَٓاءُ مِنْهُنَّ وَتُــْٔـو۪ٓي اِلَيْكَ مَنْ تَشَٓاءُۜ وَمَنِ ابْتَغَيْتَ مِمَّنْ عَزَلْتَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكَۜ  ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ تَقَرَّ اَعْيُنُهُنَّ وَلَا يَحْزَنَّ وَيَرْضَيْنَ بِمَٓا اٰتَيْتَهُنَّ كُلُّهُنَّۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَل۪يماً

Turci men teşau minhunne ve tu'vi ileyke men teşau, ve menibtegayte mimmen azelte fe la cunaha aleyk, zalike edna en tekarre a'yunuhunne ve la yahzenne ve yerdayne bima ateytehunne kulluhunn, vallahu ya'lemu ma fi kulubikum ve kanallahu alimen halima.

Onlardan dilediğini ertelersin, dilediğini yanına alırsın. Bıraktıklarından, istediğini yanına almanda senin için bir sakınca yoktur. En uygun olanı budur. Bu, onların gözlerinin aydın olması ve hüzünlenmemeleri ve kendilerine verdiğinle hoşnut olmaları için en uygun olanıdır. Allah, kalplerinizde olanı bilmektedir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Çok Şefkatli'dir.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/51-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنَ — ayne · "kaynağını"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَلِسُلَيْمٰنَ الرّ۪يحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌۚ وَاَسَلْنَا لَهُ عَيْنَ الْقِطْرِۜ وَمِنَ الْجِنِّ مَنْ يَعْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ بِاِذْنِ رَبِّه۪ۜ وَمَنْ يَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ اَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِ السَّع۪يرِ

Ve li suleymaner riha guduvvuha şehrun ve revahuha şehr, ve eselna lehu aynel kıtr, ve minel cinni men ya'melu beyne yedeyhi bi izni rabbih, ve men yezıg minhum an emrina nuzıkhu min azabis sair.

Sabahleyin bir aylık yol gitmeyi, akşamleyin bir aylık yoldan geri dönmeyi sağlayan rüzgar, Süleyman içindi. Ve erimiş bakırı kaynağından ona akıttık. Ve cinnlerden, Rabb'inin izni ile onun elinin altında çalışanlar vardı. Onlardan kim emrimizden çıkacak olsa, ona alevli ateşin azabından tattırdık.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/12-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعُيُونِ — l-uyuni · "çeşmeler-"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

وَجَعَلْنَا ف۪يهَا جَنَّاتٍ مِنْ نَخ۪يلٍ وَاَعْنَابٍ وَفَجَّرْنَا ف۪يهَا مِنَ الْعُيُونِۙ

Ve cealna fiha cennatin min nahilin ve a'nabin ve feccerna fiha minel uyun.

Orada hurma ve üzüm bahçeleri yaptık. Ve orada pınarlar akıttık.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/34-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 66. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْيُنِهِمْ — ea'yunihim · "gözleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

وَلَوْ نَشَٓاءُ لَطَمَسْنَا عَلٰٓى اَعْيُنِهِمْ فَاسْتَبَقُوا الصِّرَاطَ فَاَنّٰى يُبْصِرُونَ

Ve lev neşau le tamesna ala a'yunihim festebekus sırata fe enna yubsırun.

Eğer dileseydik, elbette gözlerini kör ederdik de yol bulmak için koşuşturup dururlardı. Yollarını nasıl bulacaklardı ki?

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/66-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 45. ayet

- **Geçtiği form:** مَّعِينٍۭ — meiynin · "akan kaynak-"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِكَأْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ

Yutafu aleyhim bi ke'sin min main.

Etraflarında kaynaklardan doldurulmuş kaseler dolaştırılır.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/45-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** عِينٌۭ — iynun · "iri gözlü (eşler)"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · merfu` isim · belirsiz

وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ ع۪ينٌۙ

Ve indehum kasıratut tarfı in.

Yanlarında bakışlarını koruyanlar vardır.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/48-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَعْيُنِ — l-ea'yuni · "gözlerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

يَعْلَمُ خَٓائِنَةَ الْاَعْيُنِ وَمَا تُخْفِي الصُّدُورُ

Ya'lemu hainetel a'yuni ve ma tuhfis sudur.

O, bakışlardaki art niyeti ve göğüslerin gizlediğini bilir.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/19-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 71. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَعْيُنُ ۖ — l-ea'yunu · "gözlerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِصِحَافٍ مِنْ ذَهَبٍ وَاَكْوَابٍۚ وَف۪يهَا مَا تَشْتَه۪يهِ الْاَنْفُسُ وَتَلَذُّ الْاَعْيُنُۚ وَاَنْتُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَۚ

Yutafu aleyhim bi sıhafin min zehebin ve ekvab, ve fiha ma teştehihil enfusu ve telezzul a'yun, ve entum fiha halidun.

Onların etraflarında altından tepsiler ve bardaklarla dolaşılır. Orada, canların çektiği, gözlerin hoşlandığı her şey vardır. Ve siz orada sürekli kalacaksınız.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/71-ayet-meali.md_

### 44. Duhan suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** وَعُيُونٍۢ — ve uyunin · "ve çeşmeler(den)"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim · belirsiz

كَمْ تَرَكُوا مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ

Kem tereku min cennatin ve uyun.

Onlar, bahçelerden, pınarlardan nicelerini geride bıraktılar.

_https://acikkuran.com/duhan-suresi/25-ayet-meali.md_

### 44. Duhan suresi 52. ayet

- **Geçtiği form:** وَعُيُونٍۢ — ve uyunin · "ve çeşme başlarında"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim · belirsiz

ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۚ

Fi cennatin ve uyun.

Bahçelerde ve pınar başlarında.

_https://acikkuran.com/duhan-suresi/52-ayet-meali.md_

### 44. Duhan suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** عِينٍۢ — iynin · "iri gözlü"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim · belirsiz

كَذٰلِكَ۠ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍۜ

Kezalik, ve zevvecnahum bi hurin in.

İşte böyle. Ve onları güzel gözlü hurilerle eşleştirdik.

_https://acikkuran.com/duhan-suresi/54-ayet-meali.md_

### 51. Zariyat suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** وَعُيُونٍ — ve uyunin · "ve çeşme başlarındadırlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim · belirsiz

اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ

İnnel muttekine fi cennatin ve uyunin.

Takva sahipleri ise cennetlerde ve pınarlardadırlar.

_https://acikkuran.com/zariyat-suresi/15-ayet-meali.md_

### 52. Tur suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** عِينٍۢ — iynin · "iri gözlü"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim · belirsiz

مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى سُرُرٍ مَصْفُوفَةٍۚ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍ

Muttekiine ala sururin masfufeh, ve zevvecnahum bi hurin inin.

Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak. Biz, onları temiz, "güzel bakışlı" hurilerle eşleştirmişizdir.

_https://acikkuran.com/tur-suresi/20-ayet-meali.md_

### 52. Tur suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** بِأَعْيُنِنَا ۖ — biea'yunina · "gözlerimizin önündesin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

وَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَاِنَّكَ بِاَعْيُنِنَا وَسَبِّـحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ ح۪ينَ تَقُومُۙ

Vasbir li hukmi rabbike fe inneke bi a'yunina, ve sebbih bi hamdi rabbike hine tekumu.

Rabb'inin hükmünü sabrederek bekle. Sen gözümüzün önündesin. Ve her kalkışında Rabb'ini hamd ile tesbih et.

_https://acikkuran.com/tur-suresi/48-ayet-meali.md_

### 54. Kamer suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** عُيُونًۭا — uyunen · "kaynaklar halinde"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim · belirsiz

وَفَجَّرْنَا الْاَرْضَ عُيُوناً فَالْتَقَى الْمَٓاءُ عَلٰٓى اَمْرٍ قَدْ قُدِرَۚ

Ve feccernel arda uyunen feltekalmau ala emrin kad kudir.

Yeryüzünde de kaynakları fışkırttık. Böylece sular kararlaştırılan amaç için birleşti.

_https://acikkuran.com/kamer-suresi/12-ayet-meali.md_

### 54. Kamer suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** بِأَعْيُنِنَا — biea'yunina · "gözlerimizin önünde"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

تَجْر۪ي بِاَعْيُنِنَاۚ جَزَٓاءً لِمَنْ كَانَ كُفِرَ

Tecri bi a'yunina, cezaen li men kane kufir.

Yalanlanan kimseye bir ödül olarak, gözetimimiz altında yüzüp gidiyordu.

_https://acikkuran.com/kamer-suresi/14-ayet-meali.md_

### 54. Kamer suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** أَعْيُنَهُمْ — ea'yunehum · "gözlerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim

وَلَقَدْ رَاوَدُوهُ عَنْ ضَيْفِه۪ فَطَمَسْنَٓا اَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ

Ve lekad raveduhu an dayfihi fe tamesna a'yunehum fe zuku azabi ve nuzur.

Ant olsun ki onun misafirlerinden cinsel yönden yararlanmak istediler. Bunun üzerine gözlerini sildik. Azabımı ve uyarılarımı tadın.

_https://acikkuran.com/kamer-suresi/37-ayet-meali.md_

### 55. Rahman suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنَانِ — aynani · "iki kaynak"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

ف۪يهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِۚ

Fihi ma aynani tecriyan.

İkisinde de akıp giden iki pınar vardır.

_https://acikkuran.com/rahman-suresi/50-ayet-meali.md_

### 55. Rahman suresi 66. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنَانِ — aynani · "iki kaynak"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

ف۪يهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِۚ

Fihi ma aynani neddahatan.

İkisinde de coşkun iki su kaynağı vardır.

_https://acikkuran.com/rahman-suresi/66-ayet-meali.md_

### 56. Vakıa suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** مَّعِينٍۢ — meiynin · "kaynağından doldurulmuş"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

بِاَكْوَابٍ وَاَبَار۪يقَ وَكَأْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ

Bi ekvabin ve ebarika ve ke'sin min main.

Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve billur kadehler ile.

_https://acikkuran.com/vakia-suresi/18-ayet-meali.md_

### 56. Vakıa suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** عِينٌۭ — iynun · "iri gözlü"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · çoğul · merfu` isim · belirsiz

وَحُورٌ ع۪ينٌۙ

Ve hurun inun.

Güzel bakışlı huriler.

_https://acikkuran.com/vakia-suresi/22-ayet-meali.md_

### 67. Mülk suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** مَّعِينٍۭ — meiynin · "akar"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَصْبَحَ مَٓاؤُ۬كُمْ غَوْراً فَمَنْ يَأْت۪يكُمْ بِمَٓاءٍ مَع۪ينٍ

Kul e re'eytum in asbaha maukum gavren fe men ye'tikum bi main main.

De ki: "Düşünsenize, şayet suyunuz yeraltına çekilse, size akarsuyu kim getirebilir?"

_https://acikkuran.com/mulk-suresi/30-ayet-meali.md_

### 76. İnsan suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنًۭا — aynen · "bir kaynak"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

عَيْناً يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ اللّٰهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْج۪يراً

Aynen yeşrebu biha ibadullahi yufecciruneha tefcira.

Allah'ın kullarının, içtikleri ve diledikleri kadar yararlandıkları bir kaynak.

_https://acikkuran.com/insan-suresi/6-ayet-meali.md_

### 76. İnsan suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنًۭا — aynen · "bir çeşme"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

عَيْناً ف۪يهَا تُسَمّٰى سَلْسَب۪يلاً

Aynen fiha tusemma selsebila.

Selsebil denilen bir pınardan.

_https://acikkuran.com/insan-suresi/18-ayet-meali.md_

### 77. Mürselat suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** وَعُيُونٍۢ — ve uyunin · "ve çeşme başındadırlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim · belirsiz

اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي ظِلَالٍ وَعُيُونٍۙ

İnnel muttekine fi zılalin ve uyun.

Takva sahipleri gölgelerde ve pınar başlarındadırlar.

_https://acikkuran.com/murselat-suresi/41-ayet-meali.md_

### 83. Mutaffifin suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنًۭا — aynen · "bir çeşme (ki)"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

عَيْناً يَشْرَبُ بِهَا الْمُقَرَّبُونَۜ

Aynen yeşrebu bihel mukarrabun.

Bir pınardır, yakınlaştırılmış olanların içtiği.

_https://acikkuran.com/mutaffifin-suresi/28-ayet-meali.md_

### 88. Gaşiye suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنٍ — aynin · "bir göze-"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

تُسْقٰى مِنْ عَيْنٍ اٰنِيَةٍۜ

Tuska min aynin aniyeh.

Kaynar bir kaynaktan içirilirler.

_https://acikkuran.com/gasiye-suresi/5-ayet-meali.md_

### 88. Gaşiye suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنٌۭ — aynun · "bir kaynak"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim · belirsiz

ف۪يهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌۢ

Fiha aynun cariyeh.

Orada devamlı akan bir pınar vardır.

_https://acikkuran.com/gasiye-suresi/12-ayet-meali.md_

### 90. Beled suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنَيْنِ — ayneyni · "iki göz"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · mansub isim

اَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِۙ

E lem nec'al lehu ayneyn.

Ona iki gözü Biz vermedik mi?

_https://acikkuran.com/beled-suresi/8-ayet-meali.md_

### 102. Tekasür suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** عَيْنَ — ayne · "gözle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ الْيَق۪ينِۙ

Summe le terevunneha aynel yakin.

Sonra onu gözlerinizle kesin olarak göreceksiniz.

_https://acikkuran.com/tekasur-suresi/7-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
