# Ayn-Za-Mim — عزم (Ezm)

> Kur'an'da 9 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/Ezm

- **Anlam:** Karar vermek, belirlemek, kararlaştırmak, önermek, bir kararı yerine getirmek, bir şeye gönülden bağlanmak, kesin karar.
- **Türevleri:** عَزَمَ (4) · عَزْم (5)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 227. ayet

- **Geçtiği form:** عَزَمُوا۟ — azemu · "kesin karar verirlerse"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاِنْ عَزَمُوا الطَّـلَاقَ فَاِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ

Ve in azemut talaka fe innallahe semiun alim.

Eğer boşamaya kesin karar verirlerse; kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/227-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 235. ayet

- **Geçtiği form:** تَعْزِمُوا۟ — tea'zimu · "ve kalkışmayın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا عَرَّضْتُمْ بِه۪ مِنْ خِطْبَةِ النِّسَٓاءِ اَوْ اَكْنَنْتُمْ ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ سَتَذْكُرُونَهُنَّ وَلٰكِنْ لَا تُوَاعِدُوهُنَّ سِراًّ اِلَّٓا اَنْ تَقُولُوا قَوْلاً مَعْرُوفاًۜ وَلَا تَعْزِمُوا عُقْدَةَ النِّكَاحِ حَتّٰى يَبْلُغَ الْكِتَابُ اَجَلَهُۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ فَاحْذَرُوهُۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ حَل۪يمٌ۟

Ve la cunahe aleykum fima arradtum bihi min hitbetin nisai ev eknentum fi enfusikum, alimallahu ennekum se tezkurunehunne ve lakin la tuvaıduhunne sirran illa en tekulu kavlen ma'rufa, ve la ta'zimu ukdeten nikahı hatta yeblugal kitabu eceleh, va'lemu ennallahe ya'lemu ma fi enfusikum fahzeruh, va'lemu ennallahe gafurun halim.

Bekleme süresini tamamlamamış kadınlara evlenme isteğinizi sezdirmeniz veya bunu içinizden geçirmenizde bir sakınca yoktur. Allah, sizin onlara karşı olan duygularınızı bilir. Ancak onlara meşru olmayan bir istekte bulunmayın. Kitap'taki emredilen bekleme süresi sona ermeden onlarla nikah akdi yapmaya kalkışmayın. Bilin ki Allah içinizden ne geçirdiğinizi bilir, O'na karşı gelmekten sakının. Bilin ki Allah, Çok Affedici, Çok Hoşgörülüdür.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/235-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 159. ayet

- **Geçtiği form:** عَزَمْتَ — azemte · "karar verdiğin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ لِنْتَ لَهُمْۚ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَل۪يظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَۖ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِي الْاَمْرِۚ فَاِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّل۪ينَ

Fe bima rahmetin minallahi linte lehum, ve lev kunte fazzan galizal kalbi lenfaddu min havlik, fa'fu anhum vestagfir lehum ve şavirhum fil emr, fe iza azamte fe tevekkel alallah, innallahe yuhibbul mutevekkilin.

Allah'tan gelen rahmet sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli biri olsaydın etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları affet. Onlar için bağışlanma dile. Yapacağın işlerde onlara danış. Karar verdikten sonra da artık Allah'a tevekkül et. Kuşkusuz Allah, kendisine tevekkül edenleri sever.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/159-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 186. ayet

- **Geçtiği form:** عَزْمِ — azmi · "yapmağa değer"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

لَتُبْلَوُنَّ ف۪ٓي اَمْوَالِكُمْ وَاَنْفُسِكُمْ وَلَتَسْمَعُنَّ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَمِنَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُٓوا اَذًى كَث۪يراًۜ وَاِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ ذٰلِكَ مِنْ عَزْمِ الْاُمُورِ

Le tublevunne fi emvalikum ve enfusikum ve le tesmeunne minellezine utul kitabe min kablikum ve minellezine eşraku ezen kesira, ve in tasbiru ve tetteku fe inne zalike min azmil umur.

Mallarınızla ve canlarınızla deneneceksiniz. Sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden ve şirk koşanlardan çok üzücü sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve takvalı olursanız, bilin ki bu, kesin kararlılık gösterilmesi gereken işlerdendir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/186-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 115. ayet

- **Geçtiği form:** عَزْمًۭا — azmen · "bir azim"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَلَقَدْ عَهِدْنَٓا اِلٰٓى اٰدَمَ مِنْ قَبْلُ فَنَسِيَ وَلَمْ نَجِدْ لَهُ عَزْماً۟

Ve lekad ahidna ila ademe min kablu fe nesiye ve lem necid lehu azma.

Ant olsun ki Biz, bundan önce Adem'e ahit verdik, ancak o unuttu. Onu azimli bulmadık.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/115-ayet-meali.md_

### 31. Lokman suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** عَزْمِ — azmi · "yapılması gereken"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

يَا بُنَيَّ اَقِمِ الصَّلٰوةَ وَأْمُرْ بِالْمَعْرُوفِ وَانْهَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَاصْبِرْ عَلٰى مَٓا اَصَابَكَۜ اِنَّ ذٰلِكَ مِنْ عَزْمِ الْاُمُورِۚ

Ya buneyye ekımıs salate ve'mur bil ma'rufi venhe anil munkeri vasbir ala ma esabek, inne zalike min azmil umur.

"Ey oğulcuğum! Salatı ikame et, ma'ruf olanı yap, münker olandan sakındır. Karşılaştığın zorluklara sabret. Bunlar kararlılık göstermen gereken şeylerdir."

_https://acikkuran.com/lokman-suresi/17-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** عَزْمِ — azmi · "çok önemli"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

وَلَمَنْ صَبَرَ وَغَفَرَ اِنَّ ذٰلِكَ لَمِنْ عَزْمِ الْاُمُورِ۟

Ve le men sabere ve gafere inne zalike le min azmil umur.

Ancak kim sabreder ve bağışlarsa, büyüklük yapmış olur.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/43-ayet-meali.md_

### 46. Ahkaf suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْعَزْمِ — l-azmi · "azim (ve irade)"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

فَاصْبِرْ كَمَا صَبَرَ اُو۬لُوا الْعَزْمِ مِنَ الرُّسُلِ وَلَا تَسْتَعْجِلْ لَهُمْۜ  كَاَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَ مَا يُوعَدُونَۙ لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا سَاعَةً مِنْ نَهَارٍۜ  بَلَاغٌۚ  فَهَلْ يُهْلَكُ اِلَّا الْقَوْمُ الْفَاسِقُونَ

Fasbir kema sabere ulul azmi miner rusuli ve la testa'cil lehum, ke ennehum yevme yerevne ma yuadune lem yelbesu illa saaten min nehar, belag, fe hel yuhleku illel kavmul fasikun.

O halde Resullerden kararlılık sahibi olanların sabrettikleri gibi sen de sabret! Onlar için aceleci olma. Onlar, kendilerine uyarısı yapılan şeyi gördükleri zaman, dünyada sanki gündüzün bir saati kadar kalmış gibi olurlar. Bu, bir bildirimdir. Artık doğru yoldan sapmış halktan başkası yok edilmez.

_https://acikkuran.com/ahkaf-suresi/35-ayet-meali.md_

### 47. Muhammed suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** عَزَمَ — azeme · "azmedildiği"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

طَاعَةٌ وَقَوْلٌ مَعْرُوفٌ۠ فَاِذَا عَزَمَ الْاَمْرُ۠ فَلَوْ صَدَقُوا اللّٰهَ لَكَانَ خَيْراً لَهُمْۚ

Taatun ve kavlun ma'ruf, fe iza azemel emr, fe lev sadekullahe le kane hayran lehum.

İtaat etmek ve ma'ruf söz söylemektir. Fakat iş kesinleşince Allah'a verdikleri sözde dursalardı elbette bu onlar için hayırlı olan olurdu.

_https://acikkuran.com/muhammed-suresi/21-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-16
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
