# Ha-Fe-Zay — حفظ (HfZ)

> Kur'an'da 44 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/HfZ

- **Anlam:** Bir şeyi korumak/muhafaza etmek/savunmak, bir şeye bakmak, bir şeyin yok olmasını önlemek, bir şey hakkında dikkatli/özenli/düşünceli/ilgili olmak, bir şeyi saklamak, depolamak, tutmak, bir şeyi ezberlemek (hafızaya almak), hatırlamak, savunmak, bir şeyin kaybolmasını engellemek, dikkatli veya uyanık olmak, bir şeye azimle/sürekli/sebatla kendini adamak, tetikte veya ihtiyatlı olmak, bir kişiyi kızdırmak veya kızmak.
- **Türevleri:** حَفِظَ (7) · حِفْظ (3) · حَفِيظ (12) · حَٰفِظ (13) · حَٰفِظَٰت (2) · مَّحْفُوظ (2) · يُحَافِظُ (4) · ٱسْتُحْفِظُ (1)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 238. ayet

- **Geçtiği form:** حَـٰفِظُوا۟ — hafizu · "koruyun"
  - **Dil bilgisi:** fiil · mufa'ale kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ وَالصَّلٰوةِ الْوُسْطٰى وَقُومُوا لِلّٰهِ قَانِت۪ينَ

Hafizu alas salavati ves salatil vusta ve kumu lillahi kanitin.

Salatları ve salatı vustayı koruyucu olun. Allah için içtenlikli olmaya özen gösterin.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/238-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 255. ayet

- **Geçtiği form:** حِفْظُهُمَا ۚ — hifzuhuma · "onları koru(yup gözet)mek"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُح۪يطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا يَؤُ۫دُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ

Allahu la ilahe illa huvel hayyul kayyum, la te'huzuhu sinetun ve la nevm, lehu ma fis semavati ve ma fil ard, menzellezi yeşfeu indehu illa bi iznih ya'lemu ma beyne eydihim ve ma halfehum, ve la yuhitune bi şey'in min ilmihi illa bi ma şae, vesia kursiyyuhus semavati vel ard, ve la yeuduhu hıfzuhuma ve huvel aliyyul azim.

Allah: O'ndan başka ilah yoktur. O, sürekli diridir, koruyup gözetendir. O'nda ne bir dalgınlık olur ne de O'nu bir uyku tutar. Göklerde ve yerde olan her şey O'nundur. İzni olmaksızın O'nun katında şefaatte bulunabilecek kimmiş? Onların önlerinde ve arkalarında olan her şeyi bilir. Onlar, O'nun ilminden ancak dilediği kadarını kavrayabilirler. O'nun egemenliği yeri ve göğü kuşatmıştır. Bunları korumak O'na ağır gelmez. O, Çok Yüce ve Çok Güçlü'dür.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/255-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** حَـٰفِظَـٰتٌۭ — hafizatun · "korurlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · merfu` isim · belirsiz

اَلرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَٓاءِ بِمَا فَضَّلَ اللّٰهُ بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍ وَبِمَٓا اَنْفَقُوا مِنْ اَمْوَالِهِمْۜ فَالصَّالِحَاتُ قَانِتَاتٌ حَافِظَاتٌ لِلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ اللّٰهُۜ وَالّٰت۪ي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّۚ فَاِنْ اَطَعْنَكُمْ فَلَا تَبْغُوا عَلَيْهِنَّ سَب۪يلاًۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلِياًّ كَب۪يراً

Er ricalu kavvamune alan nisai bi ma faddalallahu ba'dahum ala ba'dın ve bi ma enfeku min emvalihim. Fes salihatu kanitatun hafizatun lil gaybi bi ma hafizallah. Vellati tehafune nuşuzehunne fe ızuhunne vahcuruhunn  fil medacıı vadrıbuhunne, fe in ata'nekum fe la tebgu aleyhinne sebila. İnnallahe kane aliyyen kebira.

Erkekler, kadınlar üzerinde kavvamdırlar. Kendi mallarından infak etmelerinden dolayı Allah bazınızı bazınıza göre faddale yapmıştır. İyi düzeltici kadınlar; bağlılık gösteren ve Allah'ın korumasını istediğini, kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Nuşuzundan endişe ettiğiniz kadınlara önce öğüt verin, sonra yataklarında yalnız bırakın, sonra bir süre ayrılın. Eğer size uyarlarsa onların aleyhine bir yol aramayın. Kuşkusuz Allah Çok Yüce'dir ve Çok Büyük'tür.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/34-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** حَفِظَ — hafize · "kendilerini korumasına"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اَلرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَٓاءِ بِمَا فَضَّلَ اللّٰهُ بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍ وَبِمَٓا اَنْفَقُوا مِنْ اَمْوَالِهِمْۜ فَالصَّالِحَاتُ قَانِتَاتٌ حَافِظَاتٌ لِلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ اللّٰهُۜ وَالّٰت۪ي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّۚ فَاِنْ اَطَعْنَكُمْ فَلَا تَبْغُوا عَلَيْهِنَّ سَب۪يلاًۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلِياًّ كَب۪يراً

Er ricalu kavvamune alan nisai bi ma faddalallahu ba'dahum ala ba'dın ve bi ma enfeku min emvalihim. Fes salihatu kanitatun hafizatun lil gaybi bi ma hafizallah. Vellati tehafune nuşuzehunne fe ızuhunne vahcuruhunn  fil medacıı vadrıbuhunne, fe in ata'nekum fe la tebgu aleyhinne sebila. İnnallahe kane aliyyen kebira.

Erkekler, kadınlar üzerinde kavvamdırlar. Kendi mallarından infak etmelerinden dolayı Allah bazınızı bazınıza göre faddale yapmıştır. İyi düzeltici kadınlar; bağlılık gösteren ve Allah'ın korumasını istediğini, kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Nuşuzundan endişe ettiğiniz kadınlara önce öğüt verin, sonra yataklarında yalnız bırakın, sonra bir süre ayrılın. Eğer size uyarlarsa onların aleyhine bir yol aramayın. Kuşkusuz Allah Çok Yüce'dir ve Çok Büyük'tür.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/34-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 80. ayet

- **Geçtiği form:** حَفِيظًۭا — hafizen · "bekçi"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

مَنْ يُطِـعِ الرَّسُولَ فَقَدْ اَطَاعَ اللّٰهَۚ وَمَنْ تَوَلّٰى فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظاًۜ

Men yutiır resule fe kad ataallah, ve men tevella fe ma erselnake aleyhim hafiza.

Kim Resul'e itaat ederse, Allah'a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse çevirsin; biz seni onlara bekçi olarak göndermedik.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/80-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** ٱسْتُحْفِظُوا۟ — stuhfizu · "korumakla görevlendirildiklerinden"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · edilgen · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اِنَّٓا اَنْزَلْنَا التَّوْرٰيةَ ف۪يهَا هُدًى وَنُورٌۚ يَحْكُمُ بِهَا النَّبِيُّونَ الَّذ۪ينَ اَسْلَمُوا لِلَّذ۪ينَ هَادُوا وَالرَّبَّانِيُّونَ وَالْاَحْبَارُ بِمَا اسْتُحْفِظُوا مِنْ كِتَابِ اللّٰهِ وَكَانُوا عَلَيْهِ شُهَدَٓاءَۚ فَلَا تَخْشَوُا النَّاسَ وَاخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ي ثَمَناً قَل۪يلاًۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ

İnna enzelnet tevrate fiha huden ve nur, yahkumu bihen nebiyyunellezine eslemu lillezine hadu ver rabbaniyyune vel ahbaru bimestuhfizu min kitabillahi ve kanu aleyhi şuhedae, fe la tahşevun nase vahşevni ve la teşteru bi ayati semenen kalila ve men lem yahkum bima enzelallahu fe ulaike humul kafirun.

Kuşkusuz, Biz, doğru yola iletici ve aydınlatıcı olan Tevrat'ı indirdik. Teslim olmuş Yahudiler için Nebiler onunla hüküm veriyorlardı. Rabbaniler ve ahbar olanlar da Allah'ın kitabından ezberletilmiş olmasından dolayı, ona tanıklık ediyorlardı. Öyleyse siz insanlardan değil, Bana karşı gelmekten sakının. Benim ayetlerimi az bir bedele değişmeyin! Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, Kafirlerin ta kendileridirler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/44-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 89. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱحْفَظُوٓا۟ — vehfezu · "ve koruyun"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

لَا يُؤَاخِذُكُمُ اللّٰهُ بِاللَّغْوِ ف۪ٓي اَيْمَانِكُمْ وَلٰكِنْ يُؤَاخِذُكُمْ بِمَا عَقَّدْتُمُ الْاَيْمَانَۚ فَكَفَّارَتُهُٓ اِطْعَامُ عَشَرَةِ مَسَاك۪ينَ مِنْ اَوْسَطِ مَا تُطْعِمُونَ اَهْل۪يكُمْ اَوْ كِسْوَتُهُمْ اَوْ تَحْر۪يرُ رَقَبَةٍۜ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلٰثَةِ اَيَّامٍۜ ذٰلِكَ كَفَّارَةُ اَيْمَانِكُمْ اِذَا حَلَفْتُمْۜ وَاحْفَظُٓوا اَيْمَانَكُمْۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

La yuahizukumullahu bil lagvi fi eymanikum ve lakin yuahizukum bima akkadtumul eyman, fe keffaretuhu it'amu aşereti mesakine min evsatı ma tut'ımune ehlikum ev kisvetuhum ev tahriru rakabeh fe men lem yecid fe sıyamu selaseti eyyam zalike keffaretu eymanikum iza haleftum vahfezu eymanekum kezalike yubeyyinullahu lekum ayatihi leallekum teşkurun.

Allah, kasıtsız yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz, ancak bilinçli olarak ettiğiniz yeminlerden dolayı sorumlu tutar. Bunun bedeli ailenize yedirdiğinizin ortalaması üzerinden on yoksulu yedirmek veya onları giydirmek veya bir rekabeyi özgürlüğüne kavuşturmaktır. Fakat bunlara gücü yetmeyene üç gün siyam vardır. Bozduğunuz yeminlerinizin bedeli budur. Yeminlerinizi bozmayın. Allah, size ayetlerini böyle açıklıyor. Umulur ki şükredersiniz.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/89-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** حَفَظَةً — hafezeten · "koruyucu(melek)ler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِه۪ وَيُرْسِلُ عَلَيْكُمْ حَفَظَةًۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ تَوَفَّتْهُ رُسُلُنَا وَهُمْ لَا يُفَرِّطُونَ

Ve huvel kahiru fevka ibadihi ve yursilu aleykum hafazah, hatta iza cae ehadekumul mevtu teveffethu rusuluna ve hum la yuferritun.

O'dur kulları üzerinde kahir olan. Üzerinize gözeticiler gönderir. Sonra da sizden birine ölüm vakti geldiği zaman, Resullerimiz hiç zaman geçirmeden onun canını alırlar.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/61-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 92. ayet

- **Geçtiği form:** يُحَافِظُونَ — yuhafizune · "korurlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · mufa'ale kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَهٰذَا كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ مُبَارَكٌ مُصَدِّقُ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَلِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَاۜ وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ يُؤْمِنُونَ بِه۪ وَهُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ

Ve haza kitabun enzelnahu mubarekun musaddıkullezi beyne yedeyhi ve li tunzire ummel kura ve men havleha, vellezine yu'minune bil ahireti yu'minune bihi ve hum ala salatihim yuhafizun.

Bu, şehirlerin anası ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendisinden öncekileri doğrulayan kutlu bir Kitap'tır. Ahiret'e iman edenler, buna da iman ederler. Ve onlar salatlarını korurlar.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/92-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 104. ayet

- **Geçtiği form:** بِحَفِيظٍۢ — bihafizin · "bekçi"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

قَدْ جَٓاءَكُمْ بَصَٓائِرُ مِنْ رَبِّكُمْۚ فَمَنْ اَبْصَرَ فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ عَمِيَ فَعَلَيْهَاۜ وَمَٓا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِحَف۪يظٍ

Kad caekum basairu min rabbikum fe men ebsara fe li nefsih ve men amiye fe aleyha, ve ma ene aleykum bi hafiz.

Rabb'inizden size basiret verilmiştir. Kim gerçeği görürse kendi yararınadır, kim de gerçeği görmezse kendi aleyhinedir. "Ben üzerinize bekçi değilim."

_https://acikkuran.com/enam-suresi/104-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 107. ayet

- **Geçtiği form:** حَفِيظًۭا ۖ — hafizen · "bekçi"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَٓا اَشْرَكُواۜ وَمَا جَعَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظاًۚ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ

Ve lev şaallahu ma eşreku, ve ma cealnake aleyhim hafiza, ve ma ente aleyhim bi vekil.

Eğer Allah dileseydi, onlar Müşrik olmazlardı. Seni onların üzerine koruyucu yapmadık. Ve Sen onların vekili de değilsin.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/107-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 112. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْحَـٰفِظُونَ — velhafizune · "ve koruyanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

اَلتَّٓائِبُونَ الْعَابِدُونَ الْحَامِدُونَ السَّٓائِحُونَ الرَّاكِعُونَ السَّاجِدُونَ الْاٰمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللّٰهِۜ  وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ

Ettaibunel abidunel hamidunes saihuner rakiunes sacidunel amirune bil ma'rufi ven nahune anil munkeri vel hafizune li hududillah , ve beşşiril mu'minin .

Tevbe edenler, kulluk edenler, hamd edenler, seyahat edenler, ruku edenler, secde edenler, mar'uf olanı yapıp, münker olana engel olanlar; Allah'ın hudutlarını koruyanlardır. Mü'minleri müjdele.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/112-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** حَفِيظٌۭ — hafizun · "koruyandır"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقَدْ اَبْلَغْتُكُمْ مَٓا اُرْسِلْتُ بِه۪ٓ اِلَيْكُمْۜ وَيَسْتَخْلِفُ رَبّ۪ي قَوْماً غَيْرَكُمْۚ وَلَا تَضُرُّونَهُ شَيْـٔاًۜ اِنَّ رَبّ۪ي عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَف۪يظٌ

Fe in tevellev fe kad eblagtukum ma ursiltu bihi ileykum, ve yestahlifu rabbi kavmen gayrekum, ve la tedurrunehu şey'a, inne rabbi ala kulli şey'in hafiz.

"Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki size iletmek üzere gönderildiğim mesajı size ilettim. Rabb'im, yerinize sizden başka bir halk getirebilir ve siz O'na hiçbir şekilde engel olamazsınız. Rabb'im, her şeyi koruyup gözetendir."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/57-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 86. ayet

- **Geçtiği form:** بِحَفِيظٍۢ — bihafizin · "bir koruyucu"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

بَقِيَّتُ اللّٰهِ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ وَمَٓا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِحَف۪يظٍ

Bakıyyetullahi hayrun lekum in kuntum mu'minin, ve ma ene aleykum bi hafiz.

"Eğer Mü'minler iseniz, Allah'ın bıraktığı sizin için hayırlı olandır. Yoksa ben, gözetleyiciniz değilim."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/86-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** لَحَـٰفِظُونَ — lehafizune · "koruruz"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

اَرْسِلْهُ مَعَنَا غَداً يَرْتَعْ وَيَلْعَبْ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ

Ersilhu ma ana gaden yerta' ve yel'ab ve inna lehu lehafizun.

"Onu, yarın bizimle beraber gönder. Dilediğince gezip eğlensin. Biz ona sahip çıkarız."

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/12-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 55. ayet

- **Geçtiği form:** حَفِيظٌ — hafizun · "iyi korur"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

قَالَ اجْعَلْن۪ي عَلٰى خَزَٓائِنِ الْاَرْضِۚ اِنّ۪ي حَف۪يظٌ عَل۪يمٌ

Kalec'alni ala hazainil ard, inni hafizun alim.

Yusuf: "Beni ülkenin hazinelerinin başına tayin et. Zira ben onları korurum ve iyi bilirim." dedi.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/55-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 63. ayet

- **Geçtiği form:** لَحَـٰفِظُونَ — lehafizune · "mutlaka koruruz"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

فَلَمَّا رَجَعُٓوا اِلٰٓى اَب۪يهِمْ قَالُوا يَٓا اَبَانَا مُنِـعَ مِنَّا الْكَيْلُ فَاَرْسِلْ مَعَنَٓا اَخَانَا نَكْتَلْ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ

Fe lemma receu ila ebihim kalu ya ebana munia minnel keylu fe ersil meana ehana nektel ve inna lehu le hafizun.

Babalarının yanına vardıklarında: "Ey babamız! Kardeşimizi bizimle birlikte gönder ki tahıl alalım. Yoksa bize tahıl verilmeyecek. Onu mutlaka koruruz." dediler.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/63-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** حَـٰفِظًۭا ۖ — hafizen · "koruyan"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim · belirsiz

قَالَ هَلْ اٰمَنُكُمْ عَلَيْهِ اِلَّا كَمَٓا اَمِنْتُكُمْ عَلٰٓى اَخ۪يهِ مِنْ قَبْلُۜ فَاللّٰهُ خَيْرٌ حَافِظاًۖ وَهُوَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ

Kale hel amenukum aleyhi illa kema emintukum ala ahihi min kabl, fallahu hayrun hafiza ve huve erhamur rahimin.

"Size güvenir miyim hiç? Bundan önce kardeşiniz hakkında da size güvenmiştim! Ama en iyi koruyucu Allah'tır ve O, merhamet edenlerin en merhametlisidir." dedi.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/64-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 65. ayet

- **Geçtiği form:** وَنَحْفَظُ — ve nehfezu · "ve koruruz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَمَّا فَتَحُوا مَتَاعَهُمْ وَجَدُوا بِضَاعَتَهُمْ رُدَّتْ اِلَيْهِمْۜ قَالُوا يَٓا اَبَانَا مَا نَبْغ۪يۜ هٰذِه۪ بِضَاعَتُنَا رُدَّتْ اِلَيْنَاۚ وَنَم۪يرُ اَهْلَنَا وَنَحْفَظُ اَخَانَا وَنَزْدَادُ كَيْلَ بَع۪يرٍۜ ذٰلِكَ كَيْلٌ يَس۪يرٌ

Ve lemma fetehu metaahum vecedu bidaatehum ruddet ileyhim, kalu ya ebana ma nebgi, hazihi bidaatuna ruddet ileyna, ve nemiru ehlena ve nahfazu ehana ve nezdadu keyle beir , zalike keylun yesir.

Tahıl yüklerini açtıklarında verdikleri bedelin kendilerine geri verilmiş olduğunu gördüler. "Ey babamız! Bak sermayemiz bize geri verilmiş. Daha ne istiyoruz! Onunla da kendimize tahıl getiririz. Kardeşimizi de koruruz. Fazladan bir deve yükü daha alırız. Zaten bu bize yetmez." dediler.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/65-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 81. ayet

- **Geçtiği form:** حَـٰفِظِينَ — hafizine · "muhafızları"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

اِرْجِعُٓوا اِلٰٓى اَب۪يكُمْ فَقُولُوا يَٓا اَبَانَٓا اِنَّ ابْنَكَ سَرَقَۚ وَمَا شَهِدْنَٓا اِلَّا بِمَا عَلِمْنَا وَمَا كُنَّا لِلْغَيْبِ حَافِظ۪ينَ

Irciu ila ebikum fe kulu ya ebana innebneke serak, ve ma şehidna illa bima alimna ve ma kunna lil gaybi hafizin.

"Siz dönün! Babanıza deyin ki: Ey babamız! İnan ki oğlun hırsızlık yaptı. Biz bildiğimizden başka bir şeye tanıklık etmedik; işin iç yüzünü de bilmiyoruz."

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/81-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** يَحْفَظُونَهُۥ — yehfezunehu · "onu korurlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

لَهُ مُعَقِّبَاتٌ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ يَحْفَظُونَهُ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْۜ وَاِذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِقَوْمٍ سُٓوءاً فَلَا مَرَدَّ لَهُۚ وَمَا لَهُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَالٍ

Lehu muakkibatun min beyni yedeyhi ve min halfihi yahfezunehu min emrillah, innallahe la yugayyiru ma bi kavmin hatta yugayyiru ma bi enfusihim, ve iza eradallahu bi kavmin suen fe la meredde leh, ve ma lehum min dunihi min val.

Onu her şeyi ile izleyenler vardır. Allah'ın işinden olarak onu gözetlerler. Kuşkusuz bir halk kendi durumunu değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez. Ve Allah, kötü bir halka ceza vermeyi istediğinde hiçbir güç bunu engelleyemez. Onlar için O'ndan başka bir veli yoktur.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/11-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** لَحَـٰفِظُونَ — lehafizune · "koruyucuları"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ

İnna nahnu nezzelnez zikre ve inna lehu le hafizun.

Zikri Biz indirdik ve kesinlikle onun koruyucusu da Biziz.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/9-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** وَحَفِظْنَـٰهَا — ve hafiznaha · "ve onu koruduk"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

وَحَفِظْنَاهَا مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ رَج۪يمٍۙ

Ve hafıznaha min kulli şeytanin recim.

Onu her racim şeytandan koruduk.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/17-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** مَّحْفُوظًۭا ۖ — mehfuzen · "korunmuş"
  - **Dil bilgisi:** isim · edilgen · eril · mansub isim · belirsiz

وَجَعَلْنَا السَّمَٓاءَ سَقْفاً مَحْفُوظاًۚ وَهُمْ عَنْ اٰيَاتِهَا مُعْرِضُونَ

Ve cealnes semae sakfen mahfuza, ve hum an ayatiha mu'ridun.

Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar hala ayetlerimden yüz çeviriyorlar.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/32-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 82. ayet

- **Geçtiği form:** حَـٰفِظِينَ — hafizine · "onun emrinde tutuyor"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَمِنَ الشَّيَاط۪ينِ مَنْ يَغُوصُونَ لَهُ وَيَعْمَلُونَ عَمَلاً دُونَ ذٰلِكَۚ وَكُنَّا لَهُمْ حَافِظ۪ينَۙ

Ve mineş şeyatini men yegusune lehu ve ya'melune amelen dune zalik, ve kunna lehum hafızin.

Ve şeytanlardan kendisi için dalgıçlık eden ve bundan başka iş yapanlar vardı. Onları gözetim altında tutuyorduk.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/82-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** حَـٰفِظُونَ — hafizune · "korurlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَۙ

Vellezine hum li furucihim hafizun.

Ve onlar, ırzlarını korurlar.

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/5-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** يُحَافِظُونَ — yuhafizune · "korurlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · mufa'ale kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَوَاتِهِمْ يُحَافِظُونَۢ

Vellezine hum ala salavatihim yuhafızun.

Onlar, salatlarını koruyan kimselerdir.

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/9-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** وَيَحْفَظُوا۟ — ve yehfezu · "ve korusunlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

قُلْ لِلْمُؤْمِن۪ينَ يَغُضُّوا مِنْ اَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْۜ ذٰلِكَ اَزْكٰى لَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ

Kul lil mu'minine yaguddu min ebsarihim ve yahfezu furucehum, zalike ezka lehum, innellahe habirun bima yasneun.

Mü'min erkeklere söyle, bakışlarından bir kısmını sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu onlar için daha arınmışcadır. Allah, davranışlarından haberdardır.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/30-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** وَيَحْفَظْنَ — ve yehfezne · "ve korusunlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ اَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْد۪ينَ ز۪ينَتَهُنَّ اِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلٰى جُيُوبِهِنَّۖ وَلَا يُبْد۪ينَ ز۪ينَتَهُنَّ اِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ اَوْ اٰبَٓائِهِنَّ اَوْ اٰبَٓاءِ بُعُولَتِهِنَّ اَوْ اَبْنَٓائِهِنَّ اَوْ اَبْنَٓاءِ بُعُولَتِهِنَّ اَوْ اِخْوَانِهِنَّ اَوْ بَن۪ٓي اِخْوَانِهِنَّ اَوْ بَن۪ٓي اَخَوَاتِهِنَّ اَوْ نِسَٓائِهِنَّ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُنَّ اَوِ التَّابِع۪ينَ غَيْرِ اُو۬لِي الْاِرْبَةِ مِنَ الرِّجَالِ اَوِ الطِّفْلِ الَّذ۪ينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلٰى عَوْرَاتِ النِّسَٓاءِۖ وَلَا يَضْرِبْنَ بِاَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْف۪ينَ مِنْ ز۪ينَتِهِنَّۜ وَتُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ جَم۪يعاً اَيُّهَ الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Ve kul lil mu'minati yagdudne min ebsarihinne ve yahfazne furucehunne, ve la yubdine zinetehunneilla ma zahera minha, vel yadribne bi humurihinne ala cuyubihinne, ve la yubdine zinetehunne illa li buuletihinne ev abaihinne ev abai buuletihinne ev ebnaihinne ev ebnai buuletihinne ev ıhvanihinne ev beni ıhvanihinne ev beni ehavatihinne ev nisaihinne ev ma meleket eymanuhunne evit tabiine gayri ulil irbeti miner ricali evit tıflillezine lem yazharu ala avratin nisai, ve la yadribne bi erculihinne li yu'leme ma yuhfine min zinetihinn, ve tubu ilallahi cemian eyyuhel mu'minune leallekum tuflihun.

Ve de Mü'min kadınlara söyle, bakışlarından bir kısmını sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Doğal olarak görünmesi gerekli olanlar dışında, ziynetlerini açığa vurmasınlar. Örtüleri ile göğüslerini örtsünler. Ziynetlerini; kocaları, babaları, kocalarının babaları, oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kadınların tamamı, yeminle sahip oldukları, kadına ihtiyaç duymayan erkek hizmetliler, kadınların avret yerlerinin henüz farkında olamayan çocuklar hariç, açığa vurmasınlar. Korudukları ziynetleri bilinsin diye, ayaklarını vurmasınlar. Ey Mü'minler! Hepiniz topluca Allah'a tevbe edin. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/31-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْحَـٰفِظِينَ — velhafizine · "koruyan erkekler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

اِنَّ الْمُسْلِم۪ينَ وَالْمُسْلِمَاتِ وَالْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِق۪ينَ وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِر۪ينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْخَاشِع۪ينَ وَالْخَاشِعَاتِ وَالْمُتَصَدِّق۪ينَ وَالْمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّٓائِم۪ينَ وَالصَّٓائِمَاتِ وَالْحَافِظ۪ينَ فُرُوجَهُمْ وَالْحَافِظَاتِ وَالذَّاكِر۪ينَ اللّٰهَ كَث۪يراً وَالذَّاكِرَاتِ اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْراً عَظ۪يماً

İnnel muslimine vel muslimati vel mu'minine vel mu'minati vel kanitine vel kanitati ves sadikine ves sadikati ves sabirine ves sabirati vel haşiine vel haşiati vel mutesaddikine vel mutesaddikati ves saimine ves saimati vel hafızine furucehum vel hafızati vez zakirinallahe kesiren vez zakirati eaddallahu lehum magfireten ve ecren azima.

Müslim erkekler ve Müslim kadınlar, Mü'min erkekler ve Mü'min kadınlar, adanmış erkekler ve adanmış kadınlar, sadık erkekler ve sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, huşulu erkekler ve huşulu kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, saim olan erkekler ve saim olan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar ve Allah'ı çok zikreden erkekler ve Allah'ı çok zikreden kadınlar; Allah, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamıştır.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/35-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْحَـٰفِظَـٰتِ — velhafizati · "ve koruyan kadınlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mansub isim

اِنَّ الْمُسْلِم۪ينَ وَالْمُسْلِمَاتِ وَالْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِق۪ينَ وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِر۪ينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْخَاشِع۪ينَ وَالْخَاشِعَاتِ وَالْمُتَصَدِّق۪ينَ وَالْمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّٓائِم۪ينَ وَالصَّٓائِمَاتِ وَالْحَافِظ۪ينَ فُرُوجَهُمْ وَالْحَافِظَاتِ وَالذَّاكِر۪ينَ اللّٰهَ كَث۪يراً وَالذَّاكِرَاتِ اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْراً عَظ۪يماً

İnnel muslimine vel muslimati vel mu'minine vel mu'minati vel kanitine vel kanitati ves sadikine ves sadikati ves sabirine ves sabirati vel haşiine vel haşiati vel mutesaddikine vel mutesaddikati ves saimine ves saimati vel hafızine furucehum vel hafızati vez zakirinallahe kesiren vez zakirati eaddallahu lehum magfireten ve ecren azima.

Müslim erkekler ve Müslim kadınlar, Mü'min erkekler ve Mü'min kadınlar, adanmış erkekler ve adanmış kadınlar, sadık erkekler ve sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, huşulu erkekler ve huşulu kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, saim olan erkekler ve saim olan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar ve Allah'ı çok zikreden erkekler ve Allah'ı çok zikreden kadınlar; Allah, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamıştır.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/35-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** حَفِيظٌۭ — hafizun · "korumaktadır"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

وَمَا كَانَ لَهُ عَلَيْهِمْ مِنْ سُلْطَانٍ اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يُؤْمِنُ بِالْاٰخِرَةِ مِمَّنْ هُوَ مِنْهَا ف۪ي شَكٍّۜ وَرَبُّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَف۪يظٌ۟

Ve ma kane lehu aleyhim min sultanin illa li na'leme men yu'minu bil ahireti mimmen huve minha fi şekk, ve rabbuke ala kulli şeyin hafiz.

Aslında İblisin onlar üzerinde bir sultanlığı yoktu. Fakat Biz, ahirete iman edenle ondan kuşku duyanı ayırt edeceğiz. Senin Rabb'in Her Şeyi Gözetip Koruyan'dır.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/21-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** وَحِفْظًۭا — ve hifzen · "ve (onu) koruduk"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَحِفْظاً مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ مَارِدٍۚ

Ve hıfzan min kulli şeytanin marid.

Bütün marid şeytanlardan koruduk.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/7-ayet-meali.md_

### 41. Fussilet suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** وَحِفْظًۭا ۚ — ve hifzen · "ve koruma ile"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

فَقَضٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ ف۪ي يَوْمَيْنِ وَاَوْحٰى ف۪ي كُلِّ سَمَٓاءٍ اَمْرَهَاۜ وَزَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِمَصَاب۪يحَۗ وَحِفْظاًۜ ذٰلِكَ تَقْد۪يرُ الْعَز۪يزِ الْعَل۪يمِ

Fe kadahunne seb'a semavatin fi yevmeyni ve evha fi kulli semain emreha ve zeyyennes semaed dunya bi mesabiha ve hıfza, zalike takdirul azizil alim.

Böylece onları iki günde yedi gök olarak tamamladı. Ve her göğe işini vahyetti. Ve dünya göğünü kandillerle süsleyip koruduk. İşte bu, Mutlak Üstün Olan ve Her Şeyi Bilen'in takdiridir.

_https://acikkuran.com/fussilet-suresi/12-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** حَفِيظٌ — hafizun · "kollamaktadır"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهُ حَف۪يظٌ عَلَيْهِمْۘ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ

Vellezinettehazu min dunihi evliyallahu hafizun aleyhim ve ma ente aleyhim bi vekil.

Onlar, O'nun yanı sıra veliler edindiler. Allah, onları görüp gözetlemektedir. Sen onlara vekil değilsin.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/6-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** حَفِيظًا ۖ — hafizen · "bekçi"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

فَاِنْ اَعْرَضُوا فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظاًۜ اِنْ عَلَيْكَ اِلَّا الْبَلَاغُۜ وَاِنَّٓا اِذَٓا اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً فَرِحَ بِهَاۜ وَاِنْ تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ فَاِنَّ الْاِنْسَانَ كَفُورٌ

Fe in a'redu fe ma erselnake aleyhim hafiza, in aleyke illel belagu, ve inna iza ezaknal insane minna rahmeten feriha biha, ve in tusibhum seyyietun bi ma kaddemet eydihim fe innel insane kefur.

Buna rağmen eğer yüz çevirirlerse, Biz, seni onların üzerine bekçi olarak göndermedik. Senin üzerine düşen yalnızca çağrıda bulunmaktır. Biz, insana tarafımızdan bir rahmet tattırdığımız zaman, insan ona sevinir. Kendi yaptıklarından dolayı başına bir kötülük gelse, işte o zaman insan kafir kesilir.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/48-ayet-meali.md_

### 50. Kaf suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** حَفِيظٌۢ — hafizun · "(her şeyi) zapteden"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

قَدْ عَلِمْنَا مَا تَنْقُصُ الْاَرْضُ مِنْهُمْۚ وَعِنْدَنَا كِتَابٌ حَف۪يظٌ

Kad alimna ma tenkusul ardu minhum, ve indena kitabun hafizun.

Biz, yerin onlardan neyi eksilttiğini elbette biliyoruz. Yanımızda her şeyi kayda alan bir Kitap vardır.

_https://acikkuran.com/kaf-suresi/4-ayet-meali.md_

### 50. Kaf suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** حَفِيظٍۢ — hafizin · "koruyan"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

هٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ اَوَّابٍ حَف۪يظٍۚ

Haza ma tuadune li kulli evvabin hafiz.

İşte size söz verilen şey budur. Yönelen ve koruyanların tamamı içindir.

_https://acikkuran.com/kaf-suresi/32-ayet-meali.md_

### 70. Mearic suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** حَـٰفِظُونَ — hafizune · "korurlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَۙ

Vellezine hum li furucihim hafizun.

Onlar, ferçlerini korurlar.

_https://acikkuran.com/mearic-suresi/29-ayet-meali.md_

### 70. Mearic suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** يُحَافِظُونَ — yuhafizune · "korurlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · mufa'ale kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَۜ

Vellezine hum ala salatihim yuhafizun.

Onlar, salatlarını korurlar.

_https://acikkuran.com/mearic-suresi/34-ayet-meali.md_

### 82. İnfitar suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** لَحَـٰفِظِينَ — lehafizine · "koruyucular"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَاِنَّ عَلَيْكُمْ لَحَافِظ۪ينَۙ

Ve inne aleykum le hafızin.

Sizin üzerinizde kesinlikle kaydediciler var,

_https://acikkuran.com/infitar-suresi/10-ayet-meali.md_

### 83. Mutaffifin suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** حَـٰفِظِينَ — hafizine · "bekçi olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَمَٓا اُرْسِلُوا عَلَيْهِمْ حَافِظ۪ينَۜ

Ve ma ursilu aleyhim hafızin.

İman Edenlerin üzerlerine gözetici olarak gönderilmediler.

_https://acikkuran.com/mutaffifin-suresi/33-ayet-meali.md_

### 85. Büruc suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** مَّحْفُوظٍۭ — mehfuzin · "korunan"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · edilgen · eril · mecrur isim · belirsiz

ف۪ي لَوْحٍ مَحْفُوظٍ

Fi levhın mahfuz.

Levh-i Mahfuz'dadır.

_https://acikkuran.com/buruc-suresi/22-ayet-meali.md_

### 86. Tarık suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** حَافِظٌۭ — hafizun · "bir koruyucu"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

اِنْ كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌۜ

İn kullu nefsin lemma aleyha hafız.

Hiçbir nefs yoktur ki üzerinde koruyucu bulunmasın.

_https://acikkuran.com/tarik-suresi/4-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-12
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
