# Sad-Dal-Ra — صدر (Sdr)

> Kur'an'da 46 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/Sdr

- **Anlam:** Geri dönmek, geri gelmek, ilerlemek, çıkmak veya kaynaklanmak, ileri gitmek, ilerletmek veya teşvik etmek, gerçekleşmek, olmak, kaynaklanmak, göğse/sine vurmak, başlamak. Kişinin önünde duran veya yüzleştiği herhangi bir şey; dolayısıyla göğüs, sine veya bağır [genellikle zihni anlamında]. Herhangi bir şeyin ön kısmı. Geri gitme veya geri dönüp uzaklaşma.
- **Türevleri:** صَدْر (44) · يَصْدُرُ (1) · يُصْدِرَ (1)

## Geçtiği ayetler

### 3. Ali İmran suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** صُدُورِكُمْ — sudurikum · "göğüslerinizde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

قُلْ اِنْ تُخْفُوا مَا ف۪ي صُدُورِكُمْ اَوْ تُبْدُوهُ يَعْلَمْهُ اللّٰهُۜ وَيَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ

Kul in tuhfu ma fi sudurikum ev tubduhu ya'lemhullah, ve ya'lemu ma fis semavati ve ma fil ard, vallahu ala kulli şey'in kadir.

De ki: "İçinizdekini gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir. O, yerde ve gökte olan her şeyi bilir. Kuşkusuz, Allah Her Şeye Güç Yetiren'dir."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/29-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 118. ayet

- **Geçtiği form:** صُدُورُهُمْ — suduruhum · "göğüslerinde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا بِطَانَةً مِنْ دُونِكُمْ لَا يَأْلُونَكُمْ خَبَالاًۜ وَدُّوا مَا عَنِتُّمْۚ قَدْ بَدَتِ الْبَغْضَٓاءُ مِنْ اَفْوَاهِهِمْۚ وَمَا تُخْف۪ي صُدُورُهُمْ اَكْـبَرُۜ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الْاٰيَاتِ اِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ

Ya eyyuhellezine amenu la tettehızu bitaneten min dunikum la ye'lunekum habala, veddu ma anittum, kad bedetil bagdau min efvahihim, ve ma tuhfi suduruhum ekber, kad beyyenna lekumul ayati in kuntum ta'kılun.

Ey İman Edenler! Birbirinizden başkasını, kendinize sırdaş edinmeyin. Onlar, size zarar vermekten geri durmazlar, sizin sıkıntıya düşmenizi isterler. Gerçi, kinlerini ağızları ile dışa vuruyorlar, ancak kalplerinde gizledikleri kin daha büyüktür. Eğer aklınızı kullanırsanız, ayetlerimizi size açık açık bildirdik.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/118-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 119. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصُّدُورِ — s-suduri · "göğüslerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

هَٓا اَنْتُمْ اُو۬لَٓاءِ تُحِبُّونَهُمْ وَلَا يُحِبُّونَكُمْ وَتُؤْمِنُونَ بِالْكِتَابِ كُلِّه۪ۚ وَاِذَا لَقُوكُمْ قَالُٓوا اٰمَنَّاۗ وَاِذَا خَلَوْا عَضُّوا عَلَيْكُمُ الْاَنَامِلَ مِنَ الْغَيْظِۜ قُلْ مُوتُوا بِغَيْظِكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Ha entum ulai tuhıbbunehum ve la yuhıbbunekum ve tu'minune bil kitabi kullih, ve iza lekukum kalu amenna, ve iza halev addu aleykumul enamile minel gayz, kul mutu bi gayzikum, innallahe alimun bi zatis sudur.

İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz. Siz, bütün kitaplara inandığınız halde onlar sizi sevmezler. Sizinle karşılaştıkları zaman; "iman ettik." derler, yalnız kaldıkları zaman ise size olan öfkelerinden parmaklarını ısırırlar. De ki: "Öfkenizden ölün!" Kuşkusuz, Allah, kalplerin gizlediklerini bilir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/119-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 154. ayet

- **Geçtiği form:** صُدُورِكُمْ — sudurikum · "göğüsleriniz"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

ثُمَّ اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ بَعْدِ الْغَمِّ اَمَنَةً نُعَاساً يَغْشٰى طَٓائِفَةً مِنْكُمْۙ وَطَٓائِفَةٌ قَدْ اَهَمَّتْهُمْ اَنْفُسُهُمْ يَظُنُّونَ بِاللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ ظَنَّ الْجَاهِلِيَّةِۜ يَقُولُونَ هَلْ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ اِنَّ الْاَمْرَ كُلَّهُ لِلّٰهِۜ يُخْفُونَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ مَا لَا يُبْدُونَ لَكَۜ يَقُولُونَ لَوْ كَانَ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ شَيْءٌ مَا قُتِلْنَا هٰهُنَاۜ قُلْ لَوْ كُنْتُمْ ف۪ي بُيُوتِكُمْ لَبَرَزَ الَّذ۪ينَ كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقَتْلُ اِلٰى مَضَاجِعِهِمْۚ وَلِيَبْتَلِيَ اللّٰهُ مَا ف۪ي صُدُورِكُمْ وَلِيُمَحِّصَ مَا ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Summe enzele aleykum min ba'dil gammi emeneten nuasen yagşa taifeten minkum, ve taifetun kad ehemmethum enfusuhum yezunnune billahi gayrel hakkı zannel cahiliyyeh, yekulune hel lena minel emri min şey', kul innel emre kullehu lillah, yuhfune fi enfusihim ma la yubdune lek, yekulune lev kane lena minel emri şey'un ma kutilna hahuna, kul lev kuntum fi buyutikum le berezellezine kutibe aleyhimul katlu ila medaciihim, ve li yebteliyallahu ma fi sudurikum ve li yumahhısa ma fi kulubikum, vallahu alimun bi zatis sudur.

Sonra O, üzüntünün ardından, sizden bir kısmınıza, güven duygusu, sarıp kuşatan bir iç dinginlik indirdi. Bir kısmınız da can kaygısına düşmüştü. Allah hakkında, tıpkı Cahiliye dönemindekine benzer biçimde gerçeğe aykırı bir sanı besliyorlardı. "Bu işten bize ne?" diyorlardı. De ki: "Her şeyin takdiri yalnız Allah'ındır." Sana, açıklamadıkları şeyleri içlerinde gizliyorlar. "Elimizden bir şey gelseydi buralarda öldürülmezdik." diyorlar. De ki: "Evlerinizde kalmış olsaydınız bile, üzerlerine öldürülme yazılmış2 olanlar düşüp ölecekleri yere kendiliğinden çıkıp gelirlerdi. Allah, bunu, göğüslerinizde olanı sınamak ve kalplerinizdekilerini arındırmak için yaptı. Allah, göğüslerin özünü bilir."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/154-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 154. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصُّدُورِ — s-suduri · "göğüslerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

ثُمَّ اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ بَعْدِ الْغَمِّ اَمَنَةً نُعَاساً يَغْشٰى طَٓائِفَةً مِنْكُمْۙ وَطَٓائِفَةٌ قَدْ اَهَمَّتْهُمْ اَنْفُسُهُمْ يَظُنُّونَ بِاللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ ظَنَّ الْجَاهِلِيَّةِۜ يَقُولُونَ هَلْ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ اِنَّ الْاَمْرَ كُلَّهُ لِلّٰهِۜ يُخْفُونَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ مَا لَا يُبْدُونَ لَكَۜ يَقُولُونَ لَوْ كَانَ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ شَيْءٌ مَا قُتِلْنَا هٰهُنَاۜ قُلْ لَوْ كُنْتُمْ ف۪ي بُيُوتِكُمْ لَبَرَزَ الَّذ۪ينَ كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقَتْلُ اِلٰى مَضَاجِعِهِمْۚ وَلِيَبْتَلِيَ اللّٰهُ مَا ف۪ي صُدُورِكُمْ وَلِيُمَحِّصَ مَا ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Summe enzele aleykum min ba'dil gammi emeneten nuasen yagşa taifeten minkum, ve taifetun kad ehemmethum enfusuhum yezunnune billahi gayrel hakkı zannel cahiliyyeh, yekulune hel lena minel emri min şey', kul innel emre kullehu lillah, yuhfune fi enfusihim ma la yubdune lek, yekulune lev kane lena minel emri şey'un ma kutilna hahuna, kul lev kuntum fi buyutikum le berezellezine kutibe aleyhimul katlu ila medaciihim, ve li yebteliyallahu ma fi sudurikum ve li yumahhısa ma fi kulubikum, vallahu alimun bi zatis sudur.

Sonra O, üzüntünün ardından, sizden bir kısmınıza, güven duygusu, sarıp kuşatan bir iç dinginlik indirdi. Bir kısmınız da can kaygısına düşmüştü. Allah hakkında, tıpkı Cahiliye dönemindekine benzer biçimde gerçeğe aykırı bir sanı besliyorlardı. "Bu işten bize ne?" diyorlardı. De ki: "Her şeyin takdiri yalnız Allah'ındır." Sana, açıklamadıkları şeyleri içlerinde gizliyorlar. "Elimizden bir şey gelseydi buralarda öldürülmezdik." diyorlar. De ki: "Evlerinizde kalmış olsaydınız bile, üzerlerine öldürülme yazılmış2 olanlar düşüp ölecekleri yere kendiliğinden çıkıp gelirlerdi. Allah, bunu, göğüslerinizde olanı sınamak ve kalplerinizdekilerini arındırmak için yaptı. Allah, göğüslerin özünü bilir."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/154-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 90. ayet

- **Geçtiği form:** صُدُورُهُمْ — suduruhum · "yürekleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

اِلَّا الَّذ۪ينَ يَصِلُونَ اِلٰى قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌ اَوْ جَٓاؤُ۫كُمْ حَصِرَتْ صُدُورُهُمْ اَنْ يُقَاتِلُوكُمْ اَوْ يُقَاتِلُوا قَوْمَهُمْۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَسَلَّطَهُمْ عَلَيْكُمْ فَلَقَاتَلُوكُمْۚ فَاِنِ اعْتَزَلُوكُمْ فَلَمْ يُقَاتِلُوكُمْ وَاَلْقَوْا اِلَيْكُمُ السَّلَمَۙ فَمَا جَعَلَ اللّٰهُ لَكُمْ عَلَيْهِمْ سَب۪يلاً

İllallezine yasılune ila kavmin beynekum ve beynehum misakun ev caukum hasırat suduruhum en yukatilukum ev yukatilu kavmehum. Ve lev şaallahu le selletahum aleykum fe le katelukum, fe inı'tezelukum fe lem yukatilukum ve elkav ileykumus seleme, fe ma cealallahu lekum aleyhim sebila.

Ancak, aranızda antlaşma olan halka sığınanlar veya ne sizinle ne de kendi halkıyla savaşmayı içine sindiremeyip size gelenler hariç. Eğer Allah dileseydi, onları başınıza musallat ederdi de sizinle savaşırlardı. Eğer tarafsız kalarak ve sizinle savaşmayıp barış isterlerse, Allah onların aleyhinde size bir yol vermemiştir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/90-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصُّدُورِ — s-suduri · "göğüslerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَاذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَم۪يثَاقَهُ الَّذ۪ي وَاثَقَكُمْ بِه۪ٓۙ اِذْ قُلْتُمْ سَمِعْنَا وَاَطَعْنَاۘ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ  اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Vezkuru ni'metellahi aleykum ve misakahullezi vasekakum bihi iz kultum semi'na ve ata'na vettekullah innallahe alimun bizatis sudur.

Allah'ın, size olan nimetini ve "İşittik ve itaat ettik." dediğinizde, onunla sizi bağladığı sözünüzü hatırlayın. Allah'a karşı takvalı olun. Kuşkusuz, Allah göğüslerde olanı gerçeğiyle bilendir.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/7-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 125. ayet

- **Geçtiği form:** صَدْرَهُۥ — sadrahu · "onun göğsünü"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

فَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ اَنْ يَهْدِيَهُ يَشْرَحْ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِۚ وَمَنْ يُرِدْ اَنْ يُضِلَّهُ يَجْعَلْ صَدْرَهُ ضَيِّقاً حَرَجاً كَاَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي السَّمَٓاءِۜ   كَذٰلِكَ يَجْعَلُ اللّٰهُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ

Fe men yuridillahu en yehdiyehu yeşrah sadrehu lil islam, ve men yurid en yudıllehu yec'al sadrehu dayyikan haracen, ke ennema yassa'adu fis semai, kezalike yec'alullahur ricse alallezine la yu'minun.

Allah, kim hidayeti hak ederse onun kalbini İslam'a açar; kime de sapkınlığı hak ederse göğe çıkmaya çalışıyormuşçasına kalbini daraltır, sıkar. Allah, iman etmeyenleri işte böyle sıkıntı içinde bırakır.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/125-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 125. ayet

- **Geçtiği form:** صَدْرَهُۥ — sadrahu · "onun göğsünü"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

فَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ اَنْ يَهْدِيَهُ يَشْرَحْ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِۚ وَمَنْ يُرِدْ اَنْ يُضِلَّهُ يَجْعَلْ صَدْرَهُ ضَيِّقاً حَرَجاً كَاَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي السَّمَٓاءِۜ   كَذٰلِكَ يَجْعَلُ اللّٰهُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ

Fe men yuridillahu en yehdiyehu yeşrah sadrehu lil islam, ve men yurid en yudıllehu yec'al sadrehu dayyikan haracen, ke ennema yassa'adu fis semai, kezalike yec'alullahur ricse alallezine la yu'minun.

Allah, kim hidayeti hak ederse onun kalbini İslam'a açar; kime de sapkınlığı hak ederse göğe çıkmaya çalışıyormuşçasına kalbini daraltır, sıkar. Allah, iman etmeyenleri işte böyle sıkıntı içinde bırakır.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/125-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** صَدْرِكَ — sadrike · "göğsünde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

كِتَابٌ اُنْزِلَ اِلَيْكَ فَلَا يَكُنْ ف۪ي صَدْرِكَ حَرَجٌ مِنْهُ لِتُنْذِرَ بِه۪ وَذِكْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ

Kitabun unzile ileyke fe la yekun fi sadrike haracun minhu litunzire bihi ve zikra lil mu'minin.

Bu, sana indirilen bir Kitap'tır. Onunla uyarıda bulunman ve Mü'minlere öğüt vermen konusunda göğsünde bir sıkıntı olmasın.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/2-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** صُدُورِهِم — sudurihim · "göğüsleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَنَزَعْنَا مَا ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُۚ وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي هَدٰينَا لِهٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِيَ لَوْلَٓا اَنْ هَدٰينَا اللّٰهُۚ  لَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّۜ وَنُودُٓوا اَنْ تِلْكُمُ الْجَنَّةُ اُو۫رِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

Ve neza'na ma fi sudurihim min gıllin tecri min tahtihimul enhar, ve kalul hamdu lillahillezi hedana li haza ve ma kunna li nehtediye levla en hedanallah, lekad caet rusulu rabbina bil hakk, ve nudu en tilkumul cennetu uristumuha bima kuntum ta'melun.

Göğüslerinde tasadan ne varsa çıkarıp almışız. Yanı başlarında ırmaklar akmaktadır. Derler ki: "Bizi buna ulaştıran Allah'a hamdolsun. Eğer Allah bizi doğru yola iletmeseydi biz kendiliğimizden doğru yolu bulamazdık. Ant olsun ki Rabb'imizin Resulleri gerçeği getirmişlerdir." Onlara: "İşte yaptığınız işlere karşılık, hak ettiğiniz Cennet budur." diye seslenilir.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/43-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصُّدُورِ — s-suduri · "göğüslerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اِذْ يُر۪يكَهُمُ اللّٰهُ ف۪ي مَنَامِكَ قَل۪يلاًۜ وَلَوْ اَرٰيكَهُمْ كَث۪يراً لَفَشِلْتُمْ وَلَتَنَازَعْتُمْ فِي الْاَمْرِ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ سَلَّمَۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

İz yurikehumullahu fi menamike kalilen, ve lev erakehum kesiren le feşiltum ve le tenaza'tum fil emri ve lakinnallahe sellem, innehu alimun bi zatis sudur.

Hani Allah, onları sana uykunda az göstermişti. Eğer O, onları sana çok gösterseydi, tedirgin olup ne yapacağınız hususunda anlaşmazlığa düşerdiniz. Fakat Allah, sizi bu tehlikeden korudu. Zira O, göğüslerde olanları en iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/43-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** صُدُورَ — sudura · "göğüslerine"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

قَاتِلُوهُمْ يُعَذِّبْهُمُ اللّٰهُ بِاَيْد۪يكُمْ وَيُخْزِهِمْ وَيَنْصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِن۪ينَۙ

Katiluhum yuazzibhumullahu bi eydikum ve yuhzihim ve yansurkum aleyhim ve yeşfi sudure kavmin mu'minin.

Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onlara azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin. İman Eden halkın göğüslerine şifa versin.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/14-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصُّدُورِ — s-suduri · "gönüllerde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَشِفَٓاءٌ لِمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَ

Ya eyyuhen nasu kad caetkum mev'ızatun min rabbikum ve şifaun lima fis suduri ve huden ve rahmetun lil mu'minin.

Ey insanlar! Rabb'inizden size bir öğüt; göğüslerde olana bir şifa, Mü'minler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/57-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** صُدُورَهُمْ — sudurahum · "göğüslerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

اَلَٓا اِنَّهُمْ يَثْنُونَ صُدُورَهُمْ لِيَسْتَخْفُوا مِنْهُۜ  اَلَا ح۪ينَ يَسْتَغْشُونَ ثِيَابَهُمْۙ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَۚ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

E la innehum yesnune sudurehum li yestahfu minh, e la hine yestagşune siyabehum ya'lemu ma yusirrune ve ma yu'linun, innehu alimun bi zatis sudur.

İyi bilin ki! Onlar, O'ndan düşmanlıklarını gizlemek için iki büklüm olurlar. Yine iyi bilin ki! Onlar, örtülerine büründükleri zaman, O, neyi gizleyip neyi açığa çıkardıklarını bilir. O, göğüslerde olanı en iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/5-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصُّدُورِ — s-suduri · "gönüllerde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اَلَٓا اِنَّهُمْ يَثْنُونَ صُدُورَهُمْ لِيَسْتَخْفُوا مِنْهُۜ  اَلَا ح۪ينَ يَسْتَغْشُونَ ثِيَابَهُمْۙ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَۚ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

E la innehum yesnune sudurehum li yestahfu minh, e la hine yestagşune siyabehum ya'lemu ma yusirrune ve ma yu'linun, innehu alimun bi zatis sudur.

İyi bilin ki! Onlar, O'ndan düşmanlıklarını gizlemek için iki büklüm olurlar. Yine iyi bilin ki! Onlar, örtülerine büründükleri zaman, O, neyi gizleyip neyi açığa çıkardıklarını bilir. O, göğüslerde olanı en iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/5-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** صَدْرُكَ — sadruke · "göğsün"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

فَلَعَلَّكَ تَارِكٌ بَعْضَ مَا يُوحٰٓى اِلَيْكَ وَضَٓائِقٌ بِه۪ صَدْرُكَ اَنْ يَقُولُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ كَنْزٌ اَوْ جَٓاءَ مَعَهُ مَلَكٌۜ اِنَّـمَٓا اَنْتَ نَذ۪يرٌۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَك۪يلٌۜ

Fe lealleke tarikun ba'da ma yuha ileyke ve daikun bihi sadruke en yekulu lev la unzile aleyhi kenzun ev cae meahu melek, innema ente nezir, vallahu ala kulli şey'in vekil.

O halde sen, "Ona bir hazine indirilmeli veya onunla bir melek gelmeli değil miydi?" dedikleri için göğsün daralıp; sana vahyolunanın bir kısmını tebliğ etmekten vaz mı geçeceksin? Sen yalnızca bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/12-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** صُدُورِهِم — sudurihim · "göğüslerindeki"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَنَزَعْنَا مَا ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ اِخْوَاناً عَلٰى سُرُرٍ مُتَقَابِل۪ينَ

Ve neza'na ma fi sudurihim min gıllin ıhvanen ala sururin mutekabilin.

Ve onların göğüslerindeki kötü duyguların tamamını yok ettik. Onlar, kardeşler olarak, tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/47-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 97. ayet

- **Geçtiği form:** صَدْرُكَ — sadruke · "göğsün"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

وَلَقَدْ نَعْلَمُ اَنَّكَ يَض۪يقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَۙ

Ve le kad na'lemu enneke yadiku sadruke bi ma yekulun.

Ant olsun; Biz, onların söylediklerinden dolayı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/97-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 106. ayet

- **Geçtiği form:** صَدْرًۭا — sadran · "göğsünü"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

مَنْ كَفَرَ بِاللّٰهِ مِنْ بَعْدِ ا۪يمَانِه۪ٓ اِلَّا مَنْ اُكْرِهَ وَقَلْبُهُ مُطْمَئِنٌّ بِالْا۪يمَانِ وَلٰكِنْ مَنْ شَرَحَ بِالْكُفْرِ صَدْراً فَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ مِنَ اللّٰهِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ

Men kefere billahi min ba'di imanihi illa men ukrihe ve kalbuhu mutmainnun bil imani ve lakin men şereha bil kufri sadran fe aleyhim gadabun minallah, ve lehum azabun azim.

Kalbi iman ile yatışmış olduğu halde, -baskı ile inkara zorlanan kimse hariç- kim imanından sonra Allah'ı küfrederse ve kim küfre göğüs açarsa, bilsin ki Allah'ın gazabı onların üzerinedir. Bunlar için büyük bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/106-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 51. ayet

- **Geçtiği form:** صُدُورِكُمْ ۚ — sudurikum · "gönlünüzde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اَوْ خَلْقاً مِمَّا يَكْبُرُ ف۪ي صُدُورِكُمْۚ فَسَيَقُولُونَ مَنْ يُع۪يدُنَاۜ قُلِ الَّذ۪ي فَطَرَكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍۚ فَسَيُنْغِضُونَ اِلَيْكَ رُؤُ۫سَهُمْ وَيَقُولُونَ مَتٰى هُوَۜ قُلْ عَسٰٓى اَنْ يَكُونَ قَر۪يباً

Ev halkan mimma yekburu fi sudurikum, fe se yekulune men yuidun, kulillezi fetarakum evvele merreh, fe se yungıdune ileyke ruusehum ve yekulune meta huv, kul asa en yekune kariba.

"Veya göğüslerinizde büyüyen herhangi bir varlık." Sonra da "Bizi kim geri çevirecek?" diyecekler. De ki: "Size ilk defa fıtrat belirlemiş olan." Alaylı alaylı başlarını sallayarak: "Ne zamandır o?" diyecekler. De ki: "Belki de pek yakın bir zamanda."

_https://acikkuran.com/isra-suresi/51-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** صَدْرِى — sadri · "göğsümü"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

قَالَ رَبِّ اشْرَحْ ل۪ي صَدْر۪يۙ

Kale rabbişrah li sadri.

"Rabb'im! Göğsüme genişlik ver." dedi.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/25-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصُّدُورِ — s-suduri · "göğüsler"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَٓا اَوْ اٰذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَاۚ فَاِنَّهَا لَا تَعْمَى الْاَبْصَارُ وَلٰكِنْ تَعْمَى الْقُلُوبُ الَّت۪ي فِي الصُّدُورِ

E fe lem yesiru fil ardı fe tekune lehum kulubun ya'kılune biha ev azanunyesmeune biha, fe inneha la ta'mal ebsaru ve lakin ta'mal kulubulleti fis sudur.

Onlar, yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki kendilerinin, kendisi ile akıl edecekleri kalpleri veya kendisi ile işitecek kulakları olsun. Gerçek şu ki, kör olan gözler değildir, kör olan göğüslerde olan kalplerdir.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/46-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** صَدْرِى — sadri · "göğsüm"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

وَيَض۪يقُ صَدْر۪ي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَان۪ي فَاَرْسِلْ اِلٰى هٰرُونَ

Ve yadiku sadri ve la yentaliku lisani fe ersil ila harun.

"Göğsüm daralır, dilim dönmez; onun için Harun'u gönder."

_https://acikkuran.com/suara-suresi/13-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 74. ayet

- **Geçtiği form:** صُدُورُهُمْ — suduruhum · "onların göğüslerinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

وَاِنَّ رَبَّكَ لَيَعْلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمْ وَمَا يُعْلِنُونَ

Ve inne rabbeke le ya'lemu ma tukinnu suduruhum ve ma yu'linun.

Rabb'in, onların kalplerinde gizlediklerini de açıkladıklarını da kesin olarak bilmektedir.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/74-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** يُصْدِرَ — yusdira · "sulayıp çekilinceye"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَلَمَّا وَرَدَ مَٓاءَ مَدْيَنَ وَجَدَ عَلَيْهِ اُمَّةً مِنَ النَّاسِ يَسْقُونَۘ وَوَجَدَ مِنْ دُونِهِمُ امْرَاَتَيْنِ تَذُودَانِۚ قَالَ مَا خَطْبُكُمَاۜ قَالَتَا لَا نَسْق۪ي حَتّٰى يُصْدِرَ الرِّعَٓاءُ وَاَبُونَا شَيْخٌ كَب۪يرٌ

Ve lemma verede mae medyene vecede aleyhi ummeten minen nasi yeskun, ve vecede min dunihimumreeteyni tezudan, kale ma hatbukuma, kaleta la neski hatta yusdirar riau ve ebuna şeyhun kebir.

Medyen suyuna vardığında, orada hayvanlarını sulamakta olan birçok İnsan gördü. Bir de sürülerini sulamayı gözetleyen iki kadın vardı. Onlara: "Neden böyle duruyorsunuz?" dedi. "Çobanlar sulayıp çekilmeden biz sulayamayız. Babamız çok ihtiyardır." dediler.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/23-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 69. ayet

- **Geçtiği form:** صُدُورُهُمْ — suduruhum · "göğüslerinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

وَرَبُّكَ يَعْلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمْ وَمَا يُعْلِنُونَ

Ve rabbuke ya'lemu ma tukinnu suduruhum ve ma yu'linun.

Ve Rabb'in, onların sinelerinde gizledikleri şeyleri de açığa vurdukları şeyleri de bilir.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/69-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** صُدُورِ — suduri · "göğüslerinde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ فَاِذَٓا اُو۫ذِيَ فِي اللّٰهِ جَعَلَ فِتْنَةَ النَّاسِ كَعَذَابِ اللّٰهِۜ وَلَئِنْ جَٓاءَ نَصْرٌ مِنْ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ اِنَّا كُنَّا مَعَكُمْۜ اَوَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَعْلَمَ بِمَا ف۪ي صُدُورِ الْعَالَم۪ينَ

Ve minen nasi men yekulu amenna billahi fe iza uziye fillahi ceale fitneten nasi ke azabillah, ve le in cae nasrun min rabbike le yekulunne inna kunna meakum, e ve leysallahu bi a'leme bi ma fi suduril alemin.

Allah'a iman ettiğini söyleyen kimi insanlar vardır ki, Allah yolunda bir eziyet gördükleri zaman, insanların fitnesini Allah'ın azabı ile bir tutarlar. Eğer Rabb'lerinden bir yardım gelecek olsa, kesinlikle, "Kuşku yok ki biz sizinle beraberdik." diyeceklerdir. Oysaki Allah, herkesin göğsünde olanı en iyi bilen değil midir?

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/10-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** صُدُورِ — suduri · "göğüslerde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

بَلْ هُوَ اٰيَاتٌ بَيِّنَاتٌ ف۪ي صُدُورِ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَۜ وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَٓا اِلَّا الظَّالِمُونَ

Bel huve ayatun beyyinatun fi sudurillezine utul ilm, ve ma yechadu bi ayatina illez zalimun.

Hayır! O, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde yer eden apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi zalimlerden başkası yalanlamaz.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/49-ayet-meali.md_

### 31. Lokman suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصُّدُورِ — s-suduri · "göğüslerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَمَنْ كَفَرَ فَلَا يَحْزُنْكَ كُفْرُهُ ۜ اِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ فَنُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Ve men kefere fe la yahzunke kufruh, ileyna merciuhum fe nunebbiuhum bi ma amil, innallahe alimun bi zatis sudur.

Kim de Kafirlik ederse, artık onun Küfrü seni üzmesin. Onların dönüşü yalnızca Biz'edir. Yaptıkları şeyleri haber vereceğiz. Kuşkusuz Allah, sinelerde olanı en iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/lokman-suresi/23-ayet-meali.md_

### 35. Fatır suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصُّدُورِ — s-suduri · "göğüslerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اِنَّ اللّٰهَ عَالِمُ غَيْبِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

İnnallahe alimu gaybis semavati vel ard, innehu alimun bi zatis sudur.

Kuşkusuz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. Kuşkusuz O, göğüslerde olanı en iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/fatir-suresi/38-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصُّدُورِ — s-suduri · "göğüslerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ عَنْكُمْ وَلَا يَرْضٰى لِعِبَادِهِ الْكُفْرَۚ وَاِنْ تَشْكُرُوا يَرْضَهُ۬ لَكُمْۜ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

İn tekfuru fe innallahe ganiyyun ankum, ve la yerda li ıbadihil kufr, ve in teşkuru yerdahu lekum, ve la teziru vaziretun vizra uhra, summe ila rabbikum merciukum fe yunebbiukum bima kuntum ta'melun, innehu alimun bi zatis sudur.

Eğer Küfrederseniz; bilin ki Allah'ın size hiçbir ihtiyacı yoktur. O, kullarının Küfründen hoşnut olmaz. Eğer şükrederseniz ondan hoşnut olur. Hiç kimse bir başkasının yükünü yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabb'inizedir. Böylece yapmış olduklarınızı size haber verecektir. Kuşkusuz O, sinelerde olanı en iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/7-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** صَدْرَهُۥ — sadrahu · "göğsünü"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

اَفَمَنْ شَرَحَ اللّٰهُ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِ فَهُوَ عَلٰى نُورٍ مِنْ رَبِّه۪ۜ فَوَيْلٌ لِلْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ مِنْ ذِكْرِ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ

E fe men şerehallahu sadrehu lil islami fe huve ala nurin min rabbih, fe veylun lil kasiyeti kulubuhum min zikrillah, ulaike fi dalalin mubin.

Allah'ın, göğsünü İslam'a açtığı kimse, Rabb'inden bir ışık üzerinde olmaz mı? Öyleyse Allah'ın öğütlerine karşı kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun! İşte onlar, apaçık bir sapkınlık içindedirler.

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/22-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصُّدُورُ — s-suduru · "göğüslerinde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

يَعْلَمُ خَٓائِنَةَ الْاَعْيُنِ وَمَا تُخْفِي الصُّدُورُ

Ya'lemu hainetel a'yuni ve ma tuhfis sudur.

O, bakışlardaki art niyeti ve göğüslerin gizlediğini bilir.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/19-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 56. ayet

- **Geçtiği form:** صُدُورِهِمْ — sudurihim · "onların göğüslerinde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِ بِغَيْرِ سُلْطَانٍ اَتٰيهُمْۙ اِنْ ف۪ي صُدُورِهِمْ اِلَّا كِبْرٌ مَا هُمْ بِبَالِغ۪يهِۚ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ

İnnellezine yucadilune fi ayatillahi bi gayri sultanin etahum in fi sudurihim illa kibrun ma hum bi baligih, festeiz billah, innehu huves semiul basir.

Yetkili kılınmadıkları halde Allah'ın ayetleri hakkında ileri geri konuşanların kalplerinde, hiçbir zaman tatmin edemeyecekleri bir büyüklenme tutkusu vardır. Sen, Allah'a sığın. O, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/56-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 80. ayet

- **Geçtiği form:** صُدُورِكُمْ — sudurikum · "gönüllerinizdeki"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَلَكُمْ ف۪يهَا مَنَافِـعُ وَلِتَبْلُغُوا عَلَيْهَا حَاجَةً ف۪ي صُدُورِكُمْ وَعَلَيْهَا وَعَلَى الْفُلْكِ تُحْمَلُونَۜ

Ve lekum fiha menafiu ve li teblugu aleyha haceten fi sudurikum ve aleyha ve alel fulki tuhmelun.

Ve sizin için onlarda daha nice yararlar var. Onlarla arzu ettiğiniz yere ulaşırsınız. Onların ve gemilerin üzerinde taşınırsınız.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/80-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصُّدُورِ — s-suduri · "göğüslerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِباًۚ فَاِنْ يَشَأِ اللّٰهُ يَخْتِمْ عَلٰى قَلْبِكَۜ وَيَمْحُ اللّٰهُ الْبَاطِلَ وَيُحِقُّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Em yekuluneftera alallahi keziba, fe in yeşeillahu yahtim ala kalbik, ve yemhullahul batıla ve yuhıkkul hakka bi kelimatih, innehu alimun bi zatis sudur.

Onlar, senin için "Allah'a karşı yalan uydurdu." diyorlar. Oysaki Allah dilerse senin kalbini de mühürler. Batıl'ı yok eder. Ve kelimeleriyle Hakk'ı gerçekleştirir. O, göğüslerde olanı çok iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/24-ayet-meali.md_

### 57. Hadid suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصُّدُورِ — s-suduri · "göğüslerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۜ وَهُوَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Yulicul leyle fin nehari ve yulicun nehare fil leyl ve huve alimun bi zatis sudur.

Geceyi gündüze katar, gündüzü geceye katar. O, göğüslerin özünü en iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/hadid-suresi/6-ayet-meali.md_

### 59. Haşr suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** صُدُورِهِمْ — sudurihim · "göğüslerinde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَالَّذ۪ينَ تَبَوَّؤُ الدَّارَ وَالْا۪يمَانَ مِنْ قَبْلِهِمْ يُحِبُّونَ مَنْ هَاجَرَ اِلَيْهِمْ وَلَا يَجِدُونَ ف۪ي صُدُورِهِمْ حَاجَةً مِمَّٓا اُو۫تُوا وَيُؤْثِرُونَ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌۜ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَۚ

Vellezine tebevveud dare vel imane min kablihim yuhıbbune men hacere ileyhim ve la yecidune fi sudurihim haceten mimma utu ve yu'sirune ala enfusihim ve lev kane bihim hasasah, ve men yuka şuhha nefsihi fe ulaike humul muflihun.

Onlardan önce Medine'yi yurt edinen ve kalplerine iman yerleşmiş olanlar, kendilerine hicret edenleri severler. Onlara verilen ganimetlerden dolayı, -kendileri muhtaç olsa bile- kalplerinde bir kaygı, kıskançlık duymazlar. Onları kendilerine tercih ederler. Kim, kendisini cimrilikten korursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

_https://acikkuran.com/hasr-suresi/9-ayet-meali.md_

### 59. Haşr suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** صُدُورِهِم — sudurihim · "onların kalblerinde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

لَاَنْتُمْ اَشَدُّ رَهْبَةً ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنَ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ

Le entum eşeddu rehbeten fi sudurihim minallahi, zalike bi ennehum kavmun la yefkahun.

Onların yüreklerinde, Allah'a olan korkudan daha fazla size olan korku vardır. Bu onların, gerçeği kavramayan bir halk olmalarındandır.

_https://acikkuran.com/hasr-suresi/13-ayet-meali.md_

### 64. Tegabun suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصُّدُورِ — s-suduri · "göğüslerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Ya'lemu ma fis semavati vel ardı ve ya'lemu ma tusirrune ve ma tu'linun, vallahu alimun bi zatis sudur.

Göklerde ve yerde olanları bilir. Gizlediklerinizi de açığa vurduğunuzu da bilir. Allah, göğüslerin özünü en iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/tegabun-suresi/4-ayet-meali.md_

### 67. Mülk suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصُّدُورِ — s-suduri · "göğüslerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَاَسِرُّوا قَوْلَكُمْ اَوِ اجْهَرُوا بِه۪ۜ  اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Ve esirru kavlekum evicheru bih, innehu alimun bi zatis sudur.

Sözünüzü gizleseniz de açığa vursanız da fark etmez; O, göğüslerde olanı En İyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/mulk-suresi/13-ayet-meali.md_

### 94. İnşirah suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** صَدْرَكَ — sadrake · "göğsünü"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

اَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَۙ

E lem neşrah leke sadrek.

Senin için göğsünü açmadık mı?

_https://acikkuran.com/insirah-suresi/1-ayet-meali.md_

### 99. Zilzal suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** يَصْدُرُ — yesduru · "çıkarlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ اَشْتَاتاً لِيُرَوْا اَعْمَالَهُمْۜ

Yevme izin yasdurun nasu eştaten li yurev a'malehum.

O Gün, insanlar amelleri kendilerine gösterilsin diye grup grup ortaya çıkacaklar.

_https://acikkuran.com/zilzal-suresi/6-ayet-meali.md_

### 100. Adiyat suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصُّدُورِ — s-suduri · "göğüslerde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَحُصِّلَ مَا فِي الصُّدُورِۙ

Ve hussıle ma fis sudur.

Ve göğüslerde olanlar açığa çıkarıldığı zaman,

_https://acikkuran.com/adiyat-suresi/10-ayet-meali.md_

### 114. Nas suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** صُدُورِ — suduri · "göğüslerinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اَلَّذ۪ي يُوَسْوِسُ ف۪ي صُدُورِ النَّاسِۙ

Ellezi yuvesvisu fi sudurin nas.

"O ki insanların göğüslerine vesvese verir,"

_https://acikkuran.com/nas-suresi/5-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-15
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
