# Sad-Lam-Ha — صلح (SlH)

> Kur'an'da 180 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/SlH

- **Anlam:** doğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.
- **Türevleri:** أَصْلَحَ (28) · إِصْلَٰح (7) · صَّٰلِحَٰت (62) · صَلَحَ (2) · صُلْح (2) · صَٰلِح (65) · صَٰلِح2 (9) · مُصْلِح (5)

## Geçtiği ayetler

_Sayfa 1 / 2_

### 2. Bakara suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** مُصْلِحُونَ — muslihune · "düzelticileriz"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِۙ  قَالُٓوا اِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ

Ve iza kile lehum la tufsidu fil ardı, kalu innema nahnu muslihun.

Onlara, "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın." denildiğinde, "Biz ancak düzelticileriz." derler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/11-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "salih işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mansub isim

وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ رِزْقاًۙ قَالُوا هٰذَا الَّذ۪ي رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ وَاُتُوا بِه۪ مُتَشَابِهاًۜ وَلَهُمْ ف۪يهَٓا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَهُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ

Ve beşşirillezine amenu ve amilus salihati enne lehum cennatin tecri min tahtihel enhar, kullema ruziku minha min semeretin rızkan kalu hazellezi ruzıkna min kabl ve utu bihi muteşabiha, ve lehum fiha ezvacun mutahharatun ve hum fiha halidun.

İman edip, salihatı yapanları; içlerinde ırmaklar akan cennetler ile müjdele. Onlara ne zaman yiyecek bir şey sunulsa: "Bu daha önce rızıklandığımız şeydir." derler. Oysa bu onlara benzer olarak verilmiştir. Onlar için arındırılmış eşler vardır. Ve onlar, orada kalıcıdırlar.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/25-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 62. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحًۭا — salihen · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim · belirsiz

اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالنَّصَارٰى وَالصَّابِـ۪ٔينَ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحاً فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

İnnellezine amenu vellezine hadu ven nasara ves sabiine men amene billahi vel yevmil ahiri ve amile salihan fe lehum ecruhum inde rabbihim, ve la havfun aleyhim ve la hum yahzenun.

İman Edenler, Yahudiler, Nesara ve Sabiin; kim Allah'a ve ahiret gününe iman edip salihatı yaptı ise ödüllerini Rabb'leri verecektir. Ve onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/62-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 82. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "yararlı işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mansub isim

وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟

Vellezine amenu ve amilus salihati ulaike ashabul cenneh, hum fiha halidun.

İman edip, salihatı yapanlar Cennet ehlidirler. Ve onlar orada kalıcıdırlar.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/82-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 130. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحِينَ — s-salihine · "salihler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَمَنْ يَرْغَبُ عَنْ مِلَّةِ اِبْرٰه۪يمَ اِلَّا مَنْ سَفِهَ نَفْسَهُۜ وَلَقَدِ اصْطَفَيْنَاهُ فِي الدُّنْيَاۚ وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِح۪ينَ

Ve men yergabu an milleti ibrahime illa men sefihe nefseh, ve lekadistafeynahufid dunya, ve innehu filahireti le mines salihin.

İbrahim'in milletinden, kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir? Ant olsun onu dünyada Biz seçtik; o, ahirette de iyiler arasında yer alacaktır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/130-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 160. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَصْلَحُوا۟ — ve eslehu · "uslananlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا وَاَصْلَحُوا وَبَيَّنُوا فَاُو۬لٰٓئِكَ اَتُوبُ عَلَيْهِمْۚ وَاَنَا التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ

İllellezine tabu ve aslahu ve beyyenu fe ulaike etubu aleyhim, ve enet tevvabur rahim.

Ancak tevbe edip, kendisini düzelten ve gerçeği gizlemeyenlerin tevbelerini kabul ederim. Zira Ben, Tevbeleri Kabul Eden'im, Rahmetim Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/160-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 182. ayet

- **Geçtiği form:** فَأَصْلَحَ — feesleha · "ve düzeltirse"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَمَنْ خَافَ مِنْ مُوصٍ جَنَفاً اَوْ اِثْماً فَاَصْلَحَ بَيْنَهُمْ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟

Fe men hafe min musın cenefen ev ismen fe aslaha beynehum fe la isme aleyh, innallahe gafurun rahim.

Kim, vasiyet edenin yanılacağından veya günaha gireceğinden endişe ederse, taraflar arasında uzlaşma sağlamasında, ona bir günah yoktur. Kuşkusuz Allah Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/182-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 220. ayet

- **Geçtiği form:** إِصْلَاحٌۭ — islahun · "ıslah etmek"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · merfu` isim · belirsiz

فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْيَتَامٰىۜ قُلْ اِصْلَاحٌ لَهُمْ خَيْرٌۜ وَاِنْ تُخَالِطُوهُمْ فَاِخْوَانُكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ الْمُفْسِدَ مِنَ الْمُصْلِحِۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَاَعْنَتَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ

Fid dunya vel ahirah ve yes'eluneke anil yetama kul ıslahun lehum hayr ve in tuhalituhum fe ıhvanukum vallahu ya'lemul mufside minel muslih ve lev şaallahu le a'netekum innallahe azizun hakim.

Dünya ve ahiret hakkında… Bir de sana öksüzleri soruyorlar. De ki: "Onların hayatlarını düzene sokmak, sahipsiz bırakmaya göre hayırlı olandır." Eğer birlikte yaşayacak olursanız, onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncu olanla yapıcı olanı ayırt etmesini bilir. Eğer, Allah dileseydi, sizi zora koşardı. Zira Allah, Çok Güçlü ve Her Şeye Egemen'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/220-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 220. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُصْلِحِ ۚ — l-muslihi · "ıslah eden-"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · mecrur isim

فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْيَتَامٰىۜ قُلْ اِصْلَاحٌ لَهُمْ خَيْرٌۜ وَاِنْ تُخَالِطُوهُمْ فَاِخْوَانُكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ الْمُفْسِدَ مِنَ الْمُصْلِحِۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَاَعْنَتَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ

Fid dunya vel ahirah ve yes'eluneke anil yetama kul ıslahun lehum hayr ve in tuhalituhum fe ıhvanukum vallahu ya'lemul mufside minel muslih ve lev şaallahu le a'netekum innallahe azizun hakim.

Dünya ve ahiret hakkında… Bir de sana öksüzleri soruyorlar. De ki: "Onların hayatlarını düzene sokmak, sahipsiz bırakmaya göre hayırlı olandır." Eğer birlikte yaşayacak olursanız, onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncu olanla yapıcı olanı ayırt etmesini bilir. Eğer, Allah dileseydi, sizi zora koşardı. Zira Allah, Çok Güçlü ve Her Şeye Egemen'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/220-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 224. ayet

- **Geçtiği form:** وَتُصْلِحُوا۟ — ve tuslihu · "ve düzetmeye"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَا تَجْعَلُوا اللّٰهَ عُرْضَةً لِاَيْمَانِكُمْ اَنْ تَبَرُّوا وَتَتَّقُوا وَتُصْلِحُوا بَيْنَ النَّاسِۜ  وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ

Ve la tec'alullahe urdaten li eymanikum en teberru ve tetteku ve tuslihu beynen nas, vallahu semiun alim.

Sakın, Allah adına ettiğiniz yeminleri; iyilik yapmanıza, takva sahibi olmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel kılmayın. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/224-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 228. ayet

- **Geçtiği form:** إِصْلَـٰحًۭا ۚ — islahen · "barışmak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim · belirsiz

وَالْمُطَلَّقَاتُ يَتَرَبَّصْنَ بِاَنْفُسِهِنَّ ثَلٰثَةَ قُرُٓوءٍۜ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ اَنْ يَكْتُمْنَ مَا خَلَقَ اللّٰهُ ف۪ٓي اَرْحَامِهِنَّ اِنْ كُنَّ يُؤْمِنَّ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَبُعُولَتُهُنَّ اَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ اِنْ اَرَادُٓوا اِصْلَاحاًۜ وَلَهُنَّ مِثْلُ الَّذ۪ي عَلَيْهِنَّ بِالْمَعْرُوفِۖ وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟

Vel mutallakatu yeterabbasne bi enfusihinne selasete kuruin, ve la yahıllu lehunne en yektumne ma halakallahu fi erhamihinne in kunne yu'minne billahi vel yevmil ahır, ve buuletuhunne ehakku bi reddihinne fi zalike in eradu ıslaha, ve lehunne mislullezi aleyhinne bil ma'ruf, ve lir ricali aleyhinne dereceh, vallahu azizun hakim.

Boşanan kadınlar, evlenmeksizin üç adet dönemi beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorlarsa, Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal değildir. Eğer bu dönemde kocaları barışmak isterlerse, onlarla yeniden evlenmede daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin, kadınlar üzerindeki haklarına denk, kadınların da erkekler üzerinde meşru hakları vardır. Ancak erkekler, onlar üzerinde öncelik sahibidirler. Kuşkusuz, Allah; Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/228-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 277. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "salih (güzel)"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mansub isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

İnnellezine amenu ve amilus salihati ve ekamus salate ve atevuz zekate lehum ecruhum inde rabbihim, ve la havfun aleyhim ve la hum yahzenun.

İman edip, salihatı yapanların, salatı ikame edenlerin ve zekatı yapanların ödülleri kuşkusuz Rabb'lerinin yanındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/277-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 39. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحِينَ — s-salihine · "iyiler-"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

فَنَادَتْهُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَهُوَ قَٓائِمٌ يُصَلّ۪ي فِي الْمِحْرَابِۙ اَنَّ اللّٰهَ يُبَشِّرُكَ بِيَحْيٰى مُصَدِّقاً بِكَلِمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَسَيِّداً وَحَصُوراً وَنَبِياًّ مِنَ الصَّالِح۪ينَ

Fe nadethul melaiketu ve huve kaimun yusalli fil mihrabi, ennallahe yubeşşiruke bi yahya musaddikan bi kelimetin minallahi ve seyyiden ve hasuran ve nebiyyen mines salihin.

O, mihrapta salat ederken, melekler: " Kuşkusuz Allah, seni Yahya ile müjdeliyor. O, Allah'tan gelen kelimeyi tasdik eden, toplumuna öncülük yapan, kendisine sahip olan, iyilerden bir Nebi olacak." diye seslendiler.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/39-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحِينَ — s-salihine · "ve iyilerden olacaktır"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَيُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلاً وَمِنَ الصَّالِح۪ينَ

Ve yukellimun nase fil mehdi ve kehlen ve mines salihin.

"O, beşikte de yetişkinliğinde de insanlarla konuşacak. O, salihlerden olacaktır."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/46-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "iyi şeyler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mansub isim

وَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُوَفّ۪يهِمْ اُجُورَهُمْۜ  وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِم۪ينَ

Ve emmellezine amenu ve amilus salihati fe yuveffihim ucurehum vallahu la yuhibbuz zalimin.

İman edip salihatı yapanlara gelince: Allah, yaptıklarının karşılığını eksiksiz verecektir. Allah, haksızlık yapanları sevmez.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/57-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 89. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَصْلَحُوا۟ — ve eslehu · "ve uslananlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

İllellezine tabu min ba'di zalike ve aslehu fe innallahe gafurun rahim.

Ancak, bundan sonra tevbe edip kendilerini düzeltenler hariç. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/89-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 114. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحِينَ — s-salihine · "iyiler-"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ مِنَ الصَّالِح۪ينَ

Yu'minune billahi vel yevmil ahiri ve ye'murune bil ma'rufi ve yenhevne anil munkeri ve yusariune fil hayrat, ve ulaike mines salihin.

Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar, ma'rufu yapıp telkin ederler, munkere engel olurlar; hayırda birbirleriyle yarışırlar, işte bunlar salihlerdendir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/114-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَصْلَحَا — ve esleha · "ve uslanırlarsa"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, ikil · geçmiş zaman

وَالَّذَانِ يَأْتِيَانِهَا مِنْكُمْ فَاٰذُوهُمَاۚ فَاِنْ تَابَا وَاَصْلَحَا فَاَعْرِضُوا عَنْهُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ تَـوَّاباً رَح۪يماً

Vellezani ye'tiyaniha minkum fe azuhuma, fe in taba ve asleha fe a'rıdu anhuma. İnnallahe kane tevvaben rahima.

Sizden onu yapan iki er kişiye de eziyet edin. Eğer tevbe eder, kendilerini düzeltirlerse onları rahat bırakın. Allah, Tevbeleri Kabul Eden'dir ve Rahmeti Kesintisiz Olan'dır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/16-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** فَٱلصَّـٰلِحَـٰتُ — fessalihatu · "iyi kadınlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · merfu` isim

اَلرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَٓاءِ بِمَا فَضَّلَ اللّٰهُ بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍ وَبِمَٓا اَنْفَقُوا مِنْ اَمْوَالِهِمْۜ فَالصَّالِحَاتُ قَانِتَاتٌ حَافِظَاتٌ لِلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ اللّٰهُۜ وَالّٰت۪ي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّۚ فَاِنْ اَطَعْنَكُمْ فَلَا تَبْغُوا عَلَيْهِنَّ سَب۪يلاًۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلِياًّ كَب۪يراً

Er ricalu kavvamune alan nisai bi ma faddalallahu ba'dahum ala ba'dın ve bi ma enfeku min emvalihim. Fes salihatu kanitatun hafizatun lil gaybi bi ma hafizallah. Vellati tehafune nuşuzehunne fe ızuhunne vahcuruhunn  fil medacıı vadrıbuhunne, fe in ata'nekum fe la tebgu aleyhinne sebila. İnnallahe kane aliyyen kebira.

Erkekler, kadınlar üzerinde kavvamdırlar. Kendi mallarından infak etmelerinden dolayı Allah bazınızı bazınıza göre faddale yapmıştır. İyi düzeltici kadınlar; bağlılık gösteren ve Allah'ın korumasını istediğini, kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Nuşuzundan endişe ettiğiniz kadınlara önce öğüt verin, sonra yataklarında yalnız bırakın, sonra bir süre ayrılın. Eğer size uyarlarsa onların aleyhine bir yol aramayın. Kuşkusuz Allah Çok Yüce'dir ve Çok Büyük'tür.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/34-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** إِصْلَـٰحًۭا — islahen · "uzlaştırmak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim · belirsiz

وَاِنْ خِفْتُمْ شِقَاقَ بَيْنِهِمَا فَابْعَثُوا حَكَماً مِنْ اَهْلِه۪ وَحَكَماً مِنْ اَهْلِهَاۚ اِنْ يُر۪يدَٓا اِصْلَاحاً يُوَفِّقِ اللّٰهُ بَيْنَهُمَاۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يماً خَب۪يراً

Ve in hıftum şıkaka beynihima feb'asu hakemen min ehlihi ve hakemen min ehliha, in yurida ıslahan yuveffikıllahu beynehuma. İnnallahe kane alimen habira.

Eğer, her ikisinin arasının bozulmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem belirleyin, eğer uzlaşmak isterlerse, Allah onların aralarını bulur. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/35-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mansub isim

وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَداًۜ  لَهُمْ ف۪يهَٓا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌۘ وَنُدْخِلُهُمْ ظِلاًّ ظَل۪يلاً

Vellezine amenu ve amilus salihati se nudhıluhum cennatin tecri min tahtihal enharu halidine fiha ebeda. Lehum fiha ezvacun mutahharatun, ve nudhıluhum zıllen zalila.

İman edip salihatı yapanları da altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyacağız. Onlar, orada kesintisiz olarak sürekli kalıcıdırlar. Orada, kendileri için arındırılmış eşler vardır. Ve onları serin bir gölgeye yerleştireceğiz.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/57-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 69. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلصَّـٰلِحِينَ ۚ — ve ssalihine · "ve Salihlerle"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَمَنْ يُطِـعِ اللّٰهَ وَالرَّسُولَ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَعَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّ۪نَ وَالصِّدّ۪يق۪ينَ وَالشُّهَدَٓاءِ وَالصَّالِح۪ينَۚ وَحَسُنَ اُو۬لٰٓئِكَ رَف۪يقاًۜ

Ve men yutiıllahe ver resule fe ulaike meallezine en'amellahu aleyhim minen nebiyyine ves sıddikine veş şuhedai ves salihin, ve hasune ulaike rafika.

Kim Allah'a ve Resul'e itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği, Nebiler, sıddıklar, şahitler ve salihlerle beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar!

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/69-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 114. ayet

- **Geçtiği form:** إِصْلَـٰحٍۭ — islahin · "düzeltmeyi"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · mecrur isim · belirsiz

لَا خَيْرَ ف۪ي كَث۪يرٍ مِنْ نَجْوٰيهُمْ اِلَّا مَنْ اَمَرَ بِصَدَقَةٍ اَوْ مَعْرُوفٍ اَوْ اِصْلَاحٍ بَيْنَ النَّاسِۜ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ فَسَوْفَ نُؤْت۪يهِ اَجْراً عَظ۪يماً

La hayra fi kesirin min necvahum illa men emera bi sadakatin ev ma'rufin ev ıslahın beynen nas. Ve men yef'al zalikebtigae mardatillahi fe sevfe nu'tihi ecran azima.

Hak gözetmeyi, iyi şeyler yapmayı ve insanların arasını düzeltmeyi isteyenlerin görüşmeleri hariç, onların gizli görüşmelerinde bir hayır yoktur. Kim bunları yalnızca Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, ileride ona büyük bir ödül vereceğiz.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/114-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 122. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mansub isim

وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَداًۜ وَعْدَ اللّٰهِ حَقاًّۜ وَمَنْ اَصْدَقُ مِنَ اللّٰهِ ق۪يلاً

Vellezine amenu ve amilus salihati se nudhiluhum cennatin tecri min tahtihal enharu halidine fiha ebeda. Va'dallahi hakka.  Ve men asdaku minallahi kila.

İman edip, salihatı yapanları, içinde kesintisiz ve ebedi olarak kalacakları, altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyacağız. Allah'ın verdiği söz hakikattir. Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/122-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 124. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "güzel işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

وَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ نَق۪يراً

Ve men ya'mel mines salihati min zekerin ev unsa ve huve mu'minun fe ulaike yedhulunel cennete ve la yuzlemune nakira.

Erkek ve kadın; her kim Mü'min olarak salihatı yaparsa, işte onlar Cennet'e gireceklerdir. Ve onlara zerre kadar haksızlık edilmeyecektir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/124-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 128. ayet

- **Geçtiği form:** يُصْلِحَا — yusliha · "düzeltmelerinde"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, ikil · şimdiki/geniş zaman

وَاِنِ امْرَاَةٌ خَافَتْ مِنْ بَعْلِهَا نُشُوزاً اَوْ اِعْرَاضاً فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَٓا اَنْ يُصْلِحَا بَيْنَهُمَا صُلْحاًۜ وَالصُّلْحُ خَيْرٌۜ وَاُحْضِرَتِ الْاَنْفُسُ الشُّحَّۜ وَاِنْ تُحْسِنُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يراً

Ve in imraetun hafet min ba'liha nuşuzen ev ı'radan fe la cunaha aleyhima en yuslıha beynehuma sulha. Ves sulhu hayr. Ve uhdıratil enfusuş şuhh. Ve in tuhsinu ve tetteku fe innallahe kane bi ma ta'melune habira.

Eğer bir kadın, kocasının nuşuzundan veya kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, uzlaşmaya çalışmalarında bir sakınca yoktur. Uzlaşmak, daha hayırlıdır. Zira benlikler bencilliğe eğimlidir. Eğer arayı düzeltmek ister ve takvalı davranırsanız; Allah, Yaptığınız Her Şeyden Haberdar'dır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/128-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 128. ayet

- **Geçtiği form:** صُلْحًۭا ۚ — sulhen · "anlaşma ile"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَاِنِ امْرَاَةٌ خَافَتْ مِنْ بَعْلِهَا نُشُوزاً اَوْ اِعْرَاضاً فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَٓا اَنْ يُصْلِحَا بَيْنَهُمَا صُلْحاًۜ وَالصُّلْحُ خَيْرٌۜ وَاُحْضِرَتِ الْاَنْفُسُ الشُّحَّۜ وَاِنْ تُحْسِنُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يراً

Ve in imraetun hafet min ba'liha nuşuzen ev ı'radan fe la cunaha aleyhima en yuslıha beynehuma sulha. Ves sulhu hayr. Ve uhdıratil enfusuş şuhh. Ve in tuhsinu ve tetteku fe innallahe kane bi ma ta'melune habira.

Eğer bir kadın, kocasının nuşuzundan veya kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, uzlaşmaya çalışmalarında bir sakınca yoktur. Uzlaşmak, daha hayırlıdır. Zira benlikler bencilliğe eğimlidir. Eğer arayı düzeltmek ister ve takvalı davranırsanız; Allah, Yaptığınız Her Şeyden Haberdar'dır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/128-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 128. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلصُّلْحُ — ve ssulhu · "ve barış"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

وَاِنِ امْرَاَةٌ خَافَتْ مِنْ بَعْلِهَا نُشُوزاً اَوْ اِعْرَاضاً فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَٓا اَنْ يُصْلِحَا بَيْنَهُمَا صُلْحاًۜ وَالصُّلْحُ خَيْرٌۜ وَاُحْضِرَتِ الْاَنْفُسُ الشُّحَّۜ وَاِنْ تُحْسِنُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يراً

Ve in imraetun hafet min ba'liha nuşuzen ev ı'radan fe la cunaha aleyhima en yuslıha beynehuma sulha. Ves sulhu hayr. Ve uhdıratil enfusuş şuhh. Ve in tuhsinu ve tetteku fe innallahe kane bi ma ta'melune habira.

Eğer bir kadın, kocasının nuşuzundan veya kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, uzlaşmaya çalışmalarında bir sakınca yoktur. Uzlaşmak, daha hayırlıdır. Zira benlikler bencilliğe eğimlidir. Eğer arayı düzeltmek ister ve takvalı davranırsanız; Allah, Yaptığınız Her Şeyden Haberdar'dır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/128-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 129. ayet

- **Geçtiği form:** تُصْلِحُوا۟ — tuslihu · "arayı düzeltir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَنْ تَسْتَط۪يعُٓوا اَنْ تَعْدِلُوا بَيْنَ النِّسَٓاءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ فَلَا تَم۪يلُوا كُلَّ الْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَالْمُعَلَّقَةِۜ وَاِنْ تُصْلِحُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُوراً رَح۪يماً

Ve len testatiu en ta'dilu beynen nisai ve lev harastum fe la temilu kullel meyli fe tezeruha kel muallakah. Ve in tuslihu ve tetteku fe innallahe kane gafuran rahima.

Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında tam anlamı ile adaletli olmaya kesinlikle güç yetiremezsiniz. O halde, anlaşmazlığı çözümsüz hale getirip, onları yüzüstü bırakmayın. Eğer, arayı düzelterek, takvalı davranırsanız kuşkusuz ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/129-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 146. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَصْلَحُوا۟ — ve eslehu · "ve uslananlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا وَاَصْلَحُوا وَاعْتَصَمُوا بِاللّٰهِ وَاَخْلَصُوا د۪ينَهُمْ لِلّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَعَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ وَسَوْفَ يُؤْتِ اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ اَجْراً عَظ۪يماً

İllallezine tabu ve aslehu va'tesamu billahi ve ahlesu dinehum lillahi fe ulaike meal mu'minin. Ve sevfe yu'tillahul mu'minine ecran azima.

Ancak tevbe edip, kendilerini düzeltenler, Allah'ın buyruklarına sımsıkı sarılanlar, dinlerini yalnızca Allah'a has kılanlar hariç. İşte bunlar, Mü'minlerle beraberdirler. Allah, zamanı geldiğinde, Mü'minlere büyük bir ödül verecektir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/146-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 173. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mansub isim

فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُوَفّ۪يهِمْ اُجُورَهُمْ وَيَز۪يدُهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۚ وَاَمَّا الَّذ۪ينَ اسْتَنْكَفُوا وَاسْتَكْبَرُوا فَيُعَذِّبُهُمْ عَذَاباً اَل۪يماًۙ وَلَا يَجِدُونَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِياًّ وَلَا نَص۪يراً

Fe emmallezine amenu ve amilus salihati fe yuveffihim ucurahum ve yeziduhum min fadlihi, ve emmallezinestenkefu vestekberu fe yuazzibuhum azaben elimen, ve la yecidune lehum min dunillahi veliyyen ve la nasira.

Ama iman edip, salihatı yapan kimselerin, yaptıklarının karşılığı eksiksiz verilecektir. Ve Kendi fazlından daha da artıracaktır. Ama büyüklük taslayan ve kibirlenen kimselere gelince, onlara can yakıcı bir azap ile azap edecek. Ve onlar, Allah'tan başka ne bir yardımcı ne de bir veli bulabilirler.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/173-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ ۙ — s-salihati · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mansub isim

وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۙ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ عَظ۪يمٌ

Veadellahullezine amenu ve amilus salihati lehum magfiretun ve ecrun azim.

Allah, iman edip salihatı yapanlara söz verdi, onlar için bağışlanma ve büyük bir karşılık vardır.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/9-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 39. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَصْلَحَ — ve esleha · "ve uslanırsa"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَمَنْ تَابَ مِنْ بَعْدِ ظُلْمِه۪ وَاَصْلَحَ فَاِنَّ اللّٰهَ يَتُوبُ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

Fe men tabe min ba'di zulmihi ve aslaha fe innallahe yetubu aleyh innallahe gafurun rahim.

Kim yaptığı haksızlıktan sonra tevbe eder ve uslanırsa, kuşkusuz Allah onun tevbesini kabul eder. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/39-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 69. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحًۭا — salihen · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim · belirsiz

اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالصَّابِـؤُ۫نَ وَالنَّصَارٰى مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحاً فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

İnnellezine amenu vellezine hadu ves sabiune ven nasara men amene billahi vel yevmil ahıri ve amile salihan fe la havfun aleyhim ve la hum yahzenun.

İman Edenler, Yahudiler, Sabiiler ve Nesara; kim Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman etti ve salihatı yaptı ise onlara korku yoktur ve üzülmeyeceklerdir de.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/69-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 84. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحِينَ — s-salihine · "iyi"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَمَا لَنَا لَا نُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَمَا جَٓاءَنَا مِنَ الْحَقِّۙ وَنَطْمَعُ اَنْ يُدْخِلَنَا رَبُّنَا مَعَ الْقَوْمِ الصَّالِح۪ينَ

Ve ma lena la nu'minu billahi ve ma caena minel hakkı ve natmeu en yudhılena rabbuna meal kavmis salihin.

"Ve bize ne oluyor ki, Allah'a ve bize gelen gerçeğe iman etmeyelim: Rabb'imizin bizi iyi kimseler topluluğuna dahil etmesi umut ve beklentisi içinde iken."

_https://acikkuran.com/maide-suresi/84-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 93. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mansub isim

لَيْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جُنَاحٌ ف۪يمَا طَعِمُٓوا اِذَا مَا اتَّقَوْا وَاٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ثُمَّ اتَّقَوْا وَاٰمَنُوا ثُمَّ اتَّقَوْا وَاَحْسَنُواۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ۟

Leyse alellezine amenu ve amilus salihati cunahun fima taimu iza mettekav ve amenu ve amilus salihati summettekav ve amenu summettekav ve ahsenu vallahu yuhibbul muhsinin.

İman eden ve salihatı yapan kimselere; iman edip salihatı yaptıkları sürece takva sahipleri değilken yiyip içtiklerinden dolayı bir sorumluluk yoktur. Sonra takvalı olup, iman ettikleri, sonra takvalı olup iyilik yaptıkları takdirde, bilin ki Allah, muhsin olanları sever.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/93-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 93. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mansub isim

لَيْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جُنَاحٌ ف۪يمَا طَعِمُٓوا اِذَا مَا اتَّقَوْا وَاٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ثُمَّ اتَّقَوْا وَاٰمَنُوا ثُمَّ اتَّقَوْا وَاَحْسَنُواۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ۟

Leyse alellezine amenu ve amilus salihati cunahun fima taimu iza mettekav ve amenu ve amilus salihati summettekav ve amenu summettekav ve ahsenu vallahu yuhibbul muhsinin.

İman eden ve salihatı yapan kimselere; iman edip salihatı yaptıkları sürece takva sahipleri değilken yiyip içtiklerinden dolayı bir sorumluluk yoktur. Sonra takvalı olup, iman ettikleri, sonra takvalı olup iyilik yaptıkları takdirde, bilin ki Allah, muhsin olanları sever.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/93-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَصْلَحَ — ve esleha · "ve uslanırsa"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَل۪ينَ اِلَّا مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۚ فَمَنْ اٰمَنَ وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Ve ma nursilul murseline illa mubeşşirine ve munzirin, fe men amene ve asleha fe la havfun aleyhim ve la hum yahzenun.

Biz elçileri ancak haberdar edici ve uyarıcı olarak gönderdik. Kim iman eder kendisini düzeltirse, onlara korku yoktur, onlar üzülmeyecekler de.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/48-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَصْلَحَ — ve esleha · "ve uslanırsa"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَاِذَا جَٓاءَكَ الَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِنَا فَقُلْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلٰى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَۙ اَنَّهُ مَنْ عَمِلَ مِنْكُمْ سُٓوءاً بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَصْلَحَ فَاَنَّهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

Ve iza caekellezine yu'minune bi ayatina fe kul selamun aleykum ketebe rabbukum ala nefsihir rahmete ennehu men amile minkum suen bi cehaletin summe tabe min ba'dihi ve asleha fe ennehu gafurun rahim.

Ayetlerimize iman etmiş kimseler sana geldiklerinde, "Size selam olsun."de. Rabb'iniz rahmet etmeyi Kendi üzerine yazdı. Sizden kim cehaletle kötü bir şey yapar da ardından tevbe edip kendini düzeltirse, bilsin ki O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/54-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 85. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحِينَ — s-salihine · "salihler-"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَزَكَرِيَّا وَيَحْيٰى وَع۪يسٰى وَاِلْيَاسَۜ كُلٌّ مِنَ الصَّالِح۪ينَۙ

Ve zekeriyya ve yahya ve isa ve ilyas, kullun mines salihin.

Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas da. Hepsi de salihlerdendi.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/85-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَصْلَحَ — ve esleha · "ve uslanan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ اِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ اٰيَات۪يۙ فَمَنِ اتَّقٰى وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Ya beni ademe imma ye'tiyennekum rusulun minkum yekussune aleykum ayati fe menitteka ve asleha fe la havfun aleyhim ve la hum yahzenun.

Ey Adem oğulları! Size, içinizden ayetlerimi anlatan elçiler geldiğinde, her kim takvalı davranır ve kendisini düzeltirse, onlara kaygı yoktur ve onlar üzülmeyecekler de.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/35-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 42. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mansub isim

وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَا نُكَلِّفُ نَفْساً اِلَّا وُسْعَهَاۘ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ

Vellezine amenu ve amilus salihati la nukellifu nefsen illa vus'aha ulaike ashabul cenneh, hum fiha halidun.

İman edip salihatı yapanlar - ki hiç kimseye gücünün yettiğinden başkasını yüklemeyiz- Onlar, orada sürekli kalacaklardır.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/42-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 56. ayet

- **Geçtiği form:** إِصْلَـٰحِهَا — islahiha · "düzeltildikten"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · mecrur isim

وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ بَعْدَ اِصْلَاحِهَا وَادْعُوهُ خَوْفاً وَطَمَعاًۜ اِنَّ رَحْمَتَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ

Ve la tufsidu fil ardı ba'de ıslahıha ved'uhu havfen ve tamaa inne rahmetallahi karibun minel muhsinin.

Ve düzeltildikten sonra, yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na endişe ve ümit ile dua edin. Kuşkusuz Allah'ın rahmeti muhsin olanlara yakındır.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/56-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 73. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحًۭا ۗ — salihen · "Salih'i (gönderdik)"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · mansub isim

وَاِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَـالِـحاًۢ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْۜ هٰذِه۪ نَاقَةُ اللّٰهِ لَكُمْ اٰيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ ف۪ٓي اَرْضِ اللّٰهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Ve ila semude ehahum salihan kale ya kavmi'budullahe ma lekum min ilahin gayruhu, kad caetkum beyyinetun min rabbikum hazihi nakatullahi lekum ayeten fe zeruha te'kul fi ardıllahi ve la temessuha bi suin fe ye'huzekum azabun elim.

Semud halkına da kardeşleri Salih'i gönderdik: "Ey halkım: Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Rabb'inizden size bir beyyinat gelmiştir. İşte şu Allah'ın dişi devesi, sizin için bir ayettir. Bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın. Kötü bir amaçla ona yaklaşmayın. Yoksa sizi yakın bir azab yakalar." dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/73-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحًۭا — salihen · "Salih'in"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · mansub isim

قَالَ الْمَلَأُ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لِلَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِمَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ اَتَعْلَمُونَ اَنَّ صَالِحاً مُرْسَلٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قَالُٓوا اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلَ بِه۪ مُؤْمِنُونَ

Kalel meleullezinestekberu min kavmihi lillezinestud'ıfu li men amene minhum e ta'lemune enne salihan murselun min rabbihi kalu inna bima ursile bihi mu'minun.

Halkının büyüklük taslayan meleleri, içlerinden iman eden mustezaf'lara: "Siz, Salih'in, Rabb'i tarafından gönderilmiş olduğundan emin misiniz?" dediler. Onlar da: "Biz, onunla gönderilen her şeye iman edenlerdeniz." dediler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/75-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 77. ayet

- **Geçtiği form:** يَـٰصَـٰلِحُ — ya salihu · "Salih"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · mansub isim

فَعَقَرُوا النَّاقَةَ وَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ وَقَالُوا يَا صَالِحُ ائْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ

Fe akarun nakate ve atev an emri rabbihim ve kalu ya salihu'tina bima teiduna in kunte minel murselin.

Derken dişi deveyi kestiler ve böylece Rabb'inin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen gerçekten gönderilenlerdensen, haydi bizi tehdit ettiğin şeyleri getir." dediler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/77-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 85. ayet

- **Geçtiği form:** إِصْلَـٰحِهَا ۚ — islahiha · "düzeltildikten"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · mecrur isim

وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْباًۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْم۪يزَانَ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ بَعْدَ اِصْلَاحِهَاۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ

Ve ila medyene ehahum şuayba kale ya kavmi'budullahe ma lekum min ilahin gayruhu kad caetkum beyyinetun min rabbikum fe evful keyle vel mizane ve la tebhasun nase eşyaehum ve la tufsidu fil ardı ba'de ıslahıha zalikum hayrun lekum in kuntum mu'minin.

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı. Dedi ki: "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Rabb'inizden size bir beyyinat gelmiştir. Ölçüyü ve tartıyı tam yapın. İnsanlara mallarını eksik vermeyin. Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer Mü'minler iseniz bu, sizin için hayırlı olandır."

_https://acikkuran.com/araf-suresi/85-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 142. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَصْلِحْ — ve eslih · "ve ıslah et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَوٰعَدْنَا مُوسٰى ثَلٰث۪ينَ لَيْلَةً وَاَتْمَمْنَاهَا بِعَشْرٍ فَتَمَّ م۪يقَاتُ رَبِّه۪ٓ اَرْبَع۪ينَ لَيْلَةًۚ وَقَالَ مُوسٰى لِاَخ۪يهِ هٰرُونَ اخْلُفْن۪ي ف۪ي قَوْم۪ي وَاَصْلِحْ وَلَا تَتَّبِـعْ سَب۪يلَ الْمُفْسِد۪ينَ

Ve vaadna musa selasine leyleten ve etmemnaha bi aşrin fe temme mikatu rabbihi erbaine leyleh, ve kale musa li ahihi harunahlufni fi kavmi ve aslıh ve la tettebi' sebilel mufsidin.

Musa'ya, otuz gece süre verdik, sonra buna on gece daha ekledik. Böylece Rabb'inin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a, "Benim halkım içinde benim yerime geç, onları ıslah et ve bozguncuların yoluna uyma!" dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/142-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 168. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحُونَ — s-salihune · "iyi kişilerdir"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَقَطَّعْنَاهُمْ فِي الْاَرْضِ اُمَماًۚ مِنْهُمُ الصَّالِحُونَ وَمِنْهُمْ دُونَ ذٰلِكَۘ وَبَلَوْنَاهُمْ بِالْحَسَنَاتِ وَالسَّيِّـَٔاتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

Ve katta'nahum fil ardı umema, minhumus salihune ve minhum dune zalike ve belevnahum bil hasenati ves seyyiati leallehum yerciun.

Onları, yeryüzünde topluluklara ayırdık. Onlardan, salih olanlar da vardı olmayanlar da. Belki dönerler diye onları iyiliklerle ve kötülüklerle sınadık.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/168-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 170. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُصْلِحِينَ — l-muslihine · "iyiliğe çalışanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَالَّذ۪ينَ يُمَسِّكُونَ بِالْكِتَابِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۜ اِنَّا لَا نُض۪يعُ اَجْرَ الْمُصْلِح۪ينَ

Vellezine yumessikune bil kitabi ve ekamus salate inna la nudiu ecrel muslihin.

Kitap'a sımsıkı sarılıp, salatı ikame edenlere gelince; kuşkusuz Biz salih olanların emeklerini zayi etmeyiz.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/170-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 189. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحًۭا — salihen · "iyi güzel (bir çocuk)"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim · belirsiz

هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ اِلَيْهَاۚ فَلَمَّا تَغَشّٰيهَا حَمَلَتْ حَمْلاً خَف۪يفاً فَمَرَّتْ بِه۪ۚ فَلَمَّٓا اَثْقَلَتْ دَعَوَا اللّٰهَ رَبَّهُمَا لَئِنْ اٰتَيْتَنَا صَالِحاً لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ

Huvellezi halakakum min nefsin vahıdetin ve ceale minha zevceha li yeskune ileyha, fe lemma tegaşşaha hamelet hamlen hafifen fe merret bihi, fe lemma eskalet deavallahe rabbehuma lein ateytena salihan le nekunenne mineş şakirin.

O, sizi bir tek nefisten yarattı ve kendisi ile sükunet bulsun diye ondan eşini var etti. Eşini sarıp örtünce, eşi hafif bir yük yüklendi. Bir müddet böyle geçti. Yükü ağırlaşınca her ikisi de Rabb'leri olan Allah'a: "Eğer bize Salih bir evlat verirsen elbette Sana şükredenlerden olacağız." diye dua ettiler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/189-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 190. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحًۭا — salihen · "iyi, güzel (bir çocuk)"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim · belirsiz

فَلَمَّٓا اٰتٰيهُمَا صَالِحاً جَعَلَا لَهُ شُرَكَٓاءَ ف۪يمَٓا اٰتٰيهُمَاۚ فَتَعَالَى اللّٰهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Fe lemma atahuma salihan ceala lehu şurakae fima atahuma, fe tealallahu amma yuşrikun.

Fakat onlara, salih bir evlat verince; kendilerine verilen şeyde ona ortaklar koşmaya başladılar. Allah, onların ortak koştukları şeyden yücedir.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/190-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 196. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحِينَ — s-salihine · "iyileri"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

اِنَّ وَلِـِّيَ اللّٰهُ الَّذ۪ي نَزَّلَ الْكِتَابَۘ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِح۪ينَ

İnne veliyyiyallahullezi nezzelel kitabe ve huve yetevelles salihin.

"Kuşkusuz benim velim, Kitap'ı indiren Allah'tır. O, salih olanları koruyup gözetir."

_https://acikkuran.com/araf-suresi/196-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَصْلِحُوا۟ — ve eslihu · "ve düzeltin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَنْفَالِۜ قُلِ الْاَنْفَالُ لِلّٰهِ وَالرَّسُولِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَصْلِحُوا ذَاتَ بَيْنِكُمْۖ وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ

Yes'eluneke anil enfal, kulil enfalu lillahi ver resul, fettekullahe ve aslihu zate beynikum ve etiullahe ve resulehu in kuntum mu'minin.

Sana enfalı soruyorlar. De ki: "Enfal, Allah ve Resul'ü içindir. Eğer Mü'min iseniz Allah'a karşı takva sahibi olun, birbirinizin arasını düzeltin, Allah'a ve Resul'üne itaat edin.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/1-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحِينَ — s-salihine · "yararlı insanlar-"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَمِنْهُمْ مَنْ عَاهَدَ اللّٰهَ لَئِنْ اٰتٰينَا مِنْ فَضْلِه۪ لَنَصَّدَّقَنَّ وَلَنَكُونَنَّ مِنَ الصَّالِح۪ينَ

Ve minhum men ahedallahe le in atana min fadlihi Le nessaddekanne ve le nekunenne mines salihin.

Onlardan kimi de "Eğer lütfundan bize verirse, ant olsun sadaka vereceğiz ve ant olsun salihlerden olacağız." diye Allah'a söz vermişlerdi.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/75-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 102. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحًۭا — salihen · "iyi"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim · belirsiz

وَاٰخَرُونَ اعْتَرَفُوا بِذُنُوبِهِمْ خَلَطُوا عَمَلاً صَالِحاً وَاٰخَرَ سَيِّئاًۜ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

Ve aharuna'terefu bi zunubihim haletu amelen salihan ve ahare seyyia, asallahu en yetube aleyhim, innallahe gafurun rahim.

Diğer bir kısmı da suçlarını itiraf ettiler. Onlar, iyi bir ameli kötü bir amelle karıştırmışlardı. Belki Allah, onların tevbesini kabul eder. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/102-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 120. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحٌ ۚ — salihun · "salih"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

مَا كَانَ لِاَهْلِ الْمَد۪ينَةِ وَمَنْ حَوْلَهُمْ مِنَ الْاَعْرَابِ اَنْ يَتَخَلَّفُوا عَنْ رَسُولِ اللّٰهِ وَلَا يَرْغَبُوا بِاَنْفُسِهِمْ عَنْ نَفْسِه۪ۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ لَا يُص۪يبُهُمْ ظَمَاٌ وَلَا نَصَبٌ وَلَا مَخْمَصَةٌ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا يَطَؤُ۫نَ مَوْطِئاً يَغ۪يظُ الْكُفَّارَ وَلَا يَنَالُونَ مِنْ عَدُوٍّ نَيْلاً اِلَّا كُتِبَ لَهُمْ بِه۪ عَمَلٌ صَالِحٌۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَۙ

Ma kane li ehlil medineti ve men havlehum minel a'rabi en yetehallefu an resulillahi ve la yergabu bi enfusihim an nefsih, zalike bi ennehum la yusibuhum zameun ve la nasabun ve la mahmesatun fi sebilillahi ve la yetaune mevtıan yagizul kuffare ve la yenalune min aduvvin neylen illa kutibe lehum bihi amelun salih, innallahe la yudiu ecrel muhsinin.

Ne Medine halkının ne de etrafındaki Bedevi Arapların, Allah'ın Resul'ünden geri kalmaları ve onun canından önce kendi canlarının kaygısına düşmeleri olacak şeydir. Çünkü Allah yolunda katlanacakları susuzluk, yorgunluk, açlık ve Kafirleri kızdıracak bir yeri zapt etmeleri ve düşmana karşı elde ettikleri başarı, kendilerine salih bir amel olarak yazılacaktır. Zira Allah, muhsin olanların kazanımlarını yok etmez.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/120-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "salih"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mansub isim

اِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعاًۜ وَعْدَ اللّٰهِ حَقاًّۜ اِنَّهُ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ بِالْقِسْطِۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَهُمْ شَرَابٌ مِنْ حَم۪يمٍ وَعَذَابٌ اَل۪يمٌ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ

İleyhi merciukum cemia, va'dallahi hakka, innehu yebdeul halka summe yuiduhu li yecziyellezine amenu ve amilus salihati bil kıst, vellezine keferu lehum şerabun min hamimin ve azabun elimun bima kanu yekfurun.

Hepinizin dönüşü O'nadır. Allah'ın sözü haktır. O, mahlukatı önce yaratır, sonra iman edip salihatı yapanlara adaletle karşılık vermek için tekrar yaratır. Kafirler ise küfürlerinden dolayı, kaynar sudan içecek ve onlara can yakıcı bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/4-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "salih"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mansub isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ يَهْد۪يهِمْ رَبُّهُمْ بِا۪يمَانِهِمْۚ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ

İnnellezine amenu ve amilus salihati yehdihim rabbuhum bi imanihim, tecri min tahtihimul enharu fi cennatin naim.

İman edip, salihatı yapanlara gelince, imanlarından dolayı Rabb'leri onları doğru yola iletir ve içlerinden ırmaklar akan Na'im Cennetlerine koyar.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/9-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 81. ayet

- **Geçtiği form:** يُصْلِحُ — yuslihu · "düzeltmez"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

فَلَمَّٓا اَلْقَوْا قَالَ مُوسٰى مَا جِئْتُمْ بِهِ السِّحْرُۜ اِنَّ اللّٰهَ سَيُبْطِلُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُصْلِحُ عَمَلَ الْمُفْسِد۪ينَ

Fe lemma elkav kale musa ma ci'tum bihis sihr, innallahe se yubtiluh, innallahe la yuslihu amelel mufsidin.

Onlar, atacaklarını atınca Musa: "Sizin bu yaptığınız sihirdir. Allah onu boşa çıkaracaktır. Allah, bozguncuların işini düzeltmez." dedi.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/81-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "salih"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

اِلَّا الَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۜ  اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَب۪يرٌ

İllellezine saberu ve amilus salihat, ulaike lehum magfiretun ve ecrun kebir.

Ancak sabredenler ve salihatı yapanlar hariç. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/11-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاَخْبَتُٓوا اِلٰى رَبِّهِمْۙ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ

İnnellezine amenu ve amilus salihati ve ahbetu ila rabbihim ulaike ashabul cenneh, hum fiha halidun.

İman edip, salihatı yapanlar, Rabb'lerine içtenlikle bağlı olanlar; Cennet ehlidirler. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/23-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحٍۢ ۖ — salihin · "iyi"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mecrur isim · belirsiz

قَالَ يَا نُوحُ اِنَّهُ لَيْسَ مِنْ اَهْلِكَۚ اِنَّهُ عَمَلٌ غَيْرُ صَالِحٍۗ فَلَا تَسْـَٔلْنِ مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌۜ اِنّ۪ٓي اَعِظُكَ اَنْ تَكُونَ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ

Kale ya nuhu innehu leyse min ehlik, innehu amelun gayru salih, fe la tes'elni ma leyse leke bihi ilm, inni eızuke en tekune minel cahilin.

Dedi ki: "Ey Nuh! O senin ehlinden değildir. Zira onun yaptığı doğru olmayan bir işti. Öyleyse hakkında bilgin olmayan şeyi Benden isteme. Cahillerden olmaktan seni sakındırıyorum."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/46-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحًۭا ۚ — salihen · "Salih'i"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · mansub isim

وَاِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحاًۢ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ هُوَ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاسْتَعْمَرَكُمْ ف۪يهَا فَاسْتَغْفِرُوهُ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِۜ اِنَّ رَبّ۪ي قَر۪يبٌ مُج۪يبٌ

Ve ila semude ehahum saliha, kale ya kavmi'budullahe ma lekum min ilahin gayruh, huve enşeekum minel ardı vesta'merekum fiha festagfiruhu summe tubu ileyh, inne rabbi karibun mucib.

Semud halkına da kardeşleri Salih'i gönderdik. Ey halkım: "Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur." dedi. "Sizi yer yüzünde meydana getiren ve sizi orayı imar etmekle görevli kılan O'dur. Öyleyse O'ndan bağışlanma dileyin. Sonra O'na tevbe ile yönelin. Rabb'im, Çok Yakın'dır, İsteklere Cevap Veren'dir."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/61-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 62. ayet

- **Geçtiği form:** يَـٰصَـٰلِحُ — ya salihu · "Salih"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · merfu` isim

قَالُوا يَا صَالِحُ قَدْ كُنْتَ ف۪ينَا مَرْجُواًّ قَبْلَ هٰذَٓا اَتَنْهٰينَٓا اَنْ نَعْبُدَ مَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَا وَاِنَّنَا لَف۪ي شَكٍّ مِمَّا تَدْعُونَٓا اِلَيْهِ مُر۪يبٍ

Kalu ya salihu kad kunte fina mercuvven kable haza e tenhana en na'bude ma ya'budu abauna ve innena le fi şekkin mimma ted'una ileyhi murib.

"Ey Salih! Sen, bundan önce aramızda ümit beslenen biriydin. Şimdi atalarımızın kulluk ettiklerine kulluk etmekten bizi vazgeçirmek mi istiyorsun? Ve biz, gerçekten de senin bizi çağırdığın şey hakkında ikilem içindeyiz, kaygılanıyoruz." dediler.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/62-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 66. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحًۭا — salihen · "Salih'i"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · mansub isim

فَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا صَالِحاً وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَمِنْ خِزْيِ يَوْمِئِذٍۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْقَوِيُّ الْعَز۪يزُ

Fe lemma cae emruna necceyna salihan vellezine amenu meahu bi rahmetin minna ve min hizyi yevmi iz, inne rabbeke huvel kaviyyul aziz.

Nihayet haklarındaki yargımız gerçekleşerek, Salih'i ve beraberinde iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle o günün zilletinden kurtardık. Rabb'in, Çok Güçlü'dür, Mutlak Üstün Olan'dır.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/66-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 88. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْإِصْلَـٰحَ — l-islaha · "ıslah etmek"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim

قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَرَزَقَن۪ي مِنْهُ رِزْقاً حَسَناًۜ وَمَٓا اُر۪يدُ اَنْ اُخَالِفَكُمْ اِلٰى مَٓا اَنْهٰيكُمْ عَنْهُۜ اِنْ اُر۪يدُ اِلَّا الْاِصْلَاحَ مَا اسْتَطَعْتُۜ وَمَا تَوْف۪يق۪ٓي اِلَّا بِاللّٰهِۜ  عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَاِلَيْهِ اُن۪يبُ

Kale ya kavmi e reeytum in kuntu ala beyyinetin min rabbi ve rezekani minhu rızkan hasena, ve ma uridu en uhalifekum ila ma enhakum anh, in uridu illel ıslaha mesteta'tu, ve ma tevfiki illa billah, aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unib.

"Ey halkım! Bana söyleyin! "Ya ben Rabb'imden kanıt içeren apaçık bir bilgiye sahipsem; kendinden bana iyi bir rızık vermişse! Vazgeçmenizi istediğim şeyleri, kendim yapmak istemiyorum. Sadece gücümün yettiği kadarıyla düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'tandır. Yalnız O'na tevekkül ettim ve yalnız O'na yöneldim." dedi.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/88-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 89. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحٍۢ ۚ — salihin · "Salih"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · mecrur isim

وَيَا قَوْمِ لَا يَجْرِمَنَّكُمْ شِقَاق۪ٓي اَنْ يُص۪يبَكُمْ مِثْلُ مَٓا اَصَابَ قَوْمَ نُوحٍ اَوْ قَوْمَ هُودٍ اَوْ قَوْمَ صَالِحٍۜ وَمَا قَوْمُ لُوطٍ مِنْكُمْ بِبَع۪يدٍ

Ve ya kavmi la yecrimennekum şikaki en yusibekum mislu ma esabe kavme nuhin ev kavme hudin ev kavme salih, ve ma kavmu lutin minkum bi baid.

"Ey halkım! Bana karşı gelmeniz; Nuh halkının, Hud halkının, Salih halkının başına gelen şeyleri sizin başınıza da getirmesin? Üstelik Lut halkı sizden pek uzak da değil."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/89-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 117. ayet

- **Geçtiği form:** مُصْلِحُونَ — muslihune · "ıslah edici"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَمَا كَانَ رَبُّكَ لِيُهْلِكَ الْقُرٰى بِظُلْمٍ وَاَهْلُهَا مُصْلِحُونَ

Ve ma kane rabbuke li yuhlikel kura bi zulmin ve ehluha muslihun.

Yoksa senin Rabb'in, o memleketleri, halkı düzelticiler oldukları halde, haksızlıkla yok edecek değildi!

_https://acikkuran.com/hud-suresi/117-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحِينَ — salihine · "iyi"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · eril, çoğul · mansub isim

اُقْتُلُوا يُوسُفَ اَوِ اطْرَحُوهُ اَرْضاً يَخْلُ لَكُمْ وَجْهُ اَب۪يكُمْ وَتَكُونُوا مِنْ بَعْدِه۪ قَوْماً صَالِح۪ينَ

Uktulu yusufe evitrahuhu ardan yahlu lekum vechu ebikum ve tekunu min ba'dihi kavmen salihin.

"Yusuf'u öldürün veya onu bilinmez bir yere atın ki babanızın ilgisi yalnızca size yönelsin. Ve bunun ardından iyi bir topluluk olursunuz."

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/9-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 101. ayet

- **Geçtiği form:** بِٱلصَّـٰلِحِينَ — bis-salihine · "iyilere"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

رَبِّ قَدْ اٰتَيْتَن۪ي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَن۪ي مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِۚ فَاطِرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ اَنْتَ وَلِيّ۪  فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ تَوَفَّن۪ي مُسْلِماً وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَ

Rabbi kad ateyteni minel mulki ve allemteni min te'vilil ehadis, fatıras semavati vel ardı ente veliyyi fid dunya Vel ahıreh, teveffeni muslimen ve elhıkni bis salihin.

"Rabb'im! Bana yöneticilik verdin ve bana hadislerin yorumunu öğrettin. Ey göklere ve yere yasalarını koyan! Sen, dünyada da ahirette de velimsin; canımı müslim olarak al ve beni salihlerin5 arasına kat."

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/101-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** صَلَحَ — saleha · "iyi olan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا وَمَنْ صَلَحَ مِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَاَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يَدْخُلُونَ عَلَيْهِمْ مِنْ كُلِّ بَابٍۚ

Cennatu adnin yedhuluneha ve men salaha min abaihim ve ezvacihim ve zurriyyatihim vel melaiketu yedhulune aleyhim min kulli bab.

Adn Cennetleri onlarındır. Oraya, anne ve babalarından, eşlerinden ve soylarından salih olanlar gireceklerdir. Melekler de her kapıdan yanlarına girecekler ve şöyle diyecekler:

_https://acikkuran.com/rad-suresi/23-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "güzel işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ طُوبٰى لَهُمْ وَحُسْنُ مَاٰبٍ

Ellezine amenu ve amilus salihati tuba lehum ve husnu meab.

İman Eden ve salihatı yapanlara ne mutlu. Dönüş yerinin iyisi onlarındır.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/29-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "iyi işyer"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

وَاُدْخِلَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۜ تَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌ

Ve udhilellezine amenu ve amilus salihati cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha bi izni rabbihim, tehıyyetuhum fiha selam.

İman eden ve salihatı yapanlar, Rabb'lerinin izni ile içinde sürekli kalmak üzere içlerinden ırmaklar akan Cennetlere konulurlar. Oradaki yaşam temennileri "selam"dır.

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/23-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 97. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحًۭا — salihen · "iyi"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim · belirsiz

مَنْ عَمِلَ صَالِحاً مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَنُحْيِيَنَّهُ حَيٰوةً طَيِّبَةًۚ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Men amile salihan min zekerin ev unsa ve huve mu'minun fe le nuhyiyennehu hayaten tayyibeh, ve le necziyennehum ecrehum bi ahseni ma kanu ya'melun.

Erkek ve kadın, Mü'min olarak kim salihatı yaparsa, ona hoş, temiz bir hayat yaşatırız. Kesinlikle yaptıklarının karşılığını daha iyisiyle veririz.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/97-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 119. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَصْلَحُوٓا۟ — ve eslehu · "ve uslananlar (için)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

ثُمَّ اِنَّ رَبَّكَ لِلَّذ۪ينَ عَمِلُوا السُّٓوءَ بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُٓواۙ اِنَّ رَبَّكَ مِنْ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ۟

Summe inne rabbeke lillezine amilus sue bi cehaletin summe tabu min ba'di zalike ve aslahu inne rabbeke min ba'diha le gafurun rahim.

Sonra, Rabb'in, cahillikle kötülük yapan ve sonra bunun ardından tevbe edip kendisini düzelten kimseleri bağışlar. Çünkü Rabb'in Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/119-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 122. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحِينَ — s-salihine · "iyilerdendir"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَاٰتَيْنَاهُ فِي الدُّنْيَا حَسَنَةًۜ وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِح۪ينَۜ

Ve ateynahu fid dunya haseneh, ve innehu fil ahıreti le mines salihin.

Ona dünyada iyilikler verdik ve kuşkusuz o, ahirette de salihlerdendir.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/122-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

اِنَّ هٰذَا الْقُرْاٰنَ يَهْد۪ي لِلَّت۪ي هِيَ اَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ الْمُؤْمِن۪ينَ الَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ اَجْراً كَب۪يراًۙ

İnne hazel kur'ane yehdi lilleti hiye akvemu ve yubeşşirul mu'mininellezine ya'melunes salihati enne lehum ecren kebira.

Kuşkusuz bu Kur'an, en doğru yolu gösterir. Salihatı yapan Mü'minlere kesinlikle büyük bir ödül olduğunu müjdeler.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/9-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحِينَ — salihine · "iyi kişiler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِمَا ف۪ي نُفُوسِكُمْۜ اِنْ تَكُونُوا صَالِح۪ينَ فَاِنَّهُ كَانَ لِلْاَوَّاب۪ينَ غَفُوراً

Rabbukum a'lemu bi ma fi nufusikum, in tekunu salihine fe innehu kane lil evvabine gafura.

Rabb'iniz niyetinizi çok iyi bilir. Eğer salihler olursanız, o zaman kuşkusuz O, Kendisine yönelenleri bağışlayıcıdır.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/25-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mansub isim

قَيِّماً لِيُنْذِرَ بَأْساً شَد۪يداً مِنْ لَدُنْـهُ وَيُبَشِّرَ الْمُؤْمِن۪ينَ الَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ اَجْراً حَسَناًۙ

Kayyimen li yunzire be'sen şediden min ledunhu ve yubeşşirel mu'mininellezine ya'melunes salihati enne lehum ecren hasena.

Dosdoğru bir gözetici olarak; şiddetli azaba karşı uyarmak, erdemli ve doğru davranışlarda bulunan Mü'minlere, en iyi karşılığın onların olduğunu müjdelemek için katından indirdi.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/2-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اِنَّا لَا نُض۪يعُ اَجْرَ مَنْ اَحْسَنَ عَمَلاًۚ

İnnellezine amenu ve amilus salihati inna la nudiu ecre men ahsene amela.

Gerçek şu ki; iman edip salihatı yapanlara gelince, Biz, iyi bir iş yapan hiç kimsenin yaptığını karşılıksız bırakmayız.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/30-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتُ — s-salihatu · "güzel işler ise"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

اَلْمَالُ وَالْبَنُونَ ز۪ينَةُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَالْبَاقِيَاتُ الصَّالِحَاتُ خَيْرٌ عِنْدَ رَبِّكَ ثَوَاباً وَخَيْرٌ اَمَلاً

El malu vel benune zinetul hayatid dunya, vel bakıyatus salihatu hayrun inde rabbike sevaben ve hayrun emela.

Mal ve çocuklar, dünya hayatının süsüdür. Kalıcı olan iyi işler ise Rabb'inin yanında daha değerlidir. Ümit bağlama yönünden de daha değerlidir.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/46-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 82. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحًۭا — salihen · "iyi bir kimse"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim · belirsiz

وَاَمَّا الْجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَامَيْنِ يَت۪يمَيْنِ فِي الْمَد۪ينَةِ وَكَانَ تَحْتَهُ كَنْزٌ لَهُمَا وَكَانَ اَبُوهُمَا صَالِحاًۚ فَاَرَادَ رَبُّكَ اَنْ يَبْلُغَٓا اَشُدَّهُمَا وَيَسْتَخْرِجَا كَنْزَهُمَاۗ رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۚ وَمَا فَعَلْتُهُ عَنْ اَمْر۪يۜ ذٰلِكَ تَأْو۪يلُ مَا لَمْ تَسْطِـعْ عَلَيْهِ صَبْراًۜ۟

Ve emmel cidaru fe kane li gulameyni yetimeyni fil medineti ve kane tahtehu kenzun lehuma ve kane ebuhuma saliha, fe erade rabbuke en yebluga eşuddehuma ve yestahrica kenzehuma rahmeten min rabbik ve ma fealtuhu an emri, zalike te'vilu ma lem testı' aleyhi sabra.

"Duvar ise o şehirde iki yetim gence aitti. Ve onun altında, onlara ait bir servet vardı. Babaları iyi bir kimseydi. İşte onun için Rabb'in, onların erginlik dönemine erişmesini ve - Rabb'lerinden bir rahmet olarak- serveti çıkarmalarını istedi. Ve ben onu kendiliğimden bir iş olarak yapmadım. İşte senin sabretmeye güç yetiremediğin şeylerin açıklaması budur."

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/82-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 88. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحًۭا — salihen · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim · belirsiz

وَاَمَّا مَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحاً فَلَهُ جَزَٓاءًۨ الْحُسْنٰىۚ وَسَنَقُولُ لَهُ مِنْ اَمْرِنَا يُسْراًۜ

Ve emma men amene ve amile salihan fe lehu cezaenil husna ve se nekulu lehu min emrina yusra.

"Kim iman eder ve salihatı yaparsa, en iyi karşılık onundur. Biz, ona her türlü kolaylığı göstereceğiz."

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/88-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 107. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ كَانَتْ لَهُمْ جَنَّاتُ الْفِرْدَوْسِ نُزُلاًۙ

İnnellezine amenu ve amilus salihati kanet lehum cennatul firdevsi nuzula.

İman edip, salihatı yapanların ikramı Firdevs Cennetleridir.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/107-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 110. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحًۭا — salihen · "iyi"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim · belirsiz

قُلْ اِنَّـمَٓا اَنَا۬ بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُوحٰٓى اِلَيَّ اَنَّـمَٓا اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَمَنْ كَانَ يَرْجُوا لِقَٓاءَ رَبِّه۪ فَلْيَعْمَلْ عَمَلاً صَالِحاً وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّه۪ٓ اَحَداً

Kul innema ene beşerun mislukum yuha ileyye ennema ilahukum ilahun vahid, fe men kane yercu likae rabbihi fel ya'mel amelen salihan ve la yuşrik bi ıbadeti rabbihi ehada.

De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir beşerim. Sizden farkım; bana, ilahınızın ancak tek ilah olduğu vahyedilmiş olmasıdır. Onun için her kim Rabb'ine kavuşmayı umuyorsa, salihatı yapsın ve Rabb'ine kullukta hiç kimseyi ortak koşmasın."

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/110-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحًۭا — salihen · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim · belirsiz

اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحاً فَاُو۬لٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ شَيْـٔاًۙ

İlla men tabe ve amene ve amile salihan fe ulaike yedhulunel cennete ve la yuzlemune şey'a.

Ancak tevbe edip, iman eden ve salihatı yapanlar hariç. İşte onlar Cennet'e girecekler ve onlara hiçbir şekilde haksızlık yapılmayacaktır.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/60-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 76. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتُ — s-salihatu · "yararlı işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

وَيَز۪يدُ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اهْتَدَوْا هُدًىۜ وَالْبَاقِيَاتُ الصَّالِحَاتُ خَيْرٌ عِنْدَ رَبِّكَ ثَوَاباً وَخَيْرٌ مَرَداًّ

Ve yezidullahullezinehtedev huda, vel bakıyatus salihatu hayrun inde rabbike sevaben ve hayrun meredda.

Allah, doğru yola yönelenleri, doğru yola iletir. Yapılmış iyi ve yararlı işler Rabb'inin yanında hem karşılık bakımından hem de sonuç bakımından hayırlı olandır.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/76-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 96. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "faydalı işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mansub isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ الرَّحْمٰنُ وُداًّ

İnnellezine amenu ve amilus salihati se yec'alu lehumur rahmanu vudda.

İman eden ve salihatı yapanları, Rahman sevilenler kılacaktır.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/96-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mansub isim

وَمَنْ يَأْتِه۪ مُؤْمِناً قَدْ عَمِلَ الصَّالِحَاتِ فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الدَّرَجَاتُ الْعُلٰىۙ

Ve men ye'tihi mu'minen kad amiles salihati fe ulaike lehumud derecatul ula.

Ve kim O'na bir mümin olarak salihatı yapmış şekilde gelirse, işte böyle kimseler için yüksek makamlar vardır.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/75-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 82. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحًۭا — salihen · "yararlı"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim · belirsiz

وَاِنّ۪ي لَغَفَّارٌ لِمَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحاً ثُمَّ اهْتَدٰى

Ve inni le gaffarun li men tabe ve amene ve amile salihan summehteda.

Ben, tevbe eden, iman edip salihatı yapan, doğru yolda olan kimseyi kesinlikle bağışlarım.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/82-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 112. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "iyi olan işler-"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

وَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا يَخَافُ ظُلْماً وَلَا هَضْماً

Ve men ya'mel mines salihati ve huve mu'minun fe la yehafu zulmen ve la hadma.

İman Eden biri olarak salihatı yapan kimse ise haksızlığa uğramaktan da hakkının yeneceğinden de korkmaz.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/112-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 72. ayet

- **Geçtiği form:** صَـٰلِحِينَ — salihine · "salihlerden"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَوَهَبْنَا لَـهُٓ اِسْحٰقَۜ وَيَعْقُوبَ نَافِلَةًۜ وَكُلاًّ جَعَلْنَا صَالِح۪ينَ

Ve vehebna lehu ishak, ve ya'kube nafileh, ve kullen cealna salihin.

Ona İshak'ı ve ayrıca Ya'kub'u armağan ettik. Ve hepsini iyi kimseler yaptık.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/72-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحِينَ — s-salihine · "-Salihler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَاَدْخَلْنَاهُ ف۪ي رَحْمَتِنَاۜ اِنَّهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ۟

Ve edhalnahu fi rahmetina, innehu mines salihin.

Onu rahmetimize dahil ettik. O salihlerdendi.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/75-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 86. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحِينَ — s-salihine · "Salihlerdendi"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَاَدْخَلْنَاهُمْ ف۪ي رَحْمَتِنَاۜ اِنَّهُمْ مِنَ الصَّالِح۪ينَ

Ve edhalnahum fi rahmetina, innehum mines salihin.

Onları rahmetimizle kuşattık. Onlar salih kimselerdi.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/86-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 90. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَصْلَحْنَا — ve eslehna · "ve ıslah ettik"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

فَاسْتَجَبْنَا لَهُۘ وَوَهَبْنَا لَهُ يَحْيٰى وَاَصْلَحْنَا لَهُ زَوْجَهُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا يُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَيَدْعُونَنَا رَغَباً وَرَهَباًۜ وَكَانُوا لَنَا خَاشِع۪ينَ

Festecebna leh, ve vehebna lehu yahya ve aslahna lehu zevceh, innehum kanu yusariune fil hayrati ve yed'unena regaben ve reheba, ve kanu lena haşiin.

Bunun üzerine çağrısına karşılık verdik. Ve kendisine Yahya'yı armağan ettik. Ve onun için eşini ıslah ettik. Onlar hayırlarda yarışıyor, umarak ve endişe ederek Bize yalvarıyorlardı. Ve Bize karşı içtenlikle saygı duyuyorlardı.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/90-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 94. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "iyi işler-"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

فَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا كُفْرَانَ لِسَعْيِه۪ۚ وَاِنَّا لَهُ كَاتِبُونَ

Fe men ya'mel mines salihati ve huve mu'minun fe la kufrane li sa'yih, ve inna lehu katibun.

Fakat kim iman etmiş olarak salihat yaparsa, onun çabası için kafirlik yapılmaz. Biz, bütün çabalarını yazmaktayız.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/94-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 105. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحُونَ — s-salihune · "iyi"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِي الزَّبُورِ مِنْ بَعْدِ الذِّكْرِ اَنَّ الْاَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ

Ve lekad ketebna fiz zeburi min ba'diz zikri ennel arda yerisuha ıbadiyes salihun.

Ve ant olsun ki Biz, zikirden sonra zeburda, arza salih kullarımızın varis olacağını yazdık.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/105-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ اِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يُر۪يدُ

İnnallahe yudhılullezine amenu ve amilus salihati cennatin tecri min tahtihel enhar, innallahe yef'alu ma yurid.

Allah, iman eden ve salihatı yapanları altından ırmaklar akan Cennetlere koyacak. Kuşkusuz Allah, Dilediği Şeyi Yapar.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/14-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ — s-salihati · "iyi işler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤً۬اۜ وَلِبَاسُهُمْ ف۪يهَا حَر۪يرٌ

İnnallahe yudhılullezine amenu ve amilus salihati cennatin tecri min tahtihel enharu yuhallevne fiha min esavira min zehebin ve lu'lua, ve libasuhum fiha harir.

Allah, iman eden ve salihatı yapanları, içinden ırmaklar akan Cennetlere koyacak. Onlar, orada altından bilezikler ve inciler ile süslenirler. Elbiseleri ipektendir.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/23-ayet-meali.md_

---
Sonraki: https://acikkuran.com/root/SlH.md?page=2
Alındığı tarih: 2026-08-15
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
