# Ta-Lam-Kaf — طلق (Tlq)

> Kur'an'da 23 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/Tlq

- **Anlam:** Bağdan kurtulmak, boşanmak, reddedilmek. talak - boşanma. ta'allaqa (fiil 2) - boşanmak/bırakmak/ayrılmak. mutallaqatun - boşanmış kadın. intalaqa - bir şey yapmaya başlamak, ayrılmak, bir şey yapmaya koyulmak, yoluna gitmek, serbest veya gevşek olmak.
- **Türevleri:** طَّلَٰق (2) · طَلَّقَ (10) · مُطَلَّقَٰت (2) · ٱنطَلَقَ (9)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 227. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلطَّلَـٰقَ — t-talaka · "boşamaya"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَاِنْ عَزَمُوا الطَّـلَاقَ فَاِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ

Ve in azemut talaka fe innallahe semiun alim.

Eğer boşamaya kesin karar verirlerse; kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/227-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 228. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْمُطَلَّقَـٰتُ — velmutallekatu · "boşanmış kadınlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · edilgen · dişil, çoğul · merfu` isim

وَالْمُطَلَّقَاتُ يَتَرَبَّصْنَ بِاَنْفُسِهِنَّ ثَلٰثَةَ قُرُٓوءٍۜ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ اَنْ يَكْتُمْنَ مَا خَلَقَ اللّٰهُ ف۪ٓي اَرْحَامِهِنَّ اِنْ كُنَّ يُؤْمِنَّ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَبُعُولَتُهُنَّ اَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ اِنْ اَرَادُٓوا اِصْلَاحاًۜ وَلَهُنَّ مِثْلُ الَّذ۪ي عَلَيْهِنَّ بِالْمَعْرُوفِۖ وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟

Vel mutallakatu yeterabbasne bi enfusihinne selasete kuruin, ve la yahıllu lehunne en yektumne ma halakallahu fi erhamihinne in kunne yu'minne billahi vel yevmil ahır, ve buuletuhunne ehakku bi reddihinne fi zalike in eradu ıslaha, ve lehunne mislullezi aleyhinne bil ma'ruf, ve lir ricali aleyhinne dereceh, vallahu azizun hakim.

Boşanan kadınlar, evlenmeksizin üç adet dönemi beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorlarsa, Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal değildir. Eğer bu dönemde kocaları barışmak isterlerse, onlarla yeniden evlenmede daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin, kadınlar üzerindeki haklarına denk, kadınların da erkekler üzerinde meşru hakları vardır. Ancak erkekler, onlar üzerinde öncelik sahibidirler. Kuşkusuz, Allah; Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/228-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 229. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلطَّلَـٰقُ — et-talaku · "boşama"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

اَلطَّـلَاقُ مَرَّتَانِۖ فَاِمْسَاكٌ بِمَعْرُوفٍ اَوْ تَسْر۪يحٌ بِاِحْسَانٍۜ وَلَا يَحِلُّ لَكُمْ اَنْ تَأْخُذُوا مِمَّٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ شَيْـٔاً اِلَّٓا اَنْ يَخَافَٓا اَلَّا يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۜ فَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۙ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا ف۪يمَا افْتَدَتْ بِه۪ۜ تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَعْتَدُوهَاۚ وَمَنْ يَتَعَدَّ حُدُودَ اللّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ

Et talaku merratan, fe imsakun bi ma'rufin ev tesrihun bi ihsan, ve la yahıllu lekum en te'huzu mimma ateytumuhunne şey'en illa en yehafa ella yukima hududallah, fe in hıftum ella yukima hududallahi, fe la cunaha aleyhima fi meftedet bih, tilke hududullahi fe la ta'teduha, ve men yeteadde hududallahi fe ulaike humuz zalimun.

Boşanma iki defadır. Bundan sonra evliliğinizi ya meşru bir şekilde sürdürün ya da iyilikle ayrılın. Kadınlara verdiklerinizden bir şeyi; kadın ve erkek, Allah'ın koyduğu yasaları ihlal etmedikçe geri almanız size helal olmaz. Fakat Allah'ın yasalarını çiğnemelerinden korkarsanız o zaman kadının boşanmak için fidye vermesinde her iki taraf için de sakınca yoktur. Bunlar, Allah'ın koyduğu yasalardır. Sakın bunları çiğnemeyin. Kim Allah'ın koyduğu yasaları çiğnerse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/229-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 230. ayet

- **Geçtiği form:** طَلَّقَهَا — tallekaha · "(erkek) yine boşarsa"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَاِنْ طَلَّقَهَا فَلَا تَحِلُّ لَهُ مِنْ بَعْدُ حَتّٰى تَنْكِحَ زَوْجاً غَيْرَهُۜ  فَاِنْ طَلَّقَهَا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَٓا اَنْ يَتَرَاجَعَٓا اِنْ ظَـنَّٓا اَنْ يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ يُبَيِّنُهَا لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

Fe in tallakaha fe la tahıllu lehu min ba'du hatta tenkiha zevcen gayrah, fe in tallakaha fe la cunaha aleyhima en yeteracea in zanna en yukima hududallah, ve tilke hududullahi yubeyyinuha li kavmin ya'lemun.

Yine de karısını boşarsa, karısı başka biriyle evlenmedikçe artık kendisine helal olmaz. Şayet ikinci koca da onu boşarsa ve her ikisi de Allah'ın koyduğu yasalara uyacaklarını umut ederlerse, birbirlerine dönmelerinde bir sakınca yoktur. Bunlar, Allah'ın, anlayan bir topluma iyice açıkladığı yasalarıdır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/230-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 230. ayet

- **Geçtiği form:** طَلَّقَهَا — tallekaha · "O (vardığı adam) da boşarsa"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَاِنْ طَلَّقَهَا فَلَا تَحِلُّ لَهُ مِنْ بَعْدُ حَتّٰى تَنْكِحَ زَوْجاً غَيْرَهُۜ  فَاِنْ طَلَّقَهَا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَٓا اَنْ يَتَرَاجَعَٓا اِنْ ظَـنَّٓا اَنْ يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ يُبَيِّنُهَا لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

Fe in tallakaha fe la tahıllu lehu min ba'du hatta tenkiha zevcen gayrah, fe in tallakaha fe la cunaha aleyhima en yeteracea in zanna en yukima hududallah, ve tilke hududullahi yubeyyinuha li kavmin ya'lemun.

Yine de karısını boşarsa, karısı başka biriyle evlenmedikçe artık kendisine helal olmaz. Şayet ikinci koca da onu boşarsa ve her ikisi de Allah'ın koyduğu yasalara uyacaklarını umut ederlerse, birbirlerine dönmelerinde bir sakınca yoktur. Bunlar, Allah'ın, anlayan bir topluma iyice açıkladığı yasalarıdır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/230-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 231. ayet

- **Geçtiği form:** طَلَّقْتُمُ — tallektumu · "boşadığınız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَاَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ اَوْ سَرِّحُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍۖ وَلَا تُمْسِكُوهُنَّ ضِرَاراً لِتَعْتَدُواۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۜ وَلَا تَتَّخِذُٓوا اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُواًۘ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَمَٓا اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنَ الْكِتَابِ وَالْحِكْمَةِ يَعِظُـكُمْ بِه۪ۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟

Ve iza tallaktumun nisae fe belagne ecelehunne fe emsikuhunne bi ma'rufin ev serrihuhunne bi ma'ruf, ve la tumsikuhunne dıraran li ta'tedu, ve men yef'al zalike fe kad zaleme nefseh, ve la tettehızu ayatillahi huzuva, vezkuru ni'metallahi aleykum ve ma enzele aleykum minel kitabi vel hikmeti yeızukum bih, vettekullahe va'lemu ennallahe bi kulli şey'in alim.

Boşadığınız kadınlar, iddetlerini tamamlayınca, onları ya meşru bir şekilde tutun ya da meşru bir şekilde bırakın. Haklarını çiğneyip, zarar verecek şekilde onları tutmayın. Kim böyle davranırsa, kendisine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini hafife almayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini; size öğüt vermek için indirdiği Kitap'ı ve Hikmet'i aklınızdan çıkarmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Ve bilin ki Allah, Her Şeyi Gerçeğiyle Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/231-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 232. ayet

- **Geçtiği form:** طَلَّقْتُمُ — tallektumu · "boşadığınız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَلَا تَعْضُلُوهُنَّ اَنْ يَنْكِحْنَ اَزْوَاجَهُنَّ اِذَا تَرَاضَوْا بَيْنَهُمْ بِالْمَعْرُوفِۜ ذٰلِكَ يُوعَظُ بِه۪ مَنْ كَانَ مِنْكُمْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ ذٰلِكُمْ اَزْكٰى لَكُمْ وَاَطْهَرُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

Ve iza tallaktumun nisae fe belagne ecelehunne fe la ta'duluhunne en yenkıhne ezvacehunne iza teradav beynehum bil ma'ruf, zalike yuazu bihi men kane minkum yu'minu billahi vel yevmil ahır, zalikum ezka lekum ve ather, vallahu ya'lemu ve entum la ta'lemun.

Boşadığınız kadınlar, bekleme sürelerini tamamlayınca; aralarında meşru bir şekilde anlaştıkları takdirde, onların eşleriyle evlenmelerine engel olmayın. Bu, içinizden Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere yapılan bir öğüttür. Bu sizin için daha iffetli, daha temiz bir yoldur. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/232-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 236. ayet

- **Geçtiği form:** طَلَّقْتُمُ — tallektumu · "boşarsınız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

لَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِنْ طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ مَا لَمْ تَمَسُّوهُنَّ اَوْ تَفْرِضُوا لَهُنَّ فَر۪يضَةًۚ وَمَتِّعُوهُنَّۚ عَلَى الْمُوسِعِ قَدَرُهُ وَعَلَى الْمُقْتِرِ قَدَرُهُۚ مَتَـاعاً بِالْمَعْرُوفِۚ حَقاًّ عَلَى الْمُحْسِن۪ينَ

La cunaha aleykum in tallaktumun nisae ma lem temessuhunne ev tefridu lehunne faridah ve mettiuhunne alel musiı kaderuhu ve alel muktiri kaderuh metaan bil ma'ruf, hakkan alel muhsinin.

Dokunmadığınız veya onlar için farz kılınanı henüz farz kılmadığınız kadınları boşamanızda bir sorumluluk yoktur. Ancak onları yararlandırın. Maddi durumu iyi olan kendi imkanına göre, iyi olmayan da kendi imkanına göre onları meşru bir şekilde yararlandırsın. Bu, iyi kimselerin üzerinde bir haktır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/236-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 237. ayet

- **Geçtiği form:** طَلَّقْتُمُوهُنَّ — tallektumuhunne · "onları boşarsanız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاِنْ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَمَسُّوهُنَّ وَقَدْ فَرَضْتُمْ لَهُنَّ فَر۪يضَةً فَنِصْفُ مَا فَرَضْتُمْ اِلَّٓا اَنْ يَعْفُونَ اَوْ يَعْفُوَا الَّذ۪ي بِيَدِه۪ عُقْدَةُ النِّكَاحِۜ وَاَنْ تَعْفُٓوا اَقْرَبُ لِلتَّقْوٰىۜ وَلَا تَنْسَوُا الْفَضْلَ بَيْنَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ

Ve in tallaktumuhunne min kabli en temessuhunne ve kadfaradtum lehunne faridaten fe nısfu ma faradtum illaen ya'fune ev ya'fuvellezi bi yedihi ukdetun nikah, ve en ta'fu akrabu lit takva ve la tensevul fadla beynekum innallahe bi ma ta'melune basir.

Farz kılıp ta kendilerine dokunmadığınız kadınlardan ayrılırsanız, farz kılınanın yarısı onlarındır. Ancak kendisinin veya nikah akdini elinde tutanın, bundan vazgeçmesi hariç. Bununla birlikte, mehirin tamamının verilmesi takvaya daha uygundur. Aranızda birbirinize iyilik yapmayı ihmal etmeyin. Kuşkusuz, Allah, yaptığınız her şeyi görür.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/237-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 241. ayet

- **Geçtiği form:** وَلِلْمُطَلَّقَـٰتِ — velilmutallekati · "ve boşanmış kadınların"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · edilgen · dişil, çoğul · mecrur isim

وَلِلْمُطَلَّقَاتِ مَتَاعٌ بِالْمَعْرُوفِۜ حَقاًّ عَلَى الْمُتَّق۪ينَ

Ve lil mutallakati metaun bil ma'ruf hakkan alel muttekin.

Boşanmış kadınların geçimlerini meşru bir şekilde sağlamak, takva sahipleri için bir yükümlülüktür.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/241-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 71. ayet

- **Geçtiği form:** فَٱنطَلَقَا — fentaleka · "sonra yürüdüler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · infi'al kalıbı · 3. şahıs, eril, ikil · geçmiş zaman

فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَا رَكِبَا فِي السَّف۪ينَةِ خَرَقَهَاۜ قَالَ اَخَرَقْتَهَا لِتُغْرِقَ اَهْلَهَاۚ لَقَدْ جِئْتَ شَيْـٔاً اِمْراً

Fentalaka, hatta iza rakiba fis sefineti harakaha kale e harakteha li tugrika ehleha, lekad ci'te şey'en imra.

Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet bir gemiye bindiklerinde onu deldi. Musa: "İçindekilerini boğmak için mi onu deldin? Gerçekten sen şaşılacak bir iş yaptın." dedi.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/71-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 74. ayet

- **Geçtiği form:** فَٱنطَلَقَا — fentaleka · "yine yürüdüler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · infi'al kalıbı · 3. şahıs, eril, ikil · geçmiş zaman

فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَا لَقِيَا غُلَاماً فَقَتَلَهُۙ قَالَ اَقَتَلْتَ نَفْساً زَكِيَّةً بِغَيْرِ نَفْسٍۜ لَقَدْ جِئْتَ شَيْـٔاً نُكْراً

Fentaleka, hatta iza lekıya gulamen fe katelehu kale e katelte nefsen zekiyyeten bi gayri nefs, lekad ci'te şey'en nukra.

Tekrar yola koyuldular. Nihayet bir delikanlıya rastladılar. Onu öldürdü. "Bir cana karşılık olmaksızın zekiyye bir canı öldürdün mü? Gerçekten dehşet verici bir şey yaptın!"

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/74-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 77. ayet

- **Geçtiği form:** فَٱنطَلَقَا — fentaleka · "yine yürüdüler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · infi'al kalıbı · 3. şahıs, eril, ikil · geçmiş zaman

فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَيَٓا اَهْلَ قَرْيَةٍۨ اسْتَطْعَمَٓا اَهْلَهَا فَاَبَوْا اَنْ يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا ف۪يهَا جِدَاراً يُر۪يدُ اَنْ يَنْقَضَّ فَاَقَامَهُۜ قَالَ لَوْ شِئْتَ لَتَّخَذْتَ عَلَيْهِ اَجْراً

Fentaleka, hatta iza eteya ehle karyetin istat'ama ehleha fe ebev en yudayyifuhuma fe veceda fiha cidaren yuridu en yenkadda fe ekameh, kale lev şi'te lettehazte aleyhi ecra.

Yeniden yola koyuldular. Bir kasabaya varınca, karşılaştıkları halktan yiyecek istediler. Ne var ki onlar, kendilerini misafir etmekten kaçındılar. Derken orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular. Hemen onu düzeltti. Musa: "Eğer isteseydin elbette bunun için bir ücret alırdın." dedi.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/77-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** يَنطَلِقُ — yentaliku · "açılmıyor"
  - **Dil bilgisi:** fiil · infi'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَيَض۪يقُ صَدْر۪ي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَان۪ي فَاَرْسِلْ اِلٰى هٰرُونَ

Ve yadiku sadri ve la yentaliku lisani fe ersil ila harun.

"Göğsüm daralır, dilim dönmez; onun için Harun'u gönder."

_https://acikkuran.com/suara-suresi/13-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** طَلَّقْتُمُوهُنَّ — tallektumuhunne · "boşarsanız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نَكَحْتُمُ الْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَمَسُّوهُنَّ فَمَا لَكُمْ عَلَيْهِنَّ مِنْ عِدَّةٍ تَعْتَدُّونَهَاۚ فَمَتِّعُوهُنَّ وَسَرِّحُوهُنَّ سَرَاحاً جَم۪يلاً

Ya eyyuhellezine amenu iza nekahtumul mu'minati summe tallaktumuhunne min kabli en temessuhunne fe ma lekum aleyhinne min iddetin ta'tedduneha, fe mettiuhunne ve serrihuhunne serahan cemila.

Ey iman edenler! Mü'min kadınlarla evlenip, sonra onlara dokunmadan boşarsanız, onların iddet süresince beklemelerini isteme hakkınız yoktur. Böyle bir durumda onları hemen yararlandırın ve güzellikle ayrılın.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/49-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱنطَلَقَ — ventaleka · "ve fırladı"
  - **Dil bilgisi:** fiil · infi'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَانْطَلَقَ الْمَلَأُ مِنْهُمْ اَنِ امْشُوا وَاصْبِرُوا عَلٰٓى اٰلِهَتِكُمْۚ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ يُرَادُۚ

Ventalekal meleu minhum enimşu vasbiru ala alihetikum inne haza le şey'un yurad.

Onlardan, meleler harekete geçerek: "Bildiğiniz yoldan gitmeye devam edin, ilahlarınızı bırakmayın. Kesinlikle sizden beklenen budur." dediler.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/6-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** ٱنطَلَقْتُمْ — ntalektum · "gittiğiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · infi'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

سَيَقُولُ الْمُخَلَّفُونَ اِذَا انْطَلَقْتُمْ اِلٰى مَغَانِمَ لِتَأْخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعْكُمْۚ يُر۪يدُونَ اَنْ يُبَدِّلُوا كَلَامَ اللّٰهِۜ قُلْ لَنْ تَتَّبِعُونَا كَذٰلِكُمْ قَالَ اللّٰهُ مِنْ قَبْلُۚ فَسَيَقُولُونَ بَلْ تَحْسُدُونَنَاۜ بَلْ كَانُوا لَا يَفْقَهُونَ اِلَّا قَل۪يلاً

Se yekulul muhallefune izentalaktum ila meganime li te'huzuha zeruna nettebi'kum, yuridune en yubeddilu kelamallah, kul len tettebiuna kezalikum kalallahu min kabl, fe se yekulune bel tahsudunena, bel kanu la yefkahune illa kalila.

Geri bırakılanlar, ganimetleri almak için gittiğinizde: "Müsaade edin sizinle gelelim." diyecekler. Allah'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: "Siz, asla bizimle gelemezsiniz. Allah, bu hükmü daha önce buyurmuştu." O zaman da: "Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz." diyecekler. Doğrusu onlar anlayışı kıt kimselerdir.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/15-ayet-meali.md_

### 65. Talak suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** طَلَّقْتُمُ — tallektumu · "boşa(mak iste)diğiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَاَحْصُوا الْعِدَّةَۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ رَبَّكُمْۚ لَا تُخْرِجُوهُنَّ مِنْ بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخْرُجْنَ اِلَّٓا اَنْ يَأْت۪ينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَمَنْ يَتَعَدَّ حُدُودَ اللّٰهِ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۜ  لَا تَدْر۪ي لَعَلَّ اللّٰهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذٰلِكَ اَمْراً

Ya eyyuhen nebiyyu iza tallaktumun nisae fe tallikuhunne li iddetihinne ve ahsul iddeh, vettekullahe rabbekum, la tuhricuhunne min buyutihinne ve la yahrucne illa en ye'tine bi fahişetin mubeyyineh, ve tilke hududullah, ve men yeteadde hududallahi fe kad zaleme nefseh, la tedri leallallahe yuhdısu ba'de zalike emra.

Ey Nebi! Kadınları boşayacağınız zaman, iddet sürelerini gözeterek boşayın ve iddetlerini sayın. Rabb'iniz Allah'a karşı takva sahibi olun. Açıkça fahşa yapmadıkça onları evlerinden çıkarmayın; onlar da çıkmasınlar. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, kesinlikle kendisine haksızlık etmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah bundan sonra yeni bir hadis ortaya çıkarır.

_https://acikkuran.com/talak-suresi/1-ayet-meali.md_

### 65. Talak suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** فَطَلِّقُوهُنَّ — fetallikuhunne · "onları boşayın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَاَحْصُوا الْعِدَّةَۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ رَبَّكُمْۚ لَا تُخْرِجُوهُنَّ مِنْ بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخْرُجْنَ اِلَّٓا اَنْ يَأْت۪ينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَمَنْ يَتَعَدَّ حُدُودَ اللّٰهِ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۜ  لَا تَدْر۪ي لَعَلَّ اللّٰهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذٰلِكَ اَمْراً

Ya eyyuhen nebiyyu iza tallaktumun nisae fe tallikuhunne li iddetihinne ve ahsul iddeh, vettekullahe rabbekum, la tuhricuhunne min buyutihinne ve la yahrucne illa en ye'tine bi fahişetin mubeyyineh, ve tilke hududullah, ve men yeteadde hududallahi fe kad zaleme nefseh, la tedri leallallahe yuhdısu ba'de zalike emra.

Ey Nebi! Kadınları boşayacağınız zaman, iddet sürelerini gözeterek boşayın ve iddetlerini sayın. Rabb'iniz Allah'a karşı takva sahibi olun. Açıkça fahşa yapmadıkça onları evlerinden çıkarmayın; onlar da çıkmasınlar. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, kesinlikle kendisine haksızlık etmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah bundan sonra yeni bir hadis ortaya çıkarır.

_https://acikkuran.com/talak-suresi/1-ayet-meali.md_

### 66. Tahrim suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** طَلَّقَكُنَّ — tallekakunne · "o sizi boşarsa"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

عَسٰى رَبُّهُٓ اِنْ طَلَّقَكُنَّ اَنْ يُبْدِلَهُٓ  اَزْوَاجاً خَيْراً مِنْكُنَّ مُسْلِمَاتٍ مُؤْمِنَاتٍ قَانِتَاتٍ تَٓائِبَاتٍ عَابِدَاتٍ سَٓائِحَاتٍ ثَيِّبَاتٍ وَاَبْكَاراً

Asa rabbuhu in tallakakunne en yubdilehu ezvacen hayren min kunne muslimatin mu'minatin kanitatin taibatin abidatin saihatin seyyibatin ve ebkara.

Eğer o sizi boşarsa, Rabb'inin ona sizden daha hayırlı olan; Allah'a teslim olan, iman eden, saygıda kusur etmeyen, tevbe eden, kulluk eden, seyahat eden dul ve bakire eşler vermesi umulur.

_https://acikkuran.com/tahrim-suresi/5-ayet-meali.md_

### 68. Kalem suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** فَٱنطَلَقُوا۟ — fentaleku · "derken yürüdüler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · infi'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ

Fentaleku ve hum yetehafetun.

Hemen, sessizce yola koyuldular.

_https://acikkuran.com/kalem-suresi/23-ayet-meali.md_

### 77. Mürselat suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** ٱنطَلِقُوٓا۟ — intaliku · "haydi gidin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · infi'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى مَا كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَۚ

İntaliku ila ma kuntum bihi tukezzibun.

Haydi, kendisini yalanlamış olduğunuz şeye gidin bakalım!

_https://acikkuran.com/murselat-suresi/29-ayet-meali.md_

### 77. Mürselat suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** ٱنطَلِقُوٓا۟ — intaliku · "gidin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · infi'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى ظِلٍّ ذ۪ي ثَلٰثِ شُعَبٍۙ

İntaliku ila zıllin zi selasi şuab.

Üç çatal sahibi gölgeye gidin;

_https://acikkuran.com/murselat-suresi/30-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
