# Ta-Vav-Ye — طوي (Twy)

> Kur'an'da 5 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/Twy

- **Anlam:** Rulo yapmak, katlamak.
- **Türevleri:** طُوًى (2) · طَىّ (1) · مَطْوِيَّٰت (1) · نَطْوِى (1)

## Geçtiği ayetler

### 20. Taha suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** طُوًۭى — tuven · "Tuva'dasın"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

اِنّ۪ٓي اَنَا۬ رَبُّكَ فَاخْلَعْ نَعْلَيْكَۚ اِنَّكَ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًىۜ

İnni ene rabbuke fehla' na'leyk, inneke bil vadil mukaddesi tuva.

"Ben senin Rabb'inim. Şimdi ayakkabılarını çıkar. Sen temizlenmiş vadide, Tuva'dasın."

_https://acikkuran.com/taha-suresi/12-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 104. ayet

- **Geçtiği form:** نَطْوِى — netvi · "düreriz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يَوْمَ نَطْوِي السَّمَٓاءَ كَطَيِّ السِّجِلِّ لِلْكُتُبِۜ كَمَا بَدَأْنَٓا اَوَّلَ خَلْقٍ نُع۪يدُهُۜ وَعْداً عَلَيْنَاۜ اِنَّا كُنَّا فَاعِل۪ينَ

Yevme natvis semae ke tayyis sicilli lil kutub, kema bede'na evvele halkın nuiduh, va'den aleyna, inna kunna faılin.

O gün, kitap sayfalarını dürer gibi göğü düreriz. Onu ilk yarattığımız gibi yeniden yaratacağız. Bu Bizim katımızdan verilmiş bir sözdür. Kuşkusuz sözümüzü yerine getiririz.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/104-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 104. ayet

- **Geçtiği form:** كَطَىِّ — ketayyi · "dürer gibi"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

يَوْمَ نَطْوِي السَّمَٓاءَ كَطَيِّ السِّجِلِّ لِلْكُتُبِۜ كَمَا بَدَأْنَٓا اَوَّلَ خَلْقٍ نُع۪يدُهُۜ وَعْداً عَلَيْنَاۜ اِنَّا كُنَّا فَاعِل۪ينَ

Yevme natvis semae ke tayyis sicilli lil kutub, kema bede'na evvele halkın nuiduh, va'den aleyna, inna kunna faılin.

O gün, kitap sayfalarını dürer gibi göğü düreriz. Onu ilk yarattığımız gibi yeniden yaratacağız. Bu Bizim katımızdan verilmiş bir sözdür. Kuşkusuz sözümüzü yerine getiririz.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/104-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** مَطْوِيَّـٰتٌۢ — metviyyatun · "dürülmüştür"
  - **Dil bilgisi:** isim · edilgen · dişil, çoğul · merfu` isim · belirsiz

وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ۗ وَالْاَرْضُ جَم۪يعاً قَبْضَتُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَالسَّمٰوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَم۪ينِه۪ۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ

Ve ma kaderullahe hakka kadrihi vel ardu cemian kabdatuhu yevmel kıyameti ves semavatu matviyyatun bi yeminih, subhanehu ve te'ala amma yuşrikun.

Allah'ı hakkıyla takdir etmediler. Yeryüzü, kıyamet günü tamamıyla O'nun avucundadır. Gökler de O'nun sağ eliyle dürülmüş olacaktır. O, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve çok yücedir.

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/67-ayet-meali.md_

### 79. Naziat suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** طُوًى — tuven · "Tuva'da"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

اِذْ نَادٰيهُ رَبُّهُ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًىۚ

İz nadahu rabbuhu bil vadil mukaddesi tuva.

Hani, Rabb'i ona kutsal vadi Tuva'da seslenmişti!

_https://acikkuran.com/naziat-suresi/16-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-12
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
