# Be-Dal-Lam — بدل (bdl)

> Kur'an'da 44 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/bdl

- **Anlam:** Değiştirme/başkalaştırma -> ilaveli veya ilavesiz, yerine koyma/değiş tokuş etme.
- **Türevleri:** بَدَّلَ (23) · بَدَل (1) · تَبْدِيل (7) · مُبَدِّل (3) · يُبْدِلَ (3) · يَتَبَدَّلِ (3) · يَسْتَبْدِلْ (3) · ٱسْتِبْدَال (1)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 59. ayet

- **Geçtiği form:** فَبَدَّلَ — febeddele · "fakat değiştirdiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَبَدَّلَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا قَوْلاً غَيْرَ الَّذ۪ي ق۪يلَ لَهُمْ فَاَنْزَلْنَا عَلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا رِجْزاً مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ۟

Fe beddelellezine zalemu kavlen gayrellezi kile lehum fe enzelna alellezine zalemu riczen mines semai bima kanu yefsukun.

Fakat zalimler, sözü, söylenenden başka bir şekle soktular. O zalimlere, doğru yoldan sapmalarına karşılık gökten bir azap indirdik.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/59-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** أَتَسْتَبْدِلُونَ — etestebdilune · "değiştirmek mi istiyorsunuz?"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسٰى لَنْ نَصْبِرَ عَلٰى طَعَامٍ وَاحِدٍ فَادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُخْرِجْ لَنَا مِمَّا تُنْبِتُ الْاَرْضُ مِنْ بَقْلِهَا وَقِثَّٓائِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۜ قَالَ اَتَسْتَبْدِلُونَ الَّذ۪ي هُوَ اَدْنٰى بِالَّذ۪ي هُوَ خَيْرٌۜ اِهْبِطُوا مِصْراً فَاِنَّ لَكُمْ مَا سَاَلْتُمْۜ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ وَالْمَسْكَنَةُ وَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيّ۪نَ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ۟

Ve iz kultum ya musa len nasbira ala taamin vahidin fed'u lena rabbeke yuhric lena mimma tunbitulardu min bakliha ve kıssaiha ve fumiha ve adesiha ve basaliha, kale e testebdilunellezi huve edna billezi huve hayr, ihbitu mısran fe inne lekum ma seeltum ve duribet aleyhimuz zilletu vel meskenetu ve bau bi gadabin minallah, zalike bi ennehum kanu yekfurune bi ayatillahi ve yaktulunen nebiyyine bi gayril hak, zalike bi ma asav ve kanu ya'tedun.

Hani! Musa'ya: "Ey Musa, asla tek çeşit yiyeceğe dayanamayız. Rabb'inden bizim için yerden çıkan ürünlerden; sebzesinden, acurundan, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarmasını iste." demiştiniz. Musa da: "Daha değerli olanı daha değersiz olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? O halde şehre inin; sizin istedikleriniz orada var." dedi. Böylece, onların üzerine alçaklık ve yoksulluk damgası vuruldu. Ve Allah'ın gazabına uğradılar. Bu, Allah'ın ayetlerine inanmadıklarından ve nebilerini haksız yere öldürmelerindendi. Bütün bunlar, onların asileşip haddi aşmalarındandır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/61-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 108. ayet

- **Geçtiği form:** يَتَبَدَّلِ — yetebeddeli · "değiştirirse"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اَمْ تُر۪يدُونَ اَنْ تَسْـَٔلُوا رَسُولَكُمْ كَمَا سُئِلَ مُوسٰى مِنْ قَبْلُۜ  وَمَنْ يَتَبَدَّلِ الْكُفْرَ بِالْا۪يمَانِ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ

Em turidune en tes'elu resulekum kema suile musa min kabl, ve men yetebeddelil kufra bil imani fe kad dalle sevaes sebil.

Yoksa siz de daha önce Musa'yı sorguya çekenler gibi, elçinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim, iman yerine küfrü tercih ederse o dosdoğru yoldan sapmış olur.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/108-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 181. ayet

- **Geçtiği form:** بَدَّلَهُۥ — beddelehu · "(vasiyyeti) değiştirirse"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَمَنْ بَدَّلَهُ بَعْدَ مَا سَمِعَهُ فَاِنَّمَٓا اِثْمُهُ عَلَى الَّذ۪ينَ يُبَدِّلُونَهُۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۜ

Fe men beddelehu ba'de ma semiahu fe innema ismuhu alellezine yubeddiluneh, innallahe semiun alim.

Her kim, bu vasiyeti duyduktan sonra onu değiştirirse, doğrusu onun günahı değiştirenin üzerinedir. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/181-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 181. ayet

- **Geçtiği form:** يُبَدِّلُونَهُۥٓ ۚ — yubeddilunehu · "onu değiştiren"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

فَمَنْ بَدَّلَهُ بَعْدَ مَا سَمِعَهُ فَاِنَّمَٓا اِثْمُهُ عَلَى الَّذ۪ينَ يُبَدِّلُونَهُۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۜ

Fe men beddelehu ba'de ma semiahu fe innema ismuhu alellezine yubeddiluneh, innallahe semiun alim.

Her kim, bu vasiyeti duyduktan sonra onu değiştirirse, doğrusu onun günahı değiştirenin üzerinedir. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/181-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 211. ayet

- **Geçtiği form:** يُبَدِّلْ — yubeddil · "değiştirirse"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

سَلْ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ كَمْ اٰتَيْنَاهُمْ مِنْ اٰيَةٍ بَيِّنَةٍۜ وَمَنْ يُبَدِّلْ نِعْمَةَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ

Sel beni israile kem ateynahum min ayetin beyyineh, ve men yubeddil ni'metallahi min ba'di ma caethu fe innallahe şedidul ikab.

İsrailoğullarına sor; Biz, onlara nice açık ayetler verdik. Kim, Allah'ın nimeti kendisine geldikten sonra onu değiştirirse; artık kuşkusuz Allah, Azabı Çok Şiddetli Olan'dır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/211-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** تَتَبَدَّلُوا۟ — tetebeddelu · "değiştirmeyin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاٰتُوا الْيَتَامٰٓى اَمْوَالَهُمْ وَلَا تَتَبَدَّلُوا الْخَب۪يثَ بِالطَّيِّبِۖ وَلَا تَأْكُلُٓوا اَمْوَالَهُمْ اِلٰٓى اَمْوَالِكُمْۜ  اِنَّهُ كَانَ حُوباً كَب۪يراً

Ve atul yetama emvalehum ve la tetebeddelul habise bit tayyib, ve la te'kulu emvalehum ila emvalikum. İnnehu kane huben kebira.

Yetimlere, mallarını verin; onların iyi mallarını kötü mallarınızla değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırarak yemeyin. Kuşkusuz, bu büyük bir vebaldir!

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/2-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** ٱسْتِبْدَالَ — stibdale · "başka"
  - **Dil bilgisi:** isim · istif'al kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim

وَاِنْ اَرَدْتُمُ اسْتِبْدَالَ زَوْجٍ مَكَانَ زَوْجٍۙ وَاٰتَيْتُمْ اِحْدٰيهُنَّ قِنْطَاراً فَلَا تَأْخُذُوا مِنْهُ شَيْـٔاًۜ اَتَأْخُذُونَهُ بُهْتَاناً وَاِثْماً مُب۪يناً

Ve in eradtumustibdale zevcin mekane zevcin, ve ateytum ihdahunne kıntaren fe la te'huzu minhu şey'a. E te'huzunehu buhtanen ve ismen mubina.

Eğer eşinizden boşanıp, başka biriyle evlenecek olursanız, boşadığınız eşinize yığınla mal vermiş olsanız bile, verdiğinizden hiçbir şeyi geri almayın. Ona verdiğinizi, iftira ederek ve apaçık günah işleyerek mi geri alacaksınız?

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/20-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 56. ayet

- **Geçtiği form:** بَدَّلْنَـٰهُمْ — beddelnahum · "değiştireceğiz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا سَوْفَ نُصْل۪يهِمْ نَاراًۜ  كُلَّمَا نَضِجَتْ جُلُودُهُمْ بَدَّلْنَاهُمْ جُلُوداً غَيْرَهَا لِيَذُوقُوا الْعَذَابَۜ اِنَّ اللّٰهَ  كَانَ عَز۪يزاً حَك۪يماً

İnnellezine keferu bi ayatina sevfe nuslihim nara. Kullema nadicet culuduhum beddelnahum culuden gayraha li yezukul azab. İnnallahe kane azizen hakima.

Ayetlerimizi küfredenleri, yakında ateşe atacağız. Derileri piştikçe, azabı iyice tatsınlar diye onlara yeni deriler giydireceğiz. Kuşkusuz, Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/56-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** مُبَدِّلَ — mubeddile · "değiştirebilecek"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · etken · eril · mansub isim

وَلَقَدْ كُذِّبَتْ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَ فَصَبَرُوا عَلٰى مَا كُذِّبُوا وَاُو۫ذُوا حَتّٰٓى اَتٰيهُمْ نَصْرُنَاۚ وَلَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِ اللّٰهِۚ وَلَقَدْ جَٓاءَكَ مِنْ نَبَا۬ئِ الْمُرْسَل۪ينَ

Ve lekad kuzzibet rusulun min kablike fe saberu ala ma kuzzibu ve uzu hatta etahum nasruna, ve la mubeddile li kelimatillah, ve lekad caeke min nebeil murselin.

Ant olsun, senden önce de Resuller yalanlanmıştı. Yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı Bizim yardımımız ulaşıncaya kadar sabrettiler. Allah'ın kelimelerini değiştirebilecek bir güç yoktur. Nitekim senden önce gönderilmiş elçilerin bir kısım haberleri sana gelmiştir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/34-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 115. ayet

- **Geçtiği form:** مُبَدِّلَ — mubeddile · "değiştirebilecek"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · etken · eril · mansub isim

وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدْقاً وَعَدْلاًۜ لَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِه۪ۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ

Ve temmet kelimetu rabbike sıdkan ve adla, la mubeddile li kelimatih, ve huves semiul alim.

Rabb'inin kelimesi doğruluk ve adaletçe tamdır. O'nun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/115-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 95. ayet

- **Geçtiği form:** بَدَّلْنَا — beddelna · "değiştirip getirdik"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

ثُمَّ بَدَّلْنَا مَكَانَ السَّيِّئَةِ الْحَسَنَةَ حَتّٰى عَفَوْا وَقَالُوا قَدْ مَسَّ اٰبَٓاءَنَا الضَّرَّٓاءُ وَالسَّرَّٓاءُ فَاَخَذْنَاهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Summe beddelna mekanes seyyietil hasenete hatta afev ve kalu kad messe abaenad darrau ves serrau fe ehaznahum bagteten ve hum la yeş'urun.

Sonra kötülüğü iyiliğe çevirdik. Nihayet imkanları artınca: "Atalarımızın da sıkıntılı ve bolluk günleri olmuştu." dediler. Bu yüzden, Biz de onları ansızın yakalayıverdik.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/95-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 162. ayet

- **Geçtiği form:** فَبَدَّلَ — febeddele · "değiştirdiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَبَدَّلَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ قَوْلاً غَيْرَ الَّذ۪ي ق۪يلَ لَهُمْ فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِجْزاً مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَظْلِمُونَ۟

Fe beddelellezine zalemu minhum kavlen gayrellezi kile lehum fe erselna aleyhim riczen mines semai bi ma kanu yazlimun.

Ancak onlardan haksızlık yapanlar, kendilerine söylenen sözü başka bir söze çevirdiler. Biz de haksızlık yapmaları yüzünden, üzerlerine gökten bir azap gönderdik.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/162-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 39. ayet

- **Geçtiği form:** وَيَسْتَبْدِلْ — ve yestebdil · "ve yerinize getirir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اِلَّا تَنْفِرُوا يُعَذِّبْكُمْ عَذَاباً اَل۪يماً وَيَسْتَبْدِلْ قَوْماً غَيْرَكُمْ وَلَا تَضُرُّوهُ شَيْـٔاًۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ

İlla tenfiru yuazzibkum azaben elimen ve yestebdil kavmen gayrekum ve la tedurruhu şey'a , vallahu ala kulli şey'in kadir.

Eğer seferber olmazsanız, sizi can yakıcı bir azapla cezalandırır ve yerinize başka bir halkı getirir. Siz O'na hiçbir şeyle zarar veremezsiniz. Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/39-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** بَدِّلْهُ ۚ — beddilhu · "bunu değiştir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍۙ قَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ائْتِ بِقُرْاٰنٍ غَيْرِ هٰذَٓا اَوْ بَدِّلْهُۜ قُلْ مَا يَكُونُ ل۪ٓي اَنْ اُبَدِّلَهُ مِنْ تِلْقَٓائِ۬ نَفْس۪يۚ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ

Ve iza tutla aleyhim ayatuna beyyinatin kalellezine la yercune likaena'ti bi kur'anin gayri haza ev beddilh, kul ma yekunu li en ubeddilehu min tilkai nefsi, in ettebiu illa ma yuha ileyy, inni ehafu in asaytu rabbi azabe yevmin azim.

Bizimle karşılaşmayı ummayanlara, ayetlerimiz açık açık okunduğu zaman, onlar: "Ya bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir." dediler. De ki: "Onu kendiliğimden değiştirmem olacak şey değildir. Ben, ancak bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabb'ime karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım."

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/15-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** أُبَدِّلَهُۥ — ubeddilehu · "onu değiştirmem"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍۙ قَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ائْتِ بِقُرْاٰنٍ غَيْرِ هٰذَٓا اَوْ بَدِّلْهُۜ قُلْ مَا يَكُونُ ل۪ٓي اَنْ اُبَدِّلَهُ مِنْ تِلْقَٓائِ۬ نَفْس۪يۚ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا يُوحٰٓى اِلَيَّۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اِنْ عَصَيْتُ رَبّ۪ي عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ

Ve iza tutla aleyhim ayatuna beyyinatin kalellezine la yercune likaena'ti bi kur'anin gayri haza ev beddilh, kul ma yekunu li en ubeddilehu min tilkai nefsi, in ettebiu illa ma yuha ileyy, inni ehafu in asaytu rabbi azabe yevmin azim.

Bizimle karşılaşmayı ummayanlara, ayetlerimiz açık açık okunduğu zaman, onlar: "Ya bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir." dediler. De ki: "Onu kendiliğimden değiştirmem olacak şey değildir. Ben, ancak bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabb'ime karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım."

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/15-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** تَبْدِيلَ — tebdile · "değişme"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim

لَهُمُ الْبُشْرٰى فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِۜ لَا تَبْد۪يلَ لِكَلِمَاتِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُۜ

Lehumul buşra fil hayatid dunya ve fil ahıreh, la tebdile li kelimatillah, zalike huvel fevzul azim.

Onlar için dünya hayatında da ahirette de müjdeler vardır. Allah'ın kelimelerinde asla bir değişiklik olmaz. İşte en büyük başarı budur.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/64-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** بَدَّلُوا۟ — beddelu · "çeviren(leri)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ بَدَّلُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ كُفْراً وَاَحَلُّوا قَوْمَهُمْ دَارَ الْبَوَارِۙ

E lem tere ilellezine beddelu ni'metallahi kufren ve ehallu kavmehum darel bevar.

Allah'ın nimetini Küfre çevirenleri ve böylece kendi toplumlarını yok olma yurduna sürükleyenleri görüyorsun değil mi?

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/28-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** تُبَدَّلُ — tubeddelu · "değiştirilir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · edilgen · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

يَوْمَ تُبَدَّلُ الْاَرْضُ غَيْرَ الْاَرْضِ وَالسَّمٰوَاتُ وَبَرَزُوا لِلّٰهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ

Yevme tubeddelul ardu gayrel ardı ves semavatu ve berezu lillahil vahıdil kahhar.

O Gün yeryüzü ve gökler başka bir hale dönüştürülür. Ve onlar, bir ve gücüne karşı konulamaz Allah'ın huzuruna çıkarlar.

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/48-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 101. ayet

- **Geçtiği form:** بَدَّلْنَآ — beddelna · "değiştirdiğimiz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

وَاِذَا بَدَّلْـنَٓا اٰيَةً مَكَانَ اٰيَةٍۙ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يُنَزِّلُ قَالُٓوا اِنَّـمَٓا اَنْتَ مُفْتَرٍۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Ve iza beddelna ayeten mekane ayetin vallahu a'lemu bima yunezzilu kalu innema ente mufter, bel ekseruhum la ya'lemun.

Biz, bir ayeti, başka bir ayetle değiştirdiğimiz zaman: "Allah ne indirdiğini bilirken, sen kesinlikle uyduruyorsun." derler. Hayır, onların çoğu gerçeği bilmiyor.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/101-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** مُبَدِّلَ — mubeddile · "değiştirecek"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · etken · eril · mansub isim

وَاتْلُ مَٓا اُو۫حِيَ اِلَيْكَ مِنْ كِتَابِ رَبِّكَۚ لَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِه۪ وَلَنْ تَجِدَ مِنْ دُونِه۪ مُلْتَحَداً

Vetlu ma uhıye ileyke min kitabi rabbik, la mubeddile li kelimatihi ve len tecide min dunihi multehada.

Ve sen, Rabb'inin Kitap'ından sana vahyedileni oku! O'nun kelimelerini değiştirecek yoktur. O'ndan başka sığınılacak da bulamazsın.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/27-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** بَدَلًۭا — bedelen · "bir değiştirmedir"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ كَانَ مِنَ الْجِنِّ فَفَسَقَ عَنْ اَمْرِ رَبِّه۪ۜ  اَفَتَتَّخِذُونَهُ وَذُرِّيَّتَهُٓ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُون۪ي وَهُمْ لَكُمْ عَدُوٌّۜ بِئْسَ لِلظَّالِم۪ينَ بَدَلاً

Ve iz kulna lil melaiketiscudu li ademe fe secedu illa iblis, kane minel cinni fe feseka an emri rabbih, e fe tettehızunehu ve zurriyyetehu evliyae min duni ve hum lekum aduvv, bi'se liz zalimine bedela.

Hani! Biz, meleklere, "Adem'e secde edin." demiştik. İblis hariç hepsi secde etmişti. O cinlerdendi. Böylece Rabb'inin sözünden dışarı çıktı. Benim yanım sıra, onu ve soyunu evliya mı ediniyorsunuz? Oysa onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için ne kötü bir tercihtir bu!

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/50-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 81. ayet

- **Geçtiği form:** يُبْدِلَهُمَا — yubdilehuma · "onun yerine versin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

فَاَرَدْنَٓا اَنْ يُبْدِلَهُمَا رَبُّهُمَا خَيْراً مِنْهُ زَكٰوةً وَاَقْرَبَ رُحْماً

Fe eredna en yubdilehuma rabbuhuma hayren minhu zekaten ve akrebe ruhma.

"Böylece onların Rabb'lerinin, onu, ondan daha hayırlı, daha zekat ve merhamete daha yakın olanla değiştirmesini istedik."

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/81-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 55. ayet

- **Geçtiği form:** وَلَيُبَدِّلَنَّهُم — veleyubeddilennehum · "ve onları erdirecektir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْاَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۖ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ د۪ينَهُمُ الَّذِي ارْتَضٰى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ مِنْ بَعْدِ خَوْفِهِمْ اَمْناًۜ يَعْبُدُونَن۪ي لَا يُشْرِكُونَ ب۪ي شَيْـٔاًۜ وَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ

Vaadallahullezine amenu minkum ve amilus salihati leyestahlifennehum fil ardı kemestahlefellezine min kablihim, ve leyumekkinenne lehum dinehumullezirteda lehum ve le yubeddilennehum min ba'di havfihim emna, ya'buduneni la yuşrikune bi şey'a, ve men kefere ba'de zalike fe ulaike humul fasikun.

Allah, sizden iman eden ve salihatı yapanlara, tıpkı kendilerinden öncekileri halife kıldığı gibi, kendilerini de yeryüzünde halife kılacağını, onlar için beğenip seçtiği dini mutlaka sağlamlaştıracağını ve endişelerinden sonra onları mutlaka güvene kavuşturacağını vaat etti. Onlar, Bana kulluk ederler ve hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Bundan sonra da kim küfrederse, işte onlar yoldan çıkanların ta kendileridir.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/55-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 70. ayet

- **Geçtiği form:** يُبَدِّلُ — yubeddilu · "değiştirecektir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ عَمَلاً صَالِحاً فَاُو۬لٰٓئِكَ يُبَدِّلُ اللّٰهُ سَيِّـَٔاتِهِمْ حَسَنَاتٍۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُوراً رَح۪يماً

İlla men tabe ve amene ve amile amelen salihan fe ulaike yubeddilullahu seyyiatihim hasenat, ve kanallahu gafuren rahima.

Ancak tevbe eden, iman edip salihat yapanlar hariç. Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/70-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** بَدَّلَ — beddele · "değiştirirse"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اِلَّا مَنْ ظَلَمَ ثُمَّ بَدَّلَ حُسْناً بَعْدَ سُٓوءٍ فَاِنّ۪ي غَفُورٌ رَح۪يمٌ

İlla men zaleme summe beddele husnen ba'de suin fe inni gafurun rahim.

"Kim haksızlık yapar, sonra da yaptığı kötülüğü iyiliğe çevirirse, bilsin ki Ben Çok Bağışlayıcı'yım ve Rahmeti Kesintisiz Olan'ım."

_https://acikkuran.com/neml-suresi/11-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** تَبْدِيلَ — tebdile · "değiştirilemez"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim

فَاَقِمْ وَجْهَكَ لِلدّ۪ينِ حَن۪يفاًۜ فِطْرَتَ اللّٰهِ الَّت۪ي فَطَرَ النَّاسَ عَلَيْهَاۜ لَا تَبْد۪يلَ لِخَلْقِ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ الدّ۪ينُ الْقَيِّمُۗ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَۗ

Fe ekim vecheke lid dini hanifa, fıtratallahilleti fataran nase aleyha, la tebdile li halkıllah, zaliked dinul kayyimu ve lakinne ekseren nasi la ya'lemun.

O halde hanif olarak dine yüzünü ikame et. İnsanları, üzerinde yaratmış olduğu Allah'ın fıtratına. Allah'ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyum olan din budur. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/30-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** بَدَّلُوا۟ — beddelu · "(sözlerini) değiştirmemişlerdir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللّٰهَ عَلَيْهِۚ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضٰى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْتَظِرُۘ وَمَا بَدَّلُوا تَبْد۪يلاًۙ

Minel mu'minine ricalun sadaku ma ahedullahe aleyh, fe minhum men kada nahbehu ve minhum men yentezıru ve ma beddelu tebdila.

Mü'minlerden öyle erler var ki; Allah'a, üzerine söz verdikleri şeylere bağlılık gösterdiler. Böylece onlardan bir kısmı verdiği sözü yerine getirdi, bir kısmı da beklemektedir. Verdikleri sözden asla dönmediler.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/23-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** تَبْدِيلًۭا — tebdilen · "değişiklikle"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim · belirsiz

مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللّٰهَ عَلَيْهِۚ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضٰى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْتَظِرُۘ وَمَا بَدَّلُوا تَبْد۪يلاًۙ

Minel mu'minine ricalun sadaku ma ahedullahe aleyh, fe minhum men kada nahbehu ve minhum men yentezıru ve ma beddelu tebdila.

Mü'minlerden öyle erler var ki; Allah'a, üzerine söz verdikleri şeylere bağlılık gösterdiler. Böylece onlardan bir kısmı verdiği sözü yerine getirdi, bir kısmı da beklemektedir. Verdikleri sözden asla dönmediler.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/23-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 52. ayet

- **Geçtiği form:** تَبَدَّلَ — tebeddele · "değiştirmen"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

لَا يَحِلُّ لَكَ النِّسَٓاءُ مِنْ بَعْدُ وَلَٓا اَنْ تَبَدَّلَ بِهِنَّ مِنْ اَزْوَاجٍ وَلَوْ اَعْجَبَكَ حُسْنُهُنَّ اِلَّا مَا مَلَكَتْ يَم۪ينُكَۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ رَق۪يـباً۟

La yahıllu leken nisau min ba'du ve la en tebeddele bihinne min ezvacin ve lev a'cebeke husnuhunne illa ma meleket yeminuk, ve kanallahu ala kulli şey'in rakiba.

Bundan böyle başka kadınlarla evlenmen, eşlerini boşayıp yerine iyi olması hoşuna gitse bile başka kadın alman sana helal olmaz. Ancak antlaşma yolu ile hak sahibi olduğun hariç. Allah, her şeyi gözetleyip denetleyendir.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/52-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 62. ayet

- **Geçtiği form:** تَبْدِيلًۭا — tebdilen · "değiştirmeğe"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim · belirsiz

سُنَّةَ اللّٰهِ فِي الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلُۚ وَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّةِ اللّٰهِ تَبْد۪يلاً

Sunnetallahi fillezine halev min kabl, ve len tecide li sunnetillahi tebdila.

Gelmiş geçmiş olanların tamamı hakkında Allah'ın sünneti budur. Ve Allah'ın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/62-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** وَبَدَّلْنَـٰهُم — ve beddelnahum · "ve çevirdik"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

فَاَعْرَضُوا فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ سَيْلَ الْعَرِمِ وَبَدَّلْنَاهُمْ بِجَنَّتَيْهِمْ جَنَّتَيْنِ ذَوَاتَيْ اُكُلٍ خَمْطٍ وَاَثْلٍ وَشَيْءٍ مِنْ سِدْرٍ قَل۪يلٍ

Fe a'radu fe erselna aleyhim seylel arimi ve beddelna-hum bi cenneteyhim cenneteyni zevatey ukulin hamtın ve eslin ve şeyin min sidrin kalil.

Onlarsa yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine su seddinin suyunu salıverdik. Ve iki cennetlerini, acı meyveli ağaçlara, meyvesiz ağaçlara ve az miktarda sedir ağacı bulunan iki cennete çevirdik.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/16-ayet-meali.md_

### 35. Fatır suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** تَبْدِيلًۭا ۖ — tebdilen · "bir değişme"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim · belirsiz

اِسْتِكْبَاراً فِي الْاَرْضِ وَمَكْرَ السَّيِّئِۜ وَلَا يَح۪يقُ الْمَكْرُ السَّيِّئُ اِلَّا بِاَهْلِه۪ۜ فَهَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا سُنَّتَ الْاَوَّل۪ينَۚ فَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّتِ اللّٰهِ تَبْد۪يلاًۚ وَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّتِ اللّٰهِ تَحْو۪يلاً

İstikbaren fil ardı ve mekres seyyii, ve la yahikul mekrus seyyiu illa bi ehlih, fe hel yenzurune illa sunnetel evvelin, fe len tecide li sunnetillahi tebdila, ve len tecide li sunnetillahi tahvila.

Yeryüzünde büyüklendiler ve kötü planlar yaptılar. Oysa kötü planlar, sahibinden başkasını kuşatmaz. Öyleyse onlar, öncekilerin sünnetinden başkasını mı gözlüyorlar? Halbuki Allah'ın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın. Allah'ın sünnetinde asla bir sapma bulamazsın.

_https://acikkuran.com/fatir-suresi/43-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** يُبَدِّلَ — yubeddile · "onun değiştirecek"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَقَالَ فِرْعَوْنُ ذَرُون۪ٓي اَقْتُلْ مُوسٰى وَلْيَدْعُ رَبَّهُۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يُبَدِّلَ د۪ينَكُمْ اَوْ اَنْ يُظْهِرَ فِي الْاَرْضِ الْفَسَادَ

Ve kale fir'avnu zeruni aktul musa vel yed'u rabbeh, inni ehafu en yubeddile dinekum ev en yuzhire fil ardıl fesad.

Firavun: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim. O istediği kadar Rabb'ini yardıma çağırsın. Ben, onun sizin dininizi değiştirmesinden veya yeryüzünde fesat çıkarmasından korkuyorum." dedi.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/26-ayet-meali.md_

### 47. Muhammed suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَبْدِلْ — yestebdil · "yerinize getirir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تُدْعَوْنَ لِتُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ فَمِنْكُمْ مَنْ يَبْخَلُۚ وَمَنْ يَبْخَلْ فَاِنَّمَا يَبْخَلُ عَنْ نَفْسِه۪ۜ وَاللّٰهُ الْغَنِيُّ وَاَنْتُمُ الْفُقَـرَٓاءُۚ وَاِنْ تَتَوَلَّوْا يَسْتَبْدِلْ قَوْماً غَيْرَكُمْۙ ثُمَّ لَا يَكُونُٓوا اَمْثَالَكُمْ

Ha entum haulai tud'avne li tunfiku fi sebilillah, fe minkum men yebhal, ve men yebhal fe innema yebhalu an nefsih, vallahul ganiyyu ve entumul fukarau, ve in tetevellev yestebdil kavmen gayrekum summe la yekunu emsalekum.

İşte siz böylesiniz. Allah yolunda infak etmeye çağrılırsınız ancak sizden bir kısmınız cimrilik yapar. Kim cimrilik yaparsa, aslında kendi aleyhinde cimrilik yapmış olur. Allah zengindir, siz ise yoksulsunuz. Eğer yüz çevirirseniz, sizin yerinize başka bir halk getirir. Onlar sizin gibi olmazlar.

_https://acikkuran.com/muhammed-suresi/38-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** يُبَدِّلُوا۟ — yubeddilu · "değiştirmek"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

سَيَقُولُ الْمُخَلَّفُونَ اِذَا انْطَلَقْتُمْ اِلٰى مَغَانِمَ لِتَأْخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعْكُمْۚ يُر۪يدُونَ اَنْ يُبَدِّلُوا كَلَامَ اللّٰهِۜ قُلْ لَنْ تَتَّبِعُونَا كَذٰلِكُمْ قَالَ اللّٰهُ مِنْ قَبْلُۚ فَسَيَقُولُونَ بَلْ تَحْسُدُونَنَاۜ بَلْ كَانُوا لَا يَفْقَهُونَ اِلَّا قَل۪يلاً

Se yekulul muhallefune izentalaktum ila meganime li te'huzuha zeruna nettebi'kum, yuridune en yubeddilu kelamallah, kul len tettebiuna kezalikum kalallahu min kabl, fe se yekulune bel tahsudunena, bel kanu la yefkahune illa kalila.

Geri bırakılanlar, ganimetleri almak için gittiğinizde: "Müsaade edin sizinle gelelim." diyecekler. Allah'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: "Siz, asla bizimle gelemezsiniz. Allah, bu hükmü daha önce buyurmuştu." O zaman da: "Hayır, siz bizi kıskanıyorsunuz." diyecekler. Doğrusu onlar anlayışı kıt kimselerdir.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/15-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** تَبْدِيلًۭا — tebdilen · "bir değişme"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim · belirsiz

سُنَّةَ اللّٰهِ الَّت۪ي قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلُۚ وَلَنْ تَجِدَ لِسُنَّةِ اللّٰهِ تَبْد۪يلاً

Sunnetellahilleti kad halet min kabl, ve len tecide li sunnetillahi tebdila.

Bu Allah'ın öteden beri süregelen yasasıdır. Allah'ın yasasında asla bir değişiklik bulamazsın.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/23-ayet-meali.md_

### 50. Kaf suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** يُبَدَّلُ — yubeddelu · "değiştirilmez"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · edilgen · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

مَا يُبَدَّلُ الْقَوْلُ لَدَيَّ وَمَٓا اَنَا۬ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِ۟

Ma yubeddelul kavlu ledeyye ve ma ene bi zallamin lil abid.

"Katımda söz değiştirilmez. Ben kullara asla haksızlık eden değilim."

_https://acikkuran.com/kaf-suresi/29-ayet-meali.md_

### 56. Vakıa suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** نُّبَدِّلَ — nubeddile · "sizin yerinize getirelim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ اَمْثَالَكُمْ وَنُنْشِئَكُمْ ف۪ي مَا لَا تَعْلَمُونَ

Ala en nubeddile emsalekum ve nunşiekum fi ma la ta'lemun.

Yapınızı değiştirip, sizi bilmediğiniz bir şekilde, yeniden yapma gücünden yoksun değiliz.

_https://acikkuran.com/vakia-suresi/61-ayet-meali.md_

### 66. Tahrim suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** يُبْدِلَهُۥٓ — yubdilehu · "onu değiştirir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

عَسٰى رَبُّهُٓ اِنْ طَلَّقَكُنَّ اَنْ يُبْدِلَهُٓ  اَزْوَاجاً خَيْراً مِنْكُنَّ مُسْلِمَاتٍ مُؤْمِنَاتٍ قَانِتَاتٍ تَٓائِبَاتٍ عَابِدَاتٍ سَٓائِحَاتٍ ثَيِّبَاتٍ وَاَبْكَاراً

Asa rabbuhu in tallakakunne en yubdilehu ezvacen hayren min kunne muslimatin mu'minatin kanitatin taibatin abidatin saihatin seyyibatin ve ebkara.

Eğer o sizi boşarsa, Rabb'inin ona sizden daha hayırlı olan; Allah'a teslim olan, iman eden, saygıda kusur etmeyen, tevbe eden, kulluk eden, seyahat eden dul ve bakire eşler vermesi umulur.

_https://acikkuran.com/tahrim-suresi/5-ayet-meali.md_

### 68. Kalem suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** يُبْدِلَنَا — yubdilena · "bize onun yerine verir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

عَسٰى رَبُّنَٓا اَنْ يُبْدِلَنَا خَيْراً مِنْهَٓا اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا رَاغِبُونَ

Asa rabbuna en yubdilena hayren minha inna ila rabbina ragıbun.

"Umarız ki, Rabb'imiz bize onun yerine daha hayırlısını verir. Ümitle Rabb'imize yöneliyoruz."

_https://acikkuran.com/kalem-suresi/32-ayet-meali.md_

### 70. Mearic suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** نُّبَدِّلَ — nubeddile · "onları değiştirmeğe"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ خَيْراً مِنْهُمْۙ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَ

Ala en nubeddile hayren minhum ve ma nahnu bi mesbukin.

Onların yerine, kendilerinden daha hayırlısını getirmeye kesinlikle güç yetirenleriz. Bunu yapmamıza hiçbir güç engel olamaz.

_https://acikkuran.com/mearic-suresi/41-ayet-meali.md_

### 76. İnsan suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** بَدَّلْنَآ — beddelna · "değiştiririz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

نَحْنُ خَلَقْنَاهُمْ وَشَدَدْنَٓا اَسْرَهُمْۚ وَاِذَا شِئْنَا بَدَّلْـنَٓا اَمْثَالَهُمْ تَبْد۪يلاً

Nahnu halaknahum ve şededna esrehum, ve iza şi'na beddelna emsalehum tebdila.

Onları Biz yarattık. Yaratılışlarını sapasağlam yaptık. Dilersek onları yok eder, yerlerine benzerlerini getiririz.

_https://acikkuran.com/insan-suresi/28-ayet-meali.md_

### 76. İnsan suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** تَبْدِيلًا — tebdilen · "tam bir değişiklikle"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim · belirsiz

نَحْنُ خَلَقْنَاهُمْ وَشَدَدْنَٓا اَسْرَهُمْۚ وَاِذَا شِئْنَا بَدَّلْـنَٓا اَمْثَالَهُمْ تَبْد۪يلاً

Nahnu halaknahum ve şededna esrehum, ve iza şi'na beddelna emsalehum tebdila.

Onları Biz yarattık. Yaratılışlarını sapasağlam yaptık. Dilersek onları yok eder, yerlerine benzerlerini getiririz.

_https://acikkuran.com/insan-suresi/28-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-24
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
