# Dal-Be-Ra — دبر (dbr)

> Kur'an'da 44 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/dbr

- **Anlam:** Arkasını dönmek, kaçmak, peşinden gitmek, arkada olmak, yaşlanmak, bir şeyi almak/götürmek, batı rüzgarına doğru yönelmek, (gün, gece) geçmek, saygıyla takip etmek.
- **Türevleri:** أَدْبَرَ (4) · إِدْبَٰر (1) · دَابِر (4) · دُبُر (18) · مُدَبِّرَٰت (1) · مُدْبِر (8) · يَتَدَبَّرُ (4) · يُدَبِّرُ (4)

## Geçtiği ayetler

### 3. Ali İmran suresi 111. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَدْبَارَ — l-edbara · "arkalarını"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

لَنْ يَضُرُّوكُمْ اِلَّٓا اَذًىۜ وَاِنْ يُقَاتِلُوكُمْ يُوَلُّوكُمُ الْاَدْبَارَ۠  ثُمَّ لَا يُنْصَرُونَ

Len yedurrukum illa eza, ve in yukatilukum yuvellukumul edbar, summe la yunsarun.

Onlar, eziyetten başka size bir zarar veremezler. Sizinle savaşsalar bile geri dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/111-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** أَدْبَارِهَآ — edbariha · "arkaları"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اٰمِنُوا بِمَا نَزَّلْنَا مُصَدِّقاً لِمَا مَعَكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَطْمِسَ وُجُوهاً فَنَرُدَّهَا عَلٰٓى اَدْبَارِهَٓا اَوْ نَلْعَنَهُمْ كَمَا لَعَنَّٓا اَصْحَابَ السَّبْتِۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولاً

Ya eyyuhallezine utul kitabe aminu bi ma nezzelna musaddikan li ma meakum min kabli en natmise vucuhen fe neruddeha ala edbariha ev nel'anehum kema leanna ashabes sebt. Ve kane emrullahi mef'ula.

Ey kendilerine Kitap verilenler! Bazı yüzlerin azalarını silip, arkaları gibi dümdüz yapmadan veya Cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi sizi de lanetlemeden önce yanınızda bulunanı, doğrulayıcı olarak indirdiğimize iman edin. Zira Allah'ın hükmü mutlaka gerçekleşir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/47-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 82. ayet

- **Geçtiği form:** يَتَدَبَّرُونَ — yetedebberune · "düşünmüyorlar mı?"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَۜ وَلَوْ كَانَ مِنْ عِنْدِ غَيْرِ اللّٰهِ لَوَجَدُوا ف۪يهِ اخْتِلَافاً كَث۪يراً

E fe la yetedebberunel kur'an.Ve lev kane min indi gayrillahi le vecedu fihihtilafen kesira.

Onlar, Kur'an üzerinde, gereği gibi düşünmezler mi? Eğer, Allah'tan başkası tarafından gönderilmiş olsaydı, onda birçok çelişki bulurlardı.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/82-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** أَدْبَارِكُمْ — edbarikum · "arkanıza"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

يَا قَوْمِ ادْخُلُوا الْاَرْضَ الْمُقَدَّسَةَ الَّت۪ي كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْ وَلَا تَرْتَدُّوا عَلٰٓى اَدْبَارِكُمْ فَتَنْقَلِبُوا خَاسِر۪ينَ

Ya kavmidhulul ardal mukaddesetelleti keteballahu lekum ve la terteddu ala edbarikum fe tenkalibu hasirin.

(Musa) "Ey kavmim! Allah'ın, sizin için yazdığı, kutsal topraklara girin. Gerisin geri dönmeyin. Yoksa ters yüz olarak hüsrana uğrarsınız."

_https://acikkuran.com/maide-suresi/21-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 45. ayet

- **Geçtiği form:** دَابِرُ — dabiru · "ardı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

فَقُطِـعَ دَابِرُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۜ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ

Fe kutia dabirul kavmillezine zalemu, vel hamdu lillahi rabbil alemin.

Böylece zulmeden halkın kökü kurudu. Alemlerin Rabb'i olan Allah'a hamdolsun.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/45-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 72. ayet

- **Geçtiği form:** دَابِرَ — dabira · "kökünü"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

فَاَنْجَيْنَاهُ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَقَطَعْنَا دَابِرَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَمَا كَانُوا مُؤْمِن۪ينَ۟

Fe enceynahu vellezine meahu bi rahmetin minna ve kata'na dabirellezine kezzebu bi ayatina ve ma kanu mu'minin.

Onu ve beraberinde olanları bizden bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayıp inanmayanların ise kökünü kestik.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/72-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** دَابِرَ — dabira · "ardını"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَاِذْ يَعِدُكُمُ اللّٰهُ اِحْدَى الطَّٓائِفَتَيْنِ اَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ اَنَّ غَيْرَ ذَاتِ الشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُحِقَّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ وَيَقْطَعَ دَابِرَ الْكَافِر۪ينَۙ

Ve iz yaıdukumullahu ihdet taifeteyni enneha lekum, ve teveddune enne gayre zatiş şevketi tekunu lekum, ve yuridullahu en yuhıkkal hakka bi kelimatihi ve yaktaa dabirel kafirin.

Allah, iki topluluktan birinin sizin olacağını vaat ediyordu. Siz ise kuvveti bulunmayanı istiyordunuz. Oysa Allah da kelimeleriyle Hakk'ı gerçekleştirmek ve Kafirlerin kökünün kesilmesini istiyordu.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/7-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَدْبَارَ — l-edbara · "arkalar(ınız)ı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا لَق۪يتُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا زَحْفاً فَلَا تُوَلُّوهُمُ الْاَدْبَارَۚ

Ya eyyuhellezine amenu iza lekitumullezine keferu zahfen fe la tuvelluhumul edbar.

Ey İman Edenler! Kafirlerin orduları ile karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönmeyin.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/15-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** دُبُرَهُۥٓ — duburahu · "arkasını"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَمَنْ يُوَلِّهِمْ يَوْمَئِذٍ دُبُرَهُٓ اِلَّا مُتَحَرِّفاً لِقِتَالٍ اَوْ مُتَحَيِّزاً اِلٰى فِئَةٍ فَقَدْ بَٓاءَ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِ وَمَأْوٰيهُ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ

Ve men yuvellihim yevmeizin duburehu illa muteharrifen li kıtalin ev mutehayyizen ila fietin fe kad bae bi gadabin minallahi ve me'vahu cehennem, ve bi'sel masir.

Kim böyle bir günde, savaşmak için bir cepheye çekilmek amacıyla veya başka bir birliğe katılmanın dışında, düşmana arkasını dönerse, Allah'ın gazabına uğramış olur. Onun varacağı yer Cehennem'dir. O, ne kötü bir dönüş yeridir.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/16-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَدْبَـٰرَهُمْ — ve edbarahum · "ve kıçlarına"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ يَتَوَفَّى الَّذ۪ينَ كَفَرُواۙ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْۚ وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ

Ve lev tera iz yeteveffellezine keferul melaiketu yadrıbune vucuhehum ve edbarehum, ve zuku azabel harik.

Şayet görüp tanıklık etseydin eğer! Melekler, Kafirlerin canlarını alırken, yüzlerine ve sırtlarına vuruyorlar ve "Kavurucu azabı tadın." diyorlar.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/50-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** مُّدْبِرِينَ — mudbirine · "gerisin geri"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

لَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّٰهُ ف۪ي مَوَاطِنَ كَث۪يرَةٍۙ وَيَوْمَ حُنَيْنٍۙ اِذْ اَعْجَبَتْكُمْ كَـثْرَتُكُمْ فَلَمْ تُغْنِ عَنْكُمْ شَيْـٔاً وَضَاقَتْ عَلَيْكُمُ الْاَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ ثُمَّ وَلَّيْتُمْ مُدْبِر۪ينَۚ

Lekad nasarakumullahu fi mevatıne kesiretin ve yevme huneynin iz a'cebetkum kesretukum fe lem tugni ankum şey'en ve dakat aleykumul ardu bi ma rehubet summe velleytum mudbirine.

Ant olsun ki Allah, size birçok yerde ve Huneyn gününde yardım etmişti. Hani çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de size bir faydası olmamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra da gerisin geri dönüp gitmiştiniz.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/25-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** يُدَبِّرُ — yudebbiru · "düzene koydu"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يُدَبِّرُ الْاَمْرَۜ مَا مِنْ شَف۪يعٍ اِلَّا مِنْ بَعْدِ اِذْنِه۪ۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ

İnne rabbekumullahullezi halakas semavati vel arda fi sitteti eyyamin summesteva alel arşi yudebbirul emr, ma min şefiin illa min ba'di iznih, zalikumullahu rabbukum fa'buduh, e fe la tezekkerun.

Rabb'iniz, o Allah'tır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı; sonra arşa isteva etti. Bütün işlere yasalarını koydu. O'nun izni olmadan hiçbir şefaatçi olamaz. İşte bu Rabb'iniz olan Allah'tır. Öyleyse O'na kulluk edin. Hala düşünüp öğüt almaz mısınız?

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/3-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** يُدَبِّرُ — yudebbiru · "düzene koyan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

قُلْ مَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اَمَّنْ يَمْلِكُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَمَنْ يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَمَنْ يُدَبِّرُ الْاَمْرَۜ فَسَيَقُولُونَ اللّٰهُۚ فَقُلْ اَفَلَا تَتَّقُونَ

Kul men yerzukukum mines semai vel ardı emmen yemlikus sem'a vel ebsare ve men yuhricul hayye minel meyyiti ve yuhricul meyyite minel hayyi ve men yudebbirul emr, fe se yekulunallah, fe kul e fe la tettekun.

De ki: "Sizleri gökten ve yerden rızıklandıran kimdir? İşitme ve görme gücünü veren kimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran kimdir? Bütün işleri düzenleyen kimdir?" Diyecekler ki: "Allah'tır." O halde, "O'na karşı takvalı olmayacak mısınız?" de.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/31-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** دُبُرٍۢ — duburin · "arkasından"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

وَاسْتَبَقَا الْبَابَ وَقَدَّتْ قَم۪يصَهُ مِنْ دُبُرٍ وَاَلْفَيَا سَيِّدَهَا لَدَا الْبَابِۜ قَالَتْ مَا جَزَٓاءُ مَنْ اَرَادَ بِاَهْلِكَ سُٓوءاً اِلَّٓا اَنْ يُسْجَنَ اَوْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Vestebekal babe ve kaddet kamisahu min duburin ve elfeya seyyideha ledel bab, kalet ma cezau men erade bi ehlike suen illa en yuscene ev azabun elim.

İkisi de kapıya doğru koştu. Kadın Yusuf'un gömleğini arka tarafından yırttı. Kapıda kadının kocası ile karşılaştılar. Kadın: "Ailene kötülük yapmak isteyen kimsenin zindana atılması veya acı bir azapla cezalandırılması gerekmez mi?" dedi.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/25-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** دُبُرٍۢ — duburin · "arkadan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

وَاِنْ كَانَ قَم۪يصُهُ قُدَّ مِنْ دُبُرٍ فَكَذَبَتْ وَهُوَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ

Ve in kane kamisuhu kudde min duburin fe kezebet ve huve mines sadikin.

"Eğer gömlek arkadan yırtılmışsa, kadın yalan, O doğru söylemektedir."

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/27-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** دُبُرٍۢ — duburin · "arkadan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

فَلَمَّا رَاٰ قَم۪يصَهُ قُدَّ مِنْ دُبُرٍ قَالَ اِنَّهُ مِنْ كَيْدِكُنَّۜ اِنَّ كَيْدَكُنَّ عَظ۪يمٌ

Fe lemma rea kamisahu kudde min duburin kale innehu min keydikun, inne keydekunne azim.

Gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce: "Bu sizin oyununuzdur, gerçekten bu çok büyük bir oyundur." dedi.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/28-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** يُدَبِّرُ — yudebbiru · "düzenliyor"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اَللّٰهُ الَّذ۪ي رَفَعَ السَّمٰوَاتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ يُدَبِّرُ الْاَمْرَ يُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّكُمْ تُوقِنُونَ

Allahullezi refeas semavati bi gayri amedin terevneha summesteva alel arşı ve sehhareş şemse vel kamer, kullun yecri li ecelin musemma, yudebbirul emre yufassılul ayati leallekum bi likai rabbikum tukınun.

Bir dayanak olmaksızın -görmekte olduğunuz gibi- gökleri yükselten Allah'tır. Sonra, mutlak gücüyle Güneş'i ve Ay'ı koyduğu yasalara bağlı kıldı. Hepsi, adı konmuş bir ecele doğru akıp gitmektedir. İşleri düzenleyip idare eden O'dur. Ayetleri ayrıntılı olarak açıklamaktadır ki, belki Rabb'inize kavuşacağınıza kesin olarak iman edersiniz.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/2-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 65. ayet

- **Geçtiği form:** أَدْبَـٰرَهُمْ — edbarahum · "arkalarından"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَاتَّبِـعْ اَدْبَارَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ وَامْضُوا حَيْثُ تُؤْمَرُونَ

Fe esri bi ehlike bi kıt'ın minel leyli vettebı' edbarehum ve la yeltefit minkum ehadun vamdu haysu tu'merun.

"Hemen gecenin bir bölümünde, aileni yola çıkar, arkalarından onları takip et. Sağa sola takılıp oyalanmadan, bir an önce emrolunduğunuz yere doğru gidin."

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/65-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 66. ayet

- **Geçtiği form:** دَابِرَ — dabira · "arkaları"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَقَضَيْنَٓا اِلَيْهِ ذٰلِكَ الْاَمْرَ اَنَّ دَابِرَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَقْطُوعٌ مُصْبِح۪ينَ

Ve kadayna ileyhi zalikel emre enne dabire haulai maktuun musbihin.

Sabaha girerlerken, onların kökünün kesileceği kararımızı, ona bildirdik.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/66-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** أَدْبَـٰرِهِمْ — edbarihim · "arkalarına"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَجَعَلْنَا عَلٰى قُلُوبِهِمْ اَكِنَّةً اَنْ يَفْقَهُوهُ وَف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَقْراًۜ وَاِذَا ذَكَرْتَ رَبَّكَ فِي الْقُرْاٰنِ وَحْدَهُ وَلَّوْا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ نُفُوراً

Ve cealna ala kulubihim ekinneten en yefkahuhu ve fi azanihim vakra, ve iza zekerte rabbeke fil kur'ani vahdehu vellev ala edbarihim nufura.

Kur'an'ı anlamalarına engel olsun diye, kalplerine perde, kulaklarına bir ağırlık koyduk. Sen, Kur'an'da Rabb'inin tekliğini andığın zaman, nefretle arkalarını dönüp kaçarlar.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/46-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** مُدْبِرِينَ — mudbirine · "arkanızı dönüp"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَتَاللّٰهِ لَاَك۪يدَنَّ اَصْنَامَكُمْ بَعْدَ اَنْ تُوَلُّوا مُدْبِر۪ينَ

Ve tallahi le ekidenne asnamekum ba'de en tuvellu mudbirin.

"Allah'a yemin ederim ki, siz buradan ayrıldıktan sonra, putlarınız hakkında tasarladığımı gerçekleştireceğim."

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/57-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 68. ayet

- **Geçtiği form:** يَدَّبَّرُوا۟ — yeddebberu · "onlar iyice düşünmediler mi?"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَفَلَمْ يَدَّبَّرُوا الْقَوْلَ اَمْ جَٓاءَهُمْ مَا لَمْ يَأْتِ اٰبَٓاءَهُمُ الْاَوَّل۪ينَۘ

E fe lem yeddebberul kavle em caehum ma lem ye'ti abaehumul evvelin.

Onlar, hala sözün üzerinde düşünmüyorlar mı? Yoksa onlara, atalarına gelmemiş bir şey mi geldi?

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/68-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** مُدْبِرًۭا — mudbiran · "arkaya"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · mansub isim · belirsiz

وَاَلْقِ عَصَاكَۜ فَلَمَّا رَاٰهَا تَهْتَزُّ  كَاَنَّهَا جَٓانٌّ وَلّٰى مُدْبِراً وَلَمْ يُعَقِّبْۜ يَا مُوسٰى لَا تَخَفْ اِنّ۪ي لَا يَخَافُ لَدَيَّ الْمُرْسَلُونَۗ

Ve elkı asak, fe lemma reaha tehtezzu ke enneha cannun vella mudbiren ve lem yuakkıb, ya musa la tehaf inni la yehafu ledeyyel murselun.

"Asanı bırak!" Musa, asasını bırakmasıyla birlikte onun yılan gibi hareket ettiğini görünce, geri dönüp arkasına bakmadan kaçtı. "Ey Musa! Korkma, gerçekten Ben'im. Ben'im huzurumda Resuller korkmaz."

_https://acikkuran.com/neml-suresi/10-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 80. ayet

- **Geçtiği form:** مُدْبِرِينَ — mudbirine · "arkalarını dönerek"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

اِنَّكَ لَا تُسْمِــعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِــعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِر۪ينَ

İnneke la tusmiul mevta ve la tusmius summed duae iza vellev mudbirin.

Sen, ölülere duyuramazsın. Mesajı aldırmayan sağırlara da duyuramazsın.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/80-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** مُدْبِرًۭا — mudbiran · "dönüp"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · mansub isim · belirsiz

وَاَنْ اَلْقِ عَصَاكَۜ فَلَمَّا رَاٰهَا تَهْتَزُّ كَاَنَّهَا جَٓانٌّ وَلّٰى مُدْبِراً وَلَمْ يُعَقِّبْۜ يَا مُوسٰٓى اَقْبِلْ وَلَا تَخَفْ۠ اِنَّكَ مِنَ الْاٰمِن۪ينَ

Ve en elkı asak, fe lemma reaha tehtezzu keenneha cannun vella mudbiren ve lem yuakkıb, ya musa akbil ve la tehaf, inneke minel aminin.

"Asanı yere bırak!" Onun yılan gibi hareket ettiğini görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. "Ey Musa, dön! Korkma, güvende olanlardansın."

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/31-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 52. ayet

- **Geçtiği form:** مُدْبِرِينَ — mudbirine · "arkalarını dönüp"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

فَاِنَّكَ لَا تُسْمِعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِر۪ينَ

Fe inneke la tusmiul mevta ve la tusmius summed duae iza vellev mudbirin.

Şu bir gerçek ki, sen ölülere duyuramazsın. Arkasını dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/52-ayet-meali.md_

### 32. Secde suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** يُدَبِّرُ — yudebbiru · "tedbir eder (indirir)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

يُدَبِّرُ الْاَمْرَ مِنَ السَّمَٓاءِ اِلَى الْاَرْضِ ثُمَّ يَعْرُجُ اِلَيْهِ ف۪ي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُٓ اَلْفَ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ

Yudebbirul emre mines semai ilel ardı summe ya'rucu ileyhi fi yevmin kane mıkdaruhu elfe senetin mimma teuddun.

Gökten yeryüzüne kadar işleri düzenler. Sonra miktarı sizin hesabınıza göre bin yıl süren bir gün içinde işler O'na yükselir.

_https://acikkuran.com/secde-suresi/5-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَدْبَـٰرَ ۚ — l-edbara · "arkalarına"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَلَقَدْ كَانُوا عَاهَدُوا اللّٰهَ مِنْ قَبْلُ لَا يُوَلُّونَ الْاَدْبَارَۜ وَكَانَ عَهْدُ اللّٰهِ مَسْؤُ۫لاً

Ve lekad kanu ahedullahe min kablu la yuvellunel edbar, ve kane ahdullahi mes'ula.

Oysaki onlar, daha önce arkalarını dönüp kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz sorumluluktur.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/15-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 90. ayet

- **Geçtiği form:** مُدْبِرِينَ — mudbirine · "arkalarını dönüp"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

فَتَوَلَّوْا عَنْهُ مُدْبِر۪ينَ

Fe tevellev anhu mudbirin.

Bunun üzerine ondan yüz çevirerek, arkalarını dönüp gittiler.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/90-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** لِّيَدَّبَّرُوٓا۟ — liyeddebberu · "düşünsünler diye"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ اِلَيْكَ مُبَارَكٌ لِيَدَّبَّرُٓوا اٰيَاتِه۪ وَلِيَتَذَكَّرَ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ

Kitabun enzelnahu ileyke mubarekun li yeddebberu ayatihi ve li yetezekkere ulul elbab.

Bu; akıl sahiplerinin, ayetlerini düşünüp öğüt almaları için, sana indirdiğimiz kutlu bir Kitap'tır.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/29-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** مُدْبِرِينَ — mudbirine · "kaçarsınız"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

يَوْمَ تُوَلُّونَ مُدْبِر۪ينَۚ مَا لَكُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ عَاصِمٍۚ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ هَادٍ

Yevme tuvellune mudbirin, ma lekum minallahi min asım ve men yudlilillahu fe ma lehu min had.

Arkanıza bakmadan kaçacağınız gün, sizi Allah'ın azabından koruyabilecek kimse yoktur. Allah, kimi sapkınlıkta bırakırsa ona doğru yolu gösterecek yoktur.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/33-ayet-meali.md_

### 47. Muhammed suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** يَتَدَبَّرُونَ — yetedebberune · "düşünmüyorlar mı?"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَ اَمْ عَلٰى قُلُوبٍ اَقْفَالُهَا

E fe la yetedebberunel kur'ane em ala kulubin akfaluha.

Onlar, Kur'an üzerinde düşünmüyorlar mı? Yoksa kalpleri üzerinde kilitleri mi var?

_https://acikkuran.com/muhammed-suresi/24-ayet-meali.md_

### 47. Muhammed suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** أَدْبَـٰرِهِم — edbarihim · "arkaları"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ ارْتَدُّوا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدَىۙ الشَّيْطَانُ سَوَّلَ لَهُمْۜ وَاَمْلٰى لَهُمْ

İnnellezinerteddu ala edbarihim min ba'di ma tebeyyene lehumul hudeş şeytanu sevvele lehum ve emla lehum.

Kendilerine doğru yol açıkça belli olduktan sonra, ona sırt dönenleri, şeytan aldattı ve onları boş ümitlere yöneltti.

_https://acikkuran.com/muhammed-suresi/25-ayet-meali.md_

### 47. Muhammed suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَدْبَـٰرَهُمْ — ve edbarahum · "ve arkalarına"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

فَكَيْفَ اِذَا تَوَفَّتْهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْ

Fe keyfe iza teveffethumul melaiketu yadribune vucuhehum ve edbarehum.

Melekler onları vefat ettirirken, yüzlerine ve arkalarına vurduklarında onların durumları ne olacak?

_https://acikkuran.com/muhammed-suresi/27-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَدْبَـٰرَ — l-edbara · "arkalarına"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَلَوْ قَاتَلَكُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوَلَّوُا الْاَدْبَارَ ثُمَّ لَا يَجِدُونَ وَلِياًّ وَلَا نَص۪يراً

Ve lev katelekumullezine keferu le vellevul edbare summe la yecidune veliyyen ve la nasira.

Eğer, Kafirler sizinle savaşsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı. Sonra da bir veli ve yardımcı bulamazlardı.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/22-ayet-meali.md_

### 50. Kaf suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَدْبَـٰرَ — ve edbara · "ve arkalarında"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَمِنَ الَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَاَدْبَارَ السُّجُودِ

Ve minel leyli fe sebbihhu ve edbares sucudi.

Geceleyin ve secdelerin ardından O'nu tesbih et.

_https://acikkuran.com/kaf-suresi/40-ayet-meali.md_

### 52. Tur suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** وَإِدْبَـٰرَ — ve idbara · "ve ardından"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim

وَمِنَ الَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَاِدْبَارَ النُّجُومِ

Ve minel leyli fe sebbihhu ve idbaren nucumi.

Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışının ardından O'nu tesbih et.

_https://acikkuran.com/tur-suresi/49-ayet-meali.md_

### 54. Kamer suresi 45. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلدُّبُرَ — d-dubura · "geriye"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

سَيُهْزَمُ الْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ الدُّبُرَ

Se yuhzemul cem'u ve yuvelluned dubur.

Yakında o topluluk bozguna uğrayacak ve darmadağın olacaklar.

_https://acikkuran.com/kamer-suresi/45-ayet-meali.md_

### 59. Haşr suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَدْبَـٰرَ — l-edbara · "arkalar(ın)a"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

لَئِنْ اُخْرِجُوا لَا يَخْرُجُونَ مَعَهُمْۚ وَلَئِنْ قُوتِلُوا لَا يَنْصُرُونَهُمْۚ وَلَئِنْ نَصَرُوهُمْ لَيُوَلُّنَّ الْاَدْبَارَ۠  ثُمَّ لَا يُنْصَرُونَ

Le in uhricu la yahrucune me'ahum ve le in kutılu la yensurunehum ve le in nesaruhum le yuvellunnel edbar, summe la yunsarun.

Eğer yurtlarından çıkarılsalar, münafıklar kesinlikle onlarla birlikte çıkmazlar. Eğer savaşırlarsa, kesinlikle onlara yardım da etmezler. Yardım etseler bile, sıkışınca savaştan kaçarlar. Sonra onlara güvenenler de yardımsız kalırlar.

_https://acikkuran.com/hasr-suresi/12-ayet-meali.md_

### 70. Mearic suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** أَدْبَرَ — edbera · "sırtını dönen"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

تَدْعُوا مَنْ اَدْبَرَ وَتَوَلّٰىۙ

Ted'u men edbera ve tevella.

Haktan yüz çevirip, arkasını dönen kimseyi kendisine çağıran;

_https://acikkuran.com/mearic-suresi/17-ayet-meali.md_

### 74. Müddessir suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** أَدْبَرَ — edbera · "arkasını döndü"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

ثُمَّ اَدْبَرَ وَاسْتَكْبَرَۙ

Summe edbere vestekber.

Sonra kibirlendi ve arkasını döndü!

_https://acikkuran.com/muddessir-suresi/23-ayet-meali.md_

### 74. Müddessir suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** أَدْبَرَ — edbera · "dönüp gitmekte olan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَالَّيْلِ اِذْ اَدْبَرَۙ

Vel leyli iz edber.

Ve dönüp gelen geceye;

_https://acikkuran.com/muddessir-suresi/33-ayet-meali.md_

### 79. Naziat suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** فَٱلْمُدَبِّرَٰتِ — felmudebbirati · "derken düzenleyenlere"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

فَالْمُدَبِّرَاتِ اَمْراًۢ

Fel mudebbirati emra.

Ve de işi yerine getirenlere.

_https://acikkuran.com/naziat-suresi/5-ayet-meali.md_

### 79. Naziat suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** أَدْبَرَ — edbera · "sırtını döndü"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

ثُمَّ اَدْبَرَ يَسْعٰىۘ

Summe edbere yes'a.

Sonra aleyhte çalışmaya koyuldu.

_https://acikkuran.com/naziat-suresi/22-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
