# Dal-Ra-Cim — درج (drj)

> Kur'an'da 20 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/drj

- **Anlam:** Adım adım yürümek, kademeli olarak ilerlemek, derece derece yok etmek, bir şeyi yerleştirmek, açmak/çözmek, kademeli olarak ulaşmak, aldatmak, (bir günahkara) hoşgörü göstermek.
- **Türevleri:** دَرَجَة (18) · نَسْتَدْرِجُ (2)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 228. ayet

- **Geçtiği form:** دَرَجَةٌۭ ۗ — deracetun · "bir derece fazladır"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim · belirsiz

وَالْمُطَلَّقَاتُ يَتَرَبَّصْنَ بِاَنْفُسِهِنَّ ثَلٰثَةَ قُرُٓوءٍۜ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ اَنْ يَكْتُمْنَ مَا خَلَقَ اللّٰهُ ف۪ٓي اَرْحَامِهِنَّ اِنْ كُنَّ يُؤْمِنَّ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَبُعُولَتُهُنَّ اَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ اِنْ اَرَادُٓوا اِصْلَاحاًۜ وَلَهُنَّ مِثْلُ الَّذ۪ي عَلَيْهِنَّ بِالْمَعْرُوفِۖ وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟

Vel mutallakatu yeterabbasne bi enfusihinne selasete kuruin, ve la yahıllu lehunne en yektumne ma halakallahu fi erhamihinne in kunne yu'minne billahi vel yevmil ahır, ve buuletuhunne ehakku bi reddihinne fi zalike in eradu ıslaha, ve lehunne mislullezi aleyhinne bil ma'ruf, ve lir ricali aleyhinne dereceh, vallahu azizun hakim.

Boşanan kadınlar, evlenmeksizin üç adet dönemi beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorlarsa, Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal değildir. Eğer bu dönemde kocaları barışmak isterlerse, onlarla yeniden evlenmede daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin, kadınlar üzerindeki haklarına denk, kadınların da erkekler üzerinde meşru hakları vardır. Ancak erkekler, onlar üzerinde öncelik sahibidirler. Kuşkusuz, Allah; Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/228-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 253. ayet

- **Geçtiği form:** دَرَجَـٰتٍۢ ۚ — deracatin · "derecelerle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim · belirsiz

تِلْكَ الرُّسُلُ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍۢ مِنْهُمْ مَنْ كَلَّمَ اللّٰهُ وَرَفَعَ بَعْضَهُمْ دَرَجَاتٍۜ وَاٰتَيْنَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَاَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا اقْتَتَلَ الَّذ۪ينَ مِنْ بَعْدِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَلٰكِنِ اخْتَلَفُوا فَمِنْهُمْ مَنْ اٰمَنَ وَمِنْهُمْ مَنْ كَفَرَۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا اقْتَتَلُوا وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يُر۪يدُ۟

Tilker rusulu faddalna ba'dahum ala ba'd, minhum men kellemallahu ve rafea ba'dahum derecat, ve ateyna isabne meryemel beyyinati ve eyyednahu bi ruhıl kudus, ve lev şaallahu maktetelellezine min ba'dihim min ba'di ma caethumul beyyinatu ve lakinihtelefu fe minhum men amene ve minhum men kefer, ve lev şaallahu maktetelu ve lakinnallahe yef'alu ma yurid.

İşte o Resuller ki her birine farklı lütuflarda bulunduk. Allah, onların kimisi ile konuşmuş, kimisinin de derecelerini yükseltmiştir. Meryem Oğlu İsa'ya beyyinat verdik ve onu Kudus'un Ruhu ile destekledik. Allah dileseydi, onlardan sonra gelenler, bunca açık kanıttan sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Yalnız onlar ihtilafa düştüler; onlardan kimisi iman etti, yine onlardan kimisi de kafirlik etti. Eğer Allah dileseydi birbirleriyle savaşmazlardı. Ancak, Allah neyi dilerse onu yapar.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/253-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 163. ayet

- **Geçtiği form:** دَرَجَـٰتٌ — deracatun · "derece derecedirler"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim · belirsiz

هُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ۟

Hum derecatun indallah, vallahu basirun bi ma ya'melun.

Onların, Allah katındaki dereceleri farklıdır. Allah, yaptıkları her şeyi görendir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/163-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 95. ayet

- **Geçtiği form:** دَرَجَةًۭ ۚ — deraceten · "derece bakımından"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

لَا يَسْتَوِي الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ غَيْرُ اُو۬لِي الضَّرَرِ وَالْمُجَاهِدُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۜ فَضَّلَ اللّٰهُ الْمُجَاهِد۪ينَ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ عَلَى الْقَاعِد۪ينَ دَرَجَةًۜ وَكُلاًّ وَعَدَ اللّٰهُ الْحُسْنٰىۜ وَفَضَّلَ اللّٰهُ الْمُجَاهِد۪ينَ عَلَى الْقَاعِد۪ينَ اَجْراً عَظ۪يـماًۙ

La yestevil kaıdune minel mu'minine gayru ulid darari vel mucahidune fi sebilillahi bi emvalihim ve enfusihim. Faddalallahul mucahidine bi emvalihim ve enfusihim alal kaidine dereceh. Ve kullen vaadallahul husna. Ve faddalallahul mucahidine alal kaıdine ecran azima.

Mü'minlerden, bir özrü olmaksızın, Allah yolunda cihad etmekten geri kalanlarla; mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler, bir değildir. Allah, malları ve canları ile cihad edenleri, derece bakımından, geri kalanlardan üstün kıldı. Her ne kadar Allah, her ikisine de iyilikle muamele etmeyi söz vermiş ise de cihad edenleri, geri kalanlara karşı çok daha büyük bir ecirle üstün kılmıştır;

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/95-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 96. ayet

- **Geçtiği form:** دَرَجَـٰتٍۢ — deracatin · "yüksek dereceler"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim · belirsiz

دَرَجَاتٍ مِنْهُ وَمَغْفِرَةً وَرَحْمَةًۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُوراً رَح۪يماً۟

Deracatin minhu ve magfiraten ve rahmet. Ve kanallahu gafuran rahima.

Kendinden derecelerle, bağışlama ve rahmetle. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/96-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** دَرَجَـٰتٍۢ — deracatin · "derecelerle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim · belirsiz

وَتِلْكَ حُجَّتُنَٓا اٰتَيْنَاهَٓا اِبْرٰه۪يمَ عَلٰى قَوْمِه۪ۜ نَرْفَعُ دَرَجَاتٍ مَنْ نَشَٓاءُۜ اِنَّ رَبَّكَ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ

Ve tilke huccetuna ateynaha ibrahime ala kavmih, nerfeu derecatin men neşa', inne rabbeke hakimun alim.

İşte bunlar, halkına karşı İbrahim'e verdiğimiz huccetlerimizdir. Dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Kuşkusuz Rabb'in, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/83-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 132. ayet

- **Geçtiği form:** دَرَجَـٰتٌۭ — deracatun · "dereceleri vardır"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim · belirsiz

وَلِكُلٍّ دَرَجَاتٌ مِمَّا عَمِلُواۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ

Ve li kullin derecatun mimma amilu, ve ma rabbukebi gafilin amma ya'melun.

Herkesin yaptığı işe göre derecesi vardır. Rabb'in onların yaptıklarından habersiz değildir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/132-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 165. ayet

- **Geçtiği form:** دَرَجَـٰتٍۢ — deracatin · "derecelerle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim · belirsiz

وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَكُمْ خَلَٓائِفَ الْاَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَبْلُوَكُمْ ف۪ي مَٓا اٰتٰيكُمْۜ اِنَّ رَبَّكَ سَر۪يعُ الْعِقَابِۘ وَاِنَّهُ لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ

Ve huvellezi cealekum halaifelardı ve refea ba'dakum fevka ba'dın derecatin li yebluvekum fi ma atakum, inne rabbeke seriul ikabi ve innehu le gafurun rahim.

Sizi, yeryüzünün halifeleri yapan, size verdiği şeylerle denemek için bazınızı bazınıza derecelerle üstün kılan, O'dur. Kuşkusuz Rabb'in, cezası pek çabuk olandır. Ve gerçekten O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/165-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 182. ayet

- **Geçtiği form:** سَنَسْتَدْرِجُهُم — senestedricuhum · "yavaş yavaş helake yaklaştıracağız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۚ

Vellezine kezzebu bi ayatina se nestedricuhum min haysu la ya'lemun.

Ayetlerimizi yalanlayanları, hiç bilemeyecekleri bir şekilde adım adım yok olmaya yaklaştırırız.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/182-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** دَرَجَـٰتٌ — deracatun · "dereceler"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim · belirsiz

اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَـقاًّۜ لَهُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَمَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌۚ

Ulaike humul mu'minune hakka, lehum derecatun inde rabbihim ve magfiretun ve rızkun kerim.

İşte onlar gerçek Mü'minlerdir. Onlar için Rabb'leri katında dereceler, bağışlanma ve kerim bir rızık vardır.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/4-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** دَرَجَةً — deraceten · "dereceleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۙ اَعْظَمُ دَرَجَةً عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَٓائِزُونَ

Ellezine amenu ve haceru ve cahedu fi sebilillahi bi emvalihim ve enfusihim a'zamu dereceten ındallah ve ulaike humul faizun .

İman edip, hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihat edenlerin, Allah katında dereceleri daha üstündür. İşte onlar kazançlı olanlardır.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/20-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 76. ayet

- **Geçtiği form:** دَرَجَـٰتٍۢ — deracatin · "derecelerle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim · belirsiz

فَبَدَاَ بِاَوْعِيَتِهِمْ قَبْلَ وِعَٓاءِ اَخ۪يهِ ثُمَّ اسْتَخْرَجَهَا مِنْ وِعَٓاءِ اَخ۪يهِۜ كَذٰلِكَ كِدْنَا لِيُوسُفَۜ مَا كَانَ لِيَأْخُذَ اَخَاهُ ف۪ي د۪ينِ الْمَلِكِ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ نَرْفَعُ دَرَجَاتٍ مَنْ نَشَٓاءُۜ وَفَوْقَ كُلِّ ذ۪ي عِلْمٍ عَل۪يمٌ

Fe bedee bi ev'ıyetihim kable viai ahihi, summestahreceha min viai ahih, kezalike kidna li yusuf, ma kane li ye'huze ehahu fi dinil meliki, illa en yeşaallah, nerfeu derecatin men neşa', ve fevka kulli zi ilmin alim.

Bunun üzerine, kardeşinin yükünden önce diğerlerinin yükünü aramaya başladı. Sonra su kabını öz kardeşinin yükünden bulup çıkardı. İşte Yusuf için böyle bir tedbir aldık. Allah, böyle dilemeseydi hükümdarın dinine göre kardeşini alıkoyamayacaktı. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Her bilenin üstünde bir bilen vardır.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/76-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** دَرَجَـٰتٍۢ — deracatin · "dereceler bakımından"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim · belirsiz

اُنْظُرْ كَيْفَ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ وَلَلْاٰخِرَةُ اَكْبَرُ دَرَجَاتٍ وَاَكْبَرُ تَفْض۪يلاً

Unzur keyfe faddalna ba'dahum ala ba'd, ve lel ahıretu ekberu derecatin ve ekberu tafdila.

Bak! Onların bir kısmını bir kısmından daha fazla imkan sahibi kıldık. Elbette ahiret, dereceler ve imkan bakımından da daha büyüktür.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/21-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلدَّرَجَـٰتُ — d-deracatu · "dereceler"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

وَمَنْ يَأْتِه۪ مُؤْمِناً قَدْ عَمِلَ الصَّالِحَاتِ فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الدَّرَجَاتُ الْعُلٰىۙ

Ve men ye'tihi mu'minen kad amiles salihati fe ulaike lehumud derecatul ula.

Ve kim O'na bir mümin olarak salihatı yapmış şekilde gelirse, işte böyle kimseler için yüksek makamlar vardır.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/75-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلدَّرَجَـٰتِ — d-deracati · "dereceleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim

رَف۪يعُ الدَّرَجَاتِ ذُوالْعَرْشِۚ يُلْقِي الرُّوحَ مِنْ اَمْرِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ لِيُنْذِرَ يَوْمَ التَّلَاقِۙ

Refiud derecati zul arş, yulkır ruha min emrihi ala men yeşau min ıbadihi li yunzire yevmet telak.

O, dereceleri yükseltendir, Arş'ın sahibidir. O, "Buluşma Günü" hakkında insanları uyarmak için Kendi buyruğundan olan ruhu kullarından dilediğine ulaştırır.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/15-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** دَرَجَـٰتٍۢ — deracatin · "derecelerle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mecrur isim · belirsiz

اَهُمْ يَقْسِمُونَ رَحْمَتَ رَبِّكَۜ نَحْنُ قَسَمْنَا بَيْنَهُمْ مَع۪يشَتَهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَرَفَعْنَا بَعْضَهُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَتَّخِذَ بَعْضُهُمْ بَعْضاً سُخْرِياًّۜ وَرَحْمَتُ رَبِّكَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ

E hum yaksimune rahmete rabbik, nahnu kasemna beynehum maişetehum fil hayatid dunyave refa'na ba'dahum fevka ba'dın derecatin li yettehıze ba'duhum ba'dan suhriyya, ve rahmetu rabbike hayrun mimma yecmaun.

Rabb'inin rahmetini onlar mı dağıtıyorlar? Dünya hayatındaki geçimliklerini Biz paylaştırdık. Birbirlerine işlerini gördürsünler diye, onların bir kısmını bir kısmının üzerine derecelerle yükselttik. Rabb'inin rahmeti onların biriktirdiklerinden daha hayırlıdır.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/32-ayet-meali.md_

### 46. Ahkaf suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** دَرَجَـٰتٌۭ — deracatun · "dereceleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim · belirsiz

وَلِكُلٍّ دَرَجَاتٌ مِمَّا عَمِلُواۚ وَلِيُوَفِّيَهُمْ اَعْمَالَهُمْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Ve li kullin derecatun mimma amilu, ve li yuveffiyehum a'malehum ve hum la yuzlemun.

Herkesin yaptığına karşılık bir derecesi vardır. Hiç kimse haksızlığa uğratılmaksızın, yaptıklarının karşılığı tam olarak ödenir.

_https://acikkuran.com/ahkaf-suresi/19-ayet-meali.md_

### 57. Hadid suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** دَرَجَةًۭ — deraceten · "derecesi"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

وَمَا لَكُمْ اَلَّا تُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ لَا يَسْتَو۪ي مِنْكُمْ مَنْ اَنْفَقَ مِنْ قَبْلِ الْفَتْحِ وَقَاتَلَۜ  اُو۬لٰٓئِكَ اَعْظَمُ دَرَجَةً مِنَ الَّذ۪ينَ اَنْفَقُوا مِنْ بَعْدُ وَقَاتَلُواۜ وَكُلاًّ وَعَدَ اللّٰهُ الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟

Ve ma lekum ella tunfiku fi sebilillahi, ve lillahi mirasus semavati vel ard, la yestevi minkum men enfeka min kablil fethi ve katel, ulaike a'zamu dereceten minellezine enfeku min ba'du ve katelu ve kullen ve adallahul husna, vallahu bi ma ta'melune habir.

Size ne oluyor ki, göklerin ve yerin son sahipliği Allah'ın olduğu halde, Allah'ın yolunda harcamıyorsunuz? Sizden, fetihten önce Allah yolunda harcayan ve savaşanla, fetihten sonra harcayan ve savaşan bir değildir. Onlar daha üstün derece sahibidirler. Allah, hepsine "en iyiyi" söz verdi. Allah, Yaptıklarınızdan En İyi Haberdar Olandır.

_https://acikkuran.com/hadid-suresi/10-ayet-meali.md_

### 58. Mücadele suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** دَرَجَـٰتٍۢ ۚ — deracatin · "derecelerle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · mansub isim · belirsiz

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا ق۪يلَ لَكُمْ تَفَسَّحُوا فِي الْمَجَالِسِ فَافْسَحُوا يَفْسَحِ اللّٰهُ لَكُمْۚ وَاِذَا ق۪يلَ انْشُزُوا فَانْشُزُوا يَرْفَعِ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْۙ وَالَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ دَرَجَاتٍۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ

Ya eyyuhellezine amenu iza kile lekum tefessehu fil mecalisi fefsehu yefsehıllahu lekum, ve iza kilenşuzu fenşuzu yerfeillahullezine amenu minkum vellezine utul ilme derecat, vallahu bi ma ta'melune habir.

Ey İman Edenler! Meclislerde size: "Yer açın!" denildiği zaman, hemen yer açın. Allah da size yer açar. "Dağılın!" denildiği zaman da hemen dağılın! Allah, sizden iman edenlerin ve ilim verilmiş olanların derecelerini yükseltir. Allah, yaptığınız Her Şeyden Haberdardır.

_https://acikkuran.com/mucadele-suresi/11-ayet-meali.md_

### 68. Kalem suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** سَنَسْتَدْرِجُهُم — senestedricuhum · "onları derece derece yaklaştıracağız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

فَذَرْن۪ي وَمَنْ يُكَذِّبُ بِهٰذَا الْحَد۪يثِۜ سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۙ

Fe zerni ve men yukezzibu bi hazel hadis, se nestedricuhum min haysu la ya'lemun.

O halde bu hadisi yalanlayanları Bana bırak. Onları bilmedikleri bir yerden yavaş yavaş yaklaştıracağız.

_https://acikkuran.com/kalem-suresi/44-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
