# Fe-Elif-Dal — فاد (fAd)

> Kur'an'da 16 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/fAd

- **Anlam:** Kalpte incinmek, kalp hastalığına yakalanmak, kalpten vurulmak. Hareket, harekete geçirme. Yakıt söz konusu olduğunda; yanmak, yanıp tükenmek, parlak veya şiddetli yanmak, alevlenmek veya alev almak: ve kalp için söylendiğinde; coşku veya hevesle heyecanlanmak. Kalp, zihin/akıl, zihin keskinliği/açıklığı.
- **Türevleri:** فُؤَاد (16)

## Geçtiği ayetler

### 6. Enam suresi 110. ayet

- **Geçtiği form:** أَفْـِٔدَتَهُمْ — ef'idetehum · "gönüllerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَنُقَلِّبُ اَفْـِٔدَتَهُمْ وَاَبْصَارَهُمْ كَمَا لَمْ يُؤْمِنُوا بِه۪ٓ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَنَذَرُهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ۟

Ve nukallibu ef'idetehum ve ebsarehum kema lem yu'minu bihi evvele merretin ve nezeruhum fi tugyanihim ya'mehun.

İlkin ona inanmadıkları gibi, onların gönüllerini ve basiretlerini tersyüz ederiz ve onları azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/110-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 113. ayet

- **Geçtiği form:** أَفْـِٔدَةُ — ef'idetu · "kalbleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

وَلِتَصْغٰٓى اِلَيْهِ اَفْـِٔدَةُ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ وَلِيَرْضَوْهُ وَلِيَقْتَرِفُوا مَا هُمْ مُقْتَرِفُونَ

Ve li tesga ileyhi ef'idetullezine la yu'minune bil ahıreti ve li yerdavhu ve li yakterifu ma hum mukterifun.

Böylece ahirete iman etmeyenlerin gönülleri ona yönelsin, ondan hoşlansınlar: yaptıkları şeyleri yapmaya devam etsinler.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/113-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 120. ayet

- **Geçtiği form:** فُؤَادَكَ ۚ — fu'adeke · "kalbini"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَكُلاًّ نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الرُّسُلِ مَا نُثَبِّتُ بِه۪ فُؤٰادَكَۚ وَجَٓاءَكَ ف۪ي هٰذِهِ الْحَقُّ وَمَوْعِظَةٌ وَذِكْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ

Ve kullen nakussu aleyke min enbair rusuli ma nusebbitu bihi fuadek ve caeke fi hazihil hakku ve mev'ızatun ve zikra lil muminin.

Elçilerin haberlerinden, kalbini kuvvetlendirecek her şeyi sana anlatıyoruz. Bu hususta sana Hakk, Mü'minlere de öğüt ve hatırlatma geldi.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/120-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** أَفْـِٔدَةًۭ — ef'ideten · "gönüllerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

رَبَّـنَٓا اِنّ۪ٓي اَسْكَنْتُ مِنْ ذُرِّيَّت۪ي بِوَادٍ غَيْرِ ذ۪ي زَرْعٍ عِنْدَ بَيْتِكَ الْمُحَرَّمِۙ رَبَّـنَا لِيُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ فَاجْعَلْ اَفْـِٔدَةً مِنَ النَّاسِ تَهْو۪ٓي اِلَيْهِمْ وَارْزُقْهُمْ مِنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ

Rabbena inni eskentu min zurriyyeti bi vadin gayri zi zer'ın inde beytilkel muharremi rabbena li yukimus salate fec'al ef'ideten minen nasi tehvi ileyhim verzukhum mines semerati leallehum yeşkurun.

"Rabb'imiz! Gerçekten ben, neslimden bir kısmını sahipsiz, ekine elverişli olmayan vadiye; Beyt-i Haram'ın yanına yerleştirdim; Rabb'imiz! Salatı ikame etsinler. İnsanlardan bir kısmının gönlünü onlara yönelt. Ve onları kimi ürünlerle rızıklandır. Umulur ki onlar şükrederler."

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/37-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَفْـِٔدَتُهُمْ — ve ef'idetuhum · "ve yüreklerinin içi de"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

مُهْطِع۪ينَ مُقْنِع۪ي رُؤُ۫سِهِمْ لَا يَرْتَدُّ اِلَيْهِمْ طَرْفُهُمْۚ وَاَفْـِٔدَتُهُمْ هَوَٓاءٌۜ

Muhtıine muknii ruusihim la yerteddu ileyhim tarfuhum, ve ef'idetuhum heva'.

Başlarını yukarı dikerek, bakışları donup kalmış bir şekilde umutsuzca koşarlar.

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/43-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 78. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۙ — vel'ef'idete · "ve gönüller"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَاللّٰهُ اَخْرَجَكُمْ مِنْ بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ لَا تَعْلَمُونَ شَيْـٔاًۙ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۙ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Vallahu ahrecekum min butuni ummehatikum la ta'lemune şey'en ve ceale lekumus sem'a vel ebsare vel ef'idete leallekum teşkurun.

Ve Allah, sizi hiçbir şey bilmez halde, annelerinizin karnından çıkardı. Size işitme yetisi, görme yetisi ve anlama yetisi verdi. Umulur ki şükredersiniz.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/78-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 36. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْفُؤَادَ — velfu'ade · "ve gönül"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌۜ اِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤٰادَ كُلُّ اُو۬لٰٓئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُ۫لاً

Ve la takfu ma leyse leke bihi ilm, innes sem'a vel basara vel fuade kullu ulaike kane anhu mes'ula.

Hakkında bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme! Kuşkusuz kulak, göz ve fuad bunların hepsi ondan sorumludur.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/36-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 78. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۚ — vel'ef'idete · "ve gönülleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَهُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْشَاَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلاً مَا تَشْكُرُونَ

Ve huvellezi enşee lekumus sem'a vel ebsara vel ef'ideh, kalilen ma teşkurun.

Size; işitme, görme ve ef'ide veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/78-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** فُؤَادَكَ ۖ — fu'adeke · "senin kalbini"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ الْقُرْاٰنُ جُمْلَةً وَاحِدَةًۚ كَذٰلِكَ لِنُثَبِّتَ بِه۪ فُؤٰادَكَ وَرَتَّلْنَاهُ تَرْت۪يلاً

Ve kalellezine keferu lev la nuzzile aleyhil kur'anu, cumleten vahideh, kezalike li nusebbite bihi fuadeke ve rettelnahu tertila.

Kafirler: "Kur'an ona bir defada ve topluca indirilmeli değil miydi?" dediler. Oysaki bu, onu kalbine iyice yerleştirelim diyedir. Onu düzenli bir şekilde pekiştire pekiştire indirdik.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/32-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** فُؤَادُ — fu'adu · "gönlü"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

وَاَصْبَحَ فُؤٰادُ اُمِّ مُوسٰى فَارِغاًۜ اِنْ كَادَتْ لَتُبْد۪ي بِه۪ لَوْلَٓا اَنْ رَبَطْنَا عَلٰى قَلْبِهَا لِتَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ

Ve asbaha fuadu ummi musa fariga, in kadet le tubdi bihi lev la en rabatna ala kalbiha li tekune minel mu'minin.

Musa'nın annesi gönlü boş olarak sabahladı. Eğer Biz sözümüze güvenenlerden olması için gönlünü pekiştirmeseydik az kalsın durumu açığa vuracaktı.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/10-ayet-meali.md_

### 32. Secde suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۚ — vel'ef'idete · "ve gönüller"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

ثُمَّ سَوّٰيهُ وَنَفَخَ ف۪يهِ مِنْ رُوحِه۪ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلاً مَا تَشْكُرُونَ

Summe sevvahu ve nefeha fihi min ruhihi ve ceale lekumus sem'a vel ebsare vel ef'ideh, kalilen ma teşkurun.

Sonra onu düzenledi ve ona Ruhundan üfledi. Size duyma yetisi, görme yetisi ve fuad verdi. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

_https://acikkuran.com/secde-suresi/9-ayet-meali.md_

### 46. Ahkaf suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَفْـِٔدَةًۭ — ve ef'ideten · "ve gönüller"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

وَلَقَدْ مَكَّنَّاهُمْ ف۪يمَٓا اِنْ مَكَّنَّاكُمْ ف۪يهِ وَجَعَلْنَا لَهُمْ سَمْعاً وَاَبْصَاراً وَاَفْـِٔدَةًۘ  فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ سَمْعُهُمْ وَلَٓا اَبْصَارُهُمْ وَلَٓا اَفْـِٔدَتُهُمْ مِنْ شَيْءٍ اِذْ  كَانُوا يَجْحَدُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟

Ve lekad mekkenna hum fi ma in mekkennakum fihi ve cealna lehum sem'an ve ebsaren ve ef'ideten fe ma agna anhum sem'uhum ve la ebsaruhum ve la ef'idetuhum min şey'in iz kanu yechadune bi ayatillahi ve haka bihim ma kanu bihi yestehziun.

Ant olsun ki Biz, onlara, size vermediğimiz nice imkanlar vermiştik. Onlara da kulaklar, gözler ve kalpler verdik. Ne var ki işitme ve görmeleri onlara bir yarar sağlamadı. Kalpleri de onlara bir yarar sağlamadı. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerini bile bile reddediyorlardı. Sonunda alaya aldıkları şey onları kuşattı.

_https://acikkuran.com/ahkaf-suresi/26-ayet-meali.md_

### 46. Ahkaf suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** أَفْـِٔدَتُهُم — ef'idetuhum · "gönülleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

وَلَقَدْ مَكَّنَّاهُمْ ف۪يمَٓا اِنْ مَكَّنَّاكُمْ ف۪يهِ وَجَعَلْنَا لَهُمْ سَمْعاً وَاَبْصَاراً وَاَفْـِٔدَةًۘ  فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ سَمْعُهُمْ وَلَٓا اَبْصَارُهُمْ وَلَٓا اَفْـِٔدَتُهُمْ مِنْ شَيْءٍ اِذْ  كَانُوا يَجْحَدُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟

Ve lekad mekkenna hum fi ma in mekkennakum fihi ve cealna lehum sem'an ve ebsaren ve ef'ideten fe ma agna anhum sem'uhum ve la ebsaruhum ve la ef'idetuhum min şey'in iz kanu yechadune bi ayatillahi ve haka bihim ma kanu bihi yestehziun.

Ant olsun ki Biz, onlara, size vermediğimiz nice imkanlar vermiştik. Onlara da kulaklar, gözler ve kalpler verdik. Ne var ki işitme ve görmeleri onlara bir yarar sağlamadı. Kalpleri de onlara bir yarar sağlamadı. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerini bile bile reddediyorlardı. Sonunda alaya aldıkları şey onları kuşattı.

_https://acikkuran.com/ahkaf-suresi/26-ayet-meali.md_

### 53. Necm suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْفُؤَادُ — l-fu'adu · "gönül"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

مَا كَذَبَ الْفُؤٰ۬ادُ مَا رَاٰى

Ma kezebel fuadu ma rea.

Gönlü, gördüğünü yalanlamadı.

_https://acikkuran.com/necm-suresi/11-ayet-meali.md_

### 67. Mülk suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۖ — vel'ef'idete · "ve gönüller"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

قُلْ هُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْشَاَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلاً مَا تَشْكُرُونَ

Kul huvellezi enşeekum ve ceale lekumus sem'a vel ebsare vel ef'ideh, kalilen ma teşkurun.

De ki: "Sizi biçimlendiren; size işitme, görme ve idrak etme gücü veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?

_https://acikkuran.com/mulk-suresi/23-ayet-meali.md_

### 104. Hümeze suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَفْـِٔدَةِ — l-ef'ideti · "gönüllere"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اَلَّت۪ي تَطَّلِعُ عَلَى الْاَفْـِٔدَةِۜ

Elleti tettaliu alel ef'ideh.

Yüreklere işleyen bir ateş.

_https://acikkuran.com/humeze-suresi/7-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-24
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
