# Fe-Za-Ayn — فزع (fzE)

> Kur'an'da 6 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/fzE

- **Anlam:** Korkmak, korkmuş olmak, dehşete düşmek, korkuya kapılmak
- **Türevleri:** فُزِّعَ (1) · فَزَع (2) · فَزِعَ (3)

## Geçtiği ayetler

### 21. Enbiya suresi 103. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْفَزَعُ — l-fezeu · "korku"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

لَا يَحْزُنُهُمُ الْفَزَعُ الْاَكْبَرُ وَتَتَلَقّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُۜ هٰذَا يَوْمُكُمُ الَّذ۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ

La yahzunuhumul fezeul ekberu ve tetelakkahumul melaikeh, haza yevmukumullezi kuntum tuadun.

O en büyük dehşet, onları kaygılandırmayacak. Ve melekler, "İşte bu, size söz verilen gününüzdür." diye onları karşılayacaklar.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/103-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 87. ayet

- **Geçtiği form:** فَفَزِعَ — fe fe zia · "korku içinde kalırlar (bayılır)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَيَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ فَفَزِ  عَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ اِلَّا مَنْ شَٓاءَ اللّٰهُۜ وَكُلٌّ اَتَوْهُ دَاخِر۪ينَ

Ve yevme yunfehu fis suri fe fezia men fis semavati ve men fil ardı illa men şaallah, ve kullun etevhu dahırin.

Sur'a üflendiği gün, Allah'ın dilediği kimseler hariç, göklerde ve yerde olanlar dehşete kapılacak ve hepsi aşağılanmış olarak geleceklerdir.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/87-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 89. ayet

- **Geçtiği form:** فَزَعٍۢ — fezein · "korkudan uzaktırlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

مَنْ جَٓاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ خَيْرٌ مِنْهَاۚ وَهُمْ مِنْ فَزَعٍ يَوْمَئِذٍ اٰمِنُونَ

Men cae bil haseneti fe lehu hayrun minha, ve hum min fezein yevmeizin aminun.

Kim iyi şeylerle geldiyse, onun için getirdiğinden daha iyisi vardır. Onlar, O Gün dehşetten güvende olanlardır.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/89-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** فُزِّعَ — fuzzia · "korku giderildi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · edilgen · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَلَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ عِنْدَهُٓ اِلَّا لِمَنْ اَذِنَ لَهُۜ حَتّٰٓى اِذَا فُزِّعَ عَنْ قُلُوبِهِمْ قَالُوا مَاذَاۙ قَالَ رَبُّكُمْۜ قَالُوا الْحَقَّۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْكَب۪يرُ

Ve la tenfeuş şefaatu indehu illa li men ezine leh, hatta iza fuzzia an kulubihim kalu maza kale rabbukum, kalul hakk, ve huvel aliyyul kebir.

O'nun yanında şefaat, yalnızca izin verdiği kimseye fayda verir. Kalplerindeki korku giderilince: "Rabb'imiz ne buyurdu?" derler. "Gerçeği." derler. Ve O, Çok Yüce'dir, Çok Büyük'tür.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/23-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 51. ayet

- **Geçtiği form:** فَزِعُوا۟ — feziu · "telaşa düştükleri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ فَزِعُوا فَلَا فَوْتَ وَاُخِذُوا مِنْ مَكَانٍ قَر۪يبٍۙ

Ve lev tera iz feziu fe la fevte ve uhızu min mekanin karib.

Onları, korkuya kapıldıkları zaman bir görsen. Artık kurtuluş yoktur. Yakın bir yerden yakalandılar.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/51-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** فَفَزِعَ — fe fe zia · "ve korkmuştu"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اِذْ دَخَلُوا عَلٰى دَاوُ۫دَ فَفَزِعَ مِنْهُمْ قَالُوا لَا تَخَفْۚ خَصْمَانِ بَغٰى بَعْضُنَا عَلٰى بَعْضٍ فَاحْكُمْ بَيْنَنَا بِالْحَقِّ وَلَا تُشْطِطْ وَاهْدِنَٓا اِلٰى سَوَٓاءِ الصِّرَاطِ

İz dehalu ala davude fe fezia minhum kalu la tehaf, hasmani bega ba'duna ala ba'dın fahkum beynena bil hakkı ve la tuştıt vehdina ila sevais sırat.

Davud'un yanına girdiklerinde o, onlardan korktu. "Korkma! İki davacıyız. Birimiz ötekine haksızlık etti. Şimdi sen, hakkımızda hakk ile hüküm ver. Haksızlık etme. Bize makul olan yolu göster." dediler.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/22-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-16
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
