# Gayn-Fe-Lam — غفل (gfl)

> Kur'an'da 35 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/gfl

- **Anlam:** Dikkatsiz, unutkan, ihmalkar, gafil, kasıtlı olarak ihmal eden veya bırakan veya uzaklaşan
- **Türevleri:** أَغْفَلْ (1) · تَغْفُلُ (1) · غَفْلَة (5) · غَٰفِل (27) · غَٰفِلَٰت (1)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 74. ayet

- **Geçtiği form:** بِغَـٰفِلٍ — bigafilin · "gafil"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mecrur isim · belirsiz

ثُمَّ قَسَتْ قُلُوبُكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ فَهِيَ كَالْحِجَارَةِ اَوْ اَشَدُّ قَسْوَةًۜ وَاِنَّ مِنَ الْحِجَارَةِ لَمَا يَتَفَجَّرُ مِنْهُ الْاَنْهَارُۜ وَاِنَّ مِنْهَا لَمَا يَشَّقَّقُ فَيَخْرُجُ مِنْهُ الْمَٓاءُۜ وَاِنَّ مِنْهَا لَمَا يَهْبِطُ مِنْ خَشْيَةِ اللّٰهِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Summe kaset kulubukum min ba'di zalike fe hiye kel hıcareti ev eşeddu kasveh, ve inne minel hıcareti lema yetefecceru minhul enhar, ve inne minha lema yeşşakkaku fe yahrucu minhul mau, ve inne minha lemayehbitu min haşyetillah, ve mallahu bi gafilin amma ta'melun.

Sonra kalpleriniz yine katılaştı; kaya gibi, hatta kayadan da katı. Zira öyle kayalar var ki içinden nehirler fışkırır, yine öyle kayalar vardır ki yarılıp bağrından su çıkar. Yine öyleleri vardır ki Allah'a duyduğu içtenlikli saygıdan harekete geçerler. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/74-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 85. ayet

- **Geçtiği form:** بِغَـٰفِلٍ — bigafilin · "gafil"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mecrur isim · belirsiz

ثُمَّ اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تَقْتُلُونَ اَنْفُسَكُمْ وَتُخْرِجُونَ فَر۪يقاً مِنْكُمْ مِنْ دِيَارِهِمْۘ تَظَاهَرُونَ عَلَيْهِمْ بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِۜ وَاِنْ يَأْتُوكُمْ اُسَارٰى تُفَادُوهُمْ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيْكُمْ اِخْرَاجُهُمْۜ اَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ الْكِتَابِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍۚ فَمَا جَزَٓاءُ مَنْ يَفْعَلُ ذٰلِكَ مِنْكُمْ اِلَّا خِزْيٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يُرَدُّونَ اِلٰٓى اَشَدِّ الْعَذَابِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Summe entum haulai taktulune enfusekum ve tuhricune ferikan minkummin diyarihim, tezaharune aleyhim bil ismi vel udvan, ve in ye'tukum usara tufaduhum ve huve muharremun aleykum ihracuhum e fe tu'minune bi ba'dil kitabive tekfurune bi ba'd, fe ma cezau men yef'alu zalike minkum illa hızyun fil hayatid dunya, ve yevmel kıyameti yureddune ila eşeddil azab, ve mallahu bi gafilin amma ta'melun.

Sonra siz o kimselersiniz ki; birbirinizi öldüren, bir kısmınızı yurtlarından çıkarıp, onlara karşı günahta ve düşmanlıkta iş birliği yapanlarsınız. Bir de esir olarak size gelirlerse, onlarla fidyeleşiyorsunuz. Oysa onları yurtlarından çıkarmak, üzerinize haram kılınmıştı. Yoksa böyle yapmakla Kitap'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Sizden böyle yapanların cezası dünya hayatında aşağılanma, kıyamet gününde de en şiddetli azaba uğramaktır. Zira Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/85-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 140. ayet

- **Geçtiği form:** بِغَـٰفِلٍ — bigafilin · "gafil"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mecrur isim · belirsiz

اَمْ تَقُولُونَ اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطَ كَانُوا هُوداً اَوْ نَصَارٰىۜ قُلْ ءَاَنْتُمْ اَعْلَمُ اَمِ اللّٰهُۜ وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَتَمَ شَهَادَةً عِنْدَهُ مِنَ اللّٰهِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Em tekulune inne ibrahime ve ismaile ve ishaka ve ya'kube vel esbata kanu huden ev nasara kul e entum a'lemu emillah, ve men azlemu mimmen keteme şehadeten indehu minallah, ve mallahu bi gafilin amma ta'melun.

İbrahim'in, İsmail'in, İshak'ın, Yakub'un ve onların soyundan gelenlerin Yahudi veya Nesara olduklarını mı iddia ediyorsunuz? De ki: "Siz mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa Allah mı?" Allah'tan gelen bir gerçeği kendi yanında gizleyen kimseden daha zalim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/140-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 144. ayet

- **Geçtiği form:** بِغَـٰفِلٍ — bigafilin · "habersiz"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mecrur isim · belirsiz

قَدْ نَرٰى تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِي السَّمَٓاءِۚ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضٰيهَاۖ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ لَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ

Kad nera tekallube vechike fis semai, fe le nuvelliyenneke kıbleten terdaha, fe velli vecheke şatral mescidil haram, ve haysu ma kuntum fe vellu vucuhekum şatrah, ve innellezine utul kitabe le ya'lemune ennehul hakku min rabbihim ve mallahu bi gafilin amma ya'melun.

Senin, yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu görüyoruz. Seni, razı olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Bundan böyle yüzünü, Mescid-i Haram tarafına çevir. Ve siz de nerede olursanız olun, yüzlerinizi o tarafa çevirin. Kitap verilenler, onun Rabb'lerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/144-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 149. ayet

- **Geçtiği form:** بِغَـٰفِلٍ — bigafilin · "habersiz"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mecrur isim · belirsiz

وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَاِنَّهُ لَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Ve min haysu harecte fe velli vecheke şatral mescidil haram, ve innehu lel hakku min rabbik, ve mallahu bi gafilin amma ta'melun.

Her nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Çünkü bu Rabb'inden gelen Hakk'tır. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/149-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 99. ayet

- **Geçtiği form:** بِغَـٰفِلٍ — bigafilin · "habersiz"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mecrur isim · belirsiz

قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ مَنْ اٰمَنَ تَبْغُونَهَا عِوَجاً وَاَنْتُمْ شُهَدَٓاءُۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Kul ya ehlel kitabi lime tesuddune an sebilillahi men amene tebguneha ivecen ve entum şuhedau ve mallahu bi gafilin amma ta'melun.

De ki: "Ey Kitap Ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek, iman etmek isteyenleri O'nun yolundan döndürmeye çalışıyorsunuz! Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/99-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 102. ayet

- **Geçtiği form:** تَغْفُلُونَ — tegfulune · "siz gaflet etseniz de"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاِذَا كُنْتَ ف۪يهِمْ فَاَقَمْتَ لَهُمُ الصَّلٰوةَ فَلْتَقُمْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ مَعَكَ وَلْيَأْخُذُٓوا اَسْلِحَتَهُمْ۠ فَاِذَا سَجَدُوا فَلْيَكُونُوا مِنْ وَرَٓائِكُمْۖ وَلْتَأْتِ طَٓائِفَةٌ اُخْرٰى لَمْ يُصَلُّوا فَلْيُصَلُّوا مَعَكَ وَلْيَأْخُذُوا حِذْرَهُمْ وَاَسْلِحَتَهُمْۚ وَدَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ اَسْلِحَتِكُمْ وَاَمْتِعَتِكُمْ فَيَم۪يلُونَ عَلَيْكُمْ مَيْلَةً وَاحِدَةًۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِنْ كَانَ بِكُمْ اَذًى مِنْ مَطَرٍ اَوْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَنْ تَضَعُٓوا اَسْلِحَتَكُمْۚ وَخُذُوا حِذْرَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ اَعَدَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَاباً مُه۪يناً

Ve iza kunte fihim fe ekamte lehumus salate fel tekum taifetun minhum meake vel ye'huzu eslihatehum fe iza secedu fel yekunu min varaikum, vel te'ti taifetun uhra lem yusallu fel yusallu meake vel ye'huzu hızrahum ve eslihatehum, veddellezine keferu lev tagfulune an eslihatikum ve emtiatikum fe yemilune aleykum meyleten vahıdeh. Ve la cunaha aleykum in kane bikum ezen min matarin ev kuntum marda en tedau eslihatekum, ve huzu hızrakum. İnnallahe eadde lil kafirine azaben muhina.

Sen de içlerinde bulunup; onlara salatı ikame ettirdiğin zaman, onların bir kısmı seninle beraber salata dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar, secde edince, arkanıza geçsinler. Sonra, salat etmemiş olan diğer kısım gelsin, seninle beraber salatı ikame etsin. Önlemlerini ve silahlarını da alsınlar. Kafirler, silahlarınızdan ve eşyalarınızdan uzak kalmanızı arzu ederler ki, size aniden baskın düzenlesinler. Eğer yağmurdan dolayı bir eziyet görürseniz veya hasta olursanız, önlemlerinizi alarak silahlarınızı bırakmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Kuşkusuz, Allah Kafirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/102-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 131. ayet

- **Geçtiği form:** غَـٰفِلُونَ — gafilune · "habersiz iken"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

ذٰلِكَ اَنْ لَمْ يَكُنْ رَبُّكَ مُهْلِكَ الْقُرٰى بِظُلْمٍ وَاَهْلُهَا غَافِلُونَ

Zalike en lem yekun rabbuke muhlikel kura bi zulmin ve ehluha gafilun.

Gerçek şu ki: Rabb'in, gerçeklerden habersiz bir beldenin halkını haksız yere asla yok etmez.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/131-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 132. ayet

- **Geçtiği form:** بِغَـٰفِلٍ — bigafilin · "habersiz"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mecrur isim · belirsiz

وَلِكُلٍّ دَرَجَاتٌ مِمَّا عَمِلُواۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ

Ve li kullin derecatun mimma amilu, ve ma rabbukebi gafilin amma ya'melun.

Herkesin yaptığı işe göre derecesi vardır. Rabb'in onların yaptıklarından habersiz değildir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/132-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 156. ayet

- **Geçtiği form:** لَغَـٰفِلِينَ — legafiline · "habersiz"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

اَنْ تَقُولُٓوا اِنَّـمَٓا اُنْزِلَ الْكِتَابُ عَلٰى طَٓائِفَتَيْنِ مِنْ قَبْلِنَاۖ وَاِنْ كُنَّا عَنْ دِرَاسَتِهِمْ لَغَافِل۪ينَۙ

En tekulu innema unzilel kitabu ala taifeteyni min kablina ve in kunna an dirasetihim le gafilin.

"Kitap, bizden önce yalnızca iki topluluğa indirildi, biz onların edindikleri bilgiden habersizdik." dememeniz için;

_https://acikkuran.com/enam-suresi/156-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 136. ayet

- **Geçtiği form:** غَـٰفِلِينَ — gafiline · "umursamaz"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَاَغْرَقْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ بِاَنَّهُمْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا عَنْهَا غَافِل۪ينَ

Fentekamna minhum fe agraknahum fil yemmi biennehum kezzebu bi ayatina ve kanu anha gafilin.

Bu yüzden, Biz de onlara hak ettikleri cezayı verdik, onları denizde boğduk. Çünkü onlar ayetlerimizi yalanladılar. Onları umursamaz olmuşlardı.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/136-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 146. ayet

- **Geçtiği form:** غَـٰفِلِينَ — gafiline · "umursamaz"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

سَاَصْرِفُ عَنْ اٰيَاتِيَ الَّذ۪ينَ يَتَكَبَّرُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ وَاِنْ يَرَوْا كُلَّ اٰيَةٍ لَا يُؤْمِنُوا بِهَاۚ وَاِنْ يَرَوْا سَب۪يلَ الرُّشْدِ لَا يَتَّخِذُوهُ سَب۪يلاًۚ وَاِنْ يَرَوْا سَب۪يلَ الْغَيِّ يَتَّخِذُوهُ سَب۪يلاًۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا عَنْهَا غَافِل۪ينَ

Seasrifu an ayatiyellezine yetekebberune fil ardı bi gayril hakkı ve in yerev kulle ayetin la yu'minu biha ve in yerev sebiler ruşdi la yettehızuhu sebilen ve in yerev sebilel gayyi yettehızuhu sebil, zalike bi ennehum kezzebu bi ayatina ve kanu anha gafilin.

Yeryüzünde, haksız yere büyüklük taslayanları, ayetlerimden uzaklaştıracağım. Onlar, bütün ayetleri görseler de yine ona inanmazlar. Rüşd yolunu görseler de onu yol tutmazlar; ama azgınlık yolunu görseler onu kendilerine yol tutarlar. Bu, ayetlerimizi yalanlamalarından ve ondan gafil bulunmalarındandır.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/146-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 172. ayet

- **Geçtiği form:** غَـٰفِلِينَ — gafiline · "habersiz"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَاِذْ اَخَذَ رَبُّكَ مِنْ بَن۪ٓي اٰدَمَ مِنْ ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَاَشْهَدَهُمْ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْۚ اَلَسْتُ بِرَبِّكُمْۜ  قَالُوا بَلٰىۚۛ شَهِدْنَاۚۛ اَنْ تَقُولُوا يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اِنَّا كُنَّا عَنْ هٰذَا غَافِل۪ينَۙ

Ve iz ehaze rabbuke min beni ademe min zuhurihim zurriyyetehum ve eşhedehum ala enfusihim, e lestu birabbikum, kalu bela, şehidna, en tekulu yevmel kıyameti inna kunna an haza gafilin.

Kıyamet günü, "Biz bundan habersizdik." demeyesiniz diye. Rabb'in, ademoğullarının sırtlarından soylarını çıkardı. Ve onları kendilerine tanık yaptı. "Ben sizin Rabb'iniz değil miyim?" dedi. "Evet, Rabb'imizsin, Tanıklık ediyoruz." dediler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/172-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 179. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَـٰفِلُونَ — l-gafilune · "gafiller"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ كَث۪يراً مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۘ  لَهُمْ قُلُوبٌ لَا يَفْقَهُونَ بِهَاۘ وَلَهُمْ اَعْيُنٌ لَا يُبْصِرُونَ بِهَاۘ وَلَهُمْ اٰذَانٌ لَا يَسْمَعُونَ بِهَاۜ  اُو۬لٰٓئِكَ كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ

Ve lekad zere'na li cehenneme kesiren minel cinni vel insi lehum kulubun la yefkahune biha ve lehum a'yunun la yubsırune biha ve lehum azanun la yesmeune biha, ulaike kel en'ami bel hum edallu, ulaike humul gafilun.

Gerçek şu ki, cinnden ve insten çoğalttıklarımızın çoğu Cehennem'liktir. Ki onların kalpleri vardır onunla kavramazlar, gözleri vardır onunla görmezler, kulakları vardır onunla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibidirler, hatta daha da bilinçsizdirler. İşte gafil olanlar bunlardır.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/179-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 205. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَـٰفِلِينَ — l-gafiline · "gafillerden"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَاذْكُرْ رَبَّكَ ف۪ي نَفْسِكَ تَضَرُّعاً وَخ۪يفَةً وَدُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ وَلَا تَكُنْ مِنَ الْغَافِل۪ينَ

Vezkur rabbeke fi nefsike tedarruan ve hifeten ve dunel cehri minel kavli bil guduvvi vel asali ve la tekun minel gafilin.

Nefsinde tedarruan ve çekinerek, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam Rabb'ini an. Umursamazlardan olma!

_https://acikkuran.com/araf-suresi/205-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** غَـٰفِلُونَ — gafilune · "gafil(ler)"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا وَرَضُوا بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَاطْمَاَنُّوا بِهَا وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ اٰيَاتِنَا غَافِلُونَۙ

İnnellezine la yercune likaena ve radu bil hayatid dunya vatme'ennu biha vellezine hum an ayatina gafilun.

Bizimle karşılaşacaklarını ummayanlar ve dünya hayatından hoşnut olup onunla tatmin olanlar ve ayetlerimizi görmezden gelenler…

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/7-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** لَغَـٰفِلِينَ — legafiline · "habersiz"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

فَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يداً بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اِنْ كُنَّا عَنْ عِبَادَتِكُمْ لَغَافِل۪ينَ

Fe kefa billahi şehiden beynena ve beynekum in kunna an ibadetikum le gafilin.

"Sizinle bizim aramızda tanık olarak Allah yeter. Doğrusu, sizin bize kulluğunuzdan haberimiz yoktu."

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/29-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 92. ayet

- **Geçtiği form:** لَغَـٰفِلُونَ — legafilune · "habersizdirler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

فَالْيَوْمَ نُنَجّ۪يكَ بِبَدَنِكَ لِتَكُونَ لِمَنْ خَلْفَكَ اٰيَةًۜ وَاِنَّ كَث۪يراً مِنَ النَّاسِ عَنْ اٰيَاتِنَا لَغَافِلُونَ۟

Fel yevme nuneccike bi bedenike li tekune limen halfeke ayeh, ve inne kesiren minen nasi an ayatina le gafilun.

"Kendinden sonrakilere bir ayet olman için, bugün senin cansız bedenini kurtaracağız." Gerçekte ise insanların çoğu ayetlerimizi umursamıyorlar.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/92-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 123. ayet

- **Geçtiği form:** بِغَـٰفِلٍ — bigafilin · "habersiz"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mecrur isim · belirsiz

وَلِلّٰهِ غَيْبُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاِلَيْهِ يُرْجَعُ الْاَمْرُ كُلُّهُ فَاعْبُدْهُ وَتَوَكَّلْ عَلَيْهِۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Ve lillahi gaybus semavati vel ardı ve ileyhi yurceul emru kulluhu fa'budhu ve tevekkel aleyh, ve ma rabbuke bi gafilin amma ta'melun.

Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Bütün işler O'na döndürülür. Öyleyse yalnızca O'na kulluk et ve yalnızca O'na tevekkül et. Rabb'in, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/123-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَـٰفِلِينَ — l-gafiline · "bilmeyen"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ اَحْسَنَ الْقَصَصِ بِمَٓا اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ هٰذَا الْقُرْاٰنَۗ وَاِنْ كُنْتَ مِنْ قَبْلِه۪ لَمِنَ الْغَافِل۪ينَ

Nahnu nakussu aleyke ahsenel kasası bima evhayna ileyke hazel kur'ane ve in kunte min kablihi le minel gafilin.

Biz, Sana bu Kur'an'ı iletmekle, daha önce hakkında bilgi sahibi olmadığın kıssaları en doğru şekilde bildirmiş oluyoruz.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/3-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** غَـٰفِلُونَ — gafilune · "haberiniz yokken"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

قَالَ اِنّ۪ي لَيَحْزُنُن۪ٓي اَنْ تَذْهَبُوا بِه۪ وَاَخَافُ اَنْ يَأْكُلَهُ الذِّئْبُ وَاَنْتُمْ عَنْهُ غَافِلُونَ

Kale inni le yahzununi en tezhebu bihi ve ehafu en ye'kulehuz zi'bu ve entum anhu gafilun.

"Onu götürmeniz beni tasalandırır." dedi. "Sizin ondan habersiz olduğunuz bir sırada kurdun onu yemesinden korkarım."

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/13-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 42. ayet

- **Geçtiği form:** غَـٰفِلًا — gafilen · "gafil"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim · belirsiz

وَلَا تَحْسَبَنَّ اللّٰهَ غَافِلاً عَمَّا يَعْمَلُ الظَّالِمُونَۜ اِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ ف۪يهِ الْاَبْصَارُۙ

Ve la tahsebennallahe gafilen amma ya'meluz zalimun, innema yuahhıruhum li yevmin teşhasu fihil ebsar.

Sakın zalimlerin yaptıkları şeylerden Allah'ı gafil sanma. O hesaplaşmayı gözlerin dehşetten donup kalacağı güne erteliyor.

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/42-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 108. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَـٰفِلُونَ — l-gafilune · "gafiller"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ طَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَسَمْعِهِمْ وَاَبْصَارِهِمْۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ

Ulaikellezine tabeallahu ala kulubihim ve sem'ihim ve ebsarihim, ve ulaike humul gafilun.

İşte onlar, Allah'ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Onlar, gafil olanların ta kendileridir.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/108-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** أَغْفَلْنَا — egfelna · "alıkoyduğumuz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدٰوةِ وَالْعَشِيِّ يُر۪يدُونَ وَجْهَهُ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْۚ تُر۪يدُ ز۪ينَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَلَا تُطِـعْ مَنْ اَغْفَلْنَا قَلْبَهُ عَنْ ذِكْرِنَا وَاتَّبَعَ هَوٰيهُ وَكَانَ اَمْرُهُ فُرُطاً

Vasbır nefseke meallezine yed'une rabbehum bil gadati vel aşiyyi yuridune vechehu ve la ta'du aynake anhum, turidu zinetel hayatid dunya ve la tutı' men agfelna kalbehu an zikrina vettebea hevahu ve kane emruhu furuta.

Sabah akşam O'nun yoluna yönelerek, Rabb'ine çağrıda bulunanlarla beraber olmada sabırlı ol. Dünya hayatının çekiciliğine kanarak gözlerini onlardan ayırma. Kalbini zikrimizden gafil kıldığımız, tutkularına uymuş, işi aşırılık olan kimseye boyun eğme.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/28-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 39. ayet

- **Geçtiği form:** غَفْلَةٍۢ — gafletin · "gaflet"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَاَنْذِرْهُمْ يَوْمَ الْحَسْرَةِ اِذْ قُضِيَ الْاَمْرُۚ وَهُمْ ف۪ي غَفْلَةٍ وَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

Ve enzirhum yevmel hasreti iz kudıyel emr, ve hum fi gafletin ve hum la yu'minun.

Gaflet içinde olup, iman etmeyenleri, emrin yerine getirileceği pişmanlık günüyle uyar.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/39-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** غَفْلَةٍۢ — gafletin · "gaflet"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

اِقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ ف۪ي غَفْلَةٍ مُعْرِضُونَۚ

Ikterebe lin nasi hisabuhum ve hum fi gafletin mu'ridun.

İnsanlar için hesap vakti yaklaştı. Ne var ki onlar gaflet içinde aldırmıyorlar.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/1-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 97. ayet

- **Geçtiği form:** غَفْلَةٍۢ — gafletin · "gaflet"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَاقْتَرَبَ الْوَعْدُ الْحَقُّ فَاِذَا هِيَ شَاخِصَةٌ اَبْصَارُ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ يَا وَيْلَنَا قَدْ كُنَّا ف۪ي غَفْلَةٍ مِنْ هٰذَا بَلْ كُنَّا ظَالِم۪ينَ

Vakterabel va'dul hakku fe iza hiye şahısatun ebsarullezine keferu, ya veylena kad kunna fi gafletin min haza bel kunna zalimin.

Uyarıldıkları gerçekle yüz yüze geldiklerinde, Kafirlerin gözleri korku ile büyür. "Eyvah bizlere! Gerçekten biz aldanış içindeymişiz. Aslında biz, kendimize haksızlık etmişiz."

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/97-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** غَـٰفِلِينَ — gafiline · "gafil"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَلَقَدْ خَلَقْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعَ طَرَٓائِقَۗ وَمَا كُنَّا عَنِ الْخَلْقِ غَافِل۪ينَ

Ve lekad halakna fevkakum seb'a taraika ve ma kunna anil halkı gafilin.

Ant olsun ki üzerinizde yolların yedisini yarattık. Ve Biz yarattıklarımızdan habersiz değiliz.

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/17-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَـٰفِلَـٰتِ — l-gafilati · "bir şeyden habersiz"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · dişil, çoğul · mansub isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ لُعِنُوا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ

İnnellezine yermunel muhsanatil gafilatil mu'minati luınu fid dunya vel ahırati ve lehum azabun azim.

Hiçbir şeyden haberi olmadığı halde muhsanat Mü'min kadınlara iftira atan kimseler dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. Ve onlar için büyük bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/23-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 93. ayet

- **Geçtiği form:** بِغَـٰفِلٍ — bigafilin · "gafil"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mecrur isim · belirsiz

وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ سَيُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ فَتَعْرِفُونَهَاۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Ve kulil hamdu lillahi seyurikum ayatihi fe ta'rifuneha, ve ma rabbuke bi gafilin amma ta'melun.

Ve de ki: "Hamd Allah'adır. Size ayetlerini gösterecek, siz de onları tanıyacaksınız." Senin Rabb'in, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/93-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** غَفْلَةٍۢ — gafletin · "(kendisinden) habersiz olduğu"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَدَخَلَ الْمَد۪ينَةَ عَلٰى ح۪ينِ غَفْلَةٍ مِنْ اَهْلِهَا فَوَجَدَ ف۪يهَا رَجُلَيْنِ يَقْتَتِلَانِۘ هٰذَا مِنْ ش۪يعَتِه۪ وَهٰذَا مِنْ عَدُوِّه۪ۚ فَاسْتَغَاثَهُ الَّذ۪ي مِنْ ش۪يعَتِه۪ عَلَى الَّذ۪ي مِنْ عَدُوِّه۪ۙ فَوَكَزَهُ مُوسٰى فَقَضٰى عَلَيْهِۘ قَالَ هٰذَا مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ عَدُوٌّ مُضِلٌّ مُب۪ينٌ

Ve dehalel medinete ala hini gafletin min ehliha fe vecede fiha raculeyni yaktetilani haza min şiatihi ve haza min aduvvih, festegasehullezi min şiatihi alellezi min aduvvihi, fe vekezehu musa fe kada aleyhi kale haza min ameliş şeytan, innehu aduvvun mudillun mubin.

Musa, şehir halkının habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri de düşman olan taraftan kavga eden iki kişi buldu. Kendi tarafından olan, diğerine karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine Musa onu yumrukladı ve ölümüne neden oldu. Musa: "Bu şeytanın işindendir. Kuşkusuz o, saptırıcı apaçık bir düşmandır." dedi.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/15-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** غَـٰفِلُونَ — gafilune · "gafildirler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

يَعْلَمُونَ ظَاهِراً مِنَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَهُمْ عَنِ الْاٰخِرَةِ هُمْ غَافِلُونَ

Ya'lemune zahiren minel hayatid dunya, ve hum anil ahıreti hum gafilun.

Onlar, dünya hayatının görünen yüzünü bilirler. Onlar, ahiret hayatının bilincinde değildirler.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/7-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** غَـٰفِلُونَ — gafilune · "gaflet içindedirler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

لِتُنْذِرَ قَوْماً مَٓا اُنْذِرَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ

Li tunzire kavmen ma unzire abauhum fe hum gafilun.

Ataları uyarıldığı halde yine de gaflet içinde olan bir halkı uyarman için indirilmiştir.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/6-ayet-meali.md_

### 46. Ahkaf suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** غَـٰفِلُونَ — gafilune · "habersizdirler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَمَنْ اَضَلُّ مِمَّنْ يَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَنْ لَا يَسْتَج۪يبُ لَـهُٓ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ وَهُمْ عَنْ دُعَٓائِهِمْ غَافِلُونَ

Ve men edallu mimmen yed'u min dunillahi men la yestecibu lehu ila yevmil kıyameti ve hum an duaihim gafilun.

Allah'ın yanı sıra, kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek ve edilen dualardan haberleri olmayana yönelen kimseden daha sapkın kim olabilir?

_https://acikkuran.com/ahkaf-suresi/5-ayet-meali.md_

### 50. Kaf suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** غَفْلَةٍۢ — gafletin · "gaflet"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

لَقَدْ كُنْتَ ف۪ي غَفْلَةٍ مِنْ هٰذَا فَـكَشَفْنَا عَنْكَ غِطَٓاءَكَ فَبَصَرُكَ الْيَوْمَ حَد۪يدٌ

Lekad kunte fi gafletin min haza fe keşefna anke gıtaeke fe besarukel yevme hadidun.

Ant olsun ki sen bugünün geleceğinden gaflet içindeydin. İşte senden perdeyi kaldırdık. Artık bugün gerçeği bütün açıklığıyla görüyorsun.

_https://acikkuran.com/kaf-suresi/22-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-23
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
