# Gayn-Lam-Be — غلب (glb)

> Kur'an'da 31 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/glb

- **Anlam:** Üstesinden geldi, fethetti, boyun eğdirdi, hâkim oldu, aştı, güç veya kuvvette üstün oldu, zafer kazandı. aghlabu - ağaçlarla kaplı (sık), ghulban - bereketli, verimli.
- **Türevleri:** غَالِب (13) · غَلَب (1) · غَلَبُ (15) · غُلْب (1) · مَغْلُوب (1)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 249. ayet

- **Geçtiği form:** غَلَبَتْ — galebet · "galib gelmiştir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, tekil · geçmiş zaman

فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِالْجُنُودِۙ قَالَ اِنَّ اللّٰهَ مُبْتَل۪يكُمْ بِنَهَرٍۚ فَمَنْ شَرِبَ مِنْهُ فَلَيْسَ مِنّ۪يۚ وَمَنْ لَمْ يَطْعَمْهُ فَاِنَّهُ مِنّ۪ٓي اِلَّا مَنِ اغْتَرَفَ غُرْفَةً بِيَدِه۪ۚ فَشَرِبُوا مِنْهُ اِلَّا قَل۪يلاً مِنْهُمْۜ فَلَمَّا جَاوَزَهُ هُوَ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُۙ قَالُوا لَا طَاقَةَ لَنَا الْيَوْمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِه۪ۜ قَالَ الَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا اللّٰهِۙ  كَمْ مِنْ فِئَةٍ قَل۪يلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَث۪يرَةً بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ مَعَ الصَّابِر۪ينَ

Fe lemma fesale talutu bil cunudi, kale innallahe mubtelikum bi neher, fe men şeribe minhu fe leyse minni, ve men lem yat'amhu fe innehu minni illa menigterafe gurfeten bi yedih, fe şeribu minhu illa kalilen minhum fe lemma cavezehu huve vellezine amenu meahu, kalu la takate lenal yevme bi calute ve cunudih, kalellezine yezunnune ennehum mulakullahi, kem min fietin kaliletin galebet fieten kesiraten bi iznillah, vallahu meas sabirin.

Talut, askerleriyle yola çıkınca onlara: "Allah, sizi bir nehirle imtihan edecek. Kim ondan içerse benden değildir. Bir avuç kadar tatmakla yetinirse o bendendir." dedi. Çok azı hariç, ondan doyasıya içtiler. O ve yanında yer alan İman Edenler, nehri geçince: "Bugün Calut'a ve askerlerine karşı savaşacak gücümüz kalmadı." dediler. Allah'a kavuşacaklarına iman edenler ise: "Nice az topluluklar, Allah'ın izni ile nice çok topluluklara galip gelmiştir. Allah, sabredenlerle beraberdir." dediler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/249-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** سَتُغْلَبُونَ — setuglebune · "yenileceksiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

قُلْ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَتُغْلَبُونَ وَتُحْشَرُونَ اِلٰى جَهَنَّمَۜ وَبِئْسَ الْمِهَادُ

Kul lillezine keferu se tuglebune ve tuhşerune ila cehennem, ve bi'sel mihad.

Kafirlere de ki: "Yakında yenileceksiniz ve Cehennem'e sürüleceksiniz. Orası ne kötü bir yerdir."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/12-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 160. ayet

- **Geçtiği form:** غَالِبَ — galibe · "yenecek"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim

اِنْ يَنْصُرْكُمُ اللّٰهُ فَلَا غَالِبَ لَكُمْۚ وَاِنْ يَخْذُلْكُمْ فَمَنْ ذَا الَّذ۪ي يَنْصُرُكُمْ مِنْ بَعْدِه۪ۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

İn yansurkumullahu fe la galibe lekum, ve in yahzulkum fe menzellezi yansurukum min ba'dih, ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun.

Eğer Allah, size yardım ederse hiç kimse size güç yetiremez. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/160-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 74. ayet

- **Geçtiği form:** يَغْلِبْ — yeglib · "galib gelirse"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

فَلْيُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ يَشْرُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا بِالْاٰخِرَةِۜ وَمَنْ يُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَيُقْتَلْ اَوْ يَغْلِبْ فَسَوْفَ نُؤْت۪يهِ اَجْراً عَظ۪يماً

Felyukatil fi sebilillahillezine yeşrunel hayated dunya bil ahirah. Ve men yukatil fi sebilillahi fe yuktel ev yaglib fe sevfe nu'tihi ecran azima.

Öyleyse, ahiret hayatını dünya hayatına tercih edenler, Allah yolunda savaşsınlar. Kim, Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, Biz, ona ileride büyük bir karşılık vereceğiz.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/74-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** غَـٰلِبُونَ ۚ — galibune · "galib gelirsiniz"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

قَالَ رَجُلَانِ مِنَ الَّذ۪ينَ يَخَافُونَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمَا ادْخُلُوا عَلَيْهِمُ الْبَابَۚ فَاِذَا دَخَلْتُمُوهُ فَاِنَّكُمْ غَالِبُونَ وَعَلَى اللّٰهِ فَتَوَكَّلُٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ

Kale raculani minellezine yehafune en'amallahu aleyhim edhulu aleyhimul bab, fe iza dehaltumuhu fe innekum galibune ve alallahi fe tevekkelu in kuntum mu'minin.

Korkanların içinden, Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi, şöyle dedi: "Onların üzerine bildik kapıdan girin. Eğer oraya girerseniz, o zaman galip gelirsiniz. Eğer iman edenlerseniz, Allah'a tevekkül edin."

_https://acikkuran.com/maide-suresi/23-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 56. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَـٰلِبُونَ — l-galibune · "galib gelecek olanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَمَنْ يَتَوَلَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَاِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْغَالِبُونَ۟

Ve men yetevellallahe ve resulehu vellezine amenu fe inne hızbellahi humul galibun.

Ve kim Allah'ı ve O'nun Resul'ünü ve Mü'minleri veli edinirse, Allah'ın taraftarları onlardır. Galip gelecek olanlar da onlardır.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/56-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 113. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَـٰلِبِينَ — l-galibine · "üstün gelen"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَجَٓاءَ السَّحَرَةُ فِرْعَوْنَ قَالُٓوا اِنَّ لَنَا لَاَجْراً اِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِب۪ينَ

Ve caes seharatu fir'avne kalu inne lena le ecren in kunna nahnul galibin.

Sihirbazlar, Firavun'a geldiler: "Eğer galip gelirsek bize bir ödül var değil mi?" dediler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/113-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 119. ayet

- **Geçtiği form:** فَغُلِبُوا۟ — fegulibu · "yenildiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

فَغُلِبُوا هُنَالِكَ وَانْقَلَبُوا صَاغِر۪ينَۚ

Fe gulibu hunalike venkalebu sagırin.

Orada yenik düştüler. Küçük düşüp, iddialarından vazgeçtiler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/119-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 36. ayet

- **Geçtiği form:** يُغْلَبُونَ ۗ — yuglebune · "yenilecekler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ لِيَصُدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ فَسَيُنْفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةً ثُمَّ يُغْلَبُونَۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى جَهَنَّمَ يُحْشَرُونَۙ

İnnellezine keferu yunfikune emvalehum li yesuddu an sebilillah, fe seyunfikuneha summe tekunu aleyhim hasreten summe yuglebun, vellezine keferu ila cehenneme yuhşerun.

Kafirler, Allah yolundan alıkoymak için mallarını harcarlar ve harcayacaklar da. Sonra, bu kendilerine pişmanlık olacak ve sonra mağlup olacaklar. Kafirler Cehennem'de toplanacaklardır.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/36-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** غَالِبَ — galibe · "yenecek kimse"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim

وَاِذْ زَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ الْيَوْمَ مِنَ النَّاسِ وَاِنّ۪ي جَارٌ لَكُمْۚ فَلَمَّا تَرَٓاءَتِ الْفِئَتَانِ نَكَصَ عَلٰى عَقِبَيْهِ وَقَالَ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ  مِنْكُمْ اِنّ۪ٓي اَرٰى مَا لَا تَرَوْنَ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَۜ وَاللّٰهُ شَد۪يدُ الْعِقَابِ۟

Ve iz zeyyene lehumuş şeytanu a'malehum ve kale la galibe lekumul yevme minen nasi ve inni carun lekum, fe lemma teraetil fietani nekesa ala akıbeyhi ve kale inni beriun minkum inni era ma la terevne inni ehafullah, vallahu şedidul ıkab.

Hani, şeytan onlara yaptıkları işi süslü gösterip: "Bugün, sizi hiçbir insan topluluğu yenemez, ben de muhakkak sizin yardımcınızım." dedi. Fakat iki ordu karşılaşınca geri döndü ve "Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görmekteyim, ben Allah'tan korkarım. Zira Allah'ın azabı çok çetindir." dedi.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/48-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 65. ayet

- **Geçtiği form:** يَغْلِبُوا۟ — yeglibu · "yenerler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ حَرِّضِ الْمُؤْمِن۪ينَ عَلَى الْقِتَالِۜ اِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ عِشْرُونَ صَابِرُونَ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِۚ وَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِائَةٌ يَغْلِبُٓوا اَلْفاً مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ

Ya eyyuhen nebiyyu harridıl mu'minine alel kıtal, in yekun minkum işrune sabirune yaglibu mieteyn, ve in yekun minkum mietun yaglibu elfen minellezine keferu bi ennehum kavmun la yefkahun.

Ey Nebi! Mü'minleri savaşmaya cesaretlendir. Eğer sizden sabreden yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden yüz kişi bulunursa, Kafirlerden bin kişiye galip gelir. Çünkü onlar gerçekten anlamaz bir halktır.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/65-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 65. ayet

- **Geçtiği form:** يَغْلِبُوٓا۟ — yeglibu · "yenerler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ حَرِّضِ الْمُؤْمِن۪ينَ عَلَى الْقِتَالِۜ اِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ عِشْرُونَ صَابِرُونَ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِۚ وَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِائَةٌ يَغْلِبُٓوا اَلْفاً مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ

Ya eyyuhen nebiyyu harridıl mu'minine alel kıtal, in yekun minkum işrune sabirune yaglibu mieteyn, ve in yekun minkum mietun yaglibu elfen minellezine keferu bi ennehum kavmun la yefkahun.

Ey Nebi! Mü'minleri savaşmaya cesaretlendir. Eğer sizden sabreden yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden yüz kişi bulunursa, Kafirlerden bin kişiye galip gelir. Çünkü onlar gerçekten anlamaz bir halktır.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/65-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 66. ayet

- **Geçtiği form:** يَغْلِبُوا۟ — yeglibu · "yenerler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلْـٰٔنَ خَفَّفَ اللّٰهُ عَنْكُمْ وَعَلِمَ اَنَّ ف۪يكُمْ ضَعْفاًۜ فَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِائَةٌ صَابِرَةٌ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِۚ وَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ اَلْفٌ يَغْلِبُٓوا اَلْفَيْنِ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ مَعَ الصَّابِر۪ينَ

El'ane haffefallahu ankum ve alime enne fikum da'fa, fe in yekun minkum mietun sabiretun yaglibu mieteyn, ve in yekun minkum elfun yaglibu elfeyni bi iznillah, vallahu meas sabirin.

Şimdi Allah, yükünüzü hafifletti. Çünkü sizde bir zayıflık olduğunu bilmektedir. Yine de, eğer sizden sabırlı yüz kişi bulunursa iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden bin kişi olursa Allah'ın izni ile iki bin kişiye galip gelir. Allah, sabredenlerle beraberdir.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/66-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 66. ayet

- **Geçtiği form:** يَغْلِبُوٓا۟ — yeglibu · "yenerler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلْـٰٔنَ خَفَّفَ اللّٰهُ عَنْكُمْ وَعَلِمَ اَنَّ ف۪يكُمْ ضَعْفاًۜ فَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِائَةٌ صَابِرَةٌ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِۚ وَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ اَلْفٌ يَغْلِبُٓوا اَلْفَيْنِ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ مَعَ الصَّابِر۪ينَ

El'ane haffefallahu ankum ve alime enne fikum da'fa, fe in yekun minkum mietun sabiretun yaglibu mieteyn, ve in yekun minkum elfun yaglibu elfeyni bi iznillah, vallahu meas sabirin.

Şimdi Allah, yükünüzü hafifletti. Çünkü sizde bir zayıflık olduğunu bilmektedir. Yine de, eğer sizden sabırlı yüz kişi bulunursa iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden bin kişi olursa Allah'ın izni ile iki bin kişiye galip gelir. Allah, sabredenlerle beraberdir.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/66-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** غَالِبٌ — galibun · "galip olandır"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

وَقَالَ الَّذِي اشْتَرٰيهُ مِنْ مِصْرَ لِامْرَاَتِه۪ٓ اَكْرِم۪ي مَثْوٰيهُ عَسٰٓى اَنْ يَنْفَعَنَٓا اَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَداًۜ وَكَذٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي الْاَرْضِۘ وَلِنُعَلِّمَهُ مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِۜ وَاللّٰهُ غَالِبٌ عَلٰٓى اَمْرِه۪ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

Ve kalellezişterahu min mısra limre'etihi ekrimi mesvahu asa en yenfeana ev nettehizehu veleda, ve kezalike mekkenna li yusufe fil ardı ve li nuallimehu min te'vilil ehadis, vallahu galibun ala emrihi ve lakinne ekseren nasi la ya'lemun.

Onu satın alan Mısırlı, hanımına: "Ona iyi bak, bize faydası olabilir, belki de onu evlat ediniriz." dedi. Böylece Yusuf'u oraya yerleştirdik ki ona kimi hadislerin yorumunu öğretelim. Allah, takdir ettiğini yapandır. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/21-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** غَلَبُوا۟ — galebu · "gâlip gelenler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَكَذٰلِكَ اَعْثَرْنَا عَلَيْهِمْ لِيَعْلَمُٓوا اَنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَاَنَّ السَّاعَةَ لَا رَيْبَ ف۪يهَاۚ اِذْ يَتَنَازَعُونَ بَيْنَهُمْ اَمْرَهُمْ فَقَالُوا ابْنُوا عَلَيْهِمْ بُنْيَاناًۜ رَبُّهُمْ اَعْلَمُ بِهِمْۜ قَالَ الَّذ۪ينَ غَلَبُوا عَلٰٓى اَمْرِهِمْ لَنَتَّخِذَنَّ عَلَيْهِمْ مَسْجِداً

Ve kezalike a'serna aleyhim li ya'lemu enne va'dallahi hakkun ve ennes saate la reybe fiha, iz yetenazeune beynehum emrehum fe kalubnu aleyhim bunyana, rabbuhum a'lemu bihim, kalellezine galebu ala emrihim le nettehızenne aleyhim mescida.

Böylece, Allah'ın verdiği sözün gerçek olduğunu, o Sa'at'in kesin olduğunu bilmeleri için onları haberdar ettik. O zaman, onların durumu hakkında aralarında tartışıyorlardı. "Onların üzerlerine bir bina yapın; onların Rabb'leri, onları daha iyi bilir." dediler. Düşünceleri kabul edilenler: "Onların üzerlerine bir mescid yapalım." dediler.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/21-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَـٰلِبُونَ — l-galibune · "üstün gelen"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

بَلْ مَتَّعْنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى طَالَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُۜ اَفَلَا يَرَوْنَ اَنَّا نَأْتِي الْاَرْضَ نَنْقُصُهَا مِنْ اَطْرَافِهَاۜ اَفَهُمُ الْغَالِبُونَ

Bel metta'na haulai ve abaehum hatta tale aleyhimul umur, e fe la yerevne enna ne'til arda nenkusuha min etrafiha, e fehumul galibun.

Oysaki onlara uzun gelen bir ömür boyunca, onları ve atalarını geçindirdik. Yeryüzüne müdahale edip onun her tarafında birçok şeyi nasıl yok ettiğimizi görmüyorlar mı? O halde galip olanlar onlar mı?

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/44-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 106. ayet

- **Geçtiği form:** غَلَبَتْ — galebet · "yendi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, tekil · geçmiş zaman

قَالُوا رَبَّـنَا غَلَبَتْ عَلَيْنَا شِقْوَتُنَا وَكُنَّا قَوْماً ضَٓالّ۪ينَ

Kalu rabbena galebet aleyna şıkvetuna ve kunna kavmen dallin.

Dediler ki: "Rabb'imiz! Azgınlığımıza yenilen sapkın bir halktık."

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/106-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَـٰلِبِينَ — l-galibine · "üstün gelirler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ اِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِب۪ينَ

Leallena nettebius seharate in kanu humul galibin.

"Umarız sihirbazlar galip gelir; o zaman biz de onlara tabi oluruz."

_https://acikkuran.com/suara-suresi/40-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَـٰلِبِينَ — l-galibine · "üstün gelenler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

فَلَمَّا جَٓاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ اَئِنَّ لَنَا لَاَجْراً اِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِب۪ينَ

Fe lemma caes seharatu kalu li fir'avne e inne lena le ecran in kunna nahnul galibin.

Sihirbazlar Firavun'a geldiklerinde: "Eğer galip gelirsek bize bir ödül var mı?" dediler.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/41-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَـٰلِبُونَ — l-galibune · "galib geleceğiz"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

فَاَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ اِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ

Fe elkav hıbalehum ve ısıyyehum ve kalu bi izzeti fir'avne inna le nahnul galibun.

Bunun üzerine iplerini ve asalarını attılar. "Firavun'un onuru adına elbette galip gelecekler bizler olacağız." dediler.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/44-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَـٰلِبُونَ — l-galibune · "üstün geleceksiniz"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

قَالَ سَنَشُدُّ عَضُدَكَ بِاَخ۪يكَ وَنَجْعَلُ لَكُمَا سُلْطَاناً فَلَا يَصِلُونَ اِلَيْكُمَا بِاٰيَاتِنَاۚ اَنْتُمَا وَمَنِ اتَّـبَعَكُمَا الْغَالِبُونَ

Kale se neşuddu adudeke bi ahike ve nec'alu lekuma sultanen fe la yasılune ileykuma bi ayatina, entuma ve menittebeakumel galibun.

"Senin gücünü kardeşinle arttıracağız. İkinizi de sultan kılacağız. Onlar, ayetlerimizden dolayı size karşı koyamayacaklar. Siz ikiniz ve sizi izleyenler kazanacaksınız." dedi.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/35-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** غُلِبَتِ — gulibeti · "yenildi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, dişil, tekil · geçmiş zaman

غُلِبَتِ الرُّومُۙ

Gulibetir rum.

Rum'a galip gelindi.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/2-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** غَلَبِهِمْ — galebihim · "yenilgilerinden"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

ف۪ٓي اَدْنَى الْاَرْضِ وَهُمْ مِنْ بَعْدِ غَلَبِهِمْ سَيَغْلِبُونَۙ

Fi ednel ardı ve hum min ba'di galebihim se yaglibun.

En yakın bir yerde. Bu yenilgilerinden sonra pek yakında galip geleceklerdir.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/3-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** سَيَغْلِبُونَ — seyeglibune · "yeneceklerdir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

ف۪ٓي اَدْنَى الْاَرْضِ وَهُمْ مِنْ بَعْدِ غَلَبِهِمْ سَيَغْلِبُونَۙ

Fi ednel ardı ve hum min ba'di galebihim se yaglibun.

En yakın bir yerde. Bu yenilgilerinden sonra pek yakında galip geleceklerdir.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/3-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 116. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَـٰلِبِينَ — l-galibine · "üstün gelenler(den)"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَنَصَرْنَاهُمْ فَكَانُوا هُمُ الْغَالِب۪ينَۚ

Ve nasarnahum fe kanu humul galibin.

Onlara yardım ettik. Galip gelenler onlar oldular.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/116-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 173. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَـٰلِبُونَ — l-galibune · "galip gelecektir"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَاِنَّ جُنْدَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ

Ve inne cundena le humul galibun.

Bizim ordumuz onlara mutlaka galip gelecektir.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/173-ayet-meali.md_

### 41. Fussilet suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** تَغْلِبُونَ — teglibune · "ona galib gelirsiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَسْمَعُوا لِهٰذَا الْقُرْاٰنِ وَالْغَوْا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَغْلِبُونَ

Ve kalellezine keferu la tesmeu li hazel kur'ani velgav fihi leallekum taglibun.

Kafirler: "Bu Kur'an'ı dinlemeyin, gürültü edin, belki üstün gelirsiniz." dediler.

_https://acikkuran.com/fussilet-suresi/26-ayet-meali.md_

### 54. Kamer suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** مَغْلُوبٌۭ — meglubun · "yenik düştüm"
  - **Dil bilgisi:** isim · edilgen · eril · merfu` isim · belirsiz

فَدَعَا رَبَّهُٓ  اَنّ۪ي مَغْلُوبٌ فَانْتَصِرْ

Fe dea rabbehu enni maglubun fentasır.

Sonunda Rabb'ine çağrıda bulundu: "Doğrusu ben yenik düştüm, bana yardım et."

_https://acikkuran.com/kamer-suresi/10-ayet-meali.md_

### 58. Mücadele suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** لَأَغْلِبَنَّ — leeglibenne · "elbette galib geleceğiz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

كَتَبَ اللّٰهُ لَاَغْلِبَنَّ اَنَا۬ وَرُسُل۪يۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ عَز۪يزٌ

Keteballahu le aglibenne ene ve rusuli, innallahe kaviyyun aziz.

Allah: "Ben ve Resul'lerim kesinlikle galip geleceğiz." diye hükmetmiştir. Kuşkusuz Allah; Mutlak Güç Sahibi'dir, Mutlak Üstün Olan'dır.

_https://acikkuran.com/mucadele-suresi/21-ayet-meali.md_

### 80. Abese suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** غُلْبًۭا — gulben · "iri ve gür"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

وَحَدَٓائِقَ غُلْباًۙ

Ve hadaika gulba.

Dalları iç içe girmiş bahçeler,

_https://acikkuran.com/abese-suresi/30-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-20
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
