# Gayn-Vav-Ye — غوي (gwy)

> Kur'an'da 20 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/gwy

- **Anlam:** Hata yapmak, sapmak veya yolunu kaybetmek, dikkatsiz, ihmalkar, dalgın, kasıtsız, düşüncesiz, umursamaz, unutkan; yanıltılmak/baştan çıkarılmak, hayal kırıklığına uğramak, karanlıkta yolculuk etmek, orada uzağa gitmek; karanlık, yoğun siyah, en koyu siyah; gençliğin ilk dönemi veya hali; karın
- **Türevleri:** أَغْوَيْ (8) · غَوِىّ (1) · غَوَىٰ (3) · غَيّ (4) · غَٰوِين (4)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 256. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَىِّ ۚ — l-gayyi · "sapıklıktan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

لَٓا اِكْرَاهَ فِي الدّ۪ينِ قَدْ تَبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللّٰهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۗ لَا انْفِصَامَ لَهَاۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ

La ikrahe fid dini kad tebeyyener ruşdu minel gayy, fe men yekfur bit taguti ve yu'min billahi fe kadistemseke bil urvetil vuska, lenfisame leha, vallahu semiun alim.

Dinde zorlama yoktur. Artık, doğru olan yanlış olandan kesin olarak ayrılmıştır. Kim tağutu reddedip, Allah'a iman edersa, kuşkusuz ki kopması mümkün olmayan en sağlam kulpa tutunmuş olur. Allah, Her Şeyi İşiten ve Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/256-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** أَغْوَيْتَنِى — egveyteni · "beni azdırmana"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

قَالَ فَبِمَٓا اَغْوَيْتَن۪ي لَاَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَاطَكَ الْمُسْتَق۪يمَۙ

Kale fe bima agveyteni le ak'udenne lehum sıratekel mustekim.

"Azdırmandan dolayı, onlar için senin dosdoğru yolunun üzerine oturacağım." dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/16-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 146. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَىِّ — l-gayyi · "azgınlık"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

سَاَصْرِفُ عَنْ اٰيَاتِيَ الَّذ۪ينَ يَتَكَبَّرُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ وَاِنْ يَرَوْا كُلَّ اٰيَةٍ لَا يُؤْمِنُوا بِهَاۚ وَاِنْ يَرَوْا سَب۪يلَ الرُّشْدِ لَا يَتَّخِذُوهُ سَب۪يلاًۚ وَاِنْ يَرَوْا سَب۪يلَ الْغَيِّ يَتَّخِذُوهُ سَب۪يلاًۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا عَنْهَا غَافِل۪ينَ

Seasrifu an ayatiyellezine yetekebberune fil ardı bi gayril hakkı ve in yerev kulle ayetin la yu'minu biha ve in yerev sebiler ruşdi la yettehızuhu sebilen ve in yerev sebilel gayyi yettehızuhu sebil, zalike bi ennehum kezzebu bi ayatina ve kanu anha gafilin.

Yeryüzünde, haksız yere büyüklük taslayanları, ayetlerimden uzaklaştıracağım. Onlar, bütün ayetleri görseler de yine ona inanmazlar. Rüşd yolunu görseler de onu yol tutmazlar; ama azgınlık yolunu görseler onu kendilerine yol tutarlar. Bu, ayetlerimizi yalanlamalarından ve ondan gafil bulunmalarındandır.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/146-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 175. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَاوِينَ — l-gavine · "azgınlar-"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ الَّـذ۪ٓي اٰتَيْنَاهُ اٰيَاتِنَا فَانْسَلَخَ مِنْهَا فَاَتْبَعَهُ الشَّيْطَانُ فَكَانَ مِنَ الْغَاو۪ينَ

Vetlu aleyhim nebeellezi ateynahu ayatina fenseleha minha fe etbeahuş şeytanu fe kane minel gavin.

Onlara, o kimsenin haberini de oku, ki ona ayetlerimizi vermiştik de onlardan sıyrılıp ayrıldı. Şeytan da onu kendine tabi kıldı. Böylece azgınlardan oldu.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/175-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 202. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَىِّ — l-gayyi · "azgınlığın"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

وَاِخْوَانُهُمْ يَمُدُّونَهُمْ فِي الْغَيِّ ثُمَّ لَا يُقْصِرُونَ

Ve ihvanuhum yemuddunehum fil gayyi summe la yuksirun.

Şeytanlar, kendilerine kardeş olanları azgınlığa sürüklerler, sonra da yakalarını bırakmazlar.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/202-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** يُغْوِيَكُمْ ۚ — yugviyekum · "sizi azgınlığa düşürmeyi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَلَا يَنْفَعُكُمْ نُصْح۪ٓي اِنْ اَرَدْتُ اَنْ اَنْصَحَ لَكُمْ اِنْ كَانَ اللّٰهُ يُر۪يدُ اَنْ يُغْوِيَكُمْۜ هُوَ رَبُّكُمْ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَۜ

Ve la yenfeukum nushi in eredtu en ensaha lekum in kanallahu yuridu en yugviyekum, huve rabbukum ve ileyhi turceun.

"Eğer Allah sizi azdırmayı dilerse, size öğüt versem de öğüdüm yarar sağlamaz. Rabb'iniz O'dur, O'na döndürüleceksiniz."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/34-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 39. ayet

- **Geçtiği form:** أَغْوَيْتَنِى — egveyteni · "beni azdırmandan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

قَالَ رَبِّ بِمَٓا اَغْوَيْتَن۪ي لَاُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَلَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ

Kale rabbi bi ma agveyteni le uzeyyinenne lehum fil ardı ve le ugviyennehum ecmein.

İblis: "Rabb'im! Beni azdırmandan dolayı, ben de yeryüzündeki her şeyi cazip göstererek, kesinlikle onların hepsini azdıracağım."

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/39-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 39. ayet

- **Geçtiği form:** وَلَأُغْوِيَنَّهُمْ — veleugviyennehum · "ve onları azdıracağım"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

قَالَ رَبِّ بِمَٓا اَغْوَيْتَن۪ي لَاُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَلَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ

Kale rabbi bi ma agveyteni le uzeyyinenne lehum fil ardı ve le ugviyennehum ecmein.

İblis: "Rabb'im! Beni azdırmandan dolayı, ben de yeryüzündeki her şeyi cazip göstererek, kesinlikle onların hepsini azdıracağım."

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/39-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 42. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْغَاوِينَ — l-gavine · "azgınlar-"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

اِنَّ عِبَاد۪ي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ اِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاو۪ينَ

İnne ıbadi leyse leke aleyhim sultanun illa menittebeake minel gavin.

Sana uyan azgınlar hariç, kullarım üzerinde hiçbir yaptırım gücün yoktur.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/42-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 59. ayet

- **Geçtiği form:** غَيًّا — gayyen · "kötülük"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

فَخَلَفَ مِنْ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ اَضَاعُوا الصَّلٰوةَ وَاتَّبَعُوا الشَّهَوَاتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَياًّۙ

Fe halefe min ba'dihim halfun edaus salate vettebeuş şehevati fe sevfe yelkavne gayya.

Bundan sonra arkalarından gelen sonraki nesil, salatı zayi ettiler ve şehvetlerine uydular. Yakında kötülükleri kendilerine dönecektir.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/59-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 121. ayet

- **Geçtiği form:** فَغَوَىٰ — fe gava · "ve şaşırdı"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَاَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْاٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِۘ وَعَصٰٓى اٰدَمُ رَبَّهُ فَغَوٰىۖ

Fe ekela minha fe bedet lehuma sev'atuhuma ve tafıka yahsıfani aleyhima min varakıl cenneti ve asa ademu rabbehu fe gava.

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler. Hemen çirkinlikleri kendilerine görünüverdi. Cennet yaprağından örtmeye başladılar. Adem, Rabb'ine asilik edip yanıldı.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/121-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 91. ayet

- **Geçtiği form:** لِلْغَاوِينَ — lilgavine · "azgınların"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَبُرِّزَتِ الْجَح۪يمُ لِلْغَاو۪ينَۙ

Ve burrizetil cahimu lil gavin.

Ve Cehennem azgınların karşısına çıkarılır.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/91-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** لَغَوِىٌّۭ — legaviyyun · "bir azgınsın"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

فَاَصْبَحَ فِي الْمَد۪ينَةِ خَٓائِفاً يَتَرَقَّبُ فَاِذَا الَّذِي اسْتَنْصَرَهُ بِالْاَمْسِ يَسْتَصْرِخُهُۜ قَالَ لَهُ مُوسٰٓى اِنَّكَ لَغَوِيٌّ مُب۪ينٌ

Fe asbaha fil medineti haifen yeterakkabu fe izellezistensarahu bil emsi yestasrihuh, kale lehu musa inneke le gaviyyun mubin.

Korku içinde etrafı kollayarak şehirde sabahladı. Bir de baktı ki dün yardım isteyen kişi yine yardım istiyor. Musa: "Sen apaçık bir azgınsın!" dedi.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/18-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 63. ayet

- **Geçtiği form:** أَغْوَيْنَآ — egveyna · "azdırdıklarımız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

قَالَ الَّذ۪ينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَغْوَيْنَاۚ اَغْوَيْنَاهُمْ كَمَا غَوَيْنَاۚ تَبَرَّأْنَٓا اِلَيْكَۘ مَا كَانُٓوا اِيَّانَا يَعْبُدُونَ

Kalellezine hakka aleyhimul kavlu rabbena haulaillezine agveyna, agveynahum kema gaveyna, teberre'na ileyke ma kanu iyyana ya'budun.

Haklarında sözün gerçekleştiği kimseler: "Rabb'imiz! İşte bunlar azdırdığımız kimselerdir. Kendimiz azdığımız gibi, onları da azdırdık. Uzak olduğumuzu Sana arz ederiz. Zaten onlar, bize kulluk etmiyorlardı." dediler.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/63-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 63. ayet

- **Geçtiği form:** أَغْوَيْنَـٰهُمْ — egveynahum · "onları azdırdık"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

قَالَ الَّذ۪ينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَغْوَيْنَاۚ اَغْوَيْنَاهُمْ كَمَا غَوَيْنَاۚ تَبَرَّأْنَٓا اِلَيْكَۘ مَا كَانُٓوا اِيَّانَا يَعْبُدُونَ

Kalellezine hakka aleyhimul kavlu rabbena haulaillezine agveyna, agveynahum kema gaveyna, teberre'na ileyke ma kanu iyyana ya'budun.

Haklarında sözün gerçekleştiği kimseler: "Rabb'imiz! İşte bunlar azdırdığımız kimselerdir. Kendimiz azdığımız gibi, onları da azdırdık. Uzak olduğumuzu Sana arz ederiz. Zaten onlar, bize kulluk etmiyorlardı." dediler.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/63-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 63. ayet

- **Geçtiği form:** غَوَيْنَا ۖ — gaveyna · "kendimiz azdığımız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

قَالَ الَّذ۪ينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَغْوَيْنَاۚ اَغْوَيْنَاهُمْ كَمَا غَوَيْنَاۚ تَبَرَّأْنَٓا اِلَيْكَۘ مَا كَانُٓوا اِيَّانَا يَعْبُدُونَ

Kalellezine hakka aleyhimul kavlu rabbena haulaillezine agveyna, agveynahum kema gaveyna, teberre'na ileyke ma kanu iyyana ya'budun.

Haklarında sözün gerçekleştiği kimseler: "Rabb'imiz! İşte bunlar azdırdığımız kimselerdir. Kendimiz azdığımız gibi, onları da azdırdık. Uzak olduğumuzu Sana arz ederiz. Zaten onlar, bize kulluk etmiyorlardı." dediler.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/63-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** فَأَغْوَيْنَـٰكُمْ — feegveynakum · "sizi azdırdık"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

فَاَغْوَيْنَا‌كُمْ اِنَّا كُنَّا غَاو۪ينَ

Fe agveynakum inna kunna gavin.

"Biz, sizi azdırdık, çünkü biz azgındık."

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/32-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** غَـٰوِينَ — gavine · "azmıştık"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

فَاَغْوَيْنَا‌كُمْ اِنَّا كُنَّا غَاو۪ينَ

Fe agveynakum inna kunna gavin.

"Biz, sizi azdırdık, çünkü biz azgındık."

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/32-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 82. ayet

- **Geçtiği form:** لَأُغْوِيَنَّهُمْ — leugviyennehum · "onları azdıracağım"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ

Kale fe bi izzetike le ugviyennehum ecmain.

İblis: "Öyleyse, izzetine ant olsun ki onların hepsini azdıracağım." dedi.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/82-ayet-meali.md_

### 53. Necm suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** غَوَىٰ — gava · "azmadı"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوٰىۚ

Ma dalle sahıbukum ve ma gava.

Arkadaşınız sapkın ve azgın değil.

_https://acikkuran.com/necm-suresi/2-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-14
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
