# he-waw-dal — هود (hwd)

> Kur'an'da 21 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/hwd

- **Anlam:** Yahudi olmak, yönlendirilmek, görevine nazikçe geri dönmek. Tahweed: sürünmek, emeklemek; Tövbe.
- **Türevleri:** هَادُ (11) · هُود (7) · هُود2 (3)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 62. ayet

- **Geçtiği form:** هَادُوا۟ — hadu · "ve yahudiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالنَّصَارٰى وَالصَّابِـ۪ٔينَ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحاً فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

İnnellezine amenu vellezine hadu ven nasara ves sabiine men amene billahi vel yevmil ahiri ve amile salihan fe lehum ecruhum inde rabbihim, ve la havfun aleyhim ve la hum yahzenun.

İman Edenler, Yahudiler, Nesara ve Sabiin; kim Allah'a ve ahiret gününe iman edip salihatı yaptı ise ödüllerini Rabb'leri verecektir. Ve onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/62-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 111. ayet

- **Geçtiği form:** هُودًا — huden · "Yahudi"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَقَالُوا لَنْ يَدْخُلَ الْجَنَّةَ اِلَّا مَنْ كَانَ هُوداً اَوْ نَصَارٰىۜ تِلْكَ اَمَانِيُّهُمْۜ قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ

Ve kalu len yedhulel cennete illa men kane huden ev nasar, tilke emaniyyuhum kul hatu burhanekum in kuntum sadikin.

Onlar, "Yahudi ve Nesara'dan başkası Cennet'e giremeyecek." derler. Bu, onların kuruntusudur. De ki: "Eğer doğru söylüyorsanız iddianızı kanıtlayın."

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/111-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 135. ayet

- **Geçtiği form:** هُودًا — huden · "Yahudi"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَقَالُوا كُونُوا هُوداً اَوْ نَصَارٰى تَهْتَدُواۜ قُلْ بَلْ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفاًۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ

Ve kalu kunu huden ev nasara tehtedu kul bel millete ibrahime hanifa, ve ma kane minel muşrikin.

Onlar, "Yahudi veya Nesara olun ki, doğru yolu bulasınız." dediler. De ki: "Hayır; biz, hiçbir zaman Müşrik olmayan, hanif olan İbrahim'in milletindeniz."

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/135-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 140. ayet

- **Geçtiği form:** هُودًا — huden · "yahudi"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · eril · mansub isim · belirsiz

اَمْ تَقُولُونَ اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطَ كَانُوا هُوداً اَوْ نَصَارٰىۜ قُلْ ءَاَنْتُمْ اَعْلَمُ اَمِ اللّٰهُۜ وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَتَمَ شَهَادَةً عِنْدَهُ مِنَ اللّٰهِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Em tekulune inne ibrahime ve ismaile ve ishaka ve ya'kube vel esbata kanu huden ev nasara kul e entum a'lemu emillah, ve men azlemu mimmen keteme şehadeten indehu minallah, ve mallahu bi gafilin amma ta'melun.

İbrahim'in, İsmail'in, İshak'ın, Yakub'un ve onların soyundan gelenlerin Yahudi veya Nesara olduklarını mı iddia ediyorsunuz? De ki: "Siz mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa Allah mı?" Allah'tan gelen bir gerçeği kendi yanında gizleyen kimseden daha zalim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/140-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** هَادُوا۟ — hadu · "Yahudilerden"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

مِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِه۪ وَيَقُولُونَ سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَاسْمَعْ غَيْرَ مُسْمَعٍ وَرَاعِنَا لَياًّ بِاَلْسِنَتِهِمْ وَطَعْناً فِي الدّ۪ينِۜ وَلَوْ اَنَّهُمْ قَالُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا وَاسْمَعْ وَانْظُرْنَا لَكَانَ خَيْراً لَهُمْ وَاَقْوَمَۙ وَلٰكِنْ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ اِلَّا قَل۪يلاً

Minellezine hadu yuharrifunel kelime an mevadııhi ve yekulune semi'na ve asayna vesma' gayra musmeın ve raına leyyen bi elsinetihim ve ta'nan fid din. Ve lev ennehum kalu semi'na ve ata'na vesma'  venzurna le kane hayran lehum ve akvem, ve lakin leanehumullahu bi kufrihim fe la yu'minune illa kalila.

Yahudilerin bir kısmı, kelimelerin aslını değiştirerek: "İşittik ve reddettik.", "Kulak vermeden dinleyin.", "Bizi güt." derler; dillerini eğip bükerek dinle alay ederler. Eğer onlar: "İşittik, itaat ettik.", "Bizi gözet." deselerdi bu onlar için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Ancak Allah, Kafir oldukları için onları lanetlemiştir. Artık pek azı hariç iman etmezler.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/46-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 160. ayet

- **Geçtiği form:** هَادُوا۟ — hadu · "yahudilerin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

فَبِظُلْمٍ مِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ طَيِّبَاتٍ اُحِلَّتْ لَهُمْ وَبِصَدِّهِمْ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ كَث۪يراًۙ

Fe bi zulmin minellezine hadu harramna aleyhim tayyibatin uhıllet lehum ve bi saddihim an sebilillahi kesira.

Böylece, zulümleri ve Allah yolundan çokça alıkoymaları nedeniyle daha önce helal olan temiz birçok şeyi Yahudilere haram kıldık.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/160-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** هَادُوا۟ ۛ — hadu · "yahudi(ler)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

يَٓا اَيُّهَا الرَّسُولُ لَا يَحْزُنْكَ الَّذ۪ينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِ مِنَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اٰمَنَّا بِاَفْوَاهِهِمْ وَلَمْ تُؤْمِنْ قُلُوبُهُمْۚ وَمِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ سَمَّاعُونَ لِقَوْمٍ اٰخَر۪ينَۙ لَمْ يَأْتُوكَۜ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ مِنْ بَعْدِ مَوَاضِعِه۪ۚ يَقُولُونَ اِنْ اُو۫ت۪يتُمْ هٰذَا فَخُذُوهُ وَاِنْ لَمْ تُؤْتَوْهُ فَاحْذَرُواۜ وَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ فِتْنَتَهُ فَلَنْ تَمْلِكَ لَهُ مِنَ اللّٰهِ شَيْـٔاًۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَمْ يُرِدِ اللّٰهُ اَنْ يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمْۜ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ

Ya eyyuher resulu la yahzunkellezine yusariune fil kufri minellezine kalu amenna bi efvahihim ve lem tu'min kulubuhum, ve minellezine hadu semmaune lil kezibi semmaune li kavmin aharine lem ye'tuk yuharrifunel kelime min ba'di mevadııh, yekulune in utitum haza fe huzuhu ve in lem tu'tevhu fahzeru ve men yuridillahu fitnetehu fe len temlike lehu minallahi şey'a ulaikellezine lem yuridillahu en yutahhire kulubehum lehum fid dunya hızyun ve lehum fil ahıreti azabun azim.

Ey Resul! Küfre koşuşanlar seni üzmesin. O kimseler ki ağızlarıyla iman ettik dedikleri halde, kalben iman etmediler. Ve bir de yalan uydurmak amacıyla kasıtlı dinleyen Yahudiler, sana gelmeyen başka bir halk adına casusluk yapmak için dinlerler. Sözleri bağlamlarından kopararak değiştiriyorlar: "Eğer bu size verilirse onu alın, eğer bu verilmezse sakının!" diyorlar. Allah, kimin fitneye düşmesini isterse, onun için Allah'a karşı elinden hiçbir şey gelmez. İşte onlar, Allah'ın kalplerini arındırmak istemediği kimselerdir. Onlar için dünyada aşağılanma, ahirette de büyük bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/41-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** هَادُوا۟ — hadu · "yahudi(lere)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اِنَّٓا اَنْزَلْنَا التَّوْرٰيةَ ف۪يهَا هُدًى وَنُورٌۚ يَحْكُمُ بِهَا النَّبِيُّونَ الَّذ۪ينَ اَسْلَمُوا لِلَّذ۪ينَ هَادُوا وَالرَّبَّانِيُّونَ وَالْاَحْبَارُ بِمَا اسْتُحْفِظُوا مِنْ كِتَابِ اللّٰهِ وَكَانُوا عَلَيْهِ شُهَدَٓاءَۚ فَلَا تَخْشَوُا النَّاسَ وَاخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ي ثَمَناً قَل۪يلاًۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ

İnna enzelnet tevrate fiha huden ve nur, yahkumu bihen nebiyyunellezine eslemu lillezine hadu ver rabbaniyyune vel ahbaru bimestuhfizu min kitabillahi ve kanu aleyhi şuhedae, fe la tahşevun nase vahşevni ve la teşteru bi ayati semenen kalila ve men lem yahkum bima enzelallahu fe ulaike humul kafirun.

Kuşkusuz, Biz, doğru yola iletici ve aydınlatıcı olan Tevrat'ı indirdik. Teslim olmuş Yahudiler için Nebiler onunla hüküm veriyorlardı. Rabbaniler ve ahbar olanlar da Allah'ın kitabından ezberletilmiş olmasından dolayı, ona tanıklık ediyorlardı. Öyleyse siz insanlardan değil, Bana karşı gelmekten sakının. Benim ayetlerimi az bir bedele değişmeyin! Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, Kafirlerin ta kendileridirler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/44-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 69. ayet

- **Geçtiği form:** هَادُوا۟ — hadu · "yahudiler(den)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالصَّابِـؤُ۫نَ وَالنَّصَارٰى مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحاً فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

İnnellezine amenu vellezine hadu ves sabiune ven nasara men amene billahi vel yevmil ahıri ve amile salihan fe la havfun aleyhim ve la hum yahzenun.

İman Edenler, Yahudiler, Sabiiler ve Nesara; kim Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman etti ve salihatı yaptı ise onlara korku yoktur ve üzülmeyeceklerdir de.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/69-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 146. ayet

- **Geçtiği form:** هَادُوا۟ — hadu · "yahudilere"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَعَلَى الَّذ۪ينَ هَادُوا حَرَّمْنَا كُلَّ ذ۪ي ظُفُرٍۚ وَمِنَ الْبَقَرِ وَالْغَنَمِ حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ شُحُومَهُمَٓا اِلَّا مَا حَمَلَتْ ظُهُورُهُمَٓا اَوِ الْحَوَايَٓا اَوْ مَا اخْتَلَطَ بِعَظْمٍۜ ذٰلِكَ جَزَيْنَاهُمْ بِبَغْيِهِمْۘ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ

Ve alellezine hadu harremna kulle zi zufur, ve minel bakari vel ganemi harremna aleyhim şuhumehuma illa ma hamelet zuhuruhuma evil havaya ev mahteleta bi azm, zalike cezeynahum bi bagyihim ve inna le sadikun.

Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram ettik; onlara, sığır ve koyunun iç yağlarını da haram ettik. Sırtlarında taşıdıkları, bağırsaklarına ve kemiklerine karışan yağlar hariç. Bu, azgınlıkları nedeniyle onlara verdiğimiz cezadır. Kuşkusuz Biz, doğru olanlarız.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/146-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 65. ayet

- **Geçtiği form:** هُودًۭا ۗ — huden · "Hud'u"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَاِلٰى عَادٍ اَخَاهُمْ هُوداًۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اَفَلَا تَتَّقُونَ

Ve ila adin ehahum huda, kale ya kavmi'budullahe ma lekum min ilahin gayruh, e fe la tettekun.

Ad halkına da kardeşleri Hud'u gönderdik. "Ey halkım! Allah'a kulluk edin ve sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Yine de takva sahibi olmayacak mısınız?" dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/65-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 156. ayet

- **Geçtiği form:** هُدْنَآ — hudna · "yöneldik"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

وَاكْتُبْ لَنَا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ اِنَّا هُدْنَٓا اِلَيْكَۜ قَالَ عَذَاب۪ٓي اُص۪يبُ بِه۪ مَنْ اَشَٓاءُۚ وَرَحْمَت۪ي وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍۜ فَسَاَكْتُبُهَا لِلَّذ۪ينَ يَتَّقُونَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِاٰيَاتِنَا يُؤْمِنُونَۚ

Vektub lena fi hazihid dunya haseneten ve fil ahıreti inna hudna ileyk, kale azabi usibu bihi men eşau ve rahmeti vesiat kulle şey', fe se ektubuha lillezine yettekune ve yu'tunez zekate vellezine hum bi ayatina yu'minun.

Bize, bu dünyada da ahiret'te de iyilik yaz. Biz Sana yöneldik. Allah: "Azabıma hak edeni uğratırım, rahmetim ise her şeyi kuşatmıştır. Onu, takva sahibi olanlara, zekatı yapanlara ve ayetlerimize inananlara yazacağım." buyurdu.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/156-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** هُودًۭا ۚ — huden · "Hud'u (gönderdik)"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَاِلٰى عَادٍ اَخَاهُمْ هُوداًۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا مُفْتَرُونَ

Ve ila adin ehahum huda, kale ya kavmi'budullahe ma lekum min ilahin gayruh, in entum illa mufterun.

Ad halkına kardeşleri Hud'u gönderdik. Dedi ki: "Ey halkım! Yalnızca Allah'a kulluk edin. Sizin ondan başka bir ilahınız yoktur; siz bu tutumunuzla iftira etmekten başka bir şey yapmıyorsunuz."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/50-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 53. ayet

- **Geçtiği form:** يَـٰهُودُ — ya hudu · "Hud"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · merfu` isim

قَالُوا يَا هُودُ مَا جِئْتَنَا بِبَيِّنَةٍ وَمَا نَحْنُ بِتَارِك۪ٓي اٰلِهَتِنَا عَنْ قَوْلِكَ وَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِن۪ينَ

Kalu ya hudu ma ci'tena bibeyyinetin ve ma nahnu bi tariki alihetina an kavlike ve ma nahnu leke bi muminin.

Dediler ki: "Ey Hud! Bize kanıt içeren bir bilgi getirmedin; biz, senin sözünle ilahlarımızı terk edecek değiliz. Ve biz sana inanacak da değiliz."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/53-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** هُودًۭا — huden · "Hud'u"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا هُوداً وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّاۚ وَنَجَّيْنَاهُمْ مِنْ عَذَابٍ غَل۪يظٍ

Ve lemma cae emruna necceyna huden vellezine amenu meahu bi rahmetin minna, ve necceynahum min azabin galiz.

Buyruğumuz gerçekleşince, Hud'u ve beraberindeki İman Edenleri Bizden bir rahmetle kurtardık. Onları şiddeti çok ağır bir azaptan kurtardık.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/58-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** هُودٍۢ — hudin · "Hud'un"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · mecrur isim · belirsiz

وَاُتْبِعُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا لَعْنَةً وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ  اَلَٓا اِنَّ عَاداً كَفَرُوا رَبَّهُمْۜ اَلَا بُعْداً لِعَادٍ قَوْمِ هُودٍ۟

Ve utbiu fi hazihid dunya la'neten ve yevmel kıyameh, e la inne aden keferu rabbehum, e la bu'den li adin kavmi hud.

Bu dünyada da kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. İyi bilin ki gerçekten Ad halkı Rabb'lerine nankörlük ettiler. İşte böyle yok olup gitti Hud halkı Ad.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/60-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 89. ayet

- **Geçtiği form:** هُودٍ — hudin · "Hud"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · mecrur isim · belirsiz

وَيَا قَوْمِ لَا يَجْرِمَنَّكُمْ شِقَاق۪ٓي اَنْ يُص۪يبَكُمْ مِثْلُ مَٓا اَصَابَ قَوْمَ نُوحٍ اَوْ قَوْمَ هُودٍ اَوْ قَوْمَ صَالِحٍۜ وَمَا قَوْمُ لُوطٍ مِنْكُمْ بِبَع۪يدٍ

Ve ya kavmi la yecrimennekum şikaki en yusibekum mislu ma esabe kavme nuhin ev kavme hudin ev kavme salih, ve ma kavmu lutin minkum bi baid.

"Ey halkım! Bana karşı gelmeniz; Nuh halkının, Hud halkının, Salih halkının başına gelen şeyleri sizin başınıza da getirmesin? Üstelik Lut halkı sizden pek uzak da değil."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/89-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 118. ayet

- **Geçtiği form:** هَادُوا۟ — hadu · "Yahudi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَعَلَى الَّذ۪ينَ هَادُوا حَرَّمْنَا مَا قَصَصْنَا عَلَيْكَ مِنْ قَبْلُۚ وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Ve alellezine hadu harremna ma kasasna aleyke min kabl, ve ma zalemnahum ve lakin kanu enfusehum yazlimun.

Sana anlattıklarımızı daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Biz, onlara haksızlık yapmadık. Fakat onlar kendi kendilerine haksızlık ediyorlardı.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/118-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** هَادُوا۟ — hadu · "yahudiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالصَّابِـ۪ٔينَ وَالنَّصَارٰى وَالْمَجُوسَ وَالَّذ۪ينَ اَشْرَكُواۗ اِنَّ اللّٰهَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ

İnnellezine amenu vellezine hadu ves sabiine ven nasara vel mecuse vellezine eşreku innallahe yafsılu beynehum yevmel kıyameh, innallahe ala kulli şey'in şehid.

Allah; İman Edenler, Yahudiler, Sabiiler, Nesara, Mecusiler ve Müşrik olanların Kıyamet günü aralarını ayıracaktır. Allah, her şeye tanıktır.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/17-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 124. ayet

- **Geçtiği form:** هُودٌ — hudun · "Hud"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · merfu` isim · belirsiz

اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ هُودٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ

İz kale lehum ehuhum hudun e la tettekun.

Kardeşleri Hud onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/124-ayet-meali.md_

### 62. Cuma suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** هَادُوٓا۟ — hadu · "yahudi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

قُلْ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ هَادُٓوا اِنْ زَعَمْتُمْ اَنَّكُمْ اَوْلِيَٓاءُ لِلّٰهِ مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ

Kul ya eyyuhellezine hadu in zeamtum ennekum evliyau lillahi min dunin nasi fe temennevul mevte in kuntum sadikin.

De ki: "Ey Yahudiler! Eğer diğer insanların değil de yalnızca kendinizin Allah'ın velileri olduğunuza inanıyorsanız ve bu iddianızda samimi iseniz, haydi hemen ölümü isteyin."

_https://acikkuran.com/cuma-suresi/6-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-24
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
