# he-Vav-Nun — هون (hwn)

> Kur'an'da 26 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/hwn

- **Anlam:** Hafif olmak, değersiz olmak, borçlu olmak, aşağılık, sessiz, zayıflamak, nazik, hor görülen, bayağı. Kolaylaştırmak, hor görmek, kınamak. Hor görmek, küçümsemek.
- **Türevleri:** أَهْوَن (1) · أَهَٰنَ (2) · مُّهِين (14) · مُهَان (1) · هَوْن (1) · هُون (4) · هَيِّن (3)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 90. ayet

- **Geçtiği form:** مُّهِينٌۭ — muhinun · "alçaltıcı"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

بِئْسَمَا اشْتَرَوْا بِه۪ٓ اَنْفُسَهُمْ اَنْ يَكْفُرُوا بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بَغْياً اَنْ يُنَزِّلَ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۚ فَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ عَلٰى غَضَبٍۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ مُه۪ينٌ

Bi'semeşterav bihi enfusehum en yekfuru bi ma enzelallahu bagyen en yunezzilallahu min fadlihi ala men yeşau min ibadih, fe bau bi gadabin ala gadab, ve lil kafirine azabun muhin.

Allah'ın, dilediği kimseye kendi lütfundan indirmesini çekemeyerek; Allah'ın indirdiğini küfretmekle kendilerini ne kötü bir şeye karşılık sattılar. Bundan dolayı art arda gelen gazabı hak ettiler. Kafirler için alçaltıcı bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/90-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 178. ayet

- **Geçtiği form:** مُّهِينٌۭ — muhinun · "alçaltıcı"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّمَا نُمْل۪ي لَهُمْ خَيْرٌ لِاَنْفُسِهِمْۜ اِنَّمَا نُمْل۪ي لَهُمْ لِيَزْدَادُٓوا اِثْماًۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ

Ve la yahsebennellezine keferu ennema numli lehum hayrun li enfusihim, innema numli lehum li yezdadu isma, ve lehum azabun muhin.

Kafirler, kendilerine süre tanımamızın, yararlarına olduğunu sanmasınlar. Onlara süre tanıyoruz, onlar ise günahlarını artırıyorlar. Onlar için, alçaltıcı bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/178-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** مُّهِينٌۭ — muhinun · "alçaltıcı"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَتَعَدَّ حُدُودَهُ يُدْخِلْهُ نَاراً خَالِداً ف۪يهَاۖ وَلَهُ عَذَابٌ مُه۪ينٌ۟

Ve men ya'sıllahe ve resulehu ve yeteadde hududehu yudhılhu naran haliden fiha.Ve lehu azabun muhin.

Kim de Allah'a ve Resul'üne karşı asilik edip O'nun yasalarını çiğnerse, sürekli kalmak üzere ateşe konacaktır. Ve onun için alçaltıcı bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/14-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** مُّهِينًۭا — muhinen · "alçaltıcı"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril · mansub isim · belirsiz

اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِ وَيَكْتُمُونَ مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ عَذَاباً مُه۪يناًۚ

Ellezine yebhalune ve ye'murunen nase bil buhli ve yektumune ma atahumullahu min fadlıhi. Ve a'tedna lil kafirine azaben muhina.

Cimrilik edenler, insanları da cimri olmaya teşvik ederler; Allah'ın kendi lütfundan verdiklerini gizlerler. Biz, o kafirler için alçaltıcı bir azap hazırladık.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/37-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 102. ayet

- **Geçtiği form:** مُّهِينًۭا — muhinen · "alçaltıcı"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril · mansub isim · belirsiz

وَاِذَا كُنْتَ ف۪يهِمْ فَاَقَمْتَ لَهُمُ الصَّلٰوةَ فَلْتَقُمْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ مَعَكَ وَلْيَأْخُذُٓوا اَسْلِحَتَهُمْ۠ فَاِذَا سَجَدُوا فَلْيَكُونُوا مِنْ وَرَٓائِكُمْۖ وَلْتَأْتِ طَٓائِفَةٌ اُخْرٰى لَمْ يُصَلُّوا فَلْيُصَلُّوا مَعَكَ وَلْيَأْخُذُوا حِذْرَهُمْ وَاَسْلِحَتَهُمْۚ وَدَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ اَسْلِحَتِكُمْ وَاَمْتِعَتِكُمْ فَيَم۪يلُونَ عَلَيْكُمْ مَيْلَةً وَاحِدَةًۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِنْ كَانَ بِكُمْ اَذًى مِنْ مَطَرٍ اَوْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَنْ تَضَعُٓوا اَسْلِحَتَكُمْۚ وَخُذُوا حِذْرَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ اَعَدَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَاباً مُه۪يناً

Ve iza kunte fihim fe ekamte lehumus salate fel tekum taifetun minhum meake vel ye'huzu eslihatehum fe iza secedu fel yekunu min varaikum, vel te'ti taifetun uhra lem yusallu fel yusallu meake vel ye'huzu hızrahum ve eslihatehum, veddellezine keferu lev tagfulune an eslihatikum ve emtiatikum fe yemilune aleykum meyleten vahıdeh. Ve la cunaha aleykum in kane bikum ezen min matarin ev kuntum marda en tedau eslihatekum, ve huzu hızrakum. İnnallahe eadde lil kafirine azaben muhina.

Sen de içlerinde bulunup; onlara salatı ikame ettirdiğin zaman, onların bir kısmı seninle beraber salata dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar, secde edince, arkanıza geçsinler. Sonra, salat etmemiş olan diğer kısım gelsin, seninle beraber salatı ikame etsin. Önlemlerini ve silahlarını da alsınlar. Kafirler, silahlarınızdan ve eşyalarınızdan uzak kalmanızı arzu ederler ki, size aniden baskın düzenlesinler. Eğer yağmurdan dolayı bir eziyet görürseniz veya hasta olursanız, önlemlerinizi alarak silahlarınızı bırakmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Kuşkusuz, Allah Kafirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/102-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 151. ayet

- **Geçtiği form:** مُّهِينًۭا — muhinen · "alçaltıcı"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril · mansub isim · belirsiz

اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ حَقاًّۚ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ عَذَاباً مُه۪يناً

Ulaike humul kafirune hakka, ve a'tedna lil kafirine azaben muhina.

İşte onlar gerçekten, Kafirlerdir. Biz de Kafirlere alçaltıcı bir azap hazırladık.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/151-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 93. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْهُونِ — l-huni · "alçaklık"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِباً اَوْ قَالَ اُو۫حِيَ اِلَيَّ وَلَمْ يُوحَ اِلَيْهِ شَيْءٌ وَمَنْ قَالَ سَاُنْزِلُ مِثْلَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُۜ وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الظَّالِمُونَ ف۪ي غَمَرَاتِ الْمَوْتِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ بَاسِطُٓوا اَيْد۪يهِمْۚ اَخْرِجُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ اَلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنْتُمْ تَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ وَكُنْتُمْ عَنْ اٰيَاتِه۪ تَسْتَكْبِرُونَ

Ve men azlemu mimmeniftera alallahi keziben ev kale uhıye ileyye ve lem yuha ileyhi şey'un ve men kale seunzilu misle ma enzelallah, ve lev tera iziz zalimune fi gameratil mevti vel melaiketu basitu eydihim, ahricu enfusekum, el yevme tuczevne azabel huni bima kuntum tekulune alallahi gayrel hakkı ve kuntum an ayatihi testekbirun.

Allah'a karşı yalan uydurandan veya kendisine hiçbir şey vahyedilmemiş iken, "Bana da vahyolundu." diyenden ya da "Ben de Allah'ın indirdiği ayetlerin benzerini indireceğim." diyenden daha zalim kim olabilir? Melekler, canlarını almak için ellerini uzatıp, "Canlarınızı verin; Allah'a karşı gerçek olmayanı söylemenizden ve onun ayetlerine karşı büyüklük taslamanızdan dolayı bugün alçaltıcı azabı tadın." dediklerinde, can çekişirlerken bu zalimleri bir görsen!

_https://acikkuran.com/enam-suresi/93-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 59. ayet

- **Geçtiği form:** هُونٍ — hunin · "hakaretle"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

يَتَوَارٰى مِنَ الْقَوْمِ مِنْ سُٓوءِ مَا بُشِّرَ بِه۪ۜ اَيُمْسِكُهُ عَلٰى هُونٍ اَمْ يَدُسُّهُ فِي التُّرَابِۜ اَلَا سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ

Yetevara minel kavmi min sui ma buşşire bih, e yumsikuhu ala hunin em yedussuhu fit turab, e la sae ma yahkumun.

Aldığı haberin kötülüğünden, insanların yüzüne bakamaz olur! Bu zillete karşı onu yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün! Dikkat edin, verdikleri hüküm ne kötüdür!

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/59-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** هَيِّنٌۭ — heyyinun · "kolaydır"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

قَالَ كَذٰلِكَۚ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌ وَقَدْ خَلَقْتُكَ مِنْ قَبْلُ وَلَمْ تَكُ شَيْـٔاً

Kale kezalik, kale rabbuke huve aleyye heyyinun ve kad halaktuke min kablu ve lem teku şey'a.

aklısın, ne var ki senin Rabb'in böyle olmasını buyurdu." Ve "Bu Benim için kolaydır. Bundan önce de seni, sen hiçbir şey değilken yarattım." dedi.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/9-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** هَيِّنٌۭ ۖ — heyyinun · "kolaydır"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · merfu` isim · belirsiz

قَالَ كَذٰلِكِۚ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌۚ وَلِنَجْعَلَـهُٓ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِنَّاۚ وَكَانَ اَمْراً مَقْضِياًّ

Kale kezalik, kale rabbuki huve aleyye heyyin, ve li nec'alehu ayeten lin nasi ve rahmeten minna, ve kane emren makdıyya.

"İşte böyle." dedi. Rabb'in: "O Bana kolaydır. Onu, insanlara bir ayet ve Bizden bir rahmet kılacağız." dedi." Bunun böyle olması karara bağlanmıştır."

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/21-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** يُهِنِ — yuhini · "aşağılatırsa"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يَسْجُدُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَٓابُّ وَكَث۪يرٌ مِنَ النَّاسِۜ وَكَث۪يرٌ حَقَّ عَلَيْهِ الْعَذَابُۜ وَمَنْ يُهِنِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُكْرِمٍۜ اِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ

E lem tera ennallahe yescudu lehu men fis semavati ve men fil ardı veş şemsu vel kameru ven nucumu vel cibalu veş şeceru ved devabbu ve kesirun minen nas, ve kesirun hakka aleyhil azab, ve men yuhinillahu fe ma lehu min mukrim, innallahe yef'alu ma yeşa'.

Göklerde ve yerde ne varsa; Güneş'in, Ay'ın ve yıldızların, dağların, ağaçların, hayvanların ve İnsanların birçoğunun Allah'a secde ettiklerini görmüyor musun? Birçoğunun da üzerine azap hak oldu. Ve Allah, kimi küçük düşürürse artık onun için bir yüceltici yoktur. Kuşkusuz Allah, dilediğini yapar.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/18-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** مُّهِينٌۭ — muhinun · "alçaltan"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ

Vellezine keferu ve kezzebu bi ayatina fe ulaike lehum azabun muhin.

Kafir olan ve ayetlerimizi yalanlayan kimseler için alçaltıcı bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/57-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** هَيِّنًۭا — heyyinen · "önemsiz bir iş"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

اِذْ تَلَقَّوْنَهُ بِاَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِاَفْوَاهِكُمْ مَا لَيْسَ لَكُمْ بِه۪ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّناًۗ وَهُوَ عِنْدَ اللّٰهِ عَظ۪يمٌ

İz telakkavnehu bi elsinetikum ve tekulune bi efvahikum ma leyse lekum bihi ilmun ve tahsebunehu heyyinen ve huve indallahi azim.

Hani siz onu dillerinize dolayıp, kendisi hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyi aranızda yayıyordunuz. Ve bunun önemsiz olduğunu sanıyordunuz. Oysaki bunun Allah'ın yanında önemi çok büyüktür.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/15-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 63. ayet

- **Geçtiği form:** هَوْنًۭا — hevnen · "mütevazi olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَعِبَادُ الرَّحْمٰنِ الَّذ۪ينَ يَمْشُونَ عَلَى الْاَرْضِ هَوْناً وَاِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَاماً

Ve ibadur rahmanillezine yemşune alel ardı hevnen ve iza hatabehumul cahilune kalu selama.

Rahman'ın kulları yeryüzünde alçak gönüllülükle yürürler. Cahiller, onlara laf attıkları zaman, "Selam." derler.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/63-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 69. ayet

- **Geçtiği form:** مُهَانًا — muhanen · "hor ve hakir olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · edilgen · eril · mansub isim · belirsiz

يُضَاعَفْ لَهُ الْعَذَابُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَيَخْلُدْ ف۪يه۪۫ مُهَاناًۗ

Yudaaf lehul azabu yevmel kıyameti ve yahlud fihi muhana.

Kıyamet Günü onun azabı katlanır ve orada sürekli horlanmış olarak kalır.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/69-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** أَهْوَنُ — ehvenu · "daha kolaydır"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

وَهُوَ الَّذ۪ي يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ وَهُوَ اَهْوَنُ عَلَيْهِۜ وَلَهُ الْمَثَلُ الْاَعْلٰى فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ۟

Ve huvellezi yebdeul halka summe yuiduhu, ve huve ehvenu aleyh, ve lehul meselul a'la fis semavati vel ard, ve huvel azizul hakim.

Yaratmayı ilk kez başlatan, sonra onu tekrar eden O'dur. Bu, O'nun için çok kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce nitelikler O'nundur. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/27-ayet-meali.md_

### 31. Lokman suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** مُّهِينٌۭ — muhinun · "küçük düşürücü"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْتَر۪ي لَهْوَ الْحَد۪يثِ لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍۙ وَيَتَّخِذَهَا هُزُواًۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ

Ve minen nasi men yeşteri lehvel hadisi li yudılle an sebilillahi bi gayri ilmin ve yettehızeha huzuva, ulaike lehum azabun muhin.

İnsanlardan, bilgisi olmadığı halde; Allah'ın yolundan saptırmak ve onu alay konusu edinmek için gerçeği boş hadislerle değiştirenler vardır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/lokman-suresi/6-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** مُّهِينًۭا — muhinen · "alçaltıcı"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · mansub isim · belirsiz

اِنَّ الَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَاَعَدَّ لَهُمْ عَذَاباً مُه۪يناً

İnnellezine yu'zunallahe ve resulehu leanehumullahu fid dunya vel ahıreti ve eadde lehum azaben muhina.

Allah ve Resul'üne eziyet edenlere, Allah, dünya ve ahirette lanet etti. Ve onlar için alçaltıcı bir azap hazırladı.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/57-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُهِينِ — l-muhini · "küçük düşürücü"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · mecrur isim

فَلَمَّا قَضَيْنَا عَلَيْهِ الْمَوْتَ مَا دَلَّهُمْ عَلٰى مَوْتِه۪ٓ اِلَّا دَٓابَّةُ الْاَرْضِ تَأْكُلُ مِنْسَاَتَهُۚ فَلَمَّا خَرَّ تَبَيَّنَتِ الْجِنُّ اَنْ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ الْغَيْبَ مَا لَبِثُوا فِي الْعَذَابِ الْمُه۪ينِ

Fe lemma kadayna aleyhil mevte ma dellehum ala mevtihi illa dabbetul ardı te'kulu minseeteh, fe lemma harre tebeyyenetil cinnu en lev kanu ya'lemunel gaybe ma lebisu fil azabil muhin.

Onun ölümünü gerçekleştirdiğimiz zaman; ölümünü, "minsee"yi kemiren "deabbetulard"dan başka bir şey ortaya çıkarmadı. Yere kapandığında ortaya çıktı ki; cinnler o gaybı bilselerdi, o alçaltıcı azap içinde kalmazlardı.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/14-ayet-meali.md_

### 41. Fussilet suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْهُونِ — l-huni · "alçaltıcı"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril · mecrur isim

وَاَمَّا ثَمُودُ فَهَدَيْنَاهُمْ فَاسْتَحَبُّوا الْعَمٰى عَلَى الْهُدٰى فَاَخَذَتْهُمْ صَاعِقَةُ الْعَذَابِ الْهُونِ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَۚ

Ve emma semudu fe hedeynahum festehabbul ama alel huda fe ehazethum saıkatul azabil huni bima kanu yeksibun.

Semud halkına gelince, onlara doğru yolu göstermiştik. Fakat onlar körlüğü doğru yola tercih ettiler. Bunun üzerine, yaptıkları şeyler nedeniyle, alçaltıcı azabın yıldırımı onları yakaladı.

_https://acikkuran.com/fussilet-suresi/17-ayet-meali.md_

### 44. Duhan suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُهِينِ — l-muhini · "küçültücü"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · mecrur isim

وَلَقَدْ نَجَّيْنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ مِنَ الْعَذَابِ الْمُه۪ينِۙ

Ve lekad necceyna beni israile minel azabil muhin.

Ant olsun ki İsrailoğulları'nı o alçaltıcı azaptan Biz kurtardık.

_https://acikkuran.com/duhan-suresi/30-ayet-meali.md_

### 45. Casiye suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** مُّهِينٌۭ — muhinun · "alçaltıcı"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

وَاِذَا عَلِمَ مِنْ اٰيَاتِنَا شَيْـٔاًۨ اتَّخَذَهَا هُزُواًۜ  اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌۜ

Ve iza alime min ayatina şey'enittehazeha huzuva, ulaike lehum azabun muhin.

Ayetlerimizden bir şey öğrendikleri zaman, onu alay konusu edinirler. İşte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/casiye-suresi/9-ayet-meali.md_

### 46. Ahkaf suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْهُونِ — l-huni · "alçaltıcı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

وَيَوْمَ يُعْرَضُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَلَى النَّارِۜ  اَذْهَبْتُمْ طَيِّبَاتِكُمْ ف۪ي حَيَاتِكُمُ الدُّنْيَا وَاسْتَمْتَعْتُمْ بِهَاۚ فَالْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنْتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَبِمَا كُنْتُمْ تَفْسُقُونَ۟

Ve yevme yu'radullezine keferu alen nar, ezhebtum tayyibatikum fi hayatikumud dunya vestemta'tum biha fel yevme tuczevne azabel huni bi ma kuntum testekbirune fil ardı bi gayril hakkı ve bi ma kuntum tefsukun.

Kafirler, ateşe arz edilirlerken, onlara: "Dünya hayatınızda sahip olduğunuz tüm güzel şeyleri boşa harcadınız. Onlarla sefa sürdünüz. Yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladığınız ve doğru yoldan saptığınız için, artık bugün alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız." denir.

_https://acikkuran.com/ahkaf-suresi/20-ayet-meali.md_

### 58. Mücadele suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** مُّهِينٌۭ — muhinun · "küçük düşürücü"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحَٓادُّونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ كُبِتُوا كَمَا كُبِتَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَقَدْ اَنْزَلْـنَٓا اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ مُه۪ينٌۚ

İnnelleziyne yuhadunellahe ve resulehu kubitu kema kubitellezine min kablihim ve kad enzelna ayatin beyyinat, ve lil kafirine azabun muhin.

Kanıt içeren açıklayıcı ayetler indirmiş olduğumuz halde, Allah'a ve Resul'üne muhalefet edenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Kafirler için alçaltıcı bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/mucadele-suresi/5-ayet-meali.md_

### 58. Mücadele suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** مُّهِينٌۭ — muhinun · "küçük düşürücü"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

اِتَّخَذُٓوا اَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ فَلَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ

İttehazu eymanehum cunneten fe saddu an sebilillahi fe lehum azabun muhin.

Yeminlerini kullanarak insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/mucadele-suresi/16-ayet-meali.md_

### 89. Fecr suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** أَهَـٰنَنِ — ehaneni · "beni alçalttı"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَاَمَّٓا اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓي اَهَانَنِۚ

Ve emma iza mebtelahu fe kadere aleyhi rızkahu fe yekulu rabbi ehanen.

Fakat ne zaman ona sınamak için rızkını ölçülü verirse, "Rabb'im beni alçaltı." der.

_https://acikkuran.com/fecr-suresi/16-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-12
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
