# he-Za-Elif — هزا (hzA)

> Kur'an'da 34 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/hzA

- **Anlam:** aşağılamak, küçük düşürmek, alay etmek/hakaretler yağdırmak/alaya almak/gülmek. (e.g. huzuwan, 2:67)
- **Türevleri:** مُسْتَهْزِءُون (2) · هُزُو (11) · ٱسْتُهْزِئَ (21)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْتَهْزِءُونَ — mustehziune · "(onlarla) alay ediyoruz"
  - **Dil bilgisi:** isim · istif'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَاِذَا لَقُوا الَّذٖينَ اٰمَنُوا قَالُٓوا اٰمَنَّاۚ وَاِذَا خَلَوْا اِلٰى شَيَاطٖينِهِمْۙ قَالُٓوا اِنَّا مَعَكُمْۙ اِنَّمَا نَحْنُ مُسْتَهْزِؤُ۫نَ

Ve iza lekullezine amenu kalu amenna, ve iza halev ila şeyatinihim, kalu inna meakum, innema nahnu mustehziun.

İman edenlerle karşılaştıkları zaman: "İnandık." derler. Şeytanları ile baş başa kaldıkları zaman, "Biz, sizinle beraberiz; onlarla sadece alay ediyoruz." derler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/14-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَهْزِئُ — yestehziu · "alay eder"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اَللّٰهُ يَسْتَهْزِئُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ

Allahu yestehziu bihim ve yemudduhum fi tugyanihim ya'mehun.

Allah da onları alay konusu yapar. Azgınlıkları içinde bocalayıp durmalarına zaman tanır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/15-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** هُزُوًۭا ۖ — huzuven · "alay"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ٓ اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ اَنْ تَذْبَحُوا بَقَرَةًۜ قَالُٓوا اَتَتَّخِذُنَا هُزُواًۜ قَالَ اَعُوذُ بِاللّٰهِ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ

Ve iz kale musa li kavmihi innallahe ye'murukum en tezbehu bakarah, kalu e tettehızuna huzuva, kale euzu billahi en ekune minel cahilin.

Hani, Musa halkına: "Allah, sizden bir sığır kesmenizi istiyor." demişti. Onlar da: "Sen bizimle alay mı ediyorsun?" dediler. Musa; "Cahillerden olmaktan, Allah'a sığınırım." dedi.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/67-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 231. ayet

- **Geçtiği form:** هُزُوًۭا ۚ — huzuven · "eğlence"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَاَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ اَوْ سَرِّحُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍۖ وَلَا تُمْسِكُوهُنَّ ضِرَاراً لِتَعْتَدُواۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۜ وَلَا تَتَّخِذُٓوا اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُواًۘ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَمَٓا اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنَ الْكِتَابِ وَالْحِكْمَةِ يَعِظُـكُمْ بِه۪ۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟

Ve iza tallaktumun nisae fe belagne ecelehunne fe emsikuhunne bi ma'rufin ev serrihuhunne bi ma'ruf, ve la tumsikuhunne dıraran li ta'tedu, ve men yef'al zalike fe kad zaleme nefseh, ve la tettehızu ayatillahi huzuva, vezkuru ni'metallahi aleykum ve ma enzele aleykum minel kitabi vel hikmeti yeızukum bih, vettekullahe va'lemu ennallahe bi kulli şey'in alim.

Boşadığınız kadınlar, iddetlerini tamamlayınca, onları ya meşru bir şekilde tutun ya da meşru bir şekilde bırakın. Haklarını çiğneyip, zarar verecek şekilde onları tutmayın. Kim böyle davranırsa, kendisine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini hafife almayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini; size öğüt vermek için indirdiği Kitap'ı ve Hikmet'i aklınızdan çıkarmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Ve bilin ki Allah, Her Şeyi Gerçeğiyle Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/231-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 140. ayet

- **Geçtiği form:** وَيُسْتَهْزَأُ — ve yustehzeu · "ve alay edildiğini"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · edilgen · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَقَدْ نَزَّلَ عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ اَنْ اِذَا سَمِعْتُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ يُكْفَرُ بِهَا وَيُسْتَهْزَاُ بِهَا فَلَا تَقْعُدُوا مَعَهُمْ حَتّٰى يَخُوضُوا ف۪ي حَد۪يثٍ غَيْرِه۪ۘ اِنَّكُمْ اِذاً مِثْلُهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ جَامِـعُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْكَافِر۪ينَ ف۪ي جَهَنَّمَ جَم۪يعاًۙ

Ve kad nezzele aleykum fil kitabi en iza semi'tum ayatillahi yukferu biha ve yustehzeu biha fe la tak'udu meahum hatta yehudu fi hadisin gayrihi, innekum izen misluhum. İnnallahe camiul munafikine vel kafirine fi cehenneme cemia.

Ve O, size indirdiği Kitap'ta: "Ayetlerinin küfredildiğini ve alaya alındığını duyduğunuz zaman başka bir söze geçinceye kadar onlarla beraber bulunmayın, yoksa onlar gibi olursunuz." diye bildirdi. Kuşkusuz, Allah, bütün Münafıkları ve Kafirleri Cehennem'de toplayacaktır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/140-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** هُزُوًۭا — huzuven · "eğlence"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا د۪ينَكُمْ هُزُواً وَلَعِباً مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَالْكُفَّارَ اَوْلِيَٓاءَۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ

Ya eyyuhellezine amenu la tettehızullezinettehazu dinekum huzuven ve leiben min ellezine utul kitabe min kablikum vel kuffara evliya, vettekullahe in kuntum mu'minin.

Ey İman Edenler! Sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden ve Kafirlerden, dininizi alay ve eğlenceye alan kimseleri veliler edinmeyin. Eğer iman etmiş kimselerseniz, Allah'a karşı takvalı olun.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/57-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** هُزُوًۭا — huzuven · "eğlence"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَاِذَا نَادَيْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ اتَّخَذُوهَا هُزُواً وَلَعِباًۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَعْقِلُونَ

Ve iza nadeytum iles salatittehazuha huzuven ve leıba zalike bi ennehum kavmun la ya'kılun.

Salata çağrıldığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu, onların kesinlikle aklını kullanmayan bir topluluk olmalarındandır.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/58-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَهْزِءُونَ — yestehziune · "alay ettikleri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

فَقَدْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۜ فَسَوْفَ يَأْت۪يهِمْ اَنْبٰٓـؤُ۬ا مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ

Fe kad kezzebu bil hakkı lemma caehum, fe sevfe ye'tihim enbau ma kanubihi yestehziun.

Fakat kendilerine gelen hakkı yalanladılar. Onlara, yakında kendisi ile alay ettikleri şeyin haberleri gelecek.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/5-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** ٱسْتُهْزِئَ — stuhzie · "alay edilmişti"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · edilgen · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذ۪ينَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟

Ve lekadistuhzie bi rusulin min kablike fe haka billezine sehıru minhum ma kanu bihi yestehziun.

Ant olsun, senden önce de Resullerle alay edildi. Onlarla alay edenleri, alaya aldıkları şey çepeçevre kuşatıverdi.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/10-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَهْزِءُونَ — yestehziune · "alay ettikleri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذ۪ينَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟

Ve lekadistuhzie bi rusulin min kablike fe haka billezine sehıru minhum ma kanu bihi yestehziun.

Ant olsun, senden önce de Resullerle alay edildi. Onlarla alay edenleri, alaya aldıkları şey çepeçevre kuşatıverdi.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/10-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** ٱسْتَهْزِءُوٓا۟ — stehziu · "siz alay edin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

يَحْذَرُ الْمُنَافِقُونَ اَنْ تُنَزَّلَ عَلَيْهِمْ سُورَةٌ تُنَبِّئُهُمْ بِمَا ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ قُلِ اسْتَهْزِؤُ۫اۚ اِنَّ اللّٰهَ مُخْرِجٌ مَا تَحْذَرُونَ

Yahzerul munafikune en tunezzele aleyhim suretun tunebbiuhum bi ma fi kulubihim, kulistehziu, innallahe muhricun ma tahzerun.

Münafıklar, kendileri hakkında kalplerinde olanı haber verecek bir surenin indirilmesinden çekiniyorlar. De ki: "Alay edin bakalım! Kuşkusuz Allah, çekindiğiniz şeyi açığa çıkaracaktır."

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/64-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 65. ayet

- **Geçtiği form:** تَسْتَهْزِءُونَ — testehziune · "alay ediyordunuz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ لَيَقُولُنَّ اِنَّمَا كُنَّا نَخُوضُ وَنَلْعَبُۜ قُلْ اَبِاللّٰهِ وَاٰيَاتِه۪ وَرَسُولِه۪ كُنْتُمْ تَسْتَهْزِؤُ۫نَ

Ve lein se'eltehum le yekulunne innema kunna nahudu ve nel'ab, kul e billahi ve ayatihi ve resulihi kuntum testehziun .

Eğer onlara soracak olsan, "Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk." derler. De ki: "Allah ile mi, O'nun ayetleri ve Resul'ü ile mi alay ediyordunuz?"

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/65-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَهْزِءُونَ — yestehziune · "alaya alıyor(lar)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَئِنْ اَخَّرْنَا عَنْهُمُ الْعَذَابَ اِلٰٓى اُمَّةٍ مَعْدُودَةٍ لَيَقُولُنَّ مَا يَحْبِسُهُۜ اَلَا يَوْمَ يَأْت۪يهِمْ لَيْسَ مَصْرُوفاً عَنْهُمْ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟

Ve le in ahharna anhumul azabe ila ummetin ma'dudetin le yekulunne ma yahbisuh, e la yevme ye'tihim leyse masrufen anhum ve haka bi him ma kanu bihi yestehziun.

Eğer, bir ümmet için azabı onlardan belli bir süreye kadar erteleyecek olursak, "Bunu engelleyen şey nedir ki?" derler. Bilesiniz ki, onlara azap geldiği gün, artık geri çevrilmez. Alaya aldıkları azap onları kuşatır.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/8-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** ٱسْتُهْزِئَ — stuhzie · "alay edildi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · edilgen · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَاَمْلَيْتُ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا ثُمَّ اَخَذْتُهُمْ۠ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ

Ve lekadistuhzie bi rusulin min kablike fe emleytu lillezine keferu summe ehaztuhum, fe keyfe kane ıkab.

Ant olsun senden önceki Resullerle de alay edildi. Kafirlere süre tanıdım. Sonra zamanı gelince onları yakalayıverdim. Benim cezam nasıl olurmuş gördüler.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/32-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَهْزِءُونَ — yestehziune · "alay ediyor"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَمَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ

Ve ma ye'tihim min resulin illa kanu bihi yestehziun.

Kendilerine gelen resullerden alay etmedikleri olmadı.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/11-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 95. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسْتَهْزِءِينَ — l-mustehziine · "alay edenler(e karşı)"
  - **Dil bilgisi:** isim · istif'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

اِنَّا كَفَيْنَاكَ الْمُسْتَهْزِء۪ينَۙ

İnna kefeynakel mustehziin.

Alay edenlere karşı, Biz, sana yeteriz.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/95-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَهْزِءُونَ — yestehziune · "alay ettikleri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

فَاَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟

Fe esabehum seyyiatu ma amilu ve haka bihim ma kanu bihi yestehziun.

Böylece yaptıklarının kötülükleri onlara isabet etti. Alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/34-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 56. ayet

- **Geçtiği form:** هُزُوًۭا — huzuven · "alay konusu"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَل۪ينَ اِلَّا مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۚ وَيُجَادِلُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِالْبَاطِلِ لِيُدْحِضُوا بِهِ الْحَقَّ وَاتَّخَذُٓوا اٰيَات۪ي وَمَٓا اُنْذِرُوا هُزُواً

Ve ma nursilul murseline illa mubeşşirine ve munzirin, ve yucadilullezine keferu bil batılı li yudhıdu bihil hakka vettehazu ayati ve ma unziru huzuva.

Biz, Resulleri ancak haberdar ediciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kafirler ise Hakk'ı Batıl ile ortadan kaldırmak için mücadele ediyorlar. Ve onlar, ayetlerimizi ve uyarıldıkları şeyleri alaya alıyorlar.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/56-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 106. ayet

- **Geçtiği form:** هُزُوًا — huzuven · "eğlence"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

ذٰلِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ جَهَنَّمُ بِمَا كَفَرُوا وَاتَّخَذُٓوا اٰيَات۪ي وَرُسُل۪ي هُزُواً

Zalike cezauhum cehennemu bima keferu vettehazu ayati ve rusuli huzuva.

Küfretmeleri, ayetlerimi ve Resullerimi alaya almaları nedeniyle onların cezaları Cehennem'dir.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/106-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 36. ayet

- **Geçtiği form:** هُزُوًا — huzuven · "alay konusu etmek"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَاِذَا رَاٰكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ يَتَّخِذُونَكَ اِلَّا هُزُواًۜ اَهٰذَا الَّذ۪ي يَذْكُرُ اٰلِهَتَكُمْۚ وَهُمْ بِذِكْرِ الرَّحْمٰنِ هُمْ كَافِرُونَ

Ve iza reakellezine keferu in yettehızuneke illa huzuva, e hazellezi yezkuru alihetekum, ve hum bi zikrir rahmani hum kafirun.

Ve Kafirler seni gördükleri zaman: "İlahlarınızı zikreden bu mu?" diye alaya alıyorlar. Onlar, Rahman'ın zikrini küfredenlerdir.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/36-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** ٱسْتُهْزِئَ — stuhzie · "alay edildi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · edilgen · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذ۪ينَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟

Ve lekadistuhzie bi rusulin min kablike fe haka billezine sehıru minhum ma kanu bihi yestehziun.

Gerçek şu ki senden önce de birçok Resul'le alay edildi. Sonra alay ettikleri şey, alay edenleri kuşattı.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/41-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَهْزِءُونَ — yestehziune · "alay ettikleri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذ۪ينَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟

Ve lekadistuhzie bi rusulin min kablike fe haka billezine sehıru minhum ma kanu bihi yestehziun.

Gerçek şu ki senden önce de birçok Resul'le alay edildi. Sonra alay ettikleri şey, alay edenleri kuşattı.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/41-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** هُزُوًا — huzuven · "eğlence konusundan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَاِذَا رَاَوْكَ اِنْ يَتَّخِذُونَكَ اِلَّا هُزُواًۜ اَهٰذَا الَّذ۪ي بَعَثَ اللّٰهُ رَسُولاً

Ve iza reavke in yettehızuneke illa huzuva, e hazellezi beasallahu resula.

Seni gördükleri zaman: "Allah'ın Resul olarak gönderdiği bu mu?" diye alay konusu ediniyorlar.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/41-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَهْزِءُونَ — yestehziune · "alay edip duruyor(lar)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْت۪يهِمْ اَنْبٰٓؤُ۬ا مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ

Fe kad kezzebu fe seye'tihim enbau ma kanu bihi yestehziun.

Sonra da kesin olarak yalanladılar. Fakat alay ettikleri şeyin haberleri yakında onlara gelecek.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/6-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَهْزِءُونَ — yestehziune · "alay ediyor-"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

ثُمَّ  كَانَ عَاقِبَةَ الَّذ۪ينَ اَسَٓاؤُا السُّٓوآٰى اَنْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَكَانُوا بِهَا يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟

Summe kane akıbetellezine esaus sua en kezzebu bi ayatillahi ve kanu biha yestehziun.

Sonra, Allah'ın ayetlerini yalanlayıp, alaya alarak kötülük yapanların sonları çok kötü oldu.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/10-ayet-meali.md_

### 31. Lokman suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** هُزُوًا ۚ — huzuven · "alay konusu"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْتَر۪ي لَهْوَ الْحَد۪يثِ لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍۙ وَيَتَّخِذَهَا هُزُواًۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ

Ve minen nasi men yeşteri lehvel hadisi li yudılle an sebilillahi bi gayri ilmin ve yettehızeha huzuva, ulaike lehum azabun muhin.

İnsanlardan, bilgisi olmadığı halde; Allah'ın yolundan saptırmak ve onu alay konusu edinmek için gerçeği boş hadislerle değiştirenler vardır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/lokman-suresi/6-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَهْزِءُونَ — yestehziune · "alay ederlerdi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يَا حَسْرَةً عَلَى الْعِبَادِۚ مَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ

Ya hasreten alel ıbad, ma ye'tihim min resulin illa kanu bihi yestehziun.

Yazıklar olsun o kullara! Kendilerine gelen her Resul'le alay ettiler.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/30-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَهْزِءُونَ — yestehziune · "alay ediyor(lar)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ

Ve beda lehum seyyiatu ma kesebu ve haka bihim ma kanu bihi yestehziun.

Ve kazandıkları kötülükler açığa çıktı. Kendisi ile alay ettikleri şey onları kuşattı.

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/48-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَهْزِءُونَ — yestehziune · "alay ediyor(lar)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

فَلَمَّا جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَرِحُوا بِمَا عِنْدَهُمْ مِنَ الْعِلْمِ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ

Fe lemma caethum rusuluhum bil beyyinati ferihu bima indehum minel ilmi ve haka bihim ma kanu bihi yestehziun.

Resulleri kendilerine kanıt içeren açıklayıcı bilgilerle geldiği zaman, sahip oldukları bilgiye güvenerek şımardılar ve kendisi ile alay ettikleri şey onları kuşattı.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/83-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَهْزِءُونَ — yestehziune · "alay"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَمَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ نَبِيٍّ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ

Ve ma yetihim min nebiyin illa kanu bihi yestehziun.

Onlar, kendilerine gelen her Nebi'yi mutlaka alaya alıyorlardı.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/7-ayet-meali.md_

### 45. Casiye suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** هُزُوًا ۚ — huzuven · "alay konusu"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَاِذَا عَلِمَ مِنْ اٰيَاتِنَا شَيْـٔاًۨ اتَّخَذَهَا هُزُواًۜ  اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌۜ

Ve iza alime min ayatina şey'enittehazeha huzuva, ulaike lehum azabun muhin.

Ayetlerimizden bir şey öğrendikleri zaman, onu alay konusu edinirler. İşte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/casiye-suresi/9-ayet-meali.md_

### 45. Casiye suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَهْزِءُونَ — yestehziune · "alay ediyor(lar)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ

Ve beda lehum seyyiatu ma amilu ve haka bihim ma kanu bihi yestehziun.

Yaptıklarının kötülükleri apaçık ortaya kondu ve alay ettikleri şeyler, onları kuşattı.

_https://acikkuran.com/casiye-suresi/33-ayet-meali.md_

### 45. Casiye suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** هُزُوًۭا — huzuven · "eğlence"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

ذٰلِكُمْ بِاَنَّكُمُ اتَّخَذْتُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُواً وَغَرَّتْكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَاۚ فَالْيَوْمَ لَا يُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

Zalikum bi ennekumuttehaztum ayatillahi huzuven ve garretkumul hayatud dunya, fel yevme la yuhrecune minha ve la hum yusta'tebun.

İşte bu, Allah'ın ayetlerini alay konusu etmeniz nedeniyledir. Sizi, dünya hayatı aldattı. Artık bugün onlar, Cehennem'den çıkarılmazlar. Ve onlardan özür de kabul edilmez.

_https://acikkuran.com/casiye-suresi/35-ayet-meali.md_

### 46. Ahkaf suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْتَهْزِءُونَ — yestehziune · "alay edip duruyor(lar)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَقَدْ مَكَّنَّاهُمْ ف۪يمَٓا اِنْ مَكَّنَّاكُمْ ف۪يهِ وَجَعَلْنَا لَهُمْ سَمْعاً وَاَبْصَاراً وَاَفْـِٔدَةًۘ  فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ سَمْعُهُمْ وَلَٓا اَبْصَارُهُمْ وَلَٓا اَفْـِٔدَتُهُمْ مِنْ شَيْءٍ اِذْ  كَانُوا يَجْحَدُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟

Ve lekad mekkenna hum fi ma in mekkennakum fihi ve cealna lehum sem'an ve ebsaren ve ef'ideten fe ma agna anhum sem'uhum ve la ebsaruhum ve la ef'idetuhum min şey'in iz kanu yechadune bi ayatillahi ve haka bihim ma kanu bihi yestehziun.

Ant olsun ki Biz, onlara, size vermediğimiz nice imkanlar vermiştik. Onlara da kulaklar, gözler ve kalpler verdik. Ne var ki işitme ve görmeleri onlara bir yarar sağlamadı. Kalpleri de onlara bir yarar sağlamadı. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerini bile bile reddediyorlardı. Sonunda alaya aldıkları şey onları kuşattı.

_https://acikkuran.com/ahkaf-suresi/26-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-12
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
