# Cim-he-Ra — جهر (jhr)

> Kur'an'da 16 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/jhr

- **Anlam:** Belirgin olmak/açık olmak/görünür olmak/halka açık olmak/yüksek sesli olmak/keşfedilmek, büyük/hacimli olmak, hoşa giden/iyi görünümlü olmak, neredeyse/tamamen temizlemek, üstün gelmeye/geçmeye çalışmak
- **Türevleri:** جِهَار (1) · جَهَرَ (5) · جَهْر (7) · جَهْرَة (3)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 55. ayet

- **Geçtiği form:** جَهْرَةًۭ — cehraten · "açıkça"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

وَاِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسٰى لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى نَرَى اللّٰهَ جَهْرَةً فَاَخَذَتْكُمُ الصَّاعِقَةُ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ

Ve iz kultum ya musa len nu'mine leke hatta nerallahe cehreten fe ehazetkumus saikatu ve entum tenzurun.

Hani siz: "Ey Musa! Allah'ı açıkça görmedikçe sana asla inanmayız." demiştiniz de o an, bakıp dururken, sizi yıldırım gürültüsü yakalamıştı.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/55-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 148. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْجَهْرَ — l-cehra · "açıkça"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

لَا يُحِبُّ اللّٰهُ الْجَهْرَ بِالسُّٓوءِ مِنَ الْقَوْلِ اِلَّا مَنْ ظُلِمَۜ وَكَانَ اللّٰهُ سَم۪يعاً عَل۪يماً

La yuhibbullahul cehra bis sui minel kavli illa men zulim. Ve kanallahu semian alima.

Allah, kendisine haksızlık yapılan kişinin dışında, kötü sözün açıkça dillendirilmesini sevmez. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/148-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 153. ayet

- **Geçtiği form:** جَهْرَةًۭ — cehraten · "açıkça"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

يَسْـَٔلُكَ اَهْلُ الْكِتَابِ اَنْ تُنَزِّلَ عَلَيْهِمْ كِتَاباً مِنَ السَّمَٓاءِ فَقَدْ سَاَلُوا مُوسٰٓى اَكْبَرَ مِنْ ذٰلِكَ فَقَالُٓوا اَرِنَا اللّٰهَ جَهْرَةً فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ بِظُلْمِهِمْۚ ثُمَّ اتَّخَذُوا الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ فَعَفَوْنَا عَنْ ذٰلِكَۚ وَاٰتَيْنَا مُوسٰى سُلْطَاناً مُب۪يناً

Yes'eluke ehlul kitabi en tunezzile aleyhim kitaben mines semai fe kad seelu musa ekbera min zalike fe kalu erinallahe cehraten fe ehazethumus saikatu bi zulmihim, summettehazul ıcle min ba'di ma caethumul beyyinatu fe afevna an zalik, ve ateyna musa sultanen mubina.

Kitap Ehli, senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Daha önce Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi: "Bize Allah'ı açıkça göster." demişlerdi. Bu haksızlıklarından dolayı, onları yıldırım çarpmıştı. Sonra kendilerine apaçık kanıtlar içeren bilgiler geldiği halde yine de buzağıyı ilah edindiler. Biz onları bağışladık ve Musa'ya apaçık bir yetki verdik.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/153-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** وَجَهْرَكُمْ — ve cehrakum · "ve açığınızı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَهُوَ اللّٰهُ فِي السَّمٰوَاتِ وَفِي الْاَرْضِۜ يَعْلَمُ سِرَّكُمْ وَجَهْرَكُمْ وَيَعْلَمُ مَا تَكْسِبُونَ

Ve huvellahu fis semavati ve fil ard, ya'lemu sirrakum ve cehrekum ve ya'lemu ma teksibun.

Göklerde ve yerde Allah O'dur. Gizlinizi de açığınızı da bilir. Ve ne kazandığınızı da bilir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/3-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** جَهْرَةً — cehraten · "açıkça"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

قُلْ اَرَاَيْتَكُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُ اللّٰهِ بَغْتَةً اَوْ جَهْرَةً هَلْ يُهْلَكُ اِلَّا الْقَوْمُ الظَّالِمُونَ

Kul e reeytekum in etakum azabullahi bagteten ev cehreten hel yuhleku illel kavmuz zalimun.

De ki: "Söyleyin bana! Eğer size Allah'ın azabı ansızın veya göz göre göre gelse, zalimlerden başkası mı yok edilir?"

_https://acikkuran.com/enam-suresi/47-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 205. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْجَهْرِ — l-cehri · "yüksek"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

وَاذْكُرْ رَبَّكَ ف۪ي نَفْسِكَ تَضَرُّعاً وَخ۪يفَةً وَدُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ وَلَا تَكُنْ مِنَ الْغَافِل۪ينَ

Vezkur rabbeke fi nefsike tedarruan ve hifeten ve dunel cehri minel kavli bil guduvvi vel asali ve la tekun minel gafilin.

Nefsinde tedarruan ve çekinerek, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam Rabb'ini an. Umursamazlardan olma!

_https://acikkuran.com/araf-suresi/205-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** جَهَرَ — cehera · "açık (söyleyen)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

سَوَٓاءٌ مِنْكُمْ مَنْ اَسَرَّ الْقَوْلَ وَمَنْ جَهَرَ بِه۪ وَمَنْ هُوَ مُسْتَخْفٍ بِالَّيْلِ وَسَارِبٌ بِالنَّهَارِ

Sevaun minkum men eserrel kavle ve men cehere bihi ve men huve mustahfin bil leyli ve saribun bin nehar.

Sizden, düşüncesini açıklayan da gizleyen de bir şeyi gece yapan da gündüz yapan da aynıdır.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/10-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** وَجَهْرًا ۖ — ve cehran · "ve açık"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً عَبْداً مَمْلُوكاً لَا يَقْدِرُ عَلٰى شَيْءٍ وَمَنْ رَزَقْنَاهُ مِنَّا رِزْقاً حَسَناً فَهُوَ يُنْفِقُ مِنْهُ سِراًّ وَجَهْراًۜ هَلْ يَسْتَوُ۫نَۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Daraballahu meselen abden memluken la yakdiru ala şey'in ve men razaknahu minna rızkan hasenen fe huve yunfiku minhu sırren ve cehra, hel yestevun, elhamdulillah, bel ekseruhum la ya'lemun.

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olmuş bir abd ile tarafımızdan kendisine iyi bir rızık verip de ondan gizli ve açık olarak yardımda bulunan bir kimseyi örnek verir. Bunlar, hiç bir olurlar mı? Hamd, Allah'a mahsustur. Ne var ki onların çoğu bilmezler.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/75-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 110. ayet

- **Geçtiği form:** تَجْهَرْ — techer · "pek bağırma"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

قُلِ ادْعُوا اللّٰهَ اَوِ ادْعُوا الرَّحْمٰنَۜ  اَياًّ مَا تَدْعُوا فَلَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىۚ وَلَا تَجْهَرْ بِصَلَاتِكَ وَلَا تُخَافِتْ بِهَا وَابْتَغِ بَيْنَ ذٰلِكَ سَب۪يلاً

Kulid'ullahe evid'ur rahman, eyyen ma ted'u fe lehul esmaul husna, ve la techer bi salatike ve la tuhafit biha vebtegı beyne zalike sebila.

De ki: "İster Allah diye çağırın ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın en iyi isimler O'nundur." Salatında ne fazla yükselt ne de fazla kıs. Bu ikisi arasında bir yol tut.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/110-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** تَجْهَرْ — techer · "açık da söylesen"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَاِنْ تَجْهَرْ بِالْقَوْلِ فَاِنَّهُ يَعْلَمُ السِّرَّ وَاَخْفٰى

Ve in techer bil kavli fe innehu ya'lemus sirre ve ahfa.

Sözü açıkça söylesen de söylemesen de bil ki O, gizliyi de saklıyı da bilir.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/7-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 110. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْجَهْرَ — l-cehra · "açığını"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

اِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ مِنَ الْقَوْلِ وَيَعْلَمُ مَا تَكْتُمُونَ

İnnehu ya'lemul cehre minel kavli ve ya'lemu ma tektumun.

"O, açıkça söylenen sözleri de bilir, gizlediklerinizi de bilir."

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/110-ayet-meali.md_

### 49. Hucurat suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** تَجْهَرُوا۟ — techeru · "yüksek sesle konuşmayın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَرْفَعُٓوا اَصْوَاتَكُمْ فَوْقَ صَوْتِ النَّبِيِّ وَلَا تَجْهَرُوا لَهُ بِالْقَوْلِ كَجَهْرِ بَعْضِكُمْ لِبَعْضٍ اَنْ تَحْبَطَ اَعْمَالُكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تَشْعُرُونَ

Ya eyyuhellezine amenu la terfeu asvatekum fevka savtin nebiyyi ve la techeru lehu bil kavli ke cehri ba'dıkum li ba'dın en tahbeta a'malukum ve entum la teş'urun.

Ey İman Edenler! Sesinizi, Nebi'nin sesinden daha fazla yükseltmeyin. Birbirinizle bağrışarak konuştuğunuz gibi, Nebi'yle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa farkında olmadan yaptıklarınız boşa gider.

_https://acikkuran.com/hucurat-suresi/2-ayet-meali.md_

### 49. Hucurat suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** كَجَهْرِ — kecehri · "yüksek sesle konuştuğunuz gibi"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَرْفَعُٓوا اَصْوَاتَكُمْ فَوْقَ صَوْتِ النَّبِيِّ وَلَا تَجْهَرُوا لَهُ بِالْقَوْلِ كَجَهْرِ بَعْضِكُمْ لِبَعْضٍ اَنْ تَحْبَطَ اَعْمَالُكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تَشْعُرُونَ

Ya eyyuhellezine amenu la terfeu asvatekum fevka savtin nebiyyi ve la techeru lehu bil kavli ke cehri ba'dıkum li ba'dın en tahbeta a'malukum ve entum la teş'urun.

Ey İman Edenler! Sesinizi, Nebi'nin sesinden daha fazla yükseltmeyin. Birbirinizle bağrışarak konuştuğunuz gibi, Nebi'yle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa farkında olmadan yaptıklarınız boşa gider.

_https://acikkuran.com/hucurat-suresi/2-ayet-meali.md_

### 67. Mülk suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** ٱجْهَرُوا۟ — cheru · "açığa vurun"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَاَسِرُّوا قَوْلَكُمْ اَوِ اجْهَرُوا بِه۪ۜ  اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Ve esirru kavlekum evicheru bih, innehu alimun bi zatis sudur.

Sözünüzü gizleseniz de açığa vursanız da fark etmez; O, göğüslerde olanı En İyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/mulk-suresi/13-ayet-meali.md_

### 71. Nuh suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** جِهَارًۭا — ciharan · "açıkça"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

ثُمَّ اِنّ۪ي دَعَوْتُهُمْ جِهَاراًۙ

Summe inni deavtuhum cihara.

"Sonra onlara açık açık her fırsatta çağrıda bulundum."

_https://acikkuran.com/nuh-suresi/8-ayet-meali.md_

### 87. Ala suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْجَهْرَ — l-cehra · "açığı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ  اِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَا يَخْفٰىۜ

İlla ma şaallah, innehu ya'lemul cehre ve ma yahfa.

Allah, aksini dilemedikçe. Kuşkusuz O, açık ve gizli olanı bilir.

_https://acikkuran.com/ala-suresi/7-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
