# Cim-Nun-Dal — جند (jnd)

> Kur'an'da 29 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/jnd

- **Anlam:** Orduları toplamak veya bir araya getirmek, ordu hazırlamak, Jundun [savaş için hazırlanmış toplanan askerler; yardımcı kuvvetler].
- **Türevleri:** جُند (29)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 249. ayet

- **Geçtiği form:** بِٱلْجُنُودِ — bil-cunudi · "ordularla"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِالْجُنُودِۙ قَالَ اِنَّ اللّٰهَ مُبْتَل۪يكُمْ بِنَهَرٍۚ فَمَنْ شَرِبَ مِنْهُ فَلَيْسَ مِنّ۪يۚ وَمَنْ لَمْ يَطْعَمْهُ فَاِنَّهُ مِنّ۪ٓي اِلَّا مَنِ اغْتَرَفَ غُرْفَةً بِيَدِه۪ۚ فَشَرِبُوا مِنْهُ اِلَّا قَل۪يلاً مِنْهُمْۜ فَلَمَّا جَاوَزَهُ هُوَ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُۙ قَالُوا لَا طَاقَةَ لَنَا الْيَوْمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِه۪ۜ قَالَ الَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا اللّٰهِۙ  كَمْ مِنْ فِئَةٍ قَل۪يلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَث۪يرَةً بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ مَعَ الصَّابِر۪ينَ

Fe lemma fesale talutu bil cunudi, kale innallahe mubtelikum bi neher, fe men şeribe minhu fe leyse minni, ve men lem yat'amhu fe innehu minni illa menigterafe gurfeten bi yedih, fe şeribu minhu illa kalilen minhum fe lemma cavezehu huve vellezine amenu meahu, kalu la takate lenal yevme bi calute ve cunudih, kalellezine yezunnune ennehum mulakullahi, kem min fietin kaliletin galebet fieten kesiraten bi iznillah, vallahu meas sabirin.

Talut, askerleriyle yola çıkınca onlara: "Allah, sizi bir nehirle imtihan edecek. Kim ondan içerse benden değildir. Bir avuç kadar tatmakla yetinirse o bendendir." dedi. Çok azı hariç, ondan doyasıya içtiler. O ve yanında yer alan İman Edenler, nehri geçince: "Bugün Calut'a ve askerlerine karşı savaşacak gücümüz kalmadı." dediler. Allah'a kavuşacaklarına iman edenler ise: "Nice az topluluklar, Allah'ın izni ile nice çok topluluklara galip gelmiştir. Allah, sabredenlerle beraberdir." dediler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/249-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 249. ayet

- **Geçtiği form:** وَجُنُودِهِۦ ۚ — ve cunudihi · "ve askerlerine karşı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِالْجُنُودِۙ قَالَ اِنَّ اللّٰهَ مُبْتَل۪يكُمْ بِنَهَرٍۚ فَمَنْ شَرِبَ مِنْهُ فَلَيْسَ مِنّ۪يۚ وَمَنْ لَمْ يَطْعَمْهُ فَاِنَّهُ مِنّ۪ٓي اِلَّا مَنِ اغْتَرَفَ غُرْفَةً بِيَدِه۪ۚ فَشَرِبُوا مِنْهُ اِلَّا قَل۪يلاً مِنْهُمْۜ فَلَمَّا جَاوَزَهُ هُوَ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُۙ قَالُوا لَا طَاقَةَ لَنَا الْيَوْمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِه۪ۜ قَالَ الَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا اللّٰهِۙ  كَمْ مِنْ فِئَةٍ قَل۪يلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَث۪يرَةً بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ مَعَ الصَّابِر۪ينَ

Fe lemma fesale talutu bil cunudi, kale innallahe mubtelikum bi neher, fe men şeribe minhu fe leyse minni, ve men lem yat'amhu fe innehu minni illa menigterafe gurfeten bi yedih, fe şeribu minhu illa kalilen minhum fe lemma cavezehu huve vellezine amenu meahu, kalu la takate lenal yevme bi calute ve cunudih, kalellezine yezunnune ennehum mulakullahi, kem min fietin kaliletin galebet fieten kesiraten bi iznillah, vallahu meas sabirin.

Talut, askerleriyle yola çıkınca onlara: "Allah, sizi bir nehirle imtihan edecek. Kim ondan içerse benden değildir. Bir avuç kadar tatmakla yetinirse o bendendir." dedi. Çok azı hariç, ondan doyasıya içtiler. O ve yanında yer alan İman Edenler, nehri geçince: "Bugün Calut'a ve askerlerine karşı savaşacak gücümüz kalmadı." dediler. Allah'a kavuşacaklarına iman edenler ise: "Nice az topluluklar, Allah'ın izni ile nice çok topluluklara galip gelmiştir. Allah, sabredenlerle beraberdir." dediler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/249-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 250. ayet

- **Geçtiği form:** وَجُنُودِهِۦ — ve cunudihi · "ve askerleriyle"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَلَمَّا بَرَزُوا لِجَالُوتَ وَجُنُودِه۪ قَالُوا رَبَّنَٓا اَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْراً وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَۜ

Ve lemma berazu li calute ve cunudihi kalu rabbena efrig aleyna sabren ve sebbit ekdamena vensurna alel kavmil kafirin.

Onlar, Calut ve askerleriyle karşı karşıya geldikleri zaman: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve ayaklarımızı sabit kıl, Kafir kavme karşı bize yardım et." dediler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/250-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** جُنُودًۭا — cunuden · "askerler"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

ثُمَّ اَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلٰى رَسُولِه۪ وَعَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَاَنْزَلَ جُنُوداً لَمْ تَرَوْهَا وَعَذَّبَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ

Summe enzelallahu sekinetehu ala resuli-hi ve alel mu'minine ve enzele cunuden lem terev-ha ve azzebellezine keferu ve zalike cezaul kafirin.

Sonra Allah, Resul'ünün ve İman Edenlerin üzerine dinginlik ve güven indirdi. Görmediğiniz ordular indirdi ve Kafirlere azap verdi. İşte budur Kafirlerin cezası.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/26-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** بِجُنُودٍۢ — bicunudin · "askerlerle"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim · belirsiz

اِلَّا تَنْصُرُوهُ فَقَدْ نَصَرَهُ اللّٰهُ اِذْ اَخْرَجَهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ثَانِيَ اثْنَيْنِ اِذْ هُمَا فِي الْغَارِ اِذْ يَقُولُ لِصَاحِبِه۪ لَا تَحْزَنْ اِنَّ اللّٰهَ مَعَنَاۚ فَاَنْزَلَ اللّٰهُ سَك۪ينَتَهُ عَلَيْهِ وَاَيَّدَهُ بِجُنُودٍ لَمْ تَرَوْهَا وَجَعَلَ كَلِمَةَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا السُّفْلٰىۜ وَكَلِمَةُ اللّٰهِ هِيَ الْعُلْيَاۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ

İlla tensuruhu fe kad nasarahullahu iz ahrecehullezine keferu saniyesneyni iz huma fil gari iz yekulu li sahibihi la tahzen innallahe meana, fe enzelallahu sekinetehu aleyhi ve eyyedehu bicunudin lem terevha ve ceale kelimetellezine keferus sufla, ve kelimetullahi hiyel ulya vallahu azizun hakim .

Eğer siz ona yardım etmezseniz, iyi bilin ki Allah ona yardım etmişti. Hani Kafirler onu çıkardıklarında iki kişiden ikincisiydi. İkisi mağaradayken, o, arkadaşına: "Üzülme, kuşkusuz Allah bizimle beraberdir." demişti. Bunun üzerine Allah, üzerlerine dinginlik ve güven indirmişti. Onu, sizin görmediğiniz güçlerle desteklemişti. Ve küfredenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise en yüce olandır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/40-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 90. ayet

- **Geçtiği form:** وَجُنُودُهُۥ — ve cunuduhu · "ve askerleri de"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

وَجَاوَزْنَا بِبَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ الْبَحْرَ فَاَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُ بَغْياً وَعَدْواًۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَدْرَكَهُ الْغَرَقُۙ قَالَ اٰمَنْتُ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا الَّـذ۪ٓي اٰمَنَتْ بِه۪ بَنُٓوا اِسْرَٓائ۪لَ وَاَنَا۬ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ

Ve cavezna bi beni israilel bahre fe etbeahum fir'avnu ve cunuduhu bagyen ve adva, hatta iza edrekehul gareku kale amentu ennehu la ilahe illellezi amenet bihi benu israile ve ene minel muslimin.

İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ve ordusu, azgınlık ve düşmanlıkla onların peşlerine düştüler. Boğulmak üzereyken: "İsrailoğullarının iman ettiği ilahtan başka ilah olmadığına iman ettim ve ben de müslimlerdenim." dedi.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/90-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** جُندًۭا — cunden · "adamları"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

قُلْ مَنْ كَانَ فِي الضَّلَالَةِ فَلْيَمْدُدْ لَهُ الرَّحْمٰنُ مَداًّۚ حَتّٰٓى اِذَا رَاَوْا مَا يُوعَدُونَ اِمَّا الْعَذَابَ وَاِمَّا السَّاعَةَۜ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ شَرٌّ مَكَاناً وَاَضْعَفُ جُنْداً

Kul men kane fid dalaleti fel yemdud lehur rahmanu medda, hatta iza raev ma yuadune immel azabe ve immes saah, fe se ya'lemune men huve şerrun mekanen ve ad'afu cunda.

De ki: "Kim sapkınlıkta ise, Rahman, ona vaat edilen şeyi; azabı veya Sa'at'i görecekleri zamana kadar, zamanı uzatarak süre tanır. Böylece kimin yerce daha kötü ve taraftarca daha zayıf olduğunu yakında bilecekler."

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/75-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 78. ayet

- **Geçtiği form:** بِجُنُودِهِۦ — bicunudihi · "askerleriyle"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

فَاَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ بِجُنُودِه۪ فَغَشِيَهُمْ مِنَ الْيَمِّ مَا غَشِيَهُمْۜ

Fe etbeahum fir'avnu bi cunudihi fe gaşiyehum minel yemmi ma gaşiyehum.

Firavun hemen ordusu ile onların ardına düştü. Derken sudan üzerlerine kapanan kapandı.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/78-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 95. ayet

- **Geçtiği form:** وَجُنُودُ — ve cunudu · "ve askerleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

وَجُنُودُ اِبْل۪يسَ اَجْمَعُونَۜ

Ve cunudu iblise ecmeun.

Ve İblisin bütün askerleri.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/95-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** جُنُودُهُۥ — cunuduhu · "orduları"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

وَحُشِرَ لِسُلَيْمٰنَ جُنُودُهُ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ وَالطَّيْرِ فَهُمْ يُوزَعُونَ

Ve huşire li suleymane cunuduhu minel cinni vel insi vet tayrı fe hum yuzeun.

Süleyman için, ins ve cinn ve kuşlardan ordular toplandı. Sonra da sevk edildiler.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/17-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** وَجُنُودُهُۥ — ve cunuduhu · "ve orduları"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَوْا عَلٰى وَادِ النَّمْلِۙ قَالَتْ نَمْلَةٌ يَٓا اَيُّهَا النَّمْلُ ادْخُلُوا مَسَاكِنَكُمْۚ لَا يَحْطِمَنَّكُمْ سُلَيْمٰنُ وَجُنُودُهُۙ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Hatta iza etev ala vadin nemli kalet nemletun ya eyyuhen nemludhulu mesakinekum, la yahtımennekum suleymanu ve cunuduhu ve hum la yeş'urun.

Nihayet Neml Vadisi'ne geldikleri zaman, dişi bir neml: "Ey nemller! Meskenlerinize girin, Süleyman ve orduları istemeyerek sizi kırıp geçirmesin." dedi.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/18-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** بِجُنُودٍۢ — bicunudin · "ordularla"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim · belirsiz

اِرْجِعْ اِلَيْهِمْ فَلَنَأْتِيَنَّهُمْ بِجُنُودٍ لَا قِبَلَ لَهُمْ بِهَا وَلَنُخْرِجَنَّهُمْ مِنْهَٓا اَذِلَّةً وَهُمْ صَاغِرُونَ

İrcı' ileyhim fe le ne'tiyennehum bi cunudin la kıbele lehum biha ve le nuhricennehum minha ezilleten ve hum sagırun.

"Onlara geri dön. Karşı koyamayacakları bir ordu ile gelir, onları yurtlarından hor ve aşağılanmış olarak çıkarırım."

_https://acikkuran.com/neml-suresi/37-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** وَجُنُودَهُمَا — ve cunudehuma · "ve askerlerine"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَنُمَكِّنَ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَنُرِيَ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا مِنْهُمْ مَا كَانُوا يَحْذَرُونَ

Ve numekkine lehum fil ardı ve nuriye fir'avne ve hamane ve cunudehuma minhum ma kanu yahzerun.

Ve onları yeryüzünde iktidar yapalım, Firavun'a, Haman'a ve ikisinin ordusuna, onlardan çekindikleri şeyleri gösterelim.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/6-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** وَجُنُودَهُمَا — ve cunudehuma · "ve askerleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

فَالْتَقَطَهُٓ اٰلُ فِرْعَوْنَ لِيَكُونَ لَهُمْ عَدُواًّ وَحَزَناًۜ اِنَّ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا كَانُوا خَاطِـ۪ٔينَ

Feltekatahu alu fir'avne li yekune lehum aduvven ve hazena, inne fir'avne ve hamane ve cunudehuma kanu hatıin.

Derken Firavun ailesi, kendileri için bir düşman ve başlarına dert olacak olan onu, buluntu olarak aldı. Firavun, Haman ve askerleri yanlış yaptılar.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/8-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 39. ayet

- **Geçtiği form:** وَجُنُودُهُۥ — ve cunuduhu · "ve askerleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

وَاسْتَكْبَرَ هُوَ وَجُنُودُهُ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ اِلَيْنَا لَا يُرْجَعُونَ

Vestekbere huve ve cunuduhu fil ardı bi gayril hakkı ve zannu ennehum ileyna la yurceun.

O ve ordusu yeryüzünde haksız yere büyüklendiler ve gerçekten de Biz'e döndürülmeyeceklerini sandılar.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/39-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** وَجُنُودَهُۥ — ve cunudehu · "ve askerlerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّۚ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الظَّالِم۪ينَ

Fe ehaznahu ve cunudehu fe nebeznahum fil yemm, fanzur keyfe kane akıbetuz zalimin.

Sonra onu ve askerlerini yakalayıp suya gömdük. Bak bakalım, zalimlerin sonunun nasıl olduğuna!

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/40-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** جُنُودٌۭ — cunudun · "ordular"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim · belirsiz

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ جَٓاءَتْكُمْ جُنُودٌ فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحاً وَجُنُوداً لَمْ تَرَوْهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يراًۚ

Ya eyyuhellezine amenuzkuru ni'metallahi aleykum iz caetkum cunudun fe erselna aleyhim rihan ve cunuden lem terevha, ve kanallahu bima ta'melune basira.

Ey İman Edenler! Allah'ın size olan nimetlerini hatırlayın! Hani, üzerinize ordular gelmişti de Biz, onların üzerine rüzgar ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı görendir.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/9-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** وَجُنُودًۭا — ve cunuden · "ve ordular"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ جَٓاءَتْكُمْ جُنُودٌ فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحاً وَجُنُوداً لَمْ تَرَوْهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يراًۚ

Ya eyyuhellezine amenuzkuru ni'metallahi aleykum iz caetkum cunudun fe erselna aleyhim rihan ve cunuden lem terevha, ve kanallahu bima ta'melune basira.

Ey İman Edenler! Allah'ın size olan nimetlerini hatırlayın! Hani, üzerinize ordular gelmişti de Biz, onların üzerine rüzgar ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı görendir.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/9-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** جُندٍۢ — cundin · "ordu"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلٰى قَوْمِه۪ مِنْ بَعْدِه۪ مِنْ جُنْدٍ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا كُنَّا مُنْزِل۪ينَ

Ve ma enzelna ala kavmihi min ba'dihi min cundin mines semai ve ma kunna munzilin.

Ondan sonra, halkının üzerine gökten hiçbir ordu indirmedik, indirecek de değildik!

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/28-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** جُندٌۭ — cundun · "askerlerdir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

لَا يَسْتَط۪يعُونَ نَصْرَهُمْۙ وَهُمْ لَهُمْ جُنْدٌ مُحْضَرُونَ

La yestetiune nasrahum ve hum lehum cundun muhdarun.

Oysa bu ilahlar onlara yardım etmeye güç yetiremezler. Ne var ki kendileri onlar için hazır askerlerdir.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/75-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 173. ayet

- **Geçtiği form:** جُندَنَا — cundena · "bizim ordumuz"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَاِنَّ جُنْدَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ

Ve inne cundena le humul galibun.

Bizim ordumuz onlara mutlaka galip gelecektir.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/173-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** جُندٌۭ — cundun · "bir ordudur"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

جُنْدٌ مَا هُنَالِكَ مَهْزُومٌ مِنَ الْاَحْزَابِ

Cundun ma hunalike mehzumun minel ahzab.

Onlar, burada bozguna uğramış gruplardan meydana gelmiş bir ordudur.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/11-ayet-meali.md_

### 44. Duhan suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** جُندٌۭ — cundun · "bir ordudur"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

وَاتْرُكِ الْبَحْرَ رَهْواًۜ اِنَّهُمْ جُنْدٌ مُغْرَقُونَ

Vetrukil bahre rehva, innehum cundun mugrekun.

"Denizi olduğu hal üzere bırak. Onlar, boğulacak olan bir ordudur."

_https://acikkuran.com/duhan-suresi/24-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** جُنُودُ — cunudu · "askerleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

هُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ السَّك۪ينَةَ ف۪ي قُلُوبِ الْمُؤْمِن۪ينَ لِيَزْدَادُٓوا ا۪يمَاناً مَعَ ا۪يمَانِهِمْۜ وَلِلّٰهِ جُنُودُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَك۪يماًۙ

Huvellezi enzeles sekinete fi kulubil mu'minine li yezdadu imanen mea imanihim, ve lillahi cunudus semavati vel ard, ve kanallahu alimen hakima.

İmanları artsın diye, İman Edenler'in kalbine sükunet indiren O'dur. Göklerin ve yerin güçleri Allah'ındır. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/4-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** جُنُودُ — cunudu · "askerleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

وَلِلّٰهِ جُنُودُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزاً حَك۪يماً

Ve lillahi cunudus semavati vel ard, ve kanallahu azizen hakima.

Göklerin ve yerin güçleri Allah'ındır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/7-ayet-meali.md_

### 51. Zariyat suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** وَجُنُودَهُۥ — ve cunudehu · "ve askerlerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ وَهُوَ مُل۪يمٌۜ

Fe ehaznahu ve cunudehu fe nebeznahum fil yemmi ve huve mulim.

Sonra onu ve ordularını yakaladık ve denize attık. Kendi kendini kınıyordu.

_https://acikkuran.com/zariyat-suresi/40-ayet-meali.md_

### 67. Mülk suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** جُندٌۭ — cundun · "askeriniz"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

اَمَّنْ هٰذَا الَّذ۪ي هُوَ جُنْدٌ لَكُمْ يَنْصُرُكُمْ مِنْ دُونِ الرَّحْمٰنِۜ اِنِ الْكَافِرُونَ اِلَّا ف۪ي غُرُورٍۚ

Emmen hazellezi huve cundun lekum yensurukum min dunir rahman, inil kafirune illa fi gurur.

Yoksa Rahman'dan başka, size yardım edecek ordunuz mu var? Kafirler yalnızca bir aldanış içindedirler.

_https://acikkuran.com/mulk-suresi/20-ayet-meali.md_

### 74. Müddessir suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** جُنُودَ — cunude · "ordularını"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَمَا جَعَلْنَٓا اَصْحَابَ النَّارِ اِلَّا مَلٰٓئِكَةًۖ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ اِلَّا فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ كَـفَرُواۙ لِيَسْتَيْقِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْـكِتَابَ وَيَزْدَادَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا ا۪يمَاناً وَلَا يَرْتَابَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْـكِتَابَ وَالْمُؤْمِنُونَۙ وَلِيَقُولَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْـكَافِرُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلاًۜ   كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَـهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ اِلَّا هُوَۜ  وَمَا هِيَ اِلَّا ذِكْرٰى لِلْبَشَرِ۟

Ve ma cealna ashaben nari illa melaiketen ve ma cealna ıddetehum illa fitneten lillezine keferu li yesteykınellezine utul kitabe ve yezdadellezine amenu imanen ve la yertabellezine utul kitabe vel mu'minune, ve li yekulellezine fi kulubihim maradun vel kafirune maza eradallahu bi haza mesela, kezalike yudıllullahu men yeşau ve yehdi men yeşa, ve ma ya'lemu cunude rabbike illa hu, ve ma hiye illa zikra lil beşer.

Cehennem ashabını meleklerden başkasını yapmadık. Onların sayılarını, Kafirler için bir fitneden başka bir şey yapmadık. Kendilerine kitap verilenler; kesin olarak bilsinler, İman Edenler'in imanları artsın. Kendilerine kitap verilmiş iman sahipleri kuşku duymasınlar. Kalplerinde hastalık olanlarla, Kafirler de desinler ki: "Allah, bu örnekle ne demek istiyor şimdi?" İşte böyle, Allah, hak edeni dalalette bırakır, hak edeni doğru yolu gösterir. Rabb'inin ordularını, kendisinden başkası bilmez. Bu, beşer için zikirden başka bir şey değildir.

_https://acikkuran.com/muddessir-suresi/31-ayet-meali.md_

### 85. Büruc suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْجُنُودِ — l-cunudi · "orduların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ الْجُنُودِۙ

Hel etake hadisul cunud.

O orduların hadisi sana geldi mi?

_https://acikkuran.com/buruc-suresi/17-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-24
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
