# Cim-Ra-Mim — جرم (jrm)

> Kur'an'da 66 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/jrm

- **Anlam:** Bir şeyi kesmek veya koparmak, bir şey kazanmak/elde etmek/edinmek, birini suç işlemeye yönlendirmek veya teşvik etmek, bir suç/günah/kabahat/hata işlemek, itaatsizlik yapmak, açık/net olmak, bir şeyi tamamlamak, bir şeyi bitirmek veya sonlandırmak [tamamlandığında].
- **Türevleri:** إِجْرَام (1) · أَجْرَمُ (5) · جَرَم (5) · مُجْرِم (52) · يَجْرِمَ (3)

## Geçtiği ayetler

### 5. Maide suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** يَجْرِمَنَّكُمْ — yecrimennekum · "sizi itmesin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُحِلُّوا شَعَٓائِرَ اللّٰهِ وَلَا الشَّهْرَ الْحَرَامَ وَلَا الْهَدْيَ وَلَا الْقَلَٓائِدَ وَلَٓا آٰمّ۪ينَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ يَبْتَغُونَ فَضْلاً مِنْ رَبِّهِمْ وَرِضْوَاناًۜ وَاِذَا حَلَلْتُمْ فَاصْطَادُواۜ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَاٰنُ قَوْمٍ اَنْ صَدُّوكُمْ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اَنْ تَعْتَدُواۢ وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوٰىۖ وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ

Ya eyyuhellezine amenu la tuhıllu şe'airallahi veleş şehral harame ve lal hedye ve lal kalaide ve la amminel beytel harame yebtegune fadlan min rabbihim ve rıdvana ve iza haleltum fastadu ve la yecrimennekum şeneanu kavmin en saddukum anil mescidil harami en ta'tedu, ve teavenu alel birri vet takva ve la teavenu alel ismi vel udvani vettekullah innallahe şedidul ıkab.

Ey İman Edenler! Allah'ın işaretlerine, haram aya, kurbana, gerdanlıklara; Rabb'lerinin lütuf ve rızasını dileyerek Beyt-i Haram'a gelenlere saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi, Mescid-i Haram'dan alıkoymalarından dolayı bir halka olan kızgınlığınız, aşırı gitmenize neden olmasın. Günah ve düşmanlık üzerinde değil, iyilik ve takva üzerinde yardımlaşın. Allah'a karşı takvalı olun. Kuşkusuz Allah'ın azabı çok şiddetlidir.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/2-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** يَجْرِمَنَّكُمْ — yecrimennekum · "sizi saptırmasın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُوا قَوَّام۪ينَ لِلّٰهِ شُهَدَٓاءَ بِالْقِسْطِۘ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَاٰنُ قَوْمٍ عَلٰٓى اَلَّا تَعْدِلُواۜ اِعْدِلُوا۠ هُوَ اَقْرَبُ لِلتَّقْوٰىۘ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

Ya eyyuhellezine amenu kunu kavvamine lillahi şuhedae bil kıstı ve la yecrimennekum şeneanu kavmin ala ella ta'dilu. I'dilu, huve akrabu lit takva vettekullah innallahe habirun bima ta'melun.

Ey İman Edenler! Allah için gerçeğe bağlı kalmada kararlı olun! Hakkaniyetli tanıklar olun! Bir halka olan düşmanlığınız sizi adaletsizliğe yöneltmesin. Adil olun, bu, takvalı olmaya en uygun olandır. Allah'a karşı takvalı olun. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/8-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 55. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ — l-mucrimine · "suçluların"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَكَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ وَلِتَسْتَب۪ينَ سَب۪يلُ الْمُجْرِم۪ينَ۟

Ve kezalike nufassılul ayati ve li testebine sebilul mucrimin.

Mücrimlerin yolu besbelli olsun diye ayetleri ayrıntılı biçimde açıklıyoruz.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/55-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 123. ayet

- **Geçtiği form:** مُجْرِمِيهَا — mucrimiha · "(oranın) suçluları"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا ف۪ي كُلِّ قَرْيَةٍ اَكَابِرَ مُجْرِم۪يهَا لِيَمْكُرُوا ف۪يهَاۜ وَمَا يَمْكُرُونَ اِلَّا بِاَنْفُسِهِمْ وَمَا يَشْعُرُونَ

Ve kezalike cealna fi kulli karyetin ekabire mucrimiha li yemkuru fiha, ve ma yemkurune illa bi enfusihim ve ma yeş'urun.

Böylece her kentin ileri gelenlerini, aldatmalarından ötürü oranın suçluları yaptık. Onlar kendilerinden başkasını aldatmıyorlar ama bunun bilincinde değiller.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/123-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 124. ayet

- **Geçtiği form:** أَجْرَمُوا۟ — ecramu · "suç işleyen(lere)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاِذَا جَٓاءَتْهُمْ اٰيَةٌ قَالُوا لَنْ نُؤْمِنَ حَتّٰى نُؤْتٰى مِثْلَ مَٓا اُو۫تِيَ رُسُلُ اللّٰهِۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُۜ سَيُص۪يبُ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُوا صَغَارٌ عِنْدَ اللّٰهِ وَعَذَابٌ شَد۪يدٌ بِمَا كَانُوا يَمْكُرُونَ

Ve iza caethum ayetun kalu len nu'mine hatta nu'ta misle ma utiye rusulullah, allahu a'lemu haysu yec'alu risaleteh, seyusibullezine ecremu sagarun indallahi ve azabun şedidun bima kanu yemkurun.

Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah'ın Resul'üne verilenin benzeri bize de verilmedikçe asla inanmayız." derler. Allah, Resul'lük görevini kime vereceğini en iyi bilendir. Suç işleyenlere, yaptıkları aldatmalar yüzünden, Allah katında bir aşağılanma ve şiddetli bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/124-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 147. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ — l-mucrimine · "suçlu"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

فَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقُلْ رَبُّكُمْ ذُورَحْمَةٍ وَاسِعَةٍۚ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُهُ عَنِ الْقَوْمِ الْمُجْرِم۪ينَ

Fe in kezzebuke fe kul rabbukum zu rahmetin vasi'ah, ve la yureddu be'suhu anil kavmil mucrimin.

Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: "Rabb'iniz geniş rahmet sahibidir, ne var ki O'nun azabı mücrim halktan geri çevrilemez."

_https://acikkuran.com/enam-suresi/147-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ — l-mucrimine · "suçluları"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاسْتَكْبَرُوا عَنْهَا لَا تُفَتَّحُ لَهُمْ اَبْوَابُ السَّمَٓاءِ وَلَا يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتّٰى يَلِجَ الْجَمَلُ ف۪ي سَمِّ الْخِيَاطِۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُجْرِم۪ينَ

İnnellezine kezzebu bi ayatina vestekberu anha la tufettehu lehum ebvabus semai ve la yedhulunel cennete hatta yelicel cemelu fi semmil hiyat ve kezalike neczil mucrimin.

Ayetlerimizi yalanlayan ve büyüklenenler var ya, onlara gök kapıları açılmayacak ve onlar deve iğnenin deliğinden geçmedikçe, Cennet'e giremeyeceklerdir. Mücrimleri böyle cezalandırırız.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/40-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 84. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ — l-mucrimine · "suçluların"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَراًۜ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِم۪ينَ۟

Ve emtarna aleyhim matara, fenzur keyfe kane akıbetul mucrimin.

Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Bak, mücrimlerin sonu nasıl oldu!

_https://acikkuran.com/araf-suresi/84-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 133. ayet

- **Geçtiği form:** مُّجْرِمِينَ — mucrimine · "suçlu"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الطُّوفَانَ وَالْجَرَادَ وَالْقُمَّلَ وَالضَّفَادِعَ وَالدَّمَ اٰيَاتٍ مُفَصَّلَاتٍ فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْماً مُجْرِم۪ينَ

Fe erselna aleyhimut tufane vel cerade vel kummele ved dafadia ved deme ayatin mufassalatin festekberu ve kanu kavmen mucrimin.

Bunun üzerine, Biz de ayrı ayrı ayetler olarak onlara tufan, çekirge, haşarat, kurbağa ve kan gönderdik. Yine de büyüklük taslayıp mücrim bir toplum olmaya devam ettiler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/133-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمُونَ — l-mucrimune · "suçlular"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

لِيُحِقَّ الْحَقَّ وَيُبْطِلَ الْبَاطِلَ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَۚ

Li yuhıkkal hakka ve yubtılel batıle ve lev kerihel mucrimun.

Bu, suçluların hoşuna gitmese de Hakk'ın ortaya çıkarılması ve Batıl'ın yok olması içindi.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/8-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 66. ayet

- **Geçtiği form:** مُجْرِمِينَ — mucrimine · "suç işlediklerinden"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

لَا تَعْتَذِرُوا قَدْ كَفَرْتُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْۜ اِنْ نَعْفُ عَنْ طَٓائِفَةٍ مِنْكُمْ نُعَذِّبْ طَٓائِفَةً بِاَنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِم۪ينَ۟

La ta'teziru kad kefertum ba'de imanikum, in na'fu an taifetin minkum nuazzib taifeten bi ennehum kanu mucrimin.

Hiç özür dilemeyin! Ant olsun siz iman ettikten sonra kafirlik ettiniz. Sizden bir kısmınızı affetsek bile, suç işlemelerinden dolayı bir kısmınıza da azap edeceğiz.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/66-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ — l-mucrimine · "suçlular"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَلَقَدْ اَهْلَكْنَا الْقُرُونَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَمَّا ظَلَمُواۙ وَجَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ وَمَا كَانُوا لِيُؤْمِنُواۜ كَذٰلِكَ نَجْزِي الْقَوْمَ الْمُجْرِم۪ينَ

Ve lekad ehleknel kurune min kablikum lemma zalemu ve caethum rusuluhum bil beyyinati ve ma kanu li yu'minu, kezalike neczil kavmel mucrimin.

Ant olsun Biz, sizden önce nice nesilleri, Resulleri kendilerine kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi getirdiği halde iman etmeyip, haksızlık yaptıkları için yok ettik. İşte suçlu halkları böyle cezalandırırız.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/13-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمُونَ — l-mucrimune · "suçlular"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِباً اَوْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِه۪ۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْمُجْرِمُونَ

Fe men azlemu mimmeniftera alallahi keziben ev kezzebe bi ayatih, innehu la yuflihul mucrimun.

Uydurduğu yalanı Allah'a dayandıran veya O'nun ayetlerini yalan sayandan daha zalim kim olabilir? O, mücrimleri kurtuluşa erdirmez.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/17-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمُونَ — l-mucrimune · "suçlular"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَتٰيكُمْ عَذَابُهُ بَيَاتاً اَوْ نَهَاراً مَاذَا يَسْتَعْجِلُ مِنْهُ الْمُجْرِمُونَ

Kul ereeytum in etakum azabuhu beyaten ev neharen maza yesta'cilu minhul mucrimun.

De ki: "Söyleyin bakalım! O'nun azabı ister gece uykuda ister gündüz gelsin. Suçlular neden bunu acele istiyorlar?"

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/50-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** مُّجْرِمِينَ — mucrimine · "suçlu"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ مُوسٰى وَهٰرُونَ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ بِاٰيَاتِنَا فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْماً مُجْرِم۪ينَ

Summe beasna min ba'dihim musa ve harune ila fir'avne ve melaihi bi ayatina festekberu ve kanu kavmen mucrimin.

Sonra onların arkasından Musa ve Harun'u ayetlerimizle Firavun ve melelerine gönderdik. Ancak onlar büyüklendiler, suçlu bir halk oldular.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/75-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 82. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمُونَ — l-mucrimune · "suçlular"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَيُحِقُّ اللّٰهُ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَ۟

Ve yuhikkullahul hakka bi kelimatihi ve lev kerihel mucrimun.

Suçlular hoşlanmasalar da Allah, kelimeleriyle gerçeği ortaya çıkaracaktır.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/82-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** جَرَمَ — cerame · "şüphe"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

لَا جَرَمَ اَنَّهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ هُمُ الْاَخْسَرُونَ

La cereme ennehum fil ahıreti humul ahserun.

Onlar ahirette en büyük kayba uğrayanlardır.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/22-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** إِجْرَامِى — icrami · "suçum"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · merfu` isim

اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ اِنِ افْتَرَيْتُهُ فَعَلَيَّ اِجْرَام۪ي وَاَنَا۬ بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُجْرِمُونَ۟

Em yekulunefterah, kul iniftereytuhu fe aleyye icrami ve ene beriun mimma tucrimun.

Yoksa "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer uydurduysam, suçu bana aittir. Ben de sizin işlediğiniz suçlardan uzağım."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/35-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** تُجْرِمُونَ — tucrimune · "sizin suçlarınız-"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ اِنِ افْتَرَيْتُهُ فَعَلَيَّ اِجْرَام۪ي وَاَنَا۬ بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُجْرِمُونَ۟

Em yekulunefterah, kul iniftereytuhu fe aleyye icrami ve ene beriun mimma tucrimun.

Yoksa "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer uydurduysam, suçu bana aittir. Ben de sizin işlediğiniz suçlardan uzağım."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/35-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 52. ayet

- **Geçtiği form:** مُجْرِمِينَ — mucrimine · "suçlular olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَيَا قَوْمِ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِ يُرْسِلِ السَّمَٓاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَاراً وَيَزِدْكُمْ قُوَّةً اِلٰى قُوَّتِكُمْ وَلَا تَتَوَلَّوْا مُجْرِم۪ينَ

Ve ya kavmistagfiru rabbekum summe tubu ileyhi yursilis semae aleykum midraran ve yezidkum kuvveten ila kuvvetikum ve la tetevellev mucrimin.

"Ey halkım! Rabb'inizden bağışlanma dileyin. Sonra O'na tevbe edin, gökten üzerinize bol bol rahmet göndersin, gücünüze güç katsın. Mücrimler olarak yüz çevirmeyin."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/52-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 89. ayet

- **Geçtiği form:** يَجْرِمَنَّكُمْ — yecrimennekum · "sizi musibete uğratmasın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَيَا قَوْمِ لَا يَجْرِمَنَّكُمْ شِقَاق۪ٓي اَنْ يُص۪يبَكُمْ مِثْلُ مَٓا اَصَابَ قَوْمَ نُوحٍ اَوْ قَوْمَ هُودٍ اَوْ قَوْمَ صَالِحٍۜ وَمَا قَوْمُ لُوطٍ مِنْكُمْ بِبَع۪يدٍ

Ve ya kavmi la yecrimennekum şikaki en yusibekum mislu ma esabe kavme nuhin ev kavme hudin ev kavme salih, ve ma kavmu lutin minkum bi baid.

"Ey halkım! Bana karşı gelmeniz; Nuh halkının, Hud halkının, Salih halkının başına gelen şeyleri sizin başınıza da getirmesin? Üstelik Lut halkı sizden pek uzak da değil."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/89-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 116. ayet

- **Geçtiği form:** مُجْرِمِينَ — mucrimine · "suçlu kimseler"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

فَلَوْلَا كَانَ مِنَ الْقُرُونِ مِنْ قَبْلِكُمْ اُو۬لُوا بَقِيَّةٍ يَنْهَوْنَ عَنِ الْفَسَادِ فِي الْاَرْضِ اِلَّا قَل۪يلاً مِمَّنْ اَنْجَيْنَا مِنْهُمْۚ  وَاتَّبَعَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مَٓا اُتْرِفُوا ف۪يهِ وَكَانُوا مُجْرِم۪ينَ

Fe lev la kane minel kuruni min kablikum ulu bakıyyetin yenhevne anil fesadi fil ardı illa kalilen mimmen enceyna minhum, vettebeallezine zalemu ma utrifu fihi ve kanu mucrimin.

Keşke sizden önceki nesillerde yeryüzünde fesatlığa karşı çıkan faziletli kimseler olmuş olsaydı. Onlardan ancak çok azını kurtuluşa erdirdik. Zulmedenler ise içinde bulundukları refaha dalıp böylece mücrim kimseler oldular.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/116-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 110. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ — l-mucrimine · "suçlular"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

حَتّٰٓى اِذَا اسْتَيْـَٔسَ الرُّسُلُ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ قَدْ كُذِبُوا جَٓاءَهُمْ نَصْرُنَاۙ فَنُجِّيَ مَنْ نَشَٓاءُۜ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُنَا عَنِ الْقَوْمِ الْمُجْرِم۪ينَ

Hatta izestey'eser rusulu ve zannu ennehum kad kuzibu caehum nasruna fe nucciye men neşa', ve la yureddu be'suna anil kavmil mucrimin.

Ne zaman ki resuller, yalanlanmalarının bitmeyeceği kanaatine varıp ümitlerini iyice yitirince, onlara yardımımız ulaştı. Sonra da dilediklerimiz kurtarıldı. Azabımız, suçlu halklardan geri çevrilmez.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/110-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ — l-mucrimine · "suçluları"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَتَرَى الْمُجْرِم۪ينَ يَوْمَئِذٍ مُقَرَّن۪ينَ فِي الْاَصْفَادِۚ

Ve terel mucrimine yevme izin mukarrenine fil asfad.

O Gün; suçluları, birbirlerine yaklaştırılarak zincirlere vurulmuş görürsün.

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/49-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ — l-mucrimine · "suçluların"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

كَذٰلِكَ نَسْلُكُهُ ف۪ي قُلُوبِ الْمُجْرِم۪ينَۙ

Kezalike neslukuhu fi kulubil mucrimin.

Böylece onu mücrimlerin kalplerine sokarız.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/12-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** مُّجْرِمِينَ — mucrimine · "suç işleyen"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

قَالُٓوا اِنَّٓا اُرْسِلْـنَٓا اِلٰى قَوْمٍ مُجْرِم۪ينَۙ

Kalu inna ursilna ila kavmin mucrimin.

"Biz, suç işleyen bir halka gönderildik." dediler.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/58-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** جَرَمَ — cerame · "gizli kalmaz"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

لَا جَرَمَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْتَكْبِر۪ينَ

La cereme ennallahe ya'lemu ma yusirrune ve ma yu'linun, innehu la yuhıbbul mustekbirin.

Allah'ın, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bildiğinden kuşku yok. Gerçek şu ki O, büyüklük taslayanları sevmez.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/23-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 62. ayet

- **Geçtiği form:** جَرَمَ — cerame · "şüphe"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَيَجْعَلُونَ لِلّٰهِ مَا يَكْرَهُونَ وَتَصِفُ اَلْسِنَتُهُمُ الْكَذِبَ اَنَّ لَهُمُ الْحُسْنٰىۜ لَا جَرَمَ اَنَّ لَهُمُ النَّارَ وَاَنَّهُمْ مُفْرَطُونَ

Ve yec'alune lillahi ma yekrehune ve tesıfu elsinetuhumul kezibe enne lehumul husna, la cereme enne lehumun nare ve ennehum mufretun.

Onlar, hoşlanmadıkları şeyleri Allah'a ait kılarlar. Dilleri en iyinin kendilerine ait olduğu yalanını söyler durur. Ateş onlara aittir. Onlar ifratta olanlardır.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/62-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 109. ayet

- **Geçtiği form:** جَرَمَ — cerame · "şüphe"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

لَا جَرَمَ اَنَّهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ هُمُ الْخَاسِرُونَ

La cereme ennehum fil ahıreti humul hasirun.

Kuşkusuz onlar, ahirette hüsranda olanlardır.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/109-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ — l-mucrimine · "suçluların"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَوُضِعَ الْكِتَابُ فَتَرَى الْمُجْرِم۪ينَ مُشْفِق۪ينَ مِمَّا ف۪يهِ وَيَقُولُونَ يَا وَيْلَتَنَا مَالِ هٰذَا الْكِتَابِ لَا يُغَادِرُ صَغ۪يرَةً وَلَا كَب۪يرَةً اِلَّٓا اَحْصٰيهَاۚ وَوَجَدُوا مَا عَمِلُوا حَاضِراًۜ وَلَا يَظْلِمُ رَبُّكَ اَحَداً۟

Ve vudıal kitabu fe terel mucrimine muşfikine mimma fihi ve yekulune ya veyletena mali hazel kitabi la yugadiru sagireten ve la kebireten illa ahsaha, ve vecedu ma amilu hadıra, ve la yazlimu rabbuke ehada.

Ve kitap ortaya kondu. O zaman suçluların onda olanlardan ürperdiklerini görürsün. "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitap ki, büyük-küçük saymadık hiçbir şey bırakmamış." derler. Yaptıkları her şeyi hazır buldular. Senin Rabb'in, hiç kimseye haksızlık yapmaz.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/49-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 53. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمُونَ — l-mucrimune · "suçlular"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَرَاَ الْمُجْرِمُونَ النَّارَ فَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ مُوَاقِعُوهَا وَلَمْ يَجِدُوا عَنْهَا مَصْرِفاً۟

Ve reel mucrimunen nare fe zannu ennehum muvakıuha ve lem yecidu anha masrifa.

Mücrimler ateşi görünce, ona düşeceklerini anlarlar. Ancak ondan bir kaçış yolu bulamazlar.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/53-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 86. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ — l-mucrimine · "suçluları da"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَنَسُوقُ الْمُجْرِم۪ينَ اِلٰى جَهَنَّمَ وِرْداًۢ

Ve nesukul mucrimine ila cehenneme virda.

Mücrimleri de susamış olarak Cehennem'e süreceğiz.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/86-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 74. ayet

- **Geçtiği form:** مُجْرِمًۭا — mucrimen · "suçlu olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · mansub isim · belirsiz

اِنَّهُ مَنْ يَأْتِ رَبَّهُ مُجْرِماً فَاِنَّ لَهُ جَهَنَّمَۜ   لَا يَمُوتُ ف۪يهَا وَلَا يَحْيٰى

İnnehu men ye'ti rabbehu mucrimen fe inne lehu cehennem, la yemutu fiha ve la yahya.

Kim Rabb'ine mücrim olarak gelirse, onun yeri Cehennem'dir. Orada ne ölür ne de yaşar.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/74-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 102. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ — l-mucrimine · "suçluları"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ وَنَحْشُرُ الْمُجْرِم۪ينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقاًۚ

Yevme yunfehu fis suri ve nahşurul mucrimine yevme izin zurka.

O gün, Sur'a üfürülür. O gün, mücrimleri şaşkınlıktan gözleri donuklaşmış olarak toplayacağız.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/102-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** لِّلْمُجْرِمِينَ — lilmucrimine · "suçlulara"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

يَوْمَ يَرَوْنَ الْمَلٰٓئِكَةَ لَا بُشْرٰى يَوْمَئِذٍ لِلْمُجْرِم۪ينَ وَيَقُولُونَ حِجْراً مَحْجُوراً

Yevme yerevnel melaikete la buşra yevme izin lil mucrimine ve yekulune hicran mahcura.

Suçları kendilerini kuşatmış olanlar, melekleri görecekleri gün, onlar için hiç de sevindirici olmayacak, melekler onlara: "Boşuna beklemeyin size sevindirici haber imkansız." diyecekler.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/22-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ ۗ — l-mucrimine · "suçlular-"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُواًّ مِنَ الْمُجْرِم۪ينَۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ هَادِياً وَنَص۪يراً

Ve kezalike cealna li kulli nebiyyin aduvven minel mucrimin, ve kefa bi rabbike hadiyen ve nasira.

Bu hep böyle olmuştur. Biz her Nebi'ye, mücrimlerden bir düşman kıldık. Yol gösterici ve yardım edici olarak Rabb'in sana yeter.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/31-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 99. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمُونَ — l-mucrimune · "suçlulardan"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَمَٓا اَضَلَّـنَٓا اِلَّا الْمُجْرِمُونَ

Ve ma edallena illel mucrimun.

"Ve bizi hep o mücrimler saptırdı."

_https://acikkuran.com/suara-suresi/99-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 200. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ — l-mucrimine · "suçluların"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

كَذٰلِكَ سَلَكْنَاهُ ف۪ي قُلُوبِ الْمُجْرِم۪ينَۜ

Kezalike seleknahu fi kulubil mucrimin.

Böylece onu mücrimlerin kalplerine soktuk.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/200-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 69. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ — l-mucrimine · "suçluların"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِم۪ينَ

Kul siru fil ardı fenzuru keyfe kane akibetul mucrimin.

De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, mücrimlerin sonları nasıl olmuş bir görün?"

_https://acikkuran.com/neml-suresi/69-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** لِّلْمُجْرِمِينَ — lilmucrimine · "suçlulara"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

قَالَ رَبِّ بِمَٓا اَنْعَمْتَ عَلَيَّ فَلَنْ اَكُونَ ظَه۪يراً لِلْمُجْرِم۪ينَ

Kale rabbi bima en'amte aleyye fe len ekune zahiren lil mucrimin.

"Rabb'im! Bana verdiğin nimet sayesinde, bundan böyle asla mücrimlere arka çıkmayacağım." dedi.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/17-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 78. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمُونَ — l-mucrimune · "suçlulara"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

قَالَ اِنَّـمَٓا اُو۫ت۪يتُهُ عَلٰى عِلْمٍ عِنْد۪يۜ اَوَلَمْ يَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ قَدْ اَهْلَكَ مِنْ قَبْلِه۪ مِنَ الْقُرُونِ مَنْ هُوَ اَشَدُّ مِنْهُ قُوَّةً وَاَكْثَرُ جَمْعاًۜ وَلَا يُسْـَٔلُ عَنْ ذُنُوبِهِمُ الْمُجْرِمُونَ

Kale innema utituhu ala ilmin indi, e ve lem ya'lem ennellahe kad ehleke min kablihi minel kuruni men huve eşeddu minhu kuvveten ve ekseru cem'a, ve la yus'elu an zunubihimul mucrimun.

Karun: "Bu serveti bilgili olmam sayesinde elde ettim." dedi. Allah'ın daha önce ondan daha güçlü olan ve ondan daha çok taraftarı ve birikimi olan kuşakları yıkıma uğratmış olduğunu bilmiyor mu? Mücrimlere suçlarından sorulmaz.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/78-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمُونَ — l-mucrimune · "suçlular"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُبْلِسُ الْمُجْرِمُونَ

Ve yevme tekumus saatu yublisul mucrimun.

Sa'at'in gerçekleştiği O Gün, mücrimler umutlarını kaybederler.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/12-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** أَجْرَمُوا۟ ۖ — ecramu · "suç işleyen(ler)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ رُسُلاً اِلٰى قَوْمِهِمْ فَجَٓاؤُ۫هُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَانْتَقَمْنَا مِنَ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُواۜ وَكَانَ حَقاًّ عَلَيْنَا نَصْرُ الْمُؤْمِن۪ينَ

Ve lekad erselna min kablike rusulen ila kavmihim fe cauhum bil beyyinati fentekamna minellezine ecramu, ve kane hakkan aleyna nasrul mu'minin.

Ant olsun ki, senden önce, birçok Resul'ü halklarına gönderdik. Onlara beyyinat getirdiler. Ardından suçlulardan intikam aldık. Mü'min kimselere yardım etmek Biz'e hak oldu.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/47-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 55. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمُونَ — l-mucrimune · "suçlular"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُقْسِمُ الْمُجْرِمُونَۙ مَا لَبِثُوا غَيْرَ سَاعَةٍۜ  كَذٰلِكَ كَانُوا يُؤْفَكُونَ

Ve yevme tekumus saatu yuksimul mucrimune ma lebisu gayra saah, kezalike kanu yu'fekun.

Kıyamet'in koptuğu gün, mücrimler dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar işte böyle döndürülüyorlardı.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/55-ayet-meali.md_

### 32. Secde suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمُونَ — l-mucrimune · "suçluları"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا رُؤُ۫سِهِمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ رَبَّـنَٓا اَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَارْجِعْنَا نَعْمَلْ صَـالِحاً اِنَّا مُوقِنُونَ

Ve lev tera izil mucrimune nakısu ruusihim inde rabbihim, rabbena ebsarna ve semi'na ferci'na na'mel salihan inna mukinun.

Mücrimleri, Rabb'lerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabb'imiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi dünyaya geri gönder de salihatı yapalım. Biz, artık kesin bir şekilde iman ettik." derlerken bir görsen!

_https://acikkuran.com/secde-suresi/12-ayet-meali.md_

### 32. Secde suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ — l-mucrimine · "suçlular-"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ ذُكِّرَ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ ثُمَّ اَعْرَضَ عَنْهَاۜ اِنَّا مِنَ الْمُجْرِم۪ينَ مُنْتَقِمُونَ۟

Ve men azlemu mimmen zukkire bi ayati rabbihi summe a'rada anha, inna minel mucrimine muntekimun.

Rabb'inin ayetleri ile öğütlendiği halde, ondan yüz çeviren kimseden daha zalim kim vardır? Kuşkusuz Biz, mücrimlere hak ettikleri cezayı vereceğiz.

_https://acikkuran.com/secde-suresi/22-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** أَجْرَمْنَا — ecramna · "bizim işlediğimiz suç-"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

قُلْ لَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّٓا اَجْرَمْنَا وَلَا نُسْـَٔلُ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Kul la tus'elune amma ecremna ve la nus'elu amma ta'melun.

De ki: "Bizim yaptığımız cürümden siz sorumlu tutulmazsınız. Ve biz de sizin yaptıklarınızdan sorumlu tutulmayız."

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/25-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** مُّجْرِمِينَ — mucrimine · "suç işliyordunuz"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

قَالَ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُٓوا اَنَحْنُ صَدَدْنَاكُمْ عَنِ الْهُدٰى بَعْدَ اِذْ جَٓاءَكُمْ بَلْ كُنْتُمْ مُجْرِم۪ينَ

Kalellezinestekberu lillezinestud'ifu e nahnu sadednakum anil huda ba'de iz caekum bel kuntum mucrimin.

Büyüklük taslayanlar, mus'tezaflara: "Size doğru yol gösterildiğinde, sizi o yoldan biz mi alıkoyduk? Hayır! Siz zaten suçlu kimselerdiniz." dediler.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/32-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 59. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمُونَ — l-mucrimune · "suçlular"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَامْتَازُوا الْيَوْمَ اَيُّهَا الْمُجْرِمُونَ

Vemtazul yevme eyyuhel mucrimun.

Ey mücrimler! Bugün ayrılın!

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/59-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** بِٱلْمُجْرِمِينَ — bil-mucrimine · "suçlulara"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

اِنَّا كَذٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِم۪ينَ

İnna kezalike nef'alu bil mucrimin.

Mücrimleri böyle cezalandırırız.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/34-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** جَرَمَ — cerame · "şüphe"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

لَا جَرَمَ اَنَّمَا تَدْعُونَن۪ٓي اِلَيْهِ لَيْسَ لَهُ دَعْوَةٌ فِي الدُّنْيَا وَلَا فِي الْاٰخِرَةِ وَاَنَّ مَرَدَّنَٓا اِلَى اللّٰهِ وَاَنَّ الْمُسْرِف۪ينَ هُمْ اَصْحَابُ النَّارِ

La cereme ennema ted'uneni ileyhi leyse lehu da'vetun fid dunya ve la fil ahireti ve enne mereddena ilallahi ve ennel musrifine hum ashabun nar.

"Şu bir gerçek ki, sizin beni kendisine çağırdığınız şey, dünyada da ahirette de kendisine çağıranlara cevap verme gücü olmayan şeydir. Kuşkusuz dönüşümüz Allah'adır. Haddi aşanlar Cehennem'liktirler."

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/43-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 74. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ — l-mucrimine · "suçlular"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

اِنَّ الْمُجْرِم۪ينَ ف۪ي عَذَابِ جَهَنَّمَ خَالِدُونَۚ

İnnel mucrimine fi azabi cehenneme halidun.

Kuşkusuz mücrimler, Cehennem azabında sürekli kalacak olanlardır.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/74-ayet-meali.md_

### 44. Duhan suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** مُّجْرِمُونَ — mucrimune · "suç işleyen"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

فَدَعَا رَبَّهُٓ  اَنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ قَوْمٌ مُجْرِمُونَ

Fe dea rabbehu enne haulai kavmun mucrimun.

"Bunlar, suç işleyen bir toplumdur." diye Rabb'ine yakardı.

_https://acikkuran.com/duhan-suresi/22-ayet-meali.md_

### 44. Duhan suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** مُجْرِمِينَ — mucrimine · "suç işliyorlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

اَهُمْ خَيْرٌ اَمْ قَوْمُ تُبَّعٍۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ اَهْلَكْنَاهُمْۘ اِنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِم۪ينَ

E hum hayrun em kavmu tubbein vellezine min kablihim, ehleknahum innehum kanu mucrimin.

Bunlar mı daha hayırlıdır yoksa Tubba halkı mi? Ya da daha önceki kimseler mi? Biz onları yok ettik. Onlar mücrimlerdendiler.

_https://acikkuran.com/duhan-suresi/37-ayet-meali.md_

### 45. Casiye suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** مُّجْرِمِينَ — mucrimine · "suçlulardan"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا۠  اَفَلَمْ تَكُنْ اٰيَات۪ي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَاسْتَكْـبَرْتُمْ وَكُنْتُمْ قَوْماً مُجْرِم۪ينَ

Ve emmellezine keferu, e fe lem tekun ayati tutla aleykum festekbertum ve kuntum kavmen mucrimin.

Kafirlere denir ki: "Ayetlerim size okunduğu zaman, büyüklük taslayarak suç işleyen bir halk olmuştunuz değil mi?"

_https://acikkuran.com/casiye-suresi/31-ayet-meali.md_

### 46. Ahkaf suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ — l-mucrimine · "suç işleyen"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

تُدَمِّرُ كُلَّ شَيْءٍ بِاَمْرِ رَبِّهَا فَاَصْبَحُوا لَا يُرٰٓى اِلَّا مَسَاكِنُهُمْۜ  كَذٰلِكَ نَجْزِي الْقَوْمَ الْمُجْرِم۪ينَ

Tudemmiru kulle şey'in bi emri rabbiha fe asbehu la yura illa mesakinuhum kezalike neczil kavmel mucrimin.

"Rabb'inin emri ile her şeyi yok edecek!" Böylece, meskenlerinden başka hiçbir şey görünmez oldu. Biz, suçlu halkı böyle cezalandırırız.

_https://acikkuran.com/ahkaf-suresi/25-ayet-meali.md_

### 51. Zariyat suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** مُّجْرِمِينَ — mucrimine · "suçlu"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

قَالُٓوا اِنَّٓا اُرْسِلْـنَٓا اِلٰى قَوْمٍ مُجْرِم۪ينَۙ

Kalu inna ursilna ila kavmin mucrimine.

"Biz, suçlu bir topluma gönderildik." dediler.

_https://acikkuran.com/zariyat-suresi/32-ayet-meali.md_

### 54. Kamer suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ — l-mucrimine · "suçlular"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

اِنَّ الْمُجْرِم۪ينَ ف۪ي ضَلَالٍ وَسُعُرٍۢ

İnnel mucrimine fi dalalin ve suur.

Kuşkusuz, mücrimler sapkınlık ve çılgınlık içindedirler.

_https://acikkuran.com/kamer-suresi/47-ayet-meali.md_

### 55. Rahman suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمُونَ — l-mucrimune · "suçlular"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

يُعْرَفُ الْمُجْرِمُونَ بِس۪يمٰيهُمْ فَيُؤْخَذُ بِالنَّوَاص۪ي وَالْاَقْدَامِۚ

Yu'reful mucrımune bi simahum fe yu'hazu bin nevasi vel akdam.

Suçlular simalarından tanınır. Alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.

_https://acikkuran.com/rahman-suresi/41-ayet-meali.md_

### 55. Rahman suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمُونَ — l-mucrimune · "suçluların"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

هٰذِه۪ جَهَنَّمُ الَّت۪ي يُكَذِّبُ بِهَا الْمُجْرِمُونَۢ

Hazihi cehennemulleti yukezzibu bi hel mucrimun.

İşte bu, suçluların yalanladığı Cehennem'dir.

_https://acikkuran.com/rahman-suresi/43-ayet-meali.md_

### 68. Kalem suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** كَٱلْمُجْرِمِينَ — kalmucrimine · "suçlular gibi"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

اَفَنَجْعَلُ الْمُسْلِم۪ينَ كَالْمُجْرِم۪ينَۜ

E fe necalul muslimine kel mucrimin.

İşte böyle, hiç Allah'a teslim olanları, suçlularla bir tutar mıyız?

_https://acikkuran.com/kalem-suresi/35-ayet-meali.md_

### 70. Mearic suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمُ — l-mucrimu · "suçlu olan"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · merfu` isim

يُبَصَّرُونَهُمْۜ  يَوَدُّ الْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَد۪ي مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍ بِبَن۪يهِۙ

Yubassarunehum yeveddul mucrimu lev yeftedi min azabi yevmi izin bi benih.

Onlar, birbirleriyle yüzleşecekler. Mücrim olan, O Gün azabından kurtulmak için mümkün olsa oğullarını fidye olarak verebilmeyi ister;

_https://acikkuran.com/mearic-suresi/11-ayet-meali.md_

### 74. Müddessir suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُجْرِمِينَ — l-mucrimine · "suçluların"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

عَنِ الْمُجْرِم۪ينَۙ

Anil mucrimin.

Suçlulara,

_https://acikkuran.com/muddessir-suresi/41-ayet-meali.md_

### 77. Mürselat suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** بِٱلْمُجْرِمِينَ — bil-mucrimine · "suçlulara"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

كَذٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِم۪ينَ

Kezalike nef'alu bil mucrimin.

İşte suçlulara böyle yaparız.

_https://acikkuran.com/murselat-suresi/18-ayet-meali.md_

### 77. Mürselat suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** مُّجْرِمُونَ — mucrimune · "suçlularsınız"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

كُلُوا وَتَمَتَّعُوا قَل۪يلاً اِنَّكُمْ مُجْرِمُونَ

Kulu ve temetteu kalilen innekum mucrimun.

Yiyin ve yararlanın biraz. Siz suçlularsınız.

_https://acikkuran.com/murselat-suresi/46-ayet-meali.md_

### 83. Mutaffifin suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** أَجْرَمُوا۟ — ecramu · "suç işleyen(ler)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اِنَّ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُوا كَانُوا مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يَضْحَكُونَۘ

İnnellezine ecremu kanu minellezine amenu yadhakun.

Suçlular, dünyada İman Edenlere gülüyorlardı.

_https://acikkuran.com/mutaffifin-suresi/29-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
