# Cim-Vav-Za — جوز (jwz)

> Kur'an'da 5 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/jwz

- **Anlam:** Bir yerden geçmek veya bir yer boyunca ilerlemek, geride bırakmak (bir yeri), bir yerden geçmek, bir yeri geçmek veya çaprazlamak, bir yerin ötesine geçmek, uygun sınırı/limiti/ölçüyü aşmak, aşırı/müsrif/ölçüsüz olmak, kabul edilebilir (doğru veya sağlam veya geçerli veya yasal olarak geçmek), bir yargı veya görüş oluşturmak, vermek, temizlemek, gevşetmek veya hafifletmek, göz yummak.
- **Türevleri:** جَاوَزَ (4) · نَتَجَاوَزُ (1)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 249. ayet

- **Geçtiği form:** جَاوَزَهُۥ — cavezehu · "(ırmağı) geçince"
  - **Dil bilgisi:** fiil · mufa'ale kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِالْجُنُودِۙ قَالَ اِنَّ اللّٰهَ مُبْتَل۪يكُمْ بِنَهَرٍۚ فَمَنْ شَرِبَ مِنْهُ فَلَيْسَ مِنّ۪يۚ وَمَنْ لَمْ يَطْعَمْهُ فَاِنَّهُ مِنّ۪ٓي اِلَّا مَنِ اغْتَرَفَ غُرْفَةً بِيَدِه۪ۚ فَشَرِبُوا مِنْهُ اِلَّا قَل۪يلاً مِنْهُمْۜ فَلَمَّا جَاوَزَهُ هُوَ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُۙ قَالُوا لَا طَاقَةَ لَنَا الْيَوْمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِه۪ۜ قَالَ الَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا اللّٰهِۙ  كَمْ مِنْ فِئَةٍ قَل۪يلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَث۪يرَةً بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ مَعَ الصَّابِر۪ينَ

Fe lemma fesale talutu bil cunudi, kale innallahe mubtelikum bi neher, fe men şeribe minhu fe leyse minni, ve men lem yat'amhu fe innehu minni illa menigterafe gurfeten bi yedih, fe şeribu minhu illa kalilen minhum fe lemma cavezehu huve vellezine amenu meahu, kalu la takate lenal yevme bi calute ve cunudih, kalellezine yezunnune ennehum mulakullahi, kem min fietin kaliletin galebet fieten kesiraten bi iznillah, vallahu meas sabirin.

Talut, askerleriyle yola çıkınca onlara: "Allah, sizi bir nehirle imtihan edecek. Kim ondan içerse benden değildir. Bir avuç kadar tatmakla yetinirse o bendendir." dedi. Çok azı hariç, ondan doyasıya içtiler. O ve yanında yer alan İman Edenler, nehri geçince: "Bugün Calut'a ve askerlerine karşı savaşacak gücümüz kalmadı." dediler. Allah'a kavuşacaklarına iman edenler ise: "Nice az topluluklar, Allah'ın izni ile nice çok topluluklara galip gelmiştir. Allah, sabredenlerle beraberdir." dediler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/249-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 138. ayet

- **Geçtiği form:** وَجَـٰوَزْنَا — ve cave zna · "ve geçirdik"
  - **Dil bilgisi:** fiil · mufa'ale kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

وَجَاوَزْنَا بِبَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ الْبَحْرَ فَاَتَوْا عَلٰى قَوْمٍ يَعْكُفُونَ عَلٰٓى اَصْنَامٍ لَهُمْۚ قَالُوا يَا مُوسَى اجْعَلْ لَـنَٓا اِلٰهاً كَمَا لَهُمْ اٰلِهَةٌۜ قَالَ اِنَّكُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ

Ve cavezna bi beni israilel bahre fe etev ala kavmin ya'kufune ala asnamin lehum, kalu ya musac'al lena ilahen ke ma lehum alihetun, kale innekum kavmun techelun.

İsrailoğullarını denizden geçirdik. Kendilerine özgü putlara tapan bir halka rastladılar. Ey Musa! "Bize de bunların ilahları gibi bir ilah yap." dediler. "Siz gerçekten cahil bir kavimsiniz." dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/138-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 90. ayet

- **Geçtiği form:** وَجَـٰوَزْنَا — ve cave zna · "ve geçirdik"
  - **Dil bilgisi:** fiil · mufa'ale kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

وَجَاوَزْنَا بِبَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ الْبَحْرَ فَاَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُ بَغْياً وَعَدْواًۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَدْرَكَهُ الْغَرَقُۙ قَالَ اٰمَنْتُ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا الَّـذ۪ٓي اٰمَنَتْ بِه۪ بَنُٓوا اِسْرَٓائ۪لَ وَاَنَا۬ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ

Ve cavezna bi beni israilel bahre fe etbeahum fir'avnu ve cunuduhu bagyen ve adva, hatta iza edrekehul gareku kale amentu ennehu la ilahe illellezi amenet bihi benu israile ve ene minel muslimin.

İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ve ordusu, azgınlık ve düşmanlıkla onların peşlerine düştüler. Boğulmak üzereyken: "İsrailoğullarının iman ettiği ilahtan başka ilah olmadığına iman ettim ve ben de müslimlerdenim." dedi.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/90-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 62. ayet

- **Geçtiği form:** جَاوَزَا — caveza · "orayı geçip gittiklerinde"
  - **Dil bilgisi:** fiil · mufa'ale kalıbı · 3. şahıs, eril, ikil · geçmiş zaman

فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتٰيهُ اٰتِنَا غَدَٓاءَنَاۘ لَقَدْ لَق۪ينَا مِنْ سَفَرِنَا هٰذَا نَصَباً

Fe lemma caveza kale li fetahu atina gadaena lekad lekina min seferina haza nasaba.

Epey bir mesafe aldıktan sonra, genç arkadaşına, "Yolculuğumuz nedeniyle iyice yorulduk, haydi sabah yemeğimizi getir." dedi.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/62-ayet-meali.md_

### 46. Ahkaf suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** وَنَتَجَاوَزُ — ve netecave zu · "ve geçeriz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ نَتَقَبَّلُ عَنْهُمْ اَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَنَتَجَاوَزُ عَنْ سَيِّـَٔاتِهِمْ ف۪ٓي اَصْحَابِ الْجَنَّةِۜ وَعْدَ الصِّدْقِ الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ

Ulaikellezine netekabbelu anhum ahsene ma amilu ve netecavezu an seyyiatihim fi ashabil cenneh, va'des sıdkıllezi kanu yuadun.

Onlar, yaptıklarının karşılığını en iyi şekilde verdiğimiz ve kötülüklerini görmezden geldiğimiz, Cennet ehli olan kimselerdir. Bu, kendilerine verilen doğru sözün gerçekleşmesidir.

_https://acikkuran.com/ahkaf-suresi/16-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
