# Kef-Ye-Fe — كيف (kyf)

> Kur'an'da 83 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/kyf

- **Anlam:** Nasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne halde
- **Türevleri:** كَيْف (83)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَكُنْتُمْ اَمْوَاتاً فَاَحْيَاكُمْۚ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Keyfe tekfurune billahi ve kuntum emvaten fe ahyakum, summe yumitukum summe yuhyikum summe ileyhi turceun.

Allah'a, nasıl küfrediyorsunuz? Siz ölüler iken sizi var etti, sonra sizi öldürecek, sonra tekrar dirilterek kendisine döndürecektir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/28-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 259. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اَوْ كَالَّذ۪ي مَرَّ عَلٰى قَرْيَةٍ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَاۚ قَالَ اَنّٰى يُحْـي۪ هٰذِهِ اللّٰهُ بَعْدَ مَوْتِهَاۚ فَاَمَاتَهُ اللّٰهُ مِائَةَ عَامٍ ثُمَّ بَعَثَهُۜ قَالَ كَمْ لَبِثْتَۜ قَالَ لَبِثْتُ يَوْماً اَوْ بَعْضَ يَوْمٍۜ قَالَ بَلْ لَبِثْتَ مِائَةَ عَامٍ فَانْظُرْ اِلٰى طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمْ يَتَسَنَّهْۚ وَانْظُرْ اِلٰى حِمَارِكَ وَلِنَجْعَلَكَ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَانْظُرْ اِلَى الْعِظَامِ كَيْفَ نُنْشِزُهَا ثُمَّ نَكْسُوهَا لَحْماًۜ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۙ قَالَ اَعْلَمُ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ

Ev kellezi merra ala karyetin ve hiye haviyetun ala uruşiha, kale enna yuhyi hazihillahu ba'de mevtiha, fe ematehullahu miete amin summe beaseh, kale kem lebist, kale lebistu yevme ev ba'da yevm, kale bel lebiste miete amin fenzur ila taamike ve şerabike lem yetesenneh, venzur ila hımarike ve li nec'aleke ayeten lin nasi venzur ilal izami keyfe nunşizuha summe neksuha lahma, fe lemma tebeyyene lehu, kale a'lemu ennallahe ala kulli şey'in kadir.

Veya temelleri üzerine yıkılıp, harap olmuş beldeye uğrayan kimse gibi: "Ölümünden sonra Allah bunu nasıl diriltecek? demişti. Bunun üzerine Allah, onu öldürüp yüz yıl ölü bıraktıktan sonra diriltti. Ona: "Ne kadar süre ölü kaldın?" dendi. O da: "Bir gün veya bir günden daha az." dedi. Allah, "Hayır, yüz yıl kaldın." dedi. "Buna rağmen yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Ve eşeğine de bak. Bu, insanlara ayet olman içindir. Şu kemiklere bir bak, onları nasıl düzenleyip sonra et giydiriyoruz." Ona bu detaylı açıklama yapıldıktan sonra: "Artık anladım ki, kuşkusuz Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir." dedi.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/259-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 260. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اَرِن۪ي كَيْفَ تُحْـيِ الْمَوْتٰىۜ قَالَ اَوَلَمْ تُؤْمِنْۜ قَالَ بَلٰى وَلٰكِنْ لِيَطْمَئِنَّ قَلْب۪يۜ قَالَ فَخُذْ اَرْبَعَةً مِنَ الطَّيْرِ فَصُرْهُنَّ اِلَيْكَ ثُمَّ اجْعَلْ عَلٰى كُلِّ جَبَلٍ مِنْهُنَّ جُزْءاً ثُمَّ ادْعُهُنَّ يَأْت۪ينَكَ سَعْياًۜ وَاعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟

Ve iz kale ibrahimu rabbi erini keyfe tuhyil mevta kale e ve lem tu'min kale bela ve lakin li yatmainne kalbi kale fe huz erbeaten minet tayri fe surhunne ileyke summec'al ala kulli cebelin minhunne cuz'en summed'uhunne ye'tineke sa'ya, va'lem ennallahe azizun hakim.

Hani bir zamanlar İbrahim: "Ey Rabb'im! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster." demişti. Allah: "İnanmıyor musun?" deyince; İbrahim: "Hayır, inanıyorum; ancak kalbimin yatışmasını istiyorum." dedi. Allah: "Kuşlardan dört tane tut, onları iyice tanı, sonra her dağın başına onlardan bir parça koy, sonra onları kendine çağır, koşarak sana gelecekler." dedi. Allah, Mutlak Üstün Olan ve En Doğru Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/260-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "gibi"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

هُوَ الَّذ۪ي يُصَوِّرُكُمْ فِي الْاَرْحَامِ كَيْفَ يَشَٓاءُۜ   لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ

Huvellezi yusavvirukum fil erhami keyfe yeşa', la ilahe illa huvel azizul hakim.

Sizi, rahimlerde dilediği gibi şekillendiren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur. Mutlak Üstün Olandır, En Doğru Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/6-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** فَكَيْفَ — fekeyfe · "peki nasıl (olacak)?"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

فَكَيْفَ اِذَا جَمَعْنَاهُمْ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ ف۪يهِ وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Fe keyfe iza cema'nahum li yevmin la raybe fihi ve vuffiyet kullu nefsin ma kesebet ve hum la yuzlemun.

Gelmesi kesin olan günde, onları topladığımız zaman, halleri nasıl olacak? Onlara haksızlık yapılmadan yaptıklarının karşılığı tam olarak verilecek.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/25-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 86. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

كَيْفَ يَهْدِي اللّٰهُ قَوْماً كَفَرُوا بَعْدَ ا۪يمَانِهِمْ وَشَهِدُٓوا اَنَّ الرَّسُولَ حَقٌّ وَجَٓاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ

Keyfe yehdillahu kavmen keferu ba'de imanihim ve şehidu enner resule hakkun ve caehumul beyyinat vallahu la yehdil kavmez zalimin.

İman ettikten, Resul'ün Hakk olduğuna tanıklık ettikten ve kendilerine apaçık kanıtlar geldikten sonra, Kafir olan bir halka, Allah nasıl doğru yolu gösterir? Allah, zalim olan bir halka doğru yolu göstermez.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/86-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 101. ayet

- **Geçtiği form:** وَكَيْفَ — ve keyfe · "ve nasıl?"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَكَيْفَ تَكْفُرُونَ وَاَنْتُمْ تُتْلٰى عَلَيْكُمْ اٰيَاتُ اللّٰهِ وَف۪يكُمْ رَسُولُهُۜ وَمَنْ يَعْتَصِمْ بِاللّٰهِ فَقَدْ هُدِيَ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ۟

Ve keyfe tekfurune ve entum tutla aleykum ayatullahi ve fikum resuluh, ve men ya'tesim billahi fe kad hudiye ila sıratın mustakim.

Allah'ın ayetleri size okunmaktayken, elçisi de aranızda yaşarken, nasıl küfre saparsınız? Kim Allah'a sımsıkı sarılırsa o doğru yola iletilmiştir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/101-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 137. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ سُنَنٌۙ فَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ

Kad halet min kablikum sunenun, fe siru fil ardı fenzuru keyfe kane akıbetul mukezzibin.

Sizden önce de yasalar uygulandı. Yeryüzünü dolaşın da yalanlayanların sonları nasıl oldu görün.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/137-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** وَكَيْفَ — ve keyfe · "ve nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَكَيْفَ تَأْخُذُونَهُ وَقَدْ اَفْضٰى بَعْضُكُمْ اِلٰى بَعْضٍ وَاَخَذْنَ مِنْكُمْ م۪يثَاقاً غَل۪يظاً

Ve keyfe te'huzunehu ve kad efda ba'dukum ila ba'dın ve ehazne minkum misakan galiza.

Hem onu nasıl geri alacaksınız ki? Birbirinizle içli dışlı olmuştunuz ve sizden kesin bir söz almışlardı.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/21-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** فَكَيْفَ — fekeyfe · "(halleri) nice olur?"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

فَكَيْفَ اِذَا جِئْنَا مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ بِشَه۪يدٍ وَجِئْنَا بِكَ عَلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شَه۪يداًۜ

Fe keyfe iza ci'na min kulli ummetin bi şehidin ve ci'na bike ala haulai şehida.

Her ümmetten bir tanık getirdiğimiz ve seni de onların üzerine tanık yaptığımız zaman, halleri nice olacak!

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/41-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اُنْظُرْ كَيْفَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَۜ وَكَفٰى بِه۪ٓ اِثْماً مُب۪يناً۟

Unzur keyfe yefterune alallahil kezib. Ve kefa bihi ismen mubina.

Bak! Nasıl Allah adına yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/50-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 62. ayet

- **Geçtiği form:** فَكَيْفَ — fekeyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

فَكَيْفَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ ثُمَّ جَٓاؤُ۫كَ يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ اِنْ اَرَدْنَٓا اِلَّٓا اِحْسَاناً وَتَوْف۪يقاً

Ve keyfe iza esabethum musibetun bima kaddemet eydihim summe cauke yahlıfune billahi in eradna illa ihsanen ve tevfika.

Kendi elleriyle yaptıklarından dolayı, onlara bir musibet isabet edince, sana gelerek: "Biz yalnızca iyilik etmek ve arayı bulmaktan başka bir şey istemedik." diye nasıl da Allah'a yemin ediyorlar.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/62-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** isim · mansub isim

فَبَعَثَ اللّٰهُ غُرَاباً يَبْحَثُ فِي الْاَرْضِ لِيُرِيَهُ كَيْفَ يُوَار۪ي سَوْاَةَ اَخ۪يهِۜ قَالَ يَا وَيْلَتٰٓى اَعَجَزْتُ اَنْ اَكُونَ مِثْلَ هٰذَا الْغُرَابِ فَاُوَارِيَ سَوْاَةَ اَخ۪يۚ فَاَصْبَحَ مِنَ النَّادِم۪ينَۚۛ

Fe beasallahu guraben yebhasu fil ardı li yuriyehu keyfe yuvari sev'ete ahih kale ya veyleta e aceztu en ekune misle hazel gurabi fe uvariye sev'ete ahi, fe asbaha minen nadimin.

Allah, bir karga gönderdi. Kardeşinin cesedini nasıl örteceğini ona göstermek için yeri eşeliyordu. "Eyvah! Bana yazıklar olsun, kardeşimin cesedini örtmekte karga kadar bile olamayacak kadar aciz miyim!" dedi. Pişman olanlardan oldu.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/31-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** وَكَيْفَ — vekeyfe · "ve nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَكَيْفَ يُحَكِّمُونَكَ وَعِنْدَهُمُ التَّوْرٰيةُ ف۪يهَا حُكْمُ اللّٰهِ ثُمَّ يَتَوَلَّوْنَ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَۜ وَمَٓا اُو۬لٰٓئِكَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ۟

Ve keyfe yuhakkimuneke ve indehumut tevratu fiha hukmullahi summe yetevellevne min ba'di zalik ve ma ulaike bil mu'minin.

İçinde, Allah'ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarında olduğu halde, nasıl olur da sana hüküm verdiriyorlar? Sonra da o hükümden döneklik ediyorlar. Onlar, aslında inanmış değiller.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/43-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** isim · mansub isim

وَقَالَتِ الْيَهُودُ يَدُ اللّٰهِ مَغْلُولَةٌۜ غُلَّتْ اَيْد۪يهِمْ وَلُعِنُوا بِمَا قَالُواۢ بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِۙ يُنْفِقُ كَيْفَ يَشَٓاءُۜ وَلَيَز۪يدَنَّ كَث۪يراً مِنْهُمْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَاناً وَكُفْراًۜ وَاَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۜ   كُلَّمَٓا اَوْقَدُوا نَاراً لِلْحَرْبِ اَطْفَاَهَا اللّٰهُۙ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَاداًۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ

Ve kaletil yehudu yedullahi magluleh gullet eydihim ve luınu bima kalu bel yedahu mebsutatani yunfıku keyfe yeşa ve leyezidenne kesiran minhum ma unzile ileyke min rabbike tugyanen ve kufra ve elkayna beynehumul adavete vel bagdae ila yevmil kıyameh kullema evkadu naran lil harbi etfeehallahu ve yes'avne fil ardı fesada vallahu la yuhıbbul mufsidin.

O Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır." dediler. Böyle söylemelerinden dolayı elleri bağlandı ve söyledikleri yüzünden lanetlendiler. Oysaki O'nun iki eli de açıktır. Nasıl dilerse öyle infak eder. Yemin olsun ki sana Rabb'inden indirilen şey onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttıracaktır. Biz de aralarına kıyamet gününe kadar düşmanlık ve nefret yerleştirdik. Savaş için ateş yaktıkları her seferinde Allah onu söndürdü. Yeryüzünde bozgunculuk için koşuşuyorlar. Ve Allah bozguncuları sevmez.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/64-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** isim · mansub isim

مَا الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَ اِلَّا رَسُولٌۚ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُلُۜ وَاُمُّهُ صِدّ۪يقَةٌۜ كَانَا يَأْكُلَانِ الطَّعَامَۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُبَيِّنُ لَهُمُ الْاٰيَاتِ ثُمَّ انْظُرْ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ

Melmesihubnu meryeme illa resul, kad halet min kablihir rusul ve ummuhu sıddikah kana ye'kulanit taam unzur keyfe nubeyyinu lehumul ayati summenzur enna yu'fekun.

İyi bilin ki, Meyem Oğlu Mesih, yalnızca bir Resul'dür. Ondan önce de Resuller gelip geçti. O'nun annesi çok dürüsttür. İkisi de diğer insanlar gibi yer, içerlerdi. Onlar için ayetleri nasıl açıkladığımıza bak ve sonra nasıl döndürüldüklerini gör.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/75-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ ثُمَّ انْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ

Kul siru fil ardı summenzuru keyfe kane akıbetul mukezzibin.

De ki: "Yeryüzünü dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün!"

_https://acikkuran.com/enam-suresi/11-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اُنْظُرْ كَيْفَ كَذَبُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ

Unzur keyfe kezebu ala enfusihim ve dalle anhum, ma kanu yefterun.

Bak! Kendi aleyhlerine nasıl yalan söylediler. Ve uydurdukları şeyler onlardan ayrılıp yok oldu.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/24-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَخَذَ اللّٰهُ سَمْعَكُمْ وَاَبْصَارَكُمْ وَخَتَمَ عَلٰى قُلُوبِكُمْ مَنْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِ يَأْت۪يكُمْ بِهِۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ ثُمَّ هُمْ يَصْدِفُونَ

Kul e reeytum in ehazallahu sem'akum ve ebsarekum ve hateme ala kulubikum men ilahun gayrullahi ye'tikum bih, unzur keyfe nusarriful ayati summe hum yasdifun .

De ki: "Söyleyin bana! Eğer Allah; işitmenizi, görmenizi ve kalbinizin idrak etmesini yok etse, Allah'tan başka hangi ilah onları size geri verebilir?" Bak, ayetlerimizi nasıl çok yönlü açıklıyoruz. Buna rağmen yine de yüz çeviriyorlar.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/46-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 65. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

قُلْ هُوَ الْقَادِرُ عَلٰٓى اَنْ يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عَذَاباً مِنْ فَوْقِكُمْ اَوْ مِنْ تَحْتِ اَرْجُلِكُمْ اَوْ يَلْبِسَكُمْ شِيَعاً وَيُذ۪يقَ بَعْضَكُمْ بَأْسَ بَعْضٍۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّهُمْ يَفْقَهُونَ

Kul huvel kadiru ala en yeb'ase aleykum azaben min fevkıkum ev min tahti erculikum ev yelbisekum şiyean ve yuzika ba'dakum be'se ba'd, unzur keyfe nusarrıful ayati leallehum yefkahun.

De ki: "Sizin üstünüzden ve ayaklarınızın altından azap göndermeye, sizi topluluklar halinde ayırıp kiminizin hıncını kiminize tattırmaya kadir olan O'dur." Bak, iyice anlasınlar diye ayetlerimizi nasıl her yönüyle açıklıyoruz.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/65-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 81. ayet

- **Geçtiği form:** وَكَيْفَ — ve keyfe · "ve nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَكَيْفَ اَخَافُ مَٓا اَشْرَكْتُمْ وَلَا تَخَافُونَ اَنَّكُمْ اَشْرَكْتُمْ بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ عَلَيْكُمْ سُلْطَاناًۜ فَاَيُّ الْفَر۪يقَيْنِ اَحَقُّ بِالْاَمْنِۚ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَۢ

Ve keyfe ehafu ma eşrektum ve la tehafune ennekum eşrektum billahi ma lem yunezzıl bihi aleykum sultana, fe eyyul ferikayni ehakku bil emn, in kuntum ta'melun.

"Siz, Allah'ın size, hakkında hiçbir yetki vermediği şeyleri O'na ortak koşmaktan korkmazken, ben nasıl olur da sizin ortak koştuklarınızdan korkarım? Bu iki taraftan hangisi emin olmaya daha layıktır? Keşke bilseydiniz!"

_https://acikkuran.com/enam-suresi/81-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 84. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَراًۜ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِم۪ينَ۟

Ve emtarna aleyhim matara, fenzur keyfe kane akıbetul mucrimin.

Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Bak, mücrimlerin sonu nasıl oldu!

_https://acikkuran.com/araf-suresi/84-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 86. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَلَا تَقْعُدُوا بِكُلِّ صِرَاطٍ تُوعِدُونَ وَتَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ مَنْ اٰمَنَ بِه۪ وَتَبْغُونَهَا عِوَجاًۚ وَاذْكُرُٓوا اِذْ كُنْتُمْ قَل۪يلاً فَكَثَّرَكُمْۖ وَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِد۪ينَ

Ve la tak'udu bikulli sıratın tu'ıdune ve tasuddune an sebilillahi men amene bihi ve tebguneha ivecen vezkuru iz kuntum kalilen fe kesserekum vanzuru keyfe kane akıbetul mufsidin.

"İman edenleri tehdit ederek Allah'ın yolundan çevirmek ve o yolu eğri göstermeye çalışmak için her yolun başına oturmayın. Azken sizi nasıl çoğalttığımızı bir düşünün. Bakın! Bozgunculuk yapanların sonu nasıl oldu!"

_https://acikkuran.com/araf-suresi/86-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 93. ayet

- **Geçtiği form:** فَكَيْفَ — fekeyfe · "artık nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

فَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَا قَوْمِ لَقَدْ اَبْلَغْتُكُمْ رِسَالَاتِ رَبّ۪ي وَنَصَحْتُ لَكُمْۚ فَكَيْفَ اٰسٰى عَلٰى قَوْمٍ كَافِر۪ينَ۟

Fe tevella anhum ve kale ya kavmi lekad eblagtukum risalati rabbi ve nesahtu lekum, fe keyfe asa ala kavmin kafirin.

Onlardan yüz çevirdi ve "Ey halkım." dedi: "Ben, size Rabb'imin mesajını tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Artık kafir bir topluma nasıl olur da üzülebilirim?"

_https://acikkuran.com/araf-suresi/93-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 103. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ مُوسٰى بِاٰيَاتِنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَظَلَمُوا بِهَاۚ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِد۪ينَ

Summe beasna min ba'dihim musa bi ayatina ila fir'avne ve melaihi fe zalemu biha, fanzur keyfe kane akıbetul mufsidin.

Sonra onların ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve onun melelerine gönderdik. Onlar, ona zulmettiler. Bak bozguncuların sonu nasıl oldu!

_https://acikkuran.com/araf-suresi/103-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 129. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

قَالُٓوا اُو۫ذ۪ينَا مِنْ قَبْلِ اَنْ تَأْتِيَنَا وَمِنْ بَعْدِ مَا جِئْتَنَاۜ قَالَ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُهْلِكَ عَدُوَّكُمْ وَيَسْتَخْلِفَكُمْ فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ۟

Kalu uzina min kabli en te'tiyena ve min ba'di ma ci'tena, kale asa rabbukum en yuhlike aduvvekum ve yestahlifekum fil ardı fe yanzure keyfe ta'melun.

"Sen bize gelmeden önce de, bize geldikten sonra da bize eziyet edildi." dediler. O da: "Umulur ki Rabb'iniz düşmanlarınızı yok eder ve sizi yeryüzüne halifeler kılar da nasıl davranacağınıza bakar." dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/129-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

كَيْفَ يَكُونُ لِلْمُشْرِك۪ينَ عَهْدٌ عِنْدَ اللّٰهِ وَعِنْدَ رَسُولِه۪ٓ اِلَّا الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ عِنْدَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۚ فَمَا اسْتَقَامُوا لَكُمْ فَاسْتَق۪يمُوا لَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ

Keyfe yekunu lil muşrikine ahdun ındallahi ve ınde resulihi illellezine ahedtum ındel mescidil haram, fe mestekamu lekum festekimu lehum, innallahe yuhıbbul muttekin.

Yaptıkları antlaşmayı bozan Müşriklerin, Allah ve Resul'ünün yanında nasıl itibarları olabilir ki? Kendileriyle Mescid-i Haram yanında sözleşme yaptıklarınızın durumu başkadır. Onlar, size karşı sözlerinde durdukları sürece siz de sözünüzde durun. Allah, takva sahibi olanları sever.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/7-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl?"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

كَيْفَ وَاِنْ يَظْهَرُوا عَلَيْكُمْ لَا يَرْقُبُوا ف۪يكُمْ اِلاًّ وَلَا ذِمَّةًۜ يُرْضُونَكُمْ بِاَفْوَاهِهِمْ وَتَأْبٰى قُلُوبُهُمْۚ وَاَكْثَرُهُمْ فَاسِقُونَۚ

Keyfe ve in yazheru aleykum la yerkubu fikum illen ve la zimmeh , yurdunekum bi efvahihim ve te'ba kulubuhum, ve ekseruhum fasikun.

Nasıl olabilir ki? Onlar, size galip gelmiş olsalar, hakkınızda ne bir antlaşma ne de bir yükümlülük gözetmezler. Kalben istemedikleri halde, dilleriyle sizi hoşnut etmeye çalışırlar. Onların çoğu fasıktırlar.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/8-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "neler"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

ثُمَّ جَعَلْنَاكُمْ خَلَٓائِفَ فِي الْاَرْضِ مِنْ بَعْدِهِمْ لِنَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ

Summe cealnakum halaife fil ardı min ba'dihim li nanzure keyfe ta'melun.

Sonra, onların arkasından, yeryüzünde sizi halifeler yaptık ki bakalım nasıl davranacaksınız.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/14-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

قُلْ هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ مَنْ يَهْد۪ٓي اِلَى الْحَقِّۜ قُلِ اللّٰهُ يَهْد۪ي لِلْحَقِّۜ اَفَمَنْ يَهْد۪ٓي اِلَى الْحَقِّ اَحَقُّ اَنْ يُتَّبَعَ اَمَّنْ لَا يَهِدّ۪ٓي اِلَّٓا اَنْ يُهْدٰىۚ فَمَا لَكُمْ۠    كَيْفَ تَحْكُمُونَ

Kul hel min şurekaikum men yehdi ilel hakk, kulillahu yehdi lil hakk, e fe men yehdi ilel hakkı ehakku en yuttebea em men la yehiddi illa en yuhda, fe ma lekum, keyfe tahkumun.

De ki: "Ortak koştuklarınızdan, gerçeğe iletebilecek kimse var mı?" De ki: "Allah gerçeğe iletir. Gerçeğe ileten mi, yoksa kendisi iletilmedikçe doğru yolu bulamayan mı uyulmaya daha layıktır? Ne oluyor size, nasıl karar veriyorsunuz?"

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/35-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 39. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

بَلْ كَذَّبُوا بِمَا لَمْ يُح۪يطُوا بِعِلْمِه۪ وَلَمَّا يَأْتِهِمْ تَأْو۪يلُهُۜ كَذٰلِكَ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الظَّالِم۪ينَ

Bel kezzebu bima lem yuhitu bi ilmihi ve lemma ye'tihim te'viluh, kezalike kezzebellezine min kablihim fanzur keyfe kane akibetuz zalimin.

Hayır! Onlar, bilgisini kavrayamadıkları ve kendilerine asıl anlamı açıklanmamış bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bak!

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/39-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 73. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

فَكَذَّبُوهُ فَنَجَّيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ وَجَعَلْنَاهُمْ خَلَٓائِفَ وَاَغْرَقْنَا الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنْذَر۪ينَ

Fe kezzebuhu fe necceynahu ve men meahu fil fulki ve cealnahum halaife ve agraknellezine kezzebu bi ayatina, fanzur keyfe kane akıbetul munzerin.

Onu yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık. Ve onları yeryüzünün halifeleri yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Bak! Uyarılanların sonu nice oldu!

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/73-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 109. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ اِلَّا رِجَالاً نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ مِنْ اَهْلِ الْقُرٰىۜ اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ وَلَدَارُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْاۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ

Ve ma erselna min kablike illa ricalen nuhi ileyhim min ehlil kura, e fe lem yesiru fil ardı fe yanzuru keyfe kane akıbetullezine min kablihim, ve le darul ahıreti hayrun lillezinettekav, e fe la ta'kılun.

Senden önce gönderdiğimiz ve kendilerine vahyettiğimiz kimseler de şehirlerde yaşayanlardan başkası değildi. Hem onlar, yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Baksalar ya! Kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna! Takva sahipleri için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/109-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** فَكَيْفَ — fe keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَاَمْلَيْتُ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا ثُمَّ اَخَذْتُهُمْ۠ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ

Ve lekadistuhzie bi rusulin min kablike fe emleytu lillezine keferu summe ehaztuhum, fe keyfe kane ıkab.

Ant olsun senden önceki Resullerle de alay edildi. Kafirlere süre tanıdım. Sonra zamanı gelince onları yakalayıverdim. Benim cezam nasıl olurmuş gördüler.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/32-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ اَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَٓاءِۙ

E lem tere keyfe daraballahu meselen kelimeten tayyibeten ke şeceretin tayyibetin asluha sabitun ve fer'uha fis sema.

Görmüyor musun Allah nasıl örnek verdi? Hoş bir söz, bakımlı bir ağaç gibidir. Onun kökü sabittir. Ve onun dalları göktedir.

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/24-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 45. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَسَكَنْتُمْ ف۪ي مَسَاكِنِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَتَبَيَّنَ لَكُمْ كَيْفَ فَعَلْنَا بِهِمْ وَضَرَبْنَا لَكُمُ الْاَمْثَالَ

Ve sekentum fi mesakinillezine zalemu enfusehum ve tebeyyene lekum keyfe fealna bihimve darabna lekumul emsal.

Ve siz, kendilerine zulmeden halkların yurtlarında yaşadınız. Onlara neler yaptığımız sizlere belli olmuştu, örneklerle açıklamıştık.

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/45-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 36. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَلَقَدْ بَعَثْنَا ف۪ي كُلِّ اُمَّةٍ رَسُولاً اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاجْتَنِبُوا الطَّاغُوتَۚ فَمِنْهُمْ مَنْ هَدَى اللّٰهُ وَمِنْهُمْ مَنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ الضَّلَالَةُۜ فَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ

Ve le kad beasna fi kulli ummetin resulen eni'budullahe vectenibut tagut, fe minhum men hedallahu ve minhum men hakkat aleyhid dalaleh, fe siru fil ardı fanzuru keyfe kane akıbetul mukezzibin.

Ant olsun ki, Biz, her ümmete, Allah'a kulluk etmeleri ve tağuttan uzak durmaları için bir resul gönderdik. Allah onlardan kimini doğru yola iletti, kimine de sapkınlık hak oldu. Şimdi yeryüzünde gezin de yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/36-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اُنْظُرْ كَيْفَ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ وَلَلْاٰخِرَةُ اَكْبَرُ دَرَجَاتٍ وَاَكْبَرُ تَفْض۪يلاً

Unzur keyfe faddalna ba'dahum ala ba'd, ve lel ahıretu ekberu derecatin ve ekberu tafdila.

Bak! Onların bir kısmını bir kısmından daha fazla imkan sahibi kıldık. Elbette ahiret, dereceler ve imkan bakımından da daha büyüktür.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/21-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اُنْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْاَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ سَب۪يلاً

Unzur keyfe darabu lekel emsale fe dallu fe la yestetiune sebila.

Seni neye benzettiklerine bir bak! Bu yüzden sapkınlaştılar. Artık, bir daha doğru yolu bulamazlar.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/48-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 68. ayet

- **Geçtiği form:** وَكَيْفَ — ve keyfe · "ve nasıl?"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَكَيْفَ تَصْبِرُ عَلٰى مَا لَمْ تُحِطْ بِه۪ خُبْراً

Ve keyfe tesbiru ala ma lem tuhıt bihi hubra.

"Haberdar edilerek iç yüzünü kavrayamadığın şeye nasıl sabredebilirsin?"

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/68-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

فَاَشَارَتْ اِلَيْهِ۠ قَالُوا كَيْفَ نُكَلِّمُ مَنْ كَانَ فِي الْمَهْدِ صَبِياًّ

Fe eşaret ileyh, kalu keyfe nukellimu men kane fil mehdi sabiyya.

Bunun üzerine, Meryem çocuğu işaret etti. Onlar: "Biz beşikteki bir çocukla nasıl konuşuruz?" dediler.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/29-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** فَكَيْفَ — fe keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَاَصْحَابُ مَدْيَنَۚ وَكُذِّبَ مُوسٰى فَاَمْلَيْتُ لِلْكَافِر۪ينَ ثُمَّ اَخَذْتُهُمْۚ فَكَيْفَ كَانَ نَك۪يرِ

Ve ashabu medyen, ve kuzzibe musa fe emleytu lil kafirine summe ehaztuhum, fe keyfe kane nekir.

Ve Medyen sahipleri de. Musa da yalanlandı. Fakat Kafirlere süre tanıdım. Sonra da onları yakaladım. Benim inkarım nasılmış gördüler.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/44-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اُنْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْاَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ سَب۪يلاً۟

Unzur keyfe darabu lekel emsale fe dallu fe la yestetiune sebila.

Senin için nasıl örnekler verdiklerine bir bak. Böylece saptılar, artık bir çıkış yolu bulamazlar.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/9-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 45. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl?"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اَلَمْ تَرَ اِلٰى رَبِّكَ كَيْفَ مَدَّ الظِّلَّۚ وَلَوْ شَٓاءَ لَجَعَلَهُ سَاكِناًۚ ثُمَّ جَعَلْنَا الشَّمْسَ عَلَيْهِ دَل۪يلاًۙ

E lem tere ila rabbike keyfe meddez zıll, ve lev şae le cealehu sakina, summe cealneş şemse aleyhi delila.

Rabb'inin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? Dileseydi onu sabit kılardı. Sonra da Güneş'i ona yol gösterici yaptık.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/45-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَجَحَدُوا بِهَا وَاسْتَيْقَنَتْهَٓا اَنْفُسُهُمْ ظُلْماً وَعُلُواًّۜ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِد۪ينَ۟

Ve cehadu biha vesteykanetha enfusuhum zulmen ve uluvva, fenzur keyfe kane akıbetul mufsidin.

Doğruluğundan emin oldukları halde, haksızca ve büyüklenerek mücadele ettiler. Ama bozguncuların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

_https://acikkuran.com/neml-suresi/14-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 51. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ مَكْرِهِمْۙ اَنَّا دَمَّرْنَاهُمْ وَقَوْمَهُمْ اَجْمَع۪ينَ

Fenzur keyfe kane akıbetu mekrihim enna demmernahum ve kavmehum ecmein.

Onların planlarının sonucunun nasıl olduğuna bak; onları ve halklarını yerle bir ettik.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/51-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 69. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِم۪ينَ

Kul siru fil ardı fenzuru keyfe kane akibetul mucrimin.

De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, mücrimlerin sonları nasıl olmuş bir görün?"

_https://acikkuran.com/neml-suresi/69-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّۚ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الظَّالِم۪ينَ

Fe ehaznahu ve cunudehu fe nebeznahum fil yemm, fanzur keyfe kane akıbetuz zalimin.

Sonra onu ve askerlerini yakalayıp suya gömdük. Bak bakalım, zalimlerin sonunun nasıl olduğuna!

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/40-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اَوَلَمْ يَرَوْا كَيْفَ يُبْدِئُ اللّٰهُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ

E ve lem yerev keyfe yubdiullahul halka, summe yuiduh , inne zalike alallahi yesir.

Onlar, Allah'ın yaratmayı nasıl başlattığını hiç düşünmüyorlar mı? Sonra onu tekrarlayacak. Kuşkusuz bu, Allah'a çok kolaydır.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/19-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ بَدَاَ الْخَلْقَ ثُمَّ اللّٰهُ يُنْشِئُ النَّشْاَةَ الْاٰخِرَةَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۚ

Kul siru fil ardı fanzuru keyfe bedeel halka, summallahu yunşiun neş'etel ahıreh, innallahe ala kulli şey'in kadir.

De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın da ilk yaratışın nasıl olduğuna bakın. Sonra Allah, son inşa etmeyi de aynı şekilde yapacaktır. Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir."

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/20-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَانُٓوا اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَاَثَارُوا الْاَرْضَ وَعَمَرُوهَٓا اَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِۜ فَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَۜ

E ve lem yesiru fil ardı fe yenzuru keyfe kane akıbetullezine min kablihim, kanu eşedde minhum kuvveten, ve esarul arda ve ameruha eksera mimma ameruha ve caethum rusuluhum bil beyyinat, fe ma kanallahu li yazlimehum ve lakin kanu enfusehum yazlimun.

Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerinin sonları nasıl olmuş, bir bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlüydüler; yeryüzünü alt üst etmişlerdi; onu, kendilerinin imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Resulleri, onlara nice açık belgelerle gelmişti. Allah onlara haksızlık yapmamış, onlar kendi kendilerine haksızlık yapmışlardı.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/9-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 42. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلُۜ كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُشْرِك۪ينَ

Kul siru fil ardı fenzuru keyfe kane akıbetullezine min kabl, kane ekseruhum muşrikin.

De ki: "Yeryüzünde gezin de daha öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakın. Onların çoğu Müşriklerdendi."

_https://acikkuran.com/rum-suresi/42-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اَللّٰهُ الَّذ۪ي يُرْسِلُ الرِّيَاحَ فَتُث۪يرُ سَحَاباً فَيَبْسُطُهُ فِي السَّمَٓاءِ كَيْفَ يَشَٓاءُ وَيَجْعَلُهُ  كِسَفاً فَتَرَى الْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَالِه۪ۚ فَاِذَٓا اَصَابَ بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ٓ اِذَا هُمْ يَسْتَبْشِرُونَ

Allahullezi yursilur riyaha fe tusiru sehaben fe yebsutuhu fis semai keyfe yeşau ve yec'aluhu kisefen fe terel vedka yahrucu min hılalih, fe iza esabe bihi men yeşau min ibadihi iza hum yestebşirun.

Allah, rüzgarı göndererek bulutları hareket ettirir. Sonra onu gökyüzünde dilediği gibi yayıp kütleler haline getirir. Sonra onun arasından yağmurun çıktığını görürsün. Böylece kullarından dilediğine onu isabet ettirdiği zaman onlar sevinirler.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/48-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

فَانْظُرْ اِلٰٓى اٰثَارِ رَحْمَتِ اللّٰهِ كَيْفَ يُحْـيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ اِنَّ ذٰلِكَ لَمُحْـيِ الْمَوْتٰىۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ

Fenzur ila asari rahmetillahi keyfe yuhyil arda ba'de mevtiha, inne zalike le muhyil mevta, ve huve ala kulli şey'in kadir.

Allah'ın rahmetinin eserlerine bir bak! Ölümünden sonra yeryüzünü nasıl diriltiyor! Ölüleri de kesinlikle diriltecek O'dur. O, Her Şeye Güç Yetiren'dir.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/50-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 45. ayet

- **Geçtiği form:** فَكَيْفَ — fekeyfe · "ama nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَكَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۙ وَمَا بَلَغُوا مِعْشَارَ مَٓا اٰتَيْنَاهُمْ فَكَذَّبُوا رُسُل۪ي۠ فَكَيْفَ كَانَ نَك۪يرِ۟

Ve kezzebellezine min kablihim ve ma belegu mi'şare ma ateynahum fe kezzebu rusuli, fe keyfe kane nekir.

Kendilerinden öncekiler de yalanlamışlardı. Ve onlara verdiğimiz nimetlerin onda birine bile sahip değillerdi. Buna rağmen Resul'lerimizi yalanladılar. Fakat Beni yok sayma neymiş gördüler!

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/45-ayet-meali.md_

### 35. Fatır suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** فَكَيْفَ — fe keyfe · "nasıl?"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

ثُمَّ اَخَذْتُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَكَيْفَ كَانَ نَك۪يرِ۟

Summe ehaztullezine keferu fe keyfe kane nekir.

Sonra Kafirleri yakaladım. Benim inkarım nasıl oldu?

_https://acikkuran.com/fatir-suresi/26-ayet-meali.md_

### 35. Fatır suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَكَانُٓوا اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةًۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعْجِزَهُ مِنْ شَيْءٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِۜ اِنَّهُ كَانَ عَل۪يماً قَد۪يراً

E ve lem yesiru fil ardı fe yenzuru keyfe kane akıbetullezine min kablihim ve kanu eşedde minhum kuvveh, ve ma kanallahu li yu'cizehu min şey'in fis semavati ve la fil ard, innehu kane alimen kadira.

Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerinin sonları nasıl olmuş, bir bakmadılar mı? Oysaki onlar, güç olarak kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. O, Her Şeyi Bilen'dir, Her Şeye Gücü Yeten'dir.

_https://acikkuran.com/fatir-suresi/44-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 73. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنْذَر۪ينَۙ

Fanzur keyfe kane akibetul munzerin.

Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/73-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 154. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

مَا لَـكُمْ۠  كَيْفَ تَحْكُمُونَ

Ma lekum, keyfe tahkumun.

Size ne oluyor? Nasıl böyle bir hüküm veriyorsunuz?

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/154-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** فَكَيْفَ — fekeyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَالْاَحْزَابُ مِنْ بَعْدِهِمْۖ وَهَمَّتْ كُلُّ اُمَّةٍ بِرَسُولِهِمْ لِيَأْخُذُوهُ وَجَادَلُوا بِالْبَاطِلِ لِيُدْحِضُوا بِهِ الْحَقَّ فَاَخَذْتُهُمْ۠ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ

Kezzebet kablehum kavmu nuhın vel ahzabu min ba'dıhım ve hemmet kullu ummetin bi resulihim li ye'huzuhu ve cadelu bil batılı li yudhıdu bihil hakka fe ehaztuhum, fe keyfe kane ıkab.

Onlardan önce Nuh halkı ve onlardan sonraki topluluklar da yalanladılar. Her ümmet, kendi Resullerini yalanlamaya yöneldi. Hakk'ı, Batıl'la yok etmek için mücadele ettiler. Ben de onları yakalayıverdim. Akabinde cezalandırmam nasılmış gördüler!

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/5-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ كَانُوا مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَانُوا هُمْ اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَاٰثَاراً فِي الْاَرْضِ فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُ بِذُنُوبِهِمْ وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَاقٍ

E ve lem yesiru fil ardı fe yenzuru keyfe kane akibetullezine kanu min kablihim, kanu hum eşedde min hum kuvveten ve asaran fil ardı fe ehazehumullahu bi zunubihim ve ma kane lehum minallahi min vak.

Onlar, yeryüzünde gezinip, kendilerinden önce gelip geçmiş olanların sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Onlar, yeryüzünde güç olarak ve bıraktıkları eserler bakımından daha üstündüler. Yine de Allah onları, suçları nedeniyle cezalandırdı. Kendilerini Allah'tan koruyan kimse olmadı.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/21-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 82. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَانُٓوا اَكْثَرَ مِنْهُمْ وَاَشَدَّ قُوَّةً وَاٰثَاراً فِي الْاَرْضِ فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

E fe lem yesiru fil ardı fe yenzuru keyfe kane akıbetullezine min kablihim, kanu eksere minhum ve eşedde kuvveten ve asaren fil ardı fema agna anhum ma kanu yeksibun.

Hem onlar, yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Baksalar ya! Kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna! Onlar, güç ve yeryüzündeki eserleri bakımından daha üstündüler. Öyle olduğu halde sahip oldukları şeyler kendilerine yarar sağlamadı.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/82-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ۟

Fentekamna minhum fanzur keyfe kane akıbetul mukezzibin.

Bunun üzerine onlara hak ettikleri cezayı verdik. Yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/25-ayet-meali.md_

### 47. Muhammed suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ دَمَّرَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۘ وَلِلْكَافِر۪ينَ اَمْثَالُهَا

E fe lem yesiru fil ardı fe yenzuru keyfe kane akıbetullezine min kablihim, demmerallahu aleyhim ve lil kafirine emsaluha.

Hem onlar, yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Baksalar ya! Kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna! Allah, onları yerle bir etti. Onun bir benzeri de Kafirler içindir.

_https://acikkuran.com/muhammed-suresi/10-ayet-meali.md_

### 47. Muhammed suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** فَكَيْفَ — fekeyfe · "nice olur?"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

فَكَيْفَ اِذَا تَوَفَّتْهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْ

Fe keyfe iza teveffethumul melaiketu yadribune vucuhehum ve edbarehum.

Melekler onları vefat ettirirken, yüzlerine ve arkalarına vurduklarında onların durumları ne olacak?

_https://acikkuran.com/muhammed-suresi/27-ayet-meali.md_

### 50. Kaf suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اَفَلَمْ يَنْظُرُٓوا اِلَى السَّمَٓاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاهَا وَزَيَّنَّاهَا وَمَا لَهَا مِنْ فُرُوجٍ

E fe lem yanzuru iles semai fevkahum keyfe beneynaha ve zeyyennaha ve ma leha min furucin.

Öyleyse üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı ki, onu hiçbir çatlağı olmaksızın nasıl bina etmişiz, nasıl süslemişiz!

_https://acikkuran.com/kaf-suresi/6-ayet-meali.md_

### 54. Kamer suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** فَكَيْفَ — fekeyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

فَـكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ

Fe keyfe kane azabi ve nuzur.

Ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu?

_https://acikkuran.com/kamer-suresi/16-ayet-meali.md_

### 54. Kamer suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** فَكَيْفَ — fekeyfe · "ama nasıl?"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

كَذَّبَتْ عَادٌ فَـكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ

Kezzebet adun fe keyfe kane azabi ve nuzur.

Ad da yalanladı. Ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu?

_https://acikkuran.com/kamer-suresi/18-ayet-meali.md_

### 54. Kamer suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** فَكَيْفَ — fekeyfe · "nasıl?"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

فَـكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ

Fe keyfe kane azabi ve nuzur.

Ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu?

_https://acikkuran.com/kamer-suresi/21-ayet-meali.md_

### 54. Kamer suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** فَكَيْفَ — fekeyfe · "ama nasıl?"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

فَـكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ

Fe keyfe kane azabi ve nuzur.

Ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu?

_https://acikkuran.com/kamer-suresi/30-ayet-meali.md_

### 67. Mülk suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıldır"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اَمْ اَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِباًۜ فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذ۪يرِ

Em emintum men fis semai en yursile aleykum hasıba fe se ta'lemune keyfe nezir.

Ya da gökte olanın üzerinize taş yağdırmayacağından emin misiniz? O halde, uyarımın nasıl olduğunu yakında bileceksiniz.

_https://acikkuran.com/mulk-suresi/17-ayet-meali.md_

### 67. Mülk suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** فَكَيْفَ — fe keyfe · "ama nasıl?"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَلَقَدْ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ كَانَ نَك۪يرِ

Ve lekad kezzebellezine min kablihim fe keyfe kane nekir.

Ant olsun ki, onlardan öncekiler de yalanladılar. Yok saymam nasılmış gördüler.

_https://acikkuran.com/mulk-suresi/18-ayet-meali.md_

### 68. Kalem suresi 36. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

مَا لَـكُمْ۠   كَيْفَ تَحْكُمُونَۚ

Ma lekum, keyfe tahkumun.

Size ne oluyor? Nasıl hüküm veriyorsunuz?

_https://acikkuran.com/kalem-suresi/36-ayet-meali.md_

### 71. Nuh suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اَلَمْ تَرَوْا كَيْفَ خَلَقَ اللّٰهُ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقاًۙ

E lem terev keyfe halakallahu seb'a semavatin tıbaka.

"Görmüyor musunuz Allah'ın yedi göğü nasıl tabakalar halinde yarattığını?"

_https://acikkuran.com/nuh-suresi/15-ayet-meali.md_

### 73. Müzzemmil suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** فَكَيْفَ — fekeyfe · "peki nasıl?"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

فَـكَيْفَ تَتَّقُونَ اِنْ كَفَرْتُمْ يَوْماً يَجْعَلُ الْوِلْدَانَ ش۪يباًۗ

Fe keyfe tettekune in kefertum yevmen yec'alul vildane şiba.

Eğer Kafirlerden olursanız, çocukların saçlarını ağartan o günden kendinizi nasıl koruyacaksınız?

_https://acikkuran.com/muzzemmil-suresi/17-ayet-meali.md_

### 74. Müddessir suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl da"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَۙ

Fe kutile keyfe kadder.

O mahvoldu, nasıl bir karar verdi!

_https://acikkuran.com/muddessir-suresi/19-ayet-meali.md_

### 74. Müddessir suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَۙ

Summe kutile keyfe kadder.

Yine o mahvoldu. Nasıl bir karar verdi!

_https://acikkuran.com/muddessir-suresi/20-ayet-meali.md_

### 88. Gaşiye suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اَفَلَا يَنْظُرُونَ اِلَى الْاِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ۠

E fe la yanzurune ilel ibili keyfe hulikat.

Hiç mi deveye bakmıyorlar, nasıl yaratılmış?

_https://acikkuran.com/gasiye-suresi/17-ayet-meali.md_

### 88. Gaşiye suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl?"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَاِلَى السَّمَٓاءِ كَيْفَ رُفِعَتْ۠

Ve iles semai keyfe rufiat.

Ve gökyüzüne, nasıl yükseltilmiş?

_https://acikkuran.com/gasiye-suresi/18-ayet-meali.md_

### 88. Gaşiye suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl?"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَاِلَى الْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ۠

Ve ilel cibali keyfe nusıbet.

Ve dağlara, nasıl dikilmişler?

_https://acikkuran.com/gasiye-suresi/19-ayet-meali.md_

### 88. Gaşiye suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl?"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

وَاِلَى الْاَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ۠

Ve ilel ardı keyfe sutıhat.

Ve yeryüzüne, nasıl yayılıp döşenmiş?

_https://acikkuran.com/gasiye-suresi/20-ayet-meali.md_

### 89. Fecr suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "ne"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍۙۖ

E lem tere keyfe feale rabbuke bi ad.

Rabb'inin Ad kavmine ne yaptığını biliyor musun?

_https://acikkuran.com/fecr-suresi/6-ayet-meali.md_

### 105. Fil suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** كَيْفَ — keyfe · "nasıl"
  - **Dil bilgisi:** soru eki

اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِاَصْحَابِ الْف۪يلِۜ

E lem tere keyfe feale rabbuke bi ashabil fil.

Görmedin mi? Rabb'inin fil sahiplerine ne yaptığını?

_https://acikkuran.com/fil-suresi/1-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-12
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
