# Lam-Ayn-Nun — لعن (lEn)

> Kur'an'da 41 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/lEn

- **Anlam:** Kovmak, lanetlemek, merhamet ve nimetlerden mahrum bırakmak, mahkum etmek, beddua etmek.
- **Türevleri:** لَعَنَ (23) · لَعْن (1) · لَعْنَة (14) · لَّٰعِنُون (1) · مَلْعُونَة (1) · مَّلْعُونِين (1)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 88. ayet

- **Geçtiği form:** لَّعَنَهُمُ — leanehumu · "onları la'netlemiştir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَقَالُوا قُلُوبُنَا غُلْفٌۜ بَلْ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ بِكُفْرِهِمْ فَقَل۪يلاً مَا يُؤْمِنُونَ

Ve kalu kulubuna gulf, bel leanehumullahu bi kufrihim fe kalilen ma yu'minun.

ve onlar, "Kalplerimiz örtülüdür." dediler. Hayır, öyle değil, Allah; onları, kafirlik etmelerinden dolayı lanetlemiştir. Bu yüzden çok azı iman eder.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/88-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 89. ayet

- **Geçtiği form:** فَلَعْنَةُ — felea'netu · "artık la'neti"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

وَلَمَّا جَٓاءَهُمْ كِتَابٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَهُمْۙ وَكَانُوا مِنْ قَبْلُ يَسْتَفْتِحُونَ عَلَى الَّذ۪ينَ كَفَرُواۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ مَا عَرَفُوا كَفَرُوا بِه۪ۘ فَلَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الْكَافِر۪ينَ

Ve lemma caehum kitabun min indillahi musaddikun lima meahum, ve kanu min kablu yesteftihune alellezine keferu, fe lemma caehum ma arafu keferu bihi, fe la'netullahi alel kafirin.

Onlara, Allah katından yanlarındakini tasdik edici bir Kitap gelince; daha önce Allah'tan Kafirlere karşı üstünlük kazanmak için böyle bir şey istedikleri halde, onlara bildikleri şey gelince bu kez onu inkar ettiler. Allah'ın laneti, Kafirlerin üzerinedir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/89-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 159. ayet

- **Geçtiği form:** يَلْعَنُهُمُ — yel'anuhumu · "la'net eder"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ مَٓا اَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدٰى مِنْ بَعْدِ مَا بَيَّنَّاهُ لِلنَّاسِ فِي الْكِتَابِۙ اُو۬لٰٓئِكَ يَلْعَنُهُمُ اللّٰهُ وَيَلْعَنُهُمُ اللَّاعِنُونَۙ

İnnellezine yektumune ma enzelna min el beyyinati vel huda min ba'di ma beyyennahu lin nasi fil kitabi, ulaike yel'anuhumullahu ve yel'anuhumul lainun.

Bizim indirdiğimiz apaçık kanıtları ve hidayeti; insanlara Kitap'ta açıkça gösterdikten sonra, onları gizleyenler var ya! Onlara hem Allah lanet eder hem de bütün lanet edebilenler lanet ederler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/159-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 159. ayet

- **Geçtiği form:** وَيَلْعَنُهُمُ — ve yel'anuhumu · "ve la'net eder"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ مَٓا اَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدٰى مِنْ بَعْدِ مَا بَيَّنَّاهُ لِلنَّاسِ فِي الْكِتَابِۙ اُو۬لٰٓئِكَ يَلْعَنُهُمُ اللّٰهُ وَيَلْعَنُهُمُ اللَّاعِنُونَۙ

İnnellezine yektumune ma enzelna min el beyyinati vel huda min ba'di ma beyyennahu lin nasi fil kitabi, ulaike yel'anuhumullahu ve yel'anuhumul lainun.

Bizim indirdiğimiz apaçık kanıtları ve hidayeti; insanlara Kitap'ta açıkça gösterdikten sonra, onları gizleyenler var ya! Onlara hem Allah lanet eder hem de bütün lanet edebilenler lanet ederler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/159-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 159. ayet

- **Geçtiği form:** ٱللَّـٰعِنُونَ — l-lainune · "bütün la'net edebilenler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ مَٓا اَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدٰى مِنْ بَعْدِ مَا بَيَّنَّاهُ لِلنَّاسِ فِي الْكِتَابِۙ اُو۬لٰٓئِكَ يَلْعَنُهُمُ اللّٰهُ وَيَلْعَنُهُمُ اللَّاعِنُونَۙ

İnnellezine yektumune ma enzelna min el beyyinati vel huda min ba'di ma beyyennahu lin nasi fil kitabi, ulaike yel'anuhumullahu ve yel'anuhumul lainun.

Bizim indirdiğimiz apaçık kanıtları ve hidayeti; insanlara Kitap'ta açıkça gösterdikten sonra, onları gizleyenler var ya! Onlara hem Allah lanet eder hem de bütün lanet edebilenler lanet ederler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/159-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 161. ayet

- **Geçtiği form:** لَعْنَةُ — lea'netu · "la'neti"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ اُو۬لٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ لَعْنَةُ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَۙ

İnnellezine keferu ve matu ve hum kuffarun ulaike aleyhim la'netullahi vel melaiketi ven nasi ecmain.

Kafir olup da kafir olarak ölen kimselere gelince; işte, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/161-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** لَّعْنَتَ — lea'nete · "la'netini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

فَمَنْ حَٓاجَّكَ ف۪يهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ فَقُلْ تَعَالَوْا نَدْعُ اَبْنَٓاءَنَا وَاَبْنَٓاءَكُمْ وَنِسَٓاءَنَا وَنِسَٓاءَكُمْ وَاَنْفُسَنَا وَاَنْفُسَكُمْ ثُمَّ نَبْتَهِلْ فَنَجْعَلْ لَعْنَتَ اللّٰهِ عَلَى الْكَاذِب۪ينَ

Fe men hacceke fihi min ba'di ma caeke minel ilmi fe kul tealev ned'u ebnaena ve ebnaekum ve nisaena ve nisaekum ve enfusena ve enfusekum summe nebtehil fe nec'al la'netallahi alel kazibin.

Sana gelen ilimden sonra, her kim seninle tartışmaya girerse, onlara de ki: "Gelin çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım; sonra da içtenlikle Allah'ın lanetinin yalancıların üzerine olmasını dileyelim."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/61-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 87. ayet

- **Geçtiği form:** لَعْنَةَ — lea'nete · "la'neti"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

اُو۬لٰٓئِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ اَنَّ عَلَيْهِمْ لَعْنَةَ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَۙ

Ulaike cezauhum enne aleyhim la'netallahi vel melaiketi ven nasi ecmain.

Böylelerinin cezası, Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların lanetine uğramalarıdır.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/87-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** لَّعَنَهُمُ — leanehumu · "onları la'netlemiştir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

مِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِه۪ وَيَقُولُونَ سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَاسْمَعْ غَيْرَ مُسْمَعٍ وَرَاعِنَا لَياًّ بِاَلْسِنَتِهِمْ وَطَعْناً فِي الدّ۪ينِۜ وَلَوْ اَنَّهُمْ قَالُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا وَاسْمَعْ وَانْظُرْنَا لَكَانَ خَيْراً لَهُمْ وَاَقْوَمَۙ وَلٰكِنْ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ اِلَّا قَل۪يلاً

Minellezine hadu yuharrifunel kelime an mevadııhi ve yekulune semi'na ve asayna vesma' gayra musmeın ve raına leyyen bi elsinetihim ve ta'nan fid din. Ve lev ennehum kalu semi'na ve ata'na vesma'  venzurna le kane hayran lehum ve akvem, ve lakin leanehumullahu bi kufrihim fe la yu'minune illa kalila.

Yahudilerin bir kısmı, kelimelerin aslını değiştirerek: "İşittik ve reddettik.", "Kulak vermeden dinleyin.", "Bizi güt." derler; dillerini eğip bükerek dinle alay ederler. Eğer onlar: "İşittik, itaat ettik.", "Bizi gözet." deselerdi bu onlar için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Ancak Allah, Kafir oldukları için onları lanetlemiştir. Artık pek azı hariç iman etmezler.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/46-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** نَلْعَنَهُمْ — nel'anehum · "onları da la'netlememizden"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اٰمِنُوا بِمَا نَزَّلْنَا مُصَدِّقاً لِمَا مَعَكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَطْمِسَ وُجُوهاً فَنَرُدَّهَا عَلٰٓى اَدْبَارِهَٓا اَوْ نَلْعَنَهُمْ كَمَا لَعَنَّٓا اَصْحَابَ السَّبْتِۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولاً

Ya eyyuhallezine utul kitabe aminu bi ma nezzelna musaddikan li ma meakum min kabli en natmise vucuhen fe neruddeha ala edbariha ev nel'anehum kema leanna ashabes sebt. Ve kane emrullahi mef'ula.

Ey kendilerine Kitap verilenler! Bazı yüzlerin azalarını silip, arkaları gibi dümdüz yapmadan veya Cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi sizi de lanetlemeden önce yanınızda bulunanı, doğrulayıcı olarak indirdiğimize iman edin. Zira Allah'ın hükmü mutlaka gerçekleşir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/47-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** لَعَنَّآ — leanna · "la'netlediğimiz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اٰمِنُوا بِمَا نَزَّلْنَا مُصَدِّقاً لِمَا مَعَكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَطْمِسَ وُجُوهاً فَنَرُدَّهَا عَلٰٓى اَدْبَارِهَٓا اَوْ نَلْعَنَهُمْ كَمَا لَعَنَّٓا اَصْحَابَ السَّبْتِۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولاً

Ya eyyuhallezine utul kitabe aminu bi ma nezzelna musaddikan li ma meakum min kabli en natmise vucuhen fe neruddeha ala edbariha ev nel'anehum kema leanna ashabes sebt. Ve kane emrullahi mef'ula.

Ey kendilerine Kitap verilenler! Bazı yüzlerin azalarını silip, arkaları gibi dümdüz yapmadan veya Cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi sizi de lanetlemeden önce yanınızda bulunanı, doğrulayıcı olarak indirdiğimize iman edin. Zira Allah'ın hükmü mutlaka gerçekleşir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/47-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 52. ayet

- **Geçtiği form:** لَعَنَهُمُ — leanehumu · "la'netlediği (insanlardır)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَعَنَهُمُ اللّٰهُۜ وَمَنْ يَلْعَنِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ نَص۪يراًۜ

Ulaikellezine leanehumullah. Ve men yel'anillahu fe len tecide lehu nasira.

Bunlar Allah'ın lanetlediği kimselerdir. Allah'ın lnetine uğramış kimse için hiçbir yardımcı bulamazsın.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/52-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 52. ayet

- **Geçtiği form:** يَلْعَنِ — yel'ani · "la'netlerse"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَعَنَهُمُ اللّٰهُۜ وَمَنْ يَلْعَنِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ نَص۪يراًۜ

Ulaikellezine leanehumullah. Ve men yel'anillahu fe len tecide lehu nasira.

Bunlar Allah'ın lanetlediği kimselerdir. Allah'ın lnetine uğramış kimse için hiçbir yardımcı bulamazsın.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/52-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 93. ayet

- **Geçtiği form:** وَلَعَنَهُۥ — veleanehu · "ve la'net etmiştir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِناً مُتَعَمِّداً فَجَزَٓاؤُ۬هُ جَهَنَّمُ خَالِداً ف۪يهَا وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَاَعَدَّ لَهُ عَذَاباً عَظ۪يماً

Ve men yaktul mu'minen muteammiden fe cezauhu cehennemu haliden fiha ve gadıballahu aleyhi ve leanehu ve eadde lehu azaben azima.

Kim, bir Mü'min'i isteyerek öldürürse, onun karşılığı, içinde sürekli kalmak üzere Cehennem'dir. Allah ona gazap etmiş, lanetlemiş ve büyük bir azap hazırlamıştır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/93-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 118. ayet

- **Geçtiği form:** لَّعَنَهُ — leanehu · "ona la'net etti"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

لَعَنَهُ اللّٰهُۢ وَقَالَ لَاَتَّخِذَنَّ مِنْ عِبَادِكَ نَص۪يباً مَفْرُوضاًۙ

Leanehullah, ve kale le ettehizenne min ibadike nasiben mefruda.

Allah onu lanetledi ve o da: "Ant olsun ki senin kullarından farz olarak alacağım." dedi.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/118-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** لَعَنَّـٰهُمْ — leannahum · "onları la'netledik"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

فَبِمَا نَقْضِهِمْ م۪يثَاقَهُمْ لَعَنَّاهُمْ وَجَعَلْنَا قُلُوبَهُمْ قَاسِيَةًۚ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِه۪ۙ وَنَسُوا حَظاًّ مِمَّا ذُكِّرُوا بِه۪ۚ وَلَا تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلٰى خَٓائِنَةٍ مِنْهُمْ اِلَّا قَل۪يلاً مِنْهُمْ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاصْفَحْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ

Fe bima nakdihim misakahum leannahum ve cealna kulubehum kasiyet, yuharrifunel kelime an mevadııhi ve nesu hazzan mimma zukkiru bih, ve la tezalu tettaliu ala haınetin minhum illa kalilen minhum fa'fu anhum vasfah innallahe yuhıbbul muhsinin.

Anlaşmalarını bozmalarından dolayı onlara lanet ettik ve kalplerini katılaştırdık. Kelimeleri bağlamlarından kopararak çarpıtıyorlar, öğütlendikleri şeyden nasiplenmeyi unuturlar, içlerinden çok azı hariç, daima onların hainlik ettiklerini görürsün. Yine de vazgeç ve yaptıklarına aldırma. Kuşkusuz Allah, iyi davrananları sever.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/13-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** لَّعَنَهُ — leanehu · "la'net etmişse"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

قُلْ هَلْ اُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ ذٰلِكَ مَثُوبَةً عِنْدَ اللّٰهِۜ مَنْ لَعَنَهُ اللّٰهُ وَغَضِبَ عَلَيْهِ وَجَعَلَ مِنْهُمُ الْقِرَدَةَ وَالْخَنَاز۪يرَ وَعَبَدَ الطَّاغُوتَۜ اُو۬لٰٓئِكَ شَرٌّ مَكَاناً وَاَضَلُّ عَنْ سَوَٓاءِ السَّب۪يلِ

Kul hel unebbiukum bi şerrin min zalike mesubeten ındallah men leanehullahu ve gadıbe aleyhi ve ceale min humul kıredete vel hanazire ve abedet tagut ulaike şerrun mekanen ve edallu an sevais sebil.

De ki: "Allah'ın katında ceza olarak bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah'ın lanet ettiği, gazabına uğrattığı ve onlardan maymunlar, domuzlar ve tağuta kulluk eden kimseler yapmışsa, işte bunlar, durumları bakımından en kötü olan ve doğru yoldan sapmış olanlardır."

_https://acikkuran.com/maide-suresi/60-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** وَلُعِنُوا۟ — veluinu · "ve la'netlendiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَقَالَتِ الْيَهُودُ يَدُ اللّٰهِ مَغْلُولَةٌۜ غُلَّتْ اَيْد۪يهِمْ وَلُعِنُوا بِمَا قَالُواۢ بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِۙ يُنْفِقُ كَيْفَ يَشَٓاءُۜ وَلَيَز۪يدَنَّ كَث۪يراً مِنْهُمْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَاناً وَكُفْراًۜ وَاَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۜ   كُلَّمَٓا اَوْقَدُوا نَاراً لِلْحَرْبِ اَطْفَاَهَا اللّٰهُۙ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَاداًۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ

Ve kaletil yehudu yedullahi magluleh gullet eydihim ve luınu bima kalu bel yedahu mebsutatani yunfıku keyfe yeşa ve leyezidenne kesiran minhum ma unzile ileyke min rabbike tugyanen ve kufra ve elkayna beynehumul adavete vel bagdae ila yevmil kıyameh kullema evkadu naran lil harbi etfeehallahu ve yes'avne fil ardı fesada vallahu la yuhıbbul mufsidin.

O Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır." dediler. Böyle söylemelerinden dolayı elleri bağlandı ve söyledikleri yüzünden lanetlendiler. Oysaki O'nun iki eli de açıktır. Nasıl dilerse öyle infak eder. Yemin olsun ki sana Rabb'inden indirilen şey onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttıracaktır. Biz de aralarına kıyamet gününe kadar düşmanlık ve nefret yerleştirdik. Savaş için ateş yaktıkları her seferinde Allah onu söndürdü. Yeryüzünde bozgunculuk için koşuşuyorlar. Ve Allah bozguncuları sevmez.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/64-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 78. ayet

- **Geçtiği form:** لُعِنَ — luine · "la'net edilmiştir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

لُعِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ عَلٰى لِسَانِ دَاوُ۫دَ وَع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ

Luinellezine keferu min beni israile ala lisani davude ve isebni meryem zalike bima asav ve kanu ya'tedun.

İsrailoğullarından Kafir olan kimseler, asi olmaları ve haddi aşmaları nedeniyle, Davud'un ve Meyrem Oğlu İsa'nın diliyle lanetlendiler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/78-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** لَّعَنَتْ — leanet · "la'net eder"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, tekil · geçmiş zaman

قَالَ ادْخُلُوا ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ فِي النَّارِۜ   كُلَّمَا دَخَلَتْ اُمَّةٌ لَعَنَتْ اُخْتَهَاۜ  حَتّٰٓى اِذَا ادَّارَكُوا ف۪يهَا جَم۪يعاًۙ قَالَتْ اُخْرٰيهُمْ لِاُو۫لٰيهُمْ رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَضَلُّونَا فَاٰتِهِمْ عَذَاباً ضِعْفاً مِنَ النَّارِۜ قَالَ لِكُلٍّ ضِعْفٌ وَلٰكِنْ لَا تَعْلَمُونَ

Kaledhulu fi umemin kad halet min kablikum minel cinni vel insi fin nar, kullema dehalet ummetun leanet uhteha, hatta izeddareku fiha cemian kalet uhrahum li ulahum rabbena haulai edalluna fe atihim azaben di'fen minen nar kale li kullin di'fun ve lakin la ta'lemun.

Buyurdu ki: "Sizden önceki cinn ve insten ümmetler arasında siz de ateşe girin. Her ümmet girdikçe, yoldaşlarına lanet etti. Birbiri ardına hepsi orada toplandığı zaman; sonrakiler öncekiler için: "Ey Rabb'imiz! Bunlar bizi saptırdılar, bunlara ateşten bir kat daha azap ver." "Hepsi için bir kat fazla vardır, ama siz bilmezsiniz." dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/38-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** لَّعْنَةُ — lea'netu · "la'neti"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

وَنَادٰٓى اَصْحَابُ الْجَنَّةِ اَصْحَابَ النَّارِ اَنْ قَدْ وَجَدْنَا مَا وَعَدَنَا رَبُّنَا حَقاًّ فَهَلْ وَجَدْتُمْ مَا وَعَدَ رَبُّكُمْ حَقاًّۜ  قَالُوا نَعَمْۚ فَاَذَّنَ مُؤَذِّنٌ بَيْنَهُمْ اَنْ لَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الظَّالِم۪ينَۙ

Ve nada ashabul cenneti ashaben nari en kad vecedna ma vaadena rabbuna hakka fe hel vecedtum ma vaade rabbukum hakka kalu neam fe ezzene muezzinun beynehum en la'netullahi alez zalimin.

Cennet halkı, Cehennem halkına, "Rabb'imizin bize söz verdiklerinin gerçek olduğunu gördük; siz de Rabb'inizin size söylediklerinin gerçek olduğunu gördünüz mü?" diye seslenirler. "Evet." derler. Aralarından bir çağırıcı, "Allah'ın laneti zalimlerin üzerine olsun." diye bağırır.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/44-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 68. ayet

- **Geçtiği form:** وَلَعَنَهُمُ — veleanehumu · "ve onları la'netlemiştir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَعَدَ اللّٰهُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْكُفَّارَ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ هِيَ حَسْبُهُمْۚ وَلَعَنَهُمُ اللّٰهُۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُق۪يمٌۙ

Vaadallahul munafikine vel munafikati vel kuffare nare cehenneme halidine fiha hiye hasbuhum, ve leanehumullah ve lehum azabun mukim .

Allah, Münafık erkeklere ve Münafık kadınlara ve Kafirlere, Cehennem ateşini vadetmiştir. Orada sürekli kalıcıdırlar. Bu, onlara yeter. Allah, onları lanetlemiştir ve onlar için kalıcı bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/68-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** لَعْنَةُ — lea'netu · "laneti"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِباًۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُعْرَضُونَ عَلٰى رَبِّهِمْ وَيَقُولُ الْاَشْهَادُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ كَذَبُوا عَلٰى رَبِّهِمْۚ اَلَا لَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الظَّالِم۪ينَۙ

Ve men ezlemu mimmeniftera alallahi keziba, ulaike yu'radune ala rabbihim ve yekulul eşhadu haulaillezine kezebu ala rabbihim, e la la'netullahi alaz zalimin.

Uydurduğu yalanı Allah'a dayandırandan daha zalim kim olabilir? Onlar, Rabb'lerinin huzuruna çıkarılacaklar ve tanıklar da: "Rabb'lerine karşı yalan uyduranlar işte bunlardır." diyeceklerdir. İyi bilin ki Allah'ın laneti zalimlerin üzerinedir.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/18-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** لَعْنَةًۭ — lea'neten · "lanete"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

وَاُتْبِعُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا لَعْنَةً وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ  اَلَٓا اِنَّ عَاداً كَفَرُوا رَبَّهُمْۜ اَلَا بُعْداً لِعَادٍ قَوْمِ هُودٍ۟

Ve utbiu fi hazihid dunya la'neten ve yevmel kıyameh, e la inne aden keferu rabbehum, e la bu'den li adin kavmi hud.

Bu dünyada da kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. İyi bilin ki gerçekten Ad halkı Rabb'lerine nankörlük ettiler. İşte böyle yok olup gitti Hud halkı Ad.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/60-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 99. ayet

- **Geçtiği form:** لَعْنَةًۭ — lea'neten · "lanete"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

وَاُتْبِعُوا ف۪ي هٰذِه۪ لَعْنَةً وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ بِئْسَ الرِّفْدُ الْمَرْفُودُ

Ve utbiu fi hazihi la'neten ve yevmel kıyameh, bi'ser rifdul merfud.

Bu dünyada da Kıyamet Günü'nde de lanete uğratıldılar. Paylarına düşen ne kötü bir paydır.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/99-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** ٱللَّعْنَةُ — l-lea'netu · "la'net"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

وَالَّذ۪ينَ يَنْقُضُونَ عَهْدَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ م۪يثَاقِه۪ وَيَقْطَعُونَ مَٓا اَمَرَ اللّٰهُ بِه۪ٓ اَنْ يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِۙ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ اللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُٓوءُ الدَّارِ

Vellezine yankudune ahdallahi min ba'di misakıhi ve yaktaune ma emerallahu bihi en yusale ve yufsidune fil ardı ulaike lehumul la'netu ve lehum suud dar.

Misaklerinden sonra Allah'ın ahdini  bozanlar; Allah'ın bağlı kalınmasını istediği şeyle bağlarını koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlara lanet vardır ve dünya yurdunun kötü sonu onlarındır.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/25-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** ٱللَّعْنَةَ — l-lea'nete · "la'net edilecektir"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَاِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ

Ve inne aleykel la'nete ila yevmid din.

"Lanet, Din Günü'ne kadar senin üzerindedir." dedi.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/35-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَلْعُونَةَ — l-mel'unete · "la'netlenmiş"
  - **Dil bilgisi:** isim · edilgen · dişil · mansub isim

وَاِذْ قُلْنَا لَكَ اِنَّ رَبَّكَ اَحَاطَ بِالنَّاسِۜ وَمَا جَعَلْنَا الرُّءْيَا الَّت۪ٓي اَرَيْنَاكَ اِلَّا فِتْنَةً لِلنَّاسِ وَالشَّجَرَةَ الْمَلْعُونَةَ فِي الْقُرْاٰنِۜ وَنُخَوِّفُهُمْۙ فَمَا يَز۪يدُهُمْ اِلَّا طُغْيَاناً كَب۪يراً۟

Ve iz kulna leke inne rabbeke ehata bin nas, ve ma cealner ru'yalleti ereynake illa fitneten lin nasi veş şeceretel mel'unete fil kur'an, ve nuhavvifuhum fe ma yeziduhum illa tugyanen kebira.

Hani bir zaman sana: "Rabb'in insanları kuşatmıştır." demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyeti ve Kur'an'da lanet edilen ağacı, sadece insanlar için fitne kıldık. Biz onları uyarıyoruz. Fakat bu onların aşırı azgınlıklarını daha da artırmaktan başka bir şeye yaramıyor.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/60-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** لَعْنَتَ — lea'nete · "la'netinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَالْخَامِسَةُ اَنَّ لَعْنَتَ اللّٰهِ عَلَيْهِ اِنْ  كَانَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ

Vel hamisetu enne la'netallahi aleyhi in kane minel kazibin.

Beşincide de eğer yalan söyleyenlerden ise, Allah'ın lanetinin kendisi üzerine olmasını dilemesidir.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/7-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** لُعِنُوا۟ — luinu · "la'netlenmişlerdir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اِنَّ الَّذ۪ينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ لُعِنُوا فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ

İnnellezine yermunel muhsanatil gafilatil mu'minati luınu fid dunya vel ahırati ve lehum azabun azim.

Hiçbir şeyden haberi olmadığı halde muhsanat Mü'min kadınlara iftira atan kimseler dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. Ve onlar için büyük bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/23-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 42. ayet

- **Geçtiği form:** لَعْنَةًۭ ۖ — lea'neten · "bir la'net"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

وَاَتْبَعْنَاهُمْ ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا لَعْنَةًۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ هُمْ مِنَ الْمَقْبُوح۪ينَ۟

Ve etba'nahum fi hazihid dunya la'neh ve yevmel kıyameti hum minel makbuhin.

Bu dünyada arkalarına bir lanet taktık. Kıyamet günü ise onlar çirkinleştirilmiş olanlardandır.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/42-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** وَيَلْعَنُ — ve yel'anu · "ve la'netlersiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَقَالَ اِنَّمَا اتَّخَذْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْثَاناًۙ مَوَدَّةَ بَيْنِكُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ ثُمَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ يَكْفُرُ بَعْضُكُمْ بِبَعْضٍ وَيَلْعَنُ بَعْضُكُمْ بَعْضاًۘ وَمَأْوٰيكُمُ النَّارُ  وَمَا لَكُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَۗ

Ve kale innemettehaztum min dunillahi evsanen meveddete beynikum fil hayatid dunya, summe yevmel kıyameti yekfuru ba'dukum bi ba'dın ve yel'anu ba'dukum ba'dan ve me'vakumun naru ve ma lekum min nasırin.

İbrahim: "Siz, dünya hayatında Allah'ın yanı sıra putları aranızda sevgi vesilesi edindiniz. Sonra Kıyamet Günü, bir kısmınız bir kısmınızı yalanlayacak ve bir kısmınız bir kısmınızı lanetleyeceksiniz. Varacağınız yer ateştir. Ve sizin için bir yardımcı yoktur." dedi.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/25-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** لَعَنَهُمُ — leanehumu · "onlara la'net etmiştir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اِنَّ الَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَاَعَدَّ لَهُمْ عَذَاباً مُه۪يناً

İnnellezine yu'zunallahe ve resulehu leanehumullahu fid dunya vel ahıreti ve eadde lehum azaben muhina.

Allah ve Resul'üne eziyet edenlere, Allah, dünya ve ahirette lanet etti. Ve onlar için alçaltıcı bir azap hazırladı.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/57-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** مَّلْعُونِينَ ۖ — mel'unine · "la'netlenirler"
  - **Dil bilgisi:** isim · edilgen · eril, çoğul · mansub isim

مَلْعُون۪ينَۚۛ اَيْنَ مَا ثُقِفُٓوا اُخِذُوا وَقُتِّلُوا تَقْت۪يلاً

Mel'unin, eyne ma sukıfu uhızu ve kuttılu taktila.

Lanetlenmiş kimseler olarak, nerede rastlansalar yakalanıp, kıyasıya öldürülürler.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/61-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** لَعَنَ — leane · "la'net etmiştir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اِنَّ اللّٰهَ لَعَنَ الْكَافِر۪ينَ وَاَعَدَّ لَهُمْ سَع۪يراًۙ

İnnallahe leanel kafirine ve eadde lehum saira.

Allah, Kafirlere lanet etmiştir. Onlar için alevli ateşi hazırlamıştır.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/64-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 68. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْعَنْهُمْ — vel'anhum · "ve onlara la'net eyle"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

رَبَّنَٓا اٰتِهِمْ ضِعْفَيْنِ مِنَ الْعَذَابِ وَالْعَنْهُمْ لَعْناً كَب۪يراً۟

Rabbena atihim dı'feyni minel azabi vel anhum la'nen kebira.

"Rabb'imiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lanete uğrat."

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/68-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 68. ayet

- **Geçtiği form:** لَعْنًۭا — lea'nen · "bir la'netle"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

رَبَّنَٓا اٰتِهِمْ ضِعْفَيْنِ مِنَ الْعَذَابِ وَالْعَنْهُمْ لَعْناً كَب۪يراً۟

Rabbena atihim dı'feyni minel azabi vel anhum la'nen kebira.

"Rabb'imiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lanete uğrat."

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/68-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 78. ayet

- **Geçtiği form:** لَعْنَتِىٓ — lea'neti · "lanetim"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

وَاِنَّ عَلَيْكَ لَعْنَت۪ٓي اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ

Ve inne aleyke la'neti ila yevmid din.

Lanetim, Din Günü'ne kadar senin üzerindedir.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/78-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 52. ayet

- **Geçtiği form:** ٱللَّعْنَةُ — l-lea'netu · "la'net"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

يَوْمَ لَا يَنْفَعُ الظَّالِم۪ينَ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَهُمُ اللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُٓوءُ الدَّارِ

Yevme la yenfeuz zalimine ma'ziretuhum ve lehumulla'netu ve lehum suud dar.

O Gün zalimlere, mazeretleri yarar sağlamaz. Onlara lanet okunacak ve yurtların en kötüsü onlar içindir.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/52-ayet-meali.md_

### 47. Muhammed suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** لَعَنَهُمُ — leanehumu · "la'netlediği"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فَاَصَمَّهُمْ وَاَعْمٰٓى اَبْصَارَهُمْ

Ulaikellezine leanehumullahu fe esammehum ve a'ma ebsarehum.

İşte onlar, Allah'ın lanetlediği kimselerdir. Böylece onların kulaklarını sağır, gözlerini kör yaptı.

_https://acikkuran.com/muhammed-suresi/23-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** وَلَعَنَهُمْ — veleanehum · "ve onları la'netlemiştir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَيُعَذِّبَ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْمُشْرِك۪ينَ وَالْمُشْرِكَاتِ الظَّٓانّ۪ينَ بِاللّٰهِ ظَنَّ السَّوْءِۜ عَلَيْهِمْ دَٓائِرَةُ السَّوْءِۚ وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَلَعَنَهُمْ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَهَنَّمَۜ وَسَٓاءَتْ مَص۪يراً

Ve yuazzibel munafikine vel munafikati vel muşrikine vel muşrikatiz zannine billahi zannes sev'i aleyhim dairetus sev'i, ve gadiballahu aleyhim ve leanehum ve eadde lehum cehennem, ve saet masira.

Allah; hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve kadınlara, Müşrik erkek ve kadınlara azap etsin. Kötü zanları onların üzerlerine dönsün. Allah, onlara kızdı ve onları lanetledi. Ve onlar için Cehennem'i hazırladı. Ne kötü bir varış yeri.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/6-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-12
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
