# Mim-Nun-Ayn — منع (mnE)

> Kur'an'da 17 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/mnE

- **Anlam:** Engellemek, alıkoymak, durdurmak, önlemek, engelleyici olmak, yasaklamak, reddetmek veya geri çevirmek, aynı zamanda korumak veya savunmak veya muhafaza etmek, tartışmak veya itiraz etmek, direnmek veya dayanmak, güçlendirmek veya tahkim etmek, bir şeyi erişilemez veya yaklaşılamaz veya erişimi zor hale getirmek.
- **Türevleri:** مَّانِعَت (1) · مَّنَعَ (12) · مَّنَّاع (2) · مَمْنُوعَة (1) · مَنُوع (1)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 114. ayet

- **Geçtiği form:** مَّنَعَ — menea · "men eden"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ مَنَعَ مَسَاجِدَ اللّٰهِ اَنْ يُذْكَرَ ف۪يهَا اسْمُهُ وَسَعٰى ف۪ي خَرَابِهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ مَا كَانَ لَهُمْ اَنْ يَدْخُلُوهَٓا اِلَّا خَٓائِف۪ينَۜ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ

Ve men azlemu mimmen menea mesacidallahi en yuzkere fihesmuhu ve sea fi harabiha ulaike ma kane lehum en yedhuluha illa haifin lehum fid dunya hızyun ve lehum fil ahireti azabun azim.

Allah'ın mescitlerinde, O'nun adının anılmasını engelleyen ve onların harap olmasına çalışan kimseden daha zalim kim olabilir? Buralara, ancak Allah'a karşı gelmekten korkularak girilebilir. Onlar için dünyada aşağılanma, ahirette de büyük bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/114-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 141. ayet

- **Geçtiği form:** وَنَمْنَعْكُم — ve nemnea'kum · "ve sizi korumadık mı?"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلَّذ۪ينَ يَتَرَبَّصُونَ بِكُمْۚ فَاِنْ كَانَ لَكُمْ فَتْحٌ مِنَ اللّٰهِ قَالُٓوا اَلَمْ نَكُنْ مَعَكُمْۘ وَاِنْ كَانَ لِلْكَافِر۪ينَ نَص۪يبٌۙ قَالُٓوا اَلَمْ نَسْتَحْوِذْ عَلَيْكُمْ وَنَمْنَعْكُمْ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ فَاللّٰهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَلَنْ يَجْعَلَ اللّٰهُ لِلْكَافِر۪ينَ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ سَب۪يلاً۟

Ellezine yeterabbesune bikum, fe in kane lekum fethun minallahi kalu e lem nekun meakum, ve in kane lil kafirine nasibun, kalu e lem nestahviz aleykum ve nemna'kum minel mu'minin. Fallahu yahkumu beynekum yevmel kıyameh. Ve len yec'alallahu lil kafirine alal mu'minine sebila.

Onlar, sürekli sizi gözetliyorlar, eğer Allah size bir zafer verirse: "Biz de sizinle beraber değil miydik?" derler. Eğer, Kafirler üstünlük sağlarlarsa: "Biz sizin üstün gelmenizi sağlamadık mı, Mü'minlerden korumadık mı?" derler. Kuşkusuz, Allah, Kıyamet Günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, Mü'minlere karşı, Kafirlere asla bir yol vermeyecektir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/141-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** مَنَعَكَ — meneake · "seni alıkoyan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

قَالَ مَا مَنَعَكَ اَلَّا تَسْجُدَ اِذْ اَمَرْتُكَۜ قَالَ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْهُۚ خَلَقْتَن۪ي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ ط۪ينٍ

Kale ma meneake ella tescude iz emertuk, kale ene hayrun minh, halakteni min narin ve halaktehu min tin.

"Sana buyurduğum halde, seni secde etmekten alıkoyan nedir?" dedi. "Ben ondan hayırlıyım, beni ateşten onu çamurdan yarattın." dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/12-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** مَنَعَهُمْ — meneahum · "engel olan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَمَا مَنَعَهُمْ اَنْ تُقْبَلَ مِنْهُمْ نَفَقَاتُهُمْ اِلَّٓا اَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَبِرَسُولِه۪ وَلَا يَأْتُونَ الصَّلٰوةَ اِلَّا وَهُمْ كُسَالٰى وَلَا يُنْفِقُونَ اِلَّا وَهُمْ كَارِهُونَ

Ve ma meneahum en tukbele minhum nefekatuhum illa ennehum keferu billahi ve bi resulihi ve la ye'tunes salate illa ve humkusala ve la yunfikune illa ve hum karihun.

İnfaklarının kabul edilmesine engel şey, onların, Allah'a ve Resul'üne karşı küfretmeleri, salata üşene üşene gelmeleri ve istemeyerek infak etmeleridir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/54-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 63. ayet

- **Geçtiği form:** مُنِعَ — munia · "men'edildi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَلَمَّا رَجَعُٓوا اِلٰٓى اَب۪يهِمْ قَالُوا يَٓا اَبَانَا مُنِـعَ مِنَّا الْكَيْلُ فَاَرْسِلْ مَعَنَٓا اَخَانَا نَكْتَلْ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ

Fe lemma receu ila ebihim kalu ya ebana munia minnel keylu fe ersil meana ehana nektel ve inna lehu le hafizun.

Babalarının yanına vardıklarında: "Ey babamız! Kardeşimizi bizimle birlikte gönder ki tahıl alalım. Yoksa bize tahıl verilmeyecek. Onu mutlaka koruruz." dediler.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/63-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 59. ayet

- **Geçtiği form:** مَنَعَنَآ — meneana · "bizi alıkoyan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَمَا مَنَعَنَٓا اَنْ نُرْسِلَ بِالْاٰيَاتِ اِلَّٓا اَنْ كَذَّبَ بِهَا الْاَوَّلُونَۜ وَاٰتَيْنَا ثَمُودَ النَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا بِهَاۜ وَمَا نُرْسِلُ بِالْاٰيَاتِ اِلَّا تَخْو۪يفاً

Ve ma meneana en nursile bil ayati illa en kezzebe bihel evvelun, ve ateyna semuden nakate mubsıraten fe zalemu biha, ve ma nursilu bil ayati illa tahvifa.

Bizi ayet göndermekten alıkoyan şey, öncekilerin onu yalanlamış olmalarıdır. Semud halkına göz göre göre o dişi deveyi verdik. Onunla kendilerine zulmettiler. Ve Biz, ayetleri uyarmaktan başka bir şey için göndermeyiz.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/59-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 94. ayet

- **Geçtiği form:** مَنَعَ — menea · "alıkoyan şey"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَمَا مَنَعَ النَّاسَ اَنْ يُؤْمِنُٓوا اِذْ جَٓاءَهُمُ الْهُدٰٓى اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَبَعَثَ اللّٰهُ بَشَراً رَسُولاً

Ve ma menean nase en yu'minu iz cae humul huda illa en kalu e beasallahu beşeren resula.

İnsanlara, doğru yola ileten rehber gelince, onları iman etmekten alıkoyan şey, "Allah, ölümlü bir beşeri mi resul gönderdi?" şeklindeki anlayışlarıdır.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/94-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 55. ayet

- **Geçtiği form:** مَنَعَ — menea · "alıkoyan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَمَا مَنَعَ النَّاسَ اَنْ يُؤْمِنُٓوا اِذْ جَٓاءَهُمُ الْهُدٰى وَيَسْتَغْفِرُوا رَبَّهُمْ اِلَّٓا اَنْ تَأْتِيَهُمْ سُنَّةُ الْاَوَّل۪ينَ اَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ قُبُلاً

Ve ma menean nase en yu'minu iz cae humul huda ve yestagfiru rabbehum illa en te'tiyehum sunnetul evveline ev ye'tiyehumul azabu kubula.

Kendilerine doğru yolu gösterici geldiği zaman; insanları, Rabb'lerinin bağışlamasını dilemekten ve iman etmekten alıkoyan şey, kendilerinden öncekilerinin başına gelenlerin, kendi başlarına da gelmesini ya da azapla karşı karşıya gelmeyi beklemeleridir.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/55-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 92. ayet

- **Geçtiği form:** مَنَعَكَ — meneake · "sana engel olan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

قَالَ يَا هٰرُونُ مَا مَنَعَكَ اِذْ رَاَيْتَهُمْ ضَلُّواۙ

Kale ya harunu ma meneake iz reeytehum dallu.

Musa: "Ey Harun! Bunların sapkınlıklarını gördüğün halde, onları uyarmaktan seni alıkoyan ne oldu?"

_https://acikkuran.com/taha-suresi/92-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** تَمْنَعُهُم — temneuhum · "onları koruyacak"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

اَمْ لَهُمْ اٰلِهَةٌ تَمْنَعُهُمْ مِنْ دُونِنَاۜ لَا يَسْتَط۪يعُونَ نَصْرَ اَنْفُسِهِمْ وَلَا هُمْ مِنَّا يُصْحَبُونَ

Em lehum alihetun temneuhum min dunina, la yestetiune nasre enfusihim ve la hum minna yushabun.

Yoksa onların, onları Bize karşı koruyacak ilahları mı var? Onlar, kendilerine dahi yardıma güç yetiremezler. Ve onlara Bizim tarafımızdan sahip çıkılmaz.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/43-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** مَنَعَكَ — meneake · "seni alıkoyan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

قَالَ يَٓا اِبْل۪يسُ مَا مَنَعَكَ اَنْ تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَيَّۜ اَسْتَكْـبَرْتَ اَمْ كُنْتَ مِنَ الْعَال۪ينَ

Kale ya iblisu ma meneake en tescude lima halaktu bi yedeyy, estekberte em kunte minel alin.

"Ey İblis! İki elimle yarattığım şeye secde etmekten seni alıkoyan nedir? Büyüklük mü taslıyorsun, yoksa kendini çok mu üstün görüyorsun?" dedi.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/75-ayet-meali.md_

### 50. Kaf suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** مَّنَّاعٍۢ — mennain · "engel olan"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ مُر۪يبٍۙ

Mennaın lil hayri mu'tedin muribin.

Hayra engel olan, haddi aşan, güvensizlik içinde olan.

_https://acikkuran.com/kaf-suresi/25-ayet-meali.md_

### 56. Vakıa suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** مَمْنُوعَةٍۢ — memnuatin · "yasaklanmayan"
  - **Dil bilgisi:** isim · edilgen · dişil · mecrur isim · belirsiz

لَا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍۙ

La maktuatin ve la memnuah.

Tükenmeyen ve yasaklanmayan,

_https://acikkuran.com/vakia-suresi/33-ayet-meali.md_

### 59. Haşr suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** مَّانِعَتُهُمْ — maniatuhum · "koruyacağını"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil · merfu` isim

هُوَ الَّـذ۪ٓي اَخْرَجَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مِنْ دِيَارِهِمْ لِاَوَّلِ الْحَشْرِۜ مَا ظَنَنْتُمْ اَنْ يَخْرُجُوا وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ مَانِعَتُهُمْ حُصُونُهُمْ مِنَ اللّٰهِ فَاَتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ حَيْثُ لَمْ يَحْتَسِبُوا وَقَذَفَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الرُّعْبَ يُخْرِبُونَ بُيُوتَهُمْ بِاَيْد۪يهِمْ وَاَيْدِي الْمُؤْمِن۪ينَ فَاعْتَبِرُوا يَٓا اُو۬لِي الْاَبْصَارِ

Huvellezi ahrecellezine keferu min ehlil kitabi min diyarihim li evvelil haşr, ma zanentum en yahrucu ve zannu ennehum maniatuhum husunuhum minallahi fe etahumullahu min haysu lem yahtesibu ve kazefe fi kulubihimur ru'be yuhribune buyutehum bi eydihim ve eydil mu'minine fa'tabiru ya ulil ebsar.

Kitap Ehli'nden kafirleri sürgün için yurtlarından çıkaran O'dur. Siz, onların yurtlarından çıkacaklarını sanmamıştınız. Ve onlar da kalelerinin, kendilerini Allah'tan koruyacağına inandılar. Oysa Allah'ın buyruğu onlara hesaba katmadıkları yerden geldi. Allah, onların yüreklerine evlerinin kendi elleriyle ve iman edenlerin elleriyle harap edileceği korkusunu saldı. Ey basiret sahipleri! Artık ibret alın.

_https://acikkuran.com/hasr-suresi/2-ayet-meali.md_

### 68. Kalem suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** مَّنَّاعٍۢ — mennain · "engel olan"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mecrur isim · belirsiz

مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ اَث۪يمٍۙ

Mennaın lil hayri mu'tedin esim.

Sürekli iyi şeyleri engelleyip haddi aşan günahkarlara,

_https://acikkuran.com/kalem-suresi/12-ayet-meali.md_

### 70. Mearic suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** مَنُوعًا — menuan · "eli sıkıdır"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

وَاِذَا مَسَّهُ الْخَيْرُ مَنُوعاًۙ

Ve iza messehul hayru menua.

Mal-mülk sahibi olunca da ondan kimseyi yararlandırmaz.

_https://acikkuran.com/mearic-suresi/21-ayet-meali.md_

### 107. Maun suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** وَيَمْنَعُونَ — ve yemneune · "ve engellerler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ

Ve yemneunel maun.

Ve küçük, basit, sıradan yardımı bile esirgerler.

_https://acikkuran.com/maun-suresi/7-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
