# Mim-Ra-Elif — مرا (mrA)

> Kur'an'da 38 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/mrA

- **Anlam:** Acı olmak, sıkıntılı olmak, zorlamak, tartışmak, münakaşa etmek, şüphe etmek, süt sağmak, geçmek, yürümek, sıvazlamak, kadın
- **Türevleri:** مَرْء (4) · مَّرِي ٔ (1) · ٱمْرَأ (1) · ٱمْرِئ (5) · ٱمْرُؤٌا (1) · ٱمْرَأَت (26)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 102. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَرْءِ — l-mer'i · "eşi"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

وَاتَّـبَعُوا مَا تَتْلُوا الشَّيَاط۪ينُ عَلٰى مُلْكِ سُلَيْمٰنَۚ وَمَا كَفَرَ سُلَيْمٰنُ وَلٰكِنَّ الشَّيَاط۪ينَ كَفَرُوا يُعَلِّمُونَ النَّاسَ السِّحْرَۗ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَۜ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنْ اَحَدٍ حَتّٰى يَقُولَٓا اِنَّمَا نَحْنُ فِتْنَةٌ فَلَا تَكْفُرْۜ فَيَتَعَلَّمُونَ مِنْهُمَا مَا يُفَرِّقُونَ بِه۪ بَيْنَ الْمَرْءِ وَزَوْجِه۪ۜ وَمَا هُمْ بِضَٓارّ۪ينَ بِه۪ مِنْ اَحَدٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَيَتَعَلَّمُونَ مَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْۜ وَلَقَدْ عَلِمُوا لَمَنِ اشْتَرٰيهُ مَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ خَلَاقٍ۠ وَلَبِئْسَ مَا شَرَوْا بِه۪ٓ اَنْفُسَهُمْۜ  لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ

Vettebeu ma tetluş şeyatinu ala mulki suleyman ve ma kefere suleymanu ve lakinneş şeyatine keferu yuallimunen nases sihra, ve ma unzile alel melekeyni bi babile harute ve marut, ve ma yuallimani min ehadin hatta yekula innema nahnu fitnetun fe la tekfur fe yeteallemune minhuma ma yuferrikune bihi beynel mer'i ve zevcih, ve ma hum bi darrine bihi min ehadin illa bi iznillah, ve yeteallemune ma yadurruhum ve la yenfeuhum ve lekad alimu le menişterahu ma lehu fil ahireti min halakın, ve le bi'se ma şerev bihi enfusehum lev kanu ya'lemun.

Ve onlar, Süleyman'ın sahip olduğu güç konusunda şeytanların uydurdukları şeylere uydular. Oysa Süleyman gerçeğe aykırı bir şey yapmadı. Ancak insanlara büyü yapmayı öğreten şeytanlar gerçeği gizliyordu; Babil'deki iki melike; Harut ve Marut'a bir şey indirilmiş değildi. Hatta bu iki melik: "Biz fitneyiz, sakın kafir olma!" demedikçe, hiç kimseye bir şey öğretmiyorlardı. Fakat onlar, o ikisinden karı ile kocanın arasını açacak şeyler öğrenmeye çalışıyorlardı. Ancak, Allah'ın izni olmadıkça bu şeyle hiç kimseye zarar veremezler. Onlar, kendilerine bir faydası olmayan, sadece zarar verecek şeyleri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, büyü ile uğraşanların ahirette bir nasiplerinin olmayacağını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür. Keşke bilselerdi.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/102-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 282. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱمْرَأَتَانِ — vemraetani · "iki kadın"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا تَدَايَنْتُمْ بِدَيْنٍ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى فَاكْتُبُوهُۜ وَلْيَكْتُبْ بَيْنَكُمْ كَاتِبٌ بِالْعَدْلِۖ وَلَا يَأْبَ كَاتِبٌ اَنْ يَكْتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ اللّٰهُ فَلْيَكْتُبْۚ وَلْيُمْلِلِ الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ وَلْيَتَّقِ اللّٰهَ رَبَّهُ وَلَا يَبْخَسْ مِنْهُ شَيْـٔاًۜ فَاِنْ كَانَ الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ سَف۪يهاً اَوْ ضَع۪يفاً اَوْ لَا يَسْتَط۪يعُ اَنْ يُمِلَّ هُوَ فَلْيُمْلِلْ وَلِيُّهُ بِالْعَدْلِۜ وَاسْتَشْهِدُوا شَه۪يدَيْنِ مِنْ رِجَالِكُمْۚ فَاِنْ لَمْ يَكُونَا رَجُلَيْنِ فَرَجُلٌ وَامْرَاَتَانِ مِمَّنْ تَرْضَوْنَ مِنَ الشُّهَدَٓاءِ اَنْ تَضِلَّ اِحْدٰيهُمَا فَتُذَكِّرَ اِحْدٰيهُمَا الْاُخْرٰىۜ وَلَا يَأْبَ الشُّهَدَٓاءُ اِذَا مَا دُعُواۜ وَلَا تَسْـَٔمُٓوا اَنْ تَكْتُبُوهُ صَغ۪يراً اَوْ كَب۪يراً اِلٰٓى اَجَلِه۪ۜ ذٰلِكُمْ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِ وَاَقْوَمُ لِلشَّهَادَةِ وَاَدْنٰٓى اَلَّا تَرْتَابُٓوا اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ تِجَارَةً حَاضِرَةً تُد۪يرُونَهَا بَيْنَكُمْ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَلَّا تَكْتُبُوهَاۜ وَاَشْهِدُٓوا اِذَا تَبَايَعْتُمْۖ وَلَا يُضَٓارَّ  كَاتِبٌ وَلَا شَه۪يدٌۜ وَاِنْ تَفْعَلُوا فَاِنَّهُ فُسُوقٌ بِكُمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَيُعَلِّمُكُمُ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ

Ya eyyuhellezine amenu iza tedayentum bi deynin ila ecelin musemmen fektubuh, velyektub beynekum katibun bil adl, ve la ye'be katibun en yektube kema allemehullahu felyektub, velyumlilillezi aleyhil hakku velyettekıllahe rabbehu ve la yebhas minhu şey'a, fe in kanellezi aleyhil hakku sefihan ev daifen ev la yestatiu en yumille huve felyumlil veliyyuhu bil adl, vesteşhidu şehideyni min ricalikum, fe in lem yekuna raculeyni fe raculun vemraetani mimmen terdavne mineş şuhedai en tedılle ıhdahuma fe tuzekkire ıhdahumal uhra ve la ye'beş şuhedau iza ma duu, ve la tes'emu en tektubuhu sagiran ev kebiran ila ecelih, zalikum aksatu indallahi ve akvemu liş şehadeti ve edna ella tertabu illa en tekune ticareten hadıraten tudiruneha beynekum fe leyse aleykum cunahun ella tektubuha ve eşhidu iza tebaya'tum, ve la yudarra katibun ve la şehid, ve in tef'alu fe innehu fusukun bikum, vettekullah, ve yuallimukumullah, vallahu bi kulli şey'in alim.

Ey İman Edenler! Belli bir süre için birbirinize borç verdiğiniz zaman onu yazın. Yazan her kimse, onu adaletle yazsın. Allah'ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, yazsın. Borçlu olan da yazdırsın. Rabb'i olan Allah'a karşı takvalı olsun, ondan hiçbir şeyi eksik bırakmasın. Eğer borçlu aklı ermez, aciz veya kendi söyleyip yazdıramayacak durumda birisi ise, velisi, onu adaletli bir şekilde yazdırsın. Erkeklerinizden de iki tanık tutun. Eğer iki erkek bulunmazsa, o zaman razı olacağınız tanıklardan bir erkek ve biri şaşırdığında diğeri ona hatırlatacak iki kadın tanık tutun. Tanıklar, çağrıldıkları zaman kaçınmasınlar. Az olsun çok olsun onu vadesiyle birlikte yazmaktan üşenmeyin. Bu, Allah katında en adil, tanıklık için daha sağlam ve şüphe etmemeniz için daha uygundur. Ancak, aranızda hemen devredip durduğunuz ve peşin olarak yaptığınız ticaret başka, bunu yazmamanızda sizin için bir sakınca yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman tanık bulundurun. Tanık olana da yazana da zarar verilmesin. Eğer bunu yaparsanız kendinize kötülük yapmış olursunuz. Allah'a karşı takvalı olun. Allah, size gerekli olanı öğretiyor. Ve Allah, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/282-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَتُ — mraetu · "karısı"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

اِذْ قَالَتِ امْرَاَتُ عِمْرٰنَ رَبِّ اِنّ۪ي نَذَرْتُ لَكَ مَا ف۪ي بَطْن۪ي مُحَرَّراً فَتَقَبَّلْ مِنّ۪يۚ اِنَّكَ اَنْتَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ

İz kalet imraetu ımrane rabbi inni nezertu leke ma fi batni muharraran fe tekabbel minni, inneke entes semiul alim.

Hani, bir zaman İmran'ın Hanımı: "Rabb'im! Karnımdaki hür bırakılmış olanı sana adadım. Benden kabul et. Kuşkusuz, Sen Her Şeyi Duyan'sın, Her Şeyi Bilen'sin." demişti.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/35-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱمْرَأَتِى — vemraeti · "ve karım da"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

قَالَ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَقَدْ بَلَغَنِيَ الْكِبَرُ وَامْرَاَت۪ي عَاقِرٌۜ قَالَ كَذٰلِكَ اللّٰهُ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ

Kale rabbi enna yekunu li gulamun ve kad beleganiyel kiberu vemraeti akir, kale kezalikellahu yef'alu ma yeşa'.

"Ey Rabb'im! Ben iyice yaşlanmışken, hanımım da çocuktan kesilmişken, benim nasıl çocuğum olabilir!" dedi. O da: "Pekala olur, Allah dilediğini yapar." dedi.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/40-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** مَّرِيٓـًۭٔا — meriyen · "iç huzuruyla"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

وَاٰتُوا النِّسَٓاءَ صَدُقَاتِهِنَّ نِحْلَةًۜ  فَاِنْ طِبْنَ لَكُمْ عَنْ شَيْءٍ مِنْهُ نَفْساً فَكُلُوهُ هَن۪ٓيـٔاً مَر۪ٓيـٔاً

Ve atun nisae sadukatihinne nıhleh. Fe in tıbne lekum an şey'in minhu nefsen fe kuluhu henien meria.

O kadınlara, vadettiklerinizi bir hak olarak verin. Eğer gönül rızası ile ondan bir kısmını size verirlerse, o zaman onu dilediğiniz gibi yiyin.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/4-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَةٌۭ — mraetun · "kadının"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim · belirsiz

وَلَكُمْ نِصْفُ مَا تَرَكَ اَزْوَاجُكُمْ اِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُنَّ وَلَدٌۚ فَاِنْ كَانَ لَهُنَّ وَلَدٌ فَلَكُمُ الرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْنَ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوص۪ينَ بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۜ وَلَهُنَّ الرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْتُمْ اِنْ لَمْ يَكُنْ لَكُمْ وَلَدٌۚ فَاِنْ كَانَ لَكُمْ وَلَدٌ فَلَهُنَّ الثُّمُنُ مِمَّا تَرَكْتُمْ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ تُوصُونَ بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۜ وَاِنْ كَانَ رَجُلٌ يُورَثُ كَلَالَةً اَوِ امْرَاَةٌ وَلَهُٓ اَخٌ اَوْ اُخْتٌ فَلِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا السُّدُسُۚ فَاِنْ كَانُٓوا اَكْثَرَ مِنْ ذٰلِكَ فَهُمْ شُرَكَٓاءُ فِي الثُّلُثِ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصٰى بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۙ غَيْرَ مُضَٓارٍّۚ وَصِيَّةً مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَل۪يمٌۜ

Ve lekum nısfu ma terake ezvacukum in lem yekun lehunne veled, fe in kane lehunne veledun fe lekumur rubuu mimma terakne min ba'di vasıyyetin yusine biha ev deyn. Ve lehunner rubuu mimma teraktum in lem yekun lekum veled, fe in kane lekum veledun fe lehunnes sumunu mimma teraktum min ba'di vasıyyetin tusune biha ev deyn. Ve in kane raculun yurasu kelaleten ev imraetun ve lehu ahun ev uhtun fe li kulli vahidin min humas sudus, fe in kanu eksera min zalike fe hum şurakau fis sulusi min ba'di vasiyyetin yusa biha ev deynin gayra mudarr, vasıyyeten minallah. Vallahu alimun halim.

Eğer, hanımlarınızın çocukları yoksa bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer, çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Bu, yaptığı vasiyetten ve borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer çocuğunuz yoksa bıraktığınızın dörtte biri hanımlarınızındır. Eğer çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Bu, yaptığınız vasiyetten ve borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Kocanın veya hanımın anne, baba ve çocukları bulunmadığı takdirde miras bırakır ve kendisinin bir erkek veya bir kız kardeşi varsa her birine altıda bir düşer. Bundan daha fazla iseler mirasın üçte birine ortaktırlar. Bu paylaşma, kimse zarara uğratılmaksızın yapılacaktır. Bu, vasiyetten ve borçların ödenmesinden sonradır. Bu, Allah'tan bir vasiyettir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Çok Şefkatli'dir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/12-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 128. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَةٌ — mraetun · "bir kadın"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim · belirsiz

وَاِنِ امْرَاَةٌ خَافَتْ مِنْ بَعْلِهَا نُشُوزاً اَوْ اِعْرَاضاً فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَٓا اَنْ يُصْلِحَا بَيْنَهُمَا صُلْحاًۜ وَالصُّلْحُ خَيْرٌۜ وَاُحْضِرَتِ الْاَنْفُسُ الشُّحَّۜ وَاِنْ تُحْسِنُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يراً

Ve in imraetun hafet min ba'liha nuşuzen ev ı'radan fe la cunaha aleyhima en yuslıha beynehuma sulha. Ves sulhu hayr. Ve uhdıratil enfusuş şuhh. Ve in tuhsinu ve tetteku fe innallahe kane bi ma ta'melune habira.

Eğer bir kadın, kocasının nuşuzundan veya kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, uzlaşmaya çalışmalarında bir sakınca yoktur. Uzlaşmak, daha hayırlıdır. Zira benlikler bencilliğe eğimlidir. Eğer arayı düzeltmek ister ve takvalı davranırsanız; Allah, Yaptığınız Her Şeyden Haberdar'dır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/128-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 176. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرُؤٌا۟ — mru'un · "kişinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

يَسْتَفْتُونَكَۜ قُلِ اللّٰهُ يُفْت۪يكُمْ فِي الْكَلَالَةِۜ اِنِ امْرُؤٌا هَلَكَ لَيْسَ لَهُ وَلَدٌ وَلَهُٓ اُخْتٌ فَلَهَا نِصْفُ مَا تَرَكَۚ وَهُوَ يَرِثُـهَٓا اِنْ لَمْ يَكُنْ لَهَا وَلَدٌۜ فَاِنْ كَانَتَا اثْنَتَيْنِ فَلَهُمَا الثُّلُثَانِ مِمَّا تَرَكَۜ وَاِنْ كَانُٓوا اِخْوَةً رِجَالاً وَنِسَٓاءً فَلِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ الْاُنْثَيَيْنِۜ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اَنْ تَضِلُّواۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ

Yesteftuneke. Kulillahu yuftikum fil kelaleh. İnimruun heleke leyse lehu veled, ve lehu uhtun fe leha nısfu ma terak, ve huve yerisuha in lem yekun leha veled. Fe in kanetesneteyni fe lehumas sulusani mimma terak. Ve in kanu ıhveten ricalen ve nisaen fe liz zekeri mislu hazzıl unseyeyn. Yubeyyinullahu lekum en tadıllu vallahu bi kulli şey'in alim.

Sana soruyorlar. De ki: "Allah kelale hakkında size hükmünü veriyor: Ölen herhangi bir kimsenin çocuğu yoksa yalnızca bir kız kardeşi varsa, mirasın yarısı onundur. Kız kardeşi ölür de çocuğu da yoksa erkek kardeşi onun malına varis olur. Kız kardeş, iki taneyse mirasın üçte ikisi onlarındır. Eğer erkek ve kadın çok kardeşlerse, o zaman erkeğe iki kadın payı vardır. Şaşırıp sapıtmamanız için, Allah, size açıklıyor. Ve Allah Her Şeyi En İyi Bilen'dir."

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/176-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَتَهُۥ — mraetehu · "karısı"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُۘ  كَانَتْ مِنَ الْغَابِر۪ينَ

Fe enceynahu ve ehlehu illemreetehu kanet minel gabirin.

Bunun üzerine onu ve yanında yer alanları kurtardık. Karısı hariç; o, geride kalanlardan oldu.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/83-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَرْءِ — l-mer'i · "kişi ile"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اسْتَج۪يبُوا لِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ اِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْي۪يكُمْۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِه۪ وَاَنَّـهُٓ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

Ya eyyuhellezine amenustecibu lillahi ve lir resuli iza deakum lima yuhyikum, va'lemu ennallahe yehulu beynel mer'i ve kalbihi ve ennehu ileyhi tuhşerun.

Ey İman Edenler! Sizi, size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah'a ve Resul'üne icabet edin. Bilin ki Allah, kişi ile kalbinin arasına girer. Kuşkusuz hepiniz O'na dönüp toplanacaksınız.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/24-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 71. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱمْرَأَتُهُۥ — vemraetuhu · "ve karısı da"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

وَامْرَاَتُهُ قَٓائِمَةٌ فَضَحِكَتْ فَبَشَّرْنَاهَا بِاِسْحٰقَۙ وَمِنْ وَرَٓاءِ اِسْحٰقَ يَعْقُوبَ

Vemreetuhu kaimetun fe dahıket fe beşşernaha bi ishaka ve min verai ishaka ya'kub.

Ayakta duran hanımı bunun üzerine gülümsedi. Biz de ona İshak'ı müjdeledik ve İshak'ın arkasından da Ya'kub'u.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/71-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 81. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَتَكَ ۖ — mraeteke · "hanımın"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

قَالُوا يَا لُوطُ اِنَّا رُسُلُ رَبِّكَ لَنْ يَصِلُٓوا اِلَيْكَ فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ اِلَّا امْرَاَتَكَۜ اِنَّهُ مُص۪يبُهَا مَٓا اَصَابَهُمْۜ اِنَّ مَوْعِدَهُمُ الصُّبْحُۜ اَلَيْسَ الصُّبْحُ بِقَر۪يبٍ

Kalu ya lutu inna rusulu rabbike len yasilu ileyke fe esri bi ehlike bi kıt'ın minel leyli ve la yeltefit minkum ehadun illemreetek, innehu musibuha ma esabehum, inne mev'ıdehumus subh, e leyses subhu bi karib.

"Ey Lut! Biz, Rabb'inin elçileriyiz." dediler. "Onlar, sana dokunamazlar. Ailenle birlikte gecenin bir bölümünde hemen yola çık. Hanımın hariç, hiç kimse arkada kalmasın. Doğrusu onların başına gelecek olan musibet onun da başına gelecektir. Onlara belirlenen vakit sabahtır. Sabah da yakın değil mi?"

_https://acikkuran.com/hud-suresi/81-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** لِٱمْرَأَتِهِۦٓ — liamraetihi · "karısına"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

وَقَالَ الَّذِي اشْتَرٰيهُ مِنْ مِصْرَ لِامْرَاَتِه۪ٓ اَكْرِم۪ي مَثْوٰيهُ عَسٰٓى اَنْ يَنْفَعَنَٓا اَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَداًۜ وَكَذٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي الْاَرْضِۘ وَلِنُعَلِّمَهُ مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِۜ وَاللّٰهُ غَالِبٌ عَلٰٓى اَمْرِه۪ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

Ve kalellezişterahu min mısra limre'etihi ekrimi mesvahu asa en yenfeana ev nettehizehu veleda, ve kezalike mekkenna li yusufe fil ardı ve li nuallimehu min te'vilil ehadis, vallahu galibun ala emrihi ve lakinne ekseren nasi la ya'lemun.

Onu satın alan Mısırlı, hanımına: "Ona iyi bak, bize faydası olabilir, belki de onu evlat ediniriz." dedi. Böylece Yusuf'u oraya yerleştirdik ki ona kimi hadislerin yorumunu öğretelim. Allah, takdir ettiğini yapandır. Ancak insanların çoğu bunu bilmezler.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/21-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَتُ — mraetu · "karısı"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

وَقَالَ نِسْوَةٌ فِي الْمَد۪ينَةِ امْرَاَتُ الْعَز۪يزِ تُرَاوِدُ فَتٰيهَا عَنْ نَفْسِه۪ۚ قَدْ شَغَفَهَا حُباًّۜ اِنَّا لَنَرٰيهَا ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ

Ve kale nisvetun fil medinetimre'etul azizi turavidu fetaha an nefsih, kad şegafeha hubba, inna le neraha fi dalalin mubin.

Ve şehirdeki birtakım kadınlar: "Aziz'in hanımı, genç hizmetlisiyle birlikte olmak istemiş; delikanlının sevgisi yüreğine işlemiş. Onu açıkça sapıtmış görüyoruz." diye dedikodu yaptılar.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/30-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 51. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَتُ — mraetu · "karısı da"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

قَالَ مَا خَطْبُكُنَّ اِذْ رَاوَدْتُنَّ يُوسُفَ عَنْ نَفْسِه۪ۜ قُلْنَ حَاشَ لِلّٰهِ مَا عَلِمْنَا عَلَيْهِ مِنْ سُٓوءٍۜ قَالَتِ امْرَاَتُ الْعَز۪يزِ الْـٰٔنَ حَصْحَصَ الْحَقُّۘ اَنَا۬ رَاوَدْتُهُ عَنْ نَفْسِه۪ وَاِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِق۪ينَ

Kale ma hatbukunne iz ravedtunne yusufe an nefsih, kulne haşe lillahi ma alimna aleyhi min su', kaletimre'etul azizil ane hashasal hakku ene ravedtuhu an nefsihi ve innehu le mines sadikin.

Hükümdar: "Yusuf'tan murat almak istediğinizde ondan nasıl bir karşılık aldınız?" dedi. Kadınlar: "Haşa! Allah için onun bir kötülüğünü bilmiyoruz." dediler. Aziz'in hanımı: "Şimdi gerçek ortaya çıktı, ona ben sahip olmaya kalkıştım, o kesinlikle doğru söyleyenlerdendir." dedi.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/51-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَتَهُۥ — mraetehu · "karısı"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

اِلَّا امْرَاَتَهُ قَدَّرْنَٓاۙ اِنَّهَا لَمِنَ الْغَابِر۪ينَ۟

İllemre'etehu kadderna inneha le minel gabirin.

"Onun karısı hariç. Onun, mutlaka geride kalanlardan olmasını takdir ettik."

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/60-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَتِى — mraeti · "karım da"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

وَاِنّ۪ي خِفْتُ الْمَوَالِيَ مِنْ وَرَٓاء۪ي وَكَانَتِ امْرَاَت۪ي عَاقِراً فَهَبْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ وَلِياًّۚ

Ve inni hıftul mevaliye min verai ve kanetimreeti akıran feheb li min ledunke veliyya.

"Gerçekten, benden sonra yerime geçeceklerden çok endişeliyim. Hanımım da kısır. Onun için bana katından bir veli bağışla."

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/5-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَتِى — mraeti · "karım da"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

قَالَ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَكَانَتِ امْرَاَت۪ي عَاقِراً وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ الْكِبَرِ عِتِياًّ

Kale rabbi enna yekunu li gulamun ve kanetimreeti akıran ve kad belagtu minel kiberi ıtiyya.

"Rabb'im! Hanımım kısır, ben de ayakta duramayacak kadar yaşlanmışken, benim nasıl bir oğlum olabilir?" dedi.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/8-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَ — mrae · "bir adam"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

يَٓا اُخْتَ هٰرُونَ مَا كَانَ اَبُوكِ امْرَاَ سَوْءٍ وَمَا كَانَتْ اُمُّكِ بَغِياًّۚ

Ya uhte harune ma kane ebukimrae sev'in ve ma kanet ummuki begıyya.

"Ey Harun'un kız kardeşi! Doğrusu senin baban kötü bir adam değildi. Annen de iffetsiz bir kadın değildi."

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/28-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرِئٍۢ — mriin · "kişi"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

اِنَّ الَّذ۪ينَ جَٓاؤُ۫ بِالْاِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْۜ  لَا تَحْسَبُوهُ شَراًّ لَكُمْۜ بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْۜ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ مَا اكْتَسَبَ مِنَ الْاِثْمِۚ وَالَّذ۪ي تَوَلّٰى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ

İnnellezine cau bil ifki usbetun minkum, la tahsebuhu şerren lekum, bel huve hayrun lekum, li kullimriin minhum mektesebe minel ism, vellezi tevella kibrehu minhum lehu azabun azim.

Bu ifk'i yapanlar içinizden birileridir. Sizin için bunun bir şer olduğunu sanmayın. Aksine bu sizin için bir hayırdır. Onlardan her birine günahtan bir pay vardır. İçlerinden önderlik yapıp bunu organize eden kimse için de çok büyük bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/11-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَةًۭ — mraeten · "bir kadın"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

اِنّ۪ي وَجَدْتُ امْرَاَةً تَمْلِكُهُمْ وَاُو۫تِيَتْ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ وَلَهَا عَرْشٌ عَظ۪يمٌ

İnni vecedtumreeten temlikuhum ve utiyet min kulli şey'in ve leha arşun azim.

"Onlara yöneticilik yapan bir kadın buldum. Ona her şeyden verilmiş. Çok görkemli bir tahtı var."

_https://acikkuran.com/neml-suresi/23-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَتَهُۥ — mraetehu · "karısı"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَهْلَـهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُۘ قَدَّرْنَاهَا مِنَ الْغَابِر۪ينَ

Fe enceynahu ve ehlehu illemreetehu kaddernaha minel gabirin.

Bunun üzerine onu ve taraftarlarını kurtardık; karısı hariç. Onun geride kalanlardan olmasını uygun gördük.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/57-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَتُ — mraetu · "karısı"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

وَقَالَتِ امْرَاَتُ فِرْعَوْنَ قُرَّتُ عَيْنٍ ل۪ي وَلَكَۜ لَا تَقْتُلُوهُۗ عَسٰٓى اَنْ يَنْفَعَنَٓا اَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَداً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Ve kaletimraetu fir'avne kurretu aynin li ve lek, la taktuluhu asa en yenfeana ev nettehızehu veleden ve hum la yeş'urun.

Ve Firavun'un karısı: "Bana ve sana göz aydınlığı olsun. Onu öldürmeyin, belki bize yararı olur. Veya onu evlat ediniriz." dedi. Onlar, olacakların ayırdında değillerdi.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/9-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَتَيْنِ — mraeteyni · "iki kız"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · merfu` isim

وَلَمَّا وَرَدَ مَٓاءَ مَدْيَنَ وَجَدَ عَلَيْهِ اُمَّةً مِنَ النَّاسِ يَسْقُونَۘ وَوَجَدَ مِنْ دُونِهِمُ امْرَاَتَيْنِ تَذُودَانِۚ قَالَ مَا خَطْبُكُمَاۜ قَالَتَا لَا نَسْق۪ي حَتّٰى يُصْدِرَ الرِّعَٓاءُ وَاَبُونَا شَيْخٌ كَب۪يرٌ

Ve lemma verede mae medyene vecede aleyhi ummeten minen nasi yeskun, ve vecede min dunihimumreeteyni tezudan, kale ma hatbukuma, kaleta la neski hatta yusdirar riau ve ebuna şeyhun kebir.

Medyen suyuna vardığında, orada hayvanlarını sulamakta olan birçok İnsan gördü. Bir de sürülerini sulamayı gözetleyen iki kadın vardı. Onlara: "Neden böyle duruyorsunuz?" dedi. "Çobanlar sulayıp çekilmeden biz sulayamayız. Babamız çok ihtiyardır." dediler.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/23-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَتَهُۥ — mraetehu · "karısı"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

قَالَ اِنَّ ف۪يهَا لُـوطاًۜ قَالُوا نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَنْ ف۪يهَاۘ لَنُنَجِّيَنَّهُ وَاَهْلَـهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُۘ كَانَتْ مِنَ الْغَابِر۪ينَ

Kale inne fiha luta, kalu nahnu a'lemu bi men fiha le nunecciyennehu ve ehlehu illemreetehu kanet minel gabirin.

İbrahim: "Fakat orada Lut var!" dedi. "Biz, orada kimin olduğunu daha iyi biliriz. Geride kalanlarla beraber olacak olan karısı hariç, onu ve ehlini mutlaka kurtaracağız." dediler.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/32-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَتَكَ — mraeteke · "karın"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَلَمَّٓا اَنْ جَٓاءَتْ رُسُلُنَا لُـوطاً س۪ٓيءَ بِهِمْ وَضَـاقَ بِهِمْ ذَرْعاً وَقَالُوا لَا تَخَفْ وَلَا تَحْزَنْ۠ اِنَّا مُنَجُّوكَ وَاَهْلَكَ اِلَّا امْرَاَتَكَ كَانَتْ مِنَ الْغَابِر۪ينَ

Ve lemma en caet rusuluna lutan sie bihim ve daka bihim zer'an, ve kalu la tehaf ve la tahzen, inna muneccuke ve ehleke illemreeteke kanet minel gabirin.

Elçilerimiz Lut'a vardıkları zaman, onların gelmelerinden dolayı telaşlandı, sarkıntılık yapacaklarını düşünerek içi daraldı. Elçiler: "Korkma ve üzülme; Biz -geride kalanlarla beraber olacak olan karın hariç- seni ve ehlini mutlaka kurtaracağız." dediler.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/33-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱمْرَأَةًۭ — vemraeten · "ve kadını"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِنَّٓا اَحْلَلْنَا لَكَ اَزْوَاجَكَ الّٰـت۪ٓي اٰتَيْتَ اُجُورَهُنَّ وَمَا مَلَكَتْ يَم۪ينُكَ مِمَّٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلَيْكَ وَبَنَاتِ عَمِّكَ وَبَنَاتِ عَمَّاتِكَ وَبَنَاتِ خَالِكَ وَبَنَاتِ خَالَاتِكَ الّٰت۪ي هَاجَرْنَ مَعَكَۘ وَامْرَاَةً مُؤْمِنَةً اِنْ وَهَبَتْ نَفْسَهَا لِلنَّبِيِّ اِنْ اَرَادَ النَّبِيُّ اَنْ يَسْتَنْكِحَهَاۗ خَالِصَةً لَكَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ قَدْ عَلِمْنَا مَا فَرَضْنَا عَلَيْهِمْ ف۪ٓي اَزْوَاجِهِمْ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ لِكَيْلَا يَكُونَ عَلَيْكَ حَرَجٌۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُوراً رَح۪يماً

Ya eyyuhen nebiyyu inna ahlelna leke ezvacekelleti ateyte ucurehunne ve ma meleket yeminuke mimma efaallahu aleyke ve benati ammike ve benati ammatike ve benati halike ve benati halatikellati hacerne meak, vemreeten mu'mineten in vehebet nefseha lin nebiyyi in eraden nebiyyu en yestenkihaha halisaten leke min dunil mu'minin, kad alimna ma faradna aleyhim fi ezvacihim ve ma meleket eymanuhum li keyla yekune aleyke harac, ve kanallahu gafuran rahima.

Ey Nebi! Biz, ecirlerini verdiğin eşlerini ve savaşlarda Allah'ın fey olarak sana verdiği antlaşma yolu ile hak sahibi olduklarını, sana helal kıldık. Seninle birlikte hicret eden amcanın kızları, halalarının kızları, dayının kızları, teyzelerinin kızları ve kendisini Nebi'ye hibe edip de Nebi'nin de evlenmeyi uygun gördüğü Mü'min kadını -ki bu yalnızca sana özgüdür- sana helal kıldık. Onlara zevceleri ve antlaşma yolu ile hak sahibi oldukları konusunda neyi farz kıldığımızı biliriz. Bu durum senin için bir güçlük olmasın diyedir. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/50-ayet-meali.md_

### 51. Zariyat suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَتُهُۥ — mraetuhu · "karısı"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

فَاَقْبَلَتِ امْرَاَتُهُ ف۪ي صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَق۪يمٌ

Fe akbeletimreetuhu fi sarretin fe sakket vecheha ve kalet acuzun akimun.

Bunun üzerine hanımı şaşkınlık içinde, yüzüne vurarak yüksek sesle: "Ben kısır, ihtiyar bir kadınım." dedi.

_https://acikkuran.com/zariyat-suresi/29-ayet-meali.md_

### 52. Tur suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرِئٍۭ — mriin · "kişi"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُمْ بِا۪يمَانٍ اَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَٓا اَلَتْنَاهُمْ مِنْ عَمَلِهِمْ مِنْ شَيْءٍۜ  كُلُّ امْرِئٍ بِمَا كَسَبَ رَه۪ينٌ

Vellezine amenu vettebeathum zurriyyetuhum bi imanin elhakna bihim zurriyyetehum ve ma eletnahum min amelihim min şey'in, kullumriin bi ma kesebe rehinun.

İman eden, soyları da iman ederek kendilerine tabi olan kimselerin, soylarını da kendilerine kattık. Ve onların yaptıklarından bir şey eksiltmedik. Herkes kendi yaptıklarının karşılığını alacak.

_https://acikkuran.com/tur-suresi/21-ayet-meali.md_

### 66. Tahrim suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَتَ — mraete · "karısını"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا امْرَاَتَ نُوحٍ وَامْرَاَتَ لُوطٍۜ  كَانَتَا تَحْتَ عَبْدَيْنِ مِنْ عِبَادِنَا صَالِحَيْنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمْ يُغْنِيَا عَنْهُمَا مِنَ اللّٰهِ شَيْـٔاً وَق۪يلَ ادْخُلَا النَّارَ مَعَ الدَّاخِل۪ينَ

Dareballahu meselen lillezine keferumreete nuhın vemreete lut, kaneta tahte abdeyni min ibadina salihayni fe hanetahuma fe lem yugniya anhuma minallahi şey'en ve kiledhulen nare mead dahılin.

Allah, Kafirlere Nuh'un ve Lut'un hanımlarını örnek verdi. İkisi de iyi kullarımızdan iki kulumuzla evliydiler. Fakat onlara hainlik ettiler. Bu yüzden Allah'tan gelen şeye karşı, kocalarının onlara bir faydası olmadı. Onlara: "İkiniz de girenlerle birlikte ateşe girin." denildi.

_https://acikkuran.com/tahrim-suresi/10-ayet-meali.md_

### 66. Tahrim suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱمْرَأَتَ — vemraete · "ve karısını"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا امْرَاَتَ نُوحٍ وَامْرَاَتَ لُوطٍۜ  كَانَتَا تَحْتَ عَبْدَيْنِ مِنْ عِبَادِنَا صَالِحَيْنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمْ يُغْنِيَا عَنْهُمَا مِنَ اللّٰهِ شَيْـٔاً وَق۪يلَ ادْخُلَا النَّارَ مَعَ الدَّاخِل۪ينَ

Dareballahu meselen lillezine keferumreete nuhın vemreete lut, kaneta tahte abdeyni min ibadina salihayni fe hanetahuma fe lem yugniya anhuma minallahi şey'en ve kiledhulen nare mead dahılin.

Allah, Kafirlere Nuh'un ve Lut'un hanımlarını örnek verdi. İkisi de iyi kullarımızdan iki kulumuzla evliydiler. Fakat onlara hainlik ettiler. Bu yüzden Allah'tan gelen şeye karşı, kocalarının onlara bir faydası olmadı. Onlara: "İkiniz de girenlerle birlikte ateşe girin." denildi.

_https://acikkuran.com/tahrim-suresi/10-ayet-meali.md_

### 66. Tahrim suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرَأَتَ — mraete · "karısını"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا امْرَاَتَ فِرْعَوْنَۢ اِذْ قَالَتْ رَبِّ ابْنِ ل۪ي عِنْدَكَ بَيْتاً فِي الْجَنَّةِ وَنَجِّن۪ي مِنْ فِرْعَوْنَ وَعَمَلِه۪ وَنَجِّن۪ي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَۙ

Ve dareballahu meselen lillezine amenumreete fir'avn, iz kalet rabbibni li indeke beyten fil cenneti ve neccini min fir'avne ve amelihi ve neccini minel kavmiz zalimin.

Allah, iman eden kimselere, Firavun'un hanımını örnek verdi. Hani o, "Rabb'im! Katında, benim için Cennet'te bir ev yap. Beni Firavun ve yaptıklarından kurtar. Ve zalimler topluluğundan beni kurtar." demişti.

_https://acikkuran.com/tahrim-suresi/11-ayet-meali.md_

### 70. Mearic suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرِئٍۢ — mriin · "biri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

اَيَطْمَعُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ اَنْ يُدْخَلَ جَنَّةَ نَع۪يمٍۙ

E yatmeu kullumriin minhum en yudhale cennete naim.

Onların her biri Nimet Cenneti'ne konulacağını mı umuyor?

_https://acikkuran.com/mearic-suresi/38-ayet-meali.md_

### 74. Müddessir suresi 52. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرِئٍۢ — mriin · "kişi"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

بَلْ يُر۪يدُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ اَنْ يُؤْتٰى صُحُفاً مُنَشَّرَةًۙ

Bel yuridu kullumriin minhum en yu'ta suhufen muneşşereh .

Hayır! Onların tamamı, kendileri için yazılmış sahifeler gelmesini ister.

_https://acikkuran.com/muddessir-suresi/52-ayet-meali.md_

### 78. Nebe suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَرْءُ — l-mer'u · "kişi"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

اِنَّٓا اَنْذَرْنَا‌كُمْ عَذَاباً قَر۪يباًۚ يَوْمَ يَنْظُرُ الْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْـكَافِرُ يَا لَيْتَن۪ي كُنْتُ تُرَاباً

İnna enzernakum azaben kariba, yevme yenzurul mer'u ma kaddemet yedahu ve yekulul kafiru ya leyteni kuntu turaba.

Sizi yakın bir azapla uyardık. O gün kişi ellerinin yaptıklarıyla karşı karşıya gelecek ve Kafir kimse: "Keşke toprak olsaydım." diyecek.

_https://acikkuran.com/nebe-suresi/40-ayet-meali.md_

### 80. Abese suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَرْءُ — l-mer'u · "kişi"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

يَوْمَ يَفِرُّ الْمَرْءُ مِنْ اَخ۪يهِۙ

Yevme yefirrul mer'u min ehih.

O Gün insan kardeşinden kaçar;

_https://acikkuran.com/abese-suresi/34-ayet-meali.md_

### 80. Abese suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** ٱمْرِئٍۢ — mriin · "her kişinin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْن۪يهِۜ

Li kullimriin minhum yevmeizin şe'nun yugnih.

Onların hepsinin O Gün başından aşkın uğraşısı vardır.

_https://acikkuran.com/abese-suresi/37-ayet-meali.md_

### 111. Tebbet suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱمْرَأَتُهُۥ — vemraetuhu · "ve karısı"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

وَامْرَاَتُهُۜ  حَمَّالَةَ الْحَطَبِۚ

Vemreetuh, hammaletel hatab.

Odun hamalı karısı da.

_https://acikkuran.com/tebbet-suresi/4-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-14
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
