# Mim-Ra-Ye — مري (mry)

> Kur'an'da 20 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/mry

- **Anlam:** Bir şeyi ortaya çıkarmak, tartışmak veya mücadele etmek, şüphe etmek.
- **Türevleri:** تَمَارَ (4) · تُمَارِ (1) · مِرَاء (1) · مِرْيَة (5) · مُمْتَرِين (4) · يَمْتَرُ (5)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 147. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُمْتَرِينَ — l-mumterine · "kuşkulananlar-"
  - **Dil bilgisi:** isim · ifti'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

اَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَ۟

El hakku min rabbike fe la tekunenne minel mumterin.

Gerçek, Rabb'inden gelendir. Sakın kuşku duyanlardan olma.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/147-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُمْتَرِينَ — l-mumterine · "kuşkulananlar-"
  - **Dil bilgisi:** isim · ifti'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

اَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُنْ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَ

El hakku min rabbike fe la tekun minel mumterin.

Hakk, Rabb'indendir. Sakın kuşku duyanlardan olma.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/60-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** تَمْتَرُونَ — temterune · "kuşkulanıyorsunuz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · ifti'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ ط۪ينٍ ثُمَّ قَضٰٓى اَجَلاًۜ وَاَجَلٌ مُسَمًّى عِنْدَهُ ثُمَّ اَنْتُمْ تَمْتَرُونَ

Huvellezi halakakum min tinin summe kada ecela, ve ecelun musemmen ındehu summe entum temterun.

O, sizi çamurdan yarattı. Sonra eceli tayin etti. Ve adı belirlenmiş ecel O'nun yanındadır. Sonra da sizler hala kuşkulanıyorsunuz.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/2-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 114. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُمْتَرِينَ — l-mumterine · "kuşkulananlar-"
  - **Dil bilgisi:** isim · ifti'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

اَفَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْتَغ۪ي حَكَماً وَهُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ اِلَيْكُمُ الْكِتَابَ مُفَصَّلاًۜ وَالَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْلَمُونَ اَنَّهُ مُنَزَّلٌ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَ

E fe gayrallahi ebtegi hakemen ve huvellezi enzele ileykumul kitabe mufassala, vellezine ateynahumul kitabe ya'lemune ennehu munezzelun min rabbike bil hakkı fe la tekunenne minel mumterin.

"O, size Kitap'ı ayrıntılı olarak indirmişken, Allah'tan başka bir hakem mi arayayım?" Kendilerine Kitap verdiklerimiz, bilirler ki bu Rabb'inden Hakk olarak indirilmiştir. O halde, sakın kuşku duyanlardan olma!

_https://acikkuran.com/enam-suresi/114-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 94. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُمْتَرِينَ — l-mumterine · "şüpheye düşenler-"
  - **Dil bilgisi:** isim · ifti'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

فَاِنْ كُنْتَ ف۪ي شَكٍّ مِمَّٓا اَنْزَلْـنَٓا اِلَيْكَ فَسْـَٔلِ الَّذ۪ينَ يَقْرَؤُ۫نَ الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكَۚ لَقَدْ جَٓاءَكَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَۙ

Fe in kunte fi şekkin mimma enzelna ileyke fes'elillezine yakreunel kitabe min kablik, lekad caekel hakku min rabbike fe la tekunenne minel mumterin.

Eğer sana indirdiğimizden şüphe ediyorsan, senden önce Kitap'ı duyuranlara sor! Ant olsun ki Rabb'inden sana gelen hakikattir. Sakın kuşku duyanlardan olma.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/94-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** مِرْيَةٍۢ — miryetin · "şüphe"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

اَفَمَنْ كَانَ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّه۪ وَيَتْلُوهُ شَاهِدٌ مِنْهُ وَمِنْ قَبْلِه۪ كِتَابُ مُوسٰٓى اِمَاماً وَرَحْمَةًۜ  اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِه۪ۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِه۪ مِنَ الْاَحْزَابِ فَالنَّارُ مَوْعِدُهُۚ فَلَا تَكُ ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْهُ اِنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ

E fe men kane ala beyyinetin min rabbihi ve yetluhu şahidun minhu ve min kablihi kitabu musa imamen ve rahmeh, ulaike yu'minune bih, ve men yekfur bihi minel ahzabi fen naru mev'ıduh, fe la teku fi miryetin minhu innehul hakku min rabbike ve lakinne ekseren nasi la yu'minun.

Rabb'inden, kanıt içeren bir bilgi üzerinde olan kimse ile böyle olmayan kimse bir olur mu? Bunu Rabb'inden bir tanık ve bir de ondan önce rehber ve rahmet olarak Musa'nın Kitap'ı desteklemektedir. İşte bunlar, ona iman ederler. Hangi grup onu küfr ederse, varacağı yer ateştir. Ondan kuşkun olmasın. Kuşkusuz o Rabb'inden bir gerçektir. Fakat insanların çoğu iman etmezler.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/17-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 109. ayet

- **Geçtiği form:** مِرْيَةٍۢ — miryetin · "tereddüd"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

فَلَا تَكُ ف۪ي مِرْيَةٍ مِمَّا يَعْبُدُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ مَا يَعْبُدُونَ اِلَّا كَمَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ مِنْ قَبْلُۜ وَاِنَّا لَمُوَفُّوهُمْ نَص۪يبَهُمْ غَيْرَ مَنْقُوصٍ۟

Fe la teku fi miryetin mimma ya'budu haula', ma ya'budune illa kema ya'budu abauhum min kabl, ve inna le muveffuhum nasibehum gayre menkus.

Onların kulluk ettikleri hakkında hiç kuşkun olmasın. Daha önce atalarının kulluk ettikleri gibi kulluk ediyorlar. Elbette paylarına düşeni eksiksiz olarak vereceğiz.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/109-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 63. ayet

- **Geçtiği form:** يَمْتَرُونَ — yemterune · "şüphe etmekte"
  - **Dil bilgisi:** fiil · ifti'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

قَالُوا بَلْ جِئْنَاكَ بِمَا كَانُوا ف۪يهِ يَمْتَرُونَ

Kalu bel ci'nake bi ma kanu fihi yemterun.

Elçiler: "Hayır! Biz sana hakkında kuşku duyulan azabın haberini getirdik;"

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/63-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** تُمَارِ — tumari · "münakaşaya girme"
  - **Dil bilgisi:** fiil · mufa'ale kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

سَيَقُولُونَ ثَلٰثَةٌ رَابِعُهُمْ كَلْبُهُمْۚ وَيَقُولُونَ خَمْسَةٌ سَادِسُهُمْ كَلْبُهُمْ رَجْماً بِالْغَيْبِۚ وَيَقُولُونَ سَبْعَةٌ وَثَامِنُهُمْ كَلْبُهُمْۜ قُلْ رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِعِدَّتِهِمْ مَا يَعْلَمُهُمْ اِلَّا قَل۪يلٌ۠ فَلَا تُمَارِ ف۪يهِمْ اِلَّا مِرَٓاءً ظَاهِراًۖ وَلَا تَسْتَفْتِ ف۪يهِمْ مِنْهُمْ اَحَداً۟

Se yekulune selasetun rabiuhum kelbuhum, ve yekulune hamsetun sadisuhum kelbuhum recmen bil gayb, ve yekulune seb'atun ve saminuhum kelbuhum, kul rabbi a'lemu bi ıddetihim ma ya'lemuhum illa kalil, fe la tumari fihim illa miraen zahira, ve la testefti fihim minhum ehada.

"Onlar üç kişidir, dördüncüsü köpekleridir." diyecekler. Gayba taş atar gibi "Beş kişidir, altıncısı köpekleridir." diyecekler, "Yedi kişidir, sekizincisi köpekleridir." diyecekler. De ki: "Onların sayılarını Rabb'im bilir. Onları pek az kimseden başkası bilmez." Onlar hakkında, Kur'an'ın verdiği bilgi dışında onlarla tartışma. Onlar hakkında tartışan hiç kimseden de bir açıklama isteme.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/22-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** مِرَآءًۭ — mira'en · "tartışma"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

سَيَقُولُونَ ثَلٰثَةٌ رَابِعُهُمْ كَلْبُهُمْۚ وَيَقُولُونَ خَمْسَةٌ سَادِسُهُمْ كَلْبُهُمْ رَجْماً بِالْغَيْبِۚ وَيَقُولُونَ سَبْعَةٌ وَثَامِنُهُمْ كَلْبُهُمْۜ قُلْ رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِعِدَّتِهِمْ مَا يَعْلَمُهُمْ اِلَّا قَل۪يلٌ۠ فَلَا تُمَارِ ف۪يهِمْ اِلَّا مِرَٓاءً ظَاهِراًۖ وَلَا تَسْتَفْتِ ف۪يهِمْ مِنْهُمْ اَحَداً۟

Se yekulune selasetun rabiuhum kelbuhum, ve yekulune hamsetun sadisuhum kelbuhum recmen bil gayb, ve yekulune seb'atun ve saminuhum kelbuhum, kul rabbi a'lemu bi ıddetihim ma ya'lemuhum illa kalil, fe la tumari fihim illa miraen zahira, ve la testefti fihim minhum ehada.

"Onlar üç kişidir, dördüncüsü köpekleridir." diyecekler. Gayba taş atar gibi "Beş kişidir, altıncısı köpekleridir." diyecekler, "Yedi kişidir, sekizincisi köpekleridir." diyecekler. De ki: "Onların sayılarını Rabb'im bilir. Onları pek az kimseden başkası bilmez." Onlar hakkında, Kur'an'ın verdiği bilgi dışında onlarla tartışma. Onlar hakkında tartışan hiç kimseden de bir açıklama isteme.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/22-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** يَمْتَرُونَ — yemterune · "şüphe edip ayrılığa düştükleri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · ifti'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

ذٰلِكَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَۚ قَوْلَ الْحَقِّ الَّذ۪ي ف۪يهِ يَمْتَرُونَ

Zalike isebnu meryem, kavlel hakkıllezi fihi yemterun.

İşte hakkında tartıştıkları Meryem Oğlu İsa hakkında söylenecek gerçek söz budur.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/34-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 55. ayet

- **Geçtiği form:** مِرْيَةٍۢ — miryetin · "kuşku"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَلَا يَزَالُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْهُ حَتّٰى تَأْتِيَهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً اَوْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَق۪يمٍ

Ve la yezalullezine keferu fi miryetin minhu hatta te'tiyehumus saatu bagteten ev ye'tiyehum azabu yevmin akim.

Kafirler de Sa'at ansızın gelinceye veya ardından başka bir gün olmayan günün azabı gelinceye kadar ondan kuşku duymaya devam edeceklerdir.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/55-ayet-meali.md_

### 32. Secde suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** مِرْيَةٍۢ — miryetin · "kuşku"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَلَا تَكُنْ ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْ لِقَٓائِه۪ وَجَعَلْنَاهُ هُدًى لِبَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَۚ

Ve lekad ateyna musel kitabe fe la tekun fi miryetin min likaihi ve cealnahu huden li beni israil.

Ant olsun ki Musa'ya Kitap verdik. Sakın ona kavuşmaktan kuşku içinde olma. Onu İsrailoğulları için yol gösterici yaptık.

_https://acikkuran.com/secde-suresi/23-ayet-meali.md_

### 41. Fussilet suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** مِرْيَةٍۢ — miryetin · "kuşku"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

اَلَٓا اِنَّهُمْ ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْ لِقَٓاءِ رَبِّهِمْۜ  اَلَٓا اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ مُح۪يطٌ

E la innehum fi miryetin min likai rabbihim, e la innehu bi kulli şey'in muhit.

İyi bilin ki onlar, Rabb'lerine kavuşacaklarından kuşku duyuyorlar. İyi bilin ki O, Her Şeyi Kuşatan'dır.

_https://acikkuran.com/fussilet-suresi/54-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** يُمَارُونَ — yumarune · "tartışan(lar)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يَسْتَعْجِلُ بِهَا الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِهَاۚ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مُشْفِقُونَ مِنْهَاۙ وَيَعْلَمُونَ اَنَّهَا الْحَقُّۜ اَلَٓا اِنَّ الَّذ۪ينَ يُمَارُونَ فِي السَّاعَةِ لَف۪ي ضَلَالٍ بَع۪يدٍ

Yesta'cilu bihellezine la yu'minune biha, vellezine amenu muşfikune minha ve ya'lemune ennehel hakk, e la innellezine yumarune fis saati le fi dalalin baid.

İnanmayanlar, alayımsı bir şekilde, onun hemen gerçekleşmesini istiyorlar. İman Edenler ise tedbirlidirler. Onun gerçek olduğunu bilirler. Sa'at hakkında tartışanlar, derin bir sapkınlık içindedirler.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/18-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** تَمْتَرُنَّ — temterunne · "şüphe etmeyin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · ifti'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاِنَّهُ لَعِلْمٌ لِلسَّاعَةِ فَلَا تَمْتَرُنَّ بِهَا وَاتَّبِعُونِۜ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ

Ve innehu le ilmun lis saati, fe la temterunne biha vettebiuni, haza sıratun mustekim.

Kuşkusuz o, kesinlikle o Sa'at için bir bilgidir. Sakın ondan kuşku duymayın! Bana uyun. Bu, dosdoğru yoldur.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/61-ayet-meali.md_

### 44. Duhan suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** تَمْتَرُونَ — temterune · "kuşkulanmış"
  - **Dil bilgisi:** fiil · ifti'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اِنَّ هٰذَا مَا كُنْتُمْ بِه۪ تَمْتَرُونَ

İnne haza ma kuntum bihi temterun.

Bu, sizin kendisinden kuşku duyduğunuz şeydir.

_https://acikkuran.com/duhan-suresi/50-ayet-meali.md_

### 53. Necm suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** أَفَتُمَـٰرُونَهُۥ — efetumarunehu · "kuşku mu duyuyorsunuz?"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَفَتُمَارُونَهُ عَلٰى مَا يَرٰى

E fe tumar runehu ala ma yera.

Onun gördüğü şeyden kuşku mu duyuyorsunuz?

_https://acikkuran.com/necm-suresi/12-ayet-meali.md_

### 53. Necm suresi 55. ayet

- **Geçtiği form:** تَتَمَارَىٰ — tetemara · "kuşku duyuyorsun"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكَ تَتَمَارٰى

Fe bi eyyi alai rabbike tetemara.

O halde Rabb'inin hangi nimetinden kuşku duyuyorsun?

_https://acikkuran.com/necm-suresi/55-ayet-meali.md_

### 54. Kamer suresi 36. ayet

- **Geçtiği form:** فَتَمَارَوْا۟ — fetemarav · "fakat kuşku duydular"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَلَقَدْ اَنْذَرَهُمْ بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا بِالنُّذُرِ

Ve lekad enzerehum batşetena fe temarev bin nuzur.

Ant olsun ki yakalayıp tutuşumuza karşı onları uyarmıştı. Ne var ki onlar bu uyarıları kuşku ile karşıladılar.

_https://acikkuran.com/kamer-suresi/36-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
