# Nun-Ayn-Mim — نعم (nEm)

> Kur'an'da 140 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/nEm

- **Anlam:** Rahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.
- **Türevleri:** أَنْعَمَ (17) · نَعَّمَ (1) · نِعْمَ (18) · نَعْمَاء (1) · نِعْمَة (50) · نَعِيم (17) · نَّاعِمَة (1) · نَّعَم (33) · نَّعْمَة (2)

## Geçtiği ayetler

_Sayfa 1 / 2_

### 1. Fatiha suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** أَنْعَمْتَ — en'amte · "ni'met verdin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

صِرَاطَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْۙ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّٓالّ۪ينَ

Sıratallezine en'amte aleyhim gayril magdubi aleyhim ve lad dallin.

Nimet verdiklerinin yolunu. Gazabına uğrayanların ve sapkınların yolunu değil.

_https://acikkuran.com/fatiha-suresi/7-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَتِىَ — nia'metiye · "ni'metleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَوْفُوا بِعَهْد۪ٓي اُو۫فِ بِعَهْدِكُمْ وَاِيَّايَ فَارْهَبُونِ

Ya beni israilezkuru ni'metiyelleti en'amtu aleykum ve evfu bi ahdi ufi bi ahdikum ve iyyaye ferhebun.

Ey İsrailoğulları! Size bağışladığım nimetimi anımsayın. Bana verdiğiniz sözü tutun ki Ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Ve yalnızca, Bana karşı gelmekten sakının.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/40-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** أَنْعَمْتُ — en'amtu · "ni'metlendirdim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَوْفُوا بِعَهْد۪ٓي اُو۫فِ بِعَهْدِكُمْ وَاِيَّايَ فَارْهَبُونِ

Ya beni israilezkuru ni'metiyelleti en'amtu aleykum ve evfu bi ahdi ufi bi ahdikum ve iyyaye ferhebun.

Ey İsrailoğulları! Size bağışladığım nimetimi anımsayın. Bana verdiğiniz sözü tutun ki Ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Ve yalnızca, Bana karşı gelmekten sakının.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/40-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَتِىَ — nia'metiye · "ni'metimi"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَنّ۪ي فَضَّلْتُكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ

Ya beni israilezkuru ni'metiyelleti en'amtu aleykum ve enni faddaltukum alel alemin.

Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve size alemler üzerinde lütufta bulunduğumu hatırlayın.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/47-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** أَنْعَمْتُ — en'amtu · "ni'metlendirdim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَنّ۪ي فَضَّلْتُكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ

Ya beni israilezkuru ni'metiyelleti en'amtu aleykum ve enni faddaltukum alel alemin.

Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve size alemler üzerinde lütufta bulunduğumu hatırlayın.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/47-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 122. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَتِىَ — nia'metiye · "ni'meti"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَنّ۪ي فَضَّلْتُكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ

Ya beni israilezkuru ni'metiyelleti en'amtu aleykum ve enni faddaltukum alel alemin.

Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve lütufta bulunarak sizi alemlerde nimetlendirdiğimi hatırlayın.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/122-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 122. ayet

- **Geçtiği form:** أَنْعَمْتُ — en'amtu · "verdiğim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَنّ۪ي فَضَّلْتُكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ

Ya beni israilezkuru ni'metiyelleti en'amtu aleykum ve enni faddaltukum alel alemin.

Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve lütufta bulunarak sizi alemlerde nimetlendirdiğimi hatırlayın.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/122-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 150. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَتِى — nia'meti · "ni'metimi"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۙ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَيْكُمْ حُجَّةٌۗ  اِلَّا الَّذ۪ينَ  ظَلَمُوا مِنْهُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْن۪ي وَلِاُتِمَّ نِعْمَت۪ي عَلَيْكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۙ

Ve min haysu harecte fe velli vecheke şatral mescidil haram, ve haysu ma kuntum fe velluvucuhekum şatrahu li ella yekune lin nasi aleykum hucceh, illellezine zalemu minhum fe la tahşevhum vahşevni ve li utimme ni'meti aleykum ve leallekum tehtedun.

Her nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa çevirin. Zalimler hariç, insanların size karşı bir kanıtları olmasın. Siz, onlara huşu duymayın, Bana duyun ki size olan nimetimi tamamlayayım; böylece doğru yolu bulasınız.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/150-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 211. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَةَ — nia'mete · "ni'metini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

سَلْ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ كَمْ اٰتَيْنَاهُمْ مِنْ اٰيَةٍ بَيِّنَةٍۜ وَمَنْ يُبَدِّلْ نِعْمَةَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ

Sel beni israile kem ateynahum min ayetin beyyineh, ve men yubeddil ni'metallahi min ba'di ma caethu fe innallahe şedidul ikab.

İsrailoğullarına sor; Biz, onlara nice açık ayetler verdik. Kim, Allah'ın nimeti kendisine geldikten sonra onu değiştirirse; artık kuşkusuz Allah, Azabı Çok Şiddetli Olan'dır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/211-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 231. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَتَ — nia'mete · "ni'metini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَاَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ اَوْ سَرِّحُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍۖ وَلَا تُمْسِكُوهُنَّ ضِرَاراً لِتَعْتَدُواۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۜ وَلَا تَتَّخِذُٓوا اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُواًۘ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَمَٓا اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنَ الْكِتَابِ وَالْحِكْمَةِ يَعِظُـكُمْ بِه۪ۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟

Ve iza tallaktumun nisae fe belagne ecelehunne fe emsikuhunne bi ma'rufin ev serrihuhunne bi ma'ruf, ve la tumsikuhunne dıraran li ta'tedu, ve men yef'al zalike fe kad zaleme nefseh, ve la tettehızu ayatillahi huzuva, vezkuru ni'metallahi aleykum ve ma enzele aleykum minel kitabi vel hikmeti yeızukum bih, vettekullahe va'lemu ennallahe bi kulli şey'in alim.

Boşadığınız kadınlar, iddetlerini tamamlayınca, onları ya meşru bir şekilde tutun ya da meşru bir şekilde bırakın. Haklarını çiğneyip, zarar verecek şekilde onları tutmayın. Kim böyle davranırsa, kendisine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini hafife almayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini; size öğüt vermek için indirdiği Kitap'ı ve Hikmet'i aklınızdan çıkarmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Ve bilin ki Allah, Her Şeyi Gerçeğiyle Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/231-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 271. ayet

- **Geçtiği form:** فَنِعِمَّا — feniimma · "ne güzeldir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اِنْ تُبْدُوا الصَّدَقَاتِ فَنِعِمَّا هِيَۚ وَاِنْ تُخْفُوهَا وَتُؤْتُوهَا الْفُقَـرَٓاءَ فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۜ وَيُكَفِّرُ عَنْكُمْ مِنْ سَيِّـَٔاتِكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ

İn tubdus sadakati fe niimma hiy, ve in tuhfuha ve tu'tuhal fukarae fe huve hayrun lekum ve yukeffiru ankum min seyyiatikum vallahu bi ma ta'melune habir.

Sadakaları açıktan vermeniz güzeldir. Ancak fakirlere yapacağınız yardımı gizliden yaparsanız bu sizin için daha hayırlıdır. Bu, kötülüklerinizin bir kısmının kapanmasını sağlar. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/271-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْأَنْعَـٰمِ — vel'en'aami · "davarlardan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ الشَّهَوَاتِ مِنَ النِّسَٓاءِ وَالْبَن۪ينَ وَالْقَنَاط۪يرِ الْمُقَنْطَرَةِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَالْخَيْلِ الْمُسَوَّمَةِ وَالْاَنْعَامِ وَالْحَرْثِۜ ذٰلِكَ مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الْمَاٰبِ

Zuyyine lin nasi hubbuş şehevati minen nisai vel benine vel kanatiril mukantarati minez zehebi vel fıddati vel haylil musevvemeti vel en'ami vel hars, zalike metaul hayatid dunya, vallahu indehu HUSNUL MEAB.

Kadınlara, çocuklara, yığınlarla altın ve gümüşe, soylu atlara, davarlara ve ekinlere karşı tutkulu sevgi insanlara cazip gösterilmiştir. Bunlar, dünya hayatının geçimlikleridir. Oysa asıl iyi olan sonuç Allah'ın yanındadır.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/14-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 103. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَتَ — nia'mete · "ni'metini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَم۪يعاً وَلَا تَفَرَّقُواۖ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ  كُنْتُمْ اَعْدَٓاءً فَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِه۪ٓ اِخْوَاناًۚ وَكُنْتُمْ عَلٰى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَاَنْقَذَكُمْ مِنْهَاۜ   كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Va'tasımu bihablillahi cemian ve la teferreku, vezkuru ni'metallahi aleykum iz kuntum a'daen fe ellefe beyne kulubikum fe asbahtum bi ni'metihi ihvana, ve kuntum ala şefa hufretin minen nari fe enkazekum minha, kezalike yubeyyinullahu lekum ayatihi leallekum tehtedun.

Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı tutunun ve ayrılığa düşmeyin. Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir zamanlar, birbirinize düşmandınız da O'nun kalplerinizi kaynaştırması sayesinde kardeş oldunuz. Ve yine ateş çukurunun tam kıyısında bulunuyorken, sizi ona düşmekten O korudu. İşte Allah ayetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/103-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 103. ayet

- **Geçtiği form:** بِنِعْمَتِهِۦٓ — binia'metihi · "O'un ni'metiyle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَم۪يعاً وَلَا تَفَرَّقُواۖ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ  كُنْتُمْ اَعْدَٓاءً فَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِه۪ٓ اِخْوَاناًۚ وَكُنْتُمْ عَلٰى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَاَنْقَذَكُمْ مِنْهَاۜ   كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Va'tasımu bihablillahi cemian ve la teferreku, vezkuru ni'metallahi aleykum iz kuntum a'daen fe ellefe beyne kulubikum fe asbahtum bi ni'metihi ihvana, ve kuntum ala şefa hufretin minen nari fe enkazekum minha, kezalike yubeyyinullahu lekum ayatihi leallekum tehtedun.

Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı tutunun ve ayrılığa düşmeyin. Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir zamanlar, birbirinize düşmandınız da O'nun kalplerinizi kaynaştırması sayesinde kardeş oldunuz. Ve yine ateş çukurunun tam kıyısında bulunuyorken, sizi ona düşmekten O korudu. İşte Allah ayetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/103-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 136. ayet

- **Geçtiği form:** وَنِعْمَ — ve nia'me · "ve ne güzeldir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اُو۬لٰٓئِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ مَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَجَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَنِعْمَ اَجْرُ الْعَامِل۪ينَۜ

Ulaike cezauhum magfiretun min rabbihim ve cennatun tecri min tahtihal enharu halidine fiha, ve ni'me ecrul amilin.

İşte onların yaptıklarının karşılığı, Rabb'lerinin bağışlaması ve içinden ırmaklar akan ve içinde sürekli kalacakları Cennetlerdir. Böyle yapanlara verilen karşılık, ne güzeldir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/136-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 171. ayet

- **Geçtiği form:** بِنِعْمَةٍۢ — binia'metin · "ni'metini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

يَسْتَبْشِرُونَ بِنِعْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَفَضْلٍۙ وَاَنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُؤْمِن۪ينَۚۛ ۟

Yestebşirune bi ni'metin minallahi ve fadlin, ve ennallahe la yudiu ecrel mu'minin.

Onlar; Allah'ın nimetini, lütfunu ve Allah'ın Mü'minlerin ecirlerini zayi etmeyeceğini müjdelemek isterler.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/171-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 173. ayet

- **Geçtiği form:** وَنِعْمَ — ve nia'me · "ve ne güzel"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اَلَّذ۪ينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ اِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ ا۪يمَاناًۗ وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ

Ellezine kale lehumun nasu innen nase kad cemeu lekum fahşevhum fe zadehum imana, ve kalu hasbunallahu ve ni'mel vekil.

"İnsanlar size karşı toplandılar, onlara derin saygı duyun." diyenlerin sözleri, onların imanlarını daha da artırdı: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir." dediler.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/173-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 174. ayet

- **Geçtiği form:** بِنِعْمَةٍۢ — binia'metin · "bir ni'metle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

فَانْقَلَبُوا بِنِعْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَفَضْلٍ لَمْ يَمْسَسْهُمْ سُٓوءٌۙ وَاتَّبَعُوا رِضْوَانَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ ذُوفَضْلٍ عَظ۪يمٍ

Fenkalebu bi ni'metin minallahi ve fadlin lem yemseshum suun, vettebeu rıdvanallah, vallahu zu fadlin azim.

Ve Allah'tan gelen nimet ve lütufla kendilerine bir kötülük dokunmadan geri döndüler. Allah'ın rızasını kazandılar. Allah, Büyük Lütuf Sahibi'dir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/174-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** نِعِمَّا — niimma · "ne güzel"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ اَنْ تُؤَدُّوا الْاَمَانَاتِ اِلٰٓى اَهْلِهَاۙ وَاِذَا حَكَمْتُمْ بَيْنَ النَّاسِ اَنْ تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِۜ اِنَّ اللّٰهَ نِعِمَّا يَعِظُـكُمْ بِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ  كَانَ سَم۪يعاً بَص۪يراً

İnnallahe ye'murukum en tueddul emanati ila ehliha ve iza hakemtum beynen nasi en tahkumu bil adl. İnnallahe niımma yeızukum bihi. İnnallahe kane semian basira.

Allah, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi buyurmaktadır. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/58-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 69. ayet

- **Geçtiği form:** أَنْعَمَ — en'ame · "ni'metlendirdiği"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَمَنْ يُطِـعِ اللّٰهَ وَالرَّسُولَ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَعَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّ۪نَ وَالصِّدّ۪يق۪ينَ وَالشُّهَدَٓاءِ وَالصَّالِح۪ينَۚ وَحَسُنَ اُو۬لٰٓئِكَ رَف۪يقاًۜ

Ve men yutiıllahe ver resule fe ulaike meallezine en'amellahu aleyhim minen nebiyyine ves sıddikine veş şuhedai ves salihin, ve hasune ulaike rafika.

Kim Allah'a ve Resul'e itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği, Nebiler, sıddıklar, şahitler ve salihlerle beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar!

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/69-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 72. ayet

- **Geçtiği form:** أَنْعَمَ — en'ame · "lutfetti"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَاِنَّ مِنْكُمْ لَمَنْ لَيُبَطِّئَنَّۚ فَاِنْ اَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةٌ قَالَ قَدْ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيَّ اِذْ لَمْ اَكُنْ مَعَهُمْ شَه۪يداً

Ve inne minkum le men le yubattienn, fe in esabetkum musibetun kale kad en'amallahu aleyye iz lem ekun meahum şehida.

İçinizden ağır davranan bazı kimseler, size bir musibet isabet ederse, "Allah bana nimet verdi de onlarla beraber bulunmadım." der.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/72-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 119. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَنْعَـٰمِ — l-en'aami · "hayvanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَلَاُضِلَّنَّهُمْ وَلَاُمَنِّيَنَّهُمْ وَلَاٰمُرَنَّهُمْ فَلَيُبَتِّكُنَّ اٰذَانَ الْاَنْعَامِ وَلَاٰمُرَنَّهُمْ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلْقَ اللّٰهِۜ وَمَنْ يَتَّخِذِ الشَّيْطَانَ وَلِياًّ مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَقَدْ خَسِرَ خُسْرَاناً مُب۪يناًۜ

Ve le udillennehum ve le umenniyennehum ve le amurannehum fe le yubettikunne azanel en'ami, ve le amurannehum fe le yugayyirunne halkallah.

Mutlaka onları saptırıp, asılsız kuruntulara daldıracağım; onlara buyuracağım, davarların kulaklarını yaracaklar; onlara buyuracağım, Allah'ın yarattığını bozacaklar." Kim, Allah'ın yanı sıra şeytanı veli edinirse, apaçık bir zarara uğramış olur.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/119-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَنْعَـٰمِ — l-en'aami · "hayvanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَوْفُوا بِالْعُقُودِۜ  اُحِلَّتْ لَكُمْ بَه۪يمَةُ الْاَنْعَامِ اِلَّا مَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ غَيْرَ مُحِلِّي الصَّيْدِ وَاَنْتُمْ حُرُمٌۜ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ مَا يُر۪يدُ

Ya eyyuhellezine amenu evfu bil ukud uhıllet lekum behimetul en'ami illa ma yutla aleykum gayre muhillis saydi ve entum hurum innallahe yahkumu ma yurid.

Ey İman Edenler! Sözlerinizi yerine getirin. İhramlı iken helal saymamanız şartı ile okunacak olanların dışında kalan en'am size helal kılındı Kuşkusuz, Allah, dilediği hükmü verir.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/1-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَتِى — nia'meti · "ni'metimi"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ وَالْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ وَالْمُتَرَدِّيَةُ وَالنَّط۪يحَةُ وَمَٓا اَكَلَ السَّبُعُ اِلَّا مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى النُّصُبِ وَاَنْ تَسْتَقْسِمُوا بِالْاَزْلَامِۜ ذٰلِكُمْ فِسْقٌۜ  اَلْيَوْمَ يَـئِسَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ د۪ينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِۜ اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ وَاَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَت۪ي وَرَض۪يتُ لَكُمُ الْاِسْلَامَ د۪يناًۜ فَمَنِ اضْطُرَّ ف۪ي مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِفٍ لِاِثْمٍۙ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

Hurrimet aleykumul meytetu veddemu ve lahmul hınziri ve ma uhılle li gayrillahi bihi vel munhanikatu vel mevkuzetu vel mutereddiyetu ven natihatu ve ma ekeles sebuu illa ma zekkeytum ve ma zubiha alen nusubi ve en testaksimu bil ezlam, zalikum fisk, elyevme yeisellezine keferu min dinikum fe la tahşevhum vahşevn el yevme ekmeltu lekum dinekum ve etmemtu aleykum ni'meti ve raditu lekumul islame dina fe menidturra fi mahmasatin gayra mutecanifin li ismin fe innallahe gafurun rahim.

Ölü, kan, domuz eti, Allah'tan başkasının adı anılarak kesilen ve boğularak ölmüş, vurularak ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş; yırtıcı hayvan tarafından yenmiş -canı çıkmadan kesilmiş olanlar hariç- ve putlar adına kesilenler haram kılındı. Fal okları ile kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar fısktır. Artık, Kafirler, dininize bir şey yapmaktan umutlarını kesmişlerdir. Öyleyse, onlara huşu duymayın. Bana huşu duyun. Bugün, sizin için dininizi kemale erdirdim/ikmal ettim ve sizin üzerinize nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslam'ı seçtim/ beğendim. Kim açlıktan dolayı mecbur kalırsa, istekli olmaksızın bunlardan yiyebilir. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/3-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَتَهُۥ — nia'metehu · "ni'metini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا قُمْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ فَاغْسِلُوا وُجُوهَكُمْ وَاَيْدِيَكُمْ اِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُوا بِرُؤُ۫سِكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ اِلَى الْكَعْبَيْنِۜ وَاِنْ كُنْتُمْ جُنُباً فَاطَّهَّرُواۜ وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَٓاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَٓائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَٓاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَٓاءً فَتَيَمَّمُوا صَع۪يداً طَيِّباً فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْد۪يكُمْ مِنْهُۜ مَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَجٍ وَلٰكِنْ يُر۪يدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Ya eyyuhellezine amenu iza kumtum iles salati fagsilu vucuhekum ve eydiyekum ilel merafikı vemsehu bi ruusikum ve erculekum ilal ka'beyn ve in kuntum cunuben fattahheru ve in kuntum marda ev ala seferin ev cae ehadun minkum minel gaitı ev lamestumun nisae fe lem tecidu maen fe teyemmemu saiden tayyiben femsehu bi vucuhikum ve eydikum minh ma yuridullahu li yec'ale aleykum min haracin ve lakin yuridu li yutahhirekum ve li yutimme ni'metehu aleykum leallekum teşkurun.

Ey İman Edenler! Salata durduğunuz zaman, yüzlerinizi ve ellerinizi -dirseklerinizle beraber- yıkayın. Başlarınızı ve -aşık kemiklerinizle beraber- ayaklarınızı mesh edin. Eğer cünüpseniz; tam olarak temizlenin. Eğer hasta veya yolcukta iseniz veya tuvaletten gelmişseniz veya kadınlarınızla ilişkiye girdiyseniz ve o anda su bulamadıysanız, temiz kumla teyemmüm edin; onunla ellerinizi ve yüzlerinizi mesh edin. Allah size herhangi bir zorluk dilemiyor. Ancak sizi tertemiz etmek ve üzerinize nimetini tamamlamak istiyor. Umulur ki şükredersiniz.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/6-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَةَ — nia'mete · "ni'metini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَاذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَم۪يثَاقَهُ الَّذ۪ي وَاثَقَكُمْ بِه۪ٓۙ اِذْ قُلْتُمْ سَمِعْنَا وَاَطَعْنَاۘ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ  اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Vezkuru ni'metellahi aleykum ve misakahullezi vasekakum bihi iz kultum semi'na ve ata'na vettekullah innallahe alimun bizatis sudur.

Allah'ın, size olan nimetini ve "İşittik ve itaat ettik." dediğinizde, onunla sizi bağladığı sözünüzü hatırlayın. Allah'a karşı takvalı olun. Kuşkusuz, Allah göğüslerde olanı gerçeğiyle bilendir.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/7-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَتَ — nia'mete · "ni'metini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ هَمَّ قَوْمٌ اَنْ يَبْسُطُٓوا اِلَيْكُمْ اَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ اَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ۟

Ya eyyuhellezine amenuzkuru ni'metallahi aleykum iz hemme kavmun en yebsutu ileykum eydiyehum fe keffe eydiyehum ankum, vettekullah ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun.

Ey İman Edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size saldırmayı tasarlamıştı da Allah, onları, size saldırmaktan vazgeçirmişti. Allah'a karşı takvalı olun. Mü'minler, yalnızca Allah'a güvenip yönelsinler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/11-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَةَ — nia'mete · "ni'metini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ جَعَلَ ف۪يكُمْ اَنْبِيَٓاءَ وَجَعَلَكُمْ مُلُوكاًۗ وَاٰتٰيكُمْ مَا لَمْ يُؤْتِ اَحَداً مِنَ الْعَالَم۪ينَ

Ve iz kale musa li kavmihi ya kavmizkuru ni'metallahi aleykum iz ceale fikum enbiyae ve cealekum muluk, ve atakum ma lem yu'ti ehaden minel alemin.

Hani Musa, halkına: "Ey halkım! Allah'ın size verdiği nimetleri hatırlayın. Hani O, içinizden Nebiler seçti; sizi melikler yaptı ve alemlerden hiç kimseye vermediği birçok şeyi size verdi." dedi.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/20-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** أَنْعَمَ — en'ame · "ni'met verdiği"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

قَالَ رَجُلَانِ مِنَ الَّذ۪ينَ يَخَافُونَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمَا ادْخُلُوا عَلَيْهِمُ الْبَابَۚ فَاِذَا دَخَلْتُمُوهُ فَاِنَّكُمْ غَالِبُونَ وَعَلَى اللّٰهِ فَتَوَكَّلُٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ

Kale raculani minellezine yehafune en'amallahu aleyhim edhulu aleyhimul bab, fe iza dehaltumuhu fe innekum galibune ve alallahi fe tevekkelu in kuntum mu'minin.

Korkanların içinden, Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi, şöyle dedi: "Onların üzerine bildik kapıdan girin. Eğer oraya girerseniz, o zaman galip gelirsiniz. Eğer iman edenlerseniz, Allah'a tevekkül edin."

_https://acikkuran.com/maide-suresi/23-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 65. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّعِيمِ — n-neiymi · "ni'meti bol"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

وَلَوْ اَنَّ اَهْلَ الْكِتَابِ اٰمَنُوا وَاتَّقَوْا لَكَفَّرْنَا عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَاَدْخَلْنَاهُمْ جَنَّاتِ النَّع۪يمِ

Ve lev enne ehlel kitabi amenu vettekav le kefferna anhum seyyiatihim ve le edhalnahum cennatin naim.

Eğer Kitap Ehli de iman edip takva sahibi olsaydı, kötülüklerini örter, nimet dolu Cennetlere koyardık.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/65-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 95. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّعَمِ — n-neami · "hayvan-"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقْتُلُوا الصَّيْدَ وَاَنْتُمْ حُرُمٌۜ وَمَنْ قَتَلَهُ مِنْكُمْ مُتَعَمِّداً فَجَزَٓاءٌ مِثْلُ مَا قَتَلَ مِنَ النَّعَمِ يَحْكُمُ بِه۪ ذَوَا عَدْلٍ مِنْكُمْ هَدْياً بَالِغَ الْكَعْبَةِ اَوْ كَفَّارَةٌ طَعَامُ مَسَاك۪ينَ اَوْ عَدْلُ ذٰلِكَ صِيَاماً لِيَذُوقَ وَبَالَ اَمْرِه۪ۜ عَفَا اللّٰهُ عَمَّا سَلَفَۜ وَمَنْ عَادَ فَيَنْتَقِمُ اللّٰهُ مِنْهُۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ ذُوانْتِقَامٍ

Ya eyyuhellezine amenu la taktulus sayde ve entum hurum ve men katelehu minkum muteammiden fe cezaun mislu ma katele min en neami yahkumu bihi zeva adlin minkum hedyen baligal ka'beti ev keffaratun taamu mesakine ev adlu zalike siyamen li yezuka vebale emrih afallahu amma selef ve men ade fe yentakimullahu minh vallahu azizun zuntikam.

Ey İman Edenler! İhramlıyken av hayvanı öldürmeyin. Sizden kim bile bile öldürürse, karşılık olarak yapacağı şey, sizden adil iki kişinin kararıyla, avlanılan şeye denk Kabe'ye ulaşacak hediye göndermek veya yoksulları doyurmak veya buna denk siyamdır ki bu yaptığı işin vebalini tatması içindir. Allah geçmiştekini affetti. Kim aynı suçu tekrar ederse, Allah onun hesabını sorar. Ve Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, Hesap Sorucu'dur.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/95-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 110. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَتِى — nia'meti · "ni'metimi"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

اِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ اذْكُرْ نِعْمَت۪ي عَلَيْكَ وَعَلٰى وَالِدَتِكَۢ اِذْ اَيَّدْتُكَ بِرُوحِ الْقُدُسِ تُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلاًۚ وَاِذْ عَلَّمْتُكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۚ وَاِذْ تَخْلُقُ مِنَ الطّ۪ينِ كَـهَيْـَٔةِ الطَّيْرِ بِاِذْن۪ي فَتَنْفُخُ ف۪يهَا فَتَكُونُ طَيْراً بِاِذْن۪ي وَتُبْرِئُ الْاَكْمَهَ وَالْاَبْرَصَ بِاِذْن۪يۚ وَاِذْ تُخْرِجُ الْمَوْتٰى بِاِذْن۪يۚ وَاِذْ كَفَفْتُ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ عَنْكَ اِذْ جِئْتَهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ

İz kalellahu ya isebne meryemezkur ni'meti aleyke ve ala validetike iz eyyedtuke bi ruhil kudusi tukellimun nase fil mehdi ve kehl, ve iz allemtukel kitabe vel hikmete vet tevrate vel incil, ve iz tahluku minet tini ke hey'etit tayri bi izni fe tenfuhu fiha fe tekunu tayran bi izni ve tubriul ekmehe vel ebrasa bi izni, ve iz tuhricul mevta bi izni, ve iz kefeftu beni israile anke iz ci'tehum bil beyyinati fe kalellezine keferu minhum in haza illa sihrun mubin.

Allah, "Ey Meryem Oğlu İsa! Senin ve annenin üzerinde olan nimetimi hatırla." Hani seni Kudus'un Ruhu ile desteklemiştim, insanlarla beşikte ve yetişkinlikte konuşuyordun. Ve hani sana Kitap'ı, Hikmet'i, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. Ve hani Ben'im iznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey tasarlıyordun ve ona üflüyordun, Ben'im iznimle hemen kuş oluyordu; kör olarak doğanı ve abrası Ben'im iznimle iyileştiriyordun. Hani Ben'im iznimle ölüleri çıkarıyordun. Hani İsrailoğullarını senden uzaklaştırdım. Hani onlara apaçık beyyinelerle geldiğinde, onlardan Kafir olanlar, "Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir." dediler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/110-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 136. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْأَنْعَـٰمِ — vel'en'aami · "ve hayvanlar(dan)"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَجَعَلُوا لِلّٰهِ مِمَّا ذَرَاَ مِنَ الْحَرْثِ وَالْاَنْعَامِ نَص۪يباً فَقَالُوا هٰذَا لِلّٰهِ بِزَعْمِهِمْ وَهٰذَا لِشُرَكَٓائِنَاۚ فَمَا كَانَ لِشُرَكَٓائِهِمْ فَلَا يَصِلُ اِلَى اللّٰهِۚ وَمَا كَانَ لِلّٰهِ فَهُوَ يَصِلُ اِلٰى شُرَكَٓائِهِمْۜ سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ

Ve cealu lillahi mimma zeree minel harsi vel en'ami nasibenfe kalu haza lillahi bi za'mihim ve haza li şurekaina, fe ma kane li şurekaihim fe la yasılu ilallahi ve ma kane lillahi fe huve yasilu ila şurekaihim, sae ma yahkumun.

Allah'ın var ettiği ziraat ürünlerinden ve hayvanlardan, O'na bir pay ayırıp, zanlarınca: "Bu Allah'a, bu da ortaklarımızadır." dediler. Ortakları için ayrılan, Allah'a ulaşmıyor, Allah için ayrılan, ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/136-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 138. ayet

- **Geçtiği form:** أَنْعَـٰمٌۭ — en'aamun · "hayvanlardır"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim · belirsiz

وَقَالُوا هٰذِه۪ٓ اَنْعَامٌ وَحَرْثٌ حِجْرٌۘ لَا يَطْعَمُهَٓا اِلَّا مَنْ نَشَٓاءُ بِزَعْمِهِمْ وَاَنْعَامٌ حُرِّمَتْ ظُهُورُهَا وَاَنْعَامٌ لَا يَذْكُرُونَ اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا افْتِرَٓاءً عَلَيْهِۜ سَيَجْز۪يهِمْ بِمَا كَانُوا يَفْتَرُونَ

Ve kalu hazihi en'amun ve harsun hicrun la yat'amuha illa men neşau bi za'mihim ve en'amun hurrimet zuhuruha ve en'amun la yezkurunesmallahi aleyhaftiraen aleyh se yeczihim bima kanu yefterun.

Kendi zanlarınca: "Bu davarlar ve ekinler dokunulmazdır. Onları dilediklerimizden başkası yiyemez. Şu davarların da sırtları haram edilmiştir." derler. O'na karşı iftira ederek bir kısım davarların da üzerine Allah'ın adını anmazlar. O, iftiraları yüzünden, Allah onları iftiraları ile cezalandıracaktır.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/138-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 138. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَنْعَـٰمٌ — ve en'aamun · "ve hayvanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim · belirsiz

وَقَالُوا هٰذِه۪ٓ اَنْعَامٌ وَحَرْثٌ حِجْرٌۘ لَا يَطْعَمُهَٓا اِلَّا مَنْ نَشَٓاءُ بِزَعْمِهِمْ وَاَنْعَامٌ حُرِّمَتْ ظُهُورُهَا وَاَنْعَامٌ لَا يَذْكُرُونَ اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا افْتِرَٓاءً عَلَيْهِۜ سَيَجْز۪يهِمْ بِمَا كَانُوا يَفْتَرُونَ

Ve kalu hazihi en'amun ve harsun hicrun la yat'amuha illa men neşau bi za'mihim ve en'amun hurrimet zuhuruha ve en'amun la yezkurunesmallahi aleyhaftiraen aleyh se yeczihim bima kanu yefterun.

Kendi zanlarınca: "Bu davarlar ve ekinler dokunulmazdır. Onları dilediklerimizden başkası yiyemez. Şu davarların da sırtları haram edilmiştir." derler. O'na karşı iftira ederek bir kısım davarların da üzerine Allah'ın adını anmazlar. O, iftiraları yüzünden, Allah onları iftiraları ile cezalandıracaktır.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/138-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 138. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَنْعَـٰمٌۭ — ve en'aamun · "ve hayvanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim · belirsiz

وَقَالُوا هٰذِه۪ٓ اَنْعَامٌ وَحَرْثٌ حِجْرٌۘ لَا يَطْعَمُهَٓا اِلَّا مَنْ نَشَٓاءُ بِزَعْمِهِمْ وَاَنْعَامٌ حُرِّمَتْ ظُهُورُهَا وَاَنْعَامٌ لَا يَذْكُرُونَ اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا افْتِرَٓاءً عَلَيْهِۜ سَيَجْز۪يهِمْ بِمَا كَانُوا يَفْتَرُونَ

Ve kalu hazihi en'amun ve harsun hicrun la yat'amuha illa men neşau bi za'mihim ve en'amun hurrimet zuhuruha ve en'amun la yezkurunesmallahi aleyhaftiraen aleyh se yeczihim bima kanu yefterun.

Kendi zanlarınca: "Bu davarlar ve ekinler dokunulmazdır. Onları dilediklerimizden başkası yiyemez. Şu davarların da sırtları haram edilmiştir." derler. O'na karşı iftira ederek bir kısım davarların da üzerine Allah'ın adını anmazlar. O, iftiraları yüzünden, Allah onları iftiraları ile cezalandıracaktır.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/138-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 139. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَنْعَـٰمِ — l-en'aami · "hayvanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَقَالُوا مَا ف۪ي بُطُونِ هٰذِهِ الْاَنْعَامِ خَالِصَةٌ لِذُكُورِنَا وَمُحَرَّمٌ عَلٰٓى اَزْوَاجِنَاۚ وَاِنْ يَكُنْ مَيْتَةً فَهُمْ ف۪يهِ شُرَكَٓاءُۜ سَيَجْز۪يهِمْ وَصْفَهُمْۜ اِنَّهُ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ

Ve kalu ma fi butuni hazihil en'ami halisatun li zukurina ve muharremun ala ezvacina, ve in yekun meyteten fe hum fihi şurekau, se yeczihim vasfehum, innehu hakimun alim.

"Bu davarların karınlarında bulunanlar yalnızca erkeklerimize ait olup, kadınlarımıza haram kılınmıştır. Eğer ölü doğarsa o zaman herkes onda ortaktır." dediler. Bu nitelendirmelerinin cezasını görecekler. O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/139-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 142. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَنْعَـٰمِ — l-en'aami · "hayvanlar-"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَمِنَ الْاَنْعَامِ حَمُولَةً وَفَرْشاًۜ كُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌۙ

Ve minel en'ami hamuleten ve ferşa, kulu mimma rezekakumullahu ve la tettebiu hutuvatiş şeytan,innehu lekum aduvvun mubin.

Ve hayvanlardan yük taşıyanlar ve serilecek olanlar/döşek yapılanlar var. Allah'ın rızık olarak verdiklerinden yiyin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. O sizin için apaçık bir düşmandır.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/142-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 179. ayet

- **Geçtiği form:** كَٱلْأَنْعَـٰمِ — kalen'aami · "hayvanlar gibidir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ كَث۪يراً مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۘ  لَهُمْ قُلُوبٌ لَا يَفْقَهُونَ بِهَاۘ وَلَهُمْ اَعْيُنٌ لَا يُبْصِرُونَ بِهَاۘ وَلَهُمْ اٰذَانٌ لَا يَسْمَعُونَ بِهَاۜ  اُو۬لٰٓئِكَ كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ

Ve lekad zere'na li cehenneme kesiren minel cinni vel insi lehum kulubun la yefkahune biha ve lehum a'yunun la yubsırune biha ve lehum azanun la yesmeune biha, ulaike kel en'ami bel hum edallu, ulaike humul gafilun.

Gerçek şu ki, cinnden ve insten çoğalttıklarımızın çoğu Cehennem'liktir. Ki onların kalpleri vardır onunla kavramazlar, gözleri vardır onunla görmezler, kulakları vardır onunla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibidirler, hatta daha da bilinçsizdirler. İşte gafil olanlar bunlardır.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/179-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَ — nia'me · "O, ne güzel"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَوْلٰيكُمْۜ نِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪يرُ

Ve in tevellev fa'lemu ennallahe mevlakum, ni'mel mevla ve ni'men nasir.

Eğer yüz çevirirlerse, artık bilin ki Allah sizin mevlanızdır. O, ne güzel mevla, ne güzel yardımcıdır.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/40-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** وَنِعْمَ — ve nia'me · "ve ne güzel"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَوْلٰيكُمْۜ نِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪يرُ

Ve in tevellev fa'lemu ennallahe mevlakum, ni'mel mevla ve ni'men nasir.

Eğer yüz çevirirlerse, artık bilin ki Allah sizin mevlanızdır. O, ne güzel mevla, ne güzel yardımcıdır.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/40-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 53. ayet

- **Geçtiği form:** نِّعْمَةً — nia'meten · "ni'meti"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ لَمْ يَكُ مُغَيِّراً نِعْمَةً اَنْعَمَهَا عَلٰى قَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْۙ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ

Zalike biennallahe lem yeku mugayyiren ni'meten en'ameha ala kavmin hatta yugayyiru ma bi enfusihim ve ennallahe semiun alim.

Çünkü bir halk kendisini değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği nimeti değiştirecek değildir. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/53-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 53. ayet

- **Geçtiği form:** أَنْعَمَهَا — en'ameha · "onları nimetlendirdiği"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ لَمْ يَكُ مُغَيِّراً نِعْمَةً اَنْعَمَهَا عَلٰى قَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْۙ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ

Zalike biennallahe lem yeku mugayyiren ni'meten en'ameha ala kavmin hatta yugayyiru ma bi enfusihim ve ennallahe semiun alim.

Çünkü bir halk kendisini değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği nimeti değiştirecek değildir. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/53-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** نَعِيمٌۭ — neiymun · "nimetler"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

يُبَشِّرُهُمْ رَبُّهُمْ بِرَحْمَةٍ مِنْهُ وَرِضْوَانٍ وَجَنَّاتٍ لَهُمْ ف۪يهَا نَع۪يمٌ مُق۪يمٌۙ

Yubeşşiruhum rabbuhum bi rahmetin minhu ve rıdvanin ve cennatin lehum fiha naimun mukim.

Rabb'leri, onları, Kendi rahmeti, hoşnutluğu ve içinde tükenmeyen nimetler bulunan Cennetler ile müjdeliyor.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/21-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّعِيمِ — n-neiymi · "naim"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ يَهْد۪يهِمْ رَبُّهُمْ بِا۪يمَانِهِمْۚ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ

İnnellezine amenu ve amilus salihati yehdihim rabbuhum bi imanihim, tecri min tahtihimul enharu fi cennatin naim.

İman edip, salihatı yapanlara gelince, imanlarından dolayı Rabb'leri onları doğru yola iletir ve içlerinden ırmaklar akan Na'im Cennetlerine koyar.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/9-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْأَنْعَـٰمُ — vel'en'aamu · "ve hayvanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

اِنَّمَا مَثَلُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَٓاءٍ اَنْزَلْنَاهُ مِنَ السَّمَٓاءِ فَاخْتَلَطَ بِه۪ نَبَاتُ الْاَرْضِ مِمَّا يَأْكُلُ النَّاسُ وَالْاَنْعَامُۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَخَذَتِ الْاَرْضُ زُخْرُفَهَا وَازَّيَّـنَتْ وَظَنَّ اَهْلُهَٓا اَنَّهُمْ قَادِرُونَ عَلَيْهَٓاۙ اَتٰيهَٓا اَمْرُنَا لَيْلاً اَوْ نَهَاراً فَجَعَلْنَاهَا حَص۪يداً كَاَنْ لَمْ تَغْنَ بِالْاَمْسِۜ  كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

İnnema meselul hayatid dunya ke main enzelnahu mines semai fahteleta bihi nebatul ardı mimma ye'kulun nasu vel en'am, hatta iza ehazetil ardu zuhrufeha vezzeyyenet ve zanne ehluha ennehum kadirune aleyha etaha emruna leylen ev neharen fe cealnaha hasiden ke en lem tagne bil ems, kezalike nufassilul ayati li kavmin yetefekkerun.

Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz yağmurla hayat bulup yeşeren, insanların ve hayvanların yararlandıkları yeryüzü bitkileri gibidir. Öyle ki yeryüzü bütün süslerini ve güzelliğini kuşandığı ve sahipleri de onu elde edecek güce sahip olduklarını sandıkları bir sırada; geceleyin veya güpegündüz ona emrimiz geliverir de bunları sanki dün yerinde hiç yokmuş gibi kökünden yolunmuş bir hale getiririz. İşte düşünen bir halk için ayetlerimizi böyle detaylı olarak açıklıyoruz.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/24-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** نَعْمَآءَ — nea'ma'e · "bir nimet"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَلَئِنْ اَذَقْنَاهُ نَعْمَٓاءَ بَعْدَ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ ذَهَبَ السَّيِّـَٔاتُ عَنّ۪يۜ  اِنَّهُ لَفَرِحٌ فَخُورٌۙ

Ve le in ezaknahu na'mae ba'de darrae messethu le yekulenne zehebes seyyiatu anni, innehu le ferihun fahur.

Eğer, kendisine dokunan bir zarardan sonra, ona bir nimet tattırsak, "Kötülüklerden kurtuldum." diye böbürlenir ve şımarmaya başlar.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/10-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَتَهُۥ — nia'metehu · "ni'metini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَكَذٰلِكَ يَجْتَب۪يكَ رَبُّكَ وَيُعَلِّمُكَ مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِ وَيُتِمُّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكَ وَعَلٰٓى اٰلِ يَعْقُوبَ كَمَٓا اَتَمَّهَا عَلٰٓى اَبَوَيْكَ مِنْ قَبْلُ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْحٰقَۜ اِنَّ رَبَّكَ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ۟

Ve kezalike yectebike rabbuke ve yu allimuke min te'vilil ehadisi, ve yutimmu ni'metehu aleyke ve ala ali ya'kube kema etemmeha ala ebeveyke min kablu ibrahime ve ishak, inne rabbeke alimun hakim.

Böylece Rabb'in seni seçecek ve sana olayların yorumlanmasının bilgisini verecek. Tıpkı daha önce ataların İbrahim ve İshak'a nimetlerini tamamladığı gibi sana ve Ya'kub soyuna da tamamlayacaktır. Rabb'in Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/6-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** فَنِعْمَ — fe nia'me · "ne güzel"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

سَلَامٌ عَلَيْكُمْ بِمَا صَبَرْتُمْ فَنِعْمَ عُقْبَى الدَّارِۜ

Selamun aleykum bi ma sabertum fe ni'me ukbed dar.

"Sabretmeniz nedeniyle size selam olsun. Dünya yurdunun sonu ne güzeldir."

_https://acikkuran.com/rad-suresi/24-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَةَ — nia'mete · "ni'metini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهِ اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ اَنْجٰيكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ وَيُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَٓاءَكُمْۜ وَف۪ي ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظ۪يمٌ۟

Ve iz kale musa li kavmihizkuru ni'metallahi aleykum iz encakum min ali fir'avne yesumunekum suel azabi ve yuzebbihune ebnaekum ve yestahyune nisaekum, ve fi zalikum belaun min rabbikum azim.

Hani! Musa halkına demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani O, sizi; oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakarak azabın en kötüsü ile cezalandıran Firavunculardan kurtarmıştı. Bunda, Rabb'inizden çok büyük bir sınav vardı."

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/6-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَتَ — nia'mete · "ni'metini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ بَدَّلُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ كُفْراً وَاَحَلُّوا قَوْمَهُمْ دَارَ الْبَوَارِۙ

E lem tere ilellezine beddelu ni'metallahi kufren ve ehallu kavmehum darel bevar.

Allah'ın nimetini Küfre çevirenleri ve böylece kendi toplumlarını yok olma yurduna sürükleyenleri görüyorsun değil mi?

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/28-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَتَ — nia'mete · "ni'metini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَاٰتٰيكُمْ مِنْ كُلِّ مَا سَاَلْتُمُوهُۜ وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَتَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَاۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ۟

Ve atakum min kulli ma se'eltumuh, ve in teuddu ni'metallahi la tuhsuha,innel insane le zalumun keffar.

Ondan istediğiniz her şeyden size verdi. Eğer Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan, çok zalimdir, çok kafirdir.

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/34-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْأَنْعَـٰمَ — vel'en'aame · "ve hayvanları da"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَالْاَنْعَامَ خَلَقَهَاۚ لَكُمْ ف۪يهَا دِفْءٌ وَمَنَافِعُ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۖ

Vel en'ame halakaha, lekum fiha dif'un ve menafiu ve minha te'kulun.

Hayvanları, sizin için O yarattı. Isınma ve birçok yararları yanında, onlardan yiyecekler de elde edersiniz.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/5-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَةَ — nia'mete · "ni'metini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَةَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَاۜ اِنَّ اللّٰهَ لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ

Ve in teuddu ni'metallahi la tuhsuha, innallahe le gafurun rahim.

Eğer Allah'ın nimetlerini sayacak olsanız, onu hesaplayamazsınız. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/18-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** وَلَنِعْمَ — velenia'me · "ve ne güzeldir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَق۪يلَ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْا مَاذَٓا اَنْزَلَ رَبُّكُمْۜ قَالُوا خَيْراًۜ لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةٌۜ وَلَدَارُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌۜ وَلَنِعْمَ دَارُ الْمُتَّق۪ينَۙ

Ve kile lillezinettekav ma za enzele rabbukum, kalu hayra, lillezine ahsenu fi hazihid dunya haseneh, ve le darul ahıreti hayr, ve le ni'me darul muttekin.

Ve takva sahiplerine: "Rabb'inizin indirdiği şey nedir?" denildi. "İyilik." dediler. Bu dünyada, iyilik yapanlar için iyilik vardır. Ve elbette ahiret yurdu daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/30-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 53. ayet

- **Geçtiği form:** نِّعْمَةٍۢ — nia'metin · "her ni'met"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَمَا بِكُمْ مِنْ نِعْمَةٍ فَمِنَ اللّٰهِ ثُمَّ اِذَا مَسَّكُمُ الضُّرُّ فَاِلَيْهِ تَجْـَٔرُونَۚ

Ve ma bikum min ni'metin fe minallahi summe iza messekumud durru fe ileyhi tec'erun.

Sahip olduğunuz nimetlerin tamamı, Allah'tandır. Sonra bir sıkıntıya uğradığınızda, yalnız O'na yalvarırsınız.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/53-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 66. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَنْعَـٰمِ — l-en'aami · "hayvanlarda"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَاِنَّ لَكُمْ فِي الْاَنْعَامِ لَعِبْرَةًۜ  نُسْق۪يكُمْ مِمَّا ف۪ي بُطُونِه۪ مِنْ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَبَناً خَالِصاً سَٓائِغاً لِلشَّارِب۪ينَ

Ve inne lekum fil en'ami le ibreh, nuskikum mimma fi butunihi min beyni fersin ve demin lebenen halisen saigan liş şaribin.

Hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Size, onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından süzülüp gelen içimi lezzetli, halis bir süt içiriyoruz.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/66-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 71. ayet

- **Geçtiği form:** أَفَبِنِعْمَةِ — efebinia'meti · "ni'metini mi?"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

وَاللّٰهُ فَضَّلَ بَعْضَكُمْ عَلٰى بَعْضٍ فِي الرِّزْقِۚ فَمَا الَّذ۪ينَ فُضِّلُوا بِرَٓادّ۪ي رِزْقِهِمْ عَلٰى مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَهُمْ ف۪يهِ سَوَٓاءٌۜ  اَفَبِنِعْمَةِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ

Vallahu faddale ba'dakum ala ba'dın fir rızk, femellezine fuddılu bi raddi rızkıhim ala ma meleket eymanehum fe hum fihi seva', e fe bi ni'metillahi yechadun.

Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını yeminle hak sahibi oldukları kimselere aktarıyorlar da onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar?

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/71-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 72. ayet

- **Geçtiği form:** وَبِنِعْمَتِ — ve binia'meti · "ve ni'metine"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجاً وَجَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ بَن۪ينَ وَحَفَدَةً وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِۜ اَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَتِ اللّٰهِ هُمْ يَكْفُرُونَۙ

Vallahu ceale lekum min enfusikum ezvacen ve ceale lekum min ezvacikum benine ve hafedeten ve rezakakum minet tayyibat, e fe bil batıli yu'minune ve bi ni'metillahi hum yekfurun.

Allah sizin için, kendinizden eşler var etti ve eşlerden de çocuklar ve torunlar var etti. Temiz şeylerle rızıklandırdı. Hala Batıl'a mı inanıyorlar? Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/72-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 80. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَنْعَـٰمِ — l-en'aami · "hayvan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ بُيُوتِكُمْ سَكَناً وَجَعَلَ لَكُمْ مِنْ جُلُودِ الْاَنْعَامِ بُيُوتاً تَسْتَخِفُّونَهَا يَوْمَ ظَعْنِكُمْ وَيَوْمَ اِقَامَتِكُمْۙ وَمِنْ اَصْوَافِهَا وَاَوْبَارِهَا وَاَشْعَارِهَٓا اَثَاثاً وَمَتَاعاً اِلٰى ح۪ينٍ

Vallahu ceale lekum min buyutikum sekenen ve ceale lekum min culudil en'ami buyuten testehıffuneha yevme za'nikum ve yevme ikametikum ve min asvafiha ve evbariha ve eş'ariha esasen ve metaan ila hin.

Allah, evlerinizden sizin için bir huzur ve dinginlik yeri yaptı. Ve sizin için, hayvanların derilerinden yolculuğunuz sırasında ve konaklamanızda taşınabilir çadırdan evler ve yünlerinden, tüylerinden, kıllarından ev eşyası ve geçim aracı yaptı.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/80-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 81. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَتَهُۥ — nia'metehu · "ni'metini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِمَّا خَلَقَ ظِلَالاً وَجَعَلَ لَكُمْ مِنَ الْجِبَالِ اَكْنَاناً وَجَعَلَ لَكُمْ سَرَاب۪يلَ تَق۪يكُمُ الْحَرَّ وَسَرَاب۪يلَ تَق۪يكُمْ بَأْسَكُمْۜ كَذٰلِكَ يُتِمُّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْلِمُونَ

Vallahu ceale lekum mimma halaka zılalen ve ceale lekum minel cibali eknanen ve ceale lekum serabile tekikumul harra ve serabile tekikum be'sekum, kezalike yutimmu ni'metehu aleykum leallekum tuslimun.

Allah, sizin için, yarattığı şeylerden gölgeler yaptı. Sizin için dağlardan sığınaklar, sizi sıcaktan koruyacak giysiler ve şiddetli darbelerden koruyacak giysiler yaptı. Sizin üzerinizdeki nimetini işte böyle tamamlıyor. Umulur ki; böylece teslim olursunuz.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/81-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَتَ — nia'mete · "ni'metini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

يَعْرِفُونَ نِعْمَتَ اللّٰهِ ثُمَّ يُنْكِرُونَهَا وَاَكْثَرُهُمُ الْكَافِرُونَ۟

Ya'rifune ni'metallahi summe yunkiruneha ve ekseruhumul kafirun.

Onlar, bu nimetleri Allah'ın verdiğini biliyorlar. Sonra da onu görmezden geliyorlar. Onların çoğu Kafir kimselerdir.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/83-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 112. ayet

- **Geçtiği form:** بِأَنْعُمِ — bien'umi · "ni'metlerine"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً قَرْيَةً كَانَتْ اٰمِنَةً مُطْمَئِنَّةً يَأْت۪يهَا رِزْقُهَا رَغَداً مِنْ كُلِّ مَكَانٍ فَكَفَرَتْ بِاَنْعُمِ اللّٰهِ فَاَذَاقَهَا اللّٰهُ لِبَاسَ الْجُوعِ وَالْخَوْفِ بِمَا كَانُوا يَصْنَعُونَ

Ve daraballahu meselen karyeten kanet amineten mutmainneten ye'tiha rızkuha ragaden min kulli mekanin fe keferet bi en'umillahi fe ezakahallahu libasel cui vel havfi bima kanu yasnaun.

Allah, güvenli ve her yönden tatmin olmuş bir kenti örnek verdi. Oraya, her yerden bol bol rızık geliyordu. Ne var ki, Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler. Bunun üzerine Allah da onlara kaypaklıkları nedeniyle açlık ve korku elbisesini tattırdı.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/112-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 114. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَتَ — nia'mete · "ni'metine"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

فَكُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ حَلَالاً طَيِّباًۖ وَاشْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ

Fe kulu mimma razakakumullahu halalen tayyiben veşkuru ni'metallahi in kuntum iyyahu ta'budun.

Eğer Allah'a kulluk ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin. Allah'ın size verdiği rızıklardan helal ve temiz olarak yiyin.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/114-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 121. ayet

- **Geçtiği form:** لِّأَنْعُمِهِ ۚ — lien'umihi · "O'nun ni'metlerine"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

شَاكِراً لِاَنْعُمِهِۜ اِجْتَبٰيهُ وَهَدٰيهُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ

Şakiren li en'umih, ictebahu ve hudahu ila sıratın mustekim.

Allah'ın nimetlerine şükrediciydi. Onu seçti ve dosdoğru yola iletti.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/121-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** أَنْعَمْنَا — en'amna · "ni'met versek"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

وَاِذَٓا اَنْعَمْنَا عَلَى الْاِنْسَانِ اَعْرَضَ وَنَاٰ بِجَانِبِه۪ۚ وَاِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ كَانَ يَؤُ۫ساً

Ve iza en'amna alel insani a'rada ve neabi canibih, ve iza messehuş şerru kane yeusa.

Ve kimi insana nimet verdiğimiz zaman, yüz çevirerek uzaklaşır. Ve ona bir kötülük dokunduğunda umutsuzluğa düşer.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/83-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَ — nia'me · "ne güzel"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَيَلْبَسُونَ ثِيَاباً خُضْراً مِنْ سُنْدُسٍ وَاِسْتَبْرَقٍ مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِۜ نِعْمَ الثَّوَابُۜ وَحَسُنَتْ مُرْتَفَقاً۟

Ulaike lehum cennatu adnin tecri min tahtihimul enharu yuhallevne fiha min esavire min zehebin ve yelbesune siyaben hudren min sundusin ve istebrekın muttekiine fiha alel eraik, ni'mes sevab, ve hasunet murtefeka.

İşte onlara Adn Cennetleri vardır. Onların içinden nehirler akar. Orada, altından bileziklerle süslenirler. İnce ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyerler. Orada tahtlar üzerine yaslanırlar. Ne güzel bir karşılık ve ne iyi bir ağırlanma yeri!

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/31-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** أَنْعَمَ — en'ame · "ni'met verdiği"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّ۪نَ مِنْ ذُرِّيَّةِ اٰدَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍۘ وَمِنْ ذُرِّيَّةِ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْرَٓائ۪لَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَاجْتَبَيْنَاۜ اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُ الرَّحْمٰنِ خَرُّوا سُجَّداً وَبُكِياًّ

Ulaikellezine en'amallahu aleyhim minen nebiyyine min zurriyyeti ademe ve mimmen hamelna mea nuhin ve min zurriyyeti ibrahime ve israile ve mimmen hedeyna vectebeyna, iza tutla aleyhim ayatur rahmani harru succeden ve bukiyya.

İşte bunlar, Allah'ın nimetlendirdiği Nebilerdendi. Adem'in neslinden ve Nuh ile birlikte taşıdıklarımızdan ve İbrahim ve İsrail'in soyundan ve doğru yola ilettiğimiz ve seçtiklerimizdendir. Onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/58-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** أَنْعَـٰمَكُمْ ۗ — en'aamekum · "hayvanlarınızı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

كُلُوا وَارْعَوْا اَنْعَامَكُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي النُّهٰى۟

Kulu ver'av en'amekum, inne fi zalike le ayatin li ulin nuha.

Yiyin ve hayvanlarınızı otlatın. Bunda, akıl sahipleri için ayetler vardır.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/54-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَنْعَـٰمِ ۖ — l-en'aami · "hayvanlar-"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

لِيَشْهَدُوا مَنَافِـعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ ف۪ٓي اَيَّامٍ مَعْلُومَاتٍ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَه۪يمَةِ الْاَنْعَامِۚ فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْـبَٓائِسَ الْفَق۪يرَۘ

Li yeşhedu menafia lehum ve yezkurusmallahi fi eyyamin ma'lumatin ala ma rezakahum min behimetil en'am, fe kulu minha ve at'ımul baisel fakir.

Bunun kendilerine sağlayacağı yararlara tanık olsunlar. Ve kendilerine rızık olarak verilen hayvanlar üzerine belli günlerde Allah'ın adını ansınlar. Böylece onlardan yiyin, muhtaç ve yoksul olanları doyurun.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/28-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَنْعَـٰمُ — l-en'aamu · "hayvanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

ذٰلِكَۗ وَمَنْ يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللّٰهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۜ وَاُحِلَّتْ لَكُمُ الْاَنْعَامُ اِلَّا مَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَاجْتَنِبُوا الرِّجْسَ مِنَ الْاَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِۙ

Zalike ve men yuazzım hurumatillahi fe huve hayrun lehu inde rabbih, ve uhıllet lekumul en'amu illa ma yutla aleykum fectenibur ricse minel evsani vectenibu kavlez zur.

İşte böyle. Kim Rabb'inin yasaklarına uymada gerekli özeni gösterirse, bu onun için daha hayırlıdır. Size okunanlar hariç, diğer hayvanlar helal kılındı. Artık putların pisliğinden kaçının. Yalan sözden kaçının.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/30-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَنْعَـٰمِ ۗ — l-en'aami · "(kurbanlık)"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَلِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكاً لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَه۪يمَةِ الْاَنْعَامِۜ فَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَلَـهُٓ اَسْلِمُواۜ وَبَشِّرِ الْمُخْبِت۪ينَۙ

Ve li kulli ummetin cealna menseken li yezkurusmallahi ala ma razakahum min behimetil en'am, fe ilahukum ilahun vahıdun fe lehu eslimu ve beşşiril muhbitin.

Rızık olarak verilen hayvanların üzerine Allah'ın adını anmaları için bütün ümmetlere mensek tayin ettik. Sizin ilahınız bir tek ilahtır. Artık yalnızca ona teslim olun. Samimi İnsanları haberdar et.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/34-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 56. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّعِيمِ — n-neiymi · "ni'met"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

اَلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ لِلّٰهِۜ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ

El mulku yevme izin lillah, yahkumu beynehum, fellezine amenu ve amilus salihati fi cennatin naim.

Egemenlik, O Gün tamamen Allah'a aittir, İnsanlar arasında yalnızca O hüküm verir. Artık iman eden ve salihatı yapanlar, Nimet Cennetlerindedirler.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/56-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 78. ayet

- **Geçtiği form:** فَنِعْمَ — fenia'me · "ne güzel"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَجَاهِدُوا فِي اللّٰهِ حَقَّ جِهَادِه۪ۜ هُوَ اجْتَبٰيكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِي الدّ۪ينِ مِنْ حَرَجٍۜ مِلَّةَ اَب۪يكُمْ اِبْرٰه۪يمَۜ هُوَ سَمّٰيكُمُ الْمُسْلِم۪ينَ مِنْ قَبْلُ وَف۪ي هٰذَا لِيَكُونَ الرَّسُولُ شَه۪يداً عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِۚ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاعْتَصِمُوا بِاللّٰهِۜ هُوَ مَوْلٰيكُمْۚ فَنِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪يرُ

Ve cahidu fillahi hakka cihadih, huvectebakum ve ma ceale aleykum fid dini min harac, millete ebikum ibrahim, huve semmakumul muslimine min kablu ve fi haza li yekuner resulu şehiden aleykum ve tekunu şuhedae alen nas, fe ekimus salate ve atuz zekate va'tesımu billah, huve mevlakum, fe ni'mel mevla ve ni'men nasir.

Allah yolunda gerektiği gibi cihad edin. O sizi seçti. Dinde size bir zorluk yüklemedi. Bu atanız İbrahim'in milleti. O, daha önce de şimdi de sizi Müslimler olarak isimlendirdi. Resul, size tanık olsun, siz de diğer İnsanlara. Öyleyse salatı ikame edin, zekatı yapın ve Allah'a sımsıkı bağlanın. O, sizin mevlanızdır. Ne güzel Mevla ne güzel yardımcıdır.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/78-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 78. ayet

- **Geçtiği form:** وَنِعْمَ — ve nia'me · "ve ne güzel"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَجَاهِدُوا فِي اللّٰهِ حَقَّ جِهَادِه۪ۜ هُوَ اجْتَبٰيكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِي الدّ۪ينِ مِنْ حَرَجٍۜ مِلَّةَ اَب۪يكُمْ اِبْرٰه۪يمَۜ هُوَ سَمّٰيكُمُ الْمُسْلِم۪ينَ مِنْ قَبْلُ وَف۪ي هٰذَا لِيَكُونَ الرَّسُولُ شَه۪يداً عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِۚ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاعْتَصِمُوا بِاللّٰهِۜ هُوَ مَوْلٰيكُمْۚ فَنِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪يرُ

Ve cahidu fillahi hakka cihadih, huvectebakum ve ma ceale aleykum fid dini min harac, millete ebikum ibrahim, huve semmakumul muslimine min kablu ve fi haza li yekuner resulu şehiden aleykum ve tekunu şuhedae alen nas, fe ekimus salate ve atuz zekate va'tesımu billah, huve mevlakum, fe ni'mel mevla ve ni'men nasir.

Allah yolunda gerektiği gibi cihad edin. O sizi seçti. Dinde size bir zorluk yüklemedi. Bu atanız İbrahim'in milleti. O, daha önce de şimdi de sizi Müslimler olarak isimlendirdi. Resul, size tanık olsun, siz de diğer İnsanlara. Öyleyse salatı ikame edin, zekatı yapın ve Allah'a sımsıkı bağlanın. O, sizin mevlanızdır. Ne güzel Mevla ne güzel yardımcıdır.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/78-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْأَنْعَـٰمِ — l-en'aami · "hayvanlarda"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَاِنَّ لَكُمْ فِي الْاَنْعَامِ لَعِبْرَةًۜ نُسْق۪يكُمْ مِمَّا ف۪ي بُطُونِهَا وَلَكُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ كَث۪يرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۙ

Ve inne lekum fil en'ami le ibreh, nuskikum mimma fi butuniha ve lekum fiha menafiu kesiretun ve minha te'kulun.

Hayvanlardan da sizin için alınacak dersler vardır. Onların karınlarındaki şeyden size içiriyoruz. Ve onlarda sizin için pek çok yararlar vardır. Ve onlardan yersiniz.

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/21-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** كَٱلْأَنْعَـٰمِ ۖ — kalen'aami · "hayvanlar gibidir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اَمْ تَحْسَبُ اَنَّ اَكْثَرَهُمْ يَسْمَعُونَ اَوْ يَعْقِلُونَۜ اِنْ هُمْ اِلَّا كَالْاَنْـعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّ سَب۪يلاً۟

Em tahsebu enne ekserehum yesmeune ev ya'kılun, in hum illa kel en'ami bel hum edallu sebila.

Yoksa onların çoğunun gerçeğe kulak verdiğini veya akıllarını kullandıklarını mı sanıyorsun? Onlar tıpkı hayvanlar gibidir. Hatta doğru yolu seçmede hayvanlardan daha yetersizdirler.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/44-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** أَنْعَـٰمًۭا — en'aamen · "hayvanlardan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

لِنُحْيِيَ بِه۪ بَلْدَةً مَيْتاً وَنُسْقِيَهُ مِمَّا خَلَقْنَٓا اَنْعَاماً وَاَنَاسِيَّ كَث۪يراً

Li nuhyiye bihi beldeten meyten ve nuskıyehu mimma halakna en'amen ve enasiyye kesira.

Ki o yağmurla ölü bir beldeyi canlandırmak, yaratmış olduğumuz hayvanları ve insanları suya kavuşturmak içindir.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/49-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَةٌۭ — nia'metun · "ni'met"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim · belirsiz

وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ اَنْ عَبَّدْتَ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَۜ

Ve tilke ni'metun temunnuha aleyye en abbedte beni israil.

İsrailoğulları'nı kendine kul edinmiş olmayı bir nimetmiş gibi başıma kakıyorsun." dedi.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/22-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 85. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّعِيمِ — n-neiymi · "ni'met(i bol olan)"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

وَاجْعَلْن۪ي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّع۪يمِۙ

Vec'alni min veraseti cennetin naim.

"Ve beni nimeti bol Cennet'in mirasçılarından kıl."

_https://acikkuran.com/suara-suresi/85-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 133. ayet

- **Geçtiği form:** بِأَنْعَـٰمٍۢ — bien'aamin · "davarlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim · belirsiz

اَمَدَّكُمْ بِاَنْعَامٍ وَبَن۪ينَۙ

Emeddekum bi en'amin ve benin.

"Size davarlarla, evlatlarla yardım etti."

_https://acikkuran.com/suara-suresi/133-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَتَكَ — nia'meteke · "ni’metine"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

فَتَبَسَّمَ ضَاحِكاً مِنْ قَوْلِهَا وَقَالَ رَبِّ اَوْزِعْن۪ٓي اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحاً تَرْضٰيهُ وَاَدْخِلْن۪ي بِرَحْمَتِكَ ف۪ي عِبَادِكَ الصَّالِح۪ينَ

Fe tebesseme dahıken min kavliha ve kale rabbi evzı'ni en eşkure ni'metekelleti en'amte aleyye ve ala valideyye ve en a'mele salihan terdahu ve edhılni bi rahmetike fi ibadikes salihin.

Bunun üzerine Süleyman onun sözüne gülümseyerek tebessüm etti. Ve "Ey Rabb'im! Bana, anne ve babama bağışladığın nimetlerin karşılığında, şükretmede ve hoşnut olacağın işler yapmada beni başarılı kıl. Ve rahmetinle beni salih kullarının arasına kat." dedi.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/19-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** أَنْعَمْتَ — en'amte · "lutfettiğin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَتَبَسَّمَ ضَاحِكاً مِنْ قَوْلِهَا وَقَالَ رَبِّ اَوْزِعْن۪ٓي اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحاً تَرْضٰيهُ وَاَدْخِلْن۪ي بِرَحْمَتِكَ ف۪ي عِبَادِكَ الصَّالِح۪ينَ

Fe tebesseme dahıken min kavliha ve kale rabbi evzı'ni en eşkure ni'metekelleti en'amte aleyye ve ala valideyye ve en a'mele salihan terdahu ve edhılni bi rahmetike fi ibadikes salihin.

Bunun üzerine Süleyman onun sözüne gülümseyerek tebessüm etti. Ve "Ey Rabb'im! Bana, anne ve babama bağışladığın nimetlerin karşılığında, şükretmede ve hoşnut olacağın işler yapmada beni başarılı kıl. Ve rahmetinle beni salih kullarının arasına kat." dedi.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/19-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** أَنْعَمْتَ — en'amte · "lutfettiğin ni'metler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

قَالَ رَبِّ بِمَٓا اَنْعَمْتَ عَلَيَّ فَلَنْ اَكُونَ ظَه۪يراً لِلْمُجْرِم۪ينَ

Kale rabbi bima en'amte aleyye fe len ekune zahiren lil mucrimin.

"Rabb'im! Bana verdiğin nimet sayesinde, bundan böyle asla mücrimlere arka çıkmayacağım." dedi.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/17-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَ — nia'me · "ne güzeldir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُبَوِّئَنَّهُمْ مِنَ الْجَنَّةِ غُرَفاً تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ نِعْمَ اَجْرُ الْعَامِل۪ينَۗ

Vellezine amenu ve amilus salihati le nubevviennehum minel cenneti gurafan tecrimin tahtihel enharu halidine fiha, ni'me ecrul amilin.

İman edenleri ve salihatı yapanları, içinde sürekli kalacakları Cennet'te; altından ırmaklar akan köşklere yerleştireceğiz. İyi işler yapanların ödülü ne güzeldir!

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/58-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** وَبِنِعْمَةِ — ve binia'meti · "ve ni'metine"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا جَعَلْنَا حَرَماً اٰمِناً وَيُتَخَطَّفُ النَّاسُ مِنْ حَوْلِهِمْۜ اَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَةِ اللّٰهِ يَكْفُرُونَ

E ve lem yerev enna cealna haramen aminen ve yutehattafun nasu min havlihim, e fe bil batılı yu'minune ve bi ni'metillahi yekfurun.

Çevresindeki insanlar can güvenliği içinde değilken, orayı güvenli harem ve emin bir yer kıldığımızı görmediler mi? Hala Batıl'a mı inanıyorlar ve Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/67-ayet-meali.md_

### 31. Lokman suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّعِيمِ — n-neiymi · "ni'meti bol"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتُ النَّع۪يمِۙ

İnnellezine amenu ve amilus salihati lehum cennatun na'im.

İman eden ve salihatı yapanlar için, Naim Cennet'ler vardır.

_https://acikkuran.com/lokman-suresi/8-ayet-meali.md_

### 31. Lokman suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** نِعَمَهُۥ — niamehu · "ni'metlerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

اَلَمْ تَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَاَسْبَغَ عَلَيْكُمْ نِعَمَهُ ظَاهِرَةً وَبَاطِنَةًۜ وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُن۪يرٍ

EE lem terev ennellahe sehhare lekum ma fis semavati ve ma fil ardı ve esbega aleykum niamehu zahireten ve batıneh, ve minen nasi men yucadilu fillahi bi gayri ilmin ve la huden ve la kitabin munir.

Allah'ın, göklerde ve yerde olan her şeyi sizin hizmetinize sunduğunu, görünen görünmeyen nimetleri sizin için bollaştırdığını görmüyor musunuz? Yine de kimi insanlar; bir bilgiye, bir yol göstericiye ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışıyorlar.

_https://acikkuran.com/lokman-suresi/20-ayet-meali.md_

### 31. Lokman suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** بِنِعْمَتِ — binia'meti · "ni'metiyle"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

اَلَمْ تَرَ اَنَّ الْفُلْكَ تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِنِعْمَتِ اللّٰهِ لِيُرِيَكُمْ مِنْ اٰيَاتِه۪ۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ

E lem tere ennel fulke tecri fil bahri bi ni'metillahi li yuriyekum min ayatih inne fi zalike le ayatin li kulli sabbarin şekur.

Allah'ın nimeti ile denizde yüzen gemileri görmüyor musunuz? Allah, bununla size ayetlerinden göstermektedir. Kuşkusuz bunda sabreden ve şükredenler için dersler vardır.

_https://acikkuran.com/lokman-suresi/31-ayet-meali.md_

### 32. Secde suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** أَنْعَـٰمُهُمْ — en'aamuhum · "hayvanları da"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا نَسُوقُ الْمَٓاءَ اِلَى الْاَرْضِ الْجُرُزِ فَنُخْرِجُ بِه۪ زَرْعاً تَأْكُلُ مِنْهُ اَنْعَامُهُمْ وَاَنْفُسُهُمْۜ اَفَلَا يُبْصِرُونَ

E ve lem yerev enna nesukul mae ilel ardıl curuzi fe nuhricu bihi zar'an te'kulu minhu en'amuhum ve enfusuhum e fe la yubsirun.

Çorak araziye suyu sevk edip, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri bitkileri çıkardığımızı görmüyorlar mı? Bundan ibret almaları gerekmez mi?

_https://acikkuran.com/secde-suresi/27-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَةَ — nia'mete · "ni'metini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا نِعْمَةَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ جَٓاءَتْكُمْ جُنُودٌ فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحاً وَجُنُوداً لَمْ تَرَوْهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يراًۚ

Ya eyyuhellezine amenuzkuru ni'metallahi aleykum iz caetkum cunudun fe erselna aleyhim rihan ve cunuden lem terevha, ve kanallahu bima ta'melune basira.

Ey İman Edenler! Allah'ın size olan nimetlerini hatırlayın! Hani, üzerinize ordular gelmişti de Biz, onların üzerine rüzgar ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı görendir.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/9-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** أَنْعَمَ — en'ame · "ni'met verdiği"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَاِذْ تَقُولُ لِلَّـذ۪ٓي اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَاَنْعَمْتَ عَلَيْهِ اَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَاتَّقِ اللّٰهَ وَتُخْف۪ي ف۪ي نَفْسِكَ مَا اللّٰهُ مُبْد۪يهِ وَتَخْشَى النَّاسَۚ وَاللّٰهُ اَحَقُّ اَنْ تَخْشٰيهُۜ فَلَمَّا قَضٰى زَيْدٌ مِنْهَا وَطَراً زَوَّجْنَاكَهَا لِكَيْ لَا يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ حَرَجٌ ف۪ٓي اَزْوَاجِ اَدْعِيَٓائِهِمْ اِذَا قَضَوْا مِنْهُنَّ وَطَراًۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولاً

Ve iz tekulu lillezi en'amallahu aleyhi ve en'amte aleyhi emsik aleyke zevceke vettekıllah ve tuhfi fi nefsike mallahu mubdihi ve tahşen nas, vallahu ehakku en tahşah, fe lemma kada zeydun minha vetaran zevvecna keha likey la yekune alel mu'minine haracun fi ezvaci ed'ıyaihim iza kadav min hunne vetara, ve kane emrullahi mef'ula.

Allah'ın kendisine nimet verdiği ve senin de nimet verdiğin kimseye diyordun ki: "Eşini yanında tut. Allah'a karşı takvalı ol. Allah'ın açığa çıkaracağı şeyi içinde gizliyorsun. İnsanlara huşu duyuyorsun; oysaki huşu duyman gereken Allah'tır." Sonra Zeyd ondan tamamıyla ayrılınca, Biz onu sana eş yaptık ki böylece himaye edilenlerin boşadıkları kadınlarla evlenmelerinde İman Edenlerin üzerinde bir güçlük olmasın. İşte Allah'ın emri böylece yerine gelmiş oldu.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/37-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَنْعَمْتَ — ve en'amte · "ve senin ni'met verdiğin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَاِذْ تَقُولُ لِلَّـذ۪ٓي اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَاَنْعَمْتَ عَلَيْهِ اَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَاتَّقِ اللّٰهَ وَتُخْف۪ي ف۪ي نَفْسِكَ مَا اللّٰهُ مُبْد۪يهِ وَتَخْشَى النَّاسَۚ وَاللّٰهُ اَحَقُّ اَنْ تَخْشٰيهُۜ فَلَمَّا قَضٰى زَيْدٌ مِنْهَا وَطَراً زَوَّجْنَاكَهَا لِكَيْ لَا يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ حَرَجٌ ف۪ٓي اَزْوَاجِ اَدْعِيَٓائِهِمْ اِذَا قَضَوْا مِنْهُنَّ وَطَراًۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولاً

Ve iz tekulu lillezi en'amallahu aleyhi ve en'amte aleyhi emsik aleyke zevceke vettekıllah ve tuhfi fi nefsike mallahu mubdihi ve tahşen nas, vallahu ehakku en tahşah, fe lemma kada zeydun minha vetaran zevvecna keha likey la yekune alel mu'minine haracun fi ezvaci ed'ıyaihim iza kadav min hunne vetara, ve kane emrullahi mef'ula.

Allah'ın kendisine nimet verdiği ve senin de nimet verdiğin kimseye diyordun ki: "Eşini yanında tut. Allah'a karşı takvalı ol. Allah'ın açığa çıkaracağı şeyi içinde gizliyorsun. İnsanlara huşu duyuyorsun; oysaki huşu duyman gereken Allah'tır." Sonra Zeyd ondan tamamıyla ayrılınca, Biz onu sana eş yaptık ki böylece himaye edilenlerin boşadıkları kadınlarla evlenmelerinde İman Edenlerin üzerinde bir güçlük olmasın. İşte Allah'ın emri böylece yerine gelmiş oldu.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/37-ayet-meali.md_

### 35. Fatır suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَتَ — nia'mete · "ni'metini"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْۜ هَلْ مِنْ خَالِقٍ غَيْرُ اللّٰهِ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ  لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۘ   فَاَنّٰى تُؤْفَكُونَ

Ya eyyuhen nasuzkuru ni'metallahi aleykum, hel min halikın gayrullahi yerzukukum mines semai vel ard, la ilahe illa huve fe enna tu'fekun.

Ey insanlar! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Allah'tan başka gökten ve yerden size rızık veren bir yaratıcı var mı? O'ndan başka ilah yoktur. O halde ne diye döndürülüyorsunuz?

_https://acikkuran.com/fatir-suresi/3-ayet-meali.md_

### 35. Fatır suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْأَنْعَـٰمِ — vel'en'aami · "ve davarlardan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَمِنَ النَّاسِ وَالدَّوَٓابِّ وَالْاَنْعَامِ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهُ كَذٰلِكَۜ اِنَّمَا يَخْشَى اللّٰهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمٰٓؤُ۬اۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ غَفُورٌ

Ve minen nasi ved devabbi vel en'ami muhtelifun elvanuhu kezalik, innema yahşallahe min ibadihil ulemau, innallahe azizun gafur.

İnsanlardan, hayvanlardan ve diğer canlılardan da çeşitli renkte olanları vardır. Allah'ın kullarından yalnız "ilim sahibi olanlar" haşyet ederler. Kuşkusuz ki Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, Çok Bağışlayıcı'dır.

_https://acikkuran.com/fatir-suresi/28-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 71. ayet

- **Geçtiği form:** أَنْعَـٰمًۭا — en'aamen · "nice hayvanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا خَلَقْنَا لَهُمْ مِمَّا عَمِلَتْ اَيْد۪ينَٓا اَنْعَاماً فَهُمْ لَهَا مَالِكُونَ

E ve lem yerev enna halakna lehum mimma amilet eydina en'amen fe hum leha malikun.

Ellerimizin yaptıklarından, onlara sahip oldukları hayvanlar yarattığımızı görmüyorlar mı?

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/71-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّعِيمِ — n-neiymi · "Ni'met"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِۙ

Fi cennatin naim.

Naim Cennetleri'nde.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/43-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَةُ — nia'metu · "ni'meti"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبّ۪ي لَكُنْتُ مِنَ الْمُحْضَر۪ينَ

Ve lev la ni'metu rabbi le kuntu minel muhdarin.

"Eğer Rabb'imin nimeti olmasaydı, ben de Cehennem'e atılanlardan olurdum."

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/57-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** فَلَنِعْمَ — fe lenia'me · "ne güzel"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَلَقَدْ نَادٰينَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ الْمُج۪يبُونَۚ

Ve lekad nadana nuhun fe le ni'mel mucibun.

Ant olsun ki Nuh, Bize dua etmişti. Biz, ne güzel karşılık vermiştik!

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/75-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** نِعْمَ — nia'me · "ne güzel"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَوَهَبْنَا لِدَاوُ۫دَ سُلَيْمٰنَۜ نِعْمَ الْعَبْدُۜ اِنَّهُٓ  اَوَّابٌۜ

Ve vehebna li davude suleyman, ni'mel abd, innehu evvab.

Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. Ne güzel bir kuldu. O, her zaman Allah'a yönelendi.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/30-ayet-meali.md_

---
Sonraki: https://acikkuran.com/root/nEm.md?page=2
Alındığı tarih: 2026-08-24
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
