# Nun-Sad-Be — نصب (nSb)

> Kur'an'da 32 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/nSb

- **Anlam:** Sabitlemek, yükseltmek/kurmak/tesis etmek, düşmanlık/husumetle hareket etmek, bir şeyi yere koymak, yorgun/bitkin, zorluk/sıkıntı/üzüntü çekmek, nasiba - özen göstermek, çalışmak/emek vermek, ısrarlı olmak.
- **Türevleri:** نَصَب (4) · نُصُب (3) · نُصْب (1) · نُصِبَتْ (2) · نَصِيب (21) · نَّاصِبَة (1)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 202. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبٌۭ — nesibun · "bir pay"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ نَص۪يبٌ مِمَّا كَسَبُواۜ وَاللّٰهُ سَر۪يعُ الْحِسَابِ

Ulaike lehum nasibun mimma kesebu vallahu seriul hısab.

İşte bunların, kazandıklarına karşılık payları vardır. Allah, hesabı çabuk görendir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/202-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبًۭا — nesiben · "bir (nasip) pay"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا نَص۪يباً مِنَ الْكِتَابِ يُدْعَوْنَ اِلٰى كِتَابِ اللّٰهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ يَتَوَلّٰى فَر۪يقٌ مِنْهُمْ وَهُمْ مُعْرِضُونَ

E lem tera ilellezine utu nasiben minel kitabi yud'avne ila kitabillahi li yahkume beynehum summe yetevella ferikun minhum ve hum mu'ridun.

Kitap'tan nasiplenmiş olanları görüyorsun değil mi? Bunlar, aralarında hükmetmesi için Kitap'a çağrıldıklarında bir kısmı, döneklik ederek ondan yüz çeviriyor.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/23-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبٌۭ — nesibun · "bir pay"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

لِلرِّجَالِ نَص۪يبٌ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَۖ وَلِلنِّسَٓاءِ نَص۪يبٌ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَ مِمَّا قَلَّ مِنْهُ اَوْ كَثُرَۜ نَص۪يباً مَفْرُوضاً

Lir ricali nasibun mimma terakel validani vel akrabune, ve lin nisai nasibun mimma terakel validani vel akrabune mimma kalle minhu ev kesur. Nasiben mefruda.

Anne, baba ve yakın akrabanın bıraktıklarından; erkeklere, anne ve baba ile yakın akrabanın bıraktıklarından; kadınlara, az olsun çok olsun farz olarak bir pay vardır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/7-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبٌۭ — nesibun · "bir pay"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

لِلرِّجَالِ نَص۪يبٌ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَۖ وَلِلنِّسَٓاءِ نَص۪يبٌ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَ مِمَّا قَلَّ مِنْهُ اَوْ كَثُرَۜ نَص۪يباً مَفْرُوضاً

Lir ricali nasibun mimma terakel validani vel akrabune, ve lin nisai nasibun mimma terakel validani vel akrabune mimma kalle minhu ev kesur. Nasiben mefruda.

Anne, baba ve yakın akrabanın bıraktıklarından; erkeklere, anne ve baba ile yakın akrabanın bıraktıklarından; kadınlara, az olsun çok olsun farz olarak bir pay vardır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/7-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبًۭا — nesiben · "bir hisse"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

لِلرِّجَالِ نَص۪يبٌ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَۖ وَلِلنِّسَٓاءِ نَص۪يبٌ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَ مِمَّا قَلَّ مِنْهُ اَوْ كَثُرَۜ نَص۪يباً مَفْرُوضاً

Lir ricali nasibun mimma terakel validani vel akrabune, ve lin nisai nasibun mimma terakel validani vel akrabune mimma kalle minhu ev kesur. Nasiben mefruda.

Anne, baba ve yakın akrabanın bıraktıklarından; erkeklere, anne ve baba ile yakın akrabanın bıraktıklarından; kadınlara, az olsun çok olsun farz olarak bir pay vardır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/7-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبٌۭ — nesibun · "bir pay"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

وَلَا تَتَمَنَّوْا مَا فَضَّلَ اللّٰهُ بِه۪ بَعْضَكُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ لِلرِّجَالِ نَص۪يبٌ مِمَّا اكْتَسَبُوا وَلِلنِّسَٓاءِ نَص۪يبٌ مِمَّا اكْتَسَبْنَۜ وَسْـَٔلُوا اللّٰهَ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يماً

Ve la tetemennev ma faddalallahu bihi ba'dakum ala ba'd. Lir ricali nasibun mimmaktesebu ve lin nisai nasibun mimmaktesebn,  ves'elullahe min fadlih innallahe kane bi kulli şey'in alima.

Allah'ın; bazınıza, bazınıza göre verdiği fazla şeyleri arzu etmeyin. Erkeklerin, kendi kazançlarından bir pay; kadınların da kendi kazançlarından bir pay vardır. Allah'tan, O'nun lütfunu isteyin. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/32-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبٌۭ — nesibun · "bir pay"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

وَلَا تَتَمَنَّوْا مَا فَضَّلَ اللّٰهُ بِه۪ بَعْضَكُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ لِلرِّجَالِ نَص۪يبٌ مِمَّا اكْتَسَبُوا وَلِلنِّسَٓاءِ نَص۪يبٌ مِمَّا اكْتَسَبْنَۜ وَسْـَٔلُوا اللّٰهَ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يماً

Ve la tetemennev ma faddalallahu bihi ba'dakum ala ba'd. Lir ricali nasibun mimmaktesebu ve lin nisai nasibun mimmaktesebn,  ves'elullahe min fadlih innallahe kane bi kulli şey'in alima.

Allah'ın; bazınıza, bazınıza göre verdiği fazla şeyleri arzu etmeyin. Erkeklerin, kendi kazançlarından bir pay; kadınların da kendi kazançlarından bir pay vardır. Allah'tan, O'nun lütfunu isteyin. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/32-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبَهُمْ ۚ — nesibehum · "hisselerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَلِكُلٍّ جَعَلْنَا مَوَالِيَ مِمَّا تَرَكَ الْوَالِدَانِ وَالْاَقْرَبُونَۜ وَالَّذ۪ينَ عَقَدَتْ اَيْمَانُكُمْ فَاٰتُوهُمْ نَص۪يبَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يداً۟

Ve li kullin cealna mevaliye mimma terakel validani vel akrabun. Vellezine akadet eymanukum fe atuhum nasibehum. İnnallahe kane ala kulli şey'in şehida.

Anne, baba ve akrabaların bıraktıklarına varisler belirledik. Yeminlerinizin bağladığı kimselere paylarını verin. Kuşkusuz, Allah Her Şeye Tanık'tır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/33-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبًۭا — nesiben · "bir pay"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا نَص۪يباً مِنَ الْكِتَابِ يَشْتَرُونَ الضَّلَالَةَ وَيُر۪يدُونَ اَنْ تَضِلُّوا السَّب۪يلَۜ

E lem tera ilallezine utu nasiben minel kitabi yeşteruned dalalete ve yuridune en tedıllus sebil.

Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri görmüyor musun? Sapkınlığı satın alıyorlar. Sizi de saptırmak istiyorlar!

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/44-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 51. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبًۭا — nesiben · "bir pay"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا نَص۪يباً مِنَ الْكِتَابِ يُؤْمِنُونَ بِالْجِبْتِ وَالطَّاغُوتِ وَيَقُولُونَ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَهْدٰى مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا سَب۪يلاً

E lem tera ilallezine utu nasiben minel kitabi yu'minune bil cibti vet taguti ve yekulune lillezine keferu haulai ehda minellezine amenu sebila.

Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri görmüyor musun? Cipte ve Tağuta inanıyorlar ve Kafirler için: "Bunlar, İman Edenlerden daha doğru yoldadırlar." diyorlar.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/51-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 53. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبٌۭ — nesibun · "bir payı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

اَمْ لَهُمْ نَص۪يبٌ مِنَ الْمُلْكِ فَاِذاً لَا يُؤْتُونَ النَّاسَ نَق۪يراًۙ

Em lehum nasibun minel mulki fe izen la yu'tunen nase nakira.

Yoksa onların mülkten bir payları mı var? Öyle olsa, insanlara hurma çekirdeğinin bir parçasını bile vermezlerdi.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/53-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 85. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبٌۭ — nesibun · "bir payı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

مَنْ يَشْفَعْ شَفَاعَةً حَسَنَةً يَكُنْ لَهُ نَص۪يبٌ مِنْهَاۚ وَمَنْ يَشْفَعْ شَفَاعَةً سَيِّئَةً يَكُنْ لَهُ كِفْلٌ مِنْهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ مُق۪يتاً

Men yeşfa' şefaaten haseneten yekun lehu nasibun minha, ve men yeşfa' şefaaten seyyieten yekun lehu kiflun minha. Ve kanallahu ala kulli şey'in mukita.

Her kim, iyi bir işe şefaat ederse, ona o işten bir pay vardır. Her kim de kötü bir işe şefaat ederse, ondan da ona bir pay vardır. Allah Her Şeyi Gözeten'dir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/85-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 118. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبًۭا — nesiben · "bir pay"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

لَعَنَهُ اللّٰهُۢ وَقَالَ لَاَتَّخِذَنَّ مِنْ عِبَادِكَ نَص۪يباً مَفْرُوضاًۙ

Leanehullah, ve kale le ettehizenne min ibadike nasiben mefruda.

Allah onu lanetledi ve o da: "Ant olsun ki senin kullarından farz olarak alacağım." dedi.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/118-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 141. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبٌۭ — nesibun · "(savaşta) bir payı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

اَلَّذ۪ينَ يَتَرَبَّصُونَ بِكُمْۚ فَاِنْ كَانَ لَكُمْ فَتْحٌ مِنَ اللّٰهِ قَالُٓوا اَلَمْ نَكُنْ مَعَكُمْۘ وَاِنْ كَانَ لِلْكَافِر۪ينَ نَص۪يبٌۙ قَالُٓوا اَلَمْ نَسْتَحْوِذْ عَلَيْكُمْ وَنَمْنَعْكُمْ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ فَاللّٰهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَلَنْ يَجْعَلَ اللّٰهُ لِلْكَافِر۪ينَ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ سَب۪يلاً۟

Ellezine yeterabbesune bikum, fe in kane lekum fethun minallahi kalu e lem nekun meakum, ve in kane lil kafirine nasibun, kalu e lem nestahviz aleykum ve nemna'kum minel mu'minin. Fallahu yahkumu beynekum yevmel kıyameh. Ve len yec'alallahu lil kafirine alal mu'minine sebila.

Onlar, sürekli sizi gözetliyorlar, eğer Allah size bir zafer verirse: "Biz de sizinle beraber değil miydik?" derler. Eğer, Kafirler üstünlük sağlarlarsa: "Biz sizin üstün gelmenizi sağlamadık mı, Mü'minlerden korumadık mı?" derler. Kuşkusuz, Allah, Kıyamet Günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, Mü'minlere karşı, Kafirlere asla bir yol vermeyecektir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/141-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنُّصُبِ — n-nusubi · "dikili taşlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ وَالْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ وَالْمُتَرَدِّيَةُ وَالنَّط۪يحَةُ وَمَٓا اَكَلَ السَّبُعُ اِلَّا مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى النُّصُبِ وَاَنْ تَسْتَقْسِمُوا بِالْاَزْلَامِۜ ذٰلِكُمْ فِسْقٌۜ  اَلْيَوْمَ يَـئِسَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ د۪ينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِۜ اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ وَاَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَت۪ي وَرَض۪يتُ لَكُمُ الْاِسْلَامَ د۪يناًۜ فَمَنِ اضْطُرَّ ف۪ي مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِفٍ لِاِثْمٍۙ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

Hurrimet aleykumul meytetu veddemu ve lahmul hınziri ve ma uhılle li gayrillahi bihi vel munhanikatu vel mevkuzetu vel mutereddiyetu ven natihatu ve ma ekeles sebuu illa ma zekkeytum ve ma zubiha alen nusubi ve en testaksimu bil ezlam, zalikum fisk, elyevme yeisellezine keferu min dinikum fe la tahşevhum vahşevn el yevme ekmeltu lekum dinekum ve etmemtu aleykum ni'meti ve raditu lekumul islame dina fe menidturra fi mahmasatin gayra mutecanifin li ismin fe innallahe gafurun rahim.

Ölü, kan, domuz eti, Allah'tan başkasının adı anılarak kesilen ve boğularak ölmüş, vurularak ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş; yırtıcı hayvan tarafından yenmiş -canı çıkmadan kesilmiş olanlar hariç- ve putlar adına kesilenler haram kılındı. Fal okları ile kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar fısktır. Artık, Kafirler, dininize bir şey yapmaktan umutlarını kesmişlerdir. Öyleyse, onlara huşu duymayın. Bana huşu duyun. Bugün, sizin için dininizi kemale erdirdim/ikmal ettim ve sizin üzerinize nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslam'ı seçtim/ beğendim. Kim açlıktan dolayı mecbur kalırsa, istekli olmaksızın bunlardan yiyebilir. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/3-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 90. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْأَنصَابُ — vel'ensabu · "ve dikili taşlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْاَنْصَابُ وَالْاَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Ya eyyuhellezine amenu innemel hamru vel meysiru vel ensabu vel ezlamu ricsun min ameliş şeytani fectenibuhu leallekum tuflihun.

Ey İman Edenler! Hamr, kumar, dikili taşlar ve şans oyunları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/90-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 136. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبًۭا — nesiben · "bir pay"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَجَعَلُوا لِلّٰهِ مِمَّا ذَرَاَ مِنَ الْحَرْثِ وَالْاَنْعَامِ نَص۪يباً فَقَالُوا هٰذَا لِلّٰهِ بِزَعْمِهِمْ وَهٰذَا لِشُرَكَٓائِنَاۚ فَمَا كَانَ لِشُرَكَٓائِهِمْ فَلَا يَصِلُ اِلَى اللّٰهِۚ وَمَا كَانَ لِلّٰهِ فَهُوَ يَصِلُ اِلٰى شُرَكَٓائِهِمْۜ سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ

Ve cealu lillahi mimma zeree minel harsi vel en'ami nasibenfe kalu haza lillahi bi za'mihim ve haza li şurekaina, fe ma kane li şurekaihim fe la yasılu ilallahi ve ma kane lillahi fe huve yasilu ila şurekaihim, sae ma yahkumun.

Allah'ın var ettiği ziraat ürünlerinden ve hayvanlardan, O'na bir pay ayırıp, zanlarınca: "Bu Allah'a, bu da ortaklarımızadır." dediler. Ortakları için ayrılan, Allah'a ulaşmıyor, Allah için ayrılan, ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/136-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبُهُم — nesibuhum · "nasipleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِباً اَوْ كَذَّبَ بِاٰيَاتِه۪ۜ  اُو۬لٰٓئِكَ يَنَالُهُمْ نَص۪يبُهُمْ مِنَ الْكِتَابِۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوْنَهُمْۙ قَالُٓوا اَيْنَ مَا كُنْتُمْ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قَالُوا ضَلُّوا عَنَّا وَشَهِدُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ اَنَّهُمْ كَانُوا كَافِر۪ينَ

Fe men azlemu mimmeniftera alallahi keziben ev kezzebe bi ayatih ulaike yenaluhum nasibuhum minel kitab, hatta iza caethum rusuluna yeteveffevnehum kalu eyne ma kuntum ted'une min dunillah kalu dallu anna ve şehidu ala enfusihim ennehum kanu kafirin.

Allah'a iftira eden veya O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Kitap'taki nasipleri onlara erişecektir. Nihayet Resullerimiz, canlarını almak için onlara geldiğinde, "Allah'tan başka yakardığınız ilahlar nerede?" dediklerinde; onlar da: "Onlar bizden uzaklaşıp gittiler." dediler. Kafir olduklarına dair kendi aleyhlerinde tanıklık ettiler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/37-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 120. ayet

- **Geçtiği form:** نَصَبٌۭ — nesabun · "bir yorgunluk"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

مَا كَانَ لِاَهْلِ الْمَد۪ينَةِ وَمَنْ حَوْلَهُمْ مِنَ الْاَعْرَابِ اَنْ يَتَخَلَّفُوا عَنْ رَسُولِ اللّٰهِ وَلَا يَرْغَبُوا بِاَنْفُسِهِمْ عَنْ نَفْسِه۪ۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ لَا يُص۪يبُهُمْ ظَمَاٌ وَلَا نَصَبٌ وَلَا مَخْمَصَةٌ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا يَطَؤُ۫نَ مَوْطِئاً يَغ۪يظُ الْكُفَّارَ وَلَا يَنَالُونَ مِنْ عَدُوٍّ نَيْلاً اِلَّا كُتِبَ لَهُمْ بِه۪ عَمَلٌ صَالِحٌۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَۙ

Ma kane li ehlil medineti ve men havlehum minel a'rabi en yetehallefu an resulillahi ve la yergabu bi enfusihim an nefsih, zalike bi ennehum la yusibuhum zameun ve la nasabun ve la mahmesatun fi sebilillahi ve la yetaune mevtıan yagizul kuffare ve la yenalune min aduvvin neylen illa kutibe lehum bihi amelun salih, innallahe la yudiu ecrel muhsinin.

Ne Medine halkının ne de etrafındaki Bedevi Arapların, Allah'ın Resul'ünden geri kalmaları ve onun canından önce kendi canlarının kaygısına düşmeleri olacak şeydir. Çünkü Allah yolunda katlanacakları susuzluk, yorgunluk, açlık ve Kafirleri kızdıracak bir yeri zapt etmeleri ve düşmana karşı elde ettikleri başarı, kendilerine salih bir amel olarak yazılacaktır. Zira Allah, muhsin olanların kazanımlarını yok etmez.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/120-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 109. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبَهُمْ — nesibehum · "onların paylarını"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

فَلَا تَكُ ف۪ي مِرْيَةٍ مِمَّا يَعْبُدُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ مَا يَعْبُدُونَ اِلَّا كَمَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ مِنْ قَبْلُۜ وَاِنَّا لَمُوَفُّوهُمْ نَص۪يبَهُمْ غَيْرَ مَنْقُوصٍ۟

Fe la teku fi miryetin mimma ya'budu haula', ma ya'budune illa kema ya'budu abauhum min kabl, ve inna le muveffuhum nasibehum gayre menkus.

Onların kulluk ettikleri hakkında hiç kuşkun olmasın. Daha önce atalarının kulluk ettikleri gibi kulluk ediyorlar. Elbette paylarına düşeni eksiksiz olarak vereceğiz.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/109-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** نَصَبٌۭ — nesabun · "hiçbir yorgunluk"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

لَا يَمَسُّهُمْ ف۪يهَا نَصَبٌ وَمَا هُمْ مِنْهَا بِمُخْرَج۪ينَ

La yemessuhum fiha nasabun ve ma hum minha bi muhrecin.

Orada, kendilerine hiçbir yorgunluk dokunmaz ve oradan hiç çıkarılmayacaklardır.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/48-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 56. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبًۭا — nesiben · "bir pay"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَيَجْعَلُونَ لِمَا لَا يَعْلَمُونَ نَص۪يباً مِمَّا رَزَقْنَاهُمْۜ تَاللّٰهِ لَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنْتُمْ تَفْتَرُونَ

Ve yec'alune li ma la ya'lemune nasiben mimma razaknahum, tallahi le tus'elunne amma kuntum tefterun.

Onlar, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden bilinçsizce pay ayırıyorlar. Allah'a yemin olsun ki, uydurduğunuz bu şeylerden kesinlikle hesaba çekileceksiniz.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/56-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 62. ayet

- **Geçtiği form:** نَصَبًۭا — nesaben · "yorgunluk"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتٰيهُ اٰتِنَا غَدَٓاءَنَاۘ لَقَدْ لَق۪ينَا مِنْ سَفَرِنَا هٰذَا نَصَباً

Fe lemma caveza kale li fetahu atina gadaena lekad lekina min seferina haza nasaba.

Epey bir mesafe aldıktan sonra, genç arkadaşına, "Yolculuğumuz nedeniyle iyice yorulduk, haydi sabah yemeğimizi getir." dedi.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/62-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 77. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبَكَ — nesibeke · "nasibini"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَابْتَغِ ف۪يمَٓا اٰتٰيكَ اللّٰهُ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ وَلَا تَنْسَ نَص۪يبَكَ مِنَ الدُّنْيَا وَاَحْسِنْ كَمَٓا اَحْسَنَ اللّٰهُ اِلَيْكَ وَلَا تَبْغِ الْفَسَادَ فِي الْاَرْضِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ

Vebtegı fima atakellahud darel ahırete ve la tense nasibekemined dunya ve ahsin kema ahsenallahu ileyke ve la tebgıl fesade fil ard, innallahe la yuhıbbul mufsidin.

"Allah'ın sana verdikleri ile ahiret yurdunu elde etmeye çalış. Ve dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilikte bulunduğu gibi, sen de İnsanlara iyilikte bulun. Ve yeryüzünde bozgunculuk yapma. Allah, bozguncuları sevmez."

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/77-ayet-meali.md_

### 35. Fatır suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** نَصَبٌۭ — nesabun · "bir yorgunluk"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

اَلَّـذ۪ٓي اَحَلَّنَا دَارَ الْمُقَامَةِ مِنْ فَضْلِه۪ۚ لَا يَمَسُّنَا ف۪يهَا نَصَبٌ وَلَا يَمَسُّنَا ف۪يهَا لُغُوبٌ

Ellezi ehallena darel mukameti min fadlih, la yemessuna fiha nasabun ve la yemessuna fiha lugub.

"O ki, bizi lütfundan kalınacak bir yurda yerleştirdi. Orada bize bir yorgunluk dokunmayacak ve orada bize bir usanç gelmeyecek."

_https://acikkuran.com/fatir-suresi/35-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** بِنُصْبٍۢ — binusbin · "bir yorgunluk"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

وَاذْكُرْ عَبْدَنَٓا اَيُّوبَۢ اِذْ نَادٰى رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَسَّنِيَ الشَّيْطَانُ بِنُصْبٍ وَعَذَابٍۜ

Vezkur abdena eyyub, iz nada rabbehu enni messeniyeş şeytanu bi nusbin ve azab.

Kulumuz Eyyub'u da hatırla. Bir zamanlar Rabb'ine seslenmişti: "Şeytan bana dert ve azap dokundurdu."

_https://acikkuran.com/sad-suresi/41-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** نَصِيبًۭا — nesiben · "ufak bir parçasını"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَاِذْ يَتَحَٓاجُّونَ فِي النَّارِ فَيَقُولُ الضُّعَفٰٓؤُ۬ا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْـبَرُٓوا اِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعاً فَهَلْ اَنْتُمْ مُغْنُونَ عَنَّا نَص۪يباً مِنَ النَّارِ

Ve iz yetehaccune fin nari fe yekulud duafau lillezinestekberu inna kunna lekum tebean fe hel entum mugnune anna nasiben minen nar.

Ateşin içinde birbirlerini suçlarlar; güçsüz olanlar, büyüklük taslayanlara: "Biz size uyduk, şimdi siz ateşin bir kısmını bizden savabilir misiniz?" derler.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/47-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** نَّصِيبٍ — nesibin · "nasibi"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

مَنْ كَانَ يُر۪يدُ حَرْثَ الْاٰخِرَةِ نَزِدْ لَهُ ف۪ي حَرْثِه۪ۚ وَمَنْ كَانَ يُر۪يدُ حَرْثَ الدُّنْيَا نُؤْتِه۪ مِنْهَا وَمَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ نَص۪يبٍ

Men kane yuridu harsel ahireti nezid lehu fi harsih, ve men kane yuridu harsed dunya nu'tihi minha ve ma lehu fil ahireti min nasib.

Kim ahiret ekinini isterse, Biz onun kazancını artırırız. Kim dünya ekinini isterse, ona da ondan artırırız. Ve onun için ahirette hiçbir nasip yoktur.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/20-ayet-meali.md_

### 70. Mearic suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** نُصُبٍۢ — nusubin · "dikilenlere (putlara)"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ الْاَجْدَاثِ سِرَاعاً  كَاَنَّهُمْ اِلٰى نُصُبٍ يُوفِضُونَۙ

Yevme yahrucune minel ecdasi siraan ke ennehum ila nusubin yufidun.

O Gün, onlar kabirlerinden fırlayıp çıkarlar. Sanki bir hedefe koşuyor gibi;

_https://acikkuran.com/mearic-suresi/43-ayet-meali.md_

### 88. Gaşiye suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** نَّاصِبَةٌۭ — nasibetun · "yorulur"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · dişil · merfu` isim · belirsiz

عَامِلَةٌ نَاصِبَةٌۙ

Amiletun nasıbeh.

Bitmiş, tükenmiş olarak.

_https://acikkuran.com/gasiye-suresi/3-ayet-meali.md_

### 88. Gaşiye suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** نُصِبَتْ — nusibet · "dikilmiş"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, dişil, tekil · geçmiş zaman

وَاِلَى الْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ۠

Ve ilel cibali keyfe nusıbet.

Ve dağlara, nasıl dikilmişler?

_https://acikkuran.com/gasiye-suresi/19-ayet-meali.md_

### 94. İnşirah suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** فَٱنصَبْ — fensab · "(tekrar) başla"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْۙ

Fe iza feragte fensab.

O halde her fırsatta kararlılıkla yeni şeyler yapmaya giriş.

_https://acikkuran.com/insirah-suresi/7-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
