# Nun-Fe-Kaf — نفق (nfq)

> Kur'an'da 111 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/nfq

- **Anlam:** satılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.
- **Türevleri:** إِنفَاق (1) · أَنفَقَ (68) · مُنفِقِين (1) · مُنَٰفِقُون (27) · مُنَٰفِقَٰت (5) · نَافَقُ (2) · نِفَاق (3) · نَفَق (1) · نَفَقَة (2) · نَفَقَٰت (1)

## Geçtiği ayetler

_Sayfa 1 / 2_

### 2. Bakara suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "infak ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ

Ellezine yu'minune bil gaybi ve yukimunes salate ve mimma razaknahum yunfikun.

Onlar; gayba iman ederler, salatı ikame ederler ve verdiğimiz rızıktan infak ederler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/3-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 195. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَنفِقُوا۟ — ve enfiku · "infak edin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَاَنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا تُلْقُوا بِاَيْد۪يكُمْ اِلَى التَّهْلُكَةِۚۛ وَاَحْسِنُواۚۛ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ

Ve enfiku fi sebilillahi ve la tulku bi eydikum ilet tehluketi, ve ahsinu, innallahe yuhıbbul muhsinin.

Allah yolunda malınızı infak edin. Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik yapın. Kuşkusuz, Allah, iyilik yapanları sever.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/195-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 215. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ ۖ — yunfikune · "(Allah yolunda) harcayacaklarını"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَۜ قُلْ مَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ خَيْرٍ فَلِلْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَ وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ

Yes'eluneke maza yunfikun, kul ma enfaktum min hayrin fe lil valideyni vel akrabine vel yetama vel mesakini vebnis sebil, ve ma tef'alu min hayrin fe innallahe bihi alim.

Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "Hayır adına ne harcayabilirseniz; o, anne ve babaya, akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yol oğlunadır. Hayır adına her ne yaparsanız kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilir."

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/215-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 215. ayet

- **Geçtiği form:** أَنفَقْتُم — enfektum · "vereceğiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَۜ قُلْ مَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ خَيْرٍ فَلِلْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَ وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ

Yes'eluneke maza yunfikun, kul ma enfaktum min hayrin fe lil valideyni vel akrabine vel yetama vel mesakini vebnis sebil, ve ma tef'alu min hayrin fe innallahe bihi alim.

Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "Hayır adına ne harcayabilirseniz; o, anne ve babaya, akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yol oğlunadır. Hayır adına her ne yaparsanız kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilir."

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/215-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 219. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "infak edeceklerini"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِۜ قُلْ ف۪يهِمَٓا اِثْمٌ  كَب۪يرٌ وَمَنَافِـعُ لِلنَّاسِۘ وَاِثْمُهُمَٓا اَكْبَرُ مِنْ نَفْعِهِمَاۜ وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَۜ قُلِ الْعَفْوَۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَۙ

Yes'eluneke anil hamri vel meysir, kul fihima ismun kebirun ve menafiu lin nasi, ve ismuhuma ekberu min nef'ihima ve yes'eluneke maza yunfikun kulil afve, kezalike yubeyyinullahu lekumul ayati leallekum tetefekkerun.

Sana hamrın ve şans oyunlarının hükmünü soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük günah vardır. İnsanlar için yararları olsa da. Günahları yararlarından daha büyüktür." Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "Afvı." Allah size ayetlerini böylece açıklamaktadır. Umulur ki düşünürsünüz.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/219-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 254. ayet

- **Geçtiği form:** أَنفِقُوا۟ — enfiku · "infak edin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ ف۪يهِ وَلَا خُلَّةٌ وَلَا شَفَاعَةٌۜ وَالْكَافِرُونَ هُمُ الظَّالِمُونَ

Ya eyyuhellezine amenu enfiku mimma razaknakum min kabli en ye'tiye yevmun la bey'un fihi ve la hulletun ve la şefaah, vel kafirune humuz zalimun.

Ey İman Edenler! İçinde hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı gün gelmeden önce size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. Kafirler, zalimlerin ta kendileridir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/254-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 261. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "infak edenler(in)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

مَثَلُ الَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ اَنْبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ ف۪ي كُلِّ سُنْبُلَةٍ مِائَةُ حَبَّةٍۜ وَاللّٰهُ يُضَاعِفُ لِمَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ

Meselullezine yunfikune emvalehum fi sebilillahi ke meseli habbetin enbetet seb'a senabile fi kulli sunbuletin mietu habbeh, vallahu yudaifu li men yeşau, vallahu vasiun alim.

Mallarını Allah yolunda infak edenlerin durumu, yedi başak bitiren ve her bir başakta yüz dane olan bir tohum tanesi gibidir. Allah hak edene kat kat verir. Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/261-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 262. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "infak eden"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ لَا يُتْبِعُونَ مَٓا اَنْفَقُوا مَناًّ وَلَٓا اَذًۙى لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Ellezine yunfikune emvalehum fi sebilillahi summe la yutbiune ma enfeku mennen ve la ezen lehum ecruhum inde rabbihim, ve la havfun aleyhim ve la hum yahzenun.

Mallarını Allah yolunda infak edip de ardından yaptığı iyiliği başa kakmayarak yardımcı oldukları kimseleri incitmeyenlerin ödülleri Rabb'leri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/262-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 262. ayet

- **Geçtiği form:** أَنفَقُوا۟ — enfeku · "verdikleri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ لَا يُتْبِعُونَ مَٓا اَنْفَقُوا مَناًّ وَلَٓا اَذًۙى لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Ellezine yunfikune emvalehum fi sebilillahi summe la yutbiune ma enfeku mennen ve la ezen lehum ecruhum inde rabbihim, ve la havfun aleyhim ve la hum yahzenun.

Mallarını Allah yolunda infak edip de ardından yaptığı iyiliği başa kakmayarak yardımcı oldukları kimseleri incitmeyenlerin ödülleri Rabb'leri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/262-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 264. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُ — yunfiku · "infak eden"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُبْطِلُوا صَدَقَاتِكُمْ بِالْمَنِّ وَالْاَذٰىۙ كَالَّذ۪ي يُنْفِقُ مَالَهُ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌ فَاَصَابَهُ وَابِلٌ فَتَرَكَهُ صَلْداًۜ لَا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِمَّا كَسَبُواۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ

Ya eyyuhellezine amenu la tubtılu sadakatikum bil menni vel eza, kellezi yunfiku malehu riaen nasi ve la yu'minu billahi vel yevmil ahır, fe meseluhu ke meseli safvanin aleyhi turabun fe esabehu vabilun fe terakehu salda, la yakdirune ala şey'in mimma kesebu vallahu la yehdil kavmel kafirin.

Ey İman Edenler! Allah'a ve ahiret gününe iman etmediği halde, insanlara malını gösteriş yapmak için harcayan kimse gibi; sadakalarınızı başa kakarak ve inciterek boşa çıkarmayın. Böylelerinin durumu üzeri toprakla örtülü kaygan bir kayaya benzer. Sağanak bir yağmur yağınca, kaya çırılçıplak ortaya çıkar. Onlar, yaptıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, Kafir halka doğru yolu göstermez.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/264-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 265. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "infak eden"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَمَثَلُ الَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمُ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ وَتَثْب۪يتاً مِنْ اَنْفُسِهِمْ كَمَثَلِ جَنَّةٍ بِرَبْوَةٍ اَصَابَهَا وَابِلٌ فَاٰتَتْ اُكُلَهَا ضِعْفَيْنِۚ فَاِنْ لَمْ يُصِبْهَا وَابِلٌ فَطَلٌّۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ

Ve meselullezine yunfikune emvalehumubtigae mardatillahi ve tesbiten min enfusihim ke meseli cennetin bi rabvetin esabeha vabilun fe atet ukuleha dı'feyn, fe in lem yusıbha vabilun fe tall, vallahu bima ta'melune basir.

Allah'ın rızasına kavuşmak için, içten gelerek malını harcayan kimsenin durumu; kuvvetli yağmur yağdığında kat kat ürün veren, kuvvetli yağmur olmasa da çisentisinin yeteceği yüksek bir yerdeki cennete benzer. Allah, yaptığınız her şeyi görendir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/265-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 267. ayet

- **Geçtiği form:** أَنفِقُوا۟ — enfiku · "infak edin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّٓا اَخْرَجْنَا لَكُمْ مِنَ الْاَرْضِۖ وَلَا تَيَمَّمُوا الْخَب۪يثَ مِنْهُ تُنْفِقُونَ وَلَسْتُمْ بِاٰخِذ۪يهِ اِلَّٓا اَنْ تُغْمِضُوا ف۪يهِۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ

Ya eyyuhellezine amenu enfiku min tayyibati ma kesebtum ve mimma ahracna lekum minel ard, ve la teyemmemul habise minhu tunfikune ve lestum bi ahızihı illa en tugmidu fih, va'lemu ennallahe ganiyyun hamid.

Ey İman Edenler! Kazandığınız şeylerin temiz ve iyi olanlarından ve sizin için yerden çıkardıklarımızdan infak edin. Gözünüz kapalı kendinize almayacağınız kötü şeyleri infak etmeyin. Bilin ki: Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/267-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 267. ayet

- **Geçtiği form:** تُنفِقُونَ — tunfikune · "sadaka vermeye"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّٓا اَخْرَجْنَا لَكُمْ مِنَ الْاَرْضِۖ وَلَا تَيَمَّمُوا الْخَب۪يثَ مِنْهُ تُنْفِقُونَ وَلَسْتُمْ بِاٰخِذ۪يهِ اِلَّٓا اَنْ تُغْمِضُوا ف۪يهِۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ

Ya eyyuhellezine amenu enfiku min tayyibati ma kesebtum ve mimma ahracna lekum minel ard, ve la teyemmemul habise minhu tunfikune ve lestum bi ahızihı illa en tugmidu fih, va'lemu ennallahe ganiyyun hamid.

Ey İman Edenler! Kazandığınız şeylerin temiz ve iyi olanlarından ve sizin için yerden çıkardıklarımızdan infak edin. Gözünüz kapalı kendinize almayacağınız kötü şeyleri infak etmeyin. Bilin ki: Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/267-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 270. ayet

- **Geçtiği form:** أَنفَقْتُم — enfektum · "infak ederseniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَمَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ نَفَقَةٍ اَوْ نَذَرْتُمْ مِنْ نَذْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُهُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ

Ve ma enfaktum min nafakatin ev nezertum min nezrin fe innallahe ya'lemuh, ve ma liz zalimine min ensar.

Nafaka olarak neyi infak eder veya adak olarak neyi adarsanız, Allah onu bilir. Zulmedenlerin hiçbir yardımcısı yoktur.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/270-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 270. ayet

- **Geçtiği form:** نَّفَقَةٍ — nefekatin · "nafaka olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَمَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ نَفَقَةٍ اَوْ نَذَرْتُمْ مِنْ نَذْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُهُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ

Ve ma enfaktum min nafakatin ev nezertum min nezrin fe innallahe ya'lemuh, ve ma liz zalimine min ensar.

Nafaka olarak neyi infak eder veya adak olarak neyi adarsanız, Allah onu bilir. Zulmedenlerin hiçbir yardımcısı yoktur.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/270-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 272. ayet

- **Geçtiği form:** تُنفِقُوا۟ — tunfiku · "verdiğiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

لَيْسَ عَلَيْكَ هُدٰيهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَلِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَا تُنْفِقُونَ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ اللّٰهِۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

Leyse aleyke hudahum ve lakinnallahe yehdi men yeşau, ve ma tunfiku min hayrin fe li enfusikum, ve ma tunfikune illebtigae vechillah, ve ma tunfiku min hayrin yuveffe ileykum ve entum la tuzlemun.

Onları hidayete iletmek sana düşmez. Allah, hak edeni doğru yola iletir. Hayır olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ı hoşnut etmek için infak yaparsınız. Yapacağınız her hayrın karşılığı size tam olarak verilir ve size asla haksızlık yapılmaz.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/272-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 272. ayet

- **Geçtiği form:** تُنفِقُونَ — tunfikune · "infak edemezsiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

لَيْسَ عَلَيْكَ هُدٰيهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَلِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَا تُنْفِقُونَ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ اللّٰهِۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

Leyse aleyke hudahum ve lakinnallahe yehdi men yeşau, ve ma tunfiku min hayrin fe li enfusikum, ve ma tunfikune illebtigae vechillah, ve ma tunfiku min hayrin yuveffe ileykum ve entum la tuzlemun.

Onları hidayete iletmek sana düşmez. Allah, hak edeni doğru yola iletir. Hayır olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ı hoşnut etmek için infak yaparsınız. Yapacağınız her hayrın karşılığı size tam olarak verilir ve size asla haksızlık yapılmaz.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/272-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 272. ayet

- **Geçtiği form:** تُنفِقُوا۟ — tunfiku · "verseniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

لَيْسَ عَلَيْكَ هُدٰيهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَلِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَا تُنْفِقُونَ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ اللّٰهِۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

Leyse aleyke hudahum ve lakinnallahe yehdi men yeşau, ve ma tunfiku min hayrin fe li enfusikum, ve ma tunfikune illebtigae vechillah, ve ma tunfiku min hayrin yuveffe ileykum ve entum la tuzlemun.

Onları hidayete iletmek sana düşmez. Allah, hak edeni doğru yola iletir. Hayır olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ı hoşnut etmek için infak yaparsınız. Yapacağınız her hayrın karşılığı size tam olarak verilir ve size asla haksızlık yapılmaz.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/272-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 273. ayet

- **Geçtiği form:** تُنفِقُوا۟ — tunfiku · "yaptığınız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

لِلْفُقَـرَٓاءِ الَّذ۪ينَ اُحْصِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ لَا يَسْتَط۪يعُونَ ضَـرْباً فِي الْاَرْضِۘ يَحْسَبُهُمُ الْجَاهِلُ اَغْنِيَٓاءَ مِنَ التَّعَفُّفِۚ تَعْرِفُهُمْ بِس۪يمٰيهُمْۚ لَا يَسْـَٔلُونَ النَّاسَ اِلْحَافاًۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ۟

Lil fukaraillezine uhsiru fi sebilillahi la yestatiune darben fil ardı, yahsebuhumul cahilu agniyae minet teaffuf, ta'rifuhum bi simahum, la yes'elunen nase ilhafa, ve ma tunfiku min hayrin fe innallahe bihi alim.

Yardımlar Allah yolunda mahsur olan, çalışmaya güç yetiremeyen yoksullar içindir. Bilmeyenler, utangaçlıklarından dolayı onları zengin sanır. Sen, onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ederek kimseyi rahatsız etmezler. Hayır olarak ne infak ederseniz muhakkak Allah, onu bilir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/273-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 274. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "infak edenler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ سِراًّ وَعَلَانِيَةً فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Ellezine yunfikune emvalehum bil leyli ven nehari sirran ve alaniyeten fe lehum ecruhum inde rabbihim, ve la havfun aleyhim ve la hum yahzenun.

Mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık infak edenlerin ödüllerini Rabb'leri verecektir. Ve onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/274-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْمُنفِقِينَ — velmunfikine · "ve infak edenler"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

اَلصَّابِر۪ينَ وَالصَّادِق۪ينَ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْمُنْفِق۪ينَ وَالْمُسْتَغْفِر۪ينَ بِالْاَسْحَارِ

Es sabirine ves sadıkine vel kanitine vel munfikine vel mustagfirine bil eshar.

Bunlar: Sabreden, dürüst olan, gönülden bağlı olan, infak eden ve seher vaktinde bağışlanma dileyenlerdir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/17-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 92. ayet

- **Geçtiği form:** تُنفِقُوا۟ — tunfiku · "(Allah için) harcayıncaya"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتّٰى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ

Len tenalul birre hatta tunfiku mimma tuhibbun, ve ma tunfiku min şey'in fe innallahe bihi alim.

Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe asla birr'e erişemezsiniz. Ne infak ederseniz, Allah, onu bilir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/92-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 92. ayet

- **Geçtiği form:** تُنفِقُوا۟ — tunfiku · "harcarsanız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتّٰى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ

Len tenalul birre hatta tunfiku mimma tuhibbun, ve ma tunfiku min şey'in fe innallahe bihi alim.

Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe asla birr'e erişemezsiniz. Ne infak ederseniz, Allah, onu bilir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/92-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 117. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "harcadıkları"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

مَثَلُ مَا يُنْفِقُونَ ف۪ي هٰذِهِ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَثَلِ ر۪يحٍ ف۪يهَا صِرٌّ اَصَابَتْ حَرْثَ قَوْمٍ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَاَهْلَكَتْهُۜ وَمَا ظَلَمَهُمُ اللّٰهُ وَلٰكِنْ اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Meselu ma yunfikune fi hazihil hayatid dunya ke meseli rihin fiha sırrun esabet harse kavmin zalemu enfusehum fe ehlekethu ve ma zalemehumullahu ve lakin enfusehum yazlımun.

Onların, bu dünya hayatında, infak ettikleri şeylerin durumu, kendilerine haksızlık etmiş bir halkın ekinine isabet ederek onu mahveden kavurucu bir rüzgara benzer. Allah onlara haksızlık yapmadı, fakat onlar, kendi kendilerine haksızlık etmektedirler.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/117-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 134. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "infak ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ فِي السَّرَّٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَالْكَاظِم۪ينَ الْغَيْظَ وَالْعَاف۪ينَ عَنِ النَّاسِۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَۚ

Ellezine yunfikune fis serrai ved darrai vel kazıminel gayza vel afine anin nas, vallahu yuhibbul muhsinin.

Onlar, bollukta da darlıkta da infak ederler. Öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını bağışlarlar. Allah muhsin olanları sever.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/134-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 167. ayet

- **Geçtiği form:** نَافَقُوا۟ ۚ — nafeku · "iki yüzlülük edenleri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · mufa'ale kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ نَافَقُواۚ وَق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا قَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَوِ ادْفَعُواۜ قَالُوا لَوْ نَعْلَمُ قِتَالاً لَاتَّبَعْنَاكُمْۜ هُمْ لِلْكُفْرِ يَوْمَئِذٍ اَقْرَبُ مِنْهُمْ لِلْا۪يمَانِۚ يَقُولُونَ بِاَفْوَاهِهِمْ مَا لَيْسَ ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يَكْتُمُونَۚ

Ve li ya'lemellezine nafeku, ve kile lehum tealev katilu fi sebilillahi evidfeu kalu lev na'lemu kıtalen letteba'nakum, hum lil kufri yevmeizin akrabu minhum lil iman, yekulune bi efvahihim ma leyse fi kulubihim, vallahu a'lemu bi ma yektumun.

Bir de münafık olanların belirlenmesi içindi. Onlara: "Gelin bizimle birlikte Allah yolunda savaşın veya savunmada bulunun." denildiğinde; onlar: "Savaşı bilseydik elbette size uyardık." dediler. Onlar, o gün imandan çok küfre yakındılar. Kalplerinde olmayan şeyi ağızlarıyla söylüyorlardı. Oysa Allah, onların içlerinde sakladıklarını çok iyi bilmektedir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/167-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** أَنفَقُوا۟ — enfeku · "infak ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اَلرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَٓاءِ بِمَا فَضَّلَ اللّٰهُ بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍ وَبِمَٓا اَنْفَقُوا مِنْ اَمْوَالِهِمْۜ فَالصَّالِحَاتُ قَانِتَاتٌ حَافِظَاتٌ لِلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ اللّٰهُۜ وَالّٰت۪ي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّۚ فَاِنْ اَطَعْنَكُمْ فَلَا تَبْغُوا عَلَيْهِنَّ سَب۪يلاًۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلِياًّ كَب۪يراً

Er ricalu kavvamune alan nisai bi ma faddalallahu ba'dahum ala ba'dın ve bi ma enfeku min emvalihim. Fes salihatu kanitatun hafizatun lil gaybi bi ma hafizallah. Vellati tehafune nuşuzehunne fe ızuhunne vahcuruhunn  fil medacıı vadrıbuhunne, fe in ata'nekum fe la tebgu aleyhinne sebila. İnnallahe kane aliyyen kebira.

Erkekler, kadınlar üzerinde kavvamdırlar. Kendi mallarından infak etmelerinden dolayı Allah bazınızı bazınıza göre faddale yapmıştır. İyi düzeltici kadınlar; bağlılık gösteren ve Allah'ın korumasını istediğini, kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Nuşuzundan endişe ettiğiniz kadınlara önce öğüt verin, sonra yataklarında yalnız bırakın, sonra bir süre ayrılın. Eğer size uyarlarsa onların aleyhine bir yol aramayın. Kuşkusuz Allah Çok Yüce'dir ve Çok Büyük'tür.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/34-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "verirler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَالَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَلَا بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَمَنْ يَكُنِ الشَّيْطَانُ لَهُ قَر۪يناً فَسَٓاءَ قَر۪يناً

Vellezine yunfıkune emvalehum riaen nasi ve la yu'minune billahi ve la bil yevmil ahir. Ve men yekuniş şeytanu lehu karinen fe sae karina.

Bunlar, mallarını insanlara gösteriş olsun diye infak eden, Allah'a ve ahiret gününe de iman etmeyen kimselerdir. Şeytan, kime arkadaşsa, o çok kötü arkadaş edinmiştir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/38-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 39. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَنفَقُوا۟ — ve enfeku · "ve harcasalardı"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَمَاذَا عَلَيْهِمْ لَوْ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقَهُمُ اللّٰهُۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِهِمْ عَل۪يماً

Ve maza aleyhim lev amenu billahi vel yevmil ahıri ve enfeku mimma razakahumullah. Ve kanallahu bihim alima.

Onlara ne olurdu sanki, Allah'a ve ahiret gününe iman etselerdi; Allah'ın verdiği rızıktan infak etselerdi. Allah, onları en iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/39-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُنَـٰفِقِينَ — l-munafikine · "o ikiyüzlülerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا اِلٰى مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَاِلَى الرَّسُولِ رَاَيْتَ الْمُنَافِق۪ينَ يَصُدُّونَ عَنْكَ صُدُوداًۚ

Ve iza kile lehum tealev ila ma enzelallahu ve ilar resuli raeytel munafıkine yesuddune anke sududa.

Onlardan, ne zaman Allah'ın indirdiğine ve Resul'üne gelmeleri istense, o münafıkların, senden tam bir uzaklaşma ile uzaklaştıklarını görürsün.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/61-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 88. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُنَـٰفِقِينَ — l-munafikine · "münafıklar"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

فَمَا لَكُمْ فِي الْمُنَافِق۪ينَ فِئَتَيْنِ وَاللّٰهُ اَرْكَسَهُمْ بِمَا كَسَبُواۜ اَتُر۪يدُونَ اَنْ تَهْدُوا مَنْ اَضَلَّ اللّٰهُۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ سَب۪يلاً

Fe ma lekum fil munafikine fieteyni vallahu erkesehum bi ma kesebu. E turidune en tehdu men edallallah. Ve men yudlilillahu fe len tecide lehu sebila.

Size ne oluyor ki; yaptıklarından dolayı, Allah onları ters yüz ettiği halde, münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız! Allah'ın saptırdığı kimseyi, doğru yola erdirmek mi istiyorsunuz? Allah'ın saptırdığı kimse için asla bir çıkış yolu bulamazsın.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/88-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 138. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُنَـٰفِقِينَ — l-munafikine · "Münafıklara"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

بَشِّرِ الْمُنَافِق۪ينَ بِاَنَّ لَهُمْ عَذَاباً اَل۪يماًۙ

Beşşiril munafikine bi enne lehum azaben elima.

Münafıklara duyur! Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/138-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 140. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُنَـٰفِقِينَ — l-munafikine · "iki yüzlüleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَقَدْ نَزَّلَ عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ اَنْ اِذَا سَمِعْتُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ يُكْفَرُ بِهَا وَيُسْتَهْزَاُ بِهَا فَلَا تَقْعُدُوا مَعَهُمْ حَتّٰى يَخُوضُوا ف۪ي حَد۪يثٍ غَيْرِه۪ۘ اِنَّكُمْ اِذاً مِثْلُهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ جَامِـعُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْكَافِر۪ينَ ف۪ي جَهَنَّمَ جَم۪يعاًۙ

Ve kad nezzele aleykum fil kitabi en iza semi'tum ayatillahi yukferu biha ve yustehzeu biha fe la tak'udu meahum hatta yehudu fi hadisin gayrihi, innekum izen misluhum. İnnallahe camiul munafikine vel kafirine fi cehenneme cemia.

Ve O, size indirdiği Kitap'ta: "Ayetlerinin küfredildiğini ve alaya alındığını duyduğunuz zaman başka bir söze geçinceye kadar onlarla beraber bulunmayın, yoksa onlar gibi olursunuz." diye bildirdi. Kuşkusuz, Allah, bütün Münafıkları ve Kafirleri Cehennem'de toplayacaktır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/140-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 142. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُنَـٰفِقِينَ — l-munafikine · "iki yüzlüler"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ يُخَادِعُونَ اللّٰهَ وَهُوَ خَادِعُهُمْۚ وَاِذَا قَامُٓوا اِلَى الصَّلٰوةِ قَامُوا كُسَالٰىۙ يُرَٓاؤُ۫نَ النَّاسَ وَلَا يَذْكُرُونَ اللّٰهَ اِلَّا قَل۪يلاًۘ

İnnel munafikine yuhadiunallahe ve huve hadiuhum, ve iza kamu ilas salati kamu kusala yuraunen nase ve la yezkurunallahe illa kalila.

Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Oysa O, onların planlarını boşa çıkarandır. Onlar, "salatı ikame ettikleri" zaman üşene üşene yaparlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah'ı da pek az zikrederler.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/142-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 145. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُنَـٰفِقِينَ — l-munafikine · "iki yüzlüler"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ فِي الدَّرْكِ الْاَسْفَلِ مِنَ النَّارِۚ وَلَنْ تَجِدَ لَهُمْ نَص۪يراًۙ

İnnel munafikine fid derkil esfeli minen nar, ve len tecide lehum nasira.

Münafıklar, ateşin en alt tabakasında olacaklar. Ve onlara asla bir yardımcı bulamazsın.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/145-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُ — yunfiku · "verir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَقَالَتِ الْيَهُودُ يَدُ اللّٰهِ مَغْلُولَةٌۜ غُلَّتْ اَيْد۪يهِمْ وَلُعِنُوا بِمَا قَالُواۢ بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِۙ يُنْفِقُ كَيْفَ يَشَٓاءُۜ وَلَيَز۪يدَنَّ كَث۪يراً مِنْهُمْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْيَاناً وَكُفْراًۜ وَاَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۜ   كُلَّمَٓا اَوْقَدُوا نَاراً لِلْحَرْبِ اَطْفَاَهَا اللّٰهُۙ وَيَسْعَوْنَ فِي الْاَرْضِ فَسَاداًۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ

Ve kaletil yehudu yedullahi magluleh gullet eydihim ve luınu bima kalu bel yedahu mebsutatani yunfıku keyfe yeşa ve leyezidenne kesiran minhum ma unzile ileyke min rabbike tugyanen ve kufra ve elkayna beynehumul adavete vel bagdae ila yevmil kıyameh kullema evkadu naran lil harbi etfeehallahu ve yes'avne fil ardı fesada vallahu la yuhıbbul mufsidin.

O Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır." dediler. Böyle söylemelerinden dolayı elleri bağlandı ve söyledikleri yüzünden lanetlendiler. Oysaki O'nun iki eli de açıktır. Nasıl dilerse öyle infak eder. Yemin olsun ki sana Rabb'inden indirilen şey onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttıracaktır. Biz de aralarına kıyamet gününe kadar düşmanlık ve nefret yerleştirdik. Savaş için ateş yaktıkları her seferinde Allah onu söndürdü. Yeryüzünde bozgunculuk için koşuşuyorlar. Ve Allah bozguncuları sevmez.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/64-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** نَفَقًۭا — nefekan · "bir delik"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَاِنْ كَانَ كَبُرَ عَلَيْكَ اِعْرَاضُهُمْ فَاِنِ اسْتَطَعْتَ اَنْ تَبْتَغِيَ نَفَقاً فِي الْاَرْضِ اَوْ سُلَّماً فِي السَّمَٓاءِ فَتَأْتِيَهُمْ بِاٰيَةٍۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَمَعَهُمْ عَلَى الْهُدٰى فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ

Ve in kane kebure aleyke i'raduhum fe inisteta'te en tebtegıye nefekan fil ardı ev sullemen fis semai fe te'tiyehum bi ayeh, ve lev şaallahu le cemeahum alel huda fe la tekunenne minel cahilin.

Eğer yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, yapabilirsen bir tünelle yerden veya bir merdivenle gökten onlara bir ayet getir! Eğer Allah dileseydi, elbette onları doğru yol üzerinde toplardı. O halde sakın cahillerden olma!

_https://acikkuran.com/enam-suresi/35-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "(Allah için) harcarlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۜ

Ellezine yukimunes salate ve mimma razaknahum yunfikun.

Onlar, salatı ikame eden ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak edenlerdir.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/3-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 36. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "harcarlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ لِيَصُدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ فَسَيُنْفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةً ثُمَّ يُغْلَبُونَۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى جَهَنَّمَ يُحْشَرُونَۙ

İnnellezine keferu yunfikune emvalehum li yesuddu an sebilillah, fe seyunfikuneha summe tekunu aleyhim hasreten summe yuglebun, vellezine keferu ila cehenneme yuhşerun.

Kafirler, Allah yolundan alıkoymak için mallarını harcarlar ve harcayacaklar da. Sonra, bu kendilerine pişmanlık olacak ve sonra mağlup olacaklar. Kafirler Cehennem'de toplanacaklardır.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/36-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 36. ayet

- **Geçtiği form:** فَسَيُنفِقُونَهَا — feseyunfikuneha · "ve harcayacaklar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ لِيَصُدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ فَسَيُنْفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةً ثُمَّ يُغْلَبُونَۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى جَهَنَّمَ يُحْشَرُونَۙ

İnnellezine keferu yunfikune emvalehum li yesuddu an sebilillah, fe seyunfikuneha summe tekunu aleyhim hasreten summe yuglebun, vellezine keferu ila cehenneme yuhşerun.

Kafirler, Allah yolundan alıkoymak için mallarını harcarlar ve harcayacaklar da. Sonra, bu kendilerine pişmanlık olacak ve sonra mağlup olacaklar. Kafirler Cehennem'de toplanacaklardır.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/36-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُنَـٰفِقُونَ — l-munafikune · "Münafıklar"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

اِذْ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ غَرَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ د۪ينُهُمْۜ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ

İz yekulul munafikune vellezine fi kulubihim maradun garrehaulai dinuhum, ve men yetevekkel alallahi fe innallahe azizun hakim.

Münafıklar, o kalplerinde hastalık bulunanlar: "Bunları, dinleri aldatmış." diyorlardı. Oysa kim Allah'a tevekkül ederse Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/49-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** تُنفِقُوا۟ — tunfiku · "harcarsanız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاَعِدُّوا لَهُمْ مَا اسْتَطَعْتُمْ مِنْ قُوَّةٍ وَمِنْ رِبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِه۪ عَدُوَّ اللّٰهِ وَعَدُوَّكُمْ وَاٰخَر۪ينَ مِنْ دُونِهِمْۚ لَا تَعْلَمُونَهُمْۚ اَللّٰهُ يَعْلَمُهُمْۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

Ve eıddu lehum mesteta'tum min kuvvetin ve min rıbatil hayli turhibune bihi aduvvallahi ve aduvvekum ve aharine min dunihim, la ta'lemunehum, allahu ya'lemuhum, ve ma tunfiku min şey'in fi sebilillahi yuveffe ileykum ve entum la tuzlemun.

Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği kadar güç ve savaş atları hazırlayın ki, bununla Allah'ın ve sizin düşmanınızı ve onların dışındaki sizin bilmeyip, Allah'ın bildiği düşmanları korkutasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız, size tam olarak ödenir. Ve hiçbir haksızlığa uğratılmazsınız.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/60-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 63. ayet

- **Geçtiği form:** أَنفَقْتَ — enfekte · "sen verseydin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْۜ لَوْ اَنْفَقْتَ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعاً مَٓا اَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ اَلَّفَ بَيْنَهُمْۜ اِنَّهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ

Ve ellefe beyne kulubihim, lev enfakte ma fil ardı cemian ma ellefte beyne kulubihim ve lakinnallahe ellefe beynehum, innehu azizun hakim.

Ve onların kalplerini uzlaştırdı. Eğer yeryüzündeki her şeyi infak etseydin yine de onların kalplerini kaynaştıramazdın. Fakat Allah, onları kaynaştırdı. Kuşkusuz O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/63-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَهَا — yunfikuneha · "onları harcamayanlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ كَث۪يراً مِنَ الْاَحْبَارِ وَالرُّهْبَانِ لَيَأْكُلُونَ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلَا يُنْفِقُونَهَا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۙ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ

Ya eyyuhellezine amenu inne kesiren minel ahbari ver ruhbani le ye'kulune emvalen nasi bil batıli ve yasuddune an sebilillah, vellezine yeknizunez zehebe vel fıddate ve la yunfikuneha fi sebilillahi fe beşşirhum bi azabin elim.

Ey İman Edenler! Doğrusu, ahbar ve ruhban kimselerin çoğu, insanların mallarını haksız şekilde yerler. İnsanları Allah'ın yolundan çevirirler. Altın ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlar var ya işte onları can yakıcı bir azaptan haberdar et.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/34-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 53. ayet

- **Geçtiği form:** أَنفِقُوا۟ — enfiku · "sadaka verin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

قُلْ اَنْفِقُوا طَوْعاً اَوْ كَرْهاً لَنْ يُتَقَبَّلَ مِنْكُمْۜ اِنَّكُمْ كُنْتُمْ قَوْماً فَاسِق۪ينَ

Kul enfiku tav'an ev kerhen len yutekabbele minkum, innekum kuntum kavmen fasikin.

De ki: "İster istekli, ister isteksiz infak edin; sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz fasık bir toplum oldunuz."

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/53-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** نَفَقَـٰتُهُمْ — nefekatuhum · "sadakalarının"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

وَمَا مَنَعَهُمْ اَنْ تُقْبَلَ مِنْهُمْ نَفَقَاتُهُمْ اِلَّٓا اَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَبِرَسُولِه۪ وَلَا يَأْتُونَ الصَّلٰوةَ اِلَّا وَهُمْ كُسَالٰى وَلَا يُنْفِقُونَ اِلَّا وَهُمْ كَارِهُونَ

Ve ma meneahum en tukbele minhum nefekatuhum illa ennehum keferu billahi ve bi resulihi ve la ye'tunes salate illa ve humkusala ve la yunfikune illa ve hum karihun.

İnfaklarının kabul edilmesine engel şey, onların, Allah'a ve Resul'üne karşı küfretmeleri, salata üşene üşene gelmeleri ve istemeyerek infak etmeleridir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/54-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "sadaka vermemeleri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَمَا مَنَعَهُمْ اَنْ تُقْبَلَ مِنْهُمْ نَفَقَاتُهُمْ اِلَّٓا اَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَبِرَسُولِه۪ وَلَا يَأْتُونَ الصَّلٰوةَ اِلَّا وَهُمْ كُسَالٰى وَلَا يُنْفِقُونَ اِلَّا وَهُمْ كَارِهُونَ

Ve ma meneahum en tukbele minhum nefekatuhum illa ennehum keferu billahi ve bi resulihi ve la ye'tunes salate illa ve humkusala ve la yunfikune illa ve hum karihun.

İnfaklarının kabul edilmesine engel şey, onların, Allah'a ve Resul'üne karşı küfretmeleri, salata üşene üşene gelmeleri ve istemeyerek infak etmeleridir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/54-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُنَـٰفِقُونَ — l-munafikune · "münafıklar"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

يَحْذَرُ الْمُنَافِقُونَ اَنْ تُنَزَّلَ عَلَيْهِمْ سُورَةٌ تُنَبِّئُهُمْ بِمَا ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ قُلِ اسْتَهْزِؤُ۫اۚ اِنَّ اللّٰهَ مُخْرِجٌ مَا تَحْذَرُونَ

Yahzerul munafikune en tunezzele aleyhim suretun tunebbiuhum bi ma fi kulubihim, kulistehziu, innallahe muhricun ma tahzerun.

Münafıklar, kendileri hakkında kalplerinde olanı haber verecek bir surenin indirilmesinden çekiniyorlar. De ki: "Alay edin bakalım! Kuşkusuz Allah, çekindiğiniz şeyi açığa çıkaracaktır."

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/64-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُنَـٰفِقُونَ — el-munafikune · "münafık erkekler"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

اَلْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ بَعْضُهُمْ مِنْ بَعْضٍۢ يَأْمُرُونَ بِالْمُنْكَرِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمَعْرُوفِ وَيَقْبِضُونَ اَيْدِيَهُمْۜ نَسُوا اللّٰهَ فَنَسِيَهُمْۜ اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ هُمُ الْفَاسِقُونَ

El munafikune vel munafikatu ba'duhum min ba'd, ye'murune bil munkeri ve yenhevne anil ma'rufi ve yakbidune eydiyehum nesullahe fe nesiyehum innel munafıkine humul fasikun.

Münafık erkekler ve Münafık kadınlar birbirlerindendirler; kötülüğü buyururlar, iyilikten alıkoyarlar. Ellerini sıkı tutarlar. Onlar, Allah'ı unuttular, Allah da onları unuttu. Münafıklar, fasıkların ta kendileridir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/67-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْمُنَـٰفِقَـٰتُ — velmunafikatu · "ve münafık kadınlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

اَلْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ بَعْضُهُمْ مِنْ بَعْضٍۢ يَأْمُرُونَ بِالْمُنْكَرِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمَعْرُوفِ وَيَقْبِضُونَ اَيْدِيَهُمْۜ نَسُوا اللّٰهَ فَنَسِيَهُمْۜ اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ هُمُ الْفَاسِقُونَ

El munafikune vel munafikatu ba'duhum min ba'd, ye'murune bil munkeri ve yenhevne anil ma'rufi ve yakbidune eydiyehum nesullahe fe nesiyehum innel munafıkine humul fasikun.

Münafık erkekler ve Münafık kadınlar birbirlerindendirler; kötülüğü buyururlar, iyilikten alıkoyarlar. Ellerini sıkı tutarlar. Onlar, Allah'ı unuttular, Allah da onları unuttu. Münafıklar, fasıkların ta kendileridir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/67-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُنَـٰفِقِينَ — l-munafikine · "Münafıklar"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

اَلْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ بَعْضُهُمْ مِنْ بَعْضٍۢ يَأْمُرُونَ بِالْمُنْكَرِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمَعْرُوفِ وَيَقْبِضُونَ اَيْدِيَهُمْۜ نَسُوا اللّٰهَ فَنَسِيَهُمْۜ اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ هُمُ الْفَاسِقُونَ

El munafikune vel munafikatu ba'duhum min ba'd, ye'murune bil munkeri ve yenhevne anil ma'rufi ve yakbidune eydiyehum nesullahe fe nesiyehum innel munafıkine humul fasikun.

Münafık erkekler ve Münafık kadınlar birbirlerindendirler; kötülüğü buyururlar, iyilikten alıkoyarlar. Ellerini sıkı tutarlar. Onlar, Allah'ı unuttular, Allah da onları unuttu. Münafıklar, fasıkların ta kendileridir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/67-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 68. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُنَـٰفِقِينَ — l-munafikine · "münafık erkeklere"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَعَدَ اللّٰهُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْكُفَّارَ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ هِيَ حَسْبُهُمْۚ وَلَعَنَهُمُ اللّٰهُۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُق۪يمٌۙ

Vaadallahul munafikine vel munafikati vel kuffare nare cehenneme halidine fiha hiye hasbuhum, ve leanehumullah ve lehum azabun mukim .

Allah, Münafık erkeklere ve Münafık kadınlara ve Kafirlere, Cehennem ateşini vadetmiştir. Orada sürekli kalıcıdırlar. Bu, onlara yeter. Allah, onları lanetlemiştir ve onlar için kalıcı bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/68-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 68. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْمُنَـٰفِقَـٰتِ — velmunafikati · "ve münafık kadınlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

وَعَدَ اللّٰهُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْكُفَّارَ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ هِيَ حَسْبُهُمْۚ وَلَعَنَهُمُ اللّٰهُۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُق۪يمٌۙ

Vaadallahul munafikine vel munafikati vel kuffare nare cehenneme halidine fiha hiye hasbuhum, ve leanehumullah ve lehum azabun mukim .

Allah, Münafık erkeklere ve Münafık kadınlara ve Kafirlere, Cehennem ateşini vadetmiştir. Orada sürekli kalıcıdırlar. Bu, onlara yeter. Allah, onları lanetlemiştir ve onlar için kalıcı bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/68-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 73. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْمُنَـٰفِقِينَ — velmunafikine · "ve münafıklarla"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْۜ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ

Ya eyyuhen nebiyyu cahidil kuffare vel munafikine vagluz aleyhim, ve me'vahum cehennem, ve bi'sel masir.

Ey Nebi! Kafirlerle ve Münafıklarla cihat et. Onlara karşı kararlılıkla mücadele et. Onların varacakları yer Cehennem'dir. O, ne kötü varış yeridir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/73-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 77. ayet

- **Geçtiği form:** نِفَاقًۭا — nifakan · "iki yüzlülük"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim · belirsiz

فَاَعْقَبَهُمْ نِفَاقاً ف۪ي قُلُوبِهِمْ اِلٰى يَوْمِ يَلْقَوْنَهُ بِمَٓا اَخْلَفُوا اللّٰهَ مَا وَعَدُوهُ وَبِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ

Fe a'kabehum nifakan fi kulubihim ila yevmi yelkavnehu bi ma ahlefullahe ma vaaduhu ve bi ma kanu yekzibun.

Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, Kendisi ile karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine nifak soktu.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/77-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 91. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "harcayacak"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

لَيْسَ عَلَى الضُّعَفَٓاءِ وَلَا عَلَى الْمَرْضٰى وَلَا عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يَجِدُونَ مَا يُنْفِقُونَ حَرَجٌ اِذَا نَصَحُوا لِلّٰهِ وَرَسُولِه۪ۜ مَا عَلَى الْمُحْسِن۪ينَ مِنْ سَب۪يلٍۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌۙ

Leyse alad duafai ve la alel merda ve la alellezine la yecidune ma yunfikune haracun iza nasahu lillahi ve resulih, ma alel muhsinine min sebil, vallahu gafurun rahim.

Zayıflara, hastalara ve harcayacakları bir şeyi olmayanlara, Allah ve Resul'üne bağlı kaldıkları sürece bir sorumluluk yoktur. İyilik edenlerin aleyhine de bir yol yoktur. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/91-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 92. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "infak edecek"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَا عَلَى الَّذ۪ينَ اِذَا مَٓا اَتَوْكَ لِتَحْمِلَهُمْ قُلْتَ لَٓا اَجِدُ مَٓا اَحْمِلُكُمْ عَلَيْهِۖ تَوَلَّوْا وَاَعْيُنُهُمْ تَف۪يضُ مِنَ الدَّمْعِ حَزَناً اَلَّا يَجِدُوا مَا يُنْفِقُونَۜ

Ve la alellezine iza ma etevke li tahmilehum kulte la ecidu maahmilukum aleyhi tevellev ve a'yunuhum tefidu mined dem'i hazenen ella yecidu ma yunfikun.

Bir de sana, kendilerine binek sağlaman için başvurduklarında, "Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum." dediğin zaman, harcayacakları bir şeyleri olmadığı için üzüntüden gözlerinden yaşlar akıtarak geri dönüp gidenlere de bir sorumluluk yoktur.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/92-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 97. ayet

- **Geçtiği form:** وَنِفَاقًۭا — ve nifakan · "ve iki yüzlülükte"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim · belirsiz

اَلْاَعْرَابُ اَشَدُّ كُفْراً وَنِفَاقاً وَاَجْدَرُ اَلَّا يَعْلَمُوا حُدُودَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ

El a'rabu eşeddu kufren ve nifakan ve ecderu ella ya'lemu hududema enzelallahu ala resulih, vallahu alimun hakim.

Bedevi Araplar, küfür ve nifakta daha katıdırlar. Allah'ın Resul'üne indirdiği sınırları tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/97-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 98. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُ — yunfiku · "verdiği"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَمِنَ الْاَعْرَابِ مَنْ يَتَّخِذُ مَا يُنْفِقُ مَغْرَماً وَيَتَرَبَّصُ بِكُمُ الدَّوَٓائِرَۜ عَلَيْهِمْ دَٓائِرَةُ السَّوْءِۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ

Ve minel a'rabi men yettehızu ma yunfiku magremen ve yeterabbesu bi kumud devair, aleyhim dairetussev' , vallahu semiun alim.

Bedevi Araplar'dan kimisi de yaptığı infakı zarar sayar ve devrin değişmesini ve sizin başınıza kötü devirlerin gelmesini beklerler. Kötü devirler kendi başlarına gelsin. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/98-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 99. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُ — yunfiku · "verdiği"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَمِنَ الْاَعْرَابِ مَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَيَتَّخِذُ مَا يُنْفِقُ قُرُبَاتٍ عِنْدَ اللّٰهِ وَصَلَوَاتِ الرَّسُولِۜ اَلَٓا اِنَّهَا قُرْبَةٌ لَهُمْۜ سَيُدْخِلُهُمُ اللّٰهُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟

Ve minel a'rabi men yu'minu billahi vel yevmil ahıri ve yettehızu ma yunfiku kurubatin indallahi ve salavatir resul, e la inneha kurbetunlehum, se yudhıluhumullahu fi rahmetih, innallahe gafurun rahim.

Bedevi Araplardan kimisi de Allah'a ve ahiret gününe inanır. İnfak ettiğini Allah katında yakınlığa ve Resul'ün selavatına vesile sayar. Gerçekten o, kendileri için yakınlık vesilesidir. Allah, onları rahmetine alacak. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/99-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 101. ayet

- **Geçtiği form:** مُنَـٰفِقُونَ ۖ — munafikune · "münafıklar"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَمِمَّنْ حَوْلَكُمْ مِنَ الْاَعْرَابِ مُنَافِقُونَۜ وَمِنْ اَهْلِ الْمَد۪ينَةِ مَرَدُوا عَلَى النِّفَاقِ لَا تَعْلَمُهُمْۜ نَحْنُ نَعْلَمُهُمْۜ سَنُعَذِّبُهُمْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ يُرَدُّونَ اِلٰى عَذَابٍ عَظ۪يمٍۚ

Ve mimmen havlekum minel a'rabi munafikun, ve min ehlil medineti meredu alen nifakı la ta'lemuhum, nahnu na'lemuhum, se nuazzibuhum merreteyni summe yureddune ila azabin azim.

Çevrenizdeki Bedevi Araplardan Münafık olanlar vardır. Ve Medine halkından da nifakta ileri gidenler vardır. Sen onları bilemezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra onlar, daha büyük azaba uğratılacaklardır.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/101-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 101. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنِّفَاقِ — n-nifaki · "iki yüzlülüğe"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · isim fiil · eril · mecrur isim

وَمِمَّنْ حَوْلَكُمْ مِنَ الْاَعْرَابِ مُنَافِقُونَۜ وَمِنْ اَهْلِ الْمَد۪ينَةِ مَرَدُوا عَلَى النِّفَاقِ لَا تَعْلَمُهُمْۜ نَحْنُ نَعْلَمُهُمْۜ سَنُعَذِّبُهُمْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ يُرَدُّونَ اِلٰى عَذَابٍ عَظ۪يمٍۚ

Ve mimmen havlekum minel a'rabi munafikun, ve min ehlil medineti meredu alen nifakı la ta'lemuhum, nahnu na'lemuhum, se nuazzibuhum merreteyni summe yureddune ila azabin azim.

Çevrenizdeki Bedevi Araplardan Münafık olanlar vardır. Ve Medine halkından da nifakta ileri gidenler vardır. Sen onları bilemezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra onlar, daha büyük azaba uğratılacaklardır.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/101-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 121. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "sarfettikeri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَا يُنْفِقُونَ نَفَقَةً صَغ۪يرَةً وَلَا كَب۪يرَةً وَلَا يَقْطَعُونَ وَادِياً اِلَّا كُتِبَ لَهُمْ لِيَجْزِيَهُمُ اللّٰهُ اَحْسَنَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Ve la yunfikune nefakaten sagireten ve la kebireten ve la yaktaune vadien illa kutibe lehum li yecziyehumullahu ahsene ma kanu ya'melun.

Büyük veya küçük, yaptıkları her yardım ve güçlük içinde aştıkları her vadi, kendilerine yazılacaktır. Allah, yaptıklarından daha iyisiyle kendilerini ödüllendirecektir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/121-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 121. ayet

- **Geçtiği form:** نَفَقَةًۭ — nefekaten · "bir masraf"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

وَلَا يُنْفِقُونَ نَفَقَةً صَغ۪يرَةً وَلَا كَب۪يرَةً وَلَا يَقْطَعُونَ وَادِياً اِلَّا كُتِبَ لَهُمْ لِيَجْزِيَهُمُ اللّٰهُ اَحْسَنَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Ve la yunfikune nefakaten sagireten ve la kebireten ve la yaktaune vadien illa kutibe lehum li yecziyehumullahu ahsene ma kanu ya'melun.

Büyük veya küçük, yaptıkları her yardım ve güçlük içinde aştıkları her vadi, kendilerine yazılacaktır. Allah, yaptıklarından daha iyisiyle kendilerini ödüllendirecektir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/121-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَنفَقُوا۟ — ve enfeku · "ve harcarlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَالَّذ۪ينَ صَبَرُوا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ رَبِّهِمْ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِراًّ وَعَلَانِيَةً وَيَدْرَؤُ۫نَ بِالْحَسَنَةِ السَّيِّئَةَ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عُقْبَى الدَّارِۙ

Vellezine saberubtigae vechi rabbihim ve ekamus salate ve enfeku mimma rezaknahum sirren ve alaniyeten ve yedreune bil hasenetis seyyiete ulaike lehum ukbed dar.

Ve o kimseler, sabırla Rabb'lerine yönelirler ve salatı ikame ederler, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık infak ederler, kötülüğü iyilikle savarlar; dünya yurdunun sonucu onlar içindir.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/22-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** وَيُنفِقُوا۟ — ve yunfiku · "ve infak etsinler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

قُلْ لِعِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَيُنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِراًّ وَعَلَانِيَةً مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ ف۪يهِ وَلَا خِلَالٌ

Kul li ibadiyellezine amenu yukimus salate ve yunfiku mimma razaknahum sirren ve alaniyeten min kabli en ye'tiye yevmun la bey'un fihi ve la hilal.

İman eden kullarıma söyle: "İçinde alışverişin ve dostluğun olmadığı o gün gelmeden önce, salatı ikame etsinler, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli açık infak etsinler."

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/31-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُ — yunfiku · "infak eder"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً عَبْداً مَمْلُوكاً لَا يَقْدِرُ عَلٰى شَيْءٍ وَمَنْ رَزَقْنَاهُ مِنَّا رِزْقاً حَسَناً فَهُوَ يُنْفِقُ مِنْهُ سِراًّ وَجَهْراًۜ هَلْ يَسْتَوُ۫نَۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Daraballahu meselen abden memluken la yakdiru ala şey'in ve men razaknahu minna rızkan hasenen fe huve yunfiku minhu sırren ve cehra, hel yestevun, elhamdulillah, bel ekseruhum la ya'lemun.

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olmuş bir abd ile tarafımızdan kendisine iyi bir rızık verip de ondan gizli ve açık olarak yardımda bulunan bir kimseyi örnek verir. Bunlar, hiç bir olurlar mı? Hamd, Allah'a mahsustur. Ne var ki onların çoğu bilmezler.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/75-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 100. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْإِنفَاقِ ۚ — l-infaki · "harcamaktan"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · mecrur isim

قُلْ لَوْ اَنْتُمْ تَمْلِكُونَ خَزَٓائِنَ رَحْمَةِ رَبّ۪ٓي اِذاً لَاَمْسَكْتُمْ خَشْيَةَ الْاِنْفَاقِۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ قَتُوراً۟

Kul lev entum temlikune hazaine rahmeti rabbi izen le emsektum haşyetel infak, ve kanel insanu katura.

De ki: "Eğer siz, Rabb'imin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, tükenir endişesi ile kimseye bir şey vermezdiniz. Kimi insan çok cimridir."

_https://acikkuran.com/isra-suresi/100-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 42. ayet

- **Geçtiği form:** أَنفَقَ — enfeka · "harcadıkları"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَاُح۪يطَ بِثَمَرِه۪ فَاَصْبَحَ يُقَلِّبُ كَفَّيْهِ عَلٰى مَٓا اَنْفَقَ ف۪يهَا وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَيَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُشْرِكْ بِرَبّ۪ٓي اَحَداً

Ve uhita bi semerihi fe asbeha yukallibu keffeyhi ala ma enfeka fiha ve hiye haviyetun ala uruşiha ve yekulu ya leyteni lem uşrik bi rabbi ehada.

Onun ürünleri kuşatılıp bitirildi. Ve çardakları üzerine yıkılmıştı. Yaptığı harcamalara üzülerek ellerini ovuştururken, "Keşke ben Rabb'ime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım." diyordu.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/42-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "(Allah yoluna) harcarlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَالصَّابِر۪ينَ عَلٰى مَٓا اَصَابَهُمْ وَالْمُق۪يمِي الصَّلٰوةِۙ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ

Ellezine iza zukirallahu vecilet kulubuhum vas sabirine ala ma esabehum vel mukimis salati ve mimma razaknahum yunfikun.

Onlar ki Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, başlarına gelene sabrederler, salatı ikame ederler, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden infak ederler.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/35-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** أَنفَقُوا۟ — enfeku · "infak ettikleri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَالَّذ۪ينَ اِذَٓا اَنْفَقُوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكَانَ بَيْنَ ذٰلِكَ قَوَاماً

Vellezine iza enfeku lem yusrifu ve lem yakturu ve kane beyne zalike kavama.

Onlar, infak ettikleri zaman israf da cimrilik de etmezler. Bu ikisi arasında bir denge kurarlar.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/67-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "infak ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْتَوْنَ اَجْرَهُمْ مَرَّتَيْنِ بِمَا صَبَرُوا وَيَدْرَؤُ۫نَ بِالْحَسَنَةِ السَّيِّئَةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ

Ulaike yu'tevne ecrehum merreteyni bima saberu ve yedraune bil hasenetis seyyiete ve mimma razaknahum yunfikun.

İşte onlara sabrettiklerinden dolayı, ödülleri iki kat verilecektir. Onlar, kötülüğü iyilik ile savarlar. Kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/54-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُنَـٰفِقِينَ — l-munafikine · "iki yüzlüleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَلَيَعْلَمَنَّ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَيَعْلَمَنَّ الْمُنَافِق۪ينَ

Ve le ya'lemennallahullezine amenu ve le ya'lemennel munafikin.

Allah, elbette iman edenleri bilir ve elbette kimlerin de Münafık olduğunu da bilir.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/11-ayet-meali.md_

### 32. Secde suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "hayır için harcarlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

تَتَجَافٰى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفاً وَطَمَعاًۘ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ

Tetecafa cunubuhum anil medacıi yed'une rabbehum havfen ve tamaan ve mimma razaknahum yunfikun.

Onlar, yataklarından kalkarak korku ve ümit içinde Rabb'lerine dua ederler. Kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak ederler.

_https://acikkuran.com/secde-suresi/16-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْمُنَـٰفِقِينَ ۗ — velmunafikine · "ve münafıklara"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اتَّقِ اللّٰهَ وَلَا تُطِعِ الْكَافِر۪ينَ وَالْمُنَافِق۪ينَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يماً حَك۪يماًۙ

Ya eyyuhen nebiyyuttekillahe ve la tutıil kafirine vel munafikin, innallahe kane alimen hakima.

Ey Nebi! Allah'a takvalı ol. Kafirlere ve Münafıklara uyma. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/1-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُنَـٰفِقُونَ — l-munafikune · "münafıklar"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَاِذْ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ مَا وَعَدَنَا اللّٰهُ وَرَسُولُـهُٓ اِلَّا غُرُوراً

Ve iz yekulul munafikune vellezine fi kulubihim maradun ma vaadenallahu ve resuluhu illa gurura.

O zaman Münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resulü bize boş vaatte bulunmuş." diyorlardı.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/12-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُنَـٰفِقِينَ — l-munafikine · "iki yüzlülere"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

لِيَجْزِيَ اللّٰهُ الصَّادِق۪ينَ بِصِدْقِهِمْ وَيُعَذِّبَ الْمُنَافِق۪ينَ اِنْ شَٓاءَ اَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُوراً رَح۪يماًۚ

Li yecziyallahus sadıkine bi sıdkıhım ve yuazzibel munafıkine in şae ev yetube aleyhim, innallahe kane gafuren rahima.

Allah, doğru kimseleri, doğruluklarından dolayı ödüllendirecek, Münafıkları, dilerse cezalandıracak veya tevbelerini kabul edecektir. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/24-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْمُنَـٰفِقِينَ — velmunafikine · "ve münafıklara"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَلَا تُطِـعِ الْكَافِر۪ينَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَدَعْ اَذٰيهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلاً

Ve la tutııl kafirine vel munafikine veda'ezahum ve tevekkel alallah, ve kefa billahi vekila.

Kafirlere ve Münafıklara boyun eğme, onların baskılarına aldırma. Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/48-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُنَـٰفِقُونَ — l-munafikune · "iki yüzlüler"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْمُرْجِفُونَ فِي الْمَد۪ينَةِ لَنُغْرِيَنَّكَ بِهِمْ ثُمَّ لَا يُجَاوِرُونَكَ ف۪يهَٓا اِلَّا قَل۪يلاًۚۛ

Le in lem yentehil munafikune vellezine fi kulubihim maradun vel murcifune fil medineti le nugriyenneke bihim summe la yucaviruneke fiha illa kalila.

Eğer, münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar, şehirde yalan ve kötü haber yayanlar bu davranışlarına son vermezlerse, ant olsun ki, seni onlara musallat ederiz de seninle bir arada daha fazla kalamazlar.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/60-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 73. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُنَـٰفِقِينَ — l-munafikine · "iki yüzlü erkeklere"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

لِيُعَذِّبَ اللّٰهُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْمُشْرِك۪ينَ وَالْمُشْرِكَاتِ وَيَتُوبَ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُوراً رَح۪يماً

Li yuazziballahul munafikine vel munafikati vel muşrikine vel muşrikati ve yetuballahu alel mu'minine vel mu'minat, ve kanallahu gafuren rahima.

Allah, münafık erkeklere ve kadınlara; Müşrik erkeklere ve kadınlara azap eder, Mü'min erkeklerin ve kadınların tevbelerini kabul eder Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/73-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 73. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْمُنَـٰفِقَـٰتِ — velmunafikati · "ve iki yüzlü kadınlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · dişil, çoğul · mansub isim

لِيُعَذِّبَ اللّٰهُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْمُشْرِك۪ينَ وَالْمُشْرِكَاتِ وَيَتُوبَ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُوراً رَح۪يماً

Li yuazziballahul munafikine vel munafikati vel muşrikine vel muşrikati ve yetuballahu alel mu'minine vel mu'minat, ve kanallahu gafuren rahima.

Allah, münafık erkeklere ve kadınlara; Müşrik erkeklere ve kadınlara azap eder, Mü'min erkeklerin ve kadınların tevbelerini kabul eder Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/73-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 39. ayet

- **Geçtiği form:** أَنفَقْتُم — enfektum · "siz infak etseniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ وَيَقْدِرُ لَهُۜ وَمَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَهُوَ يُخْلِفُهُۚ وَهُوَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ

Kul inne rabbi yebsutur rızka li men yeşau min ibadihi ve yakdiru leh, ve ma enfaktum min şeyin fe huve yuhlifuh, ve huve hayrur razikin.

De ki: "Benim Rabb'im, kullarından dilediği kimse için rızkı genişletir ve takdir eder. Bir şey infak ettiğiniz zaman; O, onun karşılığını verir. Ve O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/39-ayet-meali.md_

### 35. Fatır suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَنفَقُوا۟ — ve enfeku · "ve infak edenler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اِنَّ الَّذ۪ينَ يَتْلُونَ كِتَابَ اللّٰهِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِراًّ وَعَلَانِيَةً يَرْجُونَ تِجَارَةً لَنْ تَبُورَۙ

İnnellezine yetlune kitaballahi ve ekamus salate ve enfeku mimma rezaknahum sirren ve alaniyeten yercune ticareten len tebur.

Kuşkusuz Allah'ın Kitap'ını okuyanlar, salatı ikame edenler ve rızıklandırdığımız şeylerden gizli ve açık infak edenler asla kesilmeyecek bir kazanç umabilirler.

_https://acikkuran.com/fatir-suresi/29-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** أَنفِقُوا۟ — enfiku · "infak edin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُۙ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنُطْعِمُ مَنْ لَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ اَطْعَمَهُۗ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ

Ve iza kile lehum enfiku mimma rezakakumullahu kalellezine keferu lillezine amenu e nut'imu men lev yeşaullahu at'ameh, in entum illa fi dalalin mubin.

Onlara: "Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden ihtiyaç sahiplerine yardım edin dendiği zaman, Kafirler, İman Edenler'e: "Allah'ın dileseydi doyuracağı kimseyi biz mi doyuracağız? Siz ancak apaçık bir sapkınlık içindesiniz." dediler.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/47-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** يُنفِقُونَ — yunfikune · "infak ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَالَّذ۪ينَ اسْتَجَابُوا لِرَبِّهِمْ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۖ وَاَمْرُهُمْ شُورٰى بَيْنَهُمْۖ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۚ

Vellezinestacabu li rabbihim ve ekamus salate ve emruhum şura beynehum ve mimma rezaknahum yunfikun.

Rabb'lerinin çağrısına uyarlar ve salatı ikame ederler. Onlar, işlerini birbirlerine şura ile yaparlar. Kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/38-ayet-meali.md_

### 47. Muhammed suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** لِتُنفِقُوا۟ — litunfiku · "infak etmeye"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تُدْعَوْنَ لِتُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ فَمِنْكُمْ مَنْ يَبْخَلُۚ وَمَنْ يَبْخَلْ فَاِنَّمَا يَبْخَلُ عَنْ نَفْسِه۪ۜ وَاللّٰهُ الْغَنِيُّ وَاَنْتُمُ الْفُقَـرَٓاءُۚ وَاِنْ تَتَوَلَّوْا يَسْتَبْدِلْ قَوْماً غَيْرَكُمْۙ ثُمَّ لَا يَكُونُٓوا اَمْثَالَكُمْ

Ha entum haulai tud'avne li tunfiku fi sebilillah, fe minkum men yebhal, ve men yebhal fe innema yebhalu an nefsih, vallahul ganiyyu ve entumul fukarau, ve in tetevellev yestebdil kavmen gayrekum summe la yekunu emsalekum.

İşte siz böylesiniz. Allah yolunda infak etmeye çağrılırsınız ancak sizden bir kısmınız cimrilik yapar. Kim cimrilik yaparsa, aslında kendi aleyhinde cimrilik yapmış olur. Allah zengindir, siz ise yoksulsunuz. Eğer yüz çevirirseniz, sizin yerinize başka bir halk getirir. Onlar sizin gibi olmazlar.

_https://acikkuran.com/muhammed-suresi/38-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُنَـٰفِقِينَ — l-munafikine · "münafık erkeklere"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَيُعَذِّبَ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْمُشْرِك۪ينَ وَالْمُشْرِكَاتِ الظَّٓانّ۪ينَ بِاللّٰهِ ظَنَّ السَّوْءِۜ عَلَيْهِمْ دَٓائِرَةُ السَّوْءِۚ وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَلَعَنَهُمْ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَهَنَّمَۜ وَسَٓاءَتْ مَص۪يراً

Ve yuazzibel munafikine vel munafikati vel muşrikine vel muşrikatiz zannine billahi zannes sev'i aleyhim dairetus sev'i, ve gadiballahu aleyhim ve leanehum ve eadde lehum cehennem, ve saet masira.

Allah; hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve kadınlara, Müşrik erkek ve kadınlara azap etsin. Kötü zanları onların üzerlerine dönsün. Allah, onlara kızdı ve onları lanetledi. Ve onlar için Cehennem'i hazırladı. Ne kötü bir varış yeri.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/6-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْمُنَـٰفِقَـٰتِ — velmunafikati · "ve münafık kadınlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · dişil, çoğul · mansub isim

وَيُعَذِّبَ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْمُشْرِك۪ينَ وَالْمُشْرِكَاتِ الظَّٓانّ۪ينَ بِاللّٰهِ ظَنَّ السَّوْءِۜ عَلَيْهِمْ دَٓائِرَةُ السَّوْءِۚ وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَلَعَنَهُمْ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَهَنَّمَۜ وَسَٓاءَتْ مَص۪يراً

Ve yuazzibel munafikine vel munafikati vel muşrikine vel muşrikatiz zannine billahi zannes sev'i aleyhim dairetus sev'i, ve gadiballahu aleyhim ve leanehum ve eadde lehum cehennem, ve saet masira.

Allah; hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve kadınlara, Müşrik erkek ve kadınlara azap etsin. Kötü zanları onların üzerlerine dönsün. Allah, onlara kızdı ve onları lanetledi. Ve onlar için Cehennem'i hazırladı. Ne kötü bir varış yeri.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/6-ayet-meali.md_

### 57. Hadid suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَنفِقُوا۟ — ve enfiku · "ve infak edin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاَنْفِقُوا مِمَّا جَعَلَكُمْ مُسْتَخْلَف۪ينَ ف۪يهِۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَاَنْفَقُوا لَهُمْ اَجْرٌ كَب۪يرٌ

Aminu billahi ve resulihi ve enfiku mimma cealekum mustahlefine fih, fellezine amenu minkum ve enfeku lehum ecrun kebir.

Allah'a ve Resul'üne iman edin. Sizi sahip kıldığı şeylerden, ihtiyaç sahiplerine yardım edin. Bilin ki sizden iman edip, ihtiyaç sahiplerine yardım edenler için büyük ödül vardır.

_https://acikkuran.com/hadid-suresi/7-ayet-meali.md_

### 57. Hadid suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَنفَقُوا۟ — ve enfeku · "ve infak edenlere"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاَنْفِقُوا مِمَّا جَعَلَكُمْ مُسْتَخْلَف۪ينَ ف۪يهِۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَاَنْفَقُوا لَهُمْ اَجْرٌ كَب۪يرٌ

Aminu billahi ve resulihi ve enfiku mimma cealekum mustahlefine fih, fellezine amenu minkum ve enfeku lehum ecrun kebir.

Allah'a ve Resul'üne iman edin. Sizi sahip kıldığı şeylerden, ihtiyaç sahiplerine yardım edin. Bilin ki sizden iman edip, ihtiyaç sahiplerine yardım edenler için büyük ödül vardır.

_https://acikkuran.com/hadid-suresi/7-ayet-meali.md_

### 57. Hadid suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** تُنفِقُوا۟ — tunfiku · "infak etmiyorsunuz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَمَا لَكُمْ اَلَّا تُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ لَا يَسْتَو۪ي مِنْكُمْ مَنْ اَنْفَقَ مِنْ قَبْلِ الْفَتْحِ وَقَاتَلَۜ  اُو۬لٰٓئِكَ اَعْظَمُ دَرَجَةً مِنَ الَّذ۪ينَ اَنْفَقُوا مِنْ بَعْدُ وَقَاتَلُواۜ وَكُلاًّ وَعَدَ اللّٰهُ الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟

Ve ma lekum ella tunfiku fi sebilillahi, ve lillahi mirasus semavati vel ard, la yestevi minkum men enfeka min kablil fethi ve katel, ulaike a'zamu dereceten minellezine enfeku min ba'du ve katelu ve kullen ve adallahul husna, vallahu bi ma ta'melune habir.

Size ne oluyor ki, göklerin ve yerin son sahipliği Allah'ın olduğu halde, Allah'ın yolunda harcamıyorsunuz? Sizden, fetihten önce Allah yolunda harcayan ve savaşanla, fetihten sonra harcayan ve savaşan bir değildir. Onlar daha üstün derece sahibidirler. Allah, hepsine "en iyiyi" söz verdi. Allah, Yaptıklarınızdan En İyi Haberdar Olandır.

_https://acikkuran.com/hadid-suresi/10-ayet-meali.md_

### 57. Hadid suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** أَنفَقَ — enfeka · "infak eden"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَمَا لَكُمْ اَلَّا تُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ لَا يَسْتَو۪ي مِنْكُمْ مَنْ اَنْفَقَ مِنْ قَبْلِ الْفَتْحِ وَقَاتَلَۜ  اُو۬لٰٓئِكَ اَعْظَمُ دَرَجَةً مِنَ الَّذ۪ينَ اَنْفَقُوا مِنْ بَعْدُ وَقَاتَلُواۜ وَكُلاًّ وَعَدَ اللّٰهُ الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟

Ve ma lekum ella tunfiku fi sebilillahi, ve lillahi mirasus semavati vel ard, la yestevi minkum men enfeka min kablil fethi ve katel, ulaike a'zamu dereceten minellezine enfeku min ba'du ve katelu ve kullen ve adallahul husna, vallahu bi ma ta'melune habir.

Size ne oluyor ki, göklerin ve yerin son sahipliği Allah'ın olduğu halde, Allah'ın yolunda harcamıyorsunuz? Sizden, fetihten önce Allah yolunda harcayan ve savaşanla, fetihten sonra harcayan ve savaşan bir değildir. Onlar daha üstün derece sahibidirler. Allah, hepsine "en iyiyi" söz verdi. Allah, Yaptıklarınızdan En İyi Haberdar Olandır.

_https://acikkuran.com/hadid-suresi/10-ayet-meali.md_

### 57. Hadid suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** أَنفَقُوا۟ — enfeku · "infak eden(ler)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَمَا لَكُمْ اَلَّا تُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ لَا يَسْتَو۪ي مِنْكُمْ مَنْ اَنْفَقَ مِنْ قَبْلِ الْفَتْحِ وَقَاتَلَۜ  اُو۬لٰٓئِكَ اَعْظَمُ دَرَجَةً مِنَ الَّذ۪ينَ اَنْفَقُوا مِنْ بَعْدُ وَقَاتَلُواۜ وَكُلاًّ وَعَدَ اللّٰهُ الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟

Ve ma lekum ella tunfiku fi sebilillahi, ve lillahi mirasus semavati vel ard, la yestevi minkum men enfeka min kablil fethi ve katel, ulaike a'zamu dereceten minellezine enfeku min ba'du ve katelu ve kullen ve adallahul husna, vallahu bi ma ta'melune habir.

Size ne oluyor ki, göklerin ve yerin son sahipliği Allah'ın olduğu halde, Allah'ın yolunda harcamıyorsunuz? Sizden, fetihten önce Allah yolunda harcayan ve savaşanla, fetihten sonra harcayan ve savaşan bir değildir. Onlar daha üstün derece sahibidirler. Allah, hepsine "en iyiyi" söz verdi. Allah, Yaptıklarınızdan En İyi Haberdar Olandır.

_https://acikkuran.com/hadid-suresi/10-ayet-meali.md_

### 57. Hadid suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُنَـٰفِقُونَ — l-munafikune · "münafık erkekler"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

يَوْمَ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا انْظُرُونَا نَقْتَبِسْ مِنْ نُورِكُمْ ق۪يلَ ارْجِعُوا وَرَٓاءَكُمْ فَالْتَمِسُوا نُوراًۜ فَضُرِبَ بَيْنَهُمْ بِسُورٍ لَهُ بَابٌۜ بَاطِنُهُ ف۪يهِ الرَّحْمَةُ وَظَاهِرُهُ مِنْ قِبَلِهِ الْعَذَابُۜ

Yevme yekulul munafikune vel munafikatu lillezine amenunzuruna naktebis min nurikum, kilerci'u veraekum fel temisu nura, fe duribe beynehum bi surin lehu bab, batınuhu fihir rahmetu ve zahiruhu min kıbelihil azab.

O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar, iman eden kimselere: "Bize bakın da nurunuzdan biraz yararlanalım." derler. Onlara: "Arkanıza dönün de oradan nur arayın." denir. O anda aralarına kapısı olan bir duvar çekilir; duvarın iç tarafı rahmet, dış tarafında ise azap vardır.

_https://acikkuran.com/hadid-suresi/13-ayet-meali.md_

### 57. Hadid suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْمُنَـٰفِقَـٰتُ — velmunafikatu · "ve münafık kadınlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

يَوْمَ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا انْظُرُونَا نَقْتَبِسْ مِنْ نُورِكُمْ ق۪يلَ ارْجِعُوا وَرَٓاءَكُمْ فَالْتَمِسُوا نُوراًۜ فَضُرِبَ بَيْنَهُمْ بِسُورٍ لَهُ بَابٌۜ بَاطِنُهُ ف۪يهِ الرَّحْمَةُ وَظَاهِرُهُ مِنْ قِبَلِهِ الْعَذَابُۜ

Yevme yekulul munafikune vel munafikatu lillezine amenunzuruna naktebis min nurikum, kilerci'u veraekum fel temisu nura, fe duribe beynehum bi surin lehu bab, batınuhu fihir rahmetu ve zahiruhu min kıbelihil azab.

O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar, iman eden kimselere: "Bize bakın da nurunuzdan biraz yararlanalım." derler. Onlara: "Arkanıza dönün de oradan nur arayın." denir. O anda aralarına kapısı olan bir duvar çekilir; duvarın iç tarafı rahmet, dış tarafında ise azap vardır.

_https://acikkuran.com/hadid-suresi/13-ayet-meali.md_

### 59. Haşr suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** نَافَقُوا۟ — nafeku · "iki yüzlülük eden"
  - **Dil bilgisi:** fiil · mufa'ale kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ نَافَقُوا يَقُولُونَ لِاِخْوَانِهِمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَئِنْ اُخْرِجْتُمْ لَنَخْرُجَنَّ مَعَكُمْ وَلَا نُط۪يعُ ف۪يكُمْ اَحَداً اَبَداًۚ وَاِنْ قُوتِلْتُمْ لَنَنْصُرَنَّكُمْۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ

E lem tere ilellezine nafeku yekulune li ihvanihimullezie keferu min ehlil kitabi le in uhrictum le nahrucenne me'akum ve la nutiu fi kum ehaden ebeden ve in kutiltum le nensurennekum, vallahu yeşhedu innehum le kazibun.

Nifak çıkaranları görmüyor musun? Kitap Ehli'nden Kafir yoldaşlarına: "Eğer siz yurdunuzdan çıkarılacak olursanız, kesinlikle biz de sizinle birlikte çıkarız. Sizin aleyhinize olan konularda kimseye boyun eğmeyiz. Eğer sizinle savaşırlarsa, kesinlikle size yardım ederiz." derler. Allah, tanıklık eder ki onlar gerçekten yalancıdırlar.

_https://acikkuran.com/hasr-suresi/11-ayet-meali.md_

### 60. Mümtehine suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** أَنفَقُوا۟ ۚ — enfeku · "onların harcadıkları"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا جَٓاءَكُمُ الْمُؤْمِنَاتُ مُهَاجِرَاتٍ فَامْتَحِنُوهُنَّۜ  اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِا۪يمَانِهِنَّۚ  فَاِنْ عَلِمْتُمُوهُنَّ مُؤْمِنَاتٍ فَلَا تَرْجِعُوهُنَّ اِلَى الْكُفَّارِۜ  لَا هُنَّ حِلٌّ لَهُمْ وَلَا هُمْ يَحِلُّونَ لَهُنَّۜ وَاٰتُوهُمْ مَٓا اَنْفَقُواۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ اِذَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اُجُورَهُنَّۜ وَلَا تُمْسِكُوا بِعِصَمِ الْكَوَافِرِ وَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقْتُمْ وَلْيَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقُواۜ  ذٰلِكُمْ حُكْمُ اللّٰهِۜ  يَحْكُمُ بَيْنَكُمْۜ  وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ

Ya eyyuhellezine amenu iza caekumul mu'minatu muhaciratin femtehınu hunn, allahu a'lemu bi imanihinn, fe in alimtimu hunne mu'minatin fe la terciu hunne ilel kuffar, la hunne hıllun lehum ve la hum yehıllune le hunn, ve atuhum ma enfeku, ve la cunaha aleykum en tenkıhu hunne iza ateytumu hunne ucurehunn, ve la tumsiku bi isamil kevafiri ves'elu ma enfaktum vel yes'elu ma enfeku, zalikum hukmullah, yahkumu beynekum, vallahu alimun hakim.

Ey İman Edenler! Sığınmak üzere size gelen Mü'min kadınların hicret nedenlerini sorgulayın. Allah, onların gerçekten iman edip etmediklerini çok iyi bilmektedir. Eğer gerçekten Mü'min olduklarını anlarsanız, onları Kafirlere geri göndermeyin. Onlar, Kafir erkeklere helal değildir. Kafir erkekler de onlara helal değildir. Kafirlerin bu kadınlara verdiklerini iade edin. Mehirlerini verdiğiniz takdirde onlarla nikahlanmanızda bir sakınca yoktur. Ve Kafir kadınları nikahınızda tutmayın. Ve ne infak ettiyseniz geri isteyin. Onlar da infak ettiklerini geri istesinler. İşte bu Allah'ın aranızda verdiği hükmüdür. Allah; Her Şeyi Bilen'dir, En Doğru Karar Veren'dir.

_https://acikkuran.com/mumtehine-suresi/10-ayet-meali.md_

### 60. Mümtehine suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** أَنفَقْتُمْ — enfektum · "harcadığınız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا جَٓاءَكُمُ الْمُؤْمِنَاتُ مُهَاجِرَاتٍ فَامْتَحِنُوهُنَّۜ  اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِا۪يمَانِهِنَّۚ  فَاِنْ عَلِمْتُمُوهُنَّ مُؤْمِنَاتٍ فَلَا تَرْجِعُوهُنَّ اِلَى الْكُفَّارِۜ  لَا هُنَّ حِلٌّ لَهُمْ وَلَا هُمْ يَحِلُّونَ لَهُنَّۜ وَاٰتُوهُمْ مَٓا اَنْفَقُواۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ اِذَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اُجُورَهُنَّۜ وَلَا تُمْسِكُوا بِعِصَمِ الْكَوَافِرِ وَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقْتُمْ وَلْيَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقُواۜ  ذٰلِكُمْ حُكْمُ اللّٰهِۜ  يَحْكُمُ بَيْنَكُمْۜ  وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ

Ya eyyuhellezine amenu iza caekumul mu'minatu muhaciratin femtehınu hunn, allahu a'lemu bi imanihinn, fe in alimtimu hunne mu'minatin fe la terciu hunne ilel kuffar, la hunne hıllun lehum ve la hum yehıllune le hunn, ve atuhum ma enfeku, ve la cunaha aleykum en tenkıhu hunne iza ateytumu hunne ucurehunn, ve la tumsiku bi isamil kevafiri ves'elu ma enfaktum vel yes'elu ma enfeku, zalikum hukmullah, yahkumu beynekum, vallahu alimun hakim.

Ey İman Edenler! Sığınmak üzere size gelen Mü'min kadınların hicret nedenlerini sorgulayın. Allah, onların gerçekten iman edip etmediklerini çok iyi bilmektedir. Eğer gerçekten Mü'min olduklarını anlarsanız, onları Kafirlere geri göndermeyin. Onlar, Kafir erkeklere helal değildir. Kafir erkekler de onlara helal değildir. Kafirlerin bu kadınlara verdiklerini iade edin. Mehirlerini verdiğiniz takdirde onlarla nikahlanmanızda bir sakınca yoktur. Ve Kafir kadınları nikahınızda tutmayın. Ve ne infak ettiyseniz geri isteyin. Onlar da infak ettiklerini geri istesinler. İşte bu Allah'ın aranızda verdiği hükmüdür. Allah; Her Şeyi Bilen'dir, En Doğru Karar Veren'dir.

_https://acikkuran.com/mumtehine-suresi/10-ayet-meali.md_

### 60. Mümtehine suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** أَنفَقُوا۟ ۚ — enfeku · "harcadıkları"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا جَٓاءَكُمُ الْمُؤْمِنَاتُ مُهَاجِرَاتٍ فَامْتَحِنُوهُنَّۜ  اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِا۪يمَانِهِنَّۚ  فَاِنْ عَلِمْتُمُوهُنَّ مُؤْمِنَاتٍ فَلَا تَرْجِعُوهُنَّ اِلَى الْكُفَّارِۜ  لَا هُنَّ حِلٌّ لَهُمْ وَلَا هُمْ يَحِلُّونَ لَهُنَّۜ وَاٰتُوهُمْ مَٓا اَنْفَقُواۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ اِذَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اُجُورَهُنَّۜ وَلَا تُمْسِكُوا بِعِصَمِ الْكَوَافِرِ وَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقْتُمْ وَلْيَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقُواۜ  ذٰلِكُمْ حُكْمُ اللّٰهِۜ  يَحْكُمُ بَيْنَكُمْۜ  وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ

Ya eyyuhellezine amenu iza caekumul mu'minatu muhaciratin femtehınu hunn, allahu a'lemu bi imanihinn, fe in alimtimu hunne mu'minatin fe la terciu hunne ilel kuffar, la hunne hıllun lehum ve la hum yehıllune le hunn, ve atuhum ma enfeku, ve la cunaha aleykum en tenkıhu hunne iza ateytumu hunne ucurehunn, ve la tumsiku bi isamil kevafiri ves'elu ma enfaktum vel yes'elu ma enfeku, zalikum hukmullah, yahkumu beynekum, vallahu alimun hakim.

Ey İman Edenler! Sığınmak üzere size gelen Mü'min kadınların hicret nedenlerini sorgulayın. Allah, onların gerçekten iman edip etmediklerini çok iyi bilmektedir. Eğer gerçekten Mü'min olduklarını anlarsanız, onları Kafirlere geri göndermeyin. Onlar, Kafir erkeklere helal değildir. Kafir erkekler de onlara helal değildir. Kafirlerin bu kadınlara verdiklerini iade edin. Mehirlerini verdiğiniz takdirde onlarla nikahlanmanızda bir sakınca yoktur. Ve Kafir kadınları nikahınızda tutmayın. Ve ne infak ettiyseniz geri isteyin. Onlar da infak ettiklerini geri istesinler. İşte bu Allah'ın aranızda verdiği hükmüdür. Allah; Her Şeyi Bilen'dir, En Doğru Karar Veren'dir.

_https://acikkuran.com/mumtehine-suresi/10-ayet-meali.md_

### 60. Mümtehine suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** أَنفَقُوا۟ ۚ — enfeku · "harcadıklarının"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاِنْ فَاتَكُمْ شَيْءٌ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ اِلَى الْـكُفَّارِ فَعَاقَبْتُمْ فَاٰتُوا الَّذ۪ينَ ذَهَبَتْ اَزْوَاجُهُمْ مِثْلَ مَٓا اَنْفَقُواۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّـذ۪ٓي اَنْتُمْ بِه۪ مُؤْمِنُونَ

Ve in fatekum şey'un min ezvacikum ilel kuffari fe akabtum fe atullezine zehebet ezvacuhum misle ma enfeku, vettekullahellezi entum bihi mu'minun.

Eğer eşlerinizden dolayı, bir şeyiniz Kafirlere geçtiyse, sonra da ödeme sırası size geldiğinde, o zaman eşleri gitmiş olanlara infak ettikleri kadar verin. Ve siz, kendisine iman ettiğiniz Allah'a karşı takva sahibi olun.

_https://acikkuran.com/mumtehine-suresi/11-ayet-meali.md_

---
Sonraki: https://acikkuran.com/root/nfq.md?page=2
Alındığı tarih: 2026-08-20
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
