# Nun-Kaf-Sad — نقص (nqS)

> Kur'an'da 10 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/nqS

- **Anlam:** Azalmak, eksilmek, tükenmek, azaltmak, kayıp veya eksikliğe neden olmak, tüketmek, yetersiz kalmak, israf etmek, hafiflemek.
- **Türevleri:** مَنقُوص (1) · نَقْص (2) · يُنقَصُ (7)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 155. ayet

- **Geçtiği form:** وَنَقْصٍۢ — ve neksin · "ve noksanlığı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِ وَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِۜ وَبَشِّرِ الصَّابِر۪ينَۙ

Ve le nebluvennekum bi şey'in minel havfi vel cui ve naksın minel emvali vel enfusi ves semerat, ve beşşiris sabirin.

Kesinlikle sizi belalandıracağız: Korku ve açlıkla; mallarınızı, canlarınızı ve ürünlerinizi kayba uğratarak. Sabredenleri müjdele.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/155-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 130. ayet

- **Geçtiği form:** وَنَقْصٍۢ — ve neksin · "ve darlığıyla"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

وَلَقَدْ اَخَذْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ بِالسِّن۪ينَ وَنَقْصٍ مِنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ

Ve lekad ehazna ale fir'avne bis sinine ve naksın mines semerati leallehum yezzekkerun.

Ant olsun ki belki ders alırlar diye, Firavuncuları yıllarca kuraklık ve ürün kıtlığıyla cezalandırdık.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/130-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** يَنقُصُوكُمْ — yenkusukum · "size eksik bırakmayan"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اِلَّا الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ ثُمَّ لَمْ يَنْقُصُوكُمْ شَيْـٔاً وَلَمْ يُظَاهِرُوا عَلَيْكُمْ اَحَداً فَاَتِمُّٓوا اِلَيْهِمْ عَهْدَهُمْ اِلٰى مُدَّتِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ

İllellezine ahedtum minel muşrikine summe lem yankusukum şey'en ve lem yuzahiru aleykum ehaden fe etimmu ileyhim ahdehum ila muddetihim, innallahe yuhıbbul muttekin .

Ancak, kendileriyle yaptığınız antlaşmanın hükümlerine eksiksiz uyan ve size karşı başkalarıyla iş birliğinde bulunmayan Müşrikler müstesna. Onlarla antlaşmanın süresini tamamlayın. Allah, takva sahiplerini sever.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/4-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 84. ayet

- **Geçtiği form:** تَنقُصُوا۟ — tenkusu · "eksik tutmayın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْباًۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ  وَلَا تَنْقُصُوا الْمِكْيَالَ وَالْم۪يزَانَ اِنّ۪ٓي اَرٰيكُمْ بِخَيْرٍ وَاِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ مُح۪يطٍ

Ve ila medyene ehahum şuayba, kale ya kavmi'budullahe ma lekum min ilahin gayruh, ve la tenkusul mikyale vel mizane inni erakum bi hayrin ve inni ehafu aleykum azabe yevmin muhit.

Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı gönderdik. "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben, sizi bir hayır içinde görüyorum. Ve sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum." dedi.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/84-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 109. ayet

- **Geçtiği form:** مَنقُوصٍۢ — menkusin · "eksik"
  - **Dil bilgisi:** isim · edilgen · eril · mecrur isim · belirsiz

فَلَا تَكُ ف۪ي مِرْيَةٍ مِمَّا يَعْبُدُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ مَا يَعْبُدُونَ اِلَّا كَمَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ مِنْ قَبْلُۜ وَاِنَّا لَمُوَفُّوهُمْ نَص۪يبَهُمْ غَيْرَ مَنْقُوصٍ۟

Fe la teku fi miryetin mimma ya'budu haula', ma ya'budune illa kema ya'budu abauhum min kabl, ve inna le muveffuhum nasibehum gayre menkus.

Onların kulluk ettikleri hakkında hiç kuşkun olmasın. Daha önce atalarının kulluk ettikleri gibi kulluk ediyorlar. Elbette paylarına düşeni eksiksiz olarak vereceğiz.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/109-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** نَنقُصُهَا — nenkusuha · "onu eksilttiğimizi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا نَأْتِي الْاَرْضَ نَنْقُصُهَا مِنْ اَطْرَافِهَاۜ وَاللّٰهُ يَحْكُمُ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِه۪ۜ وَهُوَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ

E ve lem yerev enna ne'til arda nenkusuha min etrafiha, vallahu yahkumu la muakkıbe li hukmih, ve huve seriul hısab.

Yeryüzüne gelip onu çevresinden nasıl eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Karar veren Allah'tır ve O'nun verdiği kararı bozacak hiç kimse yoktur. O, hesabı çabuk görendir.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/41-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** نَنقُصُهَا — nenkusuha · "eksilttiğimizi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

بَلْ مَتَّعْنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى طَالَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُۜ اَفَلَا يَرَوْنَ اَنَّا نَأْتِي الْاَرْضَ نَنْقُصُهَا مِنْ اَطْرَافِهَاۜ اَفَهُمُ الْغَالِبُونَ

Bel metta'na haulai ve abaehum hatta tale aleyhimul umur, e fe la yerevne enna ne'til arda nenkusuha min etrafiha, e fehumul galibun.

Oysaki onlara uzun gelen bir ömür boyunca, onları ve atalarını geçindirdik. Yeryüzüne müdahale edip onun her tarafında birçok şeyi nasıl yok ettiğimizi görmüyorlar mı? O halde galip olanlar onlar mı?

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/44-ayet-meali.md_

### 35. Fatır suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** يُنقَصُ — yunkasu · "azaltılmaz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ جَعَلَكُمْ اَزْوَاجاًۜ وَمَا تَحْمِلُ مِنْ اُنْثٰى وَلَا تَضَعُ اِلَّا بِعِلْمِه۪ۜ وَمَا يُعَمَّرُ مِنْ مُعَمَّرٍ وَلَا يُنْقَصُ مِنْ عُمُرِه۪ٓ  اِلَّا ف۪ي كِتَابٍۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ

Vallahu halakakum min turabin summe min nutfetin summe cealekum ezvaca, ve ma tahmilu min unsa ve la tedau illa bi ilmih, ve ma yuammeru min muammerin ve la yunkasu min umurihi illa fi kitab, inne zalike alallahi yesir.

Allah; sizi topraktan, sonra nutfeden yarattı. Sonra sizi çiftler kıldı. Hiçbir dişi, O'nun bilgisi olmadan ne hamile kalabilir ne de doğurabilir. Bir kimseye ömür verilmesi; ömrünün uzaması veya kısalması, hepsi bir Kitap'tadır. Kuşkusuz bu Allah'a kolaydır.

_https://acikkuran.com/fatir-suresi/11-ayet-meali.md_

### 50. Kaf suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** تَنقُصُ — tenkusu · "eksilttiğini"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

قَدْ عَلِمْنَا مَا تَنْقُصُ الْاَرْضُ مِنْهُمْۚ وَعِنْدَنَا كِتَابٌ حَف۪يظٌ

Kad alimna ma tenkusul ardu minhum, ve indena kitabun hafizun.

Biz, yerin onlardan neyi eksilttiğini elbette biliyoruz. Yanımızda her şeyi kayda alan bir Kitap vardır.

_https://acikkuran.com/kaf-suresi/4-ayet-meali.md_

### 73. Müzzemmil suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** ٱنقُصْ — nkus · "eksilt"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

نِصْفَهُٓ  اَوِ انْقُصْ مِنْهُ قَل۪يلاًۙ

Nısfehu evinkus minhu kalila.

Gecenin yarısında veya ondan biraz önce.

_https://acikkuran.com/muzzemmil-suresi/3-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-14
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
