# Nun-Vav-Be — نوب (nwb)

> Kur'an'da 18 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/nwb

- **Anlam:** Bir başkasının yerini doldurmak. Allah'a samimi amellerle tekrar tekrar ve ardı ardına tövbe etmek ve dönmek.
- **Türevleri:** أَنَابَ (11) · مُّنِيب (7)

## Geçtiği ayetler

### 11. Hud suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** مُّنِيبٌۭ — munibun · "gönülden (Allaha) yönelen biriydi"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ لَحَل۪يمٌ اَوَّاهٌ مُن۪يبٌ

İnne ibrahime le halimun evvahun munib.

Çünkü İbrahim, çok yumuşak huylu, yufka yürekli ve Allah'a gönülden yönelen bir kimseydi.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/75-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 88. ayet

- **Geçtiği form:** أُنِيبُ — unibu · "gönülden yönelirim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَرَزَقَن۪ي مِنْهُ رِزْقاً حَسَناًۜ وَمَٓا اُر۪يدُ اَنْ اُخَالِفَكُمْ اِلٰى مَٓا اَنْهٰيكُمْ عَنْهُۜ اِنْ اُر۪يدُ اِلَّا الْاِصْلَاحَ مَا اسْتَطَعْتُۜ وَمَا تَوْف۪يق۪ٓي اِلَّا بِاللّٰهِۜ  عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَاِلَيْهِ اُن۪يبُ

Kale ya kavmi e reeytum in kuntu ala beyyinetin min rabbi ve rezekani minhu rızkan hasena, ve ma uridu en uhalifekum ila ma enhakum anh, in uridu illel ıslaha mesteta'tu, ve ma tevfiki illa billah, aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unib.

"Ey halkım! Bana söyleyin! "Ya ben Rabb'imden kanıt içeren apaçık bir bilgiye sahipsem; kendinden bana iyi bir rızık vermişse! Vazgeçmenizi istediğim şeyleri, kendim yapmak istemiyorum. Sadece gücümün yettiği kadarıyla düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'tandır. Yalnız O'na tevekkül ettim ve yalnız O'na yöneldim." dedi.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/88-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** أَنَابَ — enabe · "yönelen"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قُلْ اِنَّ اللّٰهَ يُضِلُّ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ٓي اِلَيْهِ مَنْ اَنَابَۚ

Ve yekulullezine keferu lev la unzile aleyhi ayetun min rabbih, kul innallahe yudillu men yeşau ve yehdi ileyhi men enab.

Kafirler: "Rabb'inden ona bir ayet indirilseydi ya!" diyorlar. De ki: "Allah, hak edeni saptırır, kendisine yönelen kimseyi de doğru yola iletir."

_https://acikkuran.com/rad-suresi/27-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** مُنِيبِينَ — munibine · "yönelin"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

مُن۪يب۪ينَ اِلَيْهِ وَاتَّقُوهُ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ

Munibine ileyhi vettekuhu ve ekimus salate ve la tekunu minel muşrikin.

O'na yönelin. O'na karşı takva sahibi olun. Salatı ikame edin. Müşriklerden olmayın.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/31-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** مُّنِيبِينَ — munibine · "yönelerek"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَاِذَا مَسَّ النَّاسَ ضُرٌّ دَعَوْا رَبَّهُمْ مُن۪يب۪ينَ اِلَيْهِ ثُمَّ اِذَٓا اَذَاقَهُمْ مِنْهُ رَحْمَةً اِذَا فَر۪يقٌ مِنْهُمْ بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَۙ

Ve iza messen nase durrun deav rabbehum munibine ileyhi summe iza ezakahum minhu rahmeten iza ferikun minhum bi rabbihim yuşrikun.

İnsanların başlarına bir sıkıntı gelince, Rabb'lerine yönelerek O'na dua ederler. Sonra, onlara kendinden bir rahmet tattırınca, onlardan bir kısmı Rabb'lerine şirk koşarlar.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/33-ayet-meali.md_

### 31. Lokman suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** أَنَابَ — enabe · "yönelen"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَاِنْ جَاهَدَاكَ عَلٰٓى اَنْ تُشْرِكَ ب۪ي مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا وَصَاحِبْهُمَا فِي الدُّنْيَا مَعْرُوفاًۘ وَاتَّبِعْ سَب۪يلَ مَنْ اَنَابَ اِلَيَّۚ ثُمَّ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

Ve in cahedake ala en tuşrike bi ma leyse leke bihi ilmun fe la tutı'huma ve sahibhuma fid dunya magrufen vettebi' sebile men enabe ileyy, summe ileyye merciukum fe unebbiukum bi ma kuntum ta'melun.

Eğer o ikisi, hakkında bilgin olmayan bir şeyi Bana ortak koşman için seninle cihad ederlerse, o zaman sakın onlara itaat etme. Dünyada onlarla güzel geçin. Bana yönelen kimselerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz Bana'dır. O zaman yaptığınız şeyleri size haber vereceğim.

_https://acikkuran.com/lokman-suresi/15-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** مُّنِيبٍۢ — munibin · "yönelen"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril · mecrur isim · belirsiz

اَفَلَمْ يَرَوْا اِلٰى مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ اِنْ نَشَأْ نَخْسِفْ بِهِمُ الْاَرْضَ اَوْ نُسْقِطْ عَلَيْهِمْ كِسَفاً مِنَ السَّمَٓاءِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِكُلِّ عَبْدٍ مُن۪يبٍ۟

E fe lem yerev ila ma beyne eydihim ve ma halfehum mines semai vel ard, in neşe'nahsif bihimul arda ev nuskıt aleyhim kisefen mines sema, inne fi zalike le ayeten li kulli abdin munib.

Onlar, göklerde ve yerde, önlerinde ve arkalarında olanları görmediler mi? Dilersek onları yere geçiririz. Veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Bunlarda yönelen her kul için ayet vardır.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/9-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَنَابَ ۩ — ve enabe · "ve (bize) döndü"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

قَالَ لَقَدْ ظَلَمَكَ بِسُؤَالِ نَعْجَتِكَ اِلٰى نِعَاجِه۪ۜ وَاِنَّ كَث۪يراً مِنَ الْخُلَطَٓاءِ لَيَبْغ۪ي بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَقَل۪يلٌ مَا هُمْۜ وَظَنَّ دَاوُ۫دُ اَنَّمَا فَتَنَّاهُ فَاسْتَغْفَرَ رَبَّهُ وَخَرَّ رَا‌كِعاً وَاَنَابَ

Kale lekad zalemeke bi suali na'cetike ila niacih, ve inne kesiren minel huletai le yebgi ba'duhum ala ba'dın illellezine amenu ve amilus salihati ve kalilun ma hum, ve zanne davudu ennema fetennahu festagfere rabbehu ve harre rakian ve enab.

"Gerçekten, senin koyununu kendi koyunlarına katmayı istemekle doğrusu sana haksızlık etmiştir. Ortakların çoğu, birbirlerine haksızlık ediyorlar. Ancak iman edenler ve salihatı yapanlar haksızlık etmezler. Ancak onlar da ne kadar azdır!" dedi. Davud, kendisini fitnelendirdiğimizi iyice anladı. Hemen Rabb'inden bağışlanma diledi, ruku ederek, tam bir teslimiyetle Rabb'ine yöneldi.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/24-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** أَنَابَ — enabe · "(bize) yöneldi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَلَقَدْ فَتَنَّا سُلَيْمٰنَ وَاَلْقَيْنَا عَلٰى كُرْسِيِّه۪ جَسَداً ثُمَّ اَنَابَ

Ve lekad fetenna suleymane ve elkayna ala kursiyyihi ceseden summe enab.

Ant olsun ki Süleyman'ı fitnelendirdik. Kürsüsünün üzerine bir ceset bıraktık. Sonra o Bize yöneldi.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/34-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** مُنِيبًا — muniben · "içtenlikle yönelerek"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · mansub isim · belirsiz

وَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ ضُرٌّ دَعَا رَبَّهُ مُن۪يباً اِلَيْهِ ثُمَّ اِذَا خَوَّلَهُ نِعْمَةً مِنْهُ نَسِيَ مَا كَانَ يَدْعُٓوا اِلَيْهِ مِنْ قَبْلُ وَجَعَلَ لِلّٰهِ اَنْدَاداً لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ قُلْ تَمَتَّعْ بِكُفْرِكَ قَل۪يلاًۗ اِنَّكَ مِنْ اَصْحَابِ النَّارِ

Ve iza messel insane durrun dea rabbehu muniben ileyhi summe iza havvelehu ni'meten minhu nesiye ma kane yed'u ileyhi min kablu ve ceale lillahi endaden li yudılle an sebilih, kul temetta' bi kufrike kalilen inneke min ashabin nar.

İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, Rabb'ine yönelerek bütün benliğiyle O'na dua eder. Sonra kendisine bir nimet lütfettiği zaman, daha önce O'na yöneldiği halini unutur. O'nun yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar koşar. De ki: "Nankörlüğünle biraz daha yararlan. Kuşkusuz ki sen ateşin halkındansın."

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/8-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَنَابُوٓا۟ — ve enabu · "ve yönelenlere"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَالَّذ۪ينَ اجْتَنَبُوا الطَّاغُوتَ اَنْ يَعْبُدُوهَا وَاَنَابُٓوا اِلَى اللّٰهِ لَهُمُ الْبُشْرٰىۚ فَبَشِّرْ عِبَادِۙ

Vellezinectenebut tagute en ya'buduha ve enabu ilallahi lehumul buşra, fe beşşir ıbad.

Tağuta kulluk etmekten kaçınan ve Allah'a yönelenlere müjdeler olsun. O halde bu kullarımı müjdele.

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/17-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَنِيبُوٓا۟ — ve enibu · "ve dönün"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَاَن۪يبُٓوا اِلٰى رَبِّكُمْ وَاَسْلِمُوا لَهُ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَكُمُ الْعَذَابُ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ

Ve enibu ila rabbikum ve eslimu lehu min kabli en ye'tiyekumul azabu summe la tunsarun.

Rabb'inize yönelin! Ve size azap gelmeden önce O'na teslim olun. Sonra yardım olunmazsınız.

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/54-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** يُنِيبُ — yunibu · "(O'na) yönelen"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

هُوَ الَّذ۪ي يُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ وَيُنَزِّلُ لَكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ رِزْقاًۜ وَمَا يَتَذَكَّرُ اِلَّا مَنْ يُن۪يبُ

Huvellezi yurikum ayatihi ve yunezzilu lekum mines semai rızka, ve ma yetezekkeru illa men yunib.

O, size ayetlerini gösteren, sizin için gökten rızık indirendir. Ancak, gönülden yönelenler öğüt alırlar.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/13-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** أُنِيبُ — unibu · "yöneldim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَمَا اخْتَلَفْتُمْ ف۪يهِ مِنْ شَيْءٍ فَحُكْمُهُٓ اِلَى اللّٰهِۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبّ۪ي عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُۗ وَاِلَيْهِ اُن۪يبُ

Ve mahteleftum fihi min şey'in fe hukmuhu ilallah, zalikumullahu rabbi aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unib.

Bir şey hakkında anlaşmazlığa düşerseniz, artık onun hükmü Allah'a aittir. İşte O Allah, benim Rabb'imdir. O'na tevekkül ettim ve O'na yöneldim.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/10-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** يُنِيبُ — yunibu · "iyi niyyetle yönelen"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

شَرَعَ لَكُمْ مِنَ الدّ۪ينِ مَا وَصّٰى بِه۪ نُوحاً وَالَّـذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ وَمَا وَصَّيْنَا بِه۪ٓ اِبْرٰه۪يمَ وَمُوسٰى وَع۪يسٰٓى اَنْ اَق۪يمُوا الدّ۪ينَ وَلَا تَتَفَرَّقُوا ف۪يهِۜ   كَبُرَ عَلَى الْمُشْرِك۪ينَ مَا تَدْعُوهُمْ اِلَيْهِۜ اَللّٰهُ يَجْتَب۪ٓي اِلَيْهِ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ٓي اِلَيْهِ مَنْ يُن۪يبُ

Şerea lekum mined dini ma vassa bihi nuhan vellezi evhayna ileyke ve ma vassayna bihi ibrahime ve musa ve isa, en ekimud dine ve la teteferreku fih, kebure alel muşrikine ma ted'uhum ileyh, allahu yectebi ileyhi men yeşau ve yehdi ileyhi men yunib.

O, size dinden Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya, tavsiye buyurduğumuzu şeriat yaptı. "Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin." Senin kendilerini davet ettiğin şey, Müşriklere ağır geldi. Allah, hak eden kimseyi kendisine seçer ve kendisine yönelen kimseye doğru yolu gösterir.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/13-ayet-meali.md_

### 50. Kaf suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** مُّنِيبٍۢ — munibin · "yönelen"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · mecrur isim · belirsiz

تَبْصِرَةً وَذِكْرٰى لِكُلِّ عَبْدٍ مُن۪يبٍ

Tebsıraten ve zikra li kulli abdin munibin.

Bunları, Allah'a yönelen kulların basiretini açmak ve öğüt olması için yaptık.

_https://acikkuran.com/kaf-suresi/8-ayet-meali.md_

### 50. Kaf suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** مُّنِيبٍ — munibin · "(Hakka) dönük"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · mecrur isim · belirsiz

مَنْ خَشِيَ الرَّحْمٰنَ بِالْغَيْبِ وَجَٓاءَ بِقَلْبٍ مُن۪يبٍ

Men haşiyer rahmane bil gaybi ve cae bi kalbin munibin.

Gaybda Allah'a huşu duyanların, gönülden bağlı olanların ödülüdür.

_https://acikkuran.com/kaf-suresi/33-ayet-meali.md_

### 60. Mümtehine suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** أَنَبْنَا — enebna · "yöneldik"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

قَدْ كَانَتْ لَكُمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ ف۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُۚ اِذْ قَالُوا لِقَوْمِهِمْ اِنَّا بُرَءٰٓؤُ۬ا مِنْكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۘ   كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَٓاءُ اَبَداً حَتّٰى تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَحْدَهُٓ اِلَّا قَوْلَ اِبْرٰه۪يمَ لِاَب۪يهِ لَاَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَٓا اَمْلِكُ لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ رَبَّـنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَاِلَيْكَ اَنَبْنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ

Kad kanet lekum usvetun hasenetun fi ibrahime vellezine meah, iz kalu li kavmihim inna bureau minkum ve mimma ta'budune min dunillahi keferna bikum, ve bedee beynena ve beynekumul adavetu vel bagdau ebeden hatta tu'minu billahi vahdehu, illa kavle ibrahime li ebihi le estagfirenne leke ve ma emliku leke minallahi min şey'İn, rabbena aleyke tevekkelna ve ileyke enebna ve ileykel masir.

Ancak İbrahim'in babasına: "Allah'tan olacak olana gücüm yetmez, fakat senin için bağışlanma dileyeceğim" sözü hariç. İbrahim'de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için iyi bir örnek vardır. Onlar halklarına şöyle demişlerdi: "Biz, sizden ve sizin Allah'ın yanı sıra kulluk ettiğiniz şeylerden kesinlikle uzağız. Biz, sizi reddediyoruz. Siz, ilahın yalnızca Allah olduğuna iman edinceye kadar bizimle sizin aranızda düşmanlık ve kınama devam edecektir. Rabb'imiz! Yalnız Sana dayandık, yalnız Sana yöneldik. Ve dönüş yalnızca Sana'dır."

_https://acikkuran.com/mumtehine-suresi/4-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-15
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
