# Nun-Vav-Sin — نوس (nws)

> Kur'an'da 241 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/nws

- **Anlam:** sallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.
- **Türevleri:** نَّاس (241)

## Geçtiği ayetler

_Sayfa 1 / 3_

### 2. Bakara suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlardan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَبِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَمَا هُمْ بِمُؤْمِن۪ينَۢ

Ve minen nasi men yekulu amenna billahi ve bil yevmil ahıri ve ma hum bi mu'minin.

Kimi insanlar, iman etmedikleri halde, Allah'a ve ahiret gününe iman ettiklerini söylerler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/8-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسُ — n-nasu · "insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا كَمَٓا اٰمَنَ النَّاسُ قَالُٓوا اَنُؤْمِنُ كَمَٓا اٰمَنَ السُّفَـهَٓاءُۜ  اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ السُّفَـهَٓاءُ وَلٰكِنْ لَا يَعْلَمُونَ

Ve iza kile lehum aminu kema amenen nasu kalu e nu'minu kema amenes sufehau, e la innehum humus sufehau ve lakin la ya'lemun.

Ne zaman onlara, "İman eden kimseler gibi iman edin." dense, "Biz, hiç aklı ermeyenler gibi iman eder miyiz?" derler. İyi bilin ki asıl aklı ermeyenler onlardır; fakat bunun ayırdında değiller.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/13-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسُ — n-nasu · "insanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ

Ya eyyuhen nasu'budu rabbekumullezi halakakum vellezine min kablikum leallekum tettekun.

Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabb'inize kulluk edin ki takva sahibi olasınız.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/21-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسُ — n-nasu · "insanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

فَاِنْ لَمْ تَفْعَلُوا وَلَنْ تَفْعَلُوا فَاتَّقُوا النَّارَ الَّت۪ي وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُۚ اُعِدَّتْ لِلْكَافِر۪ينَ

Fe in lem tef'alu ve len tef'alu fettekun narelleti vakuduhan nasu vel hicaratu, uiddet lil kafirin.

Eğer bunu yapamazsanız -ki asla yapamayacaksınız- o halde Kafirler için hazırlanmış, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten korunun.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/24-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

اَتَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبِرِّ وَتَنْسَوْنَ اَنْفُسَكُمْ وَاَنْتُمْ تَتْلُونَ الْكِتَابَۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ

E te'murunen nase bil birri ve tensevne enfusekum ve entum tetlunel kitab e fe la ta'kılun.

İnsanlardan birr olmalarını istiyorsunuz da kendinizi unutuyor musunuz? Oysa Kitap'ı da okuyorsunuz. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/44-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** لِلنَّاسِ — linnasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ لَا تَعْبُدُونَ اِلَّا اللّٰهَ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَاناً وَذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَقُولُوا لِلنَّاسِ حُسْناً وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۜ ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ اِلَّا قَل۪يلاً مِنْكُمْ وَاَنْتُمْ مُعْرِضُونَ

Ve iz ehazna misaka beni israile la ta'budune illallahe ve bil valideyni ihsanen ve zil kurbavel yetama vel mesakini ve kulu lin nasi husnen ve ekimus salate ve atuz zekat, summe tevelleytum illa kalilen minkum ve entum mu'ridun.

Hani! Bir zaman İsrailoğullarından, "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin; anne ve babaya, öksüzlere, düşkünlere iyilik yapın; insanlara iyi söz söyleyin, "Salatı ikame edin, zekatı yapın." diye kesin söz almıştık. Sonra, içinizden pek azınız hariç sözünüzden döndünüz. Ve sizler, döneklik yapanlarsınız.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/83-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 94. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlardan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

قُلْ اِنْ كَانَتْ لَكُمُ الدَّارُ الْاٰخِرَةُ عِنْدَ اللّٰهِ خَالِصَةً مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ

Kul in kanet lekumud darul ahiretu indallahi halisaten min dunin nasi fe temennevul mevte in kuntum sadikin.

De ki: "Eğer Allah katında; ahiret yurdunun, diğer insanların değil de yalnızca size ait olduğunu iddia eden sözünüzde samimi iseniz, o zaman ölümü istesenize!"

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/94-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 96. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَلَتَجِدَنَّهُمْ اَحْرَصَ النَّاسِ عَلٰى حَيٰوةٍۚ وَمِنَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا يَوَدُّ اَحَدُهُمْ لَوْ يُعَمَّرُ اَلْفَ سَنَةٍۚ وَمَا هُوَ بِمُزَحْزِحِه۪ مِنَ الْعَذَابِ اَنْ يُعَمَّرَۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ۟

Ve le tecidennehum ahrasan nasi ala hayatin, ve minellezine eşraku yeveddu ehaduhum lev yuammeru elfe seneh, ve ma huve bi muzahzihıhi minel azabi en yuammer, vallahu basirun bima ya'melun.

Ve sen, onları, yaşamaya karşı insanların en ihtiraslısı, hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha çok ihtiraslı bulacaksın. Her biri bin yıl yaşamak ister. Oysaki uzun ömürlü olmak, böyle birini azaptan kurtarmaz. Zira Allah, yaptıkları her şeyi görmektedir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/96-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 102. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَاتَّـبَعُوا مَا تَتْلُوا الشَّيَاط۪ينُ عَلٰى مُلْكِ سُلَيْمٰنَۚ وَمَا كَفَرَ سُلَيْمٰنُ وَلٰكِنَّ الشَّيَاط۪ينَ كَفَرُوا يُعَلِّمُونَ النَّاسَ السِّحْرَۗ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَۜ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنْ اَحَدٍ حَتّٰى يَقُولَٓا اِنَّمَا نَحْنُ فِتْنَةٌ فَلَا تَكْفُرْۜ فَيَتَعَلَّمُونَ مِنْهُمَا مَا يُفَرِّقُونَ بِه۪ بَيْنَ الْمَرْءِ وَزَوْجِه۪ۜ وَمَا هُمْ بِضَٓارّ۪ينَ بِه۪ مِنْ اَحَدٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَيَتَعَلَّمُونَ مَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْۜ وَلَقَدْ عَلِمُوا لَمَنِ اشْتَرٰيهُ مَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ خَلَاقٍ۠ وَلَبِئْسَ مَا شَرَوْا بِه۪ٓ اَنْفُسَهُمْۜ  لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ

Vettebeu ma tetluş şeyatinu ala mulki suleyman ve ma kefere suleymanu ve lakinneş şeyatine keferu yuallimunen nases sihra, ve ma unzile alel melekeyni bi babile harute ve marut, ve ma yuallimani min ehadin hatta yekula innema nahnu fitnetun fe la tekfur fe yeteallemune minhuma ma yuferrikune bihi beynel mer'i ve zevcih, ve ma hum bi darrine bihi min ehadin illa bi iznillah, ve yeteallemune ma yadurruhum ve la yenfeuhum ve lekad alimu le menişterahu ma lehu fil ahireti min halakın, ve le bi'se ma şerev bihi enfusehum lev kanu ya'lemun.

Ve onlar, Süleyman'ın sahip olduğu güç konusunda şeytanların uydurdukları şeylere uydular. Oysa Süleyman gerçeğe aykırı bir şey yapmadı. Ancak insanlara büyü yapmayı öğreten şeytanlar gerçeği gizliyordu; Babil'deki iki melike; Harut ve Marut'a bir şey indirilmiş değildi. Hatta bu iki melik: "Biz fitneyiz, sakın kafir olma!" demedikçe, hiç kimseye bir şey öğretmiyorlardı. Fakat onlar, o ikisinden karı ile kocanın arasını açacak şeyler öğrenmeye çalışıyorlardı. Ancak, Allah'ın izni olmadıkça bu şeyle hiç kimseye zarar veremezler. Onlar, kendilerine bir faydası olmayan, sadece zarar verecek şeyleri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, büyü ile uğraşanların ahirette bir nasiplerinin olmayacağını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür. Keşke bilselerdi.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/102-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 124. ayet

- **Geçtiği form:** لِلنَّاسِ — linnasi · "insanlar için"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَاِذِ ابْتَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ رَبُّهُ بِكَلِمَاتٍ فَاَتَمَّهُنَّۜ قَالَ اِنّ۪ي جَاعِلُكَ لِلنَّاسِ اِمَاماًۜ قَالَ وَمِنْ ذُرِّيَّت۪يۜ قَالَ لَا يَنَالُ عَهْدِي الظَّالِم۪ينَ

Ve izibtela ibrahime rabbuhu bi kelimatin fe etemmehun, kale inni cailuke lin nasi imama, kale ve min zurriyyeti kale la yenalu ahdiz zalimin.

Hani! Rabb'i, İbrahim'i birtakım kelimeler ile sınamış; o da onları yerine getirmişti. Allah, "Ben seni insanlara önder yapacağım." dedi. İbrahim, "Soyumdan olanları da." deyince; Allah, "Benim ahdim zalimlere ulaşmaz!" dedi.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/124-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 125. ayet

- **Geçtiği form:** لِّلنَّاسِ — linnasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَاِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِلنَّاسِ وَاَمْناًۜ وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ اِبْرٰه۪يمَ مُصَلًّىۜ  وَعَهِدْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ اَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْعَاكِف۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ

Ve iz cealnal beyte mesabeten lin nasi ve emna, vettehizu min makamı ibrahime musalla ve ahidna ila ibrahime ve ismaile en tahhira beytiye lit taifine vel akifine ver rukkais sucud.

Hani Biz, Beyt'i insanlar için toplanma yeri ve güvenli bir yer kıldık. "İbrahim'in makamından kendinize bir salat yeri edinin." dedik. İbrahim ve İsmail'den, "Evimi tavaf edenler, kendilerini adamak amacıyla orda toplananlar, "rüku ve secde edenler" için temiz tutun." diye söz aldık.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/125-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 142. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlar-"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

سَيَقُولُ السُّفَـهَٓاءُ مِنَ النَّاسِ مَا وَلّٰيهُمْ عَنْ قِبْلَتِهِمُ الَّت۪ي كَانُوا عَلَيْهَاۜ قُلْ لِلّٰهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبُۜ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ

Se yekulus sufehau minen nasi ma vellahum an kıbletihimulleti kanu aleyha kul lillahil meşrıku vel magrıb, yehdi men yeşau ila sıratın mustakim.

İnsanlardan, birtakım beyinsizler: "Daha önce yöneldiğiniz kıbleden sizi çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da Batı da Allah'ındır. O, hak edeni doğru yola iletir."

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/142-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 143. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlar-"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطاً لِتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَه۪يداًۜ وَمَا جَعَلْنَا الْقِبْلَةَ الَّت۪ي كُنْتَ عَلَيْهَٓا اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يَتَّبِـعُ الرَّسُولَ مِمَّنْ يَنْقَلِبُ عَلٰى عَقِبَيْهِۜ  وَاِنْ كَانَتْ لَكَب۪يرَةً اِلَّا عَلَى الَّذ۪ينَ هَدَى اللّٰهُۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُض۪يعَ ا۪يمَانَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ

Ve kezalike cealnakum ummeten vasatan li tekunu şuhedae alen nasi ve yekuner resulu aleykum şehida, ve ma cealnal kıbletelleti kunte aleyha illa li na'leme men yettebiur resule mimmen yenkalibu ala akibeyh, ve in kanet le kebireten illa alellezine hedallah ve ma kanallahu li yudia imanekum innallahe bin nasi le raufun rahim.

Ve böylece, sizi vasat bir toplum yaptık ki insanlara karşı gerçeğin tanıkları olasınız; elçi de sizin üzerinizde tanık olsun. Senin arzulayıp da yönelemediğin Kıble'yi, Resul'e uyanları ökçeleri üzerinde geri dönenlerden ayırt etmek için kıble yaptık. Doğrusu, bu, Allah'ın hidayet ettiği kimselerden başkasına ağır gelir. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Kuşkusuz Allah, insanlara karşı Çok Şefkatli ve Çok Bağışlayıcı'dır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/143-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 143. ayet

- **Geçtiği form:** بِٱلنَّاسِ — bin-nasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطاً لِتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَه۪يداًۜ وَمَا جَعَلْنَا الْقِبْلَةَ الَّت۪ي كُنْتَ عَلَيْهَٓا اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يَتَّبِـعُ الرَّسُولَ مِمَّنْ يَنْقَلِبُ عَلٰى عَقِبَيْهِۜ  وَاِنْ كَانَتْ لَكَب۪يرَةً اِلَّا عَلَى الَّذ۪ينَ هَدَى اللّٰهُۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُض۪يعَ ا۪يمَانَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ

Ve kezalike cealnakum ummeten vasatan li tekunu şuhedae alen nasi ve yekuner resulu aleykum şehida, ve ma cealnal kıbletelleti kunte aleyha illa li na'leme men yettebiur resule mimmen yenkalibu ala akibeyh, ve in kanet le kebireten illa alellezine hedallah ve ma kanallahu li yudia imanekum innallahe bin nasi le raufun rahim.

Ve böylece, sizi vasat bir toplum yaptık ki insanlara karşı gerçeğin tanıkları olasınız; elçi de sizin üzerinizde tanık olsun. Senin arzulayıp da yönelemediğin Kıble'yi, Resul'e uyanları ökçeleri üzerinde geri dönenlerden ayırt etmek için kıble yaptık. Doğrusu, bu, Allah'ın hidayet ettiği kimselerden başkasına ağır gelir. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Kuşkusuz Allah, insanlara karşı Çok Şefkatli ve Çok Bağışlayıcı'dır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/143-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 150. ayet

- **Geçtiği form:** لِلنَّاسِ — linnasi · "hiç kimsenin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۙ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَيْكُمْ حُجَّةٌۗ  اِلَّا الَّذ۪ينَ  ظَلَمُوا مِنْهُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْن۪ي وَلِاُتِمَّ نِعْمَت۪ي عَلَيْكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۙ

Ve min haysu harecte fe velli vecheke şatral mescidil haram, ve haysu ma kuntum fe velluvucuhekum şatrahu li ella yekune lin nasi aleykum hucceh, illellezine zalemu minhum fe la tahşevhum vahşevni ve li utimme ni'meti aleykum ve leallekum tehtedun.

Her nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa çevirin. Zalimler hariç, insanların size karşı bir kanıtları olmasın. Siz, onlara huşu duymayın, Bana duyun ki size olan nimetimi tamamlayayım; böylece doğru yolu bulasınız.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/150-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 159. ayet

- **Geçtiği form:** لِلنَّاسِ — linnasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ مَٓا اَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدٰى مِنْ بَعْدِ مَا بَيَّنَّاهُ لِلنَّاسِ فِي الْكِتَابِۙ اُو۬لٰٓئِكَ يَلْعَنُهُمُ اللّٰهُ وَيَلْعَنُهُمُ اللَّاعِنُونَۙ

İnnellezine yektumune ma enzelna min el beyyinati vel huda min ba'di ma beyyennahu lin nasi fil kitabi, ulaike yel'anuhumullahu ve yel'anuhumul lainun.

Bizim indirdiğimiz apaçık kanıtları ve hidayeti; insanlara Kitap'ta açıkça gösterdikten sonra, onları gizleyenler var ya! Onlara hem Allah lanet eder hem de bütün lanet edebilenler lanet ederler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/159-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 161. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلنَّاسِ — ve nnasi · "ve insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ اُو۬لٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ لَعْنَةُ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَۙ

İnnellezine keferu ve matu ve hum kuffarun ulaike aleyhim la'netullahi vel melaiketi ven nasi ecmain.

Kafir olup da kafir olarak ölen kimselere gelince; işte, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/161-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 164. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

اِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّت۪ي تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِمَا يَنْفَعُ النَّاسَ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ مَٓاءٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۖ وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

İnne fi halkıs semavati vel ardı vahtilafil leyli ven nehari vel fulkilleti tecri fil bahri bima yenfeun nase ve ma enzelallahu mines semai min main fe ahya bihil arda ba'de mevtiha ve besse fiha min kulli dabbe, ve tasrifir riyahı ves sehabil musahhari beynes semai vel ardı le ayatin li kavmin ya'kılun.

Göklerin ve yerin yaradılışında, gece ile gündüzün birbirlerini ardı sıra takip etmesinde; insanların yararlanmaları için denizde yüzen gemilerde, Allah'ın gökten indirip, onunla ölü toprağa hayat vererek, orada her türlü canlının yaşamasını sağladığı suda, rüzgarın yönlendirilmesinde, emre hazır bulutların yer ile gök arasında hareket ettirilmesinde aklını kullanan bir halk için birçok kanıt vardır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/164-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 165. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "İnsanlar-"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَتَّخِذُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَنْدَاداً يُحِبُّونَهُمْ كَحُبِّ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَشَدُّ حُباًّ لِلّٰهِۜ وَلَوْ يَرَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اِذْ يَرَوْنَ الْعَذَابَۙ اَنَّ الْقُوَّةَ لِلّٰهِ جَم۪يعاًۙ وَاَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعَذَابِ

Ve minen nasi men yettehızu min dunillahi endaden yuhıbbunehum ke hubbillah, vellezine amenu eşeddu hubben lillah, ve lev yerallezine zalemu iz yeravnel azabe, ennel kuvvete lillahi cemian, ve ennellahe şedidul azab.

Bazı insanlar, Allah'ın yanı sıra başka varlıkları O'na denk tutarlar ve onları Allah'ı sevdiği gibi severler. İman Edenlerin, Allah'ı sevmeleri ise her türlü sevgiden daha üstündür. Zulmedenler, azabı gördükleri zaman kuvvetin bütünüyle Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu keşke daha önceden anlayabilselerdi!

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/165-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 168. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسُ — n-nasu · "insanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ كُلُوا مِمَّا فِي الْاَرْضِ حَـلَالاً طَـيِّباًۘ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ

Ya eyyuhen nasu kulu mimma fil ardı halalen tayyiben, ve la tettebiu hutuvatiş şeytan, innehu lekum aduvvun mubin.

Ey insanlar! Yeryüzünde bulunan şeylerin helal ve tayyib olanlarından yiyin. Şeytanın izinden gitmeyin, çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/168-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 185. ayet

- **Geçtiği form:** لِّلنَّاسِ — linnasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُۜ وَمَنْ كَانَ مَر۪يضاً اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُر۪يدُ بِكُمُ الْعُسْرَۘ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Şehru ramadanellezi unzile fihil kur'anu huden lin nasi ve beyyinatin minel huda vel furkan, fe men şehide minkumuş şehra fel yesumh, ve men kane maridan ev ala seferin fe iddetun min eyyamin uhar yuridullahu bikumul yusra ve la yuridu bikumul usra, ve li tukmilul iddete ve li tukebbirullahe ala ma hedakum ve leallekum teşkurun.

Ramazan ayı ki: İnsanlar için hidayet rehberi olan, doğru yola ileten, doğru ile yanlışı birbirinden ayıran; apaçık kanıtları içeren Kur'an o ayda indirildi. Sizden, kim bu aya erişirse savm/siyam yapsın. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, sizin için zorluk değil kolaylık diler. Allah, belirlenen günlerin sayısını tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdiğinden, Kendisini yüceltmenizi ister ki böylece şükretmiş olursunuz.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/185-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 187. ayet

- **Geçtiği form:** لِلنَّاسِ — linnasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ اِلٰى نِسَٓائِكُمْۜ هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَاَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَخْتَانُونَ اَنْفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنْكُمْۚ فَالْـٰٔنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُوا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْۖ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الْاَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الْاَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِۖ ثُمَّ اَتِمُّوا الصِّيَامَ اِلَى الَّيْلِۚ وَلَا تُبَاشِرُوهُنَّ وَاَنْتُمْ عَاكِفُونَۙ فِي الْمَسَاجِدِۜ تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَقْرَبُوهَاۜ  كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ

Uhılle lekum leyletes sıyamir refesu ila nisaikum hunne libasun lekum ve entum libasun lehun alimallahu ennekum kuntum tahtanune enfusekum fe tabe aleykum ve afa ankum, fel ane başiruhunne vebtegu ma keteballahu lekum, ve kulu veşrabu hatta yetebeyyene lekumul haytul ebyadu minel haytıl esvedi minel fecri, summe etimmus sıyame ilel leyli, ve la tubaşiruhunne ve entum akifune fil mesacid, tilke hududullahi fe la takrabuha kezalike yubeyyinullahu ayatihi lin nasi leallehum yettekun.

Siyam gecesinde kadınlarınıza yaklaşmanız sizin için helal kılındı. Onlar, sizin için örtüdür; siz de onlar için örtüsünüz. Allah, nefsinize sahip olmadığınızı bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın, Allah'ın sizin için yazdığı şeyi isteyin. Şafak vaktinin siyah ipliği, beyaz ipliğinden ayırt edilme anına kadar, yiyin için. Sonra da geceye dek siyamı tamamlayın. Eğer mescitlerde itikaftaysanız onlara yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah, insanlara ayetlerini açıklar. Umulur ki takva sahibi olursunuz.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/187-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 188. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَلَا تَأْكُلُٓوا اَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ وَتُدْلُوا بِهَٓا اِلَى الْحُكَّامِ لِتَأْكُلُوا فَر۪يقاً مِنْ اَمْوَالِ النَّاسِ بِالْاِثْمِ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ۟

Ve la te'kulu emvalekum beynekum bil batılı ve tudlu biha ilel hukkami li te'kulu ferikan min emvalin nasi bil ismi ve entum ta'lemun.

Birbirinizin mallarını haksız şekilde yemeyin. Günah olduğunu bildiğiniz halde, başkasının bir kısım mallarına haksız yere sahip olabilmek için hukuki hileye başvurmayın.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/188-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 189. ayet

- **Geçtiği form:** لِلنَّاسِ — linnasi · "insanlar için"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَهِلَّةِۜ قُلْ هِيَ مَوَاق۪يتُ لِلنَّاسِ وَالْحَجِّۜ وَلَيْسَ الْبِرُّ بِاَنْ تَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ ظُهُورِهَا وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنِ اتَّقٰىۚ وَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ اَبْوَابِهَاۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Yes'eluneke anil ehilleh, kul hiye mevakitu lin nasi vel hacc, ve leysel birru bi en te'tul buyute min zuhuriha ve lakinnel birre menitteka, ve'tul buyute min ebvabiha, vettekullahe leallekum tuflihun.

Sana, ayın evrelerini soruyorlar. De ki: "O, insanlar ve hacc için bir zaman ölçüsüdür." Evlerinize arkalarından girmeniz birr değildir; birr, takvalı davranmaktır. Öyleyse evlerinize kapılarından girin. Allah'a karşı takvalı olun ki kurtuluşa erebilesiniz.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/189-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 199. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسُ — n-nasu · "insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

ثُمَّ اَف۪يضُوا مِنْ حَيْثُ اَفَاضَ النَّاسُ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

Summe efidu min haysu efadan nasu vestagfirullah, innallahe gafurun rahim.

Sonra, insanların dağıldığı yerden siz de dağılın. Allah'tan bağışlanma dileyin. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/199-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 200. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlardan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

فَاِذَا قَضَيْتُمْ مَنَاسِكَكُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَذِكْرِكُمْ اٰبَٓاءَكُمْ اَوْ اَشَدَّ ذِكْراًۜ فَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا وَمَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ خَلَاقٍ

Fe iza kadaytum menasikekum fezkurullahe ke zikrikum abaekum ev eşedde zikra, fe minen nasi men yekulu rabbena atina fid dunya ve ma lehu fil ahirati min halak.

Hacc menasiklerinizi bitirince, atalarınızı andığınız gibi; hatta daha güçlü bir şekilde Allah'ı anın. Kimi insanlar; "Ey Rabb'imiz, bize dünyada ver." derler. Bu kimselerin ahirette bir payı yoktur.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/200-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 204. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlardan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُعْجِبُكَ قَوْلُهُ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيُشْهِدُ اللّٰهَ عَلٰى مَا ف۪ي قَلْبِه۪ۙ وَهُوَ اَلَدُّ الْخِصَامِ

Ve minen nasi men yu'cibuke kavluhu fil hayatid dunya ve yuşhidullahe ala ma fi kalbihi, ve huve eleddul hısam.

Kimi insanın, dünya hayatı ile ilgili sözü senin hoşuna gider. Kalbindekine Allah'ı şahit tutar. Oysaki o düşmanların en azılısıdır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/204-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 207. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlardan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْر۪ي نَفْسَهُ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ رَؤُ۫فٌ بِالْعِبَادِ

Ve minen nasi men yeşri nefsehubtigae mardatillah, vallahu raufun bil ıbad.

Kimi insanlar da kendisini Allah'ın rızasını kazanmaya adar. Allah, kullarına karşı Çok Şefkatli'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/207-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 213. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسُ — n-nasu · "insanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

كَانَ النَّاسُ اُمَّةً وَاحِدَةً فَبَعَثَ اللّٰهُ النَّبِيّ۪نَ مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۖ وَاَنْزَلَ مَعَهُمُ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِيَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ ف۪يمَا اخْتَلَفُوا ف۪يهِۜ وَمَا اخْتَلَفَ ف۪يهِ اِلَّا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوهُ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ بَغْياً بَيْنَهُمْۚ فَهَدَى اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لِمَا اخْتَلَفُوا ف۪يهِ مِنَ الْحَقِّ بِاِذْنِه۪ۜ وَاللّٰهُ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ

Kanen nasu ummeten vahıdeten fe beasallahun nebiyyine mubeşşirine ve munzirine, ve enzele meahumul kitabe bil hakkı li yahkume beynen nasi fi mahtelefu fih, ve mahtelefe fihi illellezine utuhu min ba'di ma caethumul beyyinatu bagyen beynehum, fe hedallahullezine amenu li mahtelefu fihi minel hakkı bi iznih, vallahu yehdi men yeşau ila sıratın mustakim.

İnsanlar bir tek ümmetti. Allah; onlara, haber verici ve uyarıcı Nebiler gönderdi. Anlaşmazlığa düştükleri konularda aralarında hakk ile hükmetmeleri için onlarla beraber Kitap indirdi. Kitap verilenler, kendilerine apaçık kanıtlar gelmesine rağmen, aralarındaki ihtiras nedeniyle onda anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah, İman Edenleri Kendi izni ile onların üzerinde ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Zira Allah, hak edeni doğru yola iletir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/213-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 213. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

كَانَ النَّاسُ اُمَّةً وَاحِدَةً فَبَعَثَ اللّٰهُ النَّبِيّ۪نَ مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۖ وَاَنْزَلَ مَعَهُمُ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِيَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ ف۪يمَا اخْتَلَفُوا ف۪يهِۜ وَمَا اخْتَلَفَ ف۪يهِ اِلَّا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوهُ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ بَغْياً بَيْنَهُمْۚ فَهَدَى اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لِمَا اخْتَلَفُوا ف۪يهِ مِنَ الْحَقِّ بِاِذْنِه۪ۜ وَاللّٰهُ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ

Kanen nasu ummeten vahıdeten fe beasallahun nebiyyine mubeşşirine ve munzirine, ve enzele meahumul kitabe bil hakkı li yahkume beynen nasi fi mahtelefu fih, ve mahtelefe fihi illellezine utuhu min ba'di ma caethumul beyyinatu bagyen beynehum, fe hedallahullezine amenu li mahtelefu fihi minel hakkı bi iznih, vallahu yehdi men yeşau ila sıratın mustakim.

İnsanlar bir tek ümmetti. Allah; onlara, haber verici ve uyarıcı Nebiler gönderdi. Anlaşmazlığa düştükleri konularda aralarında hakk ile hükmetmeleri için onlarla beraber Kitap indirdi. Kitap verilenler, kendilerine apaçık kanıtlar gelmesine rağmen, aralarındaki ihtiras nedeniyle onda anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah, İman Edenleri Kendi izni ile onların üzerinde ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Zira Allah, hak edeni doğru yola iletir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/213-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 219. ayet

- **Geçtiği form:** لِلنَّاسِ — linnasi · "insanlar için"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِۜ قُلْ ف۪يهِمَٓا اِثْمٌ  كَب۪يرٌ وَمَنَافِـعُ لِلنَّاسِۘ وَاِثْمُهُمَٓا اَكْبَرُ مِنْ نَفْعِهِمَاۜ وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَۜ قُلِ الْعَفْوَۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَۙ

Yes'eluneke anil hamri vel meysir, kul fihima ismun kebirun ve menafiu lin nasi, ve ismuhuma ekberu min nef'ihima ve yes'eluneke maza yunfikun kulil afve, kezalike yubeyyinullahu lekumul ayati leallekum tetefekkerun.

Sana hamrın ve şans oyunlarının hükmünü soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük günah vardır. İnsanlar için yararları olsa da. Günahları yararlarından daha büyüktür." Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "Afvı." Allah size ayetlerini böylece açıklamaktadır. Umulur ki düşünürsünüz.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/219-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 221. ayet

- **Geçtiği form:** لِلنَّاسِ — linnasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَلَا تَنْكِحُوا الْمُشْرِكَاتِ حَتّٰى يُؤْمِنَّۜ وَلَاَمَةٌ مُؤْمِنَةٌ خَيْرٌ مِنْ مُشْرِكَةٍ وَلَوْ اَعْجَبَتْكُمْۚ وَلَا تُنْكِحُوا الْمُشْرِك۪ينَ حَتّٰى يُؤْمِنُواۜ وَلَعَبْدٌ مُؤْمِنٌ خَيْرٌ مِنْ مُشْرِكٍ وَلَوْ اَعْجَبَكُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ يَدْعُونَ اِلَى النَّارِۚ وَاللّٰهُ يَدْعُٓوا اِلَى الْجَنَّةِ وَالْمَغْفِرَةِ بِاِذْنِه۪ۚ وَيُبَيِّنُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ۟

Ve la tenkihul muşrikati hatta yu'minn, ve le emetun mu'minetun hayrun min muşriketin ve lev a'cebetkum, ve la tunkihul muşrikine hatta yu'minu ve le abdun mu'minun hayrun min muşrikin ve lev a'cebekum, ulaike yed'une ilen nar, vallahu yed'u ilel cenneti vel magfireti bi iznih, ve yubeyyinu ayatihi lin nasi leallehum yetezekkerun.

İman etmedikçe Müşrik kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz de Mü'min bir emet, Müşrik bir kadına göre hayırlı olandır. İman etmedikçe, Müşrik erkeklerle evlenmeyin. Beğenseniz de abd olan bir Mü'min, Müşrik bir erkeğe göre hayırlı olandır. Zira onlar ateşe çağırırlar. Allah ise izni ile Cennet'e ve bağışlanmaya çağırır. İnsanlara ayetlerini böyle açıklar. Umulur ki öğüt alıp düşünürler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/221-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 224. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ ۗ — n-nasi · "insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَلَا تَجْعَلُوا اللّٰهَ عُرْضَةً لِاَيْمَانِكُمْ اَنْ تَبَرُّوا وَتَتَّقُوا وَتُصْلِحُوا بَيْنَ النَّاسِۜ  وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ

Ve la tec'alullahe urdaten li eymanikum en teberru ve tetteku ve tuslihu beynen nas, vallahu semiun alim.

Sakın, Allah adına ettiğiniz yeminleri; iyilik yapmanıza, takva sahibi olmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel kılmayın. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/224-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 243. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ خَرَجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَهُمْ اُلُوفٌ حَذَرَ الْمَوْتِۖ فَقَالَ لَهُمُ اللّٰهُ مُوتُوا ثُمَّ اَحْيَاهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ

E lem tera ilellezine haracu min diyarihim ve hum ulufun hazaral mevti, fe kale lehumullahu mutu summe ahyahum innallahe le zu fadlin alen nasi ve lakinne ekseren nasi la yeşkurun.

Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarından çıkanları görmedin mi? Allah onlara "Ölün." dedi; sonra, onlara hayat verdi. Allah, insanlara karşı lütuf sahibidir. Ancak insanların çoğu şükretmezler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/243-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 243. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ خَرَجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَهُمْ اُلُوفٌ حَذَرَ الْمَوْتِۖ فَقَالَ لَهُمُ اللّٰهُ مُوتُوا ثُمَّ اَحْيَاهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ

E lem tera ilellezine haracu min diyarihim ve hum ulufun hazaral mevti, fe kale lehumullahu mutu summe ahyahum innallahe le zu fadlin alen nasi ve lakinne ekseren nasi la yeşkurun.

Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarından çıkanları görmedin mi? Allah onlara "Ölün." dedi; sonra, onlara hayat verdi. Allah, insanlara karşı lütuf sahibidir. Ancak insanların çoğu şükretmezler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/243-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 251. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

فَهَزَمُوهُمْ بِاِذْنِ اللّٰهِۙ وَقَتَلَ دَاوُ۫دُ جَالُوتَ وَاٰتٰيهُ اللّٰهُ الْمُلْكَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَهُ مِمَّا يَشَٓاءُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَفَسَدَتِ الْاَرْضُ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ ذُوفَضْلٍ عَلَى الْعَالَم۪ينَ

Fe hezemuhum bi iznillahi, ve katele davudu calute ve atahullahul mulke vel hikmete ve allemehu mimma yeşau, ve lev la def'ullahin nase, ba'dahum bi ba'din le fesedetil ardu ve lakinnallahe zu fadlin alel alemin.

Allah'ın izniyle onları yenilgiye uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, O'na güç ve hikmet verdi. O'na dilediğinden öğretti. Eğer, Allah, insanların bir kısmını bir kısmıyla savmasaydı, yeryüzü bozguna uğrardı. Ancak, Allah, bütün alemlere karşı sınırsız lütuf sahibidir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/251-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 259. ayet

- **Geçtiği form:** لِّلنَّاسِ ۖ — linnasi · "insanlar için"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اَوْ كَالَّذ۪ي مَرَّ عَلٰى قَرْيَةٍ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَاۚ قَالَ اَنّٰى يُحْـي۪ هٰذِهِ اللّٰهُ بَعْدَ مَوْتِهَاۚ فَاَمَاتَهُ اللّٰهُ مِائَةَ عَامٍ ثُمَّ بَعَثَهُۜ قَالَ كَمْ لَبِثْتَۜ قَالَ لَبِثْتُ يَوْماً اَوْ بَعْضَ يَوْمٍۜ قَالَ بَلْ لَبِثْتَ مِائَةَ عَامٍ فَانْظُرْ اِلٰى طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمْ يَتَسَنَّهْۚ وَانْظُرْ اِلٰى حِمَارِكَ وَلِنَجْعَلَكَ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَانْظُرْ اِلَى الْعِظَامِ كَيْفَ نُنْشِزُهَا ثُمَّ نَكْسُوهَا لَحْماًۜ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۙ قَالَ اَعْلَمُ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ

Ev kellezi merra ala karyetin ve hiye haviyetun ala uruşiha, kale enna yuhyi hazihillahu ba'de mevtiha, fe ematehullahu miete amin summe beaseh, kale kem lebist, kale lebistu yevme ev ba'da yevm, kale bel lebiste miete amin fenzur ila taamike ve şerabike lem yetesenneh, venzur ila hımarike ve li nec'aleke ayeten lin nasi venzur ilal izami keyfe nunşizuha summe neksuha lahma, fe lemma tebeyyene lehu, kale a'lemu ennallahe ala kulli şey'in kadir.

Veya temelleri üzerine yıkılıp, harap olmuş beldeye uğrayan kimse gibi: "Ölümünden sonra Allah bunu nasıl diriltecek? demişti. Bunun üzerine Allah, onu öldürüp yüz yıl ölü bıraktıktan sonra diriltti. Ona: "Ne kadar süre ölü kaldın?" dendi. O da: "Bir gün veya bir günden daha az." dedi. Allah, "Hayır, yüz yıl kaldın." dedi. "Buna rağmen yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Ve eşeğine de bak. Bu, insanlara ayet olman içindir. Şu kemiklere bir bak, onları nasıl düzenleyip sonra et giydiriyoruz." Ona bu detaylı açıklama yapıldıktan sonra: "Artık anladım ki, kuşkusuz Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir." dedi.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/259-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 264. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُبْطِلُوا صَدَقَاتِكُمْ بِالْمَنِّ وَالْاَذٰىۙ كَالَّذ۪ي يُنْفِقُ مَالَهُ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌ فَاَصَابَهُ وَابِلٌ فَتَرَكَهُ صَلْداًۜ لَا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِمَّا كَسَبُواۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ

Ya eyyuhellezine amenu la tubtılu sadakatikum bil menni vel eza, kellezi yunfiku malehu riaen nasi ve la yu'minu billahi vel yevmil ahır, fe meseluhu ke meseli safvanin aleyhi turabun fe esabehu vabilun fe terakehu salda, la yakdirune ala şey'in mimma kesebu vallahu la yehdil kavmel kafirin.

Ey İman Edenler! Allah'a ve ahiret gününe iman etmediği halde, insanlara malını gösteriş yapmak için harcayan kimse gibi; sadakalarınızı başa kakarak ve inciterek boşa çıkarmayın. Böylelerinin durumu üzeri toprakla örtülü kaygan bir kayaya benzer. Sağanak bir yağmur yağınca, kaya çırılçıplak ortaya çıkar. Onlar, yaptıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, Kafir halka doğru yolu göstermez.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/264-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 273. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanlardan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

لِلْفُقَـرَٓاءِ الَّذ۪ينَ اُحْصِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ لَا يَسْتَط۪يعُونَ ضَـرْباً فِي الْاَرْضِۘ يَحْسَبُهُمُ الْجَاهِلُ اَغْنِيَٓاءَ مِنَ التَّعَفُّفِۚ تَعْرِفُهُمْ بِس۪يمٰيهُمْۚ لَا يَسْـَٔلُونَ النَّاسَ اِلْحَافاًۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ۟

Lil fukaraillezine uhsiru fi sebilillahi la yestatiune darben fil ardı, yahsebuhumul cahilu agniyae minet teaffuf, ta'rifuhum bi simahum, la yes'elunen nase ilhafa, ve ma tunfiku min hayrin fe innallahe bihi alim.

Yardımlar Allah yolunda mahsur olan, çalışmaya güç yetiremeyen yoksullar içindir. Bilmeyenler, utangaçlıklarından dolayı onları zengin sanır. Sen, onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ederek kimseyi rahatsız etmezler. Hayır olarak ne infak ederseniz muhakkak Allah, onu bilir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/273-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** لِّلنَّاسِ — linnasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

مِنْ قَبْلُ هُدًى لِلنَّاسِ وَاَنْزَلَ الْفُرْقَانَۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ ذُوانْتِقَامٍ

Min kablu huden lin nasi ve enzelel furkan, innellezine keferu bi ayatillahi lehum azabun şedid, vallahu azizun zuntikam.

Daha önce insanlara doğru yolu göstermek için Furkan'ı indirdi. Kuşkusuz, Allah'ın ayetlerini küfredenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, Suçlulara Hak Ettikleri Cezayı Veren'dir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/4-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanları"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

رَبَّنَٓا اِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ  اِنَّ اللّٰهَ لَا يُخْلِفُ الْم۪يعَادَ۟

Rabbena inneke camiun nasi li yevmin la raybe fih, innallahe la yuhliful miad.

"Rabb'imiz! Sen, geleceği kesin olan günde, insanları toplayacaksın. Mutlak gerçek şudur ki Allah sözünden dönmez."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/9-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** لِلنَّاسِ — linnasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ الشَّهَوَاتِ مِنَ النِّسَٓاءِ وَالْبَن۪ينَ وَالْقَنَاط۪يرِ الْمُقَنْطَرَةِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَالْخَيْلِ الْمُسَوَّمَةِ وَالْاَنْعَامِ وَالْحَرْثِۜ ذٰلِكَ مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الْمَاٰبِ

Zuyyine lin nasi hubbuş şehevati minen nisai vel benine vel kanatiril mukantarati minez zehebi vel fıddati vel haylil musevvemeti vel en'ami vel hars, zalike metaul hayatid dunya, vallahu indehu HUSNUL MEAB.

Kadınlara, çocuklara, yığınlarla altın ve gümüşe, soylu atlara, davarlara ve ekinlere karşı tutkulu sevgi insanlara cazip gösterilmiştir. Bunlar, dünya hayatının geçimlikleridir. Oysa asıl iyi olan sonuç Allah'ın yanındadır.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/14-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيّ۪نَ بِغَيْرِ حَقٍّۙ وَيَقْتُلُونَ الَّذ۪ينَ يَأْمُرُونَ بِالْقِسْطِ مِنَ النَّاسِۙ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ

İnnellezine yekfurune bi ayatillahi ve yaktulunen nebiyyine bi gayri hakkın ve yaktulunellezine ye'murune bil kıstı minen nasi, fe beşşirhum bi azabin elim.

Allah'ın ayetlerini küfredenler, haksız yere Nebi'lerini öldürenler, insanlardan hakkaniyetli olmayı isteyenleri öldürenler var ya, onlara can yakıcı bir azabı haber ver.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/21-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanlarla"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

قَالَ رَبِّ اجْعَلْ ل۪ٓي اٰيَةًۜ قَالَ اٰيَتُكَ اَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلٰثَةَ اَيَّامٍ اِلَّا رَمْزاًۜ وَاذْكُرْ رَبَّكَ كَث۪يراً وَسَبِّـحْ بِالْعَشِيِّ وَالْاِبْكَارِ۟

Kale rabbic'al li ayeh, kale ayetuke ella tukellimen nase selasete eyyamin illa remza, vezkur rabbeke kesiran ve sebbih bil aşiyyi vel ibkar.

"Ey Rabb'im! Bana, bir ayet yap," dedi. O da: "Bunun ayeti, işaret dili dışında insanlarla üç gün konuşmayacak olmandır. Rabb'ini çokça an, O'nu sabah akşam tesbih et." dedi.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/41-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَيُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلاً وَمِنَ الصَّالِح۪ينَ

Ve yukellimun nase fil mehdi ve kehlen ve mines salihin.

"O, beşikte de yetişkinliğinde de insanlarla konuşacak. O, salihlerden olacaktır."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/46-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 68. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اِنَّ اَوْلَى النَّاسِ بِاِبْرٰه۪يمَ لَلَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ وَهٰذَا النَّبِيُّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ وَاللّٰهُ وَلِيُّ الْمُؤْمِن۪ينَ

İnne evlen nasi bi ibrahime lellezinettebeuhu ve hazan nebiyyu vellezine amenu vallahu veliyyul mu'minin.

İnsanların İbrahim'e en yakın olanları ona tabi olanlar, bu Nebi ve İman Edenlerdir. Allah, Mü'minlerin velisidir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/68-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 79. ayet

- **Geçtiği form:** لِلنَّاسِ — linnasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

مَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ يُؤْتِيَهُ اللّٰهُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ ثُمَّ يَقُولَ لِلنَّاسِ كُونُوا عِبَاداً ل۪ي مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ كُونُوا رَبَّانِيّ۪نَ بِمَا كُنْتُمْ تُعَلِّمُونَ الْكِتَابَ وَبِمَا كُنْتُمْ تَدْرُسُونَۙ

Ma kane li beşerin en yu'tiyehullahul kitabe vel hukme ven nubuvvete summe yekule lin nasi kunu ıbaden li min dunillahi ve lakin kunu rabbaniyyine bi ma kuntum tuallimunel kitabe ve bima kuntum tedrusun.

Allah'ın kendisine Kitap, Hüküm ve Nebi'lik verdiği bir beşerin, insanlara "Allah'ın yanı sıra bana da kulluk edin." demesi yakışmaz. Ancak, okuyup öğrendiğiniz Kitap'ın gereği olarak, "Kulluğunuz yalnızca Rabb'inize ait olsun." demesi gerekir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/79-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 87. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلنَّاسِ — ve nnasi · "ve insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اُو۬لٰٓئِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ اَنَّ عَلَيْهِمْ لَعْنَةَ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَۙ

Ulaike cezauhum enne aleyhim la'netallahi vel melaiketi ven nasi ecmain.

Böylelerinin cezası, Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların lanetine uğramalarıdır.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/87-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 96. ayet

- **Geçtiği form:** لِلنَّاسِ — linnasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اِنَّ اَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذ۪ي بِبَكَّةَ مُبَارَكاً وَهُدًى لِلْعَالَم۪ينَۚ

İnne evvele beytin vudia lin nasi lellezi bi bekkete mubareken ve huden lil alemin.

İnsanlar için kurulan ilk ev, Bekke'deki, kutlu ve bütün insanlığa yol gösteren (Kabe) dir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/96-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 97. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

ف۪يهِ اٰيَاتٌ بَيِّنَاتٌ مَقَامُ اِبْرٰه۪يمَۚ وَمَنْ دَخَلَهُ  كَانَ اٰمِناًۜ وَلِلّٰهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ اِلَيْهِ سَب۪يلاًۜ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ عَنِ الْعَالَم۪ينَ

Fihi ayatun beyyinatun makamu ibrahim, ve men dahalehu kane amina, ve lillahi alen nasi hiccul beyti menistetaa ileyhi sebila, ve men kefere fe innallahe ganiyyun anil alemin.

Orada apaçık ayetler vardır. İbrahim'in makamı oradadır. Kim oraya girerse güvende olur. Yoluna gücü yetenin, Beyt'i haccetmesi insanlar üzerinde Allah'ın bir hakkıdır. Her kim kefere olursa, bilsin ki Allah'ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/97-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 110. ayet

- **Geçtiği form:** لِلنَّاسِ — linnasi · "insanlar için"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

كُنْتُمْ خَيْرَ اُمَّةٍ اُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِۜ وَلَوْ اٰمَنَ اَهْلُ الْكِتَابِ لَكَانَ خَيْراً لَهُمْۜ مِنْهُمُ الْمُؤْمِنُونَ وَاَكْثَرُهُمُ الْفَاسِقُونَ

Kuntum hayra ummetin uhricet lin nasi te'murune bil ma'rufi ve tenhevne anil munkeri ve tu'minune billah, ve lev amene ehlul kitabi le kane hayran lehum, minhumul mu'minune ve ekseruhumul fasikun.

Siz, insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz. Ma'rufu yapıp telkin eder, munkere engel olursunuz. Ve Allah'a iman edersiniz. Eğer Kitap Ehli de iman etseydi, bu onlar için daha hayırlı olurdu. İçlerinde iman edenler varsa da çoğunluğu sapkındır.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/110-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 112. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "(inanan) insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

ضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ اَيْنَ مَا ثُقِفُٓوا اِلَّا بِحَبْلٍ مِنَ اللّٰهِ وَحَبْلٍ مِنَ النَّاسِ وَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الْمَسْكَنَةُۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ الْاَنْبِيَٓاءَ بِغَيْرِ حَقٍّۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ۠

Duribet aleyhimuz zilletu eyne ma sukıfu illa bi hablin minallahi ve hablin minen nasi ve bau bi gadabin minallahi ve duribet aleyhimul meskeneh, zalike bi ennehum kanu yekfurune bi ayatillahi ve yaktulunel enbiyae bi gayri hakk, zalike bima asav ve kanu ya'tedun.

Onlar, nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve insanların ipine tutunmadıkları sürece zillet içinde olurlar. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Yoksunluğa tutsak oldular. Bunun nedeni, onların asileşip hadlerini aşarak, Allah'ın ayetlerini yalanlamaları ve haksız yere Nebilerini öldürmeleridir. Bu ceza, onların isyan etmelerinden ve haddi aşmış olmalarındandır.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/112-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 134. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ ۗ — n-nasi · "insanları"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ فِي السَّرَّٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَالْكَاظِم۪ينَ الْغَيْظَ وَالْعَاف۪ينَ عَنِ النَّاسِۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَۚ

Ellezine yunfikune fis serrai ved darrai vel kazıminel gayza vel afine anin nas, vallahu yuhibbul muhsinin.

Onlar, bollukta da darlıkta da infak ederler. Öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını bağışlarlar. Allah muhsin olanları sever.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/134-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 138. ayet

- **Geçtiği form:** لِّلنَّاسِ — linnasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

هٰذَا بَيَانٌ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةٌ لِلْمُتَّق۪ينَ

Haza beyanun lin nasi ve huden ve mev'ızatun lil muttekin.

Bu; insanlar için bir açıklama, takva sahipleri için bir hidayet ve öğüttür.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/138-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 140. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اِنْ يَمْسَسْكُمْ قَرْحٌ فَقَدْ مَسَّ الْقَوْمَ قَرْحٌ مِثْلُهُۜ وَتِلْكَ الْاَيَّامُ نُدَاوِلُهَا بَيْنَ النَّاسِۚ وَلِيَعْلَمَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَيَتَّخِذَ مِنْكُمْ شُهَدَٓاءَۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِم۪ينَۙ

İn yemseskum karhun fe kad messel kavme karhun misluh, ve tilkel eyyamu nudaviluha beynen nas, ve li ya'lemallahullezine amenu ve yettehize minkum şuhedae vallahu la yuhibbuz zalimin.

Eğer size bir sıkıntı isabet ederse, başka halklara da benzeri sıkıntı isabet etmiştir. Bu günleri, insanlar arasında döndürüp dururuz. Bu, Allah'ın içinizdeki gerçek iman edenleri ayırt etmesi ve gerçeğin tanıklarını belli etmesi içindir. Allah, zalimleri sevmez.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/140-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 173. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسُ — n-nasu · "halk"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

اَلَّذ۪ينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ اِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ ا۪يمَاناًۗ وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ

Ellezine kale lehumun nasu innen nase kad cemeu lekum fahşevhum fe zadehum imana, ve kalu hasbunallahu ve ni'mel vekil.

"İnsanlar size karşı toplandılar, onlara derin saygı duyun." diyenlerin sözleri, onların imanlarını daha da artırdı: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir." dediler.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/173-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 173. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "(Düşman) İnsanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

اَلَّذ۪ينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ اِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ ا۪يمَاناًۗ وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ

Ellezine kale lehumun nasu innen nase kad cemeu lekum fahşevhum fe zadehum imana, ve kalu hasbunallahu ve ni'mel vekil.

"İnsanlar size karşı toplandılar, onlara derin saygı duyun." diyenlerin sözleri, onların imanlarını daha da artırdı: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir." dediler.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/173-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 187. ayet

- **Geçtiği form:** لِلنَّاسِ — linnasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَاِذْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلَا تَكْتُمُونَهُۘ فَنَبَذُوهُ وَرَٓاءَ ظُهُورِهِمْ وَاشْتَرَوْا بِه۪ ثَمَناً قَل۪يلاًۜ فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ

Ve iz ehazallahu misakallezine utul kitabe le tubeyyinunnehu lin nasi ve la tektumuneh, fe nebezuhu verae zuhurihim veşterav bihi semenen kalila, fe bi'se ma yeşterun.

Hani Allah, Kitap Ehli'nden, onu insanlara açıklayacaklarına ve asla gizlemeyeceklerine dair kesin bir söz almıştı. Fakat onlar, az bir çıkar karşılığında, bu sözlerine sırt çevirdiler. Bu ne kötü bir alışveriştir!

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/187-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسُ — n-nasu · "insanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالاً كَث۪يراً وَنِسَٓاءًۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذ۪ي تَسَٓاءَلُونَ بِه۪ وَالْاَرْحَامَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَق۪يباً

Ya eyyuhan nasutteku rabbekumullezi halakakum min nefsin vahidetin ve halaka minha zevceha ve besse minhuma ricalen kesiran ve nisaa, vettekullahellezi tesaelune bihi vel erham. İnnallahe kane aleykum rakiba.

Ey insanlar! Sizi, tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve o ikisinden birçok erkek ve kadını üreten Rabb'inize karşı takvalı olun. Birbirinizden yararlanasınız diye akrabalık bağını kuran Allah'a karşı takvalı olun. Kuşkusuz, Allah, sizi gözetmektedir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/1-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِ وَيَكْتُمُونَ مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ عَذَاباً مُه۪يناًۚ

Ellezine yebhalune ve ye'murunen nase bil buhli ve yektumune ma atahumullahu min fadlıhi. Ve a'tedna lil kafirine azaben muhina.

Cimrilik edenler, insanları da cimri olmaya teşvik ederler; Allah'ın kendi lütfundan verdiklerini gizlerler. Biz, o kafirler için alçaltıcı bir azap hazırladık.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/37-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَالَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَلَا بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَمَنْ يَكُنِ الشَّيْطَانُ لَهُ قَر۪يناً فَسَٓاءَ قَر۪يناً

Vellezine yunfıkune emvalehum riaen nasi ve la yu'minune billahi ve la bil yevmil ahir. Ve men yekuniş şeytanu lehu karinen fe sae karina.

Bunlar, mallarını insanlara gösteriş olsun diye infak eden, Allah'a ve ahiret gününe de iman etmeyen kimselerdir. Şeytan, kime arkadaşsa, o çok kötü arkadaş edinmiştir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/38-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 53. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

اَمْ لَهُمْ نَص۪يبٌ مِنَ الْمُلْكِ فَاِذاً لَا يُؤْتُونَ النَّاسَ نَق۪يراًۙ

Em lehum nasibun minel mulki fe izen la yu'tunen nase nakira.

Yoksa onların mülkten bir payları mı var? Öyle olsa, insanlara hurma çekirdeğinin bir parçasını bile vermezlerdi.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/53-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

اَمْ يَحْسُدُونَ النَّاسَ عَلٰى مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۚ فَقَدْ اٰتَيْنَٓا اٰلَ اِبْرٰه۪يمَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَاٰتَيْنَاهُمْ مُلْكاً عَظ۪يماً

Em yahsudunen nase ala ma atahumullahu min fadlıhi, fe kad ateyna ale ibrahimel kitabe vel hikmete ve ateynahum mulken azima.

Yoksa onlar, Allah'ın kendi lütfundan insanlara bağışladığı şeyleri mi kıskanıyor? İbrahim Soyu'na da Kitap'ı ve Hikmeti bağışladık ve onlara büyük bir mülk verdik.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/54-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ اَنْ تُؤَدُّوا الْاَمَانَاتِ اِلٰٓى اَهْلِهَاۙ وَاِذَا حَكَمْتُمْ بَيْنَ النَّاسِ اَنْ تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِۜ اِنَّ اللّٰهَ نِعِمَّا يَعِظُـكُمْ بِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ  كَانَ سَم۪يعاً بَص۪يراً

İnnallahe ye'murukum en tueddul emanati ila ehliha ve iza hakemtum beynen nasi en tahkumu bil adl. İnnallahe niımma yeızukum bihi. İnnallahe kane semian basira.

Allah, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi buyurmaktadır. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/58-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 77. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanlardan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ ق۪يلَ لَهُمْ كُفُّٓوا اَيْدِيَكُمْ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۚ  فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْهُمْ يَخْشَوْنَ النَّاسَ كَخَشْيَةِ اللّٰهِ اَوْ اَشَدَّ خَشْيَةًۚ وَقَالُوا رَبَّنَا لِمَ كَتَبْتَ عَلَيْنَا الْقِتَالَۚ  لَوْلَٓا اَخَّرْتَنَٓا اِلٰٓى اَجَلٍ قَر۪يبٍۜ  قُلْ مَتَاعُ الدُّنْيَا قَل۪يلٌۚ وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِمَنِ اتَّقٰى وَلَا تُظْلَمُونَ فَت۪يلاً

E lem tera ilallezine kile lehum kuffu eydiyekum, ve ekimus salate ve atuz zekat, fe lemma kutibe aleyhimul kıtalu iza ferikun minhum yahşevnen nase ke haşyetillahi ev eşedde haşyeh, ve kalu rabbena lime ketebte aleynal kıtal, lev la ahhartena ila ecelin karib. Kul metaud dunya kalil, vel ahıratu hayrun li menitteka ve la tuzlemune fetila.

Kendilerine, ellerinizi çekin, salatı ikame edin, zekatı yapın denilen kimseleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, içlerinden bir kısmı Allah'ın haşyeti gibi, hatta daha fazla insanlara haşyet duyarlar. Ve "Ey Rabb'imiz! Neden üzerimize savaş yazdın, bizi yakın bir zamana kadar erteleseydin ya?" dediler. De ki: "Dünya geçimliği önemsizdir. Ahiret, takva sahibi kimseler için daha hayırlıdır. Ve hurma çekirdeğinin içindeki lif kadar size haksızlık yapılmaz."

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/77-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 79. ayet

- **Geçtiği form:** لِلنَّاسِ — linnasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

مَٓا اَصَابَكَ مِنْ حَسَنَةٍ فَمِنَ اللّٰهِۘ وَمَٓا اَصَابَكَ مِنْ سَيِّئَةٍ فَمِنْ نَفْسِكَۜ وَاَرْسَلْنَاكَ لِلنَّاسِ رَسُولاًۜ  وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يداً

Ma esabeke min hasenetin fe minallah, ve ma esabeke min seyyietin fe min nefsike. Ve erselnake lin nasi resula. Ve kefa billahi şehida.

Sana isabet eden iyilik Allah'tandır. Sana isabet eden kötülük kendindendir." Biz, seni, insanlara Resul olarak gönderdik. Tanık olarak Allah yeter.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/79-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 105. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اِنَّٓا اَنْزَلْـنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ بِمَٓا اَرٰيكَ اللّٰهُۜ وَلَا تَكُنْ لِلْخَٓائِن۪ينَ خَص۪يماًۙ

İnna enzelna ileykel kitabe bil hakkı li tahkume beynen nasi bima erakallah. Ve la tekun lil hainine hasima.

Biz, insanlar arasında, Allah'ın sana gösterdiği gibi hükmedesin diye, Kitap'ı hakikat olarak indirdik. Hainlerin savunucusu olma.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/105-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 108. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlardan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

يَسْتَخْفُونَ مِنَ النَّاسِ وَلَا يَسْتَخْفُونَ مِنَ اللّٰهِ وَهُوَ مَعَهُمْ اِذْ يُبَيِّتُونَ مَا لَا يَرْضٰى مِنَ الْقَوْلِۜ وَكَانَ اللّٰهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُح۪يـطاً

Yestahfune minen nasi ve la yestahfune minallahi ve huve meahum iz yubeyyitune ma la yarda minel kavl. Ve kanallahu bi ma ya'melune muhita.

İnsanlardan gizliyorlar da Allah'tan gizleyemezler. Oysa Allah, razı olmayacağı sözü geceleyin düzüp kurarlarken onlarla beraberdi. Kuşkusuz, Allah, onların yaptığı her şeyi kuşatandır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/108-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 114. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ ۚ — n-nasi · "insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

لَا خَيْرَ ف۪ي كَث۪يرٍ مِنْ نَجْوٰيهُمْ اِلَّا مَنْ اَمَرَ بِصَدَقَةٍ اَوْ مَعْرُوفٍ اَوْ اِصْلَاحٍ بَيْنَ النَّاسِۜ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ فَسَوْفَ نُؤْت۪يهِ اَجْراً عَظ۪يماً

La hayra fi kesirin min necvahum illa men emera bi sadakatin ev ma'rufin ev ıslahın beynen nas. Ve men yef'al zalikebtigae mardatillahi fe sevfe nu'tihi ecran azima.

Hak gözetmeyi, iyi şeyler yapmayı ve insanların arasını düzeltmeyi isteyenlerin görüşmeleri hariç, onların gizli görüşmelerinde bir hayır yoktur. Kim bunları yalnızca Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, ileride ona büyük bir ödül vereceğiz.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/114-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 133. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسُ — n-nasu · "insanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ اَيُّهَا النَّاسُ وَيَأْتِ بِاٰخَر۪ينَۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى ذٰلِكَ قَد۪يراً

İn yeşa' yuzhibkum eyyuhan nasu ve ye'ti bi aharin. Ve kanallahu ala zalike kadira.

Ey insanlar! Eğer Allah dilerse sizi yok edip, yerinize başkalarını getirir. Kuşkusuz, Allah'ın bunu yapmaya gücü yeter.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/133-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 142. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ يُخَادِعُونَ اللّٰهَ وَهُوَ خَادِعُهُمْۚ وَاِذَا قَامُٓوا اِلَى الصَّلٰوةِ قَامُوا كُسَالٰىۙ يُرَٓاؤُ۫نَ النَّاسَ وَلَا يَذْكُرُونَ اللّٰهَ اِلَّا قَل۪يلاًۘ

İnnel munafikine yuhadiunallahe ve huve hadiuhum, ve iza kamu ilas salati kamu kusala yuraunen nase ve la yezkurunallahe illa kalila.

Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Oysa O, onların planlarını boşa çıkarandır. Onlar, "salatı ikame ettikleri" zaman üşene üşene yaparlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah'ı da pek az zikrederler.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/142-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 161. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَاَخْذِهِمُ الرِّبٰوا وَقَدْ نُهُوا عَنْهُ وَاَكْلِهِمْ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِۜ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ مِنْهُمْ عَذَاباً اَل۪يماً

Ve ahzihimur riba ve kad nuhu anhu ve eklihim emvalen nasi bil batıl. Ve a'tedna lil kafirine minhum azaben elima.

Yine, yasaklandığı halde, onlardan riba alan ve haksız yoldan insanların mallarını yiyen kafirlere; çok acı bir azap hazırladık.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/161-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 165. ayet

- **Geçtiği form:** لِلنَّاسِ — linnasi · "insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

رُسُلاً مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى اللّٰهِ حُجَّةٌ بَعْدَ الرُّسُلِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزاً حَك۪يماً

Rusulen mubeşşirine ve munzirine li ella yekune lin nasi alallahi huccetun ba'der rusul. Ve kanallahu azizen hakima.

Haber verici ve uyarıcı olarak Resuller gönderdik ki, Resullerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/165-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 170. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسُ — n-nasu · "insanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمُ الرَّسُولُ بِالْحَقِّ مِنْ رَبِّكُمْ فَاٰمِنُوا خَيْراً لَكُمْۜ وَاِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَك۪يماً

Ya eyyuhan nasu kad caekumur resulu bil hakkı min rabbikum fe aminu hayran lekum. Ve in tekfuru fe inne lillahi ma fis semavati vel ard. Ve kanallahu alimen hakima.

Ey insanlar! Resul size Rabb'inizden gerçeği getirdi. Öyleyse kendi iyiliğiniz için ona iman edin. Eğer kafirlik ederseniz, bilin ki gökte ve yerde olan her şey Allah'a aittir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/170-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 174. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسُ — n-nasu · "insanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَٓاءَكُمْ بُرْهَانٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَاَنْزَلْـنَٓا اِلَيْكُمْ نُوراً مُب۪يناً

Ya eyyuhan nasu kad caekum burhanun min rabbikum ve enzelna ileykum nuran mubin.

Ey insanlar! Kesinlikle Rabb'inizden size bir "burhan" geldi. Ve size apaçık bir nur indirdik.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/174-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanları"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

مِنْ اَجْلِ ذٰلِكَۚۛ  كَتَبْنَا عَلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اَنَّهُ مَنْ قَتَلَ نَفْساً بِغَيْرِ نَفْسٍ اَوْ فَسَادٍ فِي الْاَرْضِ فَكَاَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَم۪يـعاًۜ وَمَنْ اَحْيَاهَا فَكَاَنَّمَٓا اَحْيَا النَّاسَ جَم۪يعاًۜ وَلَقَدْ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُنَا بِالْبَيِّنَاتِۘ ثُمَّ اِنَّ كَث۪يراً مِنْهُمْ بَعْدَ ذٰلِكَ فِي الْاَرْضِ لَمُسْرِفُونَ

Min ecli zalik, ketebna ala beni israile ennehu men katele nefsen bi gayri nefsin ev fesadin fil ardı fe ke ennema katelen nase cemia ve men ahyaha fe ke ennema ahyen nase cemia ve lekad caethum rusuluna bil beyyinati summe inne kesiran minhum ba'de zalike fil ardı le musrifun.

Bundan dolayı İsrailoğullarına yazdık: "Kuşkusuz kim, bir cana karşılık olmaksızın veya yeryüzünde bozgunculuk yapmamış birini öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de onu yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmış gibi olur." Resul'lerimiz onlara kanıtlayıcı açık bilgilerle geldiği halde onların çoğu bundan sonra da yeryüzünde israf etmektedirler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/32-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanları"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

مِنْ اَجْلِ ذٰلِكَۚۛ  كَتَبْنَا عَلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اَنَّهُ مَنْ قَتَلَ نَفْساً بِغَيْرِ نَفْسٍ اَوْ فَسَادٍ فِي الْاَرْضِ فَكَاَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَم۪يـعاًۜ وَمَنْ اَحْيَاهَا فَكَاَنَّمَٓا اَحْيَا النَّاسَ جَم۪يعاًۜ وَلَقَدْ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُنَا بِالْبَيِّنَاتِۘ ثُمَّ اِنَّ كَث۪يراً مِنْهُمْ بَعْدَ ذٰلِكَ فِي الْاَرْضِ لَمُسْرِفُونَ

Min ecli zalik, ketebna ala beni israile ennehu men katele nefsen bi gayri nefsin ev fesadin fil ardı fe ke ennema katelen nase cemia ve men ahyaha fe ke ennema ahyen nase cemia ve lekad caethum rusuluna bil beyyinati summe inne kesiran minhum ba'de zalike fil ardı le musrifun.

Bundan dolayı İsrailoğullarına yazdık: "Kuşkusuz kim, bir cana karşılık olmaksızın veya yeryüzünde bozgunculuk yapmamış birini öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de onu yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmış gibi olur." Resul'lerimiz onlara kanıtlayıcı açık bilgilerle geldiği halde onların çoğu bundan sonra da yeryüzünde israf etmektedirler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/32-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanlardan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

اِنَّٓا اَنْزَلْنَا التَّوْرٰيةَ ف۪يهَا هُدًى وَنُورٌۚ يَحْكُمُ بِهَا النَّبِيُّونَ الَّذ۪ينَ اَسْلَمُوا لِلَّذ۪ينَ هَادُوا وَالرَّبَّانِيُّونَ وَالْاَحْبَارُ بِمَا اسْتُحْفِظُوا مِنْ كِتَابِ اللّٰهِ وَكَانُوا عَلَيْهِ شُهَدَٓاءَۚ فَلَا تَخْشَوُا النَّاسَ وَاخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ي ثَمَناً قَل۪يلاًۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ

İnna enzelnet tevrate fiha huden ve nur, yahkumu bihen nebiyyunellezine eslemu lillezine hadu ver rabbaniyyune vel ahbaru bimestuhfizu min kitabillahi ve kanu aleyhi şuhedae, fe la tahşevun nase vahşevni ve la teşteru bi ayati semenen kalila ve men lem yahkum bima enzelallahu fe ulaike humul kafirun.

Kuşkusuz, Biz, doğru yola iletici ve aydınlatıcı olan Tevrat'ı indirdik. Teslim olmuş Yahudiler için Nebiler onunla hüküm veriyorlardı. Rabbaniler ve ahbar olanlar da Allah'ın kitabından ezberletilmiş olmasından dolayı, ona tanıklık ediyorlardı. Öyleyse siz insanlardan değil, Bana karşı gelmekten sakının. Benim ayetlerimi az bir bedele değişmeyin! Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, Kafirlerin ta kendileridirler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/44-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlar-"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَاَنِ احْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِـعْ اَهْوَٓاءَهُمْ وَاحْذَرْهُمْ اَنْ يَفْتِنُوكَ عَنْ بَعْضِ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ اِلَيْكَۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاعْلَمْ اَنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُص۪يبَهُمْ بِبَعْضِ ذُنُوبِهِمْۜ وَاِنَّ  كَث۪يراً مِنَ النَّاسِ لَفَاسِقُونَ

Ve enıhkum beynehum bima enzelallahu ve la tettebi' ehvaehum vahzerhum en yeftinuke an ba'dı ma enzelallahu ileyk fe in tevellev fa'lem ennema yuridullahu en yusibehum bi ba'dı zunubihim ve inne kesiran minen nasi le fasıkun.

Ve aralarında, Allah'ın sana indirdiğiyle hükmet. Onların hevalarına uyma. Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni şaşırtmalarından ve onlardan sakın. Eğer verdiğin kararlara uymazlarsa, bilesin ki Allah, bazı günahları nedeniyle onlara musibet isabet ettirmeyi istiyor. İnsanların pek çoğu elbette fasıktır.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/49-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ ۗ — n-nasi · "insanlar-"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

يَٓا اَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّـغْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۜ وَاِنْ لَمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُۜ وَاللّٰهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ

Ya eyyuherresulu bellıg ma unzile ileyke min rabbik ve in lem tef'al fema bellagte risaleteh vallahu ya'sımuke minen nas innallahe la yehdil kavmel kafirin.

Ey Resul! Rabb'inden sana her indirileni tebliğ et. Eğer yapmazsan, O'nun mesajını tebliğ etmemiş sayılırsın. Allah, seni insanlardan koruyor. Kuşkusuz, Allah, Kafirleri doğru yola iletmez.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/67-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 82. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlar içerisinde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

لَتَجِدَنَّ اَشَدَّ النَّاسِ عَدَاوَةً لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا الْيَهُودَ وَالَّذ۪ينَ اَشْرَكُواۚ وَلَتَجِدَنَّ اَقْرَبَهُمْ مَوَدَّةً لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّا نَصَارٰىۜ ذٰلِكَ بِاَنَّ مِنْهُمْ قِسّ۪يس۪ينَ وَرُهْبَاناً وَاَنَّهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ

Le tecidenne eşedden nasi adaveten lillezine amenul yehude vellezine eşraku, ve le tecidenne akrabehum meveddeten lillezine amenullezine kalu inna nasara zalike bi enne minhum kıssisine ve ruhbanen ve ennehum la yestekbirun.

İman Eden kimselere düşmanlık yönünden insanların en çetininin Yahudiler ve Müşrikler olduğunu görürsün. Ve yine İman Eden kimseler için sevgice daha yakın olanların da biz Nesara'yiz diyenler olduğunu göreceksin. Bunun nedeni, kuşkusuz bunların içinde gerçekten büyüklük taslamayan keşişler ve rahipler olmasıdır.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/82-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 97. ayet

- **Geçtiği form:** لِّلنَّاسِ — linnasi · "insanlar için"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

جَعَلَ اللّٰهُ الْكَعْبَةَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ قِيَاماً لِلنَّاسِ وَالشَّهْرَ الْحَرَامَ وَالْهَدْيَ وَالْقَلَٓائِدَۜ ذٰلِكَ لِتَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ وَاَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ

Cealallahul ka'betel beytel harame kıyamen lin nasi veş şehral harame vel hedye vel kalaid zalike li ta'lemu ennellahe ya'lemu ma fis semavati ve ma fil ardı ve ennellahe bikulli şey'in alim.

Allah, Beyt-i Haram olan Kabe'yi ve o haram olan ayı ve hediye kurbanlığı ve gerdanlıkları insanlar için kıyam yaptı. Bilesiniz ki Allah, göklerdekini ve yerdekini bilmektedir. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/97-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 110. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanlarla"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

اِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ اذْكُرْ نِعْمَت۪ي عَلَيْكَ وَعَلٰى وَالِدَتِكَۢ اِذْ اَيَّدْتُكَ بِرُوحِ الْقُدُسِ تُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلاًۚ وَاِذْ عَلَّمْتُكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۚ وَاِذْ تَخْلُقُ مِنَ الطّ۪ينِ كَـهَيْـَٔةِ الطَّيْرِ بِاِذْن۪ي فَتَنْفُخُ ف۪يهَا فَتَكُونُ طَيْراً بِاِذْن۪ي وَتُبْرِئُ الْاَكْمَهَ وَالْاَبْرَصَ بِاِذْن۪يۚ وَاِذْ تُخْرِجُ الْمَوْتٰى بِاِذْن۪يۚ وَاِذْ كَفَفْتُ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ عَنْكَ اِذْ جِئْتَهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ

İz kalellahu ya isebne meryemezkur ni'meti aleyke ve ala validetike iz eyyedtuke bi ruhil kudusi tukellimun nase fil mehdi ve kehl, ve iz allemtukel kitabe vel hikmete vet tevrate vel incil, ve iz tahluku minet tini ke hey'etit tayri bi izni fe tenfuhu fiha fe tekunu tayran bi izni ve tubriul ekmehe vel ebrasa bi izni, ve iz tuhricul mevta bi izni, ve iz kefeftu beni israile anke iz ci'tehum bil beyyinati fe kalellezine keferu minhum in haza illa sihrun mubin.

Allah, "Ey Meryem Oğlu İsa! Senin ve annenin üzerinde olan nimetimi hatırla." Hani seni Kudus'un Ruhu ile desteklemiştim, insanlarla beşikte ve yetişkinlikte konuşuyordun. Ve hani sana Kitap'ı, Hikmet'i, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. Ve hani Ben'im iznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey tasarlıyordun ve ona üflüyordun, Ben'im iznimle hemen kuş oluyordu; kör olarak doğanı ve abrası Ben'im iznimle iyileştiriyordun. Hani Ben'im iznimle ölüleri çıkarıyordun. Hani İsrailoğullarını senden uzaklaştırdım. Hani onlara apaçık beyyinelerle geldiğinde, onlardan Kafir olanlar, "Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir." dediler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/110-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 116. ayet

- **Geçtiği form:** لِلنَّاسِ — linnasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَاِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ ءَاَنْتَ قُلْتَ لِلنَّاسِ اتَّخِذُون۪ي وَاُمِّيَ اِلٰهَيْنِ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قَالَ سُبْحَانَكَ مَا يَكُونُ ل۪ٓي اَنْ اَقُولَ مَا لَيْسَ ل۪ي بِحَقٍّۜ اِنْ كُنْتُ قُلْتُهُ فَقَدْ عَلِمْتَهُۜ تَعْلَمُ مَا ف۪ي نَفْس۪ي وَلَٓا اَعْلَمُ مَا ف۪ي نَفْسِكَۜ اِنَّكَ اَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ

Ve iz kalellahu ya isebne meryeme e ente kulte lin nasittehizuni ve ummiye ilaheyni min dunillah kale subhaneke ma yekunu li en ekule ma leyse li bi hakk in kuntu kultuhu fe kad alimteh ta'lemu ma fi nefsi ve la a'lemu ma fi nefsik inneke ente allemul guyub.

Allah: "Ey Meryem Oğlu İsa! İnsanlara, Allah'tan başka beni ve annemi iki ilah edinin diye sen mi söyledin?" buyurduğunda, "Sen yücesin." dedi. "Gerçek olmayan bir şeyi söylemek haddim değil. Ben onu söyleseydim, Sen onu bilirdin. Nefsimde olanı bilirsin, ben ise Sen'in zatında olanı bilmem. Sen, gaipleri eksiksiz bilensin."

_https://acikkuran.com/maide-suresi/116-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 91. ayet

- **Geçtiği form:** لِّلنَّاسِ ۖ — linnasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ٓ اِذْ قَالُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى بَشَرٍ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ مَنْ اَنْزَلَ الْكِتَابَ الَّذ۪ي جَٓاءَ بِه۪ مُوسٰى نُوراً وَهُدًى لِلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُ قَرَاط۪يسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَث۪يراًۚ وَعُلِّمْتُمْ مَا لَمْ تَعْلَمُٓوا اَنْتُمْ وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬كُمْۜ قُلِ اللّٰهُۙ ثُمَّ ذَرْهُمْ ف۪ي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ

Ve ma kaderullahe hakka kadrihi iz kalu ma enzelallahuala beşerin min şey, kul men enzelel kitabellezi cae bihi musa nuren ve huden lin nasi tec'alunehu karatise tubduneha ve tuhfune kesira, ve ullimtum ma lem ta'lemu entum ve la abaukum, kulillahu summe zerhum fi havdıhim yel'abun.

Allah'ı gereği gibi takdir etmediler. "Allah, beşere hiçbir şey indirmedi." dediler. De ki: "Musa'nın insanlar için bir nur ve hidayet olarak getirdiği; sizin yazılı sayfalar haline getirip bir kısmını açıklayıp ama çoğunu da gizlediğiniz; sizin de atalarınızın da bilmediğiniz şeyler, kendisiyle size öğretilen Kitap'ı kim indirdi?" Sen, "Allah" de. Ve sonra bırak onları, daldıkları bataklıkta oynaya dursunlar!

_https://acikkuran.com/enam-suresi/91-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 122. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اَوَمَنْ كَانَ مَيْتاً فَاَحْيَيْنَاهُ وَجَعَلْنَا لَهُ نُوراً يَمْش۪ي بِه۪ فِي النَّاسِ كَمَنْ مَثَلُهُ فِي الظُّلُمَاتِ لَيْسَ بِخَارِجٍ مِنْهَاۜ   كَذٰلِكَ زُيِّنَ لِلْكَافِر۪ينَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

E ve men kane meyten fe ahyeynahu ve cealna lehu nuren yemşi bihi fin nasi ke men meseluhu fiz zulumati leyse bi haricin minha, kezalike zuyyine lil kafirine ma kanu ya'melun.

Ölü iken dirilttiğimiz; ona, insanlar arasında, onunla yürüyeceği bir nur verdiğimiz bir kimse; karanlıklar içinde kalıp bir türlü çıkamayan kimse gibi olur mu? Kafirlerin yaptıkları, kendilerine sevimli gösterildi.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/122-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 144. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanları"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَمِنَ الْاِبِلِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْبَقَرِ اثْنَيْنِۜ قُلْ آٰلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ اَمِ الْاُنْثَيَيْنِ اَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ اَرْحَامُ الْاُنْثَيَيْنِۜ اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَٓاءَ اِذْ وَصّٰيكُمُ اللّٰهُ بِهٰذَاۚ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِباً لِيُضِلَّ النَّاسَ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ۟

Ve minel ibilisneyni ve minel bakarisneyn, kul az zekereyni harreme emil unseyeyni emmeştemelet aleyhi erhamul unseyeyn, em kuntum şuhedae iz vassakumullahu bi haza, fe men azlemu mimmeniftera alallahi keziben li yudillen nase bi gayri ilm, innallahe la yehdil kavmez zalimin.

Deveden iki, sığırdan iki. De ki: "İki erkeği mi, yoksa iki dişiyi mi veya iki dişinin rahminde bulunanı mı haram etti? Yoksa Allah, size bunları tavsiye ettiği zaman siz orada mıydınız? Bir bilgiye dayanmadan, insanları saptırmak için Allah adına yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Allah, zalim olan bir halkı doğru yola iletmez."

_https://acikkuran.com/enam-suresi/144-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 85. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْباًۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْم۪يزَانَ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ بَعْدَ اِصْلَاحِهَاۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ

Ve ila medyene ehahum şuayba kale ya kavmi'budullahe ma lekum min ilahin gayruhu kad caetkum beyyinetun min rabbikum fe evful keyle vel mizane ve la tebhasun nase eşyaehum ve la tufsidu fil ardı ba'de ıslahıha zalikum hayrun lekum in kuntum mu'minin.

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı. Dedi ki: "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Rabb'inizden size bir beyyinat gelmiştir. Ölçüyü ve tartıyı tam yapın. İnsanlara mallarını eksik vermeyin. Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer Mü'minler iseniz bu, sizin için hayırlı olandır."

_https://acikkuran.com/araf-suresi/85-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 116. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

قَالَ اَلْقُواۚ فَلَمَّٓا اَلْقَوْا سَحَرُٓوا اَعْيُنَ النَّاسِ وَاسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَٓاؤُ۫ بِسِحْرٍ عَظ۪يمٍ

Kale elku fe lemma elkav seharu a'yunen nasi vesterhebuhum ve cau bi sihrin azim.

"Siz atın" dedi. Attıkları zaman, büyük bir büyü yaparak insanların gözlerini büyüleyip, onlara korku verdiler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/116-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 144. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

قَالَ يَا مُوسٰٓى اِنِّي اصْطَفَيْتُكَ عَلَى النَّاسِ بِرِسَالَات۪ي وَبِكَلَام۪يۘ فَخُذْ مَٓا اٰتَيْتُكَ وَكُنْ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ

Kale ya musa innistafeytuke alen nasi bi risalati ve bi kelami fe huz ma ateytuke ve kun mineş şakirin.

"Ey Musa! Gönderdiklerimle ve Kelamımla seni insanlar arasında üstün kıldım. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!" dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/144-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 158. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسُ — n-nasu · "insanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ جَم۪يعاًۨ الَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ يُحْـي۪ وَيُم۪يتُۖ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ النَّبِيِّ الْاُمِّيِّ الَّذ۪ي يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَكَلِمَاتِه۪ وَاتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Kul ya eyyuhen nasu inni resulullahi ileykum cemianillezi lehu mulkus semavati vel ard, la ilahe illa huve yuhyi ve yumit, fe aminu billahi ve resulihin nebiyyil ummiyyillezi yu'minu billahi ve kelimatihi vettebiuhu leallekum tehtedun.

De ki: "Ey insanlar! Ben, göklerin ve yerin sahibi olan, kendisinden başka ilah olmayan, yaşatan ve öldüren Allah'ın, size, hepinize gönderdiği bir Resul'üm. Gelin, Allah'a ve O'nun sözlerine iman eden Ummi Nebi Resulüne iman edin ve ona uyun ki böylece doğru yolu bulasınız."

_https://acikkuran.com/araf-suresi/158-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 187. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ اَيَّانَ مُرْسٰيهَاۜ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ رَبّ۪يۚ لَا يُجَلّ۪يهَا لِوَقْتِهَٓا اِلَّا هُوَۜ ثَقُلَتْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ لَا تَأْت۪يكُمْ اِلَّا بَغْتَةًۜ يَسْـَٔلُونَكَ كَاَنَّكَ حَفِيٌّ عَنْهَاۜ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ اللّٰهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

Yes'eluneke anis sa'ati eyyane mursaha, kul innema ilmuha inde rabbi, la yucelliha li vaktiha illa huv, sekulet fis semavati vel ard, la te'tikum illa bagtete, yes'eluneke ke enneke hafiyyun anha, kul innema ilmuha indallahi ve lakinne ekseren nasi la ya'lemun.

Sana Sa'at'ten soruyorlar. Ne zaman gerçekleşecek diye. De ki: "Onun bilgisi sadece Rabb'imin yanındadır. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz. O göklere de, yere de ağır gelecektir. O size ansızın gelecek." Sanki sen biliyormuşsun gibi onu sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah'ın yanındadır." Ancak insanların çoğu bu gerçeği bilmez.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/187-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسُ — n-nasu · "insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

وَاذْكُـرُٓوا اِذْ اَنْتُمْ قَل۪يلٌ مُسْتَضْعَفُونَ فِي الْاَرْضِ تَخَافُونَ اَنْ يَتَخَطَّفَكُمُ النَّاسُ فَاٰوٰيكُمْ وَاَيَّدَكُمْ بِنَصْرِه۪ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Vezkuru iz entum kalilun mustad'afune fil ardı tehafune en yetehattafekumun nasu fe avakum ve eyyedekum bi nasrihi ve rezekakum minet tayyibati leallekum teşkurun.

Ve hatırlayın; bir zamanlar yeryüzünde sayıca azdınız ve mus'tezaf kimselerdiniz. İnsanların sizi alıp götürmesinden korkuyordunuz. O, sizi barındırdı ve yardımıyla kuvvetlendirdi. Temiz şeylerden size rızık verdi. O halde şükretmelisiniz.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/26-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ خَرَجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بَطَراً وَرِئَٓاءَ النَّاسِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُح۪يطٌ

Ve la tekunu kellezine harecu min diyarihim bataran ve riaen nasi ve yasuddune an sebilillah, vallahu bima ya'melune muhit.

Çalım satarak, insanlara gösteriş yaparak ve Allah'ın yolundan alıkoyarak yurtlarından çıkanlar gibi olmayın. Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/47-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlar-"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَاِذْ زَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ الْيَوْمَ مِنَ النَّاسِ وَاِنّ۪ي جَارٌ لَكُمْۚ فَلَمَّا تَرَٓاءَتِ الْفِئَتَانِ نَكَصَ عَلٰى عَقِبَيْهِ وَقَالَ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ  مِنْكُمْ اِنّ۪ٓي اَرٰى مَا لَا تَرَوْنَ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَۜ وَاللّٰهُ شَد۪يدُ الْعِقَابِ۟

Ve iz zeyyene lehumuş şeytanu a'malehum ve kale la galibe lekumul yevme minen nasi ve inni carun lekum, fe lemma teraetil fietani nekesa ala akıbeyhi ve kale inni beriun minkum inni era ma la terevne inni ehafullah, vallahu şedidul ıkab.

Hani, şeytan onlara yaptıkları işi süslü gösterip: "Bugün, sizi hiçbir insan topluluğu yenemez, ben de muhakkak sizin yardımcınızım." dedi. Fakat iki ordu karşılaşınca geri döndü ve "Ben sizden uzağım, ben sizin görmediğinizi görmekteyim, ben Allah'tan korkarım. Zira Allah'ın azabı çok çetindir." dedi.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/48-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَاَذَانٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ٓ اِلَى النَّاسِ يَوْمَ الْحَجِّ الْاَكْبَرِ اَنَّ اللّٰهَ بَر۪ٓيءٌ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ وَرَسُولُهُۜ  فَاِنْ تُبْتُمْ فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ غَيْرُ مُعْجِزِي اللّٰهِۜ وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ

Ve ezanun minallahi ve resulihi ilen nasi yevmel haccıl ekberi ennallahe beriun minel muşrikine ve resuluh , fe in tubtum fe huve hayrun lekum, ve in tevelleytum fa'lemu ennekum gayru mu'cizillah , ve beşşirillezine keferu bi azabin elim.

Bu Allah ve Resul'ünden; Hacc-ı Ekber gününde, insanlara bir duyurudur. Allah ve Resul'ü Müşriklerden uzaktır. Ey Müşrikler! Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için hayırlı olandır. Eğer yüz çevirirseniz, iyi bilin ki Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Kafirleri can yakıcı bir azaptan haberdar et.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/3-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسِ — n-nasi · "insanların"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ كَث۪يراً مِنَ الْاَحْبَارِ وَالرُّهْبَانِ لَيَأْكُلُونَ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلَا يُنْفِقُونَهَا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۙ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ

Ya eyyuhellezine amenu inne kesiren minel ahbari ver ruhbani le ye'kulune emvalen nasi bil batıli ve yasuddune an sebilillah, vellezine yeknizunez zehebe vel fıddate ve la yunfikuneha fi sebilillahi fe beşşirhum bi azabin elim.

Ey İman Edenler! Doğrusu, ahbar ve ruhban kimselerin çoğu, insanların mallarını haksız şekilde yerler. İnsanları Allah'ın yolundan çevirirler. Altın ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlar var ya işte onları can yakıcı bir azaptan haberdar et.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/34-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** لِلنَّاسِ — linnasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَباً اَنْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰى رَجُلٍ مِنْهُمْ اَنْ اَنْذِرِ النَّاسَ وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ قَالَ الْكَافِرُونَ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ مُب۪ينٌ

E kane linnasi aceben en evhayna ila reculin minhum en enzirin nase ve beşşirillezine amenu enne lehum kademe sıdkın inde rabbihim, kalel kafirune inne haza le sahırun mubin.

İçlerinden birine: "İnsanları uyar ve İman Edenlere Rabb'leri katında gerçek üstünlük makamı olduğunu haber ver!" diye vahyetmemiz, şaşılacak bir şey mi ki Kafirler: "Bu apaçık bir büyücüdür." dediler?

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/2-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلنَّاسَ — n-nase · "insanları"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

اَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَباً اَنْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰى رَجُلٍ مِنْهُمْ اَنْ اَنْذِرِ النَّاسَ وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ قَالَ الْكَافِرُونَ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ مُب۪ينٌ

E kane linnasi aceben en evhayna ila reculin minhum en enzirin nase ve beşşirillezine amenu enne lehum kademe sıdkın inde rabbihim, kalel kafirune inne haza le sahırun mubin.

İçlerinden birine: "İnsanları uyar ve İman Edenlere Rabb'leri katında gerçek üstünlük makamı olduğunu haber ver!" diye vahyetmemiz, şaşılacak bir şey mi ki Kafirler: "Bu apaçık bir büyücüdür." dediler?

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/2-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** لِلنَّاسِ — linnasi · "insanlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَلَوْ يُعَجِّلُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ الشَّرَّ اسْتِعْجَالَهُمْ بِالْخَيْرِ لَقُضِيَ اِلَيْهِمْ اَجَلُهُمْۜ فَنَذَرُ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ

Ve lev yuaccilullahu lin nasiş şerresti'calehum bil hayri le kudiye ileyhim eceluhum, fe nezerullezine la yercune likaena fi tugyanihim ya'mehun.

İnsanların, hayrı acele istedikleri gibi, Allah da şerri onlara acele verseydi, muhakkak süreleri bitirilirdi. Ama Biz, Bizimle karşılaşmayı ummayanları, kendi hallerine bırakırız. Azgınlıkları içinde bocalar dururlar.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/11-ayet-meali.md_

---
Sonraki: https://acikkuran.com/root/nws.md?page=2
Alındığı tarih: 2026-08-12
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
