# Kaf-Ra-Ra — قرر (qrr)

> Kur'an'da 38 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/qrr

- **Anlam:** Serin olmak veya serinlemek, sessiz kalmak, sebatlı olmak, sağlam olmak, ferahlamak, istikrarlı olmak, sağlam olmak, almak tatmin etmek, doğrulamak, kabul etmek, yerleşmek, sürmek. Karar - istikrar, sabit veya güvenli bir yer, emanet yeri, ilerideki yer. Kurratun - serinlik, keyif. Akarra (fiil 4) - onaylamak, dinlendirmek veya kalmaya sebep olmak. İstakarra (fiil 10) - sağlam kalmak. Müstakırrun - sağlam şekilde sabit kalan veya onaylanan, gizlenen, kalıcı olan, kesinlikle gerçekleşen, varlığında/hedefinde/amacında yerleşik olan. Müstakar - sağlam şekilde sabit/yerleşik, geçici ikamet, mesken. Kurratun - serinlik, ferahlık, neşe ve rahatlık kaynağı. Kawarir (karuratun'un çoğulu) - bardaklar, kristaller.
- **Türevleri:** أَقْرَرْ (4) · تَقَرَّ (5) · قَرَار (9) · قُرَّة (3) · قَوَارِيرَا (3) · مُسْتَقَرّ (10) · مُّسْتَقِرّ (3) · ٱسْتَقَرَّ (1)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 36. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْتَقَرٌّۭ — mustekarrun · "kalmak"
  - **Dil bilgisi:** isim · istif'al kalıbı · edilgen · eril · merfu` isim · belirsiz

فَاَزَلَّهُمَا الشَّيْطَانُ عَنْهَا فَاَخْرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا ف۪يهِۖ وَقُلْنَا اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ وَلَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ

Fe ezellehumaş şeytanu anha fe ahrecehuma mimma kana fih, ve kulnahbitu ba'dukum li ba'din aduvv, ve lekum fil ardı mustekarrun ve metaun ila hin.

Fakat şeytan onları, oradan kaydırdı. Böylece ikisini de içinde bulundukları durumdan çıkardı. Biz de: "Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin. Yeryüzü, belli bir süreye kadar size barınak ve geçinme yeri olacak." dedik.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/36-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 84. ayet

- **Geçtiği form:** أَقْرَرْتُمْ — ekrartum · "kabul etmiştiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ لَا تَسْفِكُونَ دِمَٓاءَكُمْ وَلَا تُخْرِجُونَ اَنْفُسَكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ ثُمَّ اَقْرَرْتُمْ وَاَنْتُمْ تَشْهَدُونَ

Ve iz ehazna misakakum la tesfikune dimaekum ve la tuhricune enfusekum min diyarikum summe ekrartum ve entum teşhedun.

Hani! Bir zamanlar sizden, birbirinizin kanlarını dökmeyeceğinize ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair kesin söz almıştık. Bu sözümüzü kabul ettiğinizin tanıkları sizlersiniz.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/84-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 81. ayet

- **Geçtiği form:** ءَأَقْرَرْتُمْ — eekrartum · "bunu kabul ettiniz mi?"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاِذْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ النَّبِيّ۪نَ لَـمَٓا اٰتَيْتُكُمْ مِنْ كِتَابٍ وَحِكْمَةٍ ثُمَّ جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَكُمْ لَتُؤْمِنُنَّ بِه۪ وَلَتَنْصُرُنَّهُۜ قَالَ ءَاَقْرَرْتُمْ وَاَخَذْتُمْ عَلٰى ذٰلِكُمْ اِصْر۪يۜ قَالُٓوا اَقْرَرْنَاۜ قَالَ فَاشْهَدُوا وَاَنَا۬ مَعَكُمْ مِنَ الشَّاهِد۪ينَ

Ve iz ehazallahu misakan nebiyyine lema ateytukum min kitabin ve hikmetin summe caekum resulun musaddikun lima meakum le tu'minunne bihi ve le tensurunneh, kale e akrartum ve ehaztum ala zalikum ısri, kalu akrarna, kale feşhedu ve ene meakum mineş şahidin.

Hani Allah, Nebilerden söz almıştı: "Size, Kitap ve Hikmet verdim; şimdi yanınızdakini tasdik eden bir resul geldiğinde, ona kesinlikle inanacak ve yardım edeceksiniz." "Bunu kabul ettiniz mi? Bu önemli görevi üstlendiniz mi?" demişti. "Kabul ettik." dediler. Allah: "Öyleyse tanık olun, Ben de sizinle birlikte tanık olanlardanım." dedi.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/81-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 81. ayet

- **Geçtiği form:** أَقْرَرْنَا ۚ — ekrarna · "kabul ettik"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

وَاِذْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ النَّبِيّ۪نَ لَـمَٓا اٰتَيْتُكُمْ مِنْ كِتَابٍ وَحِكْمَةٍ ثُمَّ جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَكُمْ لَتُؤْمِنُنَّ بِه۪ وَلَتَنْصُرُنَّهُۜ قَالَ ءَاَقْرَرْتُمْ وَاَخَذْتُمْ عَلٰى ذٰلِكُمْ اِصْر۪يۜ قَالُٓوا اَقْرَرْنَاۜ قَالَ فَاشْهَدُوا وَاَنَا۬ مَعَكُمْ مِنَ الشَّاهِد۪ينَ

Ve iz ehazallahu misakan nebiyyine lema ateytukum min kitabin ve hikmetin summe caekum resulun musaddikun lima meakum le tu'minunne bihi ve le tensurunneh, kale e akrartum ve ehaztum ala zalikum ısri, kalu akrarna, kale feşhedu ve ene meakum mineş şahidin.

Hani Allah, Nebilerden söz almıştı: "Size, Kitap ve Hikmet verdim; şimdi yanınızdakini tasdik eden bir resul geldiğinde, ona kesinlikle inanacak ve yardım edeceksiniz." "Bunu kabul ettiniz mi? Bu önemli görevi üstlendiniz mi?" demişti. "Kabul ettik." dediler. Allah: "Öyleyse tanık olun, Ben de sizinle birlikte tanık olanlardanım." dedi.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/81-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسْتَقَرٌّۭ ۚ — mustekarrun · "gerçekleşeceği bir zaman vardır"
  - **Dil bilgisi:** isim · istif'al kalıbı · edilgen · eril · merfu` isim · belirsiz

لِكُلِّ نَبَأٍ مُسْتَقَرٌّۘ وَسَوْفَ تَعْلَمُونَ

Likulli nebein mustekar, ve sevfe ta'lemun.

Her haberin kararlaştırılmış bir zamanı vardır. Yakında bileceksiniz.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/67-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 98. ayet

- **Geçtiği form:** فَمُسْتَقَرٌّۭ — femustekarrun · "(sizin için) bir karar"
  - **Dil bilgisi:** isim · istif'al kalıbı · edilgen · eril · merfu` isim · belirsiz

وَهُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْشَاَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌۜ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَفْقَـهُونَ

Ve huvellezi enşeekum min nefsin vahıdetin fe mustekarrun ve mustevda', kad fassalnal ayati li kavmin yefkahun.

Sizi tek bir nefisten inşa eden O'dur. Sizin için bir kalış ve emanet olarak konuluş yeri vardır. Akleden bir halk için ayetlerimizi böylece ayrıntılı bir şekilde açıkladık.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/98-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْتَقَرٌّۭ — mustekarrun · "yerleşme"
  - **Dil bilgisi:** isim · istif'al kalıbı · edilgen · eril · merfu` isim · belirsiz

قَالَ اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ وَلَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ

Kalehbitu ba'dukum li ba'dın aduvv, ve lekum fil'ardı mustekarrun ve metaun ila hin.

"Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin." dedi. Yeryüzünde, size belli bir süreye kadar yerleşme ve yararlanma imkanı vardır." dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/24-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 143. ayet

- **Geçtiği form:** ٱسْتَقَرَّ — stekarra · "durursa"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَلَمَّا جَٓاءَ مُوسٰى لِم۪يقَاتِنَا وَكَلَّمَهُ رَبُّهُۙ قَالَ رَبِّ اَرِن۪ٓي اَنْظُرْ اِلَيْكَۜ قَالَ لَنْ تَرٰين۪ي وَلٰكِنِ انْظُرْ اِلَى الْجَبَلِ فَاِنِ اسْتَقَرَّ مَكَانَهُ فَسَوْفَ تَرٰين۪يۚ فَلَمَّا تَجَلّٰى رَبُّهُ لِلْجَبَلِ جَعَلَهُ دَكاًّ وَخَرَّ مُوسٰى صَعِقاًۚ فَلَمَّٓا اَفَاقَ قَالَ سُبْحَانَكَ تُبْتُ اِلَيْكَ وَاَنَا۬ اَوَّلُ الْمُؤْمِن۪ينَ

Ve lemma cae musa li mikatina ve kellemehu rabbuhu kale rabbi erini enzur ileyk, kale len terani ve lakininzur ilel cebeli fe inistekarre mekanehu fe sevfe terani fe lemma tecella rabbuhu lil cebeli cealehu dekkan ve harra musa saıkan, fe lemma efaka kale subhaneke tubtu ileyke ve ene evvelul mu'minin.

Ve Musa, belirlediğimiz yere gelip de Rabb'i onunla konuşunca: "Bana görün de Sana bakayım!" dedi. "Sen Beni göremezsin, fakat şu dağa bak, eğer o yerinde durursa sen de Beni göreceksin." buyurdu. Rabb'i dağa tecelli edince onu darmadağın etti ve Musa baygın düştü. Kendine gelince: "Sen münezzehsin. Tevbe ettim Sana. Ben Mü'minlerin ilkiyim." dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/143-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْتَقَرَّهَا — mustekarraha · "onun karar kıldığı yeri"
  - **Dil bilgisi:** isim · istif'al kalıbı · edilgen · eril · mansub isim

وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِي الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَاۜ كُلٌّ ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ

Ve ma min dabbetin fil ardı illa alallahi rızkuha ve ya'lemu mustekarreha ve mustevdeaha, kullun fi kitabin mubin.

Yeryüzünde yaşayan hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. O, onun karar kıldığı yeri ve geçici durduğu yeri bilir. Bunların tamamı apaçık bir Kitap'tadır.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/6-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** قَرَارٍۢ — kararin · "kararı (kökü)"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

وَمَثَلُ كَلِمَةٍ خَب۪يثَةٍ كَشَجَرَةٍ خَب۪يثَةٍۨ اجْتُثَّتْ مِنْ فَوْقِ الْاَرْضِ مَا لَهَا مِنْ قَرَارٍ

Ve meselu kelimetin habisetin ke şeceretin habisetinictusset min fevkıl ardı ma leha min karar.

Kötü bir söz de kökü yerden sökülmüş, ayakta duramayan kötü bir ağaç gibidir.

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/26-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقَرَارُ — l-kararu · "bir duraktır o"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

جَهَنَّمَۚ يَصْلَوْنَهَاۜ وَبِئْسَ الْقَرَارُ

Cehennem, yaslevneha, ve bi'sel karar.

Gidecekleri yer Cehennem'dir; kalacakları yer ne kötüdür!

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/29-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** وَقَرِّى — ve karri · "ve aydın olsun"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, dişil, tekil · emir kipi

فَكُل۪ي وَاشْرَب۪ي وَقَرّ۪ي عَيْناًۚ فَاِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ الْبَشَرِ اَحَداًۙ فَقُول۪ٓي اِنّ۪ي نَذَرْتُ لِلرَّحْمٰنِ صَوْماً فَلَنْ اُكَلِّمَ الْيَوْمَ اِنْسِياًّۚ

Fe kuli veşrabi ve karri ayna, fe imma terayinne minel beşeri ehaden fe kuli inni nezertu lir rahmani savmen fe len ukellimel yevme insiyya.

"Artık ye ve iç. Gözün aydın olsun! Eğer beşerlerden biri ile karşılaşırsan; ben Rahman'a savm adadım, bu nedenle bugün hiç kimse ile konuşmayacağım de."

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/26-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** تَقَرَّ — tekarra · "aydın olsun"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

اِذْ تَمْش۪ٓي اُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰى مَنْ يَكْفُلُهُۜ فَرَجَعْنَاكَ اِلٰٓى اُمِّكَ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَۜ وَقَتَلْتَ نَفْساً فَنَجَّيْنَاكَ مِنَ الْغَمِّ وَفَتَنَّاكَ فُتُوناً۠ فَلَبِثْتَ سِن۪ينَ ف۪ٓي اَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلٰى قَدَرٍ يَا مُوسٰى

İz temşi uhtuke fe tekulu hel edullukum ala men yekfuluh, fe reca'nake ila ummike key takarre aynuha ve la tahzen, ve katelte nefsen fe necceynake minel gammi ve fetennake futuna, fe lebiste sinine fi ehli medyene summe ci'te ala kaderin ya musa.

"Hani kız kardeşin gidip, "Size, ona bakacak birisini bulmanızda yardımcı olayım mı?" demişti. Böylece gözü aydın olsun ve üzülmesin diye seni annene geri döndürdük. Ve birisini öldürmüştün de seni sıkıntıdan kurtarmıştık. Ve seni çeşitli sınavlarla sınav yaptık. Sonra yıllarca Medyen halkı içinde kaldın. Sonra takdirimiz gereği şimdi buradasın ey Musa!"

_https://acikkuran.com/taha-suresi/40-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** وَنُقِرُّ — ve nukirru · "ve tutarız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِنَ الْبَعْثِ فَاِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِنْ مُضْغَةٍ مُخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِنُبَيِّنَ لَكُمْۜ وَنُقِرُّ فِي الْاَرْحَامِ مَا نَشَٓاءُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلاً ثُمَّ لِتَبْلُغُٓوا اَشُدَّكُمْۚ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّٰى وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنْ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـٔاًۜ وَتَرَى الْاَرْضَ هَامِدَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَاَنْبَتَتْ مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَه۪يجٍ

Ya eyyuhen nasu in kuntum fi raybin minel ba'si fe inna halaknakum min turabin summe min nutfetin summe min alakatin summe min mudgatin muhallekatin ve gayri muhallekatin li nubeyyine lekum, ve nukırru fil erhami ma neşau ila ecelin musemmen summe nuhricukum tıflen summe li teblugu eşuddekum ve minkum men yuteveffa ve minkum men yuraddu ila erzelil umuri li keyla ya'leme min ba'di ilmin şey'a, ve terel arda hamideten fe iza enzelna aleyhel maehtezzet ve rabet ve enbetet min kulli zevcin behic.

Ey İnsanlar! Eğer öldükten sonra yeniden dirilmekten kuşkunuz varsa; bilin ki Biz, sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra bir alakadan, sonra yapısı belli belirsiz mudğadan yarattık. Ne olduğunuzu bilin diye size açıklıyoruz. Ve Biz, dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutarız. Sonra sizi bir bebek olarak çıkarırız. Sonra kiminiz ergenlik çağına ulaşır. Ve sizden bir kısmınız vefat ettirilir. Kiminiz de ömrünün en kötü dönemine erişir; bir şey bilmez yaşlı bir bunak haline gelir. Yeryüzünü kurumuş ölmüş görürsün, ama üzerine su indirdiğimiz zaman yeniden hareketlenir, kabarır ve her bitkiden göz alıcı çiftler bitirir.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/5-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** قَرَارٍۢ — kararin · "bir karar yerine"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً ف۪ي قَرَارٍ مَك۪ينٍۖ

Summe cealnahu nutfeten fi kararin mekin.

Sonra onu güvenli ve sağlam bir mekanda bir nutfe kıldık.

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/13-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** قَرَارٍۢ — kararin · "oturmaya uygun"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

وَجَعَلْنَا ابْنَ مَرْيَمَ وَاُمَّهُٓ اٰيَةً وَاٰوَيْنَاهُمَٓا اِلٰى رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَع۪ينٍ۟

Ve cealnebne meryeme ve ummehu ayeten ve aveynahuma ila rabvetin zati kararin ve main.

Meryem Oğlu'nu ve annesini bir ayet kıldık. Ve ikisini, suyu olan yerleşime uygun bir tepeye yerleştirdik.

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/50-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسْتَقَرًّۭا — mustekarran · "kalacakları yer"
  - **Dil bilgisi:** isim · istif'al kalıbı · edilgen · eril · mansub isim · belirsiz

اَصْحَابُ الْجَنَّةِ يَوْمَئِذٍ خَيْرٌ مُسْتَقَراًّ وَاَحْسَنُ مَق۪يلاً

Ashabul cenneti yevme izin hayrun mustekarran ve ahsenu makila.

O Gün, Cennet ehli en yararlı yerde eğlenecek ve en iyi yerde dinlenecek.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/24-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 66. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْتَقَرًّۭا — mustekarran · "bir karargahtır"
  - **Dil bilgisi:** isim · istif'al kalıbı · edilgen · eril · mansub isim · belirsiz

اِنَّهَا سَٓاءَتْ مُسْتَقَراًّ وَمُقَاماً

İnneha saet mustekarren ve mukama.

Kuşkusuz o, kötü bir konaklama yeri ve konaktır.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/66-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 74. ayet

- **Geçtiği form:** قُرَّةَ — kurrate · "sevinci"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَالَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّـنَا هَبْ لَنَا مِنْ اَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ اَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّق۪ينَ اِمَاماً

Vellezine yekulune rabbena heb lena min ezvacina ve zurriyyatina kurrete a'yunin vec'alna lil muttekine imama.

Ve onlar, "Rabb'imiz! Eşlerimizden ve soyumuzdan bize göz aydınlığı bağışla. Ve bizi takva sahiplerine önder yap!" derler.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/74-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 76. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْتَقَرًّۭا — mustekarran · "karargahtır"
  - **Dil bilgisi:** isim · istif'al kalıbı · edilgen · eril · mansub isim · belirsiz

خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ حَسُنَتْ مُسْتَقَراًّ وَمُقَاماً

Halidine fiha, hasunet mustekarren ve mukama.

Sürekli orada kalacaklardır. Orası ne güzel bir konaklama yeri ve konaktır.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/76-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْتَقِرًّا — mustekirran · "yerleşmiş"
  - **Dil bilgisi:** isim · istif'al kalıbı · etken · eril · mansub isim · belirsiz

قَالَ الَّذ۪ي عِنْدَهُ عِلْمٌ مِنَ الْكِتَابِ اَنَا۬ اٰت۪يكَ بِه۪ قَبْلَ اَنْ يَرْتَدَّ اِلَيْكَ طَرْفُكَۜ فَلَمَّا رَاٰهُ مُسْتَقِراًّ عِنْدَهُ قَالَ هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبّ۪ي۠ لِيَبْلُوَن۪ٓي ءَاَشْكُرُ اَمْ اَكْفُرُۜ وَمَنْ شَكَرَ فَاِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ رَبّ۪ي غَنِيٌّ كَر۪يمٌ

Kalellezi indehu ilmun minel kitabi ene atike bihi kable en yertedde ileyke tarfuk, fe lemma reahu mustekırran indehu kale haza min fadlı rabbi, li yebluveni e eşkur em ekfur, ve men şekere fe innema yeşkuru li nefsih ve men kefere fe inne rabbi ganiyyun kerim.

Kitaptan yanında bir bilgi bulunan kimse: "Onu bakışın sana dönmeden getiririm." dedi. Süleyman, onun yanı başında durduğunu görünce: "Bu Rabb'imin lütfundandır; şükür mü edeceğim yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamak içindir." dedi. "Ve kim şükrederse kendisi için şükretmiş olur, kim de nankörlük ederse, bilsin ki Rabb'im Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Cömert'tir. "

_https://acikkuran.com/neml-suresi/40-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** قَوَارِيرَ ۗ — kavarira · "şeffaf sırça-"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

ق۪يلَ لَهَا ادْخُلِي الصَّرْحَۚ فَلَمَّا رَاَتْهُ حَسِبَتْهُ لُجَّةً وَكَشَفَتْ عَنْ سَاقَيْهَاۜ قَالَ اِنَّهُ صَرْحٌ مُمَرَّدٌ مِنْ قَوَار۪يرَۜ قَالَتْ رَبِّ اِنّ۪ي ظَلَمْتُ نَفْس۪ي وَاَسْلَمْتُ مَعَ سُلَيْمٰنَ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۟

Kile lehadhulis sarh, fe lemma raethu hasibethu lucceten ve keşefet an sakayha, kale innehu sarhun mumerradun min kavarir, kalet rabbi inni zalemtu nefsi ve eslemtu mea suleymane lillahi rabbil alemin.

Ona, "Köşke gir!" denildi. Köşkü görünce, onu derin su sanarak bacaklarını sıvadı. Süleyman, "Bu billurdan döşenmiş şeffaf bir zemindir." dedi. Melike, "Rabb'im, ben kendime haksızlık ettim. Süleyman ile birlikte alemlerin Rabb'i olan Allah'a teslim oldum." dedi.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/44-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** قَرَارًۭا — kararan · "durulacak yer"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

اَمَّنْ جَعَلَ الْاَرْضَ قَرَاراً وَجَعَلَ خِلَالَـهَٓا اَنْهَاراً وَجَعَلَ لَهَا رَوَاسِيَ وَجَعَلَ بَيْنَ الْبَحْرَيْنِ حَاجِزاًۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَۜ

Emmen cealel arda kararen ve ceale hılaleha enharen ve ceale leha revasiye ve ceale beynel bahreyni haciza, e ilahun meallah, bel ekseruhum la ya'lemun.

Yoksa yeryüzünü yerleşme yeri yapan ve orda nehirler akıtan, orada ağır baskılar koyan ve iki deniz arasına engel koyan mı? Allah ile beraber bir ilah mı? Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/61-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** قُرَّتُ — kurratu · "aydınlığı"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim

وَقَالَتِ امْرَاَتُ فِرْعَوْنَ قُرَّتُ عَيْنٍ ل۪ي وَلَكَۜ لَا تَقْتُلُوهُۗ عَسٰٓى اَنْ يَنْفَعَنَٓا اَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَداً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Ve kaletimraetu fir'avne kurretu aynin li ve lek, la taktuluhu asa en yenfeana ev nettehızehu veleden ve hum la yeş'urun.

Ve Firavun'un karısı: "Bana ve sana göz aydınlığı olsun. Onu öldürmeyin, belki bize yararı olur. Veya onu evlat ediniriz." dedi. Onlar, olacakların ayırdında değillerdi.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/9-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** تَقَرَّ — tekarra · "aydın olması"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

فَرَدَدْنَاهُ اِلٰٓى اُمِّه۪ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَلِتَعْلَمَ اَنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ۟

Fe redednahu ila ummihi key tekarra aynuha ve la tahzene ve li ta'leme enne va'dallahi hakkun ve lakinne ekserehum la ya'lemun.

Derken gözü aydın olsun, üzülmesin diye onu annesine kavuşturduk. Ve Allah'ın sözünün gerçek olduğunu fakat onların çoğunun bunu anlamadığını bilsin.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/13-ayet-meali.md_

### 32. Secde suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** قُرَّةِ — kurrati · "aydınlatıcı"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَٓا اُخْفِيَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ اَعْيُنٍۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Fe la ta'lemu nefsun ma uhfiye lehum min kurreti a'yun, cezaen bi ma kanu ya'melun.

Hiç kimse, yaptıkları iyi şeylerin karşılığı olarak, kendisini ne tür bir mutluluğun beklediğini bilmez.

_https://acikkuran.com/secde-suresi/17-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** وَقَرْنَ — ve karne · "ve vakarla oturun"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, dişil, çoğul · emir kipi

وَقَرْنَ ف۪ي بُيُوتِكُنَّ وَلَا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ الْجَاهِلِيَّةِ الْاُو۫لٰى وَاَقِمْنَ الصَّلٰوةَ وَاٰت۪ينَ الزَّكٰوةَ وَاَطِعْنَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ اِنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيُذْهِبَ عَنْكُمُ الرِّجْسَ اَهْلَ الْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْه۪يراًۚ

Ve karne fi buyutikunne ve la teberrecne teberrucel cahiliyyetil ula ve ekımnes salate ve atinez zekate ve atı'nallahe ve resuleh, innema yuridullahu li yuzhibe ankumur ricse ehlel beyti ve yutahhirekum tathira.

Evlerinizde vakarlı olun. Cahiliye dönemindeki gösteriş gibi gösteriş yapmayın. Salatı ikame edin, zekatı yapın. Allah'a ve Resul'üne itaat edin. Ey Nebi'nin ailesi! Allah sizden her türlü kirliliği giderip sizi tertemiz kılmak istiyor.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/33-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 51. ayet

- **Geçtiği form:** تَقَرَّ — tekarra · "aydınlanmasına"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

تُرْج۪ي مَنْ تَشَٓاءُ مِنْهُنَّ وَتُــْٔـو۪ٓي اِلَيْكَ مَنْ تَشَٓاءُۜ وَمَنِ ابْتَغَيْتَ مِمَّنْ عَزَلْتَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكَۜ  ذٰلِكَ اَدْنٰٓى اَنْ تَقَرَّ اَعْيُنُهُنَّ وَلَا يَحْزَنَّ وَيَرْضَيْنَ بِمَٓا اٰتَيْتَهُنَّ كُلُّهُنَّۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَل۪يماً

Turci men teşau minhunne ve tu'vi ileyke men teşau, ve menibtegayte mimmen azelte fe la cunaha aleyk, zalike edna en tekarre a'yunuhunne ve la yahzenne ve yerdayne bima ateytehunne kulluhunn, vallahu ya'lemu ma fi kulubikum ve kanallahu alimen halima.

Onlardan dilediğini ertelersin, dilediğini yanına alırsın. Bıraktıklarından, istediğini yanına almanda senin için bir sakınca yoktur. En uygun olanı budur. Bu, onların gözlerinin aydın olması ve hüzünlenmemeleri ve kendilerine verdiğinle hoşnut olmaları için en uygun olanıdır. Allah, kalplerinizde olanı bilmektedir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Çok Şefkatli'dir.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/51-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** لِمُسْتَقَرٍّۢ — limustekarrin · "karar bulacağı yere"
  - **Dil bilgisi:** isim · istif'al kalıbı · edilgen · eril · mecrur isim · belirsiz

وَالشَّمْسُ تَجْر۪ي لِمُسْتَقَرٍّ لَهَاۜ ذٰلِكَ تَقْد۪يرُ الْعَز۪يزِ الْعَل۪يمِۜ

Veş şemsu tecri li mustekarrin leha, zalike takdirul azizil alim.

Güneş, kendisi için karar kılınan yörüngesinde akar gider. İşte bu Mutlak Üstün Olan'ın, Her Şeyi Bilen'in yasasıdır.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/38-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقَرَارُ — l-kararu · "durak"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

قَالُوا بَلْ اَنْتُمْ۠  لَا مَرْحَباً بِكُمْۜ  اَنْتُمْ قَدَّمْتُمُوهُ لَنَاۚ فَبِئْسَ الْقَرَارُ

Kalu bel entum, la merhaben bikum, entum kaddemtumuhu lena, febi'sel karar.

Diğerleri ise: "Hayır! Asıl size rahatlık yok. Ona uğramamızın sebebi sizsiniz. O ne kötü bir konaklama yeridir!" dediler.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/60-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 39. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقَرَارِ — l-karari · "ebedi olarak durulacak"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

يَا قَوْمِ اِنَّمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا مَتَاعٌۘ وَاِنَّ الْاٰخِرَةَ هِيَ دَارُ الْقَرَارِ

Ya kavmi innema hazihil hayatud dunya metaun ve innel ahirete hiye darul karar.

"Ey halkım! Bu dünya hayatı geçici bir yararlanmadır. Ahiret hayatı ise kesinlikle devamlı kalınacak yerdir."

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/39-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** قَرَارًۭا — kararan · "durulacak yer"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

اَللّٰهُ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ قَرَاراً وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءً وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْۚ فَـتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ

Allahullezi ceale lekumul arda kararen ves semae binaen ve savverekum fe ahsene suverekum ve razakakum minet tayyibat, zalikumullahu rabbukum, fe tebarekallahu rabbul alemin.

Sizin için yeryüzünü yerleşim alanı, gökyüzünü de üzerinize bir tavan gibi yapan Allah'tır. O, size en iyi şekille şekil veren ve sizi temiz şeylerden rızıklandırandır. İşte Rabb'iniz olan Allah odur. Alemlerin Rabb'i olan Allah, ne Mübarek'tir.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/64-ayet-meali.md_

### 54. Kamer suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسْتَقِرٌّۭ — mustekirrun · "yerini bulacaktır"
  - **Dil bilgisi:** isim · istif'al kalıbı · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

وَكَذَّبُوا وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ وَكُلُّ اَمْرٍ مُسْتَقِرٌّ

Ve kezzebu vettebeu ehvaehum ve kullu emrin mustekırr.

Ve yalanladılar. Kendi tutkularına uydular. Oysa her şey kararlaştırılmıştır.

_https://acikkuran.com/kamer-suresi/3-ayet-meali.md_

### 54. Kamer suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسْتَقِرٌّۭ — mustekirrun · "kararlı"
  - **Dil bilgisi:** isim · istif'al kalıbı · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

وَلَقَدْ صَبَّحَهُمْ بُكْرَةً عَذَابٌ مُسْتَقِرٌّۚ

Ve lekad sabbehahum bukreten azabun mustekırr.

Ant olsun ki, onları sabahleyin kalıcı bir azap yakaladı.

_https://acikkuran.com/kamer-suresi/38-ayet-meali.md_

### 75. Kıyame suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسْتَقَرُّ — l-mustekarru · "varıp durulacak yer"
  - **Dil bilgisi:** isim · istif'al kalıbı · edilgen · eril · merfu` isim

اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمُسْتَقَرُّۜ

İla rabbike yevme izinil mustekar.

O Gün, sığınılacak tek yer senin Rabb'indir.

_https://acikkuran.com/kiyame-suresi/12-ayet-meali.md_

### 76. İnsan suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** قَوَارِيرَا۠ — kavarira · "billur"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَيُطَافُ عَلَيْهِمْ بِاٰنِيَةٍ مِنْ فِضَّةٍ وَاَكْوَابٍ كَانَتْ قَوَار۪يرَاۙ

Ve yutafu aleyhim bi aniyetin min fıddatin ve ekvabin kanet kavarira.

Gümüşten kaplar ve billur kupalarla aralarında dolaşılır.

_https://acikkuran.com/insan-suresi/15-ayet-meali.md_

### 76. İnsan suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** قَوَارِيرَا۟ — kavarira · "billurlar ki"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

قَوَار۪يرَ مِنْ فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقْد۪يراً

Kavarira min fıddatin kadderuha takdira.

Miktarını kendilerinin belirledikleri gümüşten billur kadehler,

_https://acikkuran.com/insan-suresi/16-ayet-meali.md_

### 77. Mürselat suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** قَرَارٍۢ — kararin · "bir karar yerine"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

فَجَعَلْنَاهُ ف۪ي قَرَارٍ مَك۪ينٍۙ

Fe cealnahu fi kararin mekin.

Sonra onu korunaklı bir yere yerleştirdik.

_https://acikkuran.com/murselat-suresi/21-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
