# Kaf-Ra-Ye — قري (qry)

> Kur'an'da 57 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/qry

- **Anlam:** Bir misafiri ağırlamak, bir misafirin ağırlandığı şey. Toplamak, içine/içeri koşmak. Keşfetmek; araştırmak; çok ve özenli bir aramayla şehri/kasabayı incelemek.
- **Türevleri:** قَرْيَة (57)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقَرْيَةَ — l-karyete · "kente"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَاِذْ قُلْنَا ادْخُلُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ فَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَداً وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّداً وَقُولُوا حِطَّةٌ نَغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْۜ وَسَنَز۪يدُ الْمُحْسِن۪ينَ

Ve iz kulnadhulu hazihil karyete fe kulu minha haysu şi'tum ragaden vedhulul babe succeden ve kulu hıttatun nagfir lekum hatayakum ve senezidul muhsinin.

Hani: "Şu şehre girin, orada dilediğinizden bol bol yiyin. O kapıdan secde ederek girin. Ve "Bizi bağışla." deyin ki Biz de yanlışlarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara daha fazlasını vereceğiz." demiştik.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/58-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 259. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍۢ — karyetin · "bir kasabaya"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

اَوْ كَالَّذ۪ي مَرَّ عَلٰى قَرْيَةٍ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَاۚ قَالَ اَنّٰى يُحْـي۪ هٰذِهِ اللّٰهُ بَعْدَ مَوْتِهَاۚ فَاَمَاتَهُ اللّٰهُ مِائَةَ عَامٍ ثُمَّ بَعَثَهُۜ قَالَ كَمْ لَبِثْتَۜ قَالَ لَبِثْتُ يَوْماً اَوْ بَعْضَ يَوْمٍۜ قَالَ بَلْ لَبِثْتَ مِائَةَ عَامٍ فَانْظُرْ اِلٰى طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمْ يَتَسَنَّهْۚ وَانْظُرْ اِلٰى حِمَارِكَ وَلِنَجْعَلَكَ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَانْظُرْ اِلَى الْعِظَامِ كَيْفَ نُنْشِزُهَا ثُمَّ نَكْسُوهَا لَحْماًۜ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۙ قَالَ اَعْلَمُ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ

Ev kellezi merra ala karyetin ve hiye haviyetun ala uruşiha, kale enna yuhyi hazihillahu ba'de mevtiha, fe ematehullahu miete amin summe beaseh, kale kem lebist, kale lebistu yevme ev ba'da yevm, kale bel lebiste miete amin fenzur ila taamike ve şerabike lem yetesenneh, venzur ila hımarike ve li nec'aleke ayeten lin nasi venzur ilal izami keyfe nunşizuha summe neksuha lahma, fe lemma tebeyyene lehu, kale a'lemu ennallahe ala kulli şey'in kadir.

Veya temelleri üzerine yıkılıp, harap olmuş beldeye uğrayan kimse gibi: "Ölümünden sonra Allah bunu nasıl diriltecek? demişti. Bunun üzerine Allah, onu öldürüp yüz yıl ölü bıraktıktan sonra diriltti. Ona: "Ne kadar süre ölü kaldın?" dendi. O da: "Bir gün veya bir günden daha az." dedi. Allah, "Hayır, yüz yıl kaldın." dedi. "Buna rağmen yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Ve eşeğine de bak. Bu, insanlara ayet olman içindir. Şu kemiklere bir bak, onları nasıl düzenleyip sonra et giydiriyoruz." Ona bu detaylı açıklama yapıldıktan sonra: "Artık anladım ki, kuşkusuz Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir." dedi.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/259-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقَرْيَةِ — l-karyeti · "kentten"
  - **Dil bilgisi:** isim · mecrur isim

وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَٓاءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَاۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِياًّۚ وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَص۪يراًۜ

Ve ma lekum la tukatilune fi sebilillahi vel mustad'afine miner ricali ven nisai vel vildanillezine yekulune rabbena ahricna min hazihil karyetiz zalimi ehluha, vec'al lena min ledunke veliyya, vec'al lena min ledunke nasira.

Size ne oluyor da Allah yolunda ve: "Ey Rabb'imiz! Bizi halkı zalim olan bu beldeden çıkar, katından bize bir veli ver, bize katından yardım edecek kimseler ver." diyen mustaz'af erkekler, kadınlar ve çocuklar için savaşmıyorsunuz?

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/75-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 92. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقُرَىٰ — l-kura · "şehirlerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim

وَهٰذَا كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ مُبَارَكٌ مُصَدِّقُ الَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِ وَلِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَاۜ وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ يُؤْمِنُونَ بِه۪ وَهُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ

Ve haza kitabun enzelnahu mubarekun musaddıkullezi beyne yedeyhi ve li tunzire ummel kura ve men havleha, vellezine yu'minune bil ahireti yu'minune bihi ve hum ala salatihim yuhafizun.

Bu, şehirlerin anası ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendisinden öncekileri doğrulayan kutlu bir Kitap'tır. Ahiret'e iman edenler, buna da iman ederler. Ve onlar salatlarını korurlar.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/92-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 123. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍ — karyetin · "kentin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا ف۪ي كُلِّ قَرْيَةٍ اَكَابِرَ مُجْرِم۪يهَا لِيَمْكُرُوا ف۪يهَاۜ وَمَا يَمْكُرُونَ اِلَّا بِاَنْفُسِهِمْ وَمَا يَشْعُرُونَ

Ve kezalike cealna fi kulli karyetin ekabire mucrimiha li yemkuru fiha, ve ma yemkurune illa bi enfusihim ve ma yeş'urun.

Böylece her kentin ileri gelenlerini, aldatmalarından ötürü oranın suçluları yaptık. Onlar kendilerinden başkasını aldatmıyorlar ama bunun bilincinde değiller.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/123-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 131. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقُرَىٰ — l-kura · "ülkeleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim

ذٰلِكَ اَنْ لَمْ يَكُنْ رَبُّكَ مُهْلِكَ الْقُرٰى بِظُلْمٍ وَاَهْلُهَا غَافِلُونَ

Zalike en lem yekun rabbuke muhlikel kura bi zulmin ve ehluha gafilun.

Gerçek şu ki: Rabb'in, gerçeklerden habersiz bir beldenin halkını haksız yere asla yok etmez.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/131-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍ — karyetin · "kent(ler)i"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَكَمْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَا فَجَٓاءَهَا بَأْسُنَا بَيَاتاً اَوْ هُمْ قَٓائِلُونَ

Ve kem min karyetin ehleknaha fe caeha be'suna beyaten ev hum kailun.

Biz, nice kentleri yok ettik. Gece uyurlarken veya gündüz uykusundayken onlara azabımız gelip çattı.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/4-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 82. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَتِكُمْ ۖ — karyetikum · "kentiniz-"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

وَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُوهُمْ مِنْ قَرْيَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ

Ve ma kane cevabe kavmihi illa en kalu ahricuhum min karyetikum, innehum unasun yetetahherun.

Halkının cevabı yalnızca şu oldu: "Çıkarın onları yurtlarınızdan, zira o insanlar, kendilerini çok temiz görüyorlar."

_https://acikkuran.com/araf-suresi/82-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 88. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَتِنَآ — karyetina · "kentimiz-"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

قَالَ الْمَلَأُ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لَنُخْرِجَنَّكَ يَا شُعَيْبُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَكَ مِنْ قَرْيَتِنَٓا اَوْ لَتَعُودُنَّ ف۪ي مِلَّتِنَاۜ قَالَ اَوَلَوْ كُنَّا كَارِه۪ينَ

Kalel meleullezinestekberu min kavmihi le nuhricenneke ya şuaybu vellezine amenu meake min karyetina ev le teudunne fi milletina, kale e ve lev kunna karihin.

Halkının büyüklük taslayan meleleri dediler ki: "Ey Şu'ayb! Seni ve seninle birlikte iman edenleri ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da bizim milletimize döneceksiniz." O da: "Kerih görsek de mi?" dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/88-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 94. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍۢ — karyetin · "bir ülkeye"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪ي قَرْيَةٍ مِنْ نَبِيٍّ اِلَّٓا اَخَذْنَٓا اَهْلَهَا بِالْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ لَعَلَّهُمْ يَضَّرَّعُونَ

Ve ma erselna fi karyetin min nebiyyin illa ehazna ehleha bil be'sai ved darrai leallehum yaddarraun.

Hangi beldeye bir Nebi gönderdiysek, o beldenin halkını darra'i etsin diye sıkıntı ve zorlukla yakaladık.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/94-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 96. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقُرَىٰٓ — l-kura · "(O) ülkelerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim

وَلَوْ اَنَّ اَهْلَ الْقُرٰٓى اٰمَنُوا وَاتَّقَوْا لَفَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَرَكَاتٍ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ وَلٰكِنْ كَذَّبُوا فَاَخَذْنَاهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

Ve lev enne ehlel kura amenu vettekav le fetahna aleyhim berekatin mines semai vel ardı ve lakin kezzebu fe ehaznahum bima kanu yeksibun.

Eğer beldelerin halkı iman edip, takva sahibi olsalardı, muhakkak üzerlerine göğün ve yerin bereketini açardık. Ancak onlar yalanladılar, Biz de yaptıklarına karşılık onları kıskıvrak yakaladık.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/96-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 97. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقُرَىٰٓ — l-kura · "(o) ülkelerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim

اَفَاَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰٓى اَنْ يَأْتِيَهُمْ بَأْسُنَا بَيَاتاً وَهُمْ نَٓائِمُونَۜ

E fe emine ehlul kura en ye'tiyehum be'suna beyaten ve hum naimun.

O beldelerin halkı, geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?

_https://acikkuran.com/araf-suresi/97-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 98. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقُرَىٰٓ — l-kura · "(o) ülkelerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim

اَوَاَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰٓى اَنْ يَأْتِيَهُمْ بَأْسُنَا ضُحًى وَهُمْ يَلْعَبُونَ

E ve emine ehlul kura en ye'tiyehum be'suna duhan ve hum yel'abun .

Ya da o beldelerin halkı, gündüzün serin vaktinde dünya işleriyle oyalanırlarken azabımızın onlara gelmeyeceğinden emin mi oldular?

_https://acikkuran.com/araf-suresi/98-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 101. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقُرَىٰ — l-kura · "ülkeler"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · merfu` isim

تِلْكَ الْقُرٰى نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ اَنْـبَٓائِهَاۚ وَلَقَدْ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِۚ فَمَا كَانُوا لِيُؤْمِنُوا بِمَا كَذَّبُوا مِنْ قَبْلُۜ كَذٰلِكَ يَطْبَعُ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِ الْكَافِر۪ينَ

Tilkel kura nakussu aleyke min enbaiha ve lekad caethum rusuluhum bil beyyinati fe ma kanu liyu'minu bi ma kezzebu min kablu kezalike yatbaullahu ala kulubil kafirin .

İşte o beldeler ki sana bazı haberlerini anlatıyoruz. Resulleri onlara beyyinat getirmişlerdi. Ancak onlar, daha önce yalanlamış oldukları şeye inanmak istemediler. Allah Kafirlerin kalplerini işte böyle mühürler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/101-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 161. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقَرْيَةَ — l-karyete · "kentte"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَاِذْ ق۪يلَ لَهُمُ اسْكُنُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ وَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ وَقُولُوا حِطَّةٌ وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّداً نَغْفِرْ لَكُمْ خَط۪ٓيـَٔاتِكُمْۜ سَنَز۪يدُ الْمُحْسِن۪ينَ

Ve iz kile lehumuskunu hazihil karyete ve kulu minha haysu şi'tum ve kulu hıttatun vedhulul babe succeden nagfir lekum hatiatikum, senezidul muhsinin.

Onlara, "Şu beldeye yerleşin ve orada dilediğiniz şeylerden yiyin. Af dilediğinizi söyleyin ve teslim olmuş/kabullenmiş olarak kapısından girin." denilmişti. Biz, "Yanlışlarınızı bağışlayalım ve iyilik edenlere fazlasıyla verelim."

_https://acikkuran.com/araf-suresi/161-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 163. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقَرْيَةِ — l-karyeti · "kent(halkın)ın durumu-"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

وَسْـَٔلْهُمْ عَنِ الْقَرْيَةِ الَّت۪ي كَانَتْ حَاضِرَةَ الْبَحْرِۢ اِذْ يَعْدُونَ فِي السَّبْتِ اِذْ تَأْت۪يهِمْ ح۪يتَانُهُمْ يَوْمَ سَبْتِهِمْ شُرَّعاً وَيَوْمَ لَا يَسْبِتُونَۙ لَا تَأْت۪يهِمْۚ كَذٰلِكَ نَبْلُوهُمْ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ

Ves'elhum anil karyetilleti kanet hadıratel bahri iz ya'dune fis sebti iz te'tihim hitanuhum yevme sebtihim şurre'an ve yevme la yesbitune la te'tihim, kezalike nebluhum bi ma kanu yefsukun.

Onlara, deniz kıyısındaki kasabanın durumunu sor. Hani onlar Cumartesi Günü Yasasını çiğneyerek haddi aşıyorlardı. Balıklar Cumartesi günü ortaya çıkıyor, diğer günler ise gelmiyorlardı. fasıklıkları nedeniyle kendilerini bu şekilde sınıyorduk.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/163-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 98. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٌ — karyetun · "bir kasaba"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim · belirsiz

فَلَوْلَا كَانَتْ قَرْيَةٌ اٰمَنَتْ فَنَفَعَهَٓا ا۪يمَانُهَٓا اِلَّا قَوْمَ يُونُسَۜ لَمَّٓا اٰمَنُوا كَشَفْنَا عَنْهُمْ عَذَابَ الْخِزْيِ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَمَتَّعْنَاهُمْ اِلٰى ح۪ينٍ

Fe lev la kanet karyetun amenet fe nefeaha imanuha, illa kavme yunus, lemma amenu keşefna anhum azabel hızyi fil hayatid dunya ve metta'nahum ila hin.

Keşke azap gelmeden önce iman edip de imanları kendilerine fayda vermiş bir kent olsaydı. Yalnız Yunus'un halkı iman edince, dünya hayatında onlardan rezillik azabını kaldırdık. Ve onları belli bir süre daha yararlandırdık.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/98-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 100. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقُرَىٰ — l-kura · "o şehirlerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim

ذٰلِكَ مِنْ اَنْـبَٓاءِ الْقُرٰى نَقُصُّهُ عَلَيْكَ مِنْهَا قَٓائِمٌ وَحَص۪يدٌ

Zalike min enbail kura nekussuhu aleyke minha kaimun ve hasid.

Bunlar, o kentlere ait sana bildirdiğimiz haberlerdir. O kentlerden, yerinde duran da var, biçilmiş ekin gibi olan da.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/100-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 102. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقُرَىٰ — l-kura · "şehirleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim

وَكَذٰلِكَ اَخْذُ رَبِّكَ اِذَٓا اَخَذَ الْقُرٰى وَهِيَ ظَالِمَةٌۜ اِنَّ اَخْذَهُٓ اَل۪يمٌ شَد۪يدٌ

Ve kezalike ahzu rabbike iza ehazel kura ve hiye zalimeh, inne ahzehu elimun şedid.

İşte Rabb'in, zulmeden kentleri cezalandırdığı zaman, böyle cezalandırır. O'nun cezası çok acı verici ve çok şiddetlidir.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/102-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 117. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقُرَىٰ — l-kura · "o beldeleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim

وَمَا كَانَ رَبُّكَ لِيُهْلِكَ الْقُرٰى بِظُلْمٍ وَاَهْلُهَا مُصْلِحُونَ

Ve ma kane rabbuke li yuhlikel kura bi zulmin ve ehluha muslihun.

Yoksa senin Rabb'in, o memleketleri, halkı düzelticiler oldukları halde, haksızlıkla yok edecek değildi!

_https://acikkuran.com/hud-suresi/117-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 82. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقَرْيَةَ — l-karyete · "kente"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَسْـَٔلِ الْقَرْيَةَ الَّت۪ي كُنَّا ف۪يهَا وَالْع۪يرَ الَّت۪ٓي اَقْبَلْنَا ف۪يهَاۜ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ

Ves'elil karyetelleti kunna fiha vel irelleti akbelna fiha, ve inna le sadikun.

"Gittiğimiz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana da sor. Kuşkusuz biz doğru söylüyoruz."

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/82-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 109. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقُرَىٰٓ ۗ — l-kura · "kentler"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim

وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ اِلَّا رِجَالاً نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ مِنْ اَهْلِ الْقُرٰىۜ اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ وَلَدَارُ الْاٰخِرَةِ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْاۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ

Ve ma erselna min kablike illa ricalen nuhi ileyhim min ehlil kura, e fe lem yesiru fil ardı fe yanzuru keyfe kane akıbetullezine min kablihim, ve le darul ahıreti hayrun lillezinettekav, e fe la ta'kılun.

Senden önce gönderdiğimiz ve kendilerine vahyettiğimiz kimseler de şehirlerde yaşayanlardan başkası değildi. Hem onlar, yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Baksalar ya! Kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna! Takva sahipleri için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/109-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍ — karyetin · "kenti"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَعْلُومٌ

Ve ma ehlekna min karyetin illa ve leha kitabun ma'lum.

Biz, hiçbir kenti, bilinen bir kitabı olmaksızın helak etmedik.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/4-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 112. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةًۭ — karyeten · "bir kenti"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً قَرْيَةً كَانَتْ اٰمِنَةً مُطْمَئِنَّةً يَأْت۪يهَا رِزْقُهَا رَغَداً مِنْ كُلِّ مَكَانٍ فَكَفَرَتْ بِاَنْعُمِ اللّٰهِ فَاَذَاقَهَا اللّٰهُ لِبَاسَ الْجُوعِ وَالْخَوْفِ بِمَا كَانُوا يَصْنَعُونَ

Ve daraballahu meselen karyeten kanet amineten mutmainneten ye'tiha rızkuha ragaden min kulli mekanin fe keferet bi en'umillahi fe ezakahallahu libasel cui vel havfi bima kanu yasnaun.

Allah, güvenli ve her yönden tatmin olmuş bir kenti örnek verdi. Oraya, her yerden bol bol rızık geliyordu. Ne var ki, Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler. Bunun üzerine Allah da onlara kaypaklıkları nedeniyle açlık ve korku elbisesini tattırdı.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/112-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةً — karyeten · "bir kenti"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

وَاِذَٓا اَرَدْنَٓا اَنْ نُهْلِكَ قَرْيَةً اَمَرْنَا مُتْرَف۪يهَا فَفَسَقُوا ف۪يهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا الْقَوْلُ فَدَمَّرْنَاهَا تَدْم۪يراً

Ve iza eredna en nuhlike karyeten emerna mutrafiha fe feseku fiha fe hakka aleyhel kavlu fe demmernaha tedmira.

Biz bir beldeyi yok etmek istersek, varlık ve güç sahibi ileri gelenlerine uyarımızı yaparız, buna rağmen bozgunculuk yaparlarsa böylece söz hak olur. Ve onu helak ederek yok ederiz.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/16-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍ — karyetin · "kent"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَاِنْ مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا نَحْنُ مُهْلِكُوهَا قَبْلَ يَوْمِ الْقِيٰمَةِ اَوْ مُعَذِّبُوهَا عَذَاباً شَد۪يداًۜ كَانَ ذٰلِكَ فِي الْكِتَابِ مَسْطُوراً

Ve in min karyetin illa nahnu muhlikuha kable yevmil kıyameti ev muazzibuha azaben şedida, kane zalike fil kitabi mestura.

Hiçbir belde yoktur ki, kıyamet gününden önce biz onu yok etmeyelim veya şiddetli bir azap ile azaplandırmayalım. Bu Kitap'ta kayıtlıdır.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/58-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 59. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقُرَىٰٓ — l-kura · "(şu) kentleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · merfu` isim

وَتِلْكَ الْقُرٰٓى اَهْلَكْنَاهُمْ لَمَّا ظَلَمُوا وَجَعَلْنَا لِمَهْلِكِهِمْ مَوْعِداً۟

Ve tilkel kura ehleknahum lemma zalemu ve cealna li mehlikihim mev'ıda.

İşte zulmettikleri zaman yok ettiğimiz beldeler. Biz onların yok edilmeleri için de bir zaman belirlemiştik.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/59-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 77. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍ — karyetin · "bir kent"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَيَٓا اَهْلَ قَرْيَةٍۨ اسْتَطْعَمَٓا اَهْلَهَا فَاَبَوْا اَنْ يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا ف۪يهَا جِدَاراً يُر۪يدُ اَنْ يَنْقَضَّ فَاَقَامَهُۜ قَالَ لَوْ شِئْتَ لَتَّخَذْتَ عَلَيْهِ اَجْراً

Fentaleka, hatta iza eteya ehle karyetin istat'ama ehleha fe ebev en yudayyifuhuma fe veceda fiha cidaren yuridu en yenkadda fe ekameh, kale lev şi'te lettehazte aleyhi ecra.

Yeniden yola koyuldular. Bir kasabaya varınca, karşılaştıkları halktan yiyecek istediler. Ne var ki onlar, kendilerini misafir etmekten kaçındılar. Derken orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular. Hemen onu düzeltti. Musa: "Eğer isteseydin elbette bunun için bir ücret alırdın." dedi.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/77-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍ — karyetin · "kent (halkı)"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

مَٓا اٰمَنَتْ قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَاۚ اَفَهُمْ يُؤْمِنُونَ

Ma amenet kablehum min karyetin ehleknaha, e fe hum yu'minun.

Onlardan önce yok ettiğimiz hiçbir kent iman etmemişti. Şimdi bunlar mı iman edecekler?

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/6-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍۢ — karyetin · "şehir(ler)-"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَكَمْ قَصَمْنَا مِنْ قَرْيَةٍ كَانَتْ ظَالِمَةً وَاَنْشَأْنَا بَعْدَهَا قَوْماً اٰخَر۪ينَ

Ve kem kasamna min karyetin kanet zalimeten ve enşe'na ba'deha kavmen aharin.

Ve Biz, zalim olan kentlerden nicelerini kırıp geçirdik. Onlardan sonra başka bir halk getirdik.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/11-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 74. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقَرْيَةِ — l-karyeti · "bir kent-"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

وَلُوطاً اٰتَيْنَاهُ حُكْماً وَعِلْماً وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْقَرْيَةِ الَّت۪ي كَانَتْ تَعْمَلُ الْخَبَٓائِثَۜ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْءٍ فَاسِق۪ينَۙ

Ve lutan ateynahu hukmen ve ılmen ve necceynahu minel karyetilleti kanet ta'melul habais, innehum kanu kavme sev'in fasikin.

Biz, Lut'a bir hüküm, bir ilim verdik. Onu çirkin işler yapan kentten kurtardık. Onlar fasık olan kötü bir halktı.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/74-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 95. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍ — karyetin · "bir ülkeye"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَحَرَامٌ عَلٰى قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَٓا اَنَّهُمْ لَا يَرْجِعُونَ

Ve haramun ala karyetin ehleknaha ennehum la yerciun.

Yok ettiğimiz bir kent halkının geri dönmesi haramdır. Onlar bir daha geri dönemezler.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/95-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 45. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍ — karyetin · "kentler-"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

فَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ فَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُعَطَّـلَةٍ وَقَصْرٍ مَش۪يدٍ

Fe ke eyyin min karyetin ehleknaha ve hiye zalimetun fe hiye haviyetun ala uruşiha ve bi'rin muattalatin ve kasrın meşid.

Böylece zulüm yapmalarından dolayı nice kentleri yok ettik. Çatıları çökmüş, duvarları yıkılmış; sahipsiz kalmış kuyular ve görkemli saraylar vardır.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/45-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍ — karyetin · "kentler-"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَمْلَيْتُ لَهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ اَخَذْتُهَاۚ وَاِلَيَّ الْمَص۪يرُ۟

Ve ke eyyin min karyetin emleytu leha ve hiye zalimetun summe ehaztuha, ve ileyyel masir.

Zulmedip duran nice kentler vardı ki onlara süre vermiştim. Sonra onları yakaladım. Ve dönüş Bana'dır.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/48-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقَرْيَةِ — l-karyeti · "kente"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

وَلَقَدْ اَتَوْا عَلَى الْقَرْيَةِ الَّت۪ٓي اُمْطِرَتْ مَطَرَ السَّوْءِۜ اَفَلَمْ يَكُونُوا يَرَوْنَهَاۚ بَلْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ نُشُوراً

Ve lekad atev alel karyetilleti umtırat mataras sev', e fe lem yekunu yerevneha, bel kanu la yercune nuşura.

Ve ant olsun ki onlar, felaket yağmuru yağdırılmış olan beldeye vardılar. Peki, onu da mı görmediler? Aksine onlar, öldükten sonra dirilmeyi beklemiyorlar.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/40-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 51. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍۢ — karyetin · "kente"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَلَوْ شِئْنَا لَبَعَثْنَا ف۪ي كُلِّ قَرْيَةٍ نَذ۪يراًۘ

Ve lev şi'na le beasna fi kulli karyetin nezira.

Eğer dileseydik, elbette her beldeden bir uyarıcı çıkarırdık.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/51-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 208. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍ — karyetin · "kenti"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا لَهَا مُنْذِرُونَۗۛ

Ve ma ehlekna min karyetin illa leha munzirun.

Uyarıcıları olmayan hiçbir kenti yok etmedik.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/208-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةً — karyeten · "bir ülkeye"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim · belirsiz

قَالَتْ اِنَّ الْمُلُوكَ اِذَا دَخَلُوا قَرْيَةً اَفْسَدُوهَا وَجَعَلُٓوا اَعِزَّةَ اَهْلِهَٓا اَذِلَّةًۚ وَكَذٰلِكَ يَفْعَلُونَ

Kalet innel muluke iza dehalu karyeten efseduha ve cealu eizzete ehliha ezilleh, ve kezalike yef'alun.

Sebe Melike'si: "Hükümdarlar bir ülkeye girdikleri zaman, orayı bozguna uğratırlar. Oranın halkından izzet sahibi olanları zillete düşürürler. Onlar da böyle yapacaklar." dedi.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/34-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 56. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَتِكُمْ ۖ — karyetikum · "kentiniz-"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُٓوا اٰلَ لُوطٍ مِنْ قَرْيَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ

Fe ma kane cevabe kavmihi illa en kalu ahricu ale lutın min karyetikum innehum unasun yetetahherun.

Fakat halkının cevabı: "Lut ailesini kasabamızdan çıkarın; çünkü onlar temiz kalmak isteyen kimselermiş!" demekten başka bir şey olmadı.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/56-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍۭ — karyetin · "kent(ler)-"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَكَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ بَطِرَتْ مَع۪يشَتَهَاۚ فَتِلْكَ مَسَاكِنُهُمْ لَمْ تُسْكَنْ مِنْ بَعْدِهِمْ اِلَّا قَل۪يلاًۜ وَكُنَّا نَحْنُ الْوَارِث۪ينَ

Ve kem ehlekna min karyetin batırat maişeteha, fe tilke mesakinuhum lem tusken min ba'dihim illa kalila, ve kunna nahnul varisin.

Şımararak, geçindikleri şeylere şükretmeyen nice kenti yıkıma uğrattık. İşte bunlar, onların yerleşim yerleri! Kendilerinden sonra pek az kullanılan evleri. Şimdi onların hepsi bize kaldı.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/58-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 59. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقُرَىٰ — l-kura · "ülkeleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim

وَمَا كَانَ رَبُّكَ مُهْلِكَ الْقُرٰى حَتّٰى يَبْعَثَ ف۪ٓي اُمِّهَا رَسُولاً يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَاۚ وَمَا كُنَّا مُهْلِكِي الْقُرٰٓى اِلَّا وَاَهْلُهَا ظَالِمُونَ

Ve ma kane rabbuke muhlikel kura hatta yeb'ase fi ummiha resulen yetlu aleyhim ayatina, ve ma kunna muhlikil kura illa ve ehluha zalimun.

Rabb'in, ülkelerin ana merkezlerine kendilerine ayetlerimizi okuyan bir Resul göndermedikçe, yıkıma uğratıcı olmadı. Biz, halkı zulmetmedikçe, kentleri yıkıma uğratıcı değiliz.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/59-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 59. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقُرَىٰٓ — l-kura · "ülkeleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim

وَمَا كَانَ رَبُّكَ مُهْلِكَ الْقُرٰى حَتّٰى يَبْعَثَ ف۪ٓي اُمِّهَا رَسُولاً يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَاۚ وَمَا كُنَّا مُهْلِكِي الْقُرٰٓى اِلَّا وَاَهْلُهَا ظَالِمُونَ

Ve ma kane rabbuke muhlikel kura hatta yeb'ase fi ummiha resulen yetlu aleyhim ayatina, ve ma kunna muhlikil kura illa ve ehluha zalimun.

Rabb'in, ülkelerin ana merkezlerine kendilerine ayetlerimizi okuyan bir Resul göndermedikçe, yıkıma uğratıcı olmadı. Biz, halkı zulmetmedikçe, kentleri yıkıma uğratıcı değiliz.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/59-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقَرْيَةِ ۖ — l-karyeti · "(Sodom) kentin"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

وَلَمَّا جَٓاءَتْ رُسُلُـنَٓا اِبْرٰه۪يمَ بِالْبُشْرٰىۙ قَالُٓوا اِنَّا مُهْلِكُٓوا اَهْلِ هٰذِهِ الْقَرْيَةِۚ اِنَّ اَهْلَهَا كَانُوا ظَالِم۪ينَۚ

Ve lemma caet rusuluna ibrahime bil buşra, kalu inna muhliku ehli hazihil karyeh, inne ehleha kanu zalimin.

Resullerimiz İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde: "Biz bu beldenin halkını helak edeceğiz." dediler. "Zira bu beldenin halkı zalim oldular."

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/31-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقَرْيَةِ — l-karyeti · "ülke"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

اِنَّا مُنْزِلُونَ عَلٰٓى اَهْلِ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ رِجْزاً مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ

İnna munzilune ala ehli hazihil karyeti riczen mines semai bima kanu yefsukun.

Biz, bu belde halkının üzerine, yoldan çıkmaları nedeniyle gökten bir azap indireceğiz.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/34-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقُرَى — l-kura · "kentler"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim

وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ الْقُرَى الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَا قُرًى ظَاهِرَةً وَقَدَّرْنَا ف۪يهَا السَّيْرَۜ س۪يرُوا ف۪يهَا لَيَالِيَ وَاَيَّاماً اٰمِن۪ينَ

Ve cealna beynehum ve beynel kurelleti barekna fiha kuren zahireten ve kadderna fihes seyr, siru fiha leyaliye ve eyyamen aminin.

Onlarla bereketli kıldığımız kentler arasında birbirlerine yakın kasabalar yaptık. Bunlar arasında yolculuk yapılacak yollar düzenledik. "Buralarda geceleri ve gündüzleri güvenli olarak yolculuk yapın dedik.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/18-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** قُرًۭى — kuran · "kentler"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim · belirsiz

وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ الْقُرَى الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَا قُرًى ظَاهِرَةً وَقَدَّرْنَا ف۪يهَا السَّيْرَۜ س۪يرُوا ف۪يهَا لَيَالِيَ وَاَيَّاماً اٰمِن۪ينَ

Ve cealna beynehum ve beynel kurelleti barekna fiha kuren zahireten ve kadderna fihes seyr, siru fiha leyaliye ve eyyamen aminin.

Onlarla bereketli kıldığımız kentler arasında birbirlerine yakın kasabalar yaptık. Bunlar arasında yolculuk yapılacak yollar düzenledik. "Buralarda geceleri ve gündüzleri güvenli olarak yolculuk yapın dedik.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/18-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍۢ — karyetin · "bir ülkeye"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪ي قَرْيَةٍ مِنْ نَذ۪يرٍ اِلَّا قَالَ مُتْرَفُوهَٓاۙ اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلْتُمْ بِه۪ كَافِرُونَ

Ve ma erselna fi karyetin min nezirin illa kale mutrefuha inna bima ursiltum bihi kafirun.

Biz, hangi beldeye bir uyarıcı gönderdiysek, oranın mutref olanları: "Biz, sizin getirdiğiniz şeyleri küfrediyoruz." dediler.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/34-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقَرْيَةِ — l-karyeti · "şu kent"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلاً اَصْحَابَ الْقَرْيَةِۢ اِذْ جَٓاءَهَا الْمُرْسَلُونَۚ

Vadrıb lehum meselen ashabel karyeh, iz cae hel murselun.

Onlara, o kentin halkını örnek ver. Hani, onlara Resuller gelmişti.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/13-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقُرَىٰ — l-kura · "kentlerin"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim

وَكَذٰلِكَ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ قُرْاٰناً عَرَبِياًّ لِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَا وَتُنْذِرَ يَوْمَ الْجَمْعِ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ فَر۪يقٌ فِي الْجَنَّةِ وَفَر۪يقٌ فِي السَّع۪يرِ

Ve kezalike evhayna ileyke kur'anen arabiyyen li tunzire ummel kura ve men havleha ve tunzire yevmel cem'i la reybe fih, ferikun fil cenneti ve ferikun fis sair.

Kentlerin anası ve civarındakileri, geleceği kesin olan Toplanma Günü ile uyarman için sana Arapça bir Kur'an vahyettik. Onların bir kısmı Cennet'tedir, bir kısmı da alevli ateştedir.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/7-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍۢ — karyetin · "bir kente"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَكَذٰلِكَ مَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ ف۪ي قَرْيَةٍ مِنْ نَذ۪يرٍ اِلَّا قَالَ مُتْرَفُوهَٓاۙ اِنَّا وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا عَلٰٓى اُمَّةٍ وَاِنَّا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ مُقْتَدُونَ

Ve kezalike ma erselna min kablike fi karyetin min nezirin illa kale mutrefuha inna vecedna abaena ala ummetin ve inna ala asarihim muktedun.

Tıpkı bunun gibi, senden önce de ne zaman bir beldeye uyarıcı gönderdiysek, oranın refah içinde olanları: "Biz, atalarımızı bir ümmet üzerinde bulduk. Biz de kesinlikle onların izinden gidiyoruz." dediler.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/23-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقَرْيَتَيْنِ — l-karyeteyni · "iki kent-"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, ikil · mecrur isim

وَقَالُوا لَوْلَا نُزِّلَ هٰذَا الْقُرْاٰنُ عَلٰى رَجُلٍ مِنَ الْقَرْيَتَيْنِ عَظ۪يمٍ

Ve kalu lev la nuzzile hazel kur'anu ala raculin minel karyeteyni azim.

"Bu Kur'an'ın, iki şehrin birinden, bir büyük adama indirilmesi gerekmez miydi?" dediler.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/31-ayet-meali.md_

### 46. Ahkaf suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقُرَىٰ — l-kura · "kentleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim

وَلَقَدْ اَهْلَكْنَا مَا حَوْلَكُمْ مِنَ الْقُرٰى وَصَرَّفْنَا الْاٰيَاتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

Ve lekad ehlekna ma havlekum minel kura ve sarrafnel ayati leallehum yerciun.

Ant olsun ki çevrenizdeki beldeleri yok ettik. Oysaki dönerler diye ayetlerimizi açıkça bildirmiştik.

_https://acikkuran.com/ahkaf-suresi/27-ayet-meali.md_

### 47. Muhammed suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍ — karyetin · "kent(ler)-"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ هِيَ اَشَدُّ قُوَّةً مِنْ قَرْيَتِكَ الَّت۪ٓي اَخْرَجَتْكَۚ اَهْلَكْنَاهُمْ فَلَا نَاصِرَ لَهُمْ

Ve keeyyin min karyetin hiye eşeddu kuvveten min karyetikelleti ahrecetke, ehleknahum fe la nasıra lehum.

Güç bakımından, seni yurdundan çıkaranlardan daha güçlü nice kent halkını yok ettik. Onlara yardım edecek hiç kimse de olmadı.

_https://acikkuran.com/muhammed-suresi/13-ayet-meali.md_

### 47. Muhammed suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَتِكَ — karyetike · "senin kentin-"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim

وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ هِيَ اَشَدُّ قُوَّةً مِنْ قَرْيَتِكَ الَّت۪ٓي اَخْرَجَتْكَۚ اَهْلَكْنَاهُمْ فَلَا نَاصِرَ لَهُمْ

Ve keeyyin min karyetin hiye eşeddu kuvveten min karyetikelleti ahrecetke, ehleknahum fe la nasıra lehum.

Güç bakımından, seni yurdundan çıkaranlardan daha güçlü nice kent halkını yok ettik. Onlara yardım edecek hiç kimse de olmadı.

_https://acikkuran.com/muhammed-suresi/13-ayet-meali.md_

### 59. Haşr suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقُرَىٰ — l-kura · "o kent"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim

مَٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ مِنْ اَهْلِ الْقُرٰى فَلِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ  كَيْ لَا يَكُونَ دُولَةً بَيْنَ الْاَغْنِيَٓاءِ مِنْكُمْۜ وَمَٓا اٰتٰيكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهٰيكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُواۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِۢ

Ma efa allahu ala resulihi min ehlil kura fe lillahi ve lir resuli ve lizil kurba vel yetama vel mesakini vebnis sebili key la yekune duleten beynel agniyai minkum, ve ma atakumur resulu fe huzuhu ve ma nehakum anhu fentehu, vettekullah, innallahe şedidul ikab.

Allah'ın, beldeler halkından, Resul'üne verdiği feyler; aranızda zenginliğe neden olan, elden ele dolaşan bir zenginlik olmasın diye; Allah, Resul, yakınlık sahipleri, yetimler, miskinler ve yol oğlu içindir. Resul size ne verdiyse onu alın. Sizi neden alıkoyduysa ondan vazgeçin. Allah'a karşı takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Cezalandırması Çok Şiddetli Olan'dır.

_https://acikkuran.com/hasr-suresi/7-ayet-meali.md_

### 59. Haşr suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** قُرًۭى — kuran · "kaleler"
  - **Dil bilgisi:** isim · çoğul · mecrur isim · belirsiz

لَا يُقَاتِلُونَكُمْ جَم۪يعاً اِلَّا ف۪ي قُرًى مُحَصَّنَةٍ اَوْ مِنْ وَرَٓاءِ جُدُرٍۜ بَأْسُهُمْ بَيْنَهُمْ شَد۪يدٌۜ تَحْسَبُهُمْ جَم۪يعاً وَقُلُوبُهُمْ شَتّٰىۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَعْقِلُونَۚ

La yukatilunekum cemian illa fi kuren muhassanetin ev min verai cudur, be'suhum beynehum şedid, tahsebuhum cemian ve kulubuhum şetta, zalike bi ennehum kavmun la ya'kılun.

Onlar, korunaklı şehirler içinde veya surlar arkasında olmadıkça, sizinle, toplu olarak karşı karşıya gelerek savaşmazlar. Kaldı ki kendi aralarında da derin ayrılıklar içindedirler. Sen, onların birlik olduklarını sanırsın, oysaki kalben farklı farklıdırlar. Bu, onların akıllarını doğru kullanmayan bir halk olmaları nedeniyledir.

_https://acikkuran.com/hasr-suresi/14-ayet-meali.md_

### 65. Talak suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** قَرْيَةٍ — karyetin · "kentler-"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mecrur isim · belirsiz

وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ عَتَتْ عَنْ اَمْرِ رَبِّهَا وَرُسُلِه۪ فَحَاسَبْنَاهَا حِسَاباً شَد۪يداً وَعَذَّبْنَاهَا عَذَاباً نُكْراً

Ve keeyyin min karyetin atet an emri rabbiha ve rusulihi fe hasebnaha hisaben şediden ve azzebnaha azaben nukra.

Nice kasaba halkı, Rabb'lerinin buyruğuna ve O'nun Resullerine başkaldırdılar da Biz de onları şiddetli bir hesaba çektik ve onları korkunç bir azapla cezalandırdık.

_https://acikkuran.com/talak-suresi/8-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
