# Kaf-Sin-Mim — قسم (qsm)

> Kur'an'da 33 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/qsm

- **Anlam:** Bölmek, düzenlemek, ayırmak, pay etmek, dağıtmak. Qasamun - yemin. Qismatun - bölme, ayrım, bölüştürme, pay etme. Maqsumun - bölünmüş/belirgin. Muqassimun (fiil 2) - yemin eden, pay eden kişi. Qasama (fiil 3) - yemin etmek. Aqsama (fiil 4) - yemin etmek. Taqasama (fiil 6) - birbirine yemin etmek. Muqtasimun (fiil 8) - bölen kişi. Istaqsama (fiil 10) - kura çekmek. Tastaqsimu - bölüşüm ararsın.
- **Türevleri:** أَقْسَمُ (20) · تَسْتَقْسِمُ (1) · تَقَاسَمُ (1) · قَاسَمَ (1) · قَسَم (2) · قَسَمْ (2) · قِسْمَة (3) · مُقْتَسِمِين (1) · مُقَسِّمَٰت (1) · مَّقْسُوم (1)

## Geçtiği ayetler

### 4. Nisa suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْقِسْمَةَ — l-kismete · "(miras) taksim(in)de"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

وَاِذَا حَضَرَ الْقِسْمَةَ اُو۬لُوا الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينُ فَارْزُقُوهُمْ مِنْهُ وَقُولُوا لَهُمْ قَوْلاً مَعْرُوفاً

Ve iza hadaral kısmete ulul kurba vel yetama vel mesakinu ferzukuhum minhu ve kulu lehum kavlen ma'rufa.

Mirasın paylaşılması esnasında, orada bulunan yakınları, yetimleri ve yoksulları da yararlandırın ve onları incitmeyecek bir üslup kullanın.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/8-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** تَسْتَقْسِمُوا۟ — testeksimu · "ve kısmet (şans) aramanız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ وَالْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ وَالْمُتَرَدِّيَةُ وَالنَّط۪يحَةُ وَمَٓا اَكَلَ السَّبُعُ اِلَّا مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى النُّصُبِ وَاَنْ تَسْتَقْسِمُوا بِالْاَزْلَامِۜ ذٰلِكُمْ فِسْقٌۜ  اَلْيَوْمَ يَـئِسَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ د۪ينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِۜ اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ وَاَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَت۪ي وَرَض۪يتُ لَكُمُ الْاِسْلَامَ د۪يناًۜ فَمَنِ اضْطُرَّ ف۪ي مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِفٍ لِاِثْمٍۙ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

Hurrimet aleykumul meytetu veddemu ve lahmul hınziri ve ma uhılle li gayrillahi bihi vel munhanikatu vel mevkuzetu vel mutereddiyetu ven natihatu ve ma ekeles sebuu illa ma zekkeytum ve ma zubiha alen nusubi ve en testaksimu bil ezlam, zalikum fisk, elyevme yeisellezine keferu min dinikum fe la tahşevhum vahşevn el yevme ekmeltu lekum dinekum ve etmemtu aleykum ni'meti ve raditu lekumul islame dina fe menidturra fi mahmasatin gayra mutecanifin li ismin fe innallahe gafurun rahim.

Ölü, kan, domuz eti, Allah'tan başkasının adı anılarak kesilen ve boğularak ölmüş, vurularak ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş; yırtıcı hayvan tarafından yenmiş -canı çıkmadan kesilmiş olanlar hariç- ve putlar adına kesilenler haram kılındı. Fal okları ile kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar fısktır. Artık, Kafirler, dininize bir şey yapmaktan umutlarını kesmişlerdir. Öyleyse, onlara huşu duymayın. Bana huşu duyun. Bugün, sizin için dininizi kemale erdirdim/ikmal ettim ve sizin üzerinize nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslam'ı seçtim/ beğendim. Kim açlıktan dolayı mecbur kalırsa, istekli olmaksızın bunlardan yiyebilir. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/3-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 53. ayet

- **Geçtiği form:** أَقْسَمُوا۟ — eksemu · "yemin edenler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْۙ اِنَّهُمْ لَمَعَكُمْۜ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فَاَصْبَحُوا خَاسِر۪ينَ

Ve yekulullezine amenu e haulaillezine aksemu billahi cehde eymanihim innehum le meakum habitat a'maluhum fe asbahu hasirin.

İman Edenler şöyle derler: "Bütün yeminleri ile senin yanında olacaklarına dair Allah'a yemin edenler bunlar mı?" İşte onların yaptığı bütün işler boşa gitti. Ve hüsrana uğrayanlar oldular.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/53-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 106. ayet

- **Geçtiği form:** فَيُقْسِمَانِ — fe yuksimani · "yemin etsinler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, ikil · şimdiki/geniş zaman

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا شَهَادَةُ بَيْنِكُمْ اِذَا حَضَرَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ ح۪ينَ الْوَصِيَّةِ اثْنَانِ ذَوَا عَدْلٍ مِنْكُمْ اَوْ اٰخَرَانِ مِنْ غَيْرِكُمْ اِنْ اَنْتُمْ ضَرَبْتُمْ فِي الْاَرْضِ فَاَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةُ الْمَوْتِۜ تَحْبِسُونَهُمَا مِنْ بَعْدِ الصَّلٰوةِ فَيُقْسِمَانِ بِاللّٰهِ اِنِ ارْتَبْتُمْ لَا نَشْتَر۪ي بِه۪ ثَمَناً وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۙ وَلَا نَكْتُمُ شَهَادَةَ اللّٰهِ اِنَّٓا اِذاً لَمِنَ الْاٰثِم۪ينَ

Ya eyyuhellezine amenu şehadetu beynikum iza hadara ehadekumul mevtu hinel vasiyyetisnani zeva adlin minkum ev aharani min gayrikum in entum darabtum fil ardı fe esabetkum musibetul mevt tahbisunehuma min ba'dis salati fe yuksimani billahi in irtebtum la neşteri bihi semenen ve lev kane za kurba ve la nektumu şehadetallahi inna izen le minel asimin.

Ey İman Edenler! Eğer birinizde ölüm belirtileri ortaya çıkarsa, vasiyet anında içinizden adalet sahibi iki kişi aranızda tanıklık etsin. Veya yeryüzünde yolculuk ederken ölüm musibeti size isabet ederse, sizden olmayan iki kişi tanıklık etsin. Eğer kuşku duyarsanız o iki kişiyi salattan sonra alıkoyun. "Yakınımız da olsa tanıklığımızı hiçbir bedele satmayacağız ve Allah'ın tanıklığını gizlemeyeceğiz. Yoksa öyle yaparsak, günahkarlardan oluruz." diye Allah'a yemin etsinler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/106-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 107. ayet

- **Geçtiği form:** فَيُقْسِمَانِ — fe yuksimani · "yemin ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, ikil · şimdiki/geniş zaman

فَاِنْ عُثِرَ عَلٰٓى اَنَّهُمَا اسْتَحَقَّٓا اِثْماً فَاٰخَرَانِ يَقُومَانِ مَقَامَهُمَا مِنَ الَّذ۪ينَ اسْتَحَقَّ عَلَيْهِمُ الْاَوْلَيَانِ فَيُقْسِمَانِ بِاللّٰهِ لَشَهَادَتُـنَٓا اَحَقُّ مِنْ شَهَادَتِهِمَا وَمَا اعْتَدَيْنَاۘ اِنَّٓا اِذاً لَمِنَ الظَّالِم۪ينَ

Fe in usire ala ennehumastehakka ismen fe aharani yekumani makamehuma minellezinestehakka aleyhimul evleyani fe yuksimani billahi le şehadetuna ehakku min şehadetihima ve ma'tedeyna, inna izen le minez zalimin.

Eğer o ikisinin günah işledikleri anlaşılırsa, onların yerine mirasa hak sahibi olanlardan iki kişi geçer: "Bizim tanıklığımız o ikisinin tanıklığından daha doğrudur ve biz haddi aşmadık, öyle olsaydı kuşkusuz biz elbette zalimlerden oluruz." diye Allah'a yemin ederler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/107-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 109. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَقْسَمُوا۟ — ve eksemu · "ve yemin ettiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَئِنْ جَٓاءَتْهُمْ اٰيَةٌ لَيُؤْمِنُنَّ بِهَاۜ قُلْ اِنَّمَا الْاٰيَاتُ عِنْدَ اللّٰهِ وَمَا يُشْعِرُكُمْۙ اَنَّـهَٓا اِذَا جَٓاءَتْ لَا يُؤْمِنُونَ

Ve aksemu billahi cehde eymanihim le in caethum ayetun le yu'minunne bih, kul innemel ayatu indallahi ve ma yuş'irukum enneha iza caet la yu'minun.

Eğer kendilerine bir ayet gelirse, ona inanacaklarına dair kesin bir yeminle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Ayetler ancak Allah'ın yanındadır." O ayet gelmiş olsa da onların yine de iman etmeyeceklerinin bilincinde değil misiniz?

_https://acikkuran.com/enam-suresi/109-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** وَقَاسَمَهُمَآ — ve kasemehuma · "ve onlara yemin etti"
  - **Dil bilgisi:** fiil · mufa'ale kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَقَاسَمَـهُمَٓا اِنّ۪ي لَكُمَا لَمِنَ النَّاصِح۪ينَۙ

Ve kasemehuma inni lekuma le minen nasıhin.

Ve ikisine: "Ben gerçekten ikinizin de iyiliğini istemekteyim." diye yemin etti.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/21-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** أَقْسَمْتُمْ — eksemtum · "yemin ettiğiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَقْسَمْتُمْ لَا يَنَالُهُمُ اللّٰهُ بِرَحْمَةٍۜ اُدْخُلُوا الْجَنَّةَ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمْ وَلَٓا اَنْتُمْ تَحْزَنُونَ

E haulaillezine aksemtum la yenaluhumullahu bi rahmeh udhulul cennete la havfun aleykum ve la entum tahzenun.

Cehennemliklere; "Allah, hiçbir rahmete erdirmeyecek diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı?" Onlara: "Girin Cennet'e, artık size korku yoktur. Üzülecek de değilsiniz." denir.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/49-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** أَقْسَمْتُم — eksemtum · "yemininizi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاَنْذِرِ النَّاسَ يَوْمَ يَأْت۪يهِمُ الْعَذَابُۙ فَيَقُولُ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا رَبَّـنَٓا اَخِّرْنَٓا اِلٰٓى اَجَلٍ قَر۪يبٍۙ نُجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِـعِ الرُّسُلَۜ اَوَلَمْ تَكُونُٓوا اَقْسَمْتُمْ مِنْ قَبْلُ مَا لَكُمْ مِنْ زَوَالٍۙ

Ve enzirin nase yevme ye'tihimul azabu fe yekulullezine zalemu rabbena ahhırna ila ecelin karibin nucib da'veteke ve nettebiır rusul, e ve lem tekunu aksemtum min kablu ma lekum min zeval.

Azabın kendilerine geleceği gün ile insanları uyar. O zaman kendilerine haksızlık yapanlar: "Rabb'imiz! Bize biraz daha süre ver de Senin çağrını kabul edelim ve Resullere uyalım." diyecekler. Allah da: "Daha önce sizin için bir tükenişin, inişe geçişin olmadığına yemin edenler sizler değil miydiniz?" diyecek.

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/44-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** مَّقْسُومٌ — meksumun · "ayrılmıştır"
  - **Dil bilgisi:** isim · edilgen · eril · merfu` isim · belirsiz

لَهَا سَبْعَةُ اَبْوَابٍۜ لِكُلِّ بَابٍ مِنْهُمْ جُزْءٌ مَقْسُومٌ۟

Leha seb'atu ebvab, likulli babin minhum cuz'un maksum.

Onun yedi kapısı vardır. Her kapıya onlardan bir grup ayrılmıştır.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/44-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 90. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُقْتَسِمِينَ — l-muktesimine · "kısımlara ayıranlara"
  - **Dil bilgisi:** isim · ifti'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

كَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلَى الْمُقْتَسِم۪ينَۙ

Ke ma enzelna alel muktesimin.

Muktesimlere indirdiğimiz şey gibi.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/90-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَقْسَمُوا۟ — ve eksemu · "ve yemin ettiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْۙ  لَا يَبْعَثُ اللّٰهُ مَنْ يَمُوتُۜ بَلٰى وَعْداً عَلَيْهِ حَقاًّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَۙ

Ve aksemu billahi cehde eymanihim la yeb'asullahu men yemut, bela va'den aleyhi hakkan ve lakinne ekseren nasi la ya'lemun.

"Allah, ölen bir kimseyi diriltmez." diye olanca güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır! Allah'ın ölüleri diriltmesi kesin bir sözdür. Ancak insanların çoğu bu gerçeği kavramazlar.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/38-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 53. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَقْسَمُوا۟ — ve eksemu · "ve yemin ettiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَئِنْ اَمَرْتَهُمْ لَيَخْرُجُنَّۜ قُلْ لَا تُقْسِمُواۚ طَاعَةٌ مَعْرُوفَةٌۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

Ve aksemu billahi cehde eymanihim le in emertehum le yahrucunn, kul la tuksimu, taatun ma'rufeh, innellahe habirun bima ta'melun.

Münafıklar, kendilerinden istediğin takdirde kesinlikle savaşa çıkacaklarına dair en kuvvetli yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Bağlılık ma'ruftur." Kuşkusuz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/53-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 53. ayet

- **Geçtiği form:** تُقْسِمُوا۟ ۖ — tuksimu · "yemin etmeyin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَئِنْ اَمَرْتَهُمْ لَيَخْرُجُنَّۜ قُلْ لَا تُقْسِمُواۚ طَاعَةٌ مَعْرُوفَةٌۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

Ve aksemu billahi cehde eymanihim le in emertehum le yahrucunn, kul la tuksimu, taatun ma'rufeh, innellahe habirun bima ta'melun.

Münafıklar, kendilerinden istediğin takdirde kesinlikle savaşa çıkacaklarına dair en kuvvetli yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Bağlılık ma'ruftur." Kuşkusuz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/53-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** تَقَاسَمُوا۟ — tekasemu · "and içerek"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

قَالُوا تَقَاسَمُوا بِاللّٰهِ لَنُبَيِّتَنَّهُ وَاَهْلَهُ ثُمَّ لَنَقُولَنَّ لِوَلِيِّه۪ مَا شَهِدْنَا مَهْلِكَ اَهْلِه۪ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ

Kalu tekasemu billahi le nubeyyitennehu ve ehlehu summe le nekulenne li veliyyihi ma şehidna mehlike ehlihi ve inna le sadikun.

Allah'a yemin ederek dediler ki: "Gece ona ve ailesine baskın yapalım. Sonra da onun velisine ailesinin yok edilmesiyle bir ilgimiz yok, biz kesinlikle doğru söyleyenleriz diyelim."

_https://acikkuran.com/neml-suresi/49-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 55. ayet

- **Geçtiği form:** يُقْسِمُ — yuksimu · "yemin ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُقْسِمُ الْمُجْرِمُونَۙ مَا لَبِثُوا غَيْرَ سَاعَةٍۜ  كَذٰلِكَ كَانُوا يُؤْفَكُونَ

Ve yevme tekumus saatu yuksimul mucrimune ma lebisu gayra saah, kezalike kanu yu'fekun.

Kıyamet'in koptuğu gün, mücrimler dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar işte böyle döndürülüyorlardı.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/55-ayet-meali.md_

### 35. Fatır suresi 42. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَقْسَمُوا۟ — ve eksemu · "ve yemin ettiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَئِنْ جَٓاءَهُمْ نَذ۪يرٌ لَيَكُونُنَّ اَهْدٰى مِنْ اِحْدَى الْاُمَمِۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ نَذ۪يرٌ مَا زَادَهُمْ اِلَّا نُفُوراًۙ

Ve aksemu billahi cehde eymanihim le in caehum nezirun le yekununne ehda min ihdel umem, fe lemma caehum nezirun ma zadehum illa nufura.

Eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, diğer toplumlardan kesinlikle daha doğru yolda olacaklarına dair var güçleriyle Allah'a yeminler etmişlerdi. Fakat onlara uyarıcı geldiğinde bu onların yalnızca nefretlerini artırdı.

_https://acikkuran.com/fatir-suresi/42-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** يَقْسِمُونَ — yeksimune · "bölüştürüyorlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَهُمْ يَقْسِمُونَ رَحْمَتَ رَبِّكَۜ نَحْنُ قَسَمْنَا بَيْنَهُمْ مَع۪يشَتَهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَرَفَعْنَا بَعْضَهُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَتَّخِذَ بَعْضُهُمْ بَعْضاً سُخْرِياًّۜ وَرَحْمَتُ رَبِّكَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ

E hum yaksimune rahmete rabbik, nahnu kasemna beynehum maişetehum fil hayatid dunyave refa'na ba'dahum fevka ba'dın derecatin li yettehıze ba'duhum ba'dan suhriyya, ve rahmetu rabbike hayrun mimma yecmaun.

Rabb'inin rahmetini onlar mı dağıtıyorlar? Dünya hayatındaki geçimliklerini Biz paylaştırdık. Birbirlerine işlerini gördürsünler diye, onların bir kısmını bir kısmının üzerine derecelerle yükselttik. Rabb'inin rahmeti onların biriktirdiklerinden daha hayırlıdır.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/32-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** قَسَمْنَا — kasemna · "taksim ettik"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

اَهُمْ يَقْسِمُونَ رَحْمَتَ رَبِّكَۜ نَحْنُ قَسَمْنَا بَيْنَهُمْ مَع۪يشَتَهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَرَفَعْنَا بَعْضَهُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَتَّخِذَ بَعْضُهُمْ بَعْضاً سُخْرِياًّۜ وَرَحْمَتُ رَبِّكَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ

E hum yaksimune rahmete rabbik, nahnu kasemna beynehum maişetehum fil hayatid dunyave refa'na ba'dahum fevka ba'dın derecatin li yettehıze ba'duhum ba'dan suhriyya, ve rahmetu rabbike hayrun mimma yecmaun.

Rabb'inin rahmetini onlar mı dağıtıyorlar? Dünya hayatındaki geçimliklerini Biz paylaştırdık. Birbirlerine işlerini gördürsünler diye, onların bir kısmını bir kısmının üzerine derecelerle yükselttik. Rabb'inin rahmeti onların biriktirdiklerinden daha hayırlıdır.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/32-ayet-meali.md_

### 51. Zariyat suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** فَٱلْمُقَسِّمَـٰتِ — felmukassimati · "taksim edenlere andolsun"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

فَالْمُقَسِّمَاتِ اَمْراًۙ

Fel mukassimati, emren.

Sonra işi paylaştıranlara ant olsun ki,

_https://acikkuran.com/zariyat-suresi/4-ayet-meali.md_

### 53. Necm suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** قِسْمَةٌۭ — kismetun · "bir taksimdir"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim · belirsiz

تِلْكَ اِذاً قِسْمَةٌ ض۪يزٰى

Tilke izen kısmetun diza.

O halde bu insafsız bir paylaştırmadır.

_https://acikkuran.com/necm-suresi/22-ayet-meali.md_

### 54. Kamer suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** قِسْمَةٌۢ — kismetun · "paylaştırılacağını"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · merfu` isim · belirsiz

وَنَبِّئْهُمْ اَنَّ الْمَٓاءَ قِسْمَةٌ بَيْنَهُمْۚ  كُلُّ شِرْبٍ مُحْتَضَرٌ

Ve nebbi'hum ennel mae kısmetun beynehum, kullu şirbin muhtedar.

Onlara, suyun bölüşüldüğünü haber ver. Her içiş hazır kılınmıştır.

_https://acikkuran.com/kamer-suresi/28-ayet-meali.md_

### 56. Vakıa suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** أُقْسِمُ — uksimu · "yemin ederim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَوَاقِـعِ النُّجُومِۙ

Fe la uksimu bi mevakiin nucum.

Hayır, yıldızların yerleri üzerine yemin ederim;

_https://acikkuran.com/vakia-suresi/75-ayet-meali.md_

### 56. Vakıa suresi 76. ayet

- **Geçtiği form:** لَقَسَمٌۭ — lekasemun · "bir yemindir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

وَاِنَّهُ لَقَسَمٌ لَوْ تَعْلَمُونَ عَظ۪يمٌۙ

Ve innehu le kasemun lev ta'lemune azim.

Eğer bilirseniz bu yüce bir yemindir.

_https://acikkuran.com/vakia-suresi/76-ayet-meali.md_

### 68. Kalem suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** أَقْسَمُوا۟ — eksemu · "onlar yemin etmişlerdi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اِنَّا بَلَوْنَاهُمْ  كَمَا بَلَوْنَٓا اَصْحَابَ الْجَنَّةِۚ  اِذْ اَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِح۪ينَۙ

İnna belevnahum ke ma belevna ashabel cenneh, iz aksemule yasri munneha musbihin.

Kuşkusuz Biz onları belalandırdık. Tıpkı, bahçelerinin ürünlerini sabah erkenden toplayacaklarına dair sözleşen bahçe sahiplerini belalandırdığımız gibi.

_https://acikkuran.com/kalem-suresi/17-ayet-meali.md_

### 69. Hâkka suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** أُقْسِمُ — uksimu · "yemin ederim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَۙ

Fe la uksımu bima tubsırun.

Hayır! Gördüğünüz şeylere yemin ederim;

_https://acikkuran.com/hakka-suresi/38-ayet-meali.md_

### 70. Mearic suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** أُقْسِمُ — uksimu · "yemin ederim ki"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

فَلَٓا اُقْسِمُ بِرَبِّ الْمَشَارِقِ وَالْمَغَارِبِ اِنَّا لَقَادِرُونَۙ

Fe la uksimu bi rabbil meşarikı vel megaribi inna le kadirun.

Hayır, öyle değil! Doğuların ve batıların Rabb'ine yemin ederim ki kesinlikle Bizim her şeye gücümüz yeter;

_https://acikkuran.com/mearic-suresi/40-ayet-meali.md_

### 75. Kıyame suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** أُقْسِمُ — uksimu · "and içerim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

لَٓا اُقْسِمُ بِيَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ

La uksimu bi yevmil kıyameh.

Hayır, kıyamet gününe yemin ederim.

_https://acikkuran.com/kiyame-suresi/1-ayet-meali.md_

### 75. Kıyame suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** أُقْسِمُ — uksimu · "and içerim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَلَٓا اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ

Ve la uksimu bin nefsil levvameh.

Hayır, çok kınayan benliğe yemin ederim.

_https://acikkuran.com/kiyame-suresi/2-ayet-meali.md_

### 81. Tekvir suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** أُقْسِمُ — uksimu · "yemin ederim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

فَلَٓا اُقْسِمُ بِالْخُنَّسِۙ

Fe la uksimu bil hunnes.

Hayır, ant olsun sinenlere,

_https://acikkuran.com/tekvir-suresi/15-ayet-meali.md_

### 84. İnşikak suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** أُقْسِمُ — uksimu · "and içerim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

فَلَٓا اُقْسِمُ بِالشَّفَقِۙ

Fe la uksimu biş şefak.

Şafak vaktine yemin ederim;

_https://acikkuran.com/insikak-suresi/16-ayet-meali.md_

### 89. Fecr suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** قَسَمٌۭ — kasemun · "bir yemin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

هَلْ ف۪ي ذٰلِكَ قَسَمٌ لِذ۪ي حِجْرٍۜ

Hel fi zalike kasemun lizi hicr.

İşte bunlarda aklını kullanan kimse için bir kasem yok mu?

_https://acikkuran.com/fecr-suresi/5-ayet-meali.md_

### 90. Beled suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** أُقْسِمُ — uksimu · "and içerim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

لَٓا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ

La uksimu bi hazel beled.

Hayır! Bu beldeye yemin ederim!

_https://acikkuran.com/beled-suresi/1-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
