# Ra-Ayn-Ye — رعي (rEy)

> Kur'an'da 10 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/rEy

- **Anlam:** Otlatmak, beslemek, otlamak, doğru gözlemlemek, düzeni korumak, yönetmek, dikkat etmek, gözetmek, dikkatli olmak, izlemek, önem vermek. Sürüleri besleyen kişi, çoban. ri'ayatun - doğru gözetim. mar'an - otlak. ra'a (fiil 3) - gözlemlemek/saygı göstermek, bakmak, dinlemek, kulak vermek, dikkatle dinlemek. ra'ina - bizi dinle (hitap edilen kişiye saygısızlık göstermek için de kullanılan bir ifade).
- **Türevleri:** رِّعَاء (1) · رَعَ (2) · رِعَايَت (1) · رَٰعِ (2) · رَٰعُون (2) · مَرْعَىٰ (2)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 104. ayet

- **Geçtiği form:** رَٰعِنَا — raina · "Ra'ina (bizi gözet yahut: kaba söz)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · mufa'ale kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقُولُوا رَاعِنَا وَقُولُوا انْظُرْنَا وَاسْمَعُواۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Ya eyyuhellezine amenu la tekulu raina ve kulunzurna vesmeu ve lil kafirine azabun elim.

Ey İman Edenler! "raina" demeyin, "unzurna." deyin ve dinleyin. Kafirler için can yakıcı bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/104-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** وَرَٰعِنَا — ve raina · "ve "ra'ina""
  - **Dil bilgisi:** fiil · mufa'ale kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

مِنَ الَّذ۪ينَ هَادُوا يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضِعِه۪ وَيَقُولُونَ سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَاسْمَعْ غَيْرَ مُسْمَعٍ وَرَاعِنَا لَياًّ بِاَلْسِنَتِهِمْ وَطَعْناً فِي الدّ۪ينِۜ وَلَوْ اَنَّهُمْ قَالُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا وَاسْمَعْ وَانْظُرْنَا لَكَانَ خَيْراً لَهُمْ وَاَقْوَمَۙ وَلٰكِنْ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ اِلَّا قَل۪يلاً

Minellezine hadu yuharrifunel kelime an mevadııhi ve yekulune semi'na ve asayna vesma' gayra musmeın ve raına leyyen bi elsinetihim ve ta'nan fid din. Ve lev ennehum kalu semi'na ve ata'na vesma'  venzurna le kane hayran lehum ve akvem, ve lakin leanehumullahu bi kufrihim fe la yu'minune illa kalila.

Yahudilerin bir kısmı, kelimelerin aslını değiştirerek: "İşittik ve reddettik.", "Kulak vermeden dinleyin.", "Bizi güt." derler; dillerini eğip bükerek dinle alay ederler. Eğer onlar: "İşittik, itaat ettik.", "Bizi gözet." deselerdi bu onlar için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Ancak Allah, Kafir oldukları için onları lanetlemiştir. Artık pek azı hariç iman etmezler.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/46-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱرْعَوْا۟ — ver'av · "ve otlatın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

كُلُوا وَارْعَوْا اَنْعَامَكُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي النُّهٰى۟

Kulu ver'av en'amekum, inne fi zalike le ayatin li ulin nuha.

Yiyin ve hayvanlarınızı otlatın. Bunda, akıl sahipleri için ayetler vardır.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/54-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** رَٰعُونَ — raune · "özen gösterirler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۙ

Vellezine hum li emanatihim ve ahdihim raun.

Onlar, kendilerine verilen emanetler için sözlerine bağlı kalan kimselerdir.

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/8-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلرِّعَآءُ ۖ — r-riaa'u · "çobanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · mufa'ale kalıbı · isim fiil · eril · merfu` isim

وَلَمَّا وَرَدَ مَٓاءَ مَدْيَنَ وَجَدَ عَلَيْهِ اُمَّةً مِنَ النَّاسِ يَسْقُونَۘ وَوَجَدَ مِنْ دُونِهِمُ امْرَاَتَيْنِ تَذُودَانِۚ قَالَ مَا خَطْبُكُمَاۜ قَالَتَا لَا نَسْق۪ي حَتّٰى يُصْدِرَ الرِّعَٓاءُ وَاَبُونَا شَيْخٌ كَب۪يرٌ

Ve lemma verede mae medyene vecede aleyhi ummeten minen nasi yeskun, ve vecede min dunihimumreeteyni tezudan, kale ma hatbukuma, kaleta la neski hatta yusdirar riau ve ebuna şeyhun kebir.

Medyen suyuna vardığında, orada hayvanlarını sulamakta olan birçok İnsan gördü. Bir de sürülerini sulamayı gözetleyen iki kadın vardı. Onlara: "Neden böyle duruyorsunuz?" dedi. "Çobanlar sulayıp çekilmeden biz sulayamayız. Babamız çok ihtiyardır." dediler.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/23-ayet-meali.md_

### 57. Hadid suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** رَعَوْهَا — raavha · "ona uymadılar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

ثُمَّ قَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِرُسُلِنَا وَقَفَّيْنَا بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَ وَجَعَلْنَا ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ رَأْفَةً  وَرَحْمَةًۜ  وَرَهْبَانِيَّةًۨ ابْتَدَعُوهَا مَا كَتَبْنَاهَا عَلَيْهِمْ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ رِضْوَانِ اللّٰهِ فَمَا رَعَوْهَا حَقَّ رِعَايَـتِهَاۚ فَاٰتَيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْهُمْ اَجْرَهُمْۚ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ

Summe kaffeyna ala asarihim bi rusulina ve kaffeyna bi'isebni meryeme ve ateynahul incile ve cealna fi kulubillezinet tebeuhu re'feten ve rahmeh, ve rahbaniyyetenibtedeuha ma ketebnaha aleyhim illebtigae rıdvanillahi fe ma reavha hakka riayetiha, fe ateynellezine amenu minhum ecrehum, ve kesirun minhum fasikun.

Sonra onların izleri üzerinde art arda Resullerimizi gönderdik. Ve Meryem Oğlu İsa'yı gönderdik ve ona İncil'i verdik. Ona uyan kimselerin kalplerine şefkat ve merhamet koyduk. Allah'ın rızasını kazanmak için uydurdukları ve fakat gereği gibi de uymadıkları ruhbanlık Bizim buyruğumuzdan kaynaklanmış değildir. Onlardan iman edenlere ödüllerini verdik. Ne var ki onların çoğu doğru yoldan çıkmış kimselerdi.

_https://acikkuran.com/hadid-suresi/27-ayet-meali.md_

### 57. Hadid suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** رِعَايَتِهَا ۖ — riaayetiha · "riayet ederek"
  - **Dil bilgisi:** isim · isim fiil · dişil · mecrur isim

ثُمَّ قَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِرُسُلِنَا وَقَفَّيْنَا بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَ وَجَعَلْنَا ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ رَأْفَةً  وَرَحْمَةًۜ  وَرَهْبَانِيَّةًۨ ابْتَدَعُوهَا مَا كَتَبْنَاهَا عَلَيْهِمْ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ رِضْوَانِ اللّٰهِ فَمَا رَعَوْهَا حَقَّ رِعَايَـتِهَاۚ فَاٰتَيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْهُمْ اَجْرَهُمْۚ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ

Summe kaffeyna ala asarihim bi rusulina ve kaffeyna bi'isebni meryeme ve ateynahul incile ve cealna fi kulubillezinet tebeuhu re'feten ve rahmeh, ve rahbaniyyetenibtedeuha ma ketebnaha aleyhim illebtigae rıdvanillahi fe ma reavha hakka riayetiha, fe ateynellezine amenu minhum ecrehum, ve kesirun minhum fasikun.

Sonra onların izleri üzerinde art arda Resullerimizi gönderdik. Ve Meryem Oğlu İsa'yı gönderdik ve ona İncil'i verdik. Ona uyan kimselerin kalplerine şefkat ve merhamet koyduk. Allah'ın rızasını kazanmak için uydurdukları ve fakat gereği gibi de uymadıkları ruhbanlık Bizim buyruğumuzdan kaynaklanmış değildir. Onlardan iman edenlere ödüllerini verdik. Ne var ki onların çoğu doğru yoldan çıkmış kimselerdi.

_https://acikkuran.com/hadid-suresi/27-ayet-meali.md_

### 70. Mearic suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** رَٰعُونَ — raune · "gözetirler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۖ

Vellezine hum li emanatihim ve ahdihim raun.

Onlar, emanetlerini ve ahitlerini gözetirler.

_https://acikkuran.com/mearic-suresi/32-ayet-meali.md_

### 79. Naziat suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** وَمَرْعَىٰهَا — ve mer'aaha · "ve otlağını"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

اَخْرَجَ مِنْهَا مَٓاءَهَا وَمَرْعٰيهَاۖ

Ahrece minha maeha ve mer'aha.

Ondan suyunu ve yeşilliğini çıkardı.

_https://acikkuran.com/naziat-suresi/31-ayet-meali.md_

### 87. Ala suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَرْعَىٰ — l-mer'aa · "otlağı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَالَّـذ۪ٓي اَخْرَجَ الْمَرْعٰىۙۖ

Vellezi ahrecel mer'a.

O ki yerden bitkiler, yeşillikler çıkardı.

_https://acikkuran.com/ala-suresi/4-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-15
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
