# Ra-Cim-Ayn — رجع (rjE)

> Kur'an'da 104 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/rjE

- **Anlam:** geri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek.
- **Türevleri:** رَجَعَ (79) · رَجْع (3) · رُّجْعَىٰ (1) · رَٰجِعُون (4) · مَرْجِع (16) · يَتَرَاجَعَ (1)

## Geçtiği ayetler

_Sayfa 1 / 2_

### 2. Bakara suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُونَ — yerciune · "dönecek"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَرْجِعُونَۙ

Summun bukmun umyun fe hum la yerciun.

Sağır, dilsiz ve kördürler. Artık doğru yola dönmezler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/18-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürüleceksiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَكُنْتُمْ اَمْوَاتاً فَاَحْيَاكُمْۚ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Keyfe tekfurune billahi ve kuntum emvaten fe ahyakum, summe yumitukum summe yuhyikum summe ileyhi turceun.

Allah'a, nasıl küfrediyorsunuz? Siz ölüler iken sizi var etti, sonra sizi öldürecek, sonra tekrar dirilterek kendisine döndürecektir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/28-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** رَٰجِعُونَ — raciune · "döneceklerdir"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

اَلَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ وَاَنَّهُمْ اِلَيْهِ رَاجِعُونَ۟

Ellezine yezunnune ennehum mulaku rabbihim ve ennehum ileyhi raciun.

Onlar ki: Rabb'lerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerini bilirler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/46-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 156. ayet

- **Geçtiği form:** رَٰجِعُونَ — raciune · "döneceğiz"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

اَلَّذ۪ينَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌۙ قَالُٓوا اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَۜ

Ellezine iza esabethum musibetun, kalu inna lillahi ve inna ileyhi raciun.

Onlar, bir musibetle karşılaştıkları zaman, "Bizler, Allah için varız ve muhakkak O'na döneceğiz." derler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/156-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 196. ayet

- **Geçtiği form:** رَجَعْتُمْ ۗ — racea'tum · "döndüğünüz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاَتِمُّوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلّٰهِۜ فَاِنْ اُحْصِرْتُمْ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِۚ وَلَا تَحْلِقُوا رُؤُ۫سَكُمْ حَتّٰى يَبْلُغَ الْهَدْيُ مَحِلَّهُۜ   فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضاً اَوْ بِه۪ٓ  اَذًى مِنْ رَأْسِه۪ فَفِدْيَةٌ مِنْ صِيَامٍ اَوْ صَدَقَةٍ اَوْ نُسُكٍۚ فَاِذَٓا اَمِنْتُمْ۠  فَمَنْ تَمَتَّعَ بِالْعُمْرَةِ اِلَى الْحَجِّ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلٰثَةِ اَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةٍ اِذَا رَجَعْتُمْۜ  تِلْكَ عَشَرَةٌ   كَامِلَةٌۜ  ذٰلِكَ لِمَنْ لَمْ يَكُنْ اَهْلُهُ حَاضِرِي الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ  وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ۟

Ve etimmul hacce vel umrete lillah, fe in uhsirtum fe mesteysera minel hedyi ve la tahliku ruusekum hatta yeblugal hedyu mahilleh, fe men kane minkum maridan ev bihi ezen min ra'sihi fe fidyetun min sıyamin ev sadakatin ev nusuk fe iza emintum, fe men temettea bil umreti ilel haccı fe mesteysera minel hedyi, fe men lem yecid fe sıyamu selaseti eyyamin fil haccı ve seb'atin iza reca'tum tilke aşaratun kamileh, zalike li men lem yekun ehluhu hadırıl mescidil haram, vettekullahe va'lemu ennellahe şedidul ikab.

Allah için haccı ve umreyi tam yapın. Eğer engellenirseniz, o zaman hediyeden kolayınıza gelen şeyi gönderin! Ancak hediye yerine ulaşıncaya kadar başınızı tıraş etmeyin. Sizden hasta olan veya başından bir rahatsızlığı bulunan; oruç tutmalı veya sadaka vermeli ya da nusuktan sayılacak bir fidye vermeli! Emin olduğunuz vakitte; kim, hacc vaktine kadar umre ile faydalanmak isterse, hediyeden kolayına geleni göndermeli! Fakat kim bulamazsa, hacc günlerinde üç, döndükten sonra da yedi gün olmak üzere toplam on gün oruç tutsun. Bu, ailesi Mescid-i Haram çevresinde oturmayanlar içindir. Allah'a karşı takvalı davranın. Ve bilin ki Allah'ın cezası çok şiddetlidir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/196-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 210. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُ — turceu · "döndürülür"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ يَأْتِيَهُمُ اللّٰهُ ف۪ي ظُلَلٍ مِنَ الْغَمَامِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَقُضِيَ الْاَمْرُۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟

Hel yenzurune illa en ye'tiyehumullahu fi zulelin minel gamami vel melaiketu ve kudiyel emr, ve ilallahi turceul umur.

Yoksa onlar, Allah'ın ve meleklerin bulut gölgeleri içinden çıkıp gelmesini ve işlerini bitirmesini mi bekliyorlar? Oysa bütün işler, yalnızca Allah'a döndürülür.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/210-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 230. ayet

- **Geçtiği form:** يَتَرَاجَعَآ — yeteraceaa · "tekrar birbirlerine dönmelerinde"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 3. şahıs, eril, ikil · şimdiki/geniş zaman

فَاِنْ طَلَّقَهَا فَلَا تَحِلُّ لَهُ مِنْ بَعْدُ حَتّٰى تَنْكِحَ زَوْجاً غَيْرَهُۜ  فَاِنْ طَلَّقَهَا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَٓا اَنْ يَتَرَاجَعَٓا اِنْ ظَـنَّٓا اَنْ يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ يُبَيِّنُهَا لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

Fe in tallakaha fe la tahıllu lehu min ba'du hatta tenkiha zevcen gayrah, fe in tallakaha fe la cunaha aleyhima en yeteracea in zanna en yukima hududallah, ve tilke hududullahi yubeyyinuha li kavmin ya'lemun.

Yine de karısını boşarsa, karısı başka biriyle evlenmedikçe artık kendisine helal olmaz. Şayet ikinci koca da onu boşarsa ve her ikisi de Allah'ın koyduğu yasalara uyacaklarını umut ederlerse, birbirlerine dönmelerinde bir sakınca yoktur. Bunlar, Allah'ın, anlayan bir topluma iyice açıkladığı yasalarıdır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/230-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 245. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürüleceksiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

مَنْ ذَا الَّذ۪ي يُقْرِضُ اللّٰهَ قَرْضاً حَسَناً فَيُضَاعِفَهُ لَهُٓ اَضْعَافاً كَـث۪يرَةًۜ وَاللّٰهُ يَقْبِضُ وَيَبْصُۣطُۖ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Menzellezi yukridullahe kardan hasenen fe yudaifehu lehu ed'afen kesirah, vallahu yakbidu ve yebsut ve ileyhi turceun.

Kim Allah'a, Allah'ın karşılığını kat kat vereceği, karşılıksız bir borç vermek ister? Daraltan da genişleten de Allah'tır. Ve dönüşünüz yalnızca O'nadır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/245-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 281. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürüleceğiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاتَّقُوا يَوْماً تُرْجَعُونَ ف۪يهِ اِلَى اللّٰهِ ثُمَّ تُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ۟

Vetteku yevmen turceune fihi ilallahi summe tuveffa kullu nefsin ma kesebet ve hum la yuzlemun.

Allah'a döndürüleceğiniz gün için takvalı olun. O gün, hiç kimseye haksızlık yapılmaksızın, yaptıklarının karşılığı tam olarak verilecektir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/281-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 55. ayet

- **Geçtiği form:** مَرْجِعُكُمْ — merciukum · "dönüşünüz"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

اِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسٰٓى اِنّ۪ي مُتَوَفّ۪يكَ وَرَافِعُكَ اِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَجَاعِلُ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوكَ فَوْقَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۚ ثُمَّ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاَحْكُمُ بَيْنَكُمْ ف۪يمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ

İz kalellahu ya isa inni muteveffike ve rafiuke ileyye ve mutahhiruke minellezine keferu ve cailullezinettebeuke fevkallezine keferu ila yevmil kıyameh, summe ileyye merciukum fe ahkumu beynekum fima kuntum fihi tahtelifun.

Hani, Allah, İsa'ya: "Ey İsa! Seni öldürecek olan Ben'im. Seni Bana yükselteceğim. Seni Kafirlerden arındıracağım. Sana tabi olanları da Kıyamet Günü'ne kadar küfredenlerden üstün tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnız Bana olacak; anlaşmazlığa düştüğünüz konular hakkında hükmü Ben vereceğim." dedi.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/55-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 72. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُونَ — yerciune · "dönerler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَقَالَتْ طَٓائِفَةٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اٰمِنُوا بِالَّـذ۪ٓي اُنْزِلَ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَجْهَ النَّهَارِ وَاكْفُرُٓوا اٰخِرَهُ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَۚ

Ve kalet taifetun min ehlil kitabi aminu billezi unzile alellezine amenu vechen nehari vekfuru ahirahu leallehum yerciun.

Kitap Ehli'nden bir grup dedi ki: "İman Edenlere indirilene günün başında inanın, günün sonunda da küfredin. Belki dinlerinden dönerler."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/72-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** يُرْجَعُونَ — yurceune · "döndürüleceklerdir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَفَغَيْرَ د۪ينِ اللّٰهِ يَبْغُونَ وَلَهُٓ اَسْلَمَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ طَوْعاً وَكَرْهاً وَاِلَيْهِ يُرْجَعُونَ

E fe gayre dinillahi yebgune ve lehu esleme men fis semavati vel ardı tav'an ve kerhen ve ileyhi yurceun.

Yoksa onlar, Allah'ın dininden başka bir din mi arıyorlar? Oysa yerde ve gökte bulunanların tamamı isteyerek veya istemeyerek, O'na teslim olmuşlardır. Ve hepsi O'na döndürüleceklerdir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/83-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 109. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُ — turceu · "döndürülür"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟

Ve lillahi ma fis semavati ve ma fil ard, ve ilallahi turceul umur.

Göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Ve bütün işler Allah'a döndürülür.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/109-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** مَرْجِعُكُمْ — merciukum · "dönüşü"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

وَاَنْزَلْـنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقاً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ الْكِتَابِ وَمُهَيْمِناً عَلَيْهِ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَهُمْ عَمَّا جَٓاءَكَ مِنَ الْحَقِّۜ لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنْكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجاًۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ لِيَبْلُوَكُمْ ف۪ي مَٓا اٰتٰيكُمْ فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِۜ اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعاً فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَۙ

Ve enzelna ileykel kitabe bil hakkı musaddıkan lima beyne yedeyhi minel kitabi ve muheyminen aleyhi fahkum beynehum bima enzelallahu ve la tettebi' ehvaehum amma caeke minel hakk li kullin cealna minkum şir'aten ve minhaca ve lev şaallahu le cealekum ummeten vahıdeten ve lakin li yebluvekum fi ma atakum festebikul hayrat ilallahi merciukum cemian fe yunebbiukum bima kuntum fihi tahtelifun.

Biz sana, kendinden önceki Kitap'ı tasdik eden, onu düzenleyen bu Kitap'ı hakk olarak indirdik. O halde, aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet. Ve sakın sana gelen hakkı bırakıp onların hevalarına uyma. Ve Biz, sizin her biriniz için, bir şeriat ve yöntem belirledik. Allah dileseydi, sizi tek tip bir topluluk yapardı. Ancak sizlere verdiği ile sizi sınıyor. O halde hayırlarda yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Allah, üzerinde ayrılığa düştüğünüz şeyleri bildirecektir.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/48-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 105. ayet

- **Geçtiği form:** مَرْجِعُكُمْ — merciukum · "dönüşünüz"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا عَلَيْكُمْ اَنْفُسَكُمْۚ لَا يَضُرُّكُمْ مَنْ ضَلَّ اِذَا اهْتَدَيْتُمْۜ اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعاً فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

Ya eyyuhellezine amenu aleykum enfusekum, la yadurrukum men dalle izehtedeytum ilallahi merciukum cemian fe yunebbiukum bima kuntum ta'melun.

Ey İman Edenler! Siz, kendinizden sorumlusunuz. Eğer siz doğru yol üzerindeyseniz, sapan kimseler size zarar veremez. Dönüşünüz Allah'adır. Yaptığınız şeyleri size haber verecektir.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/105-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 36. ayet

- **Geçtiği form:** يُرْجَعُونَ — yurceune · "döndürülürler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اِنَّمَا يَسْتَج۪يبُ الَّذ۪ينَ يَسْمَعُونَۜ وَالْمَوْتٰى يَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ ثُمَّ اِلَيْهِ يُرْجَعُونَ

İnnema yestecibullezine yesmeun, vel mevta yeb'asuhumullahu summe ileyhi yurceun.

Ancak kulak veren kimseler bu daveti kabul eder. Ölülere gelince onları ancak Allah diriltir. Sonra O'na döndürülürler.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/36-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** مَرْجِعُكُمْ — merciukum · "dönüşünüz"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

وَهُوَ الَّذ۪ي يَتَوَفّٰيكُمْ بِالَّيْلِ وَيَعْلَمُ مَا جَرَحْتُمْ بِالنَّهَارِ ثُمَّ يَبْعَثُـكُمْ ف۪يهِ لِيُقْضٰٓى اَجَلٌ مُسَمًّىۚ ثُمَّ اِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ ثُمَّ يُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟

Ve huvellezi yeteveffakum bil leyli ve ya'lemu ma cerahtum bin nehari summe yeb'asukum fihi li yukda ecelun musemma, summe ileyhi merci'ukum summe yunebbiukum bima kuntum ta'melun.

O'dur geceleyin sizi öldüren, gündüz elde ettiğiniz şeyleri bilen. Sonra, bilinen ecelin gerçekleşmesi için diriltendir. Sonunda O'nadır dönüşünüz. Sonra da her ne yaptıysanız onu size haber verecektir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/60-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 108. ayet

- **Geçtiği form:** مَّرْجِعُهُمْ — merciuhum · "dönüşleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

وَلَا تَسُبُّوا الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَيَسُبُّوا اللّٰهَ عَدْواً بِغَيْرِ عِلْمٍۜ   كَذٰلِكَ زَيَّنَّا لِكُلِّ اُمَّةٍ عَمَلَهُمْ ثُمَّ اِلٰى رَبِّهِمْ مَرْجِعُهُمْ فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Ve la tesubbullezine yed'une min dunillahi fe yesubbullahe adven bi gayri ilm, kezalike zeyyenna li kulli ummetin amelehum summe ila rabbihim merciuhum fe yunebbiuhum bima kanu ya'melun.

Allah'ın yanı sıra yöneldiklerine hakaret etmeyin ki onlar da hadlerini aşarak cahillikle Allah'a hakaret etmesinler. Her ümmetin yaptıklarını, kendilerine süslü gösterdik. Sonra Rabb'lerine döneceklerdir. O, onlara yaptıklarını haber verecektir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/108-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 164. ayet

- **Geçtiği form:** مَّرْجِعُكُمْ — merciukum · "dönüşünüz"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

قُلْ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْغ۪ي رَباًّ وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَيْءٍۜ وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ اِلَّا عَلَيْهَاۚ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۚ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ

Kul e gayrallahi ebgi rabben ve huve rabbu kulli şey', ve la teksibu kullu nefsin illa aleyh, ve la teziru vaziretun vizre uhra, summe ila rabbikum merciukum fe yunebbiukum bima kuntum fihi tahtelifun.

De ki: "Allah, her şeyin Rabb'iyken, ben O'ndan başka bir Rabb'mi arayayım?" Herkesin kazandığı yalnız kendisine aittir. Hiç kimse bir başkasının yükünü yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabb'inizedir. O, size ayrılığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/164-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 150. ayet

- **Geçtiği form:** رَجَعَ — racea · "döndü(ğü)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَلَمَّا رَجَعَ مُوسٰٓى اِلٰى قَوْمِه۪ غَضْبَانَ اَسِفاًۙ قَالَ بِئْسَمَا خَلَفْتُمُون۪ي مِنْ بَعْد۪يۚ اَعَجِلْتُمْ اَمْرَ رَبِّكُمْۚ وَاَلْقَى الْاَلْوَاحَ وَاَخَذَ بِرَأْسِ اَخ۪يهِ يَجُرُّهُٓ اِلَيْهِۜ قَالَ ابْنَ اُمَّ اِنَّ الْقَوْمَ اسْتَضْعَفُون۪ي وَكَادُوا يَقْتُلُونَن۪يۘ فَلَا تُشْمِتْ بِيَ الْاَعْدَٓاءَ وَلَا تَجْعَلْن۪ي مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ

Ve lemma recea musa ila kavmihi gadbane esifen kale bi'sema haleftumuni min ba'di, e aciltum emre rabbikum, ve elkal elvaha ve ehaze bi re'si ahihi yecurruhu ileyh, kalebne umme innel kavmestad'afuni ve kadu yaktuluneni fe la tuşmit biyel a'dae ve la tec'alni meal kavmiz zalimin.

Musa, halkına döndüğünde, öfke ve üzüntü içinde onlara: "Benim yokluğumda ne kötü işler yapmışsınız! Rabb'inizin emrini çabuklaştırdınız mı?" dedi. Levhaları bırakıp, kardeşinin başını tutup kendine çekti. "Ey annemin oğlu! Gerçekten bu halk beni zayıf buldu, neredeyse beni öldüreceklerdi; sen de düşmanları benimle sevindirme, beni bu zalim kimselerle bir tutma." dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/150-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 168. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُونَ — yerciune · "dönerler (diye)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَقَطَّعْنَاهُمْ فِي الْاَرْضِ اُمَماًۚ مِنْهُمُ الصَّالِحُونَ وَمِنْهُمْ دُونَ ذٰلِكَۘ وَبَلَوْنَاهُمْ بِالْحَسَنَاتِ وَالسَّيِّـَٔاتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

Ve katta'nahum fil ardı umema, minhumus salihune ve minhum dune zalike ve belevnahum bil hasenati ves seyyiati leallehum yerciun.

Onları, yeryüzünde topluluklara ayırdık. Onlardan, salih olanlar da vardı olmayanlar da. Belki dönerler diye onları iyiliklerle ve kötülüklerle sınadık.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/168-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 174. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُونَ — yerciune · "döner(yola gelir)ler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَكَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ وَلَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

Ve kezalike nufassılul ayati ve leallehum yerci'un.

İşte, doğruyu bulsunlar diye ayetlerimizi böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/174-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُ — turceu · "döndürülecektir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَاِذْ يُر۪يكُمُوهُمْ اِذِ الْتَقَيْتُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِكُمْ قَل۪يلاً وَيُقَلِّلُكُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِهِمْ لِيَقْضِيَ اللّٰهُ اَمْراً كَانَ مَفْعُولاًۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟

Ve iz yurikumuhum iziltekaytum fi a'yunikum kalilen ve yukallilukum fi a'yunihim li yakdıyallahu emren kane mef'ula, ve ilallahi turceul umur.

Karşı karşıya geldiğinizde, Allah onları sizin gözünüzde, sizi de onların gözünde sayıca azmış gibi gösteriyordu ki takdir edilen işi yerine getirsin. Bütün işler yalnızca Allah'a döndürülür.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/44-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** رَّجَعَكَ — raceake · "seni döndürürse"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَاِنْ رَجَعَكَ اللّٰهُ اِلٰى طَٓائِفَةٍ مِنْهُمْ فَاسْتَأْذَنُوكَ لِلْخُرُوجِ فَقُلْ لَنْ تَخْرُجُوا مَعِيَ اَبَداً وَلَنْ تُقَاتِلُوا مَعِيَ عَدُواًّۜ اِنَّكُمْ رَض۪يتُمْ بِالْقُعُودِ اَوَّلَ مَرَّةٍ فَاقْعُدُوا مَعَ الْخَالِف۪ينَ

Fe in receakallahu ila taifetin minhum feste'zenuke lil huruci fe kul len tahrucu maiye ebeden ve len tukatilu maiye aduvv, innekumraditum bil ku'udi evvele merretin fak'udu meal halifin.

Eğer Allah, seni onlardan bir grupla karşılaştırırsa, onlar da seninle savaşa çıkmak için izin isterlerse; de ki: "Benimle asla çıkamayacaksınız. Artık benimle hiçbir düşmanla savaşamayacaksınız. Çünkü siz daha önce oturup kalmayı tercih ettiniz. Artık, geride kalanlarla oturun!"

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/83-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 94. ayet

- **Geçtiği form:** رَجَعْتُمْ — racea'tum · "geri dönüp geldiğiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

يَعْتَذِرُونَ اِلَيْكُمْ اِذَا رَجَعْتُمْ اِلَيْهِمْۜ قُلْ لَا تَعْتَذِرُوا لَنْ نُؤْمِنَ لَكُمْ قَدْ نَبَّاَنَا اللّٰهُ مِنْ اَخْبَارِكُمْۜ وَسَيَرَى اللّٰهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ ثُمَّ تُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

Ya'tezirune ileykum iza reca'tum ileyhim, kul la ta'teziru len nu'mine lekum kad nebbe enallahu min ahbarikum, ve se yerallahu amelekum ve resuluhu summe tureddune ila alimil gaybi veş şehadeti fe yunebbiukum bi ma kuntum ta'melun.

Onlara döndüğünüz zaman size mazeret ileri sürerler. De ki: "Mazeret ileri sürmeyin, size asla inanmayacağız. Allah, durumunuzdan bizi haberdar etti. Allah ve Resul'ü yapacaklarınızı görecektir. Sonra, görüneni ve görünmeyeni bilene döndürüleceksiniz. O, bütün yaptıklarınızı size bildirecektir."

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/94-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 122. ayet

- **Geçtiği form:** رَجَعُوٓا۟ — raceu · "dönüp geldikleri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَمَا كَانَ الْمُؤْمِنُونَ لِيَنْفِرُوا كَٓافَّةًۜ فَلَوْلَا نَفَرَ مِنْ كُلِّ فِرْقَةٍ مِنْهُمْ طَٓائِفَةٌ لِيَتَفَقَّهُوا فِي الدّ۪ينِ وَلِيُنْذِرُوا قَوْمَهُمْ اِذَا رَجَعُٓوا اِلَيْهِمْ لَعَلَّهُمْ يَحْذَرُونَ۟

Ve ma kanel mu'minune li yenfiru kaffeh, fe lev la nefere min kulli firkatin minhum taifetun li yetefekkahu fid dini ve li yunziru kavmehum iza receu ileyhim leallehum yahzerun.

Mü'minlerin toptan seferber olmaları uygun değildir. Dinde bilgi edinmek için her grubun içinden birtakım kimseler gitmeli ve döndüklerinde halklarını bilgilendirmelidirler. Umulur ki onlar sakınırlar.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/122-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** مَرْجِعُكُمْ — merciukum · "dönüşü"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

اِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعاًۜ وَعْدَ اللّٰهِ حَقاًّۜ اِنَّهُ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ بِالْقِسْطِۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَهُمْ شَرَابٌ مِنْ حَم۪يمٍ وَعَذَابٌ اَل۪يمٌ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ

İleyhi merciukum cemia, va'dallahi hakka, innehu yebdeul halka summe yuiduhu li yecziyellezine amenu ve amilus salihati bil kıst, vellezine keferu lehum şerabun min hamimin ve azabun elimun bima kanu yekfurun.

Hepinizin dönüşü O'nadır. Allah'ın sözü haktır. O, mahlukatı önce yaratır, sonra iman edip salihatı yapanlara adaletle karşılık vermek için tekrar yaratır. Kafirler ise küfürlerinden dolayı, kaynar sudan içecek ve onlara can yakıcı bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/4-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** مَرْجِعُكُمْ — merciukum · "dönüşünüz"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

فَلَمَّٓا اَنْجٰيهُمْ اِذَا هُمْ يَبْغُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ  يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّمَا بَغْيُكُمْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْۙ مَتَاعَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا ثُمَّ اِلَيْنَا مَرْجِعُكُمْ فَنُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

Fe lemma encahum iza hum yebgune fil ardı bi gayril hakk, ya eyyuhen nasu innema bagyukum ala enfusikum metaal hayatid dunya summe ileyna merciukum fe nunebbiukum bima kuntum ta'melun.

Ama onları kurtarınca, yeryüzünde haksız yere taşkınlık yaparlar. Ey insanlar! Sizin azgınlığınız ancak kendiniz içindir. Dünya hayatı bir geçimliktir. Sonunda bize döneceksiniz. Yaptıklarınızı size haber veririz.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/23-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** مَرْجِعُهُمْ — merciuhum · "onların dönüşü"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

وَاِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذ۪ي نَعِدُهُمْ اَوْ نَتَوَفَّـيَنَّكَ فَاِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ اللّٰهُ شَه۪يدٌ عَلٰى مَا يَفْعَلُونَ

Ve imma nuriyenneke ba'dellezi naıduhum ev neteveffeyenneke fe ileyna merciuhum summallahu şehidun ala ma yef'alun.

Onlara yaptığımız uyarının bir kısmını sana göstersek de göstermeden vefat ettirsek de onların dönüşü Bizedir. Allah, onların ne yaptıklarına tanıktır.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/46-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 56. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürülürsünüz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

هُوَ يُحْـي۪ وَيُم۪يتُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Huve yuhyi ve yumitu ve ileyhi turceun.

Dirilten de öldüren de O'dur. Ve O'na döndürüleceksiniz.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/56-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 70. ayet

- **Geçtiği form:** مَرْجِعُهُمْ — merciuhum · "dönüşleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

مَتَاعٌ فِي الدُّنْيَا ثُمَّ اِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ نُذ۪يقُهُمُ الْعَذَابَ الشَّد۪يدَ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ۟

Metaun fid dunya summe ileyna merciuhum summe nuzikuhumul azabeş şedide bima kanu yekfurun.

Dünyada geçici bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri Bize'dir. Sonra da küfr etmelerinden dolayı onlara şiddetli azabı tattırırız.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/70-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** مَرْجِعُكُمْ ۖ — merciukum · "dönüşünüz"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ

İlallahi merciukum, ve huve ala kulli şey'in kadir.

Dönüşünüz yalnızca Allah'adır. O'nun Gücü Her Şeye Yeter.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/4-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürüleceksiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَا يَنْفَعُكُمْ نُصْح۪ٓي اِنْ اَرَدْتُ اَنْ اَنْصَحَ لَكُمْ اِنْ كَانَ اللّٰهُ يُر۪يدُ اَنْ يُغْوِيَكُمْۜ هُوَ رَبُّكُمْ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَۜ

Ve la yenfeukum nushi in eredtu en ensaha lekum in kanallahu yuridu en yugviyekum, huve rabbukum ve ileyhi turceun.

"Eğer Allah sizi azdırmayı dilerse, size öğüt versem de öğüdüm yarar sağlamaz. Rabb'iniz O'dur, O'na döndürüleceksiniz."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/34-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 123. ayet

- **Geçtiği form:** يُرْجَعُ — yurceu · "döndürülür"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَلِلّٰهِ غَيْبُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاِلَيْهِ يُرْجَعُ الْاَمْرُ كُلُّهُ فَاعْبُدْهُ وَتَوَكَّلْ عَلَيْهِۜ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Ve lillahi gaybus semavati vel ardı ve ileyhi yurceul emru kulluhu fa'budhu ve tevekkel aleyh, ve ma rabbuke bi gafilin amma ta'melun.

Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Bütün işler O'na döndürülür. Öyleyse yalnızca O'na kulluk et ve yalnızca O'na tevekkül et. Rabb'in, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/123-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** أَرْجِعُ — erciu · "dönerim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

يُوسُفُ اَيُّهَا الصِّدّ۪يقُ اَفْتِنَا ف۪ي سَبْعِ بَقَرَاتٍ سِمَانٍ يَأْكُلُهُنَّ سَبْعٌ عِجَافٌ وَسَبْعِ سُنْبُلَاتٍ خُضْرٍ وَاُخَرَ يَابِسَاتٍۙ لَعَلّ۪ٓي اَرْجِعُ اِلَى النَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَعْلَمُونَ

Yusufu eyyuhes sıddiku eftina fi seb'ı bakaratin simanin ye'kuluhunne seb'un icafun ve seb'ı sunbulatin hudrin ve uhare yabisatin, lealli erciu ilen nasi leallehum ya'lemun.

"Ey doğru sözlü Yusuf! Yedi besili sığırı yiyen, yedi zayıf sığır ile yedi yeşil başak ve kuru başağın ne anlama geldiğini bize açıkla. Döndüğümde insanlara anlatayım da böylece onlar senin değerini öğrenmiş olurlar."

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/46-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** ٱرْجِعْ — rcia' · "dön"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُون۪ي بِه۪ۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُ الرَّسُولُ قَالَ ارْجِعْ اِلٰى رَبِّكَ فَسْـَٔلْهُ مَا بَالُ النِّسْوَةِ الّٰت۪ي قَطَّعْنَ اَيْدِيَهُنَّۜ اِنَّ رَبّ۪ي بِكَيْدِهِنَّ عَل۪يمٌ

Ve kalel meliku'tuni bih, fe lemma caehur resulu kalerci' ila rabbike fes'elhu ma balun nisvetillati katta'ne eydiyehunn, inne rabbi bi keydihinne alim.

Hükümdar: "Onu bana getirin." dedi. Hükümdarın elçisi ona gelince, rabbine dön ve ona, ellerini kesen kadınların durumunu sor. Kuşkusuz Rabb'im onların hilesini bilendir."

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/50-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 62. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُونَ — yerciune · "geri dönerler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَقَالَ لِفِتْيَانِهِ اجْعَلُوا بِضَاعَتَهُمْ ف۪ي رِحَالِهِمْ لَعَلَّهُمْ يَعْرِفُونَـهَٓا اِذَا انْقَلَـبُٓوا اِلٰٓى اَهْلِهِمْ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

Ve kale li fityanihic'alu bidaatehum fi rihalihim leallehum ya'rifuneha izenkalebu ila ehlihim leallehum yerci'un.

Yusuf adamlarına: "Verdiklerini, yüklerinin içine koyun. Umulur ki ailelerine döndüklerinde bunu görür ve geri gelirler." dedi.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/62-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 63. ayet

- **Geçtiği form:** رَجَعُوٓا۟ — raceu · "döndükleri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

فَلَمَّا رَجَعُٓوا اِلٰٓى اَب۪يهِمْ قَالُوا يَٓا اَبَانَا مُنِـعَ مِنَّا الْكَيْلُ فَاَرْسِلْ مَعَنَٓا اَخَانَا نَكْتَلْ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ

Fe lemma receu ila ebihim kalu ya ebana munia minnel keylu fe ersil meana ehana nektel ve inna lehu le hafizun.

Babalarının yanına vardıklarında: "Ey babamız! Kardeşimizi bizimle birlikte gönder ki tahıl alalım. Yoksa bize tahıl verilmeyecek. Onu mutlaka koruruz." dediler.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/63-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 81. ayet

- **Geçtiği form:** ٱرْجِعُوٓا۟ — irciu · "dönün"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

اِرْجِعُٓوا اِلٰٓى اَب۪يكُمْ فَقُولُوا يَٓا اَبَانَٓا اِنَّ ابْنَكَ سَرَقَۚ وَمَا شَهِدْنَٓا اِلَّا بِمَا عَلِمْنَا وَمَا كُنَّا لِلْغَيْبِ حَافِظ۪ينَ

Irciu ila ebikum fe kulu ya ebana innebneke serak, ve ma şehidna illa bima alimna ve ma kunna lil gaybi hafizin.

"Siz dönün! Babanıza deyin ki: Ey babamız! İnan ki oğlun hırsızlık yaptı. Biz bildiğimizden başka bir şeye tanıklık etmedik; işin iç yüzünü de bilmiyoruz."

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/81-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** يُرْجَعُونَ — yurceune · "döndürülürler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اِنَّا نَحْنُ نَرِثُ الْاَرْضَ وَمَنْ عَلَيْهَا وَاِلَيْنَا يُرْجَعُونَ۟

İnna nahnu nerisul arda ve men aleyha ve ileyna yurceun.

Yeryüzüne ve onun üzerindeki her şeye Biz varis olacağız. Ve onlar, yalnızca Bize döndürülecekler.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/40-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** فَرَجَعْنَـٰكَ — feracea'nake · "böylece seni geri verdik"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

اِذْ تَمْش۪ٓي اُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰى مَنْ يَكْفُلُهُۜ فَرَجَعْنَاكَ اِلٰٓى اُمِّكَ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَۜ وَقَتَلْتَ نَفْساً فَنَجَّيْنَاكَ مِنَ الْغَمِّ وَفَتَنَّاكَ فُتُوناً۠ فَلَبِثْتَ سِن۪ينَ ف۪ٓي اَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلٰى قَدَرٍ يَا مُوسٰى

İz temşi uhtuke fe tekulu hel edullukum ala men yekfuluh, fe reca'nake ila ummike key takarre aynuha ve la tahzen, ve katelte nefsen fe necceynake minel gammi ve fetennake futuna, fe lebiste sinine fi ehli medyene summe ci'te ala kaderin ya musa.

"Hani kız kardeşin gidip, "Size, ona bakacak birisini bulmanızda yardımcı olayım mı?" demişti. Böylece gözü aydın olsun ve üzülmesin diye seni annene geri döndürdük. Ve birisini öldürmüştün de seni sıkıntıdan kurtarmıştık. Ve seni çeşitli sınavlarla sınav yaptık. Sonra yıllarca Medyen halkı içinde kaldın. Sonra takdirimiz gereği şimdi buradasın ey Musa!"

_https://acikkuran.com/taha-suresi/40-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 86. ayet

- **Geçtiği form:** فَرَجَعَ — feracea · "bunun üzerine döndü"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَرَجَعَ مُوسٰٓى اِلٰى قَوْمِه۪ غَضْبَانَ اَسِفاًۚ قَالَ يَا قَوْمِ اَلَمْ يَعِدْكُمْ رَبُّكُمْ وَعْداً حَسَناًۜ اَفَطَالَ عَلَيْكُمُ الْعَهْدُ اَمْ اَرَدْتُمْ اَنْ يَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبٌ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَخْلَفْتُمْ مَوْعِد۪ي

Fe recea musa ila kavmihi gadbane esifa, kale ya kavmi e lem yaıdkum rabbukum va'den hasena, e fe tale aleykumul ahdu em eredtum en yahılle aleykum gadabun min rabbikum fe ahleftum mev'ıdi.

Bunun üzerine Musa, halkına öfkeli ve üzüntülü bir şekilde geri döndü: "Ey halkım, Rabb'iniz size iyi bir söz vermedi mi? Şimdi bu süre size uzun mu geldi? Yoksa Rabb'inizin gazabının üzerinize inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz sözden döndünüz?" dedi.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/86-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 89. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُ — yerciu · "dönemez"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اَفَلَا يَرَوْنَ اَلَّا يَرْجِعُ اِلَيْهِمْ قَوْلاًۙ وَلَا يَمْلِكُ لَهُمْ ضَراًّ وَلَا نَفْعاً۟

E fe la yerevne ella yerciu ileyhim kavlen ve la yemliku lehum darren ve la nef'a.

Onlar, kendilerine bir cevap veremediğini, yarar veya zarar verecek bir gücünün olmadığını görmüyorlar mı?

_https://acikkuran.com/taha-suresi/89-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 91. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعَ — yercia · "dönünceye"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

قَالُوا لَنْ نَبْرَحَ عَلَيْهِ عَاكِف۪ينَ حَتّٰى يَرْجِعَ اِلَيْنَا مُوسٰى

Kalu len nebreha aleyhi akifine hatta yercia ileyna musa.

Halk, "Musa bize dönüp gelinceye kadar, kendimizi buzağıya adamaktan asla vazgeçmeyeceğiz." dedi.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/91-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱرْجِعُوٓا۟ — verciu · "ve dönün"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

لَا تَرْكُضُوا وَارْجِعُٓوا اِلٰى مَٓا اُتْرِفْتُمْ ف۪يهِ وَمَسَاكِنِكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْـَٔلُونَ

La terkudu verciu ila ma utriftum fihi ve mesakinikum leallekum tus'elun.

Boşuna kaçmayın, refaha kavuşturulduğunuz şeylere ve evlerinize geri dönün; çünkü hesaba çekileceksiniz.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/13-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürüleceksiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِۜ وَنَبْلُوكُمْ بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةًۜ وَاِلَيْنَا تُرْجَعُونَ

Kullu nefsin zaikatul mevt, ve neblukum biş şerri vel hayri fitneh, ve ileyna turceun.

Her nefs ölümü tadıcıdır. Sizi sınav olarak, iyilik ve kötülükle sınarız. Ve siz, yalnız Bize döndürüleceksiniz.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/35-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُونَ — yerciune · "müracaat ederler (diye)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

فَجَعَلَهُمْ جُذَاذاً اِلَّا كَب۪يراً لَهُمْ لَعَلَّهُمْ اِلَيْهِ يَرْجِعُونَ

Fe cealehum cuzazen illa kebiren lehum leallehum ileyhi yerciun.

Sonra da kendisine sorsunlar diye, büyük olanı hariç diğerlerini parça parça etti.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/58-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** فَرَجَعُوٓا۟ — feraceu · "döndüler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

فَرَجَعُٓوا اِلٰٓى اَنْفُسِهِمْ فَقَالُٓوا اِنَّكُمْ اَنْتُمُ الظَّالِمُونَۙ

Fe receu ila enfusihim fe kalu innekum entumuz zalimun.

Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Haksızlık ediyoruz." dediler.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/64-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 93. ayet

- **Geçtiği form:** رَٰجِعُونَ — raciune · "döneceklerdir"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَتَقَطَّعُٓوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْۜ كُلٌّ اِلَيْنَا رَاجِعُونَ۟

Ve tekattau emrehum beynehum, kullun ileyna raciun.

Emirlerini aralarında bölük pörçük ettiler. Oysa hepsi yalnızca Bize dönecekler.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/93-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 95. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُونَ — yerciune · "bir daha geri dönemezler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَحَرَامٌ عَلٰى قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَٓا اَنَّهُمْ لَا يَرْجِعُونَ

Ve haramun ala karyetin ehleknaha ennehum la yerciun.

Yok ettiğimiz bir kent halkının geri dönmesi haramdır. Onlar bir daha geri dönemezler.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/95-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 76. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُ — turceu · "döndürülür"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ

Ya'lemu ma beyne eydihim ve ma halfehum, ve ilallahi turceul umur.

Onların geçmişte yaptıklarını da gelecekte yapacaklarını da bilir. Ve işler yalnızca Allah'a döndürülür.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/76-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** رَٰجِعُونَ — raciune · "dönecekler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَالَّذ۪ينَ يُؤْتُونَ مَٓا اٰتَوْا وَقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ اَنَّهُمْ اِلٰى رَبِّهِمْ رَاجِعُونَۙ

Vellezine yu'tune ma atev ve kulubuhum veciletun ennehum ila rabbihim raciun.

Rabb'lerine döneceklerinin bilinciyle, derin bir saygı içinde vermeleri gerekenleri verirler.

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/60-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 99. ayet

- **Geçtiği form:** ٱرْجِعُونِ — rciuni · "beni geri döndür"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ارْجِعُونِۙ

Hatta iza cae ehadehumul mevtu kale rabbirciun.

Onlardan birine ölüm geldiği zaman, "Rabb'im beni hayata geri döndür." der.

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/99-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 115. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürülmeyeceğinizi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَفَحَسِبْتُمْ اَنَّمَا خَلَقْنَاكُمْ عَبَثاً وَاَنَّكُمْ اِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ

E fe hasibtum ennema halaknakum abesen ve ennekum ileyna la turceun.

"Yoksa sizi boş yere yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/115-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** ٱرْجِعُوا۟ — rciu · "dönün!"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

فَاِنْ لَمْ تَجِدُوا ف۪يهَٓا اَحَداً فَلَا تَدْخُلُوهَا حَتّٰى يُؤْذَنَ لَكُمْۚ وَاِنْ ق۪يلَ لَكُمُ ارْجِعُوا فَارْجِعُوا هُوَ اَزْكٰى لَكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَل۪يمٌ

Fe in lem tecidu fiha ehaden fe la tedhuluha hatta yu'zene lekum ve in kile lekumurciu ferciu huve ezka lekum, vallahu bima ta'melune alim.

Eğer orada kimseyi bulamazsanız, size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Eğer geri dönmeniz istenirse hemen geri dönün. Bu sizin için daha nezihtir. Allah yaptığınız şeyi hangi amaçla yaptığınızdan haberdardır.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/28-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** فَٱرْجِعُوا۟ ۖ — ferciu · "o halde dönün"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

فَاِنْ لَمْ تَجِدُوا ف۪يهَٓا اَحَداً فَلَا تَدْخُلُوهَا حَتّٰى يُؤْذَنَ لَكُمْۚ وَاِنْ ق۪يلَ لَكُمُ ارْجِعُوا فَارْجِعُوا هُوَ اَزْكٰى لَكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَل۪يمٌ

Fe in lem tecidu fiha ehaden fe la tedhuluha hatta yu'zene lekum ve in kile lekumurciu ferciu huve ezka lekum, vallahu bima ta'melune alim.

Eğer orada kimseyi bulamazsanız, size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Eğer geri dönmeniz istenirse hemen geri dönün. Bu sizin için daha nezihtir. Allah yaptığınız şeyi hangi amaçla yaptığınızdan haberdardır.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/28-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** يُرْجَعُونَ — yurceune · "döndürül(üp götürül)dükleri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قَدْ يَعْلَمُ مَٓا اَنْتُمْ عَلَيْهِۜ وَيَوْمَ يُرْجَعُونَ اِلَيْهِ فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ

E la inne lillahi ma fis semavati vel ard, kad ya'lemu ma entum aleyh, ve yevme yurceune ileyhi fe yunebbiuhum bi ma amilu, vallahu bi kulli şey'in alim.

Unutmayın! Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. O sizin ne üzerinde olduğunuzu kesinlikle bilir. O'na döndürüldükleri gün, onlara yaptıklarını haber verecektir. Allah, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/64-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُونَ — yerciune · "başvuruyorlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اِذْهَبْ بِكِتَاب۪ي هٰذَا فَاَلْقِهْ اِلَيْهِمْ ثُمَّ تَوَلَّ عَنْهُمْ فَانْظُرْ مَاذَا يَرْجِعُونَ

İzheb bi kitabi haza fe elkıh ileyhim summe tevelle anhum fenzur maza yerciun.

"Bu mektubumu götür, onlara ilet. Sonra bir kenara çekilip ne tepki vereceklerini gözle."

_https://acikkuran.com/neml-suresi/28-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُ — yerciu · "dönecekler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَاِنّ۪ي مُرْسِلَةٌ اِلَيْهِمْ بِهَدِيَّةٍ فَنَاظِرَةٌ بِمَ يَرْجِعُ الْمُرْسَلُونَ

Ve inni mursiletun ileyhim bi hediyyetin fe nazıratun bime yerciul murselun.

"Onlara hediyeler göndereyim. Bakalım elçiler nasıl bir cevapla dönecekler?"

_https://acikkuran.com/neml-suresi/35-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** ٱرْجِعْ — ircia' · "dön (söyle)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

اِرْجِعْ اِلَيْهِمْ فَلَنَأْتِيَنَّهُمْ بِجُنُودٍ لَا قِبَلَ لَهُمْ بِهَا وَلَنُخْرِجَنَّهُمْ مِنْهَٓا اَذِلَّةً وَهُمْ صَاغِرُونَ

İrcı' ileyhim fe le ne'tiyennehum bi cunudin la kıbele lehum biha ve le nuhricennehum minha ezilleten ve hum sagırun.

"Onlara geri dön. Karşı koyamayacakları bir ordu ile gelir, onları yurtlarından hor ve aşağılanmış olarak çıkarırım."

_https://acikkuran.com/neml-suresi/37-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 39. ayet

- **Geçtiği form:** يُرْجَعُونَ — yurceune · "döndürülmeyeceklerini"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاسْتَكْبَرَ هُوَ وَجُنُودُهُ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ اِلَيْنَا لَا يُرْجَعُونَ

Vestekbere huve ve cunuduhu fil ardı bi gayril hakkı ve zannu ennehum ileyna la yurceun.

O ve ordusu yeryüzünde haksız yere büyüklendiler ve gerçekten de Biz'e döndürülmeyeceklerini sandılar.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/39-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 70. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürüleceksiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَهُوَ اللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ  لَهُ الْحَمْدُ فِي الْاُو۫لٰى وَالْاٰخِرَةِۘ وَلَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Ve huvallahu la ilahe illa huve, lehul hamdu fil ula vel ahırati ve lehul hukmu ve ileyhi turceun.

O, Kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır. Her işin başında da sonunda da tüm övgüler onun içindir. Ve karar O'na aittir. Ve O'na döndürüleceksiniz.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/70-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 88. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürüleceksiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَا تَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهاً اٰخَرَۢ  لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ۠   كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُۜ  لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Ve la ted'u meallahi ilahen ahar, la ilahe illa hu, kullu şey'in halikun illa vecheh, lehul hukmu ve ileyhi turceun.

Allah ile birlikte başka ilahtan istekte bulunma. O'ndan başka ilah yoktur. O'nun yüzü hariç her şey yok olucudur. Hüküm O'nundur. Ve O'na döndürüleceksiniz.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/88-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** مَرْجِعُكُمْ — merciukum · "dönüşünüz"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْناًۜ وَاِنْ جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ ب۪ي مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَاۜ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

Ve vassaynel insane bi valideyhi husna, ve in cahedake li tuşrike bi ma leyse leke bihi ilmun fe la tutı'huma, ileyye merciukum fe unebbiukum bima kuntum ta'melun.

Biz, insana anne ve babasına iyi davranmasını tavsiye ettik. Eğer onlar, hakkında bilgin olmayan bir şey ile Bana şirk koşman için seninle cihad ederlerse, onları dinleme. Dönüşünüz ancak Bana'dır. O zaman yapmış olduklarınızı size haber vereceğim.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/8-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürüleceksiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اِنَّمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْثَاناً وَتَخْلُقُونَ اِفْكاًۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَا يَمْلِكُونَ لَكُمْ رِزْقاً فَابْتَغُوا عِنْدَ اللّٰهِ الرِّزْقَ وَاعْبُدُوهُ وَاشْكُرُوا لَهُۜ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

İnnema ta'budune min dunillahi evsanen ve tahlukune ifka, innellezine ta'budune min dunillahi la yemlikune lekum rızkan, febtegu indallahir rızka va'buduhu veşkuru leh, ileyhi turceun.

"Siz ise, Allah'tan başka, birtakım putlara kulluk ediyorsunuz ve tasarladığınız putlarla iftira ediyorsunuz. Şunu iyi bilin ki, Allah'tan başka kulluk ettikleriniz, size bir rızık vermeye güç yetiremezler. Öyleyse, rızkı Allah'tan isteyin. Ve yalnızca O'na kulluk edin. O'na şükredin. Eninde sonunda O'na döndürüleceksiniz."

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/17-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürüleceksiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ اِلَيْنَا تُرْجَعُونَ

Kullu nefsin zaikatul mevti summe ileyna turceun.

Her nefs ölümü tadıcıdır. Sonra Biz'e döndürüleceksiniz.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/57-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürülürsünüz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَللّٰهُ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Allahu yebdeul halka summe yuiduhu summe ileyhi turceun.

Allah, önce yaratmaya başlar, sonra onu iade eder. Sonra da O'na döndürülürsünüz.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/11-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُونَ — yerciune · "dönerler (diye)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

ظَهَرَ الْفَسَادُ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ اَيْدِي النَّاسِ لِيُذ۪يقَهُمْ بَعْضَ الَّذ۪ي عَمِلُوا لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

Zaharel fesadu fil berri vel bahri bima kesebet eydin nasi, li yuzikahum ba'dallezi amilu leallehum yerciun.

İnsanların kendi yaptıklarından dolayı karada ve denizde fesat ortaya çıktı. Belki akıllarını başlarına alırlar diye yaptıklarının bir kısmı onlara tattırıldı.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/41-ayet-meali.md_

### 31. Lokman suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** مَرْجِعُكُمْ — merciukum · "dönüşünüz"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

وَاِنْ جَاهَدَاكَ عَلٰٓى اَنْ تُشْرِكَ ب۪ي مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا وَصَاحِبْهُمَا فِي الدُّنْيَا مَعْرُوفاًۘ وَاتَّبِعْ سَب۪يلَ مَنْ اَنَابَ اِلَيَّۚ ثُمَّ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

Ve in cahedake ala en tuşrike bi ma leyse leke bihi ilmun fe la tutı'huma ve sahibhuma fid dunya magrufen vettebi' sebile men enabe ileyy, summe ileyye merciukum fe unebbiukum bi ma kuntum ta'melun.

Eğer o ikisi, hakkında bilgin olmayan bir şeyi Bana ortak koşman için seninle cihad ederlerse, o zaman sakın onlara itaat etme. Dünyada onlarla güzel geçin. Bana yönelen kimselerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz Bana'dır. O zaman yaptığınız şeyleri size haber vereceğim.

_https://acikkuran.com/lokman-suresi/15-ayet-meali.md_

### 31. Lokman suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** مَرْجِعُهُمْ — merciuhum · "onların dönüşleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

وَمَنْ كَفَرَ فَلَا يَحْزُنْكَ كُفْرُهُ ۜ اِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ فَنُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُواۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Ve men kefere fe la yahzunke kufruh, ileyna merciuhum fe nunebbiuhum bi ma amil, innallahe alimun bi zatis sudur.

Kim de Kafirlik ederse, artık onun Küfrü seni üzmesin. Onların dönüşü yalnızca Biz'edir. Yaptıkları şeyleri haber vereceğiz. Kuşkusuz Allah, sinelerde olanı en iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/lokman-suresi/23-ayet-meali.md_

### 32. Secde suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürülürsünüz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

قُلْ يَتَوَفّٰيكُمْ مَلَكُ الْمَوْتِ الَّذ۪ي وُكِّلَ بِكُمْ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ۟

Kul yeteveffakum melekul mevtillezi vukkile bikum summe ila rabbikum turceun.

De ki: "Size vekil kılınan ölüm meleği, sizi vefat ettirecek. Sonra Rabb'inize döndürüleceksiniz."

_https://acikkuran.com/secde-suresi/11-ayet-meali.md_

### 32. Secde suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** فَٱرْجِعْنَا — fercia'na · "bizi geri döndür"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا رُؤُ۫سِهِمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ رَبَّـنَٓا اَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَارْجِعْنَا نَعْمَلْ صَـالِحاً اِنَّا مُوقِنُونَ

Ve lev tera izil mucrimune nakısu ruusihim inde rabbihim, rabbena ebsarna ve semi'na ferci'na na'mel salihan inna mukinun.

Mücrimleri, Rabb'lerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabb'imiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi dünyaya geri gönder de salihatı yapalım. Biz, artık kesin bir şekilde iman ettik." derlerken bir görsen!

_https://acikkuran.com/secde-suresi/12-ayet-meali.md_

### 32. Secde suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُونَ — yerciune · "dönerler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَنُذ۪يقَنَّهُمْ مِنَ الْعَذَابِ الْاَدْنٰى دُونَ الْعَذَابِ الْاَكْبَرِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

Ve le nuzikannehum minel azabil edna dunel azabil ekberi leallehum yerciun.

Onlara, büyük azaptan önce, daha yakın olan azaptan tattıracağız. Belki dönerler.

_https://acikkuran.com/secde-suresi/21-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** فَٱرْجِعُوا۟ ۚ — ferciu · "dönün"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَاِذْ قَالَتْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ يَٓا اَهْلَ يَثْرِبَ لَا مُقَامَ لَكُمْ فَارْجِعُواۚ وَيَسْتَأْذِنُ فَر۪يقٌ مِنْهُمُ النَّبِيَّ يَقُولُونَ اِنَّ بُيُوتَنَا عَوْرَةٌ وَمَا هِيَ بِعَوْرَةٍۜ اِنْ يُر۪يدُونَ اِلَّا فِرَاراً

Ve iz kalet taifetun minhum ya ehle yesribe la mukame lekum ferciu, ve yeste'zinu ferikun minhumun nebiyye yekulune inne buyutena avretun ve ma hiye bi avreh, in yuridune illa firara.

Onlardan bir topluluk: "Ey Yesrib halkı, sizin için burada duracak bir yer yok, hemen dönün! Yine onlardan bir grup da: "Evlerimiz gerçekten korumasızdır." diyerek Nebi'den izin istiyorlardı. Oysaki evleri korumasız değildi. Onlar, savaştan kaçmak için bahane arıyorlardı.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/13-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُ — yerciu · "atarlarken"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَنْ نُؤْمِنَ بِهٰذَا الْقُرْاٰنِ وَلَا بِالَّذ۪ي بَيْنَ يَدَيْهِۜ وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الظَّالِمُونَ مَوْقُوفُونَ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ يَرْجِعُ بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍۨ الْقَوْلَۚ يَقُولُ الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا  لَوْلَٓا اَنْتُمْ لَكُنَّا مُؤْمِن۪ينَ

Ve kalellezine keferu len nu'mine bi hazel kur'ani ve la billezi beyne yedeyh, ve lev tera iziz zalimune mevkufune inde rabbihim, yerciu ba'duhum ila ba'dınil kavl, yekulullezinestud'ifu lillezinestekberu lev la entum le kunna muminin.

Kafirler, "Biz ne bu Kur'an'a ne de ondan önce gelene asla inanmayacağız." dediler. Sen bu zalimleri, Rabb'leri huzuruna çıkarıldıklarında nasıl birbirlerine sataştıklarını bir görsen! Güçsüzler, büyüklük taslayan kimselere, "Eğer siz olmasaydınız, biz kesinlikle inananlardan olurduk." derler.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/31-ayet-meali.md_

### 35. Fatır suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُ — turceu · "döndürülecektir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَاِنْ يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَتْ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ

Ve in yukezzibuke fe kad kuzzibet rusulun min kablik, ve ilallahi turceul umur.

Eğer seni yalanlıyorlarsa, bil ki senden önceki Resuller de yalanlanmışlardı. Bütün işler Allah'a döndürülür.

_https://acikkuran.com/fatir-suresi/4-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürüleceksiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَمَا لِيَ لَٓا اَعْبُدُ الَّذ۪ي فَطَرَن۪ي وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Ve ma liye la a'budullezi fatarani ve ileyhi turceun.

"Ben, niçin benim fıtratımı belirleyene kulluk etmeyeyim? Siz de O'na döndürüleceksiniz."

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/22-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُونَ — yerciune · "bir daha dönmezler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلَمْ يَرَوْا كَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنَ الْقُرُونِ اَنَّهُمْ اِلَيْهِمْ لَا يَرْجِعُونَ

E lem yerev kem ehlekna kablehum minel kuruni ennehum ileyhim la yerciun.

Kendilerinden önce nice nesilleri yok ettiğimizi ve bir daha geri dönemediklerini düşünmezler mi?

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/31-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُونَ — yerciune · "dönmeye"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ تَوْصِيَةً وَلَٓا اِلٰٓى اَهْلِهِمْ يَرْجِعُونَ۟

Fe la yestetiune tavsiyeten ve la ila ehlihim yerciun.

Artık vasiyette bulunmaya da ailelerine dönmeye de güçleri yetmez.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/50-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُونَ — yerciune · "geri dönmeye"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَوْ نَشَٓاءُ لَمَسَخْنَاهُمْ عَلٰى مَكَانَتِهِمْ فَمَا اسْتَطَاعُوا مُضِياًّ وَلَا يَرْجِعُونَ۟

Ve lev neşau le mesahnahum ala mekanetihim fe mastetau mudiyyen ve la yerciun.

Eğer dileseydik, oldukları yerde sabit bir şekle dönüştürürdük, ileri gitmeye de geri dönmeye de güç yetiremezlerdi.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/67-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürüleceksiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

فَسُبْحَانَ الَّذ۪ي بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Fe subhanellezi bi yedihi melekutu kulli şey'in ve ileyhi turceun.

O, çok yüce ve çok üstündür. Her şeyin mülkü ve egemenliği O'nun elindedir. Ve O'na döndürüleceksiniz.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/83-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 68. ayet

- **Geçtiği form:** مَرْجِعَهُمْ — merciahum · "dönecekleri yer"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

ثُمَّ اِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَاِلَى الْجَح۪يمِ

Summe inne merciahum le ilel cahim.

Sonra dönecekleri yer, kesinlikle Cehennem'dir.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/68-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** مَّرْجِعُكُمْ — merciukum · "dönüşünüz"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

اِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ عَنْكُمْ وَلَا يَرْضٰى لِعِبَادِهِ الْكُفْرَۚ وَاِنْ تَشْكُرُوا يَرْضَهُ۬ لَكُمْۜ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

İn tekfuru fe innallahe ganiyyun ankum, ve la yerda li ıbadihil kufr, ve in teşkuru yerdahu lekum, ve la teziru vaziretun vizra uhra, summe ila rabbikum merciukum fe yunebbiukum bima kuntum ta'melun, innehu alimun bi zatis sudur.

Eğer Küfrederseniz; bilin ki Allah'ın size hiçbir ihtiyacı yoktur. O, kullarının Küfründen hoşnut olmaz. Eğer şükrederseniz ondan hoşnut olur. Hiç kimse bir başkasının yükünü yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabb'inizedir. Böylece yapmış olduklarınızı size haber verecektir. Kuşkusuz O, sinelerde olanı en iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/7-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürüleceksiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

قُلْ لِلّٰهِ الشَّفَاعَةُ جَم۪يعاًۜ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Kul lillahiş şefaatu cemia, lehu mulkus semavati vel ard, summe ileyhi turceun.

De ki: "Şefaat etme tamamıyla Allah'ın elindedir. Göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O'na aittir. Sonra O'na döndürüleceksiniz."

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/44-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 77. ayet

- **Geçtiği form:** يُرْجَعُونَ — yurceune · "döndürüleceklerdir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

فَاصْبِرْ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّۚ فَاِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ الَّذ۪ي نَعِدُهُمْ اَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَاِلَيْنَا يُرْجَعُونَ

Fasbir inne va'dallahi hakk, fe imma nuriyenneke ba'dallezi neıduhum ev neteveffeyenneke fe ileyna yurceun.

O halde sabret. Kuşkusuz Allah'ın yaptığı uyarı gerçektir. Onlara yaptığımız uyarılardan bir kısmını sana göstersek de göstermeden seni vefat ettirsek de sonunda onlar yalnızca Bize döndürüleceklerdir.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/77-ayet-meali.md_

### 41. Fussilet suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürülüyorsunuz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَقَالُوا لِجُلُودِهِمْ لِمَ شَهِدْتُمْ عَلَيْنَاۜ قَالُٓوا اَنْطَقَنَا اللّٰهُ الَّـذ۪ٓي اَنْطَقَ كُلَّ شَيْءٍ وَهُوَ خَلَقَكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Ve kalu li culudihim lime şehidtum aleyna, kalu entakanallahullezi entaka kulle şey'in ve huve halakakum evvele merretin ve ileyhi turceun.

Bedenlerine, "Niçin aleyhimize tanıklık ettiniz?" dediler. Bedenleri de: "Bizi, her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattı ve O'na döndürülüyorsunuz."

_https://acikkuran.com/fussilet-suresi/21-ayet-meali.md_

### 41. Fussilet suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** رُّجِعْتُ — rucia'tu · "götürülmüş olsam bile"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

وَلَئِنْ اَذَقْنَاهُ رَحْمَةً مِنَّا مِنْ بَعْدِ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ هٰذَا ل۪يۙ وَمَٓا اَظُنُّ السَّاعَةَ قَٓائِمَةًۙ وَلَئِنْ رُجِعْتُ اِلٰى رَبّ۪ٓي اِنَّ ل۪ي عِنْدَهُ لَلْحُسْنٰىۚ فَلَنُنَبِّئَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِمَا عَمِلُواۘ وَلَنُذ۪يقَنَّهُمْ مِنْ عَذَابٍ غَل۪يظٍ

Ve le in ezaknahu rahmeten minna min ba'di darrae messethu le yekulenne haza li ve ma ezunnus saate kaimeten ve le in ruci'tu ila rabbi inne li indehu lel husna, fe le nunebbiennellezine keferu bima amilu ve le nuzikannehum min azabin galiz.

Fakat kendisine dokunan sıkıntıdan sonra, ona Tarafımızdan bir rahmet tattırsak: "Bu benim hakkımdır. Ve Sa'at'ın geleceğini de sanmıyorum. Gelse bile, Rabb'imin huzuruna çıkarılacak olursam, O'nun yanında kesinlikle benim için en iyisi vardır." der. O zaman, Kafirlere yaptıklarını kesinlikle bildireceğiz ve onlara kesinlikle ağır bir cezadan tattıracağız.

_https://acikkuran.com/fussilet-suresi/50-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُونَ — yerciune · "dönerler (diye)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَجَعَلَهَا كَلِمَةً بَاقِيَةً ف۪ي عَقِبِه۪ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

Ve cealeha kelimeten bakıyeten fi akıbihi leallehum yerciun.

İbrahim, gerçeğe yönelmeleri umuduyla takdir edilmiş hükmü gelecek nesiller için de kalıcı bir ilke yaptı.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/28-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُونَ — yerciune · "dönerler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَمَا نُر۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ اِلَّا هِيَ اَكْبَرُ مِنْ اُخْتِهَاۘ وَاَخَذْنَاهُمْ بِالْعَذَابِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

Ve ma nurihim min ayetin illa hiye ekberu min uhtiha ve ehaznahum bil azabi leallehum yerciun.

Onlara gösterdiğimiz her ayet, bir öncekinden daha büyüktü. Ders alırlar diye onlara kimi sıkıntılar yaşattık.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/48-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 85. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürüleceksiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَتَبَارَكَ الَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۚ وَعِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِۚ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Ve tebarekellezi lehu mulkus semavati vel'ardı ve ma beynehuma, ve indehu ilmus saah, ve ileyhi turceun.

Göklerin, yerin ve aralarındaki her şeyin mülkiyeti kendisinin olan Zat ne kutludur. O Sa'at'in bilgisi yalnızca O'nun yanındadır. O'na döndürüleceksiniz.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/85-ayet-meali.md_

### 45. Casiye suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُونَ — turceune · "döndürüleceksiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

مَنْ عَمِلَ صَالِحاً فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ فَعَلَيْهَاۘ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ

Men amile salihan fe li nefsih, ve men esae fe aleyha summe ila rabbikum turceun.

Her kim iyilik yaparsa kendisi için yapmış olur, kim de kötülük yaparsa kendisi için yapmış olur. Sonra Rabb'inize döndürüleceksiniz.

_https://acikkuran.com/casiye-suresi/15-ayet-meali.md_

### 46. Ahkaf suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** يَرْجِعُونَ — yerciune · "(küfürlerinden) dönerler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَقَدْ اَهْلَكْنَا مَا حَوْلَكُمْ مِنَ الْقُرٰى وَصَرَّفْنَا الْاٰيَاتِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

Ve lekad ehlekna ma havlekum minel kura ve sarrafnel ayati leallehum yerciun.

Ant olsun ki çevrenizdeki beldeleri yok ettik. Oysaki dönerler diye ayetlerimizi açıkça bildirmiştik.

_https://acikkuran.com/ahkaf-suresi/27-ayet-meali.md_

### 50. Kaf suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** رَجْعٌۢ — rac'un · "bir dönüştür"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَاباًۚ ذٰلِكَ رَجْعٌ بَع۪يدٌ

E iza mitna ve kunna turaba, zalike rec'un baidun.

"Biz ölüp, toprak olduktan sonra mı diriltileceğiz? İşte bu mümkün olmayan bir dönüştür." dediler.

_https://acikkuran.com/kaf-suresi/3-ayet-meali.md_

### 56. Vakıa suresi 87. ayet

- **Geçtiği form:** تَرْجِعُونَهَآ — terciuneha · "onu geri döndürsenize"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

تَرْجِعُونَـهَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ

Terciuneha in kuntum sadikin.

Eğer doğrulardansanız, onu geri çevirmeniz gerekmez mi?

_https://acikkuran.com/vakia-suresi/87-ayet-meali.md_

### 57. Hadid suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** تُرْجَعُ — turceu · "döndürülecektir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ

Lehu mulkus semavati vel ard, ve ilallahi turceul umur.

Göklerin ve yeryüzünün mülkü O'nundur. Bütün işler yalnızca Allah'a döndürülür.

_https://acikkuran.com/hadid-suresi/5-ayet-meali.md_

### 57. Hadid suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** ٱرْجِعُوا۟ — rciu · "dönün"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

يَوْمَ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا انْظُرُونَا نَقْتَبِسْ مِنْ نُورِكُمْ ق۪يلَ ارْجِعُوا وَرَٓاءَكُمْ فَالْتَمِسُوا نُوراًۜ فَضُرِبَ بَيْنَهُمْ بِسُورٍ لَهُ بَابٌۜ بَاطِنُهُ ف۪يهِ الرَّحْمَةُ وَظَاهِرُهُ مِنْ قِبَلِهِ الْعَذَابُۜ

Yevme yekulul munafikune vel munafikatu lillezine amenunzuruna naktebis min nurikum, kilerci'u veraekum fel temisu nura, fe duribe beynehum bi surin lehu bab, batınuhu fihir rahmetu ve zahiruhu min kıbelihil azab.

O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar, iman eden kimselere: "Bize bakın da nurunuzdan biraz yararlanalım." derler. Onlara: "Arkanıza dönün de oradan nur arayın." denir. O anda aralarına kapısı olan bir duvar çekilir; duvarın iç tarafı rahmet, dış tarafında ise azap vardır.

_https://acikkuran.com/hadid-suresi/13-ayet-meali.md_

### 60. Mümtehine suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** تَرْجِعُوهُنَّ — terciuhunne · "onları geri döndürmeyin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا جَٓاءَكُمُ الْمُؤْمِنَاتُ مُهَاجِرَاتٍ فَامْتَحِنُوهُنَّۜ  اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِا۪يمَانِهِنَّۚ  فَاِنْ عَلِمْتُمُوهُنَّ مُؤْمِنَاتٍ فَلَا تَرْجِعُوهُنَّ اِلَى الْكُفَّارِۜ  لَا هُنَّ حِلٌّ لَهُمْ وَلَا هُمْ يَحِلُّونَ لَهُنَّۜ وَاٰتُوهُمْ مَٓا اَنْفَقُواۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ اِذَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اُجُورَهُنَّۜ وَلَا تُمْسِكُوا بِعِصَمِ الْكَوَافِرِ وَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقْتُمْ وَلْيَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقُواۜ  ذٰلِكُمْ حُكْمُ اللّٰهِۜ  يَحْكُمُ بَيْنَكُمْۜ  وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ

Ya eyyuhellezine amenu iza caekumul mu'minatu muhaciratin femtehınu hunn, allahu a'lemu bi imanihinn, fe in alimtimu hunne mu'minatin fe la terciu hunne ilel kuffar, la hunne hıllun lehum ve la hum yehıllune le hunn, ve atuhum ma enfeku, ve la cunaha aleykum en tenkıhu hunne iza ateytumu hunne ucurehunn, ve la tumsiku bi isamil kevafiri ves'elu ma enfaktum vel yes'elu ma enfeku, zalikum hukmullah, yahkumu beynekum, vallahu alimun hakim.

Ey İman Edenler! Sığınmak üzere size gelen Mü'min kadınların hicret nedenlerini sorgulayın. Allah, onların gerçekten iman edip etmediklerini çok iyi bilmektedir. Eğer gerçekten Mü'min olduklarını anlarsanız, onları Kafirlere geri göndermeyin. Onlar, Kafir erkeklere helal değildir. Kafir erkekler de onlara helal değildir. Kafirlerin bu kadınlara verdiklerini iade edin. Mehirlerini verdiğiniz takdirde onlarla nikahlanmanızda bir sakınca yoktur. Ve Kafir kadınları nikahınızda tutmayın. Ve ne infak ettiyseniz geri isteyin. Onlar da infak ettiklerini geri istesinler. İşte bu Allah'ın aranızda verdiği hükmüdür. Allah; Her Şeyi Bilen'dir, En Doğru Karar Veren'dir.

_https://acikkuran.com/mumtehine-suresi/10-ayet-meali.md_

### 63. Münafikun suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** رَّجَعْنَآ — racea'na · "dönersek"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

يَقُولُونَ لَئِنْ رَجَعْنَٓا اِلَى الْمَد۪ينَةِ لَيُخْرِجَنَّ الْاَعَزُّ مِنْهَا الْاَذَلَّۜ وَلِلّٰهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِه۪ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَلٰكِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ۟

Yekulune le in reca'na ilel medineti le yuhricennel eazzu min hel ezell, ve lillahil izzetu ve li resulihi ve lil mu'minine ve lakinnel munafikine la ya'lemun.

"Eğer Medine'ye dönecek olursak, mutlaka daha güçlü olan, güçsüz olanı, oradan sürüp çıkarır." diyorlar. Oysa izzet; Allah'ın, O'nun Resul'ünün ve inananlarındır. Fakat münafıklar bu gerçeği bilmiyorlar.

_https://acikkuran.com/munafikun-suresi/8-ayet-meali.md_

### 67. Mülk suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** فَٱرْجِعِ — fercii · "döndür de (bak)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

اَلَّذ۪ي خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقاًۜ مَا تَرٰى ف۪ي خَلْقِ الرَّحْمٰنِ مِنْ تَفَاوُتٍۜ فَارْجِعِ الْبَصَرَۙ هَلْ تَرٰى مِنْ فُطُورٍ

Ellezi halaka seb'a semavatin tibaka, ma tera fi halkır rahmani min tefavut, ferciıl basara hel tera min futur.

Gökleri yedi tabaka halinde yaratan O'dur. Rahman'ın yaratmasında bir düzensizlik göremezsin. Bak bakalım, işleyiş yasalarında bir uygunsuzluk görebilecek misin?

_https://acikkuran.com/mulk-suresi/3-ayet-meali.md_

### 67. Mülk suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** ٱرْجِعِ — rcii · "döndür (bak)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنْقَلِبْ اِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِئاً وَهُوَ حَس۪يرٌ

Summerciıl basara kerreteyni yenkalib ileykel basaru hasien ve huve hasir.

Sonra, tekrar tekrar bir daha bak! Gözlerin, bitkin ve aradığını bulamamış bir halde sana geri döner.

_https://acikkuran.com/mulk-suresi/4-ayet-meali.md_

---
Sonraki: https://acikkuran.com/root/rjE.md?page=2
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
