# Sin-Ha-Ra — سحر (sHr)

> Kur'an'da 63 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/sHr

- **Anlam:** Büyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vakti
- **Türevleri:** سَحَّار (1) · سَحَر (3) · سَحَرُ (3) · سِحْر (28) · سَٰحِر (22) · مُسَحَّرِين (2) · مَّسْحُور (4)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 102. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسِّحْرَ — s-sihra · "sihri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَاتَّـبَعُوا مَا تَتْلُوا الشَّيَاط۪ينُ عَلٰى مُلْكِ سُلَيْمٰنَۚ وَمَا كَفَرَ سُلَيْمٰنُ وَلٰكِنَّ الشَّيَاط۪ينَ كَفَرُوا يُعَلِّمُونَ النَّاسَ السِّحْرَۗ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَۜ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنْ اَحَدٍ حَتّٰى يَقُولَٓا اِنَّمَا نَحْنُ فِتْنَةٌ فَلَا تَكْفُرْۜ فَيَتَعَلَّمُونَ مِنْهُمَا مَا يُفَرِّقُونَ بِه۪ بَيْنَ الْمَرْءِ وَزَوْجِه۪ۜ وَمَا هُمْ بِضَٓارّ۪ينَ بِه۪ مِنْ اَحَدٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَيَتَعَلَّمُونَ مَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْۜ وَلَقَدْ عَلِمُوا لَمَنِ اشْتَرٰيهُ مَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ خَلَاقٍ۠ وَلَبِئْسَ مَا شَرَوْا بِه۪ٓ اَنْفُسَهُمْۜ  لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ

Vettebeu ma tetluş şeyatinu ala mulki suleyman ve ma kefere suleymanu ve lakinneş şeyatine keferu yuallimunen nases sihra, ve ma unzile alel melekeyni bi babile harute ve marut, ve ma yuallimani min ehadin hatta yekula innema nahnu fitnetun fe la tekfur fe yeteallemune minhuma ma yuferrikune bihi beynel mer'i ve zevcih, ve ma hum bi darrine bihi min ehadin illa bi iznillah, ve yeteallemune ma yadurruhum ve la yenfeuhum ve lekad alimu le menişterahu ma lehu fil ahireti min halakın, ve le bi'se ma şerev bihi enfusehum lev kanu ya'lemun.

Ve onlar, Süleyman'ın sahip olduğu güç konusunda şeytanların uydurdukları şeylere uydular. Oysa Süleyman gerçeğe aykırı bir şey yapmadı. Ancak insanlara büyü yapmayı öğreten şeytanlar gerçeği gizliyordu; Babil'deki iki melike; Harut ve Marut'a bir şey indirilmiş değildi. Hatta bu iki melik: "Biz fitneyiz, sakın kafir olma!" demedikçe, hiç kimseye bir şey öğretmiyorlardı. Fakat onlar, o ikisinden karı ile kocanın arasını açacak şeyler öğrenmeye çalışıyorlardı. Ancak, Allah'ın izni olmadıkça bu şeyle hiç kimseye zarar veremezler. Onlar, kendilerine bir faydası olmayan, sadece zarar verecek şeyleri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, büyü ile uğraşanların ahirette bir nasiplerinin olmayacağını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür. Keşke bilselerdi.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/102-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** بِٱلْأَسْحَارِ — bil-eshari · "seherlerde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اَلصَّابِر۪ينَ وَالصَّادِق۪ينَ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْمُنْفِق۪ينَ وَالْمُسْتَغْفِر۪ينَ بِالْاَسْحَارِ

Es sabirine ves sadıkine vel kanitine vel munfikine vel mustagfirine bil eshar.

Bunlar: Sabreden, dürüst olan, gönülden bağlı olan, infak eden ve seher vaktinde bağışlanma dileyenlerdir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/17-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 110. ayet

- **Geçtiği form:** سِحْرٌۭ — sihrun · "bir büyüden"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

اِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ اذْكُرْ نِعْمَت۪ي عَلَيْكَ وَعَلٰى وَالِدَتِكَۢ اِذْ اَيَّدْتُكَ بِرُوحِ الْقُدُسِ تُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلاًۚ وَاِذْ عَلَّمْتُكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۚ وَاِذْ تَخْلُقُ مِنَ الطّ۪ينِ كَـهَيْـَٔةِ الطَّيْرِ بِاِذْن۪ي فَتَنْفُخُ ف۪يهَا فَتَكُونُ طَيْراً بِاِذْن۪ي وَتُبْرِئُ الْاَكْمَهَ وَالْاَبْرَصَ بِاِذْن۪يۚ وَاِذْ تُخْرِجُ الْمَوْتٰى بِاِذْن۪يۚ وَاِذْ كَفَفْتُ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ عَنْكَ اِذْ جِئْتَهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ

İz kalellahu ya isebne meryemezkur ni'meti aleyke ve ala validetike iz eyyedtuke bi ruhil kudusi tukellimun nase fil mehdi ve kehl, ve iz allemtukel kitabe vel hikmete vet tevrate vel incil, ve iz tahluku minet tini ke hey'etit tayri bi izni fe tenfuhu fiha fe tekunu tayran bi izni ve tubriul ekmehe vel ebrasa bi izni, ve iz tuhricul mevta bi izni, ve iz kefeftu beni israile anke iz ci'tehum bil beyyinati fe kalellezine keferu minhum in haza illa sihrun mubin.

Allah, "Ey Meryem Oğlu İsa! Senin ve annenin üzerinde olan nimetimi hatırla." Hani seni Kudus'un Ruhu ile desteklemiştim, insanlarla beşikte ve yetişkinlikte konuşuyordun. Ve hani sana Kitap'ı, Hikmet'i, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. Ve hani Ben'im iznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey tasarlıyordun ve ona üflüyordun, Ben'im iznimle hemen kuş oluyordu; kör olarak doğanı ve abrası Ben'im iznimle iyileştiriyordun. Hani Ben'im iznimle ölüleri çıkarıyordun. Hani İsrailoğullarını senden uzaklaştırdım. Hani onlara apaçık beyyinelerle geldiğinde, onlardan Kafir olanlar, "Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir." dediler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/110-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** سِحْرٌۭ — sihrun · "bir büyüdür"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

وَلَوْ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ كِتَاباً ف۪ي قِرْطَاسٍ فَلَمَسُوهُ بِاَيْد۪يهِمْ لَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ

Ve lev nezzelna aleyke kitaben fi kırtasin fe le mesuhu bi eydihim le kalelezine keferu in haza illa sihrun mubin.

Biz, sana kağıt üzerine yazılı bir metin indirmiş olsaydık da onlar da ona elleriyle dokunsalardı yine de Kafirler "Bu, ancak apaçık bir sihirdir." derlerdi.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/7-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 109. ayet

- **Geçtiği form:** لَسَـٰحِرٌ — lesahirun · "bir büyücüdür"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

قَالَ الْمَلَأُ مِنْ قَوْمِ فِرْعَوْنَ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ عَل۪يمٌۙ

Kalel meleu min kavmi fir'avne inne haza le sahırun alim.

Firavun halkının meleleri: "Bu gerçekten bilgin bir büyücüdür." dediler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/109-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 112. ayet

- **Geçtiği form:** سَـٰحِرٍ — sahirin · "büyücüleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mecrur isim · belirsiz

يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَاحِرٍ عَل۪يمٍ

Ye'tuke bi kulli sahırin alim.

"Bütün bilgin sihirbazları sana getirsinler."

_https://acikkuran.com/araf-suresi/112-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 113. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّحَرَةُ — s-seharatu · "büyücüler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَجَٓاءَ السَّحَرَةُ فِرْعَوْنَ قَالُٓوا اِنَّ لَنَا لَاَجْراً اِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِب۪ينَ

Ve caes seharatu fir'avne kalu inne lena le ecren in kunna nahnul galibin.

Sihirbazlar, Firavun'a geldiler: "Eğer galip gelirsek bize bir ödül var değil mi?" dediler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/113-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 116. ayet

- **Geçtiği form:** سَحَرُوٓا۟ — seharu · "büyülediler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

قَالَ اَلْقُواۚ فَلَمَّٓا اَلْقَوْا سَحَرُٓوا اَعْيُنَ النَّاسِ وَاسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَٓاؤُ۫ بِسِحْرٍ عَظ۪يمٍ

Kale elku fe lemma elkav seharu a'yunen nasi vesterhebuhum ve cau bi sihrin azim.

"Siz atın" dedi. Attıkları zaman, büyük bir büyü yaparak insanların gözlerini büyüleyip, onlara korku verdiler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/116-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 116. ayet

- **Geçtiği form:** بِسِحْرٍ — bisihrin · "bir büyü"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

قَالَ اَلْقُواۚ فَلَمَّٓا اَلْقَوْا سَحَرُٓوا اَعْيُنَ النَّاسِ وَاسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَٓاؤُ۫ بِسِحْرٍ عَظ۪يمٍ

Kale elku fe lemma elkav seharu a'yunen nasi vesterhebuhum ve cau bi sihrin azim.

"Siz atın" dedi. Attıkları zaman, büyük bir büyü yaparak insanların gözlerini büyüleyip, onlara korku verdiler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/116-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 120. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّحَرَةُ — s-seharatu · "büyücüler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِد۪ينَۚ

Ve ulkıyes seharatu sacidin.

Ve sihirbazlar secdeye kapandılar.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/120-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 132. ayet

- **Geçtiği form:** لِّتَسْحَرَنَا — litesharana · "bizi büyülemek için"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَقَالُوا مَهْمَا تَأْتِنَا بِه۪ مِنْ اٰيَةٍ لِتَسْحَرَنَا بِهَاۙ فَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِن۪ينَ

Ve kalu mehma te'tina bihi min ayetin li tesharena biha fe ma nahnu leke bi mu'minin.

"Bizi büyülemek için ne kadar ayet getirirsen getir, biz sana asla inanacak değiliz." dediler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/132-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** لَسَـٰحِرٌۭ — lesahirun · "bir büyücüdür"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

اَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَباً اَنْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰى رَجُلٍ مِنْهُمْ اَنْ اَنْذِرِ النَّاسَ وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ قَالَ الْكَافِرُونَ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ مُب۪ينٌ

E kane linnasi aceben en evhayna ila reculin minhum en enzirin nase ve beşşirillezine amenu enne lehum kademe sıdkın inde rabbihim, kalel kafirune inne haza le sahırun mubin.

İçlerinden birine: "İnsanları uyar ve İman Edenlere Rabb'leri katında gerçek üstünlük makamı olduğunu haber ver!" diye vahyetmemiz, şaşılacak bir şey mi ki Kafirler: "Bu apaçık bir büyücüdür." dediler?

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/2-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 76. ayet

- **Geçtiği form:** لَسِحْرٌۭ — lesihrun · "bir sihirdir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

فَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُٓوا اِنَّ هٰذَا لَسِحْرٌ مُب۪ينٌ

Fe lemma caehumul hakku min indina kalu inne haza le sıhrun mubin.

Onlara, Tarafımızdan hakikat geldiği zaman, "Kuşkusuz bu apaçık bir sihirdir." dediler.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/76-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 77. ayet

- **Geçtiği form:** أَسِحْرٌ — esihrun · "sihir midir?"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

قَالَ مُوسٰٓى اَتَقُولُونَ لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَكُمْۜ اَسِحْرٌ هٰذَاۜ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُونَ

Kale musa e tekulune lil hakkı lemma caekum, e sıhrun haza, ve la yuflihus sahırun.

Musa: "Size gelen hakikat için, "bu sihirdir" mi diyorsunuz? Oysa sihirbazlar iflah olmazlar." dedi.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/77-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 77. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّـٰحِرُونَ — s-sahirune · "sihirbazlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

قَالَ مُوسٰٓى اَتَقُولُونَ لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَكُمْۜ اَسِحْرٌ هٰذَاۜ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُونَ

Kale musa e tekulune lil hakkı lemma caekum, e sıhrun haza, ve la yuflihus sahırun.

Musa: "Size gelen hakikat için, "bu sihirdir" mi diyorsunuz? Oysa sihirbazlar iflah olmazlar." dedi.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/77-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 79. ayet

- **Geçtiği form:** سَـٰحِرٍ — sahirin · "sihirbazları"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mecrur isim · belirsiz

وَقَالَ فِرْعَوْنُ ائْتُون۪ي بِكُلِّ سَاحِرٍ عَل۪يمٍ

Ve kale fir'avnu'tuni bi kulli sahırin alim.

Firavun: "Bütün bilgin sihirbazları bana getirin!" dedi.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/79-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 80. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّحَرَةُ — s-seharatu · "Sihirbazlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

فَلَمَّا جَٓاءَ السَّحَرَةُ قَالَ لَهُمْ مُوسٰٓى اَلْقُوا مَٓا اَنْتُمْ مُلْقُونَ

Fe lemma caes seharetu kale lehum musa elku ma entum mulkun.

Sihirbazlar gelince, Musa onlara: "Atacaklarınızı atın." dedi.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/80-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 81. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسِّحْرُ ۖ — s-sihru · "sihirdir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

فَلَمَّٓا اَلْقَوْا قَالَ مُوسٰى مَا جِئْتُمْ بِهِ السِّحْرُۜ اِنَّ اللّٰهَ سَيُبْطِلُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُصْلِحُ عَمَلَ الْمُفْسِد۪ينَ

Fe lemma elkav kale musa ma ci'tum bihis sihr, innallahe se yubtiluh, innallahe la yuslihu amelel mufsidin.

Onlar, atacaklarını atınca Musa: "Sizin bu yaptığınız sihirdir. Allah onu boşa çıkaracaktır. Allah, bozguncuların işini düzeltmez." dedi.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/81-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** سِحْرٌۭ — sihrun · "bir sihirden"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ وَكَانَ عَرْشُهُ عَلَى الْمَٓاءِ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلاًۜ وَلَئِنْ قُلْتَ اِنَّكُمْ مَبْعُوثُونَ مِنْ بَعْدِ الْمَوْتِ لَيَقُولَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ

Ve huvellezi halakas semavati vel arda fi sitteti eyyamin ve kane arşuhu alel mai li yebluvekum eyyukum ahsenu amela, ve le in kulte innekum meb'usune min ba'dil mevti le yekulennellezine keferu in haza illa sihrun mubin.

Gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur. Daha önce arşı su üzerindeydi. Sizi yaratması, hanginizin iyi şeyler yapacağını sınav yapmak içindir. Eğer Kafirlere: "Gerçekten siz, öldükten sonra diriltilecekseniz." desen, "Bu ancak apaçık bir büyüdür." diyecekler.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/7-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** مَّسْحُورُونَ — meshurune · "büyülenmiş"
  - **Dil bilgisi:** isim · edilgen · eril, çoğul · merfu` isim

لَقَالُٓوا اِنَّمَا سُكِّرَتْ اَبْصَارُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌ مَسْحُورُونَ۟

Le kalu innema sukkiret ebsaruna bel nahnu kavmun meshurun.

"Herhalde gözlerimiz döndürüldü, doğrusu büyülenmiş bir topluluğuz." derlerdi.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/15-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** مَّسْحُورًا — meshuran · "büyülenmiş"
  - **Dil bilgisi:** isim · edilgen · eril · mansub isim · belirsiz

نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَسْتَمِعُونَ بِه۪ٓ اِذْ يَسْتَمِعُونَ اِلَيْكَ وَاِذْ هُمْ نَجْوٰٓى اِذْ يَقُولُ الظَّالِمُونَ اِنْ تَتَّبِعُونَ اِلَّا رَجُلاً مَسْحُوراً

Nahnu a'lemu bima yestemiune bihi iz yestemiune ileyke ve iz hum necva iz yekuluz zalimune in tettebiune illa raculen meshura.

Biz onların seni ne amaçla dinlediklerini ve kendi aralarında fısıldaştıklarında da o zalimlerin: "Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz." dediklerini çok iyi biliyoruz.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/47-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 101. ayet

- **Geçtiği form:** مَسْحُورًۭا — meshuran · "büyülenmişsin"
  - **Dil bilgisi:** isim · edilgen · eril · mansub isim · belirsiz

وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسٰى تِسْعَ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ فَسْـَٔلْ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اِذْ جَٓاءَهُمْ فَقَالَ لَهُ فِرْعَوْنُ اِنّ۪ي لَاَظُنُّكَ يَا مُوسٰى مَسْحُوراً

Ve lekad ateyna musa tis'a ayatin beyyinatin fes'el beni israile iz caehum fe kale lehu fir'avnu inni le ezunnuke ya musa meshura.

Ant olsun ki Biz Musa'ya apaçık dokuz ayet verdik. İsrailoğulları'na sor. Onlara geldiğinde, Firavun ona, "Ey Musa! Ben kesinlikle büyülenmiş olduğunu görüyorum." demişti.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/101-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** بِسِحْرِكَ — bisihrike · "büyünle"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

قَالَ اَجِئْتَنَا لِتُخْرِجَنَا مِنْ اَرْضِنَا بِسِحْرِكَ يَا مُوسٰى

Kale e ci'tena li tuhricena min ardına bi sihrike ya musa.

"Ey Musa! Sen sihrinle bizi yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin?" dedi.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/57-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** بِسِحْرٍۢ — bisihrin · "bir büyü"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

فَلَنَأْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِثْلِه۪ فَاجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِداً لَا نُخْلِفُهُ نَحْنُ وَلَٓا اَنْتَ مَكَاناً سُوًى

Fe le ne'tiyenneke bi sıhrin mislihi fec'al beynena ve beyneke mev'ıden la nuhlifuhu nahnu ve la ente mekanen suva.

"O halde biz de sana, senin sihrine benzer bir sihirle karşılık vereceğiz. Şimdi üzerinde birlikte anlaşacağımız uygun bir yer ve zaman belirle."

_https://acikkuran.com/taha-suresi/58-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 63. ayet

- **Geçtiği form:** لَسَـٰحِرَٰنِ — lesahirani · "iki büyücüdür"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, ikil · merfu` isim

قَالُٓوا اِنْ هٰذَانِ لَسَاحِرَانِ يُر۪يدَانِ اَنْ يُخْرِجَاكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِمَا وَيَذْهَبَا بِطَر۪يقَتِكُمُ الْمُثْلٰى

Kalu in hazani le sahirani yuridani en yuhricakum min ardıkum bi sihrihima ve yezheba bi tarikatikumul musla.

"Bu ikisi kesinlikle sihirbazdır. Sihirleriyle sizi yerinizden çıkarmak, örnek yolunuzu değiştirmek istiyorlar."

_https://acikkuran.com/taha-suresi/63-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 63. ayet

- **Geçtiği form:** بِسِحْرِهِمَا — bisihrihima · "büyüleriyle"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

قَالُٓوا اِنْ هٰذَانِ لَسَاحِرَانِ يُر۪يدَانِ اَنْ يُخْرِجَاكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِمَا وَيَذْهَبَا بِطَر۪يقَتِكُمُ الْمُثْلٰى

Kalu in hazani le sahirani yuridani en yuhricakum min ardıkum bi sihrihima ve yezheba bi tarikatikumul musla.

"Bu ikisi kesinlikle sihirbazdır. Sihirleriyle sizi yerinizden çıkarmak, örnek yolunuzu değiştirmek istiyorlar."

_https://acikkuran.com/taha-suresi/63-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 66. ayet

- **Geçtiği form:** سِحْرِهِمْ — sihrihim · "büyülerinden"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

قَالَ بَلْ اَلْقُواۚ فَاِذَا حِبَالُهُمْ وَعِصِيُّهُمْ يُخَيَّلُ اِلَيْهِ مِنْ سِحْرِهِمْ اَنَّهَا تَسْعٰى

Kale bel elku, fe iza hıbaluhum ve ısıyyuhum yuhayyelu ileyhi min sıhrihim enneha tes'a.

Musa, "Buyurun, önce siz atın." dedi. Yaptıkları büyüden dolayı attıkları sopa ve ip hızla hareket ediyormuş gibi göründü.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/66-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 69. ayet

- **Geçtiği form:** سَـٰحِرٍۢ ۖ — sahirin · "bir büyücünün"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mecrur isim · belirsiz

وَاَلْقِ مَا ف۪ي يَم۪ينِكَ تَلْقَفْ مَا صَنَعُواۜ اِنَّمَا صَنَعُوا كَيْدُ سَاحِرٍۜ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُ حَيْثُ اَتٰى

Ve elkı ma fi yeminike telkaf ma sanau, innema sanau keydu sahır, ve la yuflihus sahıru haysu eta.

"Sağ elinde olanı at, onların yaptığı şeyleri yutacak. Onların yaptıkları sihirbaz hilesinden başka bir şey değil. Ve sihirbazlar ne yaparlarsa yapsınlar kurtuluşa eremezler."

_https://acikkuran.com/taha-suresi/69-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 69. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّاحِرُ — s-sahiru · "büyücü"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · merfu` isim

وَاَلْقِ مَا ف۪ي يَم۪ينِكَ تَلْقَفْ مَا صَنَعُواۜ اِنَّمَا صَنَعُوا كَيْدُ سَاحِرٍۜ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُ حَيْثُ اَتٰى

Ve elkı ma fi yeminike telkaf ma sanau, innema sanau keydu sahır, ve la yuflihus sahıru haysu eta.

"Sağ elinde olanı at, onların yaptığı şeyleri yutacak. Onların yaptıkları sihirbaz hilesinden başka bir şey değil. Ve sihirbazlar ne yaparlarsa yapsınlar kurtuluşa eremezler."

_https://acikkuran.com/taha-suresi/69-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 70. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّحَرَةُ — s-seharatu · "büyücüler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

فَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سُجَّداً قَالُٓوا اٰمَنَّا بِرَبِّ هٰرُونَ وَمُوسٰى

Fe ulkıyes seharatu succeden kalu amenna bi rabbi harune ve musa.

Bunun üzerine sihirbazlar, secde edenler olarak atıldılar. Biz: "Harun'un ve Musa'nın Rabb'ine iman ettik." dediler.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/70-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 71. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسِّحْرَ ۖ — s-sihra · "büyüyü"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

قَالَ اٰمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۜ  اِنَّهُ لَكَب۪يرُكُمُ الَّذ۪ي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَۚ فَلَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ ف۪ي جُذُوعِ النَّخْلِۘ وَلَتَعْلَمُنَّ اَيُّـنَٓا اَشَدُّ عَذَاباً وَاَبْقٰى

Kale amentum lehu kable en azene lekum, innehu le kebirukumullezi allemekumus sihr, fe le ukattıanne eydiyekum ve erculekum min hilafin ve le usallibennekum fi cuzuın nahli ve le ta'lemunne eyyuna eşeddu azaben ve ebka.

Firavun, "Ben izin vermeden ona iman mı ettiniz? Kuşkusuz o, size sihir öğreten hocanızdır. Kesinlikle ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sizi hurma ağacının gövdesine asacağım. Ve böylece hangimizin azabının daha şiddetli ve kalıcı olduğunu mutlaka öğreneceksiniz." dedi.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/71-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 73. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسِّحْرِ ۗ — s-sihri · "büyüyü"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

اِنَّٓا اٰمَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغْفِرَ لَنَا خَطَايَانَا وَمَٓا اَكْرَهْتَنَا عَلَيْهِ مِنَ السِّحْرِۜ وَاللّٰهُ خَيْرٌ وَاَبْقٰى

İnna amenna bi rabbina li yagfire lena hatayana ve ma ekrehtena aleyhi mines sihr, vallahu hayrun ve ebka.

"Biz, yanlışlarımız ve bize sihirle zorla yaptırdığın kötü şeyler için Rabb'imizin bizi bağışlayacağına inanıyoruz. Allah hayırlı ve kalıcı olandır."

_https://acikkuran.com/taha-suresi/73-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسِّحْرَ — s-sihra · "büyüye"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

لَاهِيَةً قُلُوبُهُمْۜ وَاَسَرُّوا النَّجْوٰىۗ اَلَّذ۪ينَ ظَلَمُواۗ هَلْ هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۚ اَفَتَأْتُونَ السِّحْرَ وَاَنْتُمْ تُبْصِرُونَ

Lahiyeten kulubuhum ve eserrun necvellezine zalemu hel haza illa beşerun mislukum, e fe te'tunes sihre ve entum tubsırun.

O haksızlık yapanlar, akıllarınca önemsemeyerek ve kendi aralarında fısıldayarak: "Bu, sizin gibi bir beşerden başka bir şey midir? Yoksa siz, göz göre göre büyüye mi kapılacaksınız?" diyorlar.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/3-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 89. ayet

- **Geçtiği form:** تُسْحَرُونَ — tusharune · "büyüleniyorsunuz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ فَاَنّٰى تُسْحَرُونَ

Seyekulune lillah, kul fe enna tusharun.

"Allah'tır." diyecekler. De ki: "Öyleyse nasıl oluyor da aldanıyorsunuz?"

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/89-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** مَّسْحُورًا — meshuran · "büyülenmiş"
  - **Dil bilgisi:** isim · edilgen · eril · mansub isim · belirsiz

اَوْ يُلْقٰٓى اِلَيْهِ كَنْزٌ اَوْ تَكُونُ لَهُ جَنَّةٌ يَأْكُلُ مِنْهَاۜ وَقَالَ الظَّالِمُونَ اِنْ تَتَّبِعُونَ اِلَّا رَجُلاً مَسْحُوراً

Ev yulka ileyhi kenzun ev tekunu lehu cennetunye'kulu minha, ve kalez zalimune in tettebiune illa raculen meshura.

"Veya ona bir hazine verilseydi veya kendisinden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!" Bu zalimler: "Siz yalnızca büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz." dediler.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/8-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** لَسَـٰحِرٌ — lesahirun · "bir büyücüdür"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَـهُٓ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ عَل۪يمٌۙ

Kale lil melei havlehu inne haza le sahırun alim.

Firavun, yanındaki melelere: "Bu gerçekten çok bilgili bir sihirbazdır." dedi.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/34-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** بِسِحْرِهِۦ — bisihrihi · "büyüsüyle"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

يُر۪يدُ اَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْ بِسِحْرِه۪ۗ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ

Yuridu en yuhricekum min ardıkum bi sıhrihi fe maza te'murun.

"Sizi sihri ile yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne yapmamı istiyorsunuz?" dedi.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/35-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** سَحَّارٍ — sehharin · "büyücüleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَل۪يمٍ

Ye'tuke bi kulli sehharin alim.

"Bütün bilgili sihirbazları sana getirsinler."

_https://acikkuran.com/suara-suresi/37-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّحَرَةُ — s-seharatu · "büyücüler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِم۪يقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍۙ

Fe cumias seharatu li mikati yevmin ma'lum.

Böylece sihirbazlar, belirlenen bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildiler.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/38-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّحَرَةَ — s-seharate · "büyücülere"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ اِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِب۪ينَ

Leallena nettebius seharate in kanu humul galibin.

"Umarız sihirbazlar galip gelir; o zaman biz de onlara tabi oluruz."

_https://acikkuran.com/suara-suresi/40-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّحَرَةُ — s-seharatu · "büyücüler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

فَلَمَّا جَٓاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ اَئِنَّ لَنَا لَاَجْراً اِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِب۪ينَ

Fe lemma caes seharatu kalu li fir'avne e inne lena le ecran in kunna nahnul galibin.

Sihirbazlar Firavun'a geldiklerinde: "Eğer galip gelirsek bize bir ödül var mı?" dediler.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/41-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّحَرَةُ — s-seharatu · "büyücüler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

فَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِد۪ينَۙ

Fe ulkıyes seharatu sacidin.

Sihirbazlar hemen teslimiyetlerini ilan ettiler.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/46-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسِّحْرَ — s-sihra · "büyüyü"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

قَالَ اٰمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۚ اِنَّهُ لَكَب۪يرُكُمُ الَّذ۪ي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَۚ  فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَۜ  لَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ اَجْمَع۪ينَ

Kale amentum lehu kable en azene lekum, innehu le kebirukumullezi allemekumus sıhr, fe le sevfe ta'lemun, le ukattıanne eydiyekum ve erculekum min hılafin ve le usallibennekum ecmain.

Firavun, "Ben izin vermeden O'na iman mı ettiniz? Kuşkusuz o, size sihir öğreten hocanızdır. Şunu kesin olarak bilin ki ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve kesinlikle hepinizi astıracağım!" dedi.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/49-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 153. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسَحَّرِينَ — l-musehharine · "iyice büyülenmişler-"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · edilgen · eril, çoğul · mecrur isim

قَالُٓوا اِنَّـمَٓا اَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّر۪ينَۚ

Kalu innema ente minel musahharin.

"Sen kesinlikle büyülenmişlerdensin." dediler.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/153-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 185. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسَحَّرِينَ — l-musehharine · "iyice büyülenmişler-"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · edilgen · eril, çoğul · mecrur isim

قَالُٓوا اِنَّـمَٓا اَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّر۪ينَۙ

Kalu innema ente minel musahharin.

"Sen iyice büyülenmişlerdensin." dediler.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/185-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** سِحْرٌۭ — sihrun · "bir büyüdür"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

فَلَمَّا جَٓاءَتْهُمْ اٰيَاتُنَا مُبْصِرَةً قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ مُب۪ينٌۚ

Fe lemma caethum ayatuna mubsıraten kalu haza sihrun mubin.

Onlara, gerçeği ortaya koyan ayetlerimiz gelince, "Bu apaçık sihirdir." dediler.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/13-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 36. ayet

- **Geçtiği form:** سِحْرٌۭ — sihrun · "bir büyüden"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ مُوسٰى بِاٰيَاتِنَا بَيِّنَاتٍ قَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُفْتَرًى وَمَا سَمِعْنَا بِهٰذَا ف۪ٓي اٰبَٓائِنَا الْاَوَّل۪ينَ

Fe lemma caehum musa bi ayatina beyyinatin kalu ma haza illa sihrun mufteren ve ma semi'na bi haza fi abainel evvelin.

Musa onlara apaçık ayetlerimizi iletince: "Bu, uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık." dediler.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/36-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** سِحْرَانِ — sihrani · "iki büyü!"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, ikil · merfu` isim

فَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُوا لَوْلَٓا اُو۫تِيَ مِثْلَ مَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰىۜ اَوَلَمْ يَكْفُرُوا بِمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى مِنْ قَبْلُۚ قَالُوا سِحْرَانِ تَظَاهَرَا۠ وَقَالُٓوا اِنَّا بِكُلٍّ كَافِرُونَ

Fe lemma caehumul hakku min indina kalu lev la utiye misle ma utıye musa, e ve lem yekfuru bima utiye musa min kabl, kalu sihrani tezaher, ve kalu inna bi kullin kafirun.

Ne var ki onlara Hakk gelince: "Musa'ya verilen gibi ona da verilseydi olmaz mıydı?" dediler. Oysaki Musa'ya verilenleri de daha önce inkar etmediler mi? "Bunlar, birbirine destek olan iki sihirbaz." dediler. Biz hepsini inkar edenleriz." dediler.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/48-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** سِحْرٌۭ — sihrun · "bir büyüden"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّا رَجُلٌ يُر۪يدُ اَنْ يَصُدَّكُمْ عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬كُمْۚ وَقَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّٓا اِفْكٌ مُفْتَرًىۜ وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۙ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ

Ve iza tutla aleyhim ayatuna beyyinatin kalu ma haza illa raculun yuridu en yasuddekum amma kane ya'budu abaukum, ve kalu ma haza illa ifkun muftera ve kalellezine keferu lil hakkı lemma caehum in haza illa sihrun mubin.

Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman: "Bu, ancak, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi vazgeçirmek isteyen bir adamdan başkası değildir." dediler. Ve dediler ki: "Bu, uydurulmuş bir iftiradan başka bir şey değildir." Kafirler, kendilerine gerçek gelince: "Bu, ancak apaçık bir büyüdür." dediler.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/43-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** سِحْرٌۭ — sihrun · "bir büyüden"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

وَقَالُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌۚ

Ve kalu in haza illa sihrun mubin.

"Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değildir." diyorlar.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/15-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** سَـٰحِرٌۭ — sahirun · "bir sihirbazdır"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

وَعَجِبُٓوا اَنْ جَٓاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْۘ وَقَالَ الْكَافِرُونَ هٰذَا سَاحِرٌ كَذَّابٌۚ

Ve acibu en caehum munzirun minhum ve kalel kafirune haza sahırun kezzab.

İçlerinden, kendilerine bir uyarıcı gelmesine şaşırdılar. Kafirler: "Bu, yalancı bir büyücüdür." dediler.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/4-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** سَـٰحِرٌۭ — sahirun · "bir büyücüdür"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

اِلٰى فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَقَارُونَ فَقَالُوا سَاحِرٌ كَذَّابٌ

İla fir'avne ve hamane ve karune fe kalu sahirun kezzab.

Firavun'a, Haman'a ve Karun'a. Fakat onlar: "Bu yalancı bir sihirbazdır." dediler.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/24-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** سِحْرٌۭ — sihrun · "büyüdür"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

وَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ وَاِنَّا بِه۪ كَافِرُونَ

Ve lemma cae humul hakku kalu haza sihrun ve inna bihi kafirun.

Onlara, Hakk geldiği zaman: "Bu bir büyüdür. Biz onu yalanlayanlarız." dediler.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/30-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّاحِرُ — s-sahiru · "büyücü"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · merfu` isim

وَقَالُوا يَٓا اَيُّهَ السَّاحِرُ ادْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِنْدَكَ اِنَّـنَا لَمُهْتَدُونَ

Ve kalu ya eyyuhes sahırud'u lena rabbeke bima ahide ındeke innena le muhtedun.

"Ey sihirbaz! Rabb'inin sana verdiği sözün hatırına bizim için dua et. Kuşkusuz biz doğru yola uyarız." dediler.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/49-ayet-meali.md_

### 46. Ahkaf suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** سِحْرٌۭ — sihrun · "bir büyüdür"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۙ هٰذَا سِحْرٌ مُب۪ينٌۜ

Ve iza tutla aleyhim ayatuna beyyinatin kalellezine keferu lil hakkı lemma caehum haza sihrun mubin.

Ayetlerimiz kendilerine açıklayıcı olarak okunduğu zaman, Kafirler; kendilerine gelen "Hakk" için, "Bu apaçık bir büyüdür." dediler.

_https://acikkuran.com/ahkaf-suresi/7-ayet-meali.md_

### 51. Zariyat suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** وَبِٱلْأَسْحَارِ — ve bil-eshari · "seherlerde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَبِالْاَسْحَارِ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ

Ve bil esharihum yestağfirune.

Onlar seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi.

_https://acikkuran.com/zariyat-suresi/18-ayet-meali.md_

### 51. Zariyat suresi 39. ayet

- **Geçtiği form:** سَـٰحِرٌ — sahirun · "büyücüdür"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

فَتَوَلّٰى بِرُكْنِه۪ وَقَالَ سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ

Fe tevella bi ruknihi ve kale sahırun ev mecnunun.

Ancak Firavun yüz çevirdi. "O bir sihirbaz veya delidir." dedi.

_https://acikkuran.com/zariyat-suresi/39-ayet-meali.md_

### 51. Zariyat suresi 52. ayet

- **Geçtiği form:** سَاحِرٌ — sahirun · "büyücüdür"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

كَذٰلِكَ مَٓا اَتَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا قَالُوا سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ

Kezalike ma etellezine min kablihim min resulin illa kalu sahırun ev mecnun.

Aynen bunlar gibi, bunlardan öncekiler de kendilerine gelen Resullere, "Sihirbazdır veya mecnundur." dan başka bir şey demediler.

_https://acikkuran.com/zariyat-suresi/52-ayet-meali.md_

### 52. Tur suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** أَفَسِحْرٌ — efesihrun · "büyü müymüş?"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

اَفَسِحْرٌ هٰذَٓا اَمْ اَنْتُمْ لَا تُبْصِرُونَ

E fe sihrun haza em entum la tubsirun.

Bu sihir miymiş? Yoksa siz mi görmüyormuşsunuz?

_https://acikkuran.com/tur-suresi/15-ayet-meali.md_

### 54. Kamer suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** سِحْرٌۭ — sihrun · "bir büyüdür"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

وَاِنْ يَرَوْا اٰيَةً يُعْرِضُوا وَيَقُولُوا سِحْرٌ مُسْتَمِرٌّ

Ve in yerev ayeten yu'ridu ve yekulu sihrun mustemirr.

Onlar, bir ayet görseler, hemen yüz çevirirler. Ve "Bu süregelen bir büyüdür." derler.

_https://acikkuran.com/kamer-suresi/2-ayet-meali.md_

### 54. Kamer suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** بِسَحَرٍۢ — biseharin · "seher vakti"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِباً اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍۜ  نَجَّيْنَاهُمْ بِسَحَرٍۙ

İnna erselna aleyhim hasiben illa ale lut, necceynahum bi sehar.

Biz de onların üzerlerine yok edici kasırga gönderdik. Lut'un yanında yer alanlar bunun dışında tutuldu. Seher vakti onları kurtardık.

_https://acikkuran.com/kamer-suresi/34-ayet-meali.md_

### 61. Saff suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** سِحْرٌۭ — sihrun · "bir büyüdür"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

وَاِذْ قَالَ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اِنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ مُصَدِّقاً لِمَا بَـيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَمُبَشِّراً بِرَسُولٍ يَأْت۪ي مِنْ بَعْدِي اسْمُهُٓ اَحْمَدُۜ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِالْبَـيِّنَاتِ قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ مُب۪ينٌ

Ve iz kale isebnu meryeme ya beni israile inni resulullahi ileykum musaddikan li ma beyne yedeyye minet tevrati ve mubeşşiren bi resulin ye'ti min bagdismuhu ahmed, fe lemma caehum bil beyyinati kalu haza sihrun mubin.

Hani Meryem Oğlu İsa: "Ey İsrailoğulları! Ben, elinizdeki Tevrat'ı doğrulayan ve benden sonra gelecek olan, adı ahmed olan bir Resulü müjdeleyen Allah'ın Resul'üyüm." demişti. Fakat onlara beyyineler getirince, onlar: "Bu, apaçık bir büyüdür." dediler.

_https://acikkuran.com/saff-suresi/6-ayet-meali.md_

### 74. Müddessir suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** سِحْرٌۭ — sihrun · "bir büyü(den)"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

فَقَالَ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُۙ

Fe kale in haza illa sihrun yu'ser.

"Bu, rivayetle gelen bir büyüden başka bir şey değil." dedi.

_https://acikkuran.com/muddessir-suresi/24-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-20
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
