# Sin-Be-Ha — سبح (sbH)

> Kur'an'da 92 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/sbH

- **Anlam:** Yüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmek
- **Türevleri:** تَسْبِيح (2) · سَبَّحَ (42) · سَبْح (2) · سُبْحَٰن (41) · سَّٰبِحَٰت (1) · مُسَبِّحُون (2) · يَسْبَحُ (2)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** نُسَبِّحُ — nusebbihu · "tesbih ediyor"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي جَاعِلٌ فِي الْاَرْضِ خَل۪يفَةًۜ  قَالُٓوا اَتَجْعَلُ ف۪يهَا مَنْ يُفْسِدُ ف۪يهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَٓاءَۚ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَۜ قَالَ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ مَا لَا تَعْلَمُونَ

Ve iz kale rabbuke lil melaiketi inni cailun fil ardı halifeh, kalu e tec'alu fiha men yufsidu fiha ve yesfikud dima, ve nahnu nusebbihu bi hamdike ve nukaddisu lek, kale inni a'lemu ma la ta'lemun.

Hani! Bir zamanlar Rabb'in, meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife tayin edeceğim." demişti. Melekler: orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birisini mi halife yapacaksın? Oysa biz Seni övgü ile yüceltip kutsuyoruz." dediler. Allah: "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim." dedi.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/30-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَكَ — subhaneke · "Seni tesbih ederiz"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

قَالُوا سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَاۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ

Kalu subhaneke la ilme lena illa ma allemtena inneke entel alimul hakim.

Melekler de: "Sen subhansın. Bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz Sen her şeyi gerçeği ile bilensin." dediler.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/32-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 116. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَهُۥ ۖ — subhanehu · "O yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَقَالُوا اتَّخَذَ اللّٰهُ وَلَداًۙ سُبْحَانَهُۜ بَلْ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ كُلٌّ لَهُ قَانِتُونَ

Ve kaluttehazellahu veleden, subhaneh, bel lehu ma fis semavati vel ard, kullun lehu kanitun.

"Allah, çocuk edindi!" dediler. Haşa! O, bundan münezzehtir. Bilakis, gökte ve yerde ne varsa her şey O'nundur. Ve her şey O'na gönülden boyun eğmektedir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/116-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** وَسَبِّحْ — ve sebbih · "ve (O'nu) tesbih et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

قَالَ رَبِّ اجْعَلْ ل۪ٓي اٰيَةًۜ قَالَ اٰيَتُكَ اَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلٰثَةَ اَيَّامٍ اِلَّا رَمْزاًۜ وَاذْكُرْ رَبَّكَ كَث۪يراً وَسَبِّـحْ بِالْعَشِيِّ وَالْاِبْكَارِ۟

Kale rabbic'al li ayeh, kale ayetuke ella tukellimen nase selasete eyyamin illa remza, vezkur rabbeke kesiran ve sebbih bil aşiyyi vel ibkar.

"Ey Rabb'im! Bana, bir ayet yap," dedi. O da: "Bunun ayeti, işaret dili dışında insanlarla üç gün konuşmayacak olmandır. Rabb'ini çokça an, O'nu sabah akşam tesbih et." dedi.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/41-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 191. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَكَ — subhaneke · "sen yücesin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

اَلَّذ۪ينَ يَذْكُرُونَ اللّٰهَ قِيَاماً وَقُعُوداً وَعَلٰى جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هٰذَا بَاطِلاًۚ سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

Ellezine yezkurunallahe kıyamen ve kuuden ve ala cunubihim ve yetefekkerune fi halkıs semavati vel ard, rabbena ma halakte haza batıla, subhaneke fekına azaben nar.

Onlar; ayaktayken, otururken ve yanları üzerine iken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaradılışı hakkında düşünürler: "Rabb'imiz! Sen, bunu boşuna yaratmadın, Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederiz. Bizi ateşin azabından koru."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/191-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 171. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَهُۥٓ — subhanehu · "O yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لَا تَغْلُوا ف۪ي د۪ينِكُمْ وَلَا تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّۜ اِنَّمَا الْمَس۪يحُ ع۪يسَى ابْنُ مَرْيَمَ رَسُولُ اللّٰهِ وَكَلِمَتُهُۚ اَلْقٰيهَٓا اِلٰى مَرْيَمَ وَرُوحٌ مِنْهُۘ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۚ وَلَا تَقُولُوا ثَلٰثَةٌۜ اِنْتَهُوا خَيْراً لَكُمْۜ اِنَّمَا اللّٰهُ اِلٰهٌ وَاحِدٌۜ سُبْحَانَهُٓ اَنْ يَكُونَ لَهُ وَلَدٌۢ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلاً۟

Ya ehlel kitabi la taglu fi dinikum ve la tekulu alallahi illal hakk. İnnemal mesihu isabnu meryeme resulullahi ve kelimetuhu.  Elkaha ila meryeme ve ruhun minhu, fe aminu billahi ve rusulihi, ve la tekulu selaseh. İntehu hayran lekum. İnnemallahu ilahun vahid. Subhanehu en yekune lehu veled, lehu ma fis semavati ve ma fil ard. Ve kefa billahi vekila.

Ey Kitap Ehli! Dininiz hakkında haddi aşmayın. Allah hakkında, gerçek olandan başka bir şey söylemeyin. Allah'ın Resulü İsa Mesih, Meryem'in oğludur. Ve o, Allah'ın Meryem'e attığı kelime ve Kendisinden bir ruhtur. O halde Allah'a ve Resullerine iman edin. Ve "Üçtür." demeyin. Buna son verin. Bu, sizin için hayırlı olandır. Kuşkusuz Allah, tek bir ilahtır. O, çocuk sahibi olmaktan münezzehtir. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Vekil olarak Allah yeter.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/171-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 116. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَكَ — subhaneke · "sen yücesin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَاِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ ءَاَنْتَ قُلْتَ لِلنَّاسِ اتَّخِذُون۪ي وَاُمِّيَ اِلٰهَيْنِ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ قَالَ سُبْحَانَكَ مَا يَكُونُ ل۪ٓي اَنْ اَقُولَ مَا لَيْسَ ل۪ي بِحَقٍّۜ اِنْ كُنْتُ قُلْتُهُ فَقَدْ عَلِمْتَهُۜ تَعْلَمُ مَا ف۪ي نَفْس۪ي وَلَٓا اَعْلَمُ مَا ف۪ي نَفْسِكَۜ اِنَّكَ اَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ

Ve iz kalellahu ya isebne meryeme e ente kulte lin nasittehizuni ve ummiye ilaheyni min dunillah kale subhaneke ma yekunu li en ekule ma leyse li bi hakk in kuntu kultuhu fe kad alimteh ta'lemu ma fi nefsi ve la a'lemu ma fi nefsik inneke ente allemul guyub.

Allah: "Ey Meryem Oğlu İsa! İnsanlara, Allah'tan başka beni ve annemi iki ilah edinin diye sen mi söyledin?" buyurduğunda, "Sen yücesin." dedi. "Gerçek olmayan bir şeyi söylemek haddim değil. Ben onu söyleseydim, Sen onu bilirdin. Nefsimde olanı bilirsin, ben ise Sen'in zatında olanı bilmem. Sen, gaipleri eksiksiz bilensin."

_https://acikkuran.com/maide-suresi/116-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 100. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَهُۥ — subhanehu · "O münezzehtir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَجَعَلُوا لِلّٰهِ شُرَكَٓاءَ الْجِنَّ وَخَلَقَهُمْ وَخَرَقُوا لَهُ بَن۪ينَ وَبَنَاتٍ بِغَيْرِ عِلْمٍۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يَصِفُونَ۟

Ve cealu lillahi şurekael cinne ve halakahum ve haraku lehu benine ve benatin bi gayri ilm, subhanehu ve teala amma yasifun.

Cinnleri Allah'a ortak koştular. Oysa onları da O yaratmıştır. Bir bilgiye dayanmadan O'na oğullar ve kızlar isnat ettiler! O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır ve yücedir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/100-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 143. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَكَ — subhaneke · "Sen yücesin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَلَمَّا جَٓاءَ مُوسٰى لِم۪يقَاتِنَا وَكَلَّمَهُ رَبُّهُۙ قَالَ رَبِّ اَرِن۪ٓي اَنْظُرْ اِلَيْكَۜ قَالَ لَنْ تَرٰين۪ي وَلٰكِنِ انْظُرْ اِلَى الْجَبَلِ فَاِنِ اسْتَقَرَّ مَكَانَهُ فَسَوْفَ تَرٰين۪يۚ فَلَمَّا تَجَلّٰى رَبُّهُ لِلْجَبَلِ جَعَلَهُ دَكاًّ وَخَرَّ مُوسٰى صَعِقاًۚ فَلَمَّٓا اَفَاقَ قَالَ سُبْحَانَكَ تُبْتُ اِلَيْكَ وَاَنَا۬ اَوَّلُ الْمُؤْمِن۪ينَ

Ve lemma cae musa li mikatina ve kellemehu rabbuhu kale rabbi erini enzur ileyk, kale len terani ve lakininzur ilel cebeli fe inistekarre mekanehu fe sevfe terani fe lemma tecella rabbuhu lil cebeli cealehu dekkan ve harra musa saıkan, fe lemma efaka kale subhaneke tubtu ileyke ve ene evvelul mu'minin.

Ve Musa, belirlediğimiz yere gelip de Rabb'i onunla konuşunca: "Bana görün de Sana bakayım!" dedi. "Sen Beni göremezsin, fakat şu dağa bak, eğer o yerinde durursa sen de Beni göreceksin." buyurdu. Rabb'i dağa tecelli edince onu darmadağın etti ve Musa baygın düştü. Kendine gelince: "Sen münezzehsin. Tevbe ettim Sana. Ben Mü'minlerin ilkiyim." dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/143-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 206. ayet

- **Geçtiği form:** وَيُسَبِّحُونَهُۥ — ve yusebbihunehu · "ve O'nu tesbih ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اِنَّ الَّذ۪ينَ عِنْدَ رَبِّكَ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِه۪ وَيُسَبِّحُونَهُ وَلَهُ يَسْجُدُونَ

İnnellezine inde rabbike la yestekbirune an ibadetihi ve yusebbihunehu ve lehu yescudun.

Rabb'ine yakın olanlar, O'na kulluk etmekten asla kibirlenmezler; O'nu tesbih ederler ve O'na secde ederler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/206-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَهُۥ — subhanehu · "O münezzehtir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

اِتَّخَذُٓوا اَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَانَهُمْ اَرْبَاباً مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَالْمَس۪يحَ ابْنَ مَرْيَمَۚ وَمَٓا اُمِرُٓوا اِلَّا لِيَعْبُدُٓوا اِلٰهاً وَاحِداًۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ سُبْحَانَهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ

İttehazu ahbarehum ve ruhbanehum erbaben min dunillahi vel mesihabne meryem, ve ma umiru illa li ya'budu ilahen vahida ,la ilahe illa huve, subhanehu amma yuşrikun.

Onlar, Allah'ın yanı sıra hahamlarını, rahiplerini ve Meryem Oğlu Mesih'i rabbler edindiler. Oysa bunlar, bir tek olan İlah'a kulluk etmekle emrolunmuşlardı. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O, bunların ortak koştuklarından münezzehtir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/31-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَكَ — subhaneke · "senin şanın pek yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

دَعْوٰيهُمْ ف۪يهَا سُبْحَانَكَ اللّٰهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌۚ وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۟

Da'vahum fiha subhanekellahumme ve tehiyyetuhum fiha selam, ve ahıru da'vahum enil hamdulillahi rabbil alemin.

Onların, oradaki duası: "Ey Allah'ım! Seni tesbih ederiz." Onların temennileri, "Selam"dır. Dualarının sonu ise: "Alemlerin Rabb'i olan Allah'a hamdolsun." dur.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/10-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَهُۥ — subhanehu · "O münezzehtir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شُفَعَٓاؤُ۬نَا عِنْدَ اللّٰهِۜ قُلْ اَتُنَبِّؤُ۫نَ اللّٰهَ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ

Ve ya'budune min dunillahi ma la yedurruhum ve la yenfeuhum ve yekulune haulai şufeauna indallah, kul e tunebbiunallahe bima la ya'lemu fis semavati ve la fil ard, subhanehu ve teala amma yuşrikun.

Onlar, Allah'ın yanı sıra bir de kendilerine ne bir zarar ne bir yarar sağlamayan şeylere kulluk ediyorlar ve "Bunlar, Allah'ın katında bizim şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki: "Allah'a, göklerde ve yerde kendisinin bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" Allah, onların ortak koştuklarından Münezzeh'tir ve Çok Yüce'dir.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/18-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 68. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَهُۥ ۖ — subhanehu · "O bundan münezzehtir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

قَالُوا اتَّخَذَ اللّٰهُ وَلَداً سُبْحَانَهُۜ هُوَ الْغَنِيُّۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ اِنْ عِنْدَ‌كُمْ مِنْ سُلْطَانٍ بِهٰذَاۜ  اَتَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

Kaluttehazallahu veleden subhaneh, huvel ganiy, lehu ma fis semavati ve ma fil ard, in indekum min sultanin bi haza, e tekulune alallahi ma la ta'lemun.

"Allah çocuk edindi." dediler. O, bundan münezzehtir. O'nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Sizin bu konuda hiçbir sultanınız yoktur. Allah hakkında bilmediğiniz şeyi söylüyorsunuz!

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/68-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 108. ayet

- **Geçtiği form:** وَسُبْحَـٰنَ — ve subhane · "ve şanı yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

قُلْ هٰذِه۪ سَب۪يل۪ٓي اَدْعُٓوا اِلَى اللّٰهِ عَلٰى بَص۪يرَةٍ اَنَا۬ وَمَنِ اتَّبَعَن۪يۜ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ

Kul hazihi sebili ed'u ilallahi ala basiretin ene ve menittebeani, ve subhanallahi ve ma ene minel muşrikin.

De ki: "Benim yolum, basiret üzere Allah'a davet etme yoludur. Ve bana uyanların yolu da. Allah'ı tenzih ederim. Ve ben, Müşriklerden değilim."

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/108-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** وَيُسَبِّحُ — ve yusebbihu · "ve tesbih ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَيُسَبِّحُ الرَّعْدُ بِحَمْدِه۪ وَالْمَلٰٓئِكَةُ مِنْ خ۪يفَتِه۪ۚ وَيُرْسِلُ الصَّوَاعِقَ فَيُص۪يبُ بِهَا مَنْ يَشَٓاءُ وَهُمْ يُجَادِلُونَ فِي اللّٰهِۚ وَهُوَ شَد۪يدُ الْمِحَالِۜ

Ve yusebbihur ra'du bi hamdihi vel melaiketu min hifetih, ve yursilus savaıka fe yusibu biha men yeşau ve hum yucadilune fillah, ve huve şedidul mihal.

Gök gürültüsü övgüsüyle, melekler de ürpertisiyle O'nu tesbih ederler. O, yıldırımlar gönderir ve onunla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında tartışıp duruyorlar. Ve O, karşı konulamaz pek çetin bir güç sahibidir.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/13-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 98. ayet

- **Geçtiği form:** فَسَبِّحْ — fesebbih · "(o halde) tesbih et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

فَسَبِّـحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُنْ مِنَ السَّاجِد۪ينَۙ

Fe sebbih bi hamdi rabbike ve kun mines sacidin.

Rabb'ini hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/98-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَهُۥ — subhanehu · "(Allah) uzaktır"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

اَتٰٓى اَمْرُ اللّٰهِ فَلَا تَسْتَعْجِلُوهُۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ

Eta emrullahi fe la testa'ciluh, subhanehu ve teala amma yuşrikun.

Allah'ın emri geldi. Artık onda acele etmeyin. O, onların şirk koştukları şeylerden münezzehtir ve yücedir.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/1-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَهُۥ ۙ — subhanehu · "şanı yüce olan"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَيَجْعَلُونَ لِلّٰهِ الْبَنَاتِ سُبْحَانَهُۙ وَلَهُمْ مَا يَشْتَهُونَ

Ve yec'alune lillahil benati subhanehu ve lehum ma yeştehun.

Kız çocuklarını Allah'a yakıştırıyorlar. O, bundan münezzehtir. Hoşlandıklarını da kendilerine ayırıyorlar.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/57-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَ — subhane · "eksiklikten uzaktır"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

سُبْحَانَ الَّـذ۪ٓي اَسْرٰى بِعَبْدِه۪ لَيْلاً مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اِلَى الْمَسْجِدِ الْاَقْصَا الَّذ۪ي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ

Subhanellezi esra bi abdihi leylen minel mescidil harami ilel mescidil aksallezi barekna havlehu li nuriyehu min ayatina, innehu huves semiul basir.

O subhandır. Kulunu, Mescid-i Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya bir gece yürüttü. Ona ayetlerimizi göstermek için. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/1-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَهُۥ — subhanehu · "(haşa) münezzehtir O"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يَقُولُونَ عُلُواًّ كَب۪يراً

Subhanehu ve teala amma yekulune uluvven kebira.

Allah, onların iddialarından Münezzeh'tir ve Yücedir.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/43-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** تُسَبِّحُ — tusebbihu · "tesbih ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهِنَّۜ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ وَلٰكِنْ لَا تَفْقَهُونَ تَسْب۪يحَهُمْۜ اِنَّهُ كَانَ حَل۪يماً غَفُوراً

Tusebbihu lehus semavatus seb'u vel ardu ve men fihinn, ve in min şey'in illa yusebbihu bi hamdihi ve lakin la tefkahune tesbihahum, innehu kane halimen gafura.

Yedi gök, yeryüzü ve içindekiler, O'nu tesbih ederler. Onu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz, onların tesbihlerini kavrayamazsınız. Kuşkusuz O, Çok Hoşgörülü'dür, Çok Bağışlayıcı'dır.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/44-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** يُسَبِّحُ — yusebbihu · "tesbih etmeyen"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهِنَّۜ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ وَلٰكِنْ لَا تَفْقَهُونَ تَسْب۪يحَهُمْۜ اِنَّهُ كَانَ حَل۪يماً غَفُوراً

Tusebbihu lehus semavatus seb'u vel ardu ve men fihinn, ve in min şey'in illa yusebbihu bi hamdihi ve lakin la tefkahune tesbihahum, innehu kane halimen gafura.

Yedi gök, yeryüzü ve içindekiler, O'nu tesbih ederler. Onu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz, onların tesbihlerini kavrayamazsınız. Kuşkusuz O, Çok Hoşgörülü'dür, Çok Bağışlayıcı'dır.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/44-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** تَسْبِيحَهُمْ ۗ — tesbihahum · "onların tesbihlerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim

تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهِنَّۜ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ وَلٰكِنْ لَا تَفْقَهُونَ تَسْب۪يحَهُمْۜ اِنَّهُ كَانَ حَل۪يماً غَفُوراً

Tusebbihu lehus semavatus seb'u vel ardu ve men fihinn, ve in min şey'in illa yusebbihu bi hamdihi ve lakin la tefkahune tesbihahum, innehu kane halimen gafura.

Yedi gök, yeryüzü ve içindekiler, O'nu tesbih ederler. Onu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz, onların tesbihlerini kavrayamazsınız. Kuşkusuz O, Çok Hoşgörülü'dür, Çok Bağışlayıcı'dır.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/44-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 93. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَانَ — subhane · "şanı yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

اَوْ يَكُونَ لَكَ بَيْتٌ مِنْ زُخْرُفٍ اَوْ تَرْقٰى فِي السَّمَٓاءِۜ وَلَنْ نُؤْمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتّٰى تُنَزِّلَ عَلَيْنَا كِتَاباً نَقْرَؤُ۬هُۜ قُلْ سُبْحَانَ رَبّ۪ي هَلْ كُنْتُ اِلَّا بَشَراً رَسُولاً۟

Ev yekune leke beytun min zuhrufin ev terka fis sema, ve len nu'mine li rukıyyike hatta tunezzile aleyna kitaben nakreuh, kul subhane rabbi hel kuntu illa beşeren resula.

"Veya altından bir evin olmalı, ya da göğe yükselmelisin. Çıksan dahi, bize oradan okuyacağımız bir kitap indirmedikçe senin yükselişine asla inanmayız. De ki: "Benim Rabb'im noksanlıklardan arıdır. Ben, bir beşer ve resulden başka bir şey miyim ki?"

_https://acikkuran.com/isra-suresi/93-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 108. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَ — subhane · "şanı yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَيَقُولُونَ سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنْ كَانَ وَعْدُ رَبِّنَا لَمَفْعُولاً

Ve yekulune subhane rabbina in kane va'du rabbina le mef'ula.

Ve derler ki: "Rabb'imiz her şeyden yücedir. Rabb'imizin uyarısı kesinlikle gerçekleşecektir.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/108-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** سَبِّحُوا۟ — sebbihu · "tesbih edin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

فَخَرَجَ عَلٰى قَوْمِه۪ مِنَ الْمِحْرَابِ فَاَوْحٰٓى اِلَيْهِمْ اَنْ سَبِّحُوا بُكْرَةً وَعَشِياًّ

Fe harece ala kavmihi minel mihrabi fe evha ileyhim en sebbihu bukreten ve aşiyya.

Bunun üzerine mihraptan halkının karşısına çıktı. Onlara, sabah akşam tesbih etmelerini vahyetti.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/11-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَهُۥٓ ۚ — subhanehu · "O'nun şanı yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

مَا كَانَ لِلّٰهِ اَنْ يَتَّخِذَ مِنْ وَلَدٍۙ سُبْحَانَهُۜ اِذَا قَضٰٓى اَمْراً فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُۜ

Ma kane lillahi en yettehıze min veledin subhaneh, iza kada emren fe innema yekulu lehu kun fe yekun.

Allah'ın çocuk edinmesi olacak şey değildir. O, her şeyden münezzehtir. Allah bir şeyin olmasına karar verdiği zaman ona "Ol." der, o da olur.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/35-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** نُسَبِّحَكَ — nusebbihake · "seni tesbih edelim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

كَيْ نُسَبِّحَكَ كَث۪يراًۙ

Key nusebbihake kesira.

"Ki Seni çok tesbih edelim."

_https://acikkuran.com/taha-suresi/33-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 130. ayet

- **Geçtiği form:** وَسَبِّحْ — ve sebbih · "ve tesbih et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

فَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَاۚ وَمِنْ اٰنَٓائِ الَّيْلِ فَسَبِّـحْ وَاَطْرَافَ النَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضٰى

Fasbir ala ma yekulune ve sebbih bi hamdi rabbike kable tuluış şemsi ve kable gurubiha, ve min anail leyli fe sebbih ve etrafen nehari lealleke terda.

O halde söylenen şeylere sabret! Ve Rabb'ini, Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce ve gecenin bir kısmında ve gündüzün taraflarında hamd ile tesbih et. Umulur ki böylece O'nun hoşnutluğunu kazanırsın.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/130-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 130. ayet

- **Geçtiği form:** فَسَبِّحْ — fe sebbih · "tesbih et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

فَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَاۚ وَمِنْ اٰنَٓائِ الَّيْلِ فَسَبِّـحْ وَاَطْرَافَ النَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضٰى

Fasbir ala ma yekulune ve sebbih bi hamdi rabbike kable tuluış şemsi ve kable gurubiha, ve min anail leyli fe sebbih ve etrafen nehari lealleke terda.

O halde söylenen şeylere sabret! Ve Rabb'ini, Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce ve gecenin bir kısmında ve gündüzün taraflarında hamd ile tesbih et. Umulur ki böylece O'nun hoşnutluğunu kazanırsın.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/130-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** يُسَبِّحُونَ — yusebbihune · "tesbih ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يُسَبِّحُونَ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ لَا يَفْتُرُونَ

Yusebbihunel leyle ven nehare la yefturun.

Gece, gündüz ara vermeksizin tesbih ederler.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/20-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** فَسُبْحَـٰنَ — fesubhane · "yüce(münezzeh)dir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

لَوْ كَانَ ف۪يهِمَٓا اٰلِهَةٌ اِلَّا اللّٰهُ لَفَسَدَتَاۚ فَسُبْحَانَ اللّٰهِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ

Lev kane fihima alihetun illallahu le fesedeta, fe subhanallahi rabbil arşi amma yasıfun.

Eğer ikisinde de Allah'tan başka ilahlar olsaydı, ikisi de kesinlikle fesada uğrardı. Arşın Rabb'i olan Allah, onların niteledikleri şeylerden münezzehtir.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/22-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَهُۥ ۚ — subhanehu · "O münezzehtir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَقَالُوا اتَّخَذَ الرَّحْمٰنُ وَلَداً سُبْحَانَهُۜ بَلْ عِبَادٌ مُكْرَمُونَۙ

Ve kaluttehazer rahmanu veleden subhaneh, bel ıbadun mukremun.

Ve onlar: "Rahman çocuk edindi." dediler. O, bundan münezzehtir. Onlar, ikram olunmuş kullardır.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/26-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْبَحُونَ — yesbehune · "yüzmektedir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ  كُلٌّ ف۪ي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ

Ve huvellezi halakal leyle ven nehare veş şemse vel kamer, kullun fi felekin yesbehun.

Geceyi ve gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı yaratan O'dur. Onların her biri kendi yörüngesinde yüzmektedir.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/33-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 79. ayet

- **Geçtiği form:** يُسَبِّحْنَ — yusebbihne · "tesbih eden"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, dişil, çoğul · şimdiki/geniş zaman

فَفَهَّمْنَاهَا سُلَيْمٰنَۚ وَكُلاًّ اٰتَيْنَا حُكْماً وَعِلْماًۘ وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُ۫دَ الْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَالطَّيْرَۜ وَكُنَّا فَاعِل۪ينَ

Fe fehhemnaha suleyman, ve kullen ateyna hukmen ve ılmen ve sehharna mea davudel cibale yusebbihne vet tayr, ve kunna faılin.

Biz, bunu Süleyman'a iyice kavrattık. Her ikisine de hüküm ve ilim verdik. Davud'la beraber tesbih etsinler diye dağları ve kuşları buyruk altına aldık. Ve Biz, yapanlarız.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/79-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 87. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَكَ — subhaneke · "senin şanın yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَذَا النُّونِ اِذْ ذَهَبَ مُغَاضِباً فَظَنَّ اَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادٰى فِي الظُّلُمَاتِ اَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ سُبْحَانَكَۗ اِنّ۪ي كُنْتُ مِنَ الظَّالِم۪ينَۚ

Ve zennuni iz zehebe mugadıben fe zanne en len nakdire aleyhi fe nada fiz zulumati en la ilahe illa ente subhaneke inni kuntu minez zalimin.

Ve Zu'n-Nun'u da an! Hani öfkelenerek gitmişti de kendisini sıkıntıda bırakmayacağımızı sanmıştı. Sonra karanlıklar içinde, "Senden başka ilah yoktur! Sen yüceler yücesisin. Ben haksızlık yaptım!" diye seslenmişti.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/87-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 91. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَ — subhane · "münezehtir (uzaktır)"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

مَا اتَّخَذَ اللّٰهُ مِنْ وَلَدٍ وَمَا كَانَ مَعَهُ مِنْ اِلٰهٍ اِذاً لَذَهَبَ كُلُّ اِلٰهٍ بِمَا خَلَقَ وَلَعَلَا بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يَصِفُونَۙ

Mettehazallahu min veledin ve ma kane meahu min ilahin izen le zehebe kullu ilahin bima halaka ve le ala ba'duhum ala ba'd, subhanallahi amma yasıfun.

Allah, çocuk edinmemiştir. Ve O'nun yanı sıra bir ilah daha yoktur. Eğer olsaydı her ilah kendi yarattığı ile birlikte hareket eder ve kimisi kimisine üstün olurdu. Allah, onların niteledikleri şeylerden münezzehtir.

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/91-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَكَ — subhaneke · "Seni tenzih ederiz"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَلَوْلَٓا اِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُمْ مَا يَكُونُ لَـنَٓا اَنْ نَتَكَلَّمَ بِهٰذَاۗ سُبْحَانَكَ هٰذَا بُهْتَانٌ عَظ۪يمٌ

Ve lev la iz semi'tumuhu kultum ma yekunu lena en netekelleme bi haza subhaneke haza buhtanun azim.

Ve onu duyduğunuz zaman: "Bunu konuşmamız bize yakışmaz. Seni tenzih ederiz! Bu büyük bir iftiradır." demeniz gerekmez miydi?

_https://acikkuran.com/nur-suresi/16-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 36. ayet

- **Geçtiği form:** يُسَبِّحُ — yusebbihu · "tesbih ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

ف۪ي بُيُوتٍ اَذِنَ اللّٰهُ اَنْ تُرْفَعَ وَيُذْكَرَ ف۪يهَا اسْمُهُۙ يُسَبِّحُ لَهُ ف۪يهَا بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِۙ

Fi buyutin ezinallahu en turfea ve yuzkere fihesmuhu yusebbihu lehu fiha bil guduvvi vel asal.

(Allah'ın aydınlığı/ışığı) Allah'ın İsmi'nin yüceltilmesine ve öğütlerinin dinlenmesine izin verdiği evlerde vardır. Orada sabah akşam O'nu tesbih ederler.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/36-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** يُسَبِّحُ — yusebbihu · "tesbih ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُسَبِّـحُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالطَّيْرُ صَٓافَّاتٍۜ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُ وَتَسْب۪يحَهُۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ

E lem tera ennallahe yusebbihu lehu men fis semavati vel ardı vet tayru saffat, kullun kad alime salatehu ve tesbihah, vallahu alimun bima yef'alun.

Göklerde ve yeryüzünde bulunanların, sürü sürü uçanların, Allah'ı nasıl tesbih ettiklerini görmüyor musun? Kuşkusuz hepsi salatını ve tesbihini bilmektedir. Ve Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/41-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَسْبِيحَهُۥ ۗ — ve tesbihahu · "ve tesbihini"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim

اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُسَبِّـحُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالطَّيْرُ صَٓافَّاتٍۜ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُ وَتَسْب۪يحَهُۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ

E lem tera ennallahe yusebbihu lehu men fis semavati vel ardı vet tayru saffat, kullun kad alime salatehu ve tesbihah, vallahu alimun bima yef'alun.

Göklerde ve yeryüzünde bulunanların, sürü sürü uçanların, Allah'ı nasıl tesbih ettiklerini görmüyor musun? Kuşkusuz hepsi salatını ve tesbihini bilmektedir. Ve Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/41-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَكَ — subhaneke · "senin şanın yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنْبَغ۪ي لَـنَٓا اَنْ نَتَّخِذَ مِنْ دُونِكَ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ وَلٰكِنْ مَتَّعْتَهُمْ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى نَسُوا الذِّكْرَۚ وَكَانُوا قَوْماً بُوراً

Kalu subhaneke ma kane yenbegi lena en nettehıze min dunike min evliyae ve lakin metta'tehum ve abaehum hatta nesuz zikre, ve kanu kavmen bura.

Dediler ki: "Seni tenzih ederiz, Senden başka veliler edinmek bize yakışmaz. Ancak Sen, onları ve atalarını bolca nimetlendirdin, nihayet onlar öğüdüne uymayı boş verdiler. Ve helak olmayı hak eden bir halk oldular."

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/18-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** وَسَبِّحْ — ve sebbih · "ve tesbih et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَتَوَكَّلْ عَلَى الْحَيِّ الَّذ۪ي لَا يَمُوتُ وَسَبِّـحْ بِحَمْدِه۪ۜ وَكَفٰى بِه۪ بِذُنُوبِ عِبَادِه۪ خَب۪يراًۚۛ

Ve tevekkel alel hayyillezi la yemutu ve sebbih bi hamdih, ve kefa bihi bi zunubi ibadihi habira.

Ve sen, Ölümsüz Olan'a güvenip dayan. Ve O'nu övgü ile yücelt. O'nun kullarının suçlarından haberdar olması sana yeter.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/58-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** وَسُبْحَـٰنَ — ve subhane · "eksikliklerden münezzehtir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

فَلَمَّا جَٓاءَهَا نُودِيَ اَنْ بُورِكَ مَنْ فِي النَّارِ وَمَنْ حَوْلَهَاۜ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ

Fe lemma caeha nudiye en burike men fin nari ve men havleha, ve subhanallahi rabbil alemin.

Oraya gittiği zaman ona seslenildi: "Ateşin içinde ve etrafında olanlar kutlu kılındı. Ve alemlerin Rabb'i olan Allah, Subhan'dır."

_https://acikkuran.com/neml-suresi/8-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 68. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَ — subhane · "münezzehtir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَرَبُّكَ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُ وَيَخْتَارُۜ مَا كَانَ لَهُمُ الْخِيَرَةُۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ

Ve rabbuke yahluku ma yeşau ve yahtar, ma kane lehumul hıyarat, subhanallahi ve teala amma yuşrikun.

Ve Rabb'in, dilediği şeyi yaratır ve onlar için hayırlı olanı seçer. Seçim onların değildir. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve yüceler yücesidir.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/68-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** فَسُبْحَـٰنَ — fesubhane · "öyle ise tesbih edin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

فَسُبْحَانَ اللّٰهِ ح۪ينَ تُمْسُونَ وَح۪ينَ تُصْبِحُونَ

Fe subhanallahi hine tumsune ve hine tusbıhun.

O halde akşama kavuştuğunuz zaman ve sabaha kavuştuğunuz zaman tesbih Allah'ındır.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/17-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَهُۥ — subhanehu · "O münezzehtir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ ثُمَّ رَزَقَكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْۜ هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ مَنْ يَفْعَلُ مِنْ ذٰلِكُمْ مِنْ شَيْءٍۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ۟

Allahullezi halakakum summe rezekakum summe yumitukum summe yuhyikum, hel min şurekaikum men yef'alu min zalikum min şey', subhanehu ve teala amma yuşrikun.

O Allah ki, sizi yaratan, sonra sizi yaşatan, sonra sizi öldüren, sonra sizi diriltendir. Ortak koştuklarınızdan bunları yapacak olan var mı? Allah, onların şirk koştuklarından münezzehtir, yüceler yücesidir.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/40-ayet-meali.md_

### 32. Secde suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** وَسَبَّحُوا۟ — ve sebbehu · "ve tesbih ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اِنَّمَا يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِّرُوا بِهَا خَرُّوا سُجَّداً وَسَبَّحُوا بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ

İnnema yu'minu bi ayatinellezine iza zukkiru biha harru succeden ve sebbehu bi hamdi rabbihim ve hum la yestekbirun.

Bizim ayetlerimize iman edenler; kendilerine öğüt verildiği zaman saygı gösterirler ve Rabb'lerini övgü ile yüceltirler. Onlar asla büyüklük taslamazlar.

_https://acikkuran.com/secde-suresi/15-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 42. ayet

- **Geçtiği form:** وَسَبِّحُوهُ — ve sebbihuhu · "ve O'nu tesbih edin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَاَص۪يلاً

Ve sebbihuhu bukreten ve asila.

O'nu günün başında sonunda tesbih edin.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/42-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَكَ — subhaneke · "sen yücesin"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

قَالُوا سُبْحَانَكَ اَنْتَ وَلِيُّنَا مِنْ دُونِهِمْۚ بَلْ كَانُوا يَعْبُدُونَ الْجِنَّۚ اَكْثَرُهُمْ بِهِمْ مُؤْمِنُونَ

Kalu subhaneke ente veliyyuna min dunihim, bel kanu ya'budunel cinn, ekseruhum bihim mu'minun.

Onlar: "Seni tenzih ederiz. Bizim velimiz onlar değil, Sen'sin. Bilakis, onlar, cinnlere kulluk ediyorlardı. Çoğu onlara inanıyorlardı." derler.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/41-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 36. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَ — subhane · "ne yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

سُبْحَانَ الَّذ۪ي خَلَقَ الْاَزْوَاجَ كُلَّهَا مِمَّا تُنْبِتُ الْاَرْضُ وَمِنْ اَنْفُسِهِمْ وَمِمَّا لَا يَعْلَمُونَ

Subhanellezi halakal ezvace kulleha mimma tunbitulardu ve min enfusihim ve mimma la ya'lemun.

Yerin bitirdiklerinden, kendilerinden ve bilemeyecekleri şeylerden çiftler yaratan, O, Sübhan'dır.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/36-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْبَحُونَ — yesbehune · "yüzmektedirler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

لَا الشَّمْسُ يَنْبَغ۪ي لَـهَٓا اَنْ تُدْرِكَ الْقَمَرَ وَلَا الَّيْلُ سَابِقُ النَّهَارِۜ وَكُلٌّ ف۪ي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ

Leş şemsu yenbegi leha en tudrikel kamere ve lel leylu sabikun nehar, ve kullun fi felekin yesbehun.

Ne Güneş Ay'a erişebilir ve ne de gecenin gündüzü geçmesi mümkün olabilir. Hepsi de bir yörüngede hareket ederler.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/40-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** فَسُبْحَـٰنَ — fesubhane · "yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

فَسُبْحَانَ الَّذ۪ي بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Fe subhanellezi bi yedihi melekutu kulli şey'in ve ileyhi turceun.

O, çok yüce ve çok üstündür. Her şeyin mülkü ve egemenliği O'nun elindedir. Ve O'na döndürüleceksiniz.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/83-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 143. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسَبِّحِينَ — l-musebbihine · "tesbih edenlerden"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

فَلَوْلَٓا اَنَّهُ كَانَ مِنَ الْمُسَبِّح۪ينَۙ

Fe lev la ennehu kane minel musebbihin.

Eğer o gerçekten tesbih edenlerden olmasaydı;

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/143-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 159. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَ — subhane · "(münezzehtir) yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يَصِفُونَۙ

Subhanallahi amma yasifun.

Allah, onların niteledikleri şeyden münezzehtir.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/159-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 166. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسَبِّحُونَ — l-musebbihune · "o tesbih edenler"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَاِنَّا لَنَحْنُ الْمُسَبِّحُونَ

Ve inna le nahnul musebbihun.

"Biziz biz, tesbih edenler."

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/166-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 180. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَ — subhane · "yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَۚ

Subhane rabbike rabbil izzeti amma yasifun.

İzzetin Rabb'i olan Rabb'in, onların nitelediği şeylerden münezzehtir.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/180-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** يُسَبِّحْنَ — yusebbihne · "tesbih ederlerdi"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, dişil, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اِنَّا سَخَّرْنَا الْجِبَالَ مَعَهُ يُسَبِّحْنَ بِالْعَشِيِّ وَالْاِشْرَاقِۙ

İnna sahharnel cibale meahu yusebbıhne bil aşiyyi vel işrak.

Dağları boyun eğdirdik. Akşamdan gündoğumuna onunla birlikte tesbih ederlerdi.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/18-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَهُۥ ۖ — subhanehu · "O (bundan münezzehtir) yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

لَوْ اَرَادَ اللّٰهُ اَنْ يَتَّخِذَ وَلَداً لَاصْطَفٰى مِمَّا يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۙ سُبْحَانَهُۜ هُوَ اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ

Lev eradallahu en yettehıze veleden lastafa mimma yahluku ma yeşau subhaneh, huvallahul vahıdul kahhar.

Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, yaratacağından dilediğini seçerdi. O, bundan münezzehtir. O Allah, Eşsiz ve Benzersiz Tek Olan'dır, Varlığın Üzerinde Mutlak Egemen'dir.

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/4-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَهُۥ — subhanehu · "O münezzehtir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ۗ وَالْاَرْضُ جَم۪يعاً قَبْضَتُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَالسَّمٰوَاتُ مَطْوِيَّاتٌ بِيَم۪ينِه۪ۜ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ

Ve ma kaderullahe hakka kadrihi vel ardu cemian kabdatuhu yevmel kıyameti ves semavatu matviyyatun bi yeminih, subhanehu ve te'ala amma yuşrikun.

Allah'ı hakkıyla takdir etmediler. Yeryüzü, kıyamet günü tamamıyla O'nun avucundadır. Gökler de O'nun sağ eliyle dürülmüş olacaktır. O, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve çok yücedir.

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/67-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** يُسَبِّحُونَ — yusebbihune · "tesbih ettiklerini"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَتَرَى الْمَلٰٓئِكَةَ حَٓافّ۪ينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْۚ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْحَقِّ وَق۪يلَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ

Ve terel melaikete haffine min havlil arşı yusebbihune bi hamdi rabbihim, ve kudıye beynehum bil hakkı ve kıylel hamdu lillahi rabbil alemin.

Melekleri, arşın çevresini kuşatmış olarak, Rabb'lerini övgü ile yücelttiklerini görürsün. Artık onların aralarında Hakk ile hüküm verilmiştir. "Alemlerin Rabb'ine hamdolsun." denir.

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/75-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** يُسَبِّحُونَ — yusebbihune · "tesbih ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلَّذ۪ينَ يَحْمِلُونَ الْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِه۪ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚ رَبَّـنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَةً وَعِلْماً فَاغْفِرْ لِلَّذ۪ينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَب۪يلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِ

Ellezine yahmilunel arşa ve men havlehu yusebbihune bi hamdi rabbihim ve yu'minune bihi ve yestagfirune lillezine amenu, rabbena vesi'te kulle şey'in rahmeten ve ilmen fagfir lillezine tabu vettebeu sebileke vekıhim azabel cahim.

Arş'ı yüklenenler ve çevresinde bulunanlar, Rabb'lerini övgü ile yüceltirler. Ve O'na iman ederler. İman Edenler için bağışlanma dilerler: "Rabb'imiz! Sen, rahmet ve bilgice her şeyi kuşattın. Tevbe edip senin dosdoğru yoluna uyan kimseleri bağışla. Onları Cehennem azabından koru."

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/7-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 55. ayet

- **Geçtiği form:** وَسَبِّحْ — ve sebbih · "ve an"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

فَاصْبِرْ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ وَسَبِّـحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِالْعَشِيِّ وَالْاِبْكَارِ

Fasbir inne va'dallahi hakkun vestagfir li zenbike ve sebbih bi hamdi rabbike bil aşiyyi vel ibkar.

O halde sabret. Kuşkusuz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Suçların için bağışlanma dile. Akşam sabah Rabb'ini hamd ile tesbih et.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/55-ayet-meali.md_

### 41. Fussilet suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** يُسَبِّحُونَ — yusebbihune · "tesbih ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

فَاِنِ اسْتَكْبَرُوا فَالَّذ۪ينَ عِنْدَ رَبِّكَ يُسَبِّحُونَ لَهُ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَهُمْ لَا يَسْـَٔمُونَ

Fe inistekberu fellezine inde rabbike yusebbihune lehu bil leyli ven nehari ve hum la yes'emun.

Eğer kibirlenirlerse, bilsinler ki, Rabb'inin katında bulunanlar, gece gündüz, O'nu tesbih ederler ve onlar hiç usanmazlar.

_https://acikkuran.com/fussilet-suresi/38-ayet-meali.md_

### 42. Şura suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** يُسَبِّحُونَ — yusebbihune · "tesbih ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

تَكَادُ السَّمٰوَاتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْ فَوْقِهِنَّ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِمَنْ فِي الْاَرْضِۜ اَلَٓا اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ

Tekadus semavatu yetefattarne min fevkıhinne vel melaiketu yusebbihune bi hamdi rabbihim ve yestagfirune li men fil ard, e la innellahe huvel gafurur rahim.

Gökler neredeyse üstlerinden çatlayacak. Melekler ise Rabb'lerini övgü ile yüceltiyor, yeryüzünde bulunanlar için bağışlanma diliyorlar. İyi bilin ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/sura-suresi/5-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَ — subhane · "şanı yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

لِتَسْتَوُ۫ا عَلٰى ظُهُورِه۪ ثُمَّ تَذْكُرُوا نِعْمَةَ رَبِّكُمْ اِذَا اسْتَوَيْتُمْ عَلَيْهِ وَتَقُولُوا سُبْحَانَ الَّذ۪ي سَخَّرَ لَنَا هٰذَا وَمَا كُنَّا لَهُ مُقْرِن۪ينَۙ

Li testevu ala zuhurihi summe tezkuru ni'mete rabbikum izesteveytum aleyhi, ve tekulu subhanellezi sehhare lena haza ve ma kunna lehu mukrinin.

Üzerlerine binip, onlardan yararlanınca, Rabb'inizin verdiği nimetleri anarak: "Bunları, hizmetimize veren Allah ne yücedir; yoksa bizim bunlara gücümüz yetmezdi." deyin.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/13-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 82. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَ — subhane · "münezzehtir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

سُبْحَانَ رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ

Subhane rabbis semavati vel ardı rabbil arşi amma yasıfun.

Göklerin ve yerin Rabb'i; arşın Rabb'i onların niteledikleri şeylerden münezzehtir.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/82-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** وَتُسَبِّحُوهُ — ve tusebbihuhu · "ve O'nu tesbih edesiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

لِتُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَتُعَزِّرُوهُ وَتُوَقِّرُوهُۜ وَتُسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَاَص۪يلاً

Li tu'minu billahi ve resulihi ve tuazziruhu ve tuvakkıruh, ve tusebbihuhu bukreten ve asila.

Allah'a ve Resul'üne iman etmeniz, O'na destek olmanız, O'na saygı göstermeniz ve O'nu sabah akşam tesbih etmeniz için.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/9-ayet-meali.md_

### 50. Kaf suresi 39. ayet

- **Geçtiği form:** وَسَبِّحْ — ve sebbih · "ve tesbih et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

فَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَسَبِّـحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ الْغُرُوبِۚ

Fasbir ala ma yekulune ve sebbih bi hamdi rabbike kable tuluış şemsi ve kablel gurub.

Onların söyledikleri şeylere sabret. Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce Rabb'ini hamd ile tesbih et.

_https://acikkuran.com/kaf-suresi/39-ayet-meali.md_

### 50. Kaf suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** فَسَبِّحْهُ — fesebbihhu · "O'nu tesbih et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَمِنَ الَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَاَدْبَارَ السُّجُودِ

Ve minel leyli fe sebbihhu ve edbares sucudi.

Geceleyin ve secdelerin ardından O'nu tesbih et.

_https://acikkuran.com/kaf-suresi/40-ayet-meali.md_

### 52. Tur suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَ — subhane · "şanı yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

اَمْ لَهُمْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Em lehum ilahun gayrullah, subhanallahi amma yuşrikun.

Yoksa onlar için Allah'tan başka bir ilahları mı var? Allah, onların şirk koştuklarından münezzehtir.

_https://acikkuran.com/tur-suresi/43-ayet-meali.md_

### 52. Tur suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** وَسَبِّحْ — ve sebbih · "ve tesbih et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَاِنَّكَ بِاَعْيُنِنَا وَسَبِّـحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ ح۪ينَ تَقُومُۙ

Vasbir li hukmi rabbike fe inneke bi a'yunina, ve sebbih bi hamdi rabbike hine tekumu.

Rabb'inin hükmünü sabrederek bekle. Sen gözümüzün önündesin. Ve her kalkışında Rabb'ini hamd ile tesbih et.

_https://acikkuran.com/tur-suresi/48-ayet-meali.md_

### 52. Tur suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** فَسَبِّحْهُ — fesebbihhu · "O'nu tesbih et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَمِنَ الَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَاِدْبَارَ النُّجُومِ

Ve minel leyli fe sebbihhu ve idbaren nucumi.

Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışının ardından O'nu tesbih et.

_https://acikkuran.com/tur-suresi/49-ayet-meali.md_

### 56. Vakıa suresi 74. ayet

- **Geçtiği form:** فَسَبِّحْ — fesebbih · "öyleyse yücelt"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ۟

Fe sebbih bismi rabbikel azim.

O halde Azim Rabb'inin adını tesbih et.

_https://acikkuran.com/vakia-suresi/74-ayet-meali.md_

### 56. Vakıa suresi 96. ayet

- **Geçtiği form:** فَسَبِّحْ — fesebbih · "öyleyse tesbih et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

فَسَبِّـحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ

Fe sebbih bismi rabbikel azim.

O halde Azim Rabb'inin adını tesbih et.

_https://acikkuran.com/vakia-suresi/96-ayet-meali.md_

### 57. Hadid suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** سَبَّحَ — sebbeha · "tesbih etmiştir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ

Sebbeha lillahi ma fis semavati vel ard, ve huvel azizul hakim.

Göklerde ve yerde olanlar, Allah'ı tesbih etmektedir. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/hadid-suresi/1-ayet-meali.md_

### 59. Haşr suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** سَبَّحَ — sebbeha · "tesbih eder"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ

Sebbeha lillahi ma fis semavati ve ma fil ard, ve huvel azizul hakim.

Göklerde ve yerde bulunanlar, Allah'ı tesbih etmektedir. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/hasr-suresi/1-ayet-meali.md_

### 59. Haşr suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَ — subhane · "yücedir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَز۪يزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Huvallahullezi la ilahe illa huve, elmelikul kuddusus selamul mu'minul muheyminul azizul cebbarul mutekebbir, subhanallahi amma yuşrikun.

O Allah ki: O'ndan başka ilah yoktur; Melik'tir, Kuddus'tür, Selam'dır, Mü'min'dir, Muheymin'dir, Aziz'dir, Cebbar'dır, Mutekebbir'dir. Allah, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir.

_https://acikkuran.com/hasr-suresi/23-ayet-meali.md_

### 59. Haşr suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** يُسَبِّحُ — yusebbihu · "tesbih ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىۜ يُسَبِّـحُ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ

Huvallahul halikul bariul musavviru lehul esmaul husna, yusebbihu lehu ma fis semavati vel ard ve huvel azizul hakim.

O Allah ki: Halik'dır, Bari'dir, Musavvir'dir. En iyi nitelikler O'na aittir. Göklerde ve yeryüzünde olanlar, O'nu tesbih ederler. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Yasa Koyan'dır.

_https://acikkuran.com/hasr-suresi/24-ayet-meali.md_

### 61. Saff suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** سَبَّحَ — sebbeha · "tesbih etmektedir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ

Sebbeha lillahi ma fis semavati ve ma fil ard, ve huvel azizul hakim.

Göklerde ve yerde olanlar, Allah'ı tesbih ederler. O, Mutlak Üstün Olan'dır ve En Doğru Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/saff-suresi/1-ayet-meali.md_

### 62. Cuma suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** يُسَبِّحُ — yusebbihu · "tesbih etmektedir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

يُسَبِّـحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ

Yusebbihu lillahi ma fis semavati ve ma fil ardıl melikil kuddusil azizil hakim.

Göklerde ve yerde bulunanların tamamı, Melik, Kuddus, Mutlak Üstün Olan, En İyi Hüküm Veren Allah'ı tesbih etmektedir.

_https://acikkuran.com/cuma-suresi/1-ayet-meali.md_

### 64. Tegabun suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** يُسَبِّحُ — yusebbihu · "tesbih etmektedir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

يُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ

Yusebbihu lillahi ma fis semavati ve ma fil ard, le hul mulku ve le hul hamdu ve huve ala kulli şey'in kadir.

Göklerde ve yeryüzünde olan her şey Allah'ı tesbih eder. Mülk yalnızca O'nundur. Hamd O'nadır. O'nun gücü her şeye yeter.

_https://acikkuran.com/tegabun-suresi/1-ayet-meali.md_

### 68. Kalem suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** تُسَبِّحُونَ — tusebbihune · "tesbih etmeniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

قَالَ اَوْسَطُهُمْ اَلَمْ اَقُلْ لَـكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ

Kale evsatuhum e lem ekul lekum levla tusebbihun.

En makul düşünenleri: "Ben, size tesbih etmeliyiz dememiş miydim?" dedi.

_https://acikkuran.com/kalem-suresi/28-ayet-meali.md_

### 68. Kalem suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** سُبْحَـٰنَ — subhane · "tesbih ederiz"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ

Kalu subhane rabbina inna kunna zalimin.

Onlar: "Rabb'imizi tesbih ederiz. Doğrusu bizler haksızlık edenlermişiz." dediler.

_https://acikkuran.com/kalem-suresi/29-ayet-meali.md_

### 69. Hâkka suresi 52. ayet

- **Geçtiği form:** فَسَبِّحْ — fesebbih · "öyleyse tesbih et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ

Fe sebbıh bismi rabbikel azim.

O halde Azim Rabb'inin adını tesbih et.

_https://acikkuran.com/hakka-suresi/52-ayet-meali.md_

### 73. Müzzemmil suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** سَبْحًۭا — sebhen · "uğraşacağın şeyler"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

اِنَّ لَكَ فِي النَّهَارِ سَبْحاً طَو۪يلاًۜ

İnne leke fin nehari sebhan tavila.

Gündüz, uzun süre uğraşacağın işler var.

_https://acikkuran.com/muzzemmil-suresi/7-ayet-meali.md_

### 76. İnsan suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** وَسَبِّحْهُ — ve sebbihhu · "ve O'nu tesbih eyle"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَمِنَ الَّيْلِ فَاسْجُدْ لَهُ وَسَبِّحْهُ لَيْلاً طَو۪يلاً

Ve minel leyli fescud lehu ve sebbihhu leylen tavila.

Gecenin bir bölümünde O'na secde et. Ve gece uzunca O'nu tesbih et.

_https://acikkuran.com/insan-suresi/26-ayet-meali.md_

### 79. Naziat suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلسَّـٰبِحَـٰتِ — ve ssabihati · "yüzüp gidenlere"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · dişil, çoğul · mecrur isim

وَالسَّابِحَاتِ سَبْحاًۙ

Ves sabihati sebha.

Ant olsun yüzdükçe yüzenlere.

_https://acikkuran.com/naziat-suresi/3-ayet-meali.md_

### 79. Naziat suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** سَبْحًۭا — sebhen · "yüzerek"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَالسَّابِحَاتِ سَبْحاًۙ

Ves sabihati sebha.

Ant olsun yüzdükçe yüzenlere.

_https://acikkuran.com/naziat-suresi/3-ayet-meali.md_

### 87. Ala suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** سَبِّحِ — sebbihi · "tesbih et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰىۙ

Sebbihısme rabbikel a'la.

Rabb'inin yüce adını tesbih et.

_https://acikkuran.com/ala-suresi/1-ayet-meali.md_

### 110. Nasr suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** فَسَبِّحْ — fesebbih · "o halde tesbih et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُۜ  اِنَّهُ  كَانَ تَوَّاباً

Fe sebbih bi hamdi rabbike vestagfirh, innehu kane tevvaba.

O zaman, Rabb'ini hamd ile tesbih et. Ve O'ndan mağfiret dile. Kuşkusuz O, tevbeleri kabul edendir.

_https://acikkuran.com/nasr-suresi/3-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-23
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
