# Sin-Cim-Dal — سجد (sjd)

> Kur'an'da 92 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/sjd

- **Anlam:** Secde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmek
- **Türevleri:** سَاجِد (23) · سَجَدَ (35) · سُّجُود (6) · مَسْجِد (28)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** ٱسْجُدُوا۟ — scudu · "secde edin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰى وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ

Ve iz kulna lil melaiketiscudu li ademe fe secedu illa iblis, eba vestekbere ve kane minel kafirin.

Sonra meleklere: "Adem için secde edin." dedik. İblis hariç hemen secde ettiler. O, yüz çevirip büyüklük tasladı. O Kafirlerdendi.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/34-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** فَسَجَدُوٓا۟ — fesecedu · "hemen secde ettiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰى وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ

Ve iz kulna lil melaiketiscudu li ademe fe secedu illa iblis, eba vestekbere ve kane minel kafirin.

Sonra meleklere: "Adem için secde edin." dedik. İblis hariç hemen secde ettiler. O, yüz çevirip büyüklük tasladı. O Kafirlerdendi.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/34-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** سُجَّدًۭا — succeden · "secde ederek"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

وَاِذْ قُلْنَا ادْخُلُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ فَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَداً وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّداً وَقُولُوا حِطَّةٌ نَغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْۜ وَسَنَز۪يدُ الْمُحْسِن۪ينَ

Ve iz kulnadhulu hazihil karyete fe kulu minha haysu şi'tum ragaden vedhulul babe succeden ve kulu hıttatun nagfir lekum hatayakum ve senezidul muhsinin.

Hani: "Şu şehre girin, orada dilediğinizden bol bol yiyin. O kapıdan secde ederek girin. Ve "Bizi bağışla." deyin ki Biz de yanlışlarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara daha fazlasını vereceğiz." demiştik.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/58-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 114. ayet

- **Geçtiği form:** مَسَـٰجِدَ — mesacide · "mescidlerinde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ مَنَعَ مَسَاجِدَ اللّٰهِ اَنْ يُذْكَرَ ف۪يهَا اسْمُهُ وَسَعٰى ف۪ي خَرَابِهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ مَا كَانَ لَهُمْ اَنْ يَدْخُلُوهَٓا اِلَّا خَٓائِف۪ينَۜ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ

Ve men azlemu mimmen menea mesacidallahi en yuzkere fihesmuhu ve sea fi harabiha ulaike ma kane lehum en yedhuluha illa haifin lehum fid dunya hızyun ve lehum fil ahireti azabun azim.

Allah'ın mescitlerinde, O'nun adının anılmasını engelleyen ve onların harap olmasına çalışan kimseden daha zalim kim olabilir? Buralara, ancak Allah'a karşı gelmekten korkularak girilebilir. Onlar için dünyada aşağılanma, ahirette de büyük bir azap vardır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/114-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 125. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسُّجُودِ — s-sucudi · "secde edenler"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, çoğul · mecrur isim

وَاِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِلنَّاسِ وَاَمْناًۜ وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ اِبْرٰه۪يمَ مُصَلًّىۜ  وَعَهِدْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ اَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْعَاكِف۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ

Ve iz cealnal beyte mesabeten lin nasi ve emna, vettehizu min makamı ibrahime musalla ve ahidna ila ibrahime ve ismaile en tahhira beytiye lit taifine vel akifine ver rukkais sucud.

Hani Biz, Beyt'i insanlar için toplanma yeri ve güvenli bir yer kıldık. "İbrahim'in makamından kendinize bir salat yeri edinin." dedik. İbrahim ve İsmail'den, "Evimi tavaf edenler, kendilerini adamak amacıyla orda toplananlar, "rüku ve secde edenler" için temiz tutun." diye söz aldık.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/125-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 144. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَسْجِدِ — l-mescidi · "Mescid-i"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

قَدْ نَرٰى تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِي السَّمَٓاءِۚ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضٰيهَاۖ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ لَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ

Kad nera tekallube vechike fis semai, fe le nuvelliyenneke kıbleten terdaha, fe velli vecheke şatral mescidil haram, ve haysu ma kuntum fe vellu vucuhekum şatrah, ve innellezine utul kitabe le ya'lemune ennehul hakku min rabbihim ve mallahu bi gafilin amma ya'melun.

Senin, yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu görüyoruz. Seni, razı olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Bundan böyle yüzünü, Mescid-i Haram tarafına çevir. Ve siz de nerede olursanız olun, yüzlerinizi o tarafa çevirin. Kitap verilenler, onun Rabb'lerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/144-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 149. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَسْجِدِ — l-mescidi · "Mescid-i"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَاِنَّهُ لَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Ve min haysu harecte fe velli vecheke şatral mescidil haram, ve innehu lel hakku min rabbik, ve mallahu bi gafilin amma ta'melun.

Her nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Çünkü bu Rabb'inden gelen Hakk'tır. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/149-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 150. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَسْجِدِ — l-mescidi · "Mescid-i"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۙ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَيْكُمْ حُجَّةٌۗ  اِلَّا الَّذ۪ينَ  ظَلَمُوا مِنْهُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْن۪ي وَلِاُتِمَّ نِعْمَت۪ي عَلَيْكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۙ

Ve min haysu harecte fe velli vecheke şatral mescidil haram, ve haysu ma kuntum fe velluvucuhekum şatrahu li ella yekune lin nasi aleykum hucceh, illellezine zalemu minhum fe la tahşevhum vahşevni ve li utimme ni'meti aleykum ve leallekum tehtedun.

Her nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa çevirin. Zalimler hariç, insanların size karşı bir kanıtları olmasın. Siz, onlara huşu duymayın, Bana duyun ki size olan nimetimi tamamlayayım; böylece doğru yolu bulasınız.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/150-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 187. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَسَـٰجِدِ ۗ — l-mesacidi · "mescidlerde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

اُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ اِلٰى نِسَٓائِكُمْۜ هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَاَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَخْتَانُونَ اَنْفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنْكُمْۚ فَالْـٰٔنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُوا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْۖ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الْاَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الْاَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِۖ ثُمَّ اَتِمُّوا الصِّيَامَ اِلَى الَّيْلِۚ وَلَا تُبَاشِرُوهُنَّ وَاَنْتُمْ عَاكِفُونَۙ فِي الْمَسَاجِدِۜ تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَقْرَبُوهَاۜ  كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ

Uhılle lekum leyletes sıyamir refesu ila nisaikum hunne libasun lekum ve entum libasun lehun alimallahu ennekum kuntum tahtanune enfusekum fe tabe aleykum ve afa ankum, fel ane başiruhunne vebtegu ma keteballahu lekum, ve kulu veşrabu hatta yetebeyyene lekumul haytul ebyadu minel haytıl esvedi minel fecri, summe etimmus sıyame ilel leyli, ve la tubaşiruhunne ve entum akifune fil mesacid, tilke hududullahi fe la takrabuha kezalike yubeyyinullahu ayatihi lin nasi leallehum yettekun.

Siyam gecesinde kadınlarınıza yaklaşmanız sizin için helal kılındı. Onlar, sizin için örtüdür; siz de onlar için örtüsünüz. Allah, nefsinize sahip olmadığınızı bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın, Allah'ın sizin için yazdığı şeyi isteyin. Şafak vaktinin siyah ipliği, beyaz ipliğinden ayırt edilme anına kadar, yiyin için. Sonra da geceye dek siyamı tamamlayın. Eğer mescitlerde itikaftaysanız onlara yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah, insanlara ayetlerini açıklar. Umulur ki takva sahibi olursunuz.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/187-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 191. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَسْجِدِ — l-mescidi · "Mescid-i"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَاَخْرِجُوهُمْ مِنْ حَيْثُ اَخْرَجُوكُمْ وَالْفِتْنَةُ اَشَدُّ مِنَ الْقَتْلِۚ وَلَا تُقَاتِلُوهُمْ عِنْدَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ حَتّٰى يُقَاتِلُوكُمْ ف۪يهِۚ فَاِنْ قَاتَلُوكُمْ فَاقْتُلُوهُمْۜ  كَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ

Vaktuluhum haysu sekıftumuhum ve ahricuhum min haysu ahracukum vel fitnetu eşeddu minel katli, ve la tukatiluhum indel mescidil harami hatta yukatilukum fih, fe in katelukum faktuluhum kezalike cezaul kafirin.

Onları yakaladığınız yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkartın. Zaten, fitne öldürmekten daha kötüdür. Onlar, Mescid-i Haram çevresinde sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Eğer savaşırlarsa, siz de savaşın. İşte Kafirlere verilecek karşılık böyledir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/191-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 196. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَسْجِدِ — l-mescidi · "Mescid-i"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

وَاَتِمُّوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلّٰهِۜ فَاِنْ اُحْصِرْتُمْ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِۚ وَلَا تَحْلِقُوا رُؤُ۫سَكُمْ حَتّٰى يَبْلُغَ الْهَدْيُ مَحِلَّهُۜ   فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضاً اَوْ بِه۪ٓ  اَذًى مِنْ رَأْسِه۪ فَفِدْيَةٌ مِنْ صِيَامٍ اَوْ صَدَقَةٍ اَوْ نُسُكٍۚ فَاِذَٓا اَمِنْتُمْ۠  فَمَنْ تَمَتَّعَ بِالْعُمْرَةِ اِلَى الْحَجِّ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلٰثَةِ اَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةٍ اِذَا رَجَعْتُمْۜ  تِلْكَ عَشَرَةٌ   كَامِلَةٌۜ  ذٰلِكَ لِمَنْ لَمْ يَكُنْ اَهْلُهُ حَاضِرِي الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ  وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ۟

Ve etimmul hacce vel umrete lillah, fe in uhsirtum fe mesteysera minel hedyi ve la tahliku ruusekum hatta yeblugal hedyu mahilleh, fe men kane minkum maridan ev bihi ezen min ra'sihi fe fidyetun min sıyamin ev sadakatin ev nusuk fe iza emintum, fe men temettea bil umreti ilel haccı fe mesteysera minel hedyi, fe men lem yecid fe sıyamu selaseti eyyamin fil haccı ve seb'atin iza reca'tum tilke aşaratun kamileh, zalike li men lem yekun ehluhu hadırıl mescidil haram, vettekullahe va'lemu ennellahe şedidul ikab.

Allah için haccı ve umreyi tam yapın. Eğer engellenirseniz, o zaman hediyeden kolayınıza gelen şeyi gönderin! Ancak hediye yerine ulaşıncaya kadar başınızı tıraş etmeyin. Sizden hasta olan veya başından bir rahatsızlığı bulunan; oruç tutmalı veya sadaka vermeli ya da nusuktan sayılacak bir fidye vermeli! Emin olduğunuz vakitte; kim, hacc vaktine kadar umre ile faydalanmak isterse, hediyeden kolayına geleni göndermeli! Fakat kim bulamazsa, hacc günlerinde üç, döndükten sonra da yedi gün olmak üzere toplam on gün oruç tutsun. Bu, ailesi Mescid-i Haram çevresinde oturmayanlar içindir. Allah'a karşı takvalı davranın. Ve bilin ki Allah'ın cezası çok şiddetlidir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/196-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 217. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْمَسْجِدِ — velmescidi · "ve Mescid-i"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الشَّهْرِ الْحَرَامِ قِتَالٍ ف۪يهِۜ قُلْ قِتَالٌ ف۪يهِ كَب۪يرٌۜ وَصَدٌّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَكُفْرٌ بِه۪ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَاِخْرَاجُ اَهْلِه۪ مِنْهُ اَكْبَرُ عِنْدَ اللّٰهِۚ   وَالْفِتْنَةُ اَكْبَرُ مِنَ الْقَتْلِۜ  وَلَا يَزَالُونَ يُقَاتِلُونَكُمْ حَتّٰى يَرُدُّوكُمْ عَنْ د۪ينِكُمْ اِنِ اسْتَطَاعُواۜ وَمَنْ يَرْتَدِدْ مِنْكُمْ عَنْ د۪ينِه۪ فَيَمُتْ وَهُوَ كَافِرٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَـالِدُونَ

Yes'eluneke aniş şehril harami kıtalin fih, kul kıtalun fihi kebir, ve saddun an sebilillahi ve kufrun bihi vel mescidil harami ve ihracu ehlihi minhu ekberu indallah, vel fitnetu ekberu minel katl, ve la yezalune yukatilunekum hatta yeruddukum an dinikum inistetau ve men yertedid minkum an dinihi fe yemut ve huve kafirun fe ulaike habitat a'maluhum fid dunya vel ahireh, ve ulaike ashabun nar, hum fiha halidun.

Sana, Haram ayını ve onda savaşmanın durumunu soruyorlar. De ki: "O ayda savaşmak, büyük (günahtır.) " Ancak, Allah'ın yolundan alıkoymak, onu ve Mescid-i Haram'ı küfretmek onun halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük (günahtır.) Zira fitne, öldürmekten daha kötüdür. Onlar, eğer güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar, sizinle savaşmaktan vazgeçmezler. Sizden kim, dininden döner ve Kafir olarak ölürse işte onların dünyada da ahirette de yaptıkları boşa gitmiş olur. İşte onlar, ateşin ehlidir. Ve orada sürekli kalacaklardır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/217-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱسْجُدِى — vescudi · "ve secde et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, dişil, tekil · emir kipi

يَا مَرْيَمُ اقْنُت۪ي لِرَبِّكِ وَاسْجُد۪ي وَارْكَع۪ي مَعَ الرَّاكِع۪ينَ

Ya meryemuknuti li rabbiki vescudi verkai mear rakiin.

"Ey Meryem! Rabb'ine içtenlikle bağlan, secde et ve ruku edenlerle birlikte ruku et."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/43-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 113. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْجُدُونَ — yescudune · "secdeye kapanırlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

لَيْسُوا سَوَٓاءًۜ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اُمَّةٌ قَٓائِمَةٌ يَتْلُونَ اٰيَاتِ اللّٰهِ اٰنَٓاءَ الَّيْلِ وَهُمْ يَسْجُدُونَ۠

Leysu seva', min ehlil kitabi ummetun kaimetun yetlune ayatillahi anael leyli ve hum yescudun.

Ama hepsi aynı değildir. Kitap Ehli'nden, Allah'ın ayetlerini okuyan ve gece saatlerinde secde eden bir topluluk da vardır.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/113-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 102. ayet

- **Geçtiği form:** سَجَدُوا۟ — secedu · "secde edince"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاِذَا كُنْتَ ف۪يهِمْ فَاَقَمْتَ لَهُمُ الصَّلٰوةَ فَلْتَقُمْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ مَعَكَ وَلْيَأْخُذُٓوا اَسْلِحَتَهُمْ۠ فَاِذَا سَجَدُوا فَلْيَكُونُوا مِنْ وَرَٓائِكُمْۖ وَلْتَأْتِ طَٓائِفَةٌ اُخْرٰى لَمْ يُصَلُّوا فَلْيُصَلُّوا مَعَكَ وَلْيَأْخُذُوا حِذْرَهُمْ وَاَسْلِحَتَهُمْۚ وَدَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ اَسْلِحَتِكُمْ وَاَمْتِعَتِكُمْ فَيَم۪يلُونَ عَلَيْكُمْ مَيْلَةً وَاحِدَةًۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِنْ كَانَ بِكُمْ اَذًى مِنْ مَطَرٍ اَوْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَنْ تَضَعُٓوا اَسْلِحَتَكُمْۚ وَخُذُوا حِذْرَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ اَعَدَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَاباً مُه۪يناً

Ve iza kunte fihim fe ekamte lehumus salate fel tekum taifetun minhum meake vel ye'huzu eslihatehum fe iza secedu fel yekunu min varaikum, vel te'ti taifetun uhra lem yusallu fel yusallu meake vel ye'huzu hızrahum ve eslihatehum, veddellezine keferu lev tagfulune an eslihatikum ve emtiatikum fe yemilune aleykum meyleten vahıdeh. Ve la cunaha aleykum in kane bikum ezen min matarin ev kuntum marda en tedau eslihatekum, ve huzu hızrakum. İnnallahe eadde lil kafirine azaben muhina.

Sen de içlerinde bulunup; onlara salatı ikame ettirdiğin zaman, onların bir kısmı seninle beraber salata dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar, secde edince, arkanıza geçsinler. Sonra, salat etmemiş olan diğer kısım gelsin, seninle beraber salatı ikame etsin. Önlemlerini ve silahlarını da alsınlar. Kafirler, silahlarınızdan ve eşyalarınızdan uzak kalmanızı arzu ederler ki, size aniden baskın düzenlesinler. Eğer yağmurdan dolayı bir eziyet görürseniz veya hasta olursanız, önlemlerinizi alarak silahlarınızı bırakmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Kuşkusuz, Allah Kafirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/102-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 154. ayet

- **Geçtiği form:** سُجَّدًۭا — succeden · "secde ederek"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

وَرَفَعْنَا فَوْقَهُمُ الطُّورَ بِم۪يثَاقِهِمْ وَقُلْنَا لَهُمُ ادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّداً وَقُلْنَا لَهُمْ لَا تَعْدُوا فِي السَّبْتِ وَاَخَذْنَا مِنْهُمْ م۪يثَاقاً غَل۪يظاً

Ve rafa'na fevkahumut tura bi misakıhim ve kulna lehumudhulul babe succeden ve kulna lehum la ta'du fis sebti ve ehazna minhum misakan galiza.

Kesin söz vermelerinden dolayı Tur'u üzerlerine yükseltmiştik. Onlara, "Kapıdan secde ederek girin." dedik. Yine onlara, "Cumartesi'nde haddi aşmayın." dedik. Biz, onlardan kesin söz aldık.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/154-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَسْجِدِ — l-mescidi · "Mescid-i"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُحِلُّوا شَعَٓائِرَ اللّٰهِ وَلَا الشَّهْرَ الْحَرَامَ وَلَا الْهَدْيَ وَلَا الْقَلَٓائِدَ وَلَٓا آٰمّ۪ينَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ يَبْتَغُونَ فَضْلاً مِنْ رَبِّهِمْ وَرِضْوَاناًۜ وَاِذَا حَلَلْتُمْ فَاصْطَادُواۜ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَاٰنُ قَوْمٍ اَنْ صَدُّوكُمْ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اَنْ تَعْتَدُواۢ وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوٰىۖ وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ

Ya eyyuhellezine amenu la tuhıllu şe'airallahi veleş şehral harame ve lal hedye ve lal kalaide ve la amminel beytel harame yebtegune fadlan min rabbihim ve rıdvana ve iza haleltum fastadu ve la yecrimennekum şeneanu kavmin en saddukum anil mescidil harami en ta'tedu, ve teavenu alel birri vet takva ve la teavenu alel ismi vel udvani vettekullah innallahe şedidul ıkab.

Ey İman Edenler! Allah'ın işaretlerine, haram aya, kurbana, gerdanlıklara; Rabb'lerinin lütuf ve rızasını dileyerek Beyt-i Haram'a gelenlere saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi, Mescid-i Haram'dan alıkoymalarından dolayı bir halka olan kızgınlığınız, aşırı gitmenize neden olmasın. Günah ve düşmanlık üzerinde değil, iyilik ve takva üzerinde yardımlaşın. Allah'a karşı takvalı olun. Kuşkusuz Allah'ın azabı çok şiddetlidir.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/2-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** ٱسْجُدُوا۟ — scudu · "secde edin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَلَقَدْ خَلَقْنَاكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَاكُمْ ثُمَّ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَۗ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ لَمْ يَكُنْ مِنَ السَّاجِد۪ينَ

Ve lekad halaknakum summe savvernakum summe kulna lil melaiketiscudu li ademe fe secedu illa iblis, lem yekun mines sacidin.

Ant olsun ki sizi Biz yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra meleklere, "Adem'e secde edin." dedik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O, secde edenlerden olmadı.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/11-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** فَسَجَدُوٓا۟ — fesecedu · "hepsi secde ettiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَلَقَدْ خَلَقْنَاكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَاكُمْ ثُمَّ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَۗ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ لَمْ يَكُنْ مِنَ السَّاجِد۪ينَ

Ve lekad halaknakum summe savvernakum summe kulna lil melaiketiscudu li ademe fe secedu illa iblis, lem yekun mines sacidin.

Ant olsun ki sizi Biz yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra meleklere, "Adem'e secde edin." dedik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O, secde edenlerden olmadı.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/11-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّـٰجِدِينَ — s-sacidine · "secde edenlerden"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَلَقَدْ خَلَقْنَاكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَاكُمْ ثُمَّ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَۗ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ لَمْ يَكُنْ مِنَ السَّاجِد۪ينَ

Ve lekad halaknakum summe savvernakum summe kulna lil melaiketiscudu li ademe fe secedu illa iblis, lem yekun mines sacidin.

Ant olsun ki sizi Biz yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra meleklere, "Adem'e secde edin." dedik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O, secde edenlerden olmadı.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/11-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** تَسْجُدَ — tescude · "secde etmekten"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

قَالَ مَا مَنَعَكَ اَلَّا تَسْجُدَ اِذْ اَمَرْتُكَۜ قَالَ اَنَا۬ خَيْرٌ مِنْهُۚ خَلَقْتَن۪ي مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ ط۪ينٍ

Kale ma meneake ella tescude iz emertuk, kale ene hayrun minh, halakteni min narin ve halaktehu min tin.

"Sana buyurduğum halde, seni secde etmekten alıkoyan nedir?" dedi. "Ben ondan hayırlıyım, beni ateşten onu çamurdan yarattın." dedi.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/12-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** مَسْجِدٍۢ — mescidin · "mescidde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

قُلْ اَمَرَ رَبّ۪ي بِالْقِسْطِ۠ وَاَق۪يمُوا وُجُوهَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَادْعُوهُ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۜ   كَمَا بَدَاَكُمْ تَعُودُونَۜ

Kul emere rabbi bil kıst ve ekimu vucuhekum inde kulli mescidin ved'uhu muhlisine lehud din, kema bedeekum teudun.

De ki: "Rabb'im bana haktan yana olmayı emretti." Her mescitte yüzlerinizi O'na doğrultun ve dini yalnızca O'na has kılarak dua edin. Sizi ilk yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/29-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** مَسْجِدٍۢ — mescidin · "mesci(de gidişiniz)de"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ خُذُوا ز۪ينَتَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَا تُسْرِفُواۚ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَ۟

Ya beni ademe huzu zinetekum inde kulli mescidin ve kulu veşrebu ve la tusrifu, innehu la yuhıbbul musrifin.

Ey Ademoğulları! Her secde edilen yerde ziynetlerinizi alın. Yiyin, için fakat israf etmeyin. Zira O, israf edenleri sevmez.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/31-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 120. ayet

- **Geçtiği form:** سَـٰجِدِينَ — sacidine · "secdeye"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِد۪ينَۚ

Ve ulkıyes seharatu sacidin.

Ve sihirbazlar secdeye kapandılar.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/120-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 161. ayet

- **Geçtiği form:** سُجَّدًۭا — succeden · "secde ederek"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

وَاِذْ ق۪يلَ لَهُمُ اسْكُنُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ وَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ وَقُولُوا حِطَّةٌ وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّداً نَغْفِرْ لَكُمْ خَط۪ٓيـَٔاتِكُمْۜ سَنَز۪يدُ الْمُحْسِن۪ينَ

Ve iz kile lehumuskunu hazihil karyete ve kulu minha haysu şi'tum ve kulu hıttatun vedhulul babe succeden nagfir lekum hatiatikum, senezidul muhsinin.

Onlara, "Şu beldeye yerleşin ve orada dilediğiniz şeylerden yiyin. Af dilediğinizi söyleyin ve teslim olmuş/kabullenmiş olarak kapısından girin." denilmişti. Biz, "Yanlışlarınızı bağışlayalım ve iyilik edenlere fazlasıyla verelim."

_https://acikkuran.com/araf-suresi/161-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 206. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْجُدُونَ ۩ — yescudune · "secde ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اِنَّ الَّذ۪ينَ عِنْدَ رَبِّكَ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِه۪ وَيُسَبِّحُونَهُ وَلَهُ يَسْجُدُونَ

İnnellezine inde rabbike la yestekbirune an ibadetihi ve yusebbihunehu ve lehu yescudun.

Rabb'ine yakın olanlar, O'na kulluk etmekten asla kibirlenmezler; O'nu tesbih ederler ve O'na secde ederler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/206-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَسْجِدِ — l-mescidi · "Mescid-i"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

وَمَا لَهُمْ اَلَّا يُعَذِّبَهُمُ اللّٰهُ وَهُمْ يَصُدُّونَ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَمَا كَانُٓوا اَوْلِيَٓاءَهُۜ اِنْ اَوْلِيَٓاؤُ۬هُٓ اِلَّا الْمُتَّقُونَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Ve ma lehum ella yuazzibehumullahu ve hum yasuddune anil mescidil harami ve ma kanu evliyaehu, in evliyauhu illel muttekune ve lakinne ekserehum la ya'lemun.

Onlar, Mescid-i Haram'a girmeye engel oldukları halde ve onun velileri olmadıkları halde Allah neden onlara azap etmesin? Oysa oranın evliyası muttakilerdir. Fakat onların çoğu bilmezler.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/34-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَسْجِدِ — l-mescidi · "Mescid-i"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

كَيْفَ يَكُونُ لِلْمُشْرِك۪ينَ عَهْدٌ عِنْدَ اللّٰهِ وَعِنْدَ رَسُولِه۪ٓ اِلَّا الَّذ۪ينَ عَاهَدْتُمْ عِنْدَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۚ فَمَا اسْتَقَامُوا لَكُمْ فَاسْتَق۪يمُوا لَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّق۪ينَ

Keyfe yekunu lil muşrikine ahdun ındallahi ve ınde resulihi illellezine ahedtum ındel mescidil haram, fe mestekamu lekum festekimu lehum, innallahe yuhıbbul muttekin.

Yaptıkları antlaşmayı bozan Müşriklerin, Allah ve Resul'ünün yanında nasıl itibarları olabilir ki? Kendileriyle Mescid-i Haram yanında sözleşme yaptıklarınızın durumu başkadır. Onlar, size karşı sözlerinde durdukları sürece siz de sözünüzde durun. Allah, takva sahibi olanları sever.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/7-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** مَسَـٰجِدَ — mesacide · "mescidlerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

مَا كَانَ لِلْمُشْرِك۪ينَ اَنْ يَعْمُرُوا مَسَاجِدَ اللّٰهِ شَاهِد۪ينَ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ بِالْكُفْرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْۚ وَفِي النَّارِ هُمْ خَالِدُونَ

Ma kane lil muşrikine en ya'muru mesacidallahi şahidine ala enfusihim bil kufr, ulaike habitat a'maluhum ve fin nari hum halidun .

Kafir olduklarını bildikleri halde, Müşriklerin, Allah'ın mescitlerini imar etmeye hakları yoktur. Onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Onlar, ateşte sürekli kalacaklardır.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/17-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** مَسَـٰجِدَ — mesacide · "mescidlerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

اِنَّمَا يَعْمُرُ مَسَاجِدَ اللّٰهِ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَ وَلَمْ يَخْشَ اِلَّا اللّٰهَ فَعَسٰٓى اُو۬لٰٓئِكَ اَنْ يَكُونُوا مِنَ الْمُهْتَد۪ينَ

İnnema ya'muru mesacidallahi men amene billahi vel yevmil ahıri ve ekames salate ve atez zekate ve lem yahşe illallahe fe asa ulaike en yekunu minel muhtedin.

Allah'ın mescitlerini, ancak Allah 'a ve ahiret gününe iman edip, salatı ikame eden, zekatı yapan ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar edebilirler. Onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/18-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَسْجِدِ — l-mescidi · "Mescid-i"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

اَجَعَلْتُمْ سِقَايَةَ الْحَٓاجِّ وَعِمَارَةَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ كَمَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَجَاهَدَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ لَا يَسْتَوُ۫نَ عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۢ

E cealtum sikayetel hacci ve ımaretel mescidil harami ke men amene billahi vel yevmil ahıri ve cahede fi sebilillah, la yestevune ındallah, vallahu la yehdil kavmez zalimin.

Siz, hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram'ı imar etmeyi; Allah'a ve ahiret gününe iman edip, Allah yolunda cihat edenlerle bir mi tuttunuz? Bunlar, Allah'ın yanında bir değildir. Allah, zalim olan halkı doğru yola iletmez.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/19-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَسْجِدَ — l-mescide · "Mescid-i"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّمَا الْمُشْرِكُونَ نَجَسٌ فَلَا يَقْرَبُوا الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ بَعْدَ عَامِهِمْ هٰذَاۚ وَاِنْ خِفْتُمْ عَيْلَةً فَسَوْفَ يُغْن۪يكُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ٓ اِنْ شَٓاءَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ

Ya eyyuhellezine amenu innemal muşrikune necesun fe la yakrebul mescidel harame ba'de amihim haza ve in hıftum ayleten fe sevfe yugnikumullahu min fadlihi in şae, innallahe alimun hakim.

Ey İman Edenler! Bu Müşrikler ancak necistir. Öyleyse bu yıldan sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse sizi kendi lütfu ile yakında zengin yapar. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/28-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 107. ayet

- **Geçtiği form:** مَسْجِدًۭا — mesciden · "bir mescid"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مَسْجِداً ضِرَاراً وَكُفْراً وَتَفْر۪يقاً بَيْنَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَاِرْصَاداً لِمَنْ حَارَبَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ مِنْ قَبْلُۜ وَلَيَحْلِفُنَّ اِنْ اَرَدْنَٓا اِلَّا الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ

Vellezinettehazu mesciden dıraren ve kufren ve tefrikan beynel mu'minine ve irsaden li men hareballahe ve resulehu min kabl, ve le yahlifunne in eredna illelhusna, vallahu yeşhedu innehum le kazibun.

Zarar vermek, inkar etmek, nifak çıkarmak, Allah ve Resul'üne karşı daha önce savaşanlara gözcülük yapmak üzere bir mescit yapan kimseler: "Biz yalnızca iyilik yapmak istedik." diye yemin ederler. Oysaki Allah, onların yalan söylediklerine tanıktır.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/107-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 108. ayet

- **Geçtiği form:** لَّمَسْجِدٌ — lemescidun · "mescid (ise)"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

لَا تَقُمْ ف۪يهِ اَبَداًۜ لَمَسْجِدٌ اُسِّسَ عَلَى التَّقْوٰى مِنْ اَوَّلِ يَوْمٍ اَحَقُّ اَنْ تَقُومَ ف۪يهِۜ ف۪يهِ رِجَالٌ يُحِبُّونَ اَنْ يَتَطَهَّرُواۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُطَّهِّر۪ينَ

La tekum fihi ebeda, le mescidun ussise alet takva min evveli yevmin ehakku en tekume fih, fihi ricalun yuhıbbune en yetetahheru, vallahu yuhıbbul muttahhirin.

Orada asla durma, ilk yapıldığında takva üzere yapılan mescit, içinde bulunmaya daha layıktır. Orada arınmayı seven kişiler vardır. Allah, arınmak isteyenleri sever.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/108-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 112. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّـٰجِدُونَ — s-sacidune · "secde edenler"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · merfu` isim

اَلتَّٓائِبُونَ الْعَابِدُونَ الْحَامِدُونَ السَّٓائِحُونَ الرَّاكِعُونَ السَّاجِدُونَ الْاٰمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللّٰهِۜ  وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ

Ettaibunel abidunel hamidunes saihuner rakiunes sacidunel amirune bil ma'rufi ven nahune anil munkeri vel hafizune li hududillah , ve beşşiril mu'minin .

Tevbe edenler, kulluk edenler, hamd edenler, seyahat edenler, ruku edenler, secde edenler, mar'uf olanı yapıp, münker olana engel olanlar; Allah'ın hudutlarını koruyanlardır. Mü'minleri müjdele.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/112-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** سَـٰجِدِينَ — sacidine · "secde ediyorlardı"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

اِذْ قَالَ يُوسُفُ لِاَب۪يهِ يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ي رَاَيْتُ اَحَدَ عَشَرَ كَوْكَباً وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ رَاَيْتُهُمْ ل۪ي سَاجِد۪ينَ

İz kale yusufu li ebihi ya ebeti inni re eytu ehade aşere kevkeben veş şemse vel kamere re eytuhum li sacidin.

Hani bir zamanlar Yusuf, babasına: "Ey babacığım! Ben on bir yıldızla, Güneş'in ve Ay'ın bana secde ettiklerini gördüm." demişti.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/4-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 100. ayet

- **Geçtiği form:** سُجَّدًۭا ۖ — succeden · "secdeye"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

وَرَفَعَ اَبَوَيْهِ عَلَى الْعَرْشِ وَخَرُّوا لَهُ سُجَّداًۚ وَقَالَ يَٓا اَبَتِ هٰذَا تَأْو۪يلُ رُءْيَايَ مِنْ قَبْلُۘ قَدْ جَعَلَهَا رَبّ۪ي حَقاًّۜ وَقَدْ اَحْسَنَ ب۪ٓي اِذْ اَخْرَجَن۪ي مِنَ السِّجْنِ وَجَٓاءَ بِكُمْ مِنَ الْبَدْوِ مِنْ بَعْدِ اَنْ نَزَغَ الشَّيْطَانُ بَيْن۪ي وَبَيْنَ اِخْوَت۪يۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَط۪يفٌ لِمَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ

Ve refea ebeveyhi alel arşı ve harru lehu succeda, ve kale ya ebeti haza te'vilu ru'yaye min kablu kad cealeha rabbi hakka, ve kad ahsene bi iz ahreceni mines sicni ve cae bikum minel bedvi min ba'di en nezegaş şeytanu beyni ve beyne ıhveti, inne rabbi latifun lima yeşa' innehu huvel alimul hakim.

Yusuf, anne ve babasını makamına çıkardı. Hepsi onun makamına saygı ile eğildiler. Yusuf: "Ey babacığım! Bu durum, daha önceki rüyamın gerçekleşmesidir. Rabb'im onu gerçek kıldı. Ve gerçekten bana ihsanda bulundu. Çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra, O sizi çölden getirdi. Benim Rabb'im dilediğine lütuf sahibidir. Gerçek şu ki: O, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir."

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/100-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْجُدُ — yescudu · "secde ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَلِلّٰهِ يَسْجُدُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ طَوْعاً وَكَرْهاً وَظِلَالُهُمْ بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ

Ve lillahi yescudu men fis semavati vel ardı tav'an ve kerhen ve zilaluhum bil guduvvi vel asal.

Göklerde ve yerde olanlar ve gölgeleri, isteyerek veya istemeyerek, sabah akşam Allah'a secde ederler.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/15-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** سَـٰجِدِينَ — sacidine · "secdeye"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ ف۪يهِ مِنْ رُوح۪ي فَقَعُوا لَهُ سَاجِد۪ينَ

Fe iza sevveytuhu ve nefahtu fihi min ruhi fekau lehu sacidin.

"Onu biçimlendirip ve ona ruhumdan üflediğimde, hemen ona secde edin!"

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/29-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 30. ayet

- **Geçtiği form:** فَسَجَدَ — fesecede · "secde ettiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ

Fe secedel melaiketu kulluhum ecmaun.

Bunun üzerine bütün melekler ona secde ettiler.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/30-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّـٰجِدِينَ — s-sacidine · "secde edenlerle"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰٓى اَنْ يَكُونَ مَعَ السَّاجِد۪ينَ

İlla iblis, eba en yekune meas sacidin.

İblis hariç. O, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçındı.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/31-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّـٰجِدِينَ — s-sacidine · "secde edenlerle"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

قَالَ يَٓا اِبْل۪يسُ مَا لَكَ اَلَّا تَكُونَ مَعَ السَّاجِد۪ينَ

Kale ya iblisu ma leke ella tekune meas sacidin.

"Ey iblis! Neden secde edenlerle birlikte olmadın?" dedi.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/32-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** لِّأَسْجُدَ — liescude · "secde"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

قَالَ لَمْ اَكُنْ لِاَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَأٍ مَسْنُونٍ

Kale lem ekun li escude li beşerin halaktehu min salsalin min hamein mesnun.

İblis: "Ben; salsalinden, dönüşüme uğramış bir balçıktan yarattığın bir beşere, secde etmem." Dedi.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/33-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 98. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّـٰجِدِينَ — s-sacidine · "secde edenler-"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

فَسَبِّـحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُنْ مِنَ السَّاجِد۪ينَۙ

Fe sebbih bi hamdi rabbike ve kun mines sacidin.

Rabb'ini hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/98-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** سُجَّدًۭا — succeden · "secde ederek"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

اَوَلَمْ يَرَوْا اِلٰى مَا خَلَقَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍ يَتَفَيَّؤُ۬ا ظِلَالُهُ عَنِ الْيَم۪ينِ وَالشَّمَٓائِلِ سُجَّداً لِلّٰهِ وَهُمْ دَاخِرُونَ

E ve lem yerev ila ma halakallahu min şey'in yetefeyyeu zilaluhu anil yemini veş şemaili succeden lillahi ve hum dahırun.

Onlar, Allah'ın yarattığı şeylerden, herhangi bir şeye bakmazlar mı? Gölgelerinin; secde ederek, saygıyla sağa sola dönüp O'nun yasalarına nasıl uyduklarını görmüyorlar mı?

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/48-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْجُدُ — yescudu · "secde ederler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَلِلّٰهِ يَسْجُدُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ مِنْ دَٓابَّةٍ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ

Ve lillahi yescudu ma fis semavati ve ma fil ardı min dabbetin vel melaiketu ve hum la yestekbirun.

Göklerde ve yerde bulunan hareket halindeki varlıkların tamamı ve melekler büyüklenmeden, Allah'a secde ederler.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/49-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَسْجِدِ — l-mescidi · "Mescid-i"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

سُبْحَانَ الَّـذ۪ٓي اَسْرٰى بِعَبْدِه۪ لَيْلاً مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اِلَى الْمَسْجِدِ الْاَقْصَا الَّذ۪ي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ

Subhanellezi esra bi abdihi leylen minel mescidil harami ilel mescidil aksallezi barekna havlehu li nuriyehu min ayatina, innehu huves semiul basir.

O subhandır. Kulunu, Mescid-i Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya bir gece yürüttü. Ona ayetlerimizi göstermek için. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/1-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَسْجِدِ — l-mescidi · "Mescid-i"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

سُبْحَانَ الَّـذ۪ٓي اَسْرٰى بِعَبْدِه۪ لَيْلاً مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اِلَى الْمَسْجِدِ الْاَقْصَا الَّذ۪ي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ

Subhanellezi esra bi abdihi leylen minel mescidil harami ilel mescidil aksallezi barekna havlehu li nuriyehu min ayatina, innehu huves semiul basir.

O subhandır. Kulunu, Mescid-i Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya bir gece yürüttü. Ona ayetlerimizi göstermek için. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/1-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَسْجِدَ — l-mescide · "Mescid'e (Kudüs'e)"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

اِنْ اَحْسَنْتُمْ اَحْسَنْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ وَاِنْ اَسَأْتُمْ فَلَهَاۜ فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ الْاٰخِرَةِ لِيَسُٓؤُ۫ا وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُوا الْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُوا مَا عَلَوْا تَتْب۪يراً

İn ahsentum ahsentum li enfusikum ve in ese'tum fe leha, fe iza cae va'dul ahıreti li yesuu vucuhekum ve li yedhulul mescide kema dehaluhu evvele merretin ve li yutebbiru ma alev tetbira.

Eğer iyilik yaparsanız, kendinize iyilik yapmış olursunuz. Eğer kötü olursanız, o da kendiniz içindir. Diğer bozgunculuğunuzun cezalandırma zamanı geldiğinde, sizi kötü duruma düşürmek için, ilk kez girdikleri gibi mescide girsinler. Ve yücelttiğiniz şeyleri darmadağın edip mahvetsinler.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/7-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** ٱسْجُدُوا۟ — scudu · "secde edin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ قَالَ ءَاَسْجُدُ لِمَنْ خَلَقْتَ ط۪يناًۚ

Ve iz kulna lil melaiketiscudu li ademe fe secedu illa iblis, kale e escudu li men halakte tina.

Hani Biz meleklere, "Adem'e secde edin." dediğimiz zaman, iblis hariç hepsi secde etti. İblis, "Ben, çamurdan yarattığın kimseye mi secde edeceğim?" dedi.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/61-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** فَسَجَدُوٓا۟ — fesecedu · "secde ettiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ قَالَ ءَاَسْجُدُ لِمَنْ خَلَقْتَ ط۪يناًۚ

Ve iz kulna lil melaiketiscudu li ademe fe secedu illa iblis, kale e escudu li men halakte tina.

Hani Biz meleklere, "Adem'e secde edin." dediğimiz zaman, iblis hariç hepsi secde etti. İblis, "Ben, çamurdan yarattığın kimseye mi secde edeceğim?" dedi.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/61-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** ءَأَسْجُدُ — eescudu · "ben mi secde edeceğim?"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ قَالَ ءَاَسْجُدُ لِمَنْ خَلَقْتَ ط۪يناًۚ

Ve iz kulna lil melaiketiscudu li ademe fe secedu illa iblis, kale e escudu li men halakte tina.

Hani Biz meleklere, "Adem'e secde edin." dediğimiz zaman, iblis hariç hepsi secde etti. İblis, "Ben, çamurdan yarattığın kimseye mi secde edeceğim?" dedi.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/61-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 107. ayet

- **Geçtiği form:** سُجَّدًۭا — succeden · "secdeye"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

قُلْ اٰمِنُوا بِه۪ٓ اَوْ لَا تُؤْمِنُواۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِه۪ٓ اِذَا يُتْلٰى عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْاَذْقَانِ سُجَّداًۙ

Kul aminu bihi ev la tu'minu, innellezine utul ilme min kablihi iza yutla aleyhim yahırrune lil ezkani succeda.

De ki: "Ona ister iman edin ister iman etmeyin; daha önce kendilerine ilim verilenler, o, onlara okunduğu zamanlar, çeneleri üzerine secdeye kapanırlar."

_https://acikkuran.com/isra-suresi/107-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** مَّسْجِدًۭا — mesciden · "bir mescid"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَكَذٰلِكَ اَعْثَرْنَا عَلَيْهِمْ لِيَعْلَمُٓوا اَنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَاَنَّ السَّاعَةَ لَا رَيْبَ ف۪يهَاۚ اِذْ يَتَنَازَعُونَ بَيْنَهُمْ اَمْرَهُمْ فَقَالُوا ابْنُوا عَلَيْهِمْ بُنْيَاناًۜ رَبُّهُمْ اَعْلَمُ بِهِمْۜ قَالَ الَّذ۪ينَ غَلَبُوا عَلٰٓى اَمْرِهِمْ لَنَتَّخِذَنَّ عَلَيْهِمْ مَسْجِداً

Ve kezalike a'serna aleyhim li ya'lemu enne va'dallahi hakkun ve ennes saate la reybe fiha, iz yetenazeune beynehum emrehum fe kalubnu aleyhim bunyana, rabbuhum a'lemu bihim, kalellezine galebu ala emrihim le nettehızenne aleyhim mescida.

Böylece, Allah'ın verdiği sözün gerçek olduğunu, o Sa'at'in kesin olduğunu bilmeleri için onları haberdar ettik. O zaman, onların durumu hakkında aralarında tartışıyorlardı. "Onların üzerlerine bir bina yapın; onların Rabb'leri, onları daha iyi bilir." dediler. Düşünceleri kabul edilenler: "Onların üzerlerine bir mescid yapalım." dediler.

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/21-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** ٱسْجُدُوا۟ — scudu · "secde edin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ كَانَ مِنَ الْجِنِّ فَفَسَقَ عَنْ اَمْرِ رَبِّه۪ۜ  اَفَتَتَّخِذُونَهُ وَذُرِّيَّتَهُٓ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُون۪ي وَهُمْ لَكُمْ عَدُوٌّۜ بِئْسَ لِلظَّالِم۪ينَ بَدَلاً

Ve iz kulna lil melaiketiscudu li ademe fe secedu illa iblis, kane minel cinni fe feseka an emri rabbih, e fe tettehızunehu ve zurriyyetehu evliyae min duni ve hum lekum aduvv, bi'se liz zalimine bedela.

Hani! Biz, meleklere, "Adem'e secde edin." demiştik. İblis hariç hepsi secde etmişti. O cinlerdendi. Böylece Rabb'inin sözünden dışarı çıktı. Benim yanım sıra, onu ve soyunu evliya mı ediniyorsunuz? Oysa onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için ne kötü bir tercihtir bu!

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/50-ayet-meali.md_

### 18. Kehf suresi 50. ayet

- **Geçtiği form:** فَسَجَدُوٓا۟ — fesecedu · "secde ettiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ كَانَ مِنَ الْجِنِّ فَفَسَقَ عَنْ اَمْرِ رَبِّه۪ۜ  اَفَتَتَّخِذُونَهُ وَذُرِّيَّتَهُٓ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُون۪ي وَهُمْ لَكُمْ عَدُوٌّۜ بِئْسَ لِلظَّالِم۪ينَ بَدَلاً

Ve iz kulna lil melaiketiscudu li ademe fe secedu illa iblis, kane minel cinni fe feseka an emri rabbih, e fe tettehızunehu ve zurriyyetehu evliyae min duni ve hum lekum aduvv, bi'se liz zalimine bedela.

Hani! Biz, meleklere, "Adem'e secde edin." demiştik. İblis hariç hepsi secde etmişti. O cinlerdendi. Böylece Rabb'inin sözünden dışarı çıktı. Benim yanım sıra, onu ve soyunu evliya mı ediniyorsunuz? Oysa onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için ne kötü bir tercihtir bu!

_https://acikkuran.com/kehf-suresi/50-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 58. ayet

- **Geçtiği form:** سُجَّدًۭا — succeden · "secdeye"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّ۪نَ مِنْ ذُرِّيَّةِ اٰدَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍۘ وَمِنْ ذُرِّيَّةِ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْرَٓائ۪لَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَاجْتَبَيْنَاۜ اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُ الرَّحْمٰنِ خَرُّوا سُجَّداً وَبُكِياًّ

Ulaikellezine en'amallahu aleyhim minen nebiyyine min zurriyyeti ademe ve mimmen hamelna mea nuhin ve min zurriyyeti ibrahime ve israile ve mimmen hedeyna vectebeyna, iza tutla aleyhim ayatur rahmani harru succeden ve bukiyya.

İşte bunlar, Allah'ın nimetlendirdiği Nebilerdendi. Adem'in neslinden ve Nuh ile birlikte taşıdıklarımızdan ve İbrahim ve İsrail'in soyundan ve doğru yola ilettiğimiz ve seçtiklerimizdendir. Onlara Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/58-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 70. ayet

- **Geçtiği form:** سُجَّدًۭا — succeden · "secdeye"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

فَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سُجَّداً قَالُٓوا اٰمَنَّا بِرَبِّ هٰرُونَ وَمُوسٰى

Fe ulkıyes seharatu succeden kalu amenna bi rabbi harune ve musa.

Bunun üzerine sihirbazlar, secde edenler olarak atıldılar. Biz: "Harun'un ve Musa'nın Rabb'ine iman ettik." dediler.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/70-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 116. ayet

- **Geçtiği form:** ٱسْجُدُوا۟ — scudu · "secede edin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰى

Ve iz kulna lil melaiketiscudu li ademe fe secedu illa iblis, eba.

Hani! Meleklere: "Adem'e secde edin." demiştik. Hemen secde etmişlerdi, İblis ise bundan kaçınmıştı.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/116-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 116. ayet

- **Geçtiği form:** فَسَجَدُوٓا۟ — fesecedu · "secde ettiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰى

Ve iz kulna lil melaiketiscudu li ademe fe secedu illa iblis, eba.

Hani! Meleklere: "Adem'e secde edin." demiştik. Hemen secde etmişlerdi, İblis ise bundan kaçınmıştı.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/116-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْجُدُ — yescudu · "secde ediyorlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يَسْجُدُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَٓابُّ وَكَث۪يرٌ مِنَ النَّاسِۜ وَكَث۪يرٌ حَقَّ عَلَيْهِ الْعَذَابُۜ وَمَنْ يُهِنِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُكْرِمٍۜ اِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ

E lem tera ennallahe yescudu lehu men fis semavati ve men fil ardı veş şemsu vel kameru ven nucumu vel cibalu veş şeceru ved devabbu ve kesirun minen nas, ve kesirun hakka aleyhil azab, ve men yuhinillahu fe ma lehu min mukrim, innallahe yef'alu ma yeşa'.

Göklerde ve yerde ne varsa; Güneş'in, Ay'ın ve yıldızların, dağların, ağaçların, hayvanların ve İnsanların birçoğunun Allah'a secde ettiklerini görmüyor musun? Birçoğunun da üzerine azap hak oldu. Ve Allah, kimi küçük düşürürse artık onun için bir yüceltici yoktur. Kuşkusuz Allah, dilediğini yapar.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/18-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْمَسْجِدِ — velmescidi · "ve Mescid-i (Haram'dan)"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ الَّذ۪ي جَعَلْنَاهُ لِلنَّاسِ سَوَٓاءًۨ الْعَاكِفُ ف۪يهِ وَالْبَادِۜ وَمَنْ يُرِدْ ف۪يهِ بِـاِلْحَادٍ بِظُـلْمٍ نُذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ۟

İnnellezine keferu ve yasuddune an sebilillahi vel mescidil haramillezi cealnahu lin nasi sevaenil akıfu fihi vel bad, ve men yurid fihi bi ilhadin bi zulmin nuzıkhu min azabin elim.

Kafir olanlar ve Allah'ın yolundan ve Mescid-i Haram'dan engelleyenler -bilsinler ki- onu, orada yerleşik olan ve dışarıdan gelen bütün İnsanların eşitçe adanmaları için yaptık. Kim orada haksızlıkla sapkınlık yaparsa, ona acı azaptan tattıracağız.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/25-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسُّجُودِ — s-sucudi · "secde edenler için"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, çoğul · mecrur isim

وَاِذْ بَوَّأْنَا لِاِبْرٰه۪يمَ مَكَانَ الْبَيْتِ اَنْ لَا تُشْرِكْ ب۪ي شَيْـٔاً وَطَهِّرْ بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْقَٓائِم۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ

Ve iz bevve'na li ibrahime mekanel beyti en la tuşrik bi şey'en ve tahhir beytiye lit taifine vel kaimine ver rukkais sucud.

Bir zamanlar İbrahim'e evin yerini göstererek; "Bana hiçbir şeyi ortak koşma. Evimi tavaf edenler, kaim olanlar, ruku edenler, secde edenler için arındır." demiştik.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/26-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** وَمَسَـٰجِدُ — ve mesacidu · "ve mescidler"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim

اَلَّذ۪ينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ اِلَّٓا اَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللّٰهُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِــعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ ف۪يهَا اسْمُ اللّٰهِ كَث۪يراًۜ وَلَيَنْصُرَنَّ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ

Ellezine uhricu min diyarihim bi gayri hakkın illa en yekulu rabbunallah, ve lev la def'ullahin nase ba'dahum bi ba'dın lehuddimet savamıu ve biyaun ve salavatun ve mesacidu yuzkeru fihesmullahi kesira, ve le yansurennallahu men yansuruh, innallahe le kaviyyun aziz.

Onlar, sadece "Rabb'imiz Allah'tır." dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Eğer Allah, İnsanların bazılarını bazılarıyla savmasaydı, içinde Allah'ın isminin çokça anıldığı sevamiu, biyeun, selavat, mescitler mutlaka yıkılırdı. Allah, kendisine yardım edene mutlaka yardım eder. Kuşkusuz Allah, Mutlak Güç Sahibi'dir, Mutlak Üstün Olan'dır.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/40-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 77. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱسْجُدُوا۟ — vescudu · "ve secde edin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ارْكَعُوا وَاسْجُدُوا وَاعْبُدُوا رَبَّكُمْ وَافْعَلُوا الْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ

Ya eyyuhellezine amenurkeu vescudu va'budu rabbekum vef'alul hayre leallekum tuflihun.

Ey İman Edenler! Ruku edin, secde edin, Rabb'inize kulluk edin, hayır yapın ki kurtuluşa erebilesiniz.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/77-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** ٱسْجُدُوا۟ — scudu · "secde edin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اسْجُدُوا لِلرَّحْمٰنِ قَالُوا وَمَا الرَّحْمٰنُۗ اَنَسْجُدُ لِمَا تَأْمُرُنَا وَزَادَهُمْ نُفُوراً۟

Ve iza kile lehumuscudu lir rahmani kalu ve mer rahmanu e nescudu li ma te'muruna ve zadehum nufura.

Ve onlara, "Rahman'a secde edin." dendiği zaman, "Rahman da neymiş? Senin bize buyurduğun her şeye secde mi edeceğiz?" dediler. Bu çağrın onların nefretlerini arttırdı.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/60-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** أَنَسْجُدُ — enescudu · "secde eder miyiz hiç?"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اسْجُدُوا لِلرَّحْمٰنِ قَالُوا وَمَا الرَّحْمٰنُۗ اَنَسْجُدُ لِمَا تَأْمُرُنَا وَزَادَهُمْ نُفُوراً۟

Ve iza kile lehumuscudu lir rahmani kalu ve mer rahmanu e nescudu li ma te'muruna ve zadehum nufura.

Ve onlara, "Rahman'a secde edin." dendiği zaman, "Rahman da neymiş? Senin bize buyurduğun her şeye secde mi edeceğiz?" dediler. Bu çağrın onların nefretlerini arttırdı.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/60-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** سُجَّدًۭا — succeden · "secde ederek"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

وَالَّذ۪ينَ يَب۪يتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّداً وَقِيَاماً

Vellezine yebitune li rabbihim succeden ve kıyama.

Onlar, Rabb'lerinin buyruklarına tabi olmada ve yerine getirmede önlem alırlar ve özenli davranırlar.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/64-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** سَـٰجِدِينَ — sacidine · "secdeye"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

فَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِد۪ينَۙ

Fe ulkıyes seharatu sacidin.

Sihirbazlar hemen teslimiyetlerini ilan ettiler.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/46-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 219. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّـٰجِدِينَ — s-sacidine · "secde edenle"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَتَقَلُّبَكَ فِي السَّاجِد۪ينَ

Ve tekallubeke fis sacidin.

Secde edenler içindeki hareketini de.

_https://acikkuran.com/suara-suresi/219-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْجُدُونَ — yescudune · "secde aderlerken"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَجَدْتُهَا وَقَوْمَهَا يَسْجُدُونَ لِلشَّمْسِ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ السَّب۪يلِ فَهُمْ لَا يَهْتَدُونَۙ

Vecedtuha ve kavmeha yescudune liş şemsi min dunillahi ve zeyyene lehümuş şeytanu a'malehum fe saddehum anis sebili fe hum la yehtedun.

"Kendisini de toplumunu da Allah'ın yanı sıra Güneş'e secde ederken buldum. Şeytan onlara yaptıklarını güzel göstererek onları doğru yoldan alıkoymuş, bundan dolayı da doğru yolu bulamıyorlar."

_https://acikkuran.com/neml-suresi/24-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْجُدُوا۟ — yescudu · "secde etmezler mi?"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلَّا يَسْجُدُوا لِلّٰهِ الَّذ۪ي يُخْرِجُ الْخَبْءَ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُخْفُونَ وَمَا تُعْلِنُونَ

Ella yescudu lillahillezi yuhriculhab'e fis semavati vel ardı ve ya'lemu ma tuhfune ve ma tu'linun.

"Göklerde ve yerde saklı olanı çıkaran, sizin sakladığınızı da açıkladığınızı da bilen Allah'a secde etmeleri gerekmez mi?"

_https://acikkuran.com/neml-suresi/25-ayet-meali.md_

### 32. Secde suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** سُجَّدًۭا — succeden · "secdeye"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

اِنَّمَا يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِّرُوا بِهَا خَرُّوا سُجَّداً وَسَبَّحُوا بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ

İnnema yu'minu bi ayatinellezine iza zukkiru biha harru succeden ve sebbehu bi hamdi rabbihim ve hum la yestekbirun.

Bizim ayetlerimize iman edenler; kendilerine öğüt verildiği zaman saygı gösterirler ve Rabb'lerini övgü ile yüceltirler. Onlar asla büyüklük taslamazlar.

_https://acikkuran.com/secde-suresi/15-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 72. ayet

- **Geçtiği form:** سَـٰجِدِينَ — sacidine · "secdeye"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril, çoğul · mansub isim

فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ ف۪يهِ مِنْ رُوح۪ي فَقَعُوا لَهُ سَاجِد۪ينَ

Fe iza sevveytuhu ve nefahtu fihi min ruhi fe kau lehu sacidin.

Onu biçimlendirip, ruhumdan üflediğim zaman derhal ona secdeye kapanın!

_https://acikkuran.com/sad-suresi/72-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 73. ayet

- **Geçtiği form:** فَسَجَدَ — fesecede · "secde ettiler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ  كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ

Fe secedel melaiketu kulluhum ecmaun.

Bunun üzerine meleklerin tamamı, hep birlikte secde ettiler.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/73-ayet-meali.md_

### 38. Sad suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** تَسْجُدَ — tescude · "secde etmekten"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

قَالَ يَٓا اِبْل۪يسُ مَا مَنَعَكَ اَنْ تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَيَّۜ اَسْتَكْـبَرْتَ اَمْ كُنْتَ مِنَ الْعَال۪ينَ

Kale ya iblisu ma meneake en tescude lima halaktu bi yedeyy, estekberte em kunte minel alin.

"Ey İblis! İki elimle yarattığım şeye secde etmekten seni alıkoyan nedir? Büyüklük mü taslıyorsun, yoksa kendini çok mu üstün görüyorsun?" dedi.

_https://acikkuran.com/sad-suresi/75-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** سَاجِدًۭا — saciden · "secde ederek"
  - **Dil bilgisi:** isim · etken · eril · mansub isim · belirsiz

اَمَّنْ هُوَ قَانِتٌ اٰنَٓاءَ الَّيْلِ سَاجِداً وَقَٓائِماً يَحْذَرُ الْاٰخِرَةَ وَيَرْجُوا رَحْمَةَ رَبِّه۪ۜ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذ۪ينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَۜ اِنَّمَا يَتَذَكَّرُ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ۟

Em men huve kanitun anael leyli saciden ve kaimen yahzerul ahırete ve yercu rahmete rabbih, kul hel yestevillezine ya'lemune vellezine la ya'lemun, innema yetezekkeru ulul elbab.

Gece saatlerinde secde ederek, kıyam durarak itaatkar olan, ahireti hesaba katan ve Rabb'inin rahmetini uman kimse, bu nankörlerle bir tutulur mu hiç? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Kesinlikle yalnızca temiz akıl sahipleri öğüt alırlar.

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/9-ayet-meali.md_

### 41. Fussilet suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** تَسْجُدُوا۟ — tescudu · "secde etmeyin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَمِنْ اٰيَاتِهِ الَّيْلُ وَالنَّهَارُ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُۜ لَا تَسْجُدُوا لِلشَّمْسِ وَلَا لِلْقَمَرِ وَاسْجُدُوا لِلّٰهِ الَّذ۪ي خَلَقَهُنَّ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ

Ve min ayatihil leylu ven neharu veş şemsu vel kamer, la tescudu liş şemsi ve la lil kameri vescudu lillahillezi halakahunne in kuntum iyyahu ta'budun.

Gece ve gündüz; Güneş ve Ay O'nun ayetlerindendir. Güneş'e ve Ay'a secde etmeyin. Eğer yalnızca O'na kulluk ediyorsanız, onları yaratmış olana secde edin.

_https://acikkuran.com/fussilet-suresi/37-ayet-meali.md_

### 41. Fussilet suresi 37. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱسْجُدُوا۟ — vescudu · "fakat secde edin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَمِنْ اٰيَاتِهِ الَّيْلُ وَالنَّهَارُ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُۜ لَا تَسْجُدُوا لِلشَّمْسِ وَلَا لِلْقَمَرِ وَاسْجُدُوا لِلّٰهِ الَّذ۪ي خَلَقَهُنَّ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ

Ve min ayatihil leylu ven neharu veş şemsu vel kamer, la tescudu liş şemsi ve la lil kameri vescudu lillahillezi halakahunne in kuntum iyyahu ta'budun.

Gece ve gündüz; Güneş ve Ay O'nun ayetlerindendir. Güneş'e ve Ay'a secde etmeyin. Eğer yalnızca O'na kulluk ediyorsanız, onları yaratmış olana secde edin.

_https://acikkuran.com/fussilet-suresi/37-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَسْجِدِ — l-mescidi · "Mescid-i"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

هُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوكُمْ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَالْهَدْيَ مَعْكُوفاً اَنْ يَبْلُغَ مَحِلَّهُۜ وَلَوْلَا رِجَالٌ مُؤْمِنُونَ وَنِسَٓاءٌ مُؤْمِنَاتٌ لَمْ تَعْلَمُوهُمْ اَنْ تَطَؤُ۫هُمْ فَتُص۪يبَكُمْ مِنْهُمْ مَعَرَّةٌ بِغَيْرِ عِلْمٍۚ لِيُدْخِلَ اللّٰهُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۚ لَوْ تَزَيَّلُوا لَعَذَّبْنَا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَاباً اَل۪يماً

Humullezine keferu ve saddukum anil mescidil harami vel hedye ma'kufen en yebluga mahıllehu, ve lev la ricalun mu'minune ve nisaun mu'minatun lem ta'lemuhum en tetauhum fe tusibekum minhum maarratun bi gayri ilm, li yudhılallahu fi rahmetihi men yeşau, lev tezeyyelu le azzebnellezine keferu minhum azaben elima.

Onlar, Kafirlerdir. Sizi Mescid-i Haram'dan alıkoyan, ayrılmış kurbanların yerine ulaşmasını engelleyen kimselerdir. Eğer Mü'min erkeklerden ve kadınlardan olup da kendilerini henüz tanımadığınız için bilmeden onlara zarar vermeniz ve böylece vebale girmeniz söz konusu olmasaydı, onlarla savaşmanıza izin verilirdi. Allah, dilediğini rahmetine alır. Eğer birbirlerinden ayrılmış olsalardı elbette onlardan Kafir olanları acı veren bir azapla cezalandırırdık.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/25-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَسْجِدَ — l-mescide · "Mescid-i"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

لَقَدْ صَدَقَ اللّٰهُ رَسُولَهُ الرُّءْيَا بِالْحَقِّۚ لَتَدْخُلُنَّ الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ اٰمِن۪ينَۙ مُحَلِّق۪ينَ رُؤُ۫سَكُمْ وَمُقَصِّر۪ينَۙ لَا تَخَافُونَۜ فَعَلِمَ مَا لَمْ تَعْلَمُوا فَجَعَلَ مِنْ دُونِ ذٰلِكَ فَتْحاً قَر۪يباً

Lekad sadakallahu resulehur ru'ya bil hakk, le tedhulunnel mescidel harame inşaallahu aminine muhallikine ruusekum ve mukassırine la tehafun, fe alime ma lem ta'lemu fe ceale min duni zalike fethan kariba.

Ant olsun ki Allah, Resul'ünün rüyasını hakk ile doğruladı. Allah dilerse, Mescid-i Haram'a başlarınız tıraş edilmiş ve saçlarınız kısaltılmış olarak korkmadan güven içinde gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyordu. Bundan başka size yakın bir fetih takdir etti.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/27-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** سُجَّدًۭا — succeden · "secde ederek"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · etken · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُٓ  اَشِدَّٓاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَٓاءُ بَيْنَهُمْ تَرٰيهُمْ رُكَّعاً سُجَّداً يَبْتَغُونَ فَضْلاً مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَاناًۘ س۪يمَاهُمْ ف۪ي وُجُوهِهِمْ مِنْ اَثَرِ السُّجُودِۜ ذٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرٰيةِۚۛ وَمَثَلُهُمْ فِي الْاِنْج۪يلِ۠ۛ   كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْـَٔهُ۫ فَاٰزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوٰى عَلٰى سُوقِه۪ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغ۪يظَ بِهِمُ الْكُفَّارَۜ وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْراً عَظ۪يماً

Muhammedun resulullah, vellezine meahu eşiddau alel kuffari ruhamau beynehum terahum rukkean succeden yebtegune fadlen minallahi ve rıdvanen simahum fi vucuhihim min eseris sucud, zalike meseluhum fit tevrat, ve meseluhum fil incil, ke zer'in ahrece şat'ehu fe azerehu festagleza festeva ala sukıhi yu'cibuz zurraa, li yagiza bihimul kuffar, vaadallahullezine amenu ve amilus salihati minhum magfireten ve ecren azima.

Muhammed, Allah'ın Resul'üdür. Onunla beraber olanlar, Kafirlere karşı sert, birbirlerine çok merhametlidirler. Onları; ruku ederken, secde ederken ve Allah'tan bağışlanma ve hoşnutluk isterlerken görürsün. Onların belirtileri, yüzlerindeki secde izleridir. İşte bunlar, onların Tevrat'taki örnekleridir. İncil'deki örnekleri de filizini yarıp çıkaran, sonra onu güçlendirerek kalınlaşıp, gövdesi üzerinde yükselen ekin gibidir. Bu, ekincilerin hoşuna gider. Allah, Kafirlere onlarla üzüntü vermektedir. Allah, iman edip salihatı yapan kimselere bağışlanma ve büyük bir ödül sözü vermiştir.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/29-ayet-meali.md_

### 48. Fetih suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسُّجُودِ ۚ — s-sucudi · "secde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُٓ  اَشِدَّٓاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَٓاءُ بَيْنَهُمْ تَرٰيهُمْ رُكَّعاً سُجَّداً يَبْتَغُونَ فَضْلاً مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَاناًۘ س۪يمَاهُمْ ف۪ي وُجُوهِهِمْ مِنْ اَثَرِ السُّجُودِۜ ذٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرٰيةِۚۛ وَمَثَلُهُمْ فِي الْاِنْج۪يلِ۠ۛ   كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْـَٔهُ۫ فَاٰزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوٰى عَلٰى سُوقِه۪ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغ۪يظَ بِهِمُ الْكُفَّارَۜ وَعَدَ اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْراً عَظ۪يماً

Muhammedun resulullah, vellezine meahu eşiddau alel kuffari ruhamau beynehum terahum rukkean succeden yebtegune fadlen minallahi ve rıdvanen simahum fi vucuhihim min eseris sucud, zalike meseluhum fit tevrat, ve meseluhum fil incil, ke zer'in ahrece şat'ehu fe azerehu festagleza festeva ala sukıhi yu'cibuz zurraa, li yagiza bihimul kuffar, vaadallahullezine amenu ve amilus salihati minhum magfireten ve ecren azima.

Muhammed, Allah'ın Resul'üdür. Onunla beraber olanlar, Kafirlere karşı sert, birbirlerine çok merhametlidirler. Onları; ruku ederken, secde ederken ve Allah'tan bağışlanma ve hoşnutluk isterlerken görürsün. Onların belirtileri, yüzlerindeki secde izleridir. İşte bunlar, onların Tevrat'taki örnekleridir. İncil'deki örnekleri de filizini yarıp çıkaran, sonra onu güçlendirerek kalınlaşıp, gövdesi üzerinde yükselen ekin gibidir. Bu, ekincilerin hoşuna gider. Allah, Kafirlere onlarla üzüntü vermektedir. Allah, iman edip salihatı yapan kimselere bağışlanma ve büyük bir ödül sözü vermiştir.

_https://acikkuran.com/fetih-suresi/29-ayet-meali.md_

### 50. Kaf suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسُّجُودِ — s-sucudi · "secde"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

وَمِنَ الَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَاَدْبَارَ السُّجُودِ

Ve minel leyli fe sebbihhu ve edbares sucudi.

Geceleyin ve secdelerin ardından O'nu tesbih et.

_https://acikkuran.com/kaf-suresi/40-ayet-meali.md_

### 53. Necm suresi 62. ayet

- **Geçtiği form:** فَٱسْجُدُوا۟ — fescudu · "haydi secde edin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

فَاسْجُدُوا لِلّٰهِ وَاعْبُدُوا

Fescudu lillahi va'budu.

Artık bu gafletten kurtulup, Allah'a secde edin ve O'na kul olun.

_https://acikkuran.com/necm-suresi/62-ayet-meali.md_

### 55. Rahman suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْجُدَانِ — yescudani · "secde etmektedirler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, ikil · şimdiki/geniş zaman

وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ

Ven necmu veş şeceru yescudan.

Bitkiler ve ağaçlar, ikisi de secde ederler.

_https://acikkuran.com/rahman-suresi/6-ayet-meali.md_

### 68. Kalem suresi 42. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسُّجُودِ — s-sucudi · "secdeye"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

يَوْمَ يُكْشَفُ عَنْ سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ فَلَا يَسْتَط۪يعُونَۙ

Yevme yukşefu an sakın ve yud'avne iles sucudi fe la yestetiun.

Gerçeklerin açığa çıktığı gün secde etmeye çağrılacaklar, ancak buna güçleri yetmez.

_https://acikkuran.com/kalem-suresi/42-ayet-meali.md_

### 68. Kalem suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسُّجُودِ — s-sucudi · "secdeye"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ  وَقَدْ كَانُوا يُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ وَهُمْ سَالِمُونَ

Haşiaten ebsaruhum terhekuhum zilleh, ve kad kanu yud'avne iles sucudi ve hum salimun.

O Gün, gözlerini umutsuzca endişe bürüyecek, yüzlerini aşağılanmışlık duygusu kaplayacaktır. Oysaki onlar, fırsat varken secdeye davet olunmuşlardı.

_https://acikkuran.com/kalem-suresi/43-ayet-meali.md_

### 72. Cin suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمَسَـٰجِدَ — l-mesacide · "mescidler"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَاَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلّٰهِ فَلَا تَدْعُوا مَعَ اللّٰهِ اَحَداًۙ

Ve ennel mesacide lillahi fe la ted'u maallahi ehada.

Mescitler Allah içindir. O halde Allah'ın yanı sıra başka bir kimseye çağrıda bulunmayın.

_https://acikkuran.com/cin-suresi/18-ayet-meali.md_

### 76. İnsan suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** فَٱسْجُدْ — fescud · "secde et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

وَمِنَ الَّيْلِ فَاسْجُدْ لَهُ وَسَبِّحْهُ لَيْلاً طَو۪يلاً

Ve minel leyli fescud lehu ve sebbihhu leylen tavila.

Gecenin bir bölümünde O'na secde et. Ve gece uzunca O'nu tesbih et.

_https://acikkuran.com/insan-suresi/26-ayet-meali.md_

### 84. İnşikak suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْجُدُونَ ۩ — yescudune · "secde etmiyorlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْاٰنُ لَا يَسْجُدُونَۜ

Ve iza kurıe aleyhimul kur'anu la yescudun.

Kendilerine Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar.

_https://acikkuran.com/insikak-suresi/21-ayet-meali.md_

### 96. Alak suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱسْجُدْ — vescud · "secde et"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

كَلَّاۜ  لَا تُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ

Kella, la tutı'hu vescud vakterib.

Hayır, kesinlikle öyle değil! Ona boyun eğme; secde et ve yaklaş.

_https://acikkuran.com/alak-suresi/19-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
