# Sin-Lam-Mim — سلم (slm)

> Kur'an'da 140 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/slm

- **Anlam:** barış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmak
- **Türevleri:** أَسْلَمَ (22) · إِسْلَٰم (8) · تَسْلِيم (3) · سَّلْم (2) · سِّلْم (1) · سَلَّمَ (6) · سُلَّم (2) · سَلَم (5) · سَلِيم (2) · سَلَٰم (42) · سَٰلِمُون (1) · مُسْتَسْلِمُون (1) · مُسْلِم (39) · مُسْلِمَٰت (2) · مُّسَلَّمَة (3) · مُّسْلِمَة (1)

## Geçtiği ayetler

_Sayfa 1 / 2_

### 2. Bakara suresi 71. ayet

- **Geçtiği form:** مُسَلَّمَةٌۭ — musellemetun · "kusursuz"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · tef'il kalıbı · edilgen · dişil · merfu` isim · belirsiz

قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ لَا ذَلُولٌ تُث۪يرُ الْاَرْضَ وَلَا تَسْقِي الْحَرْثَۚ مُسَلَّمَةٌ لَا شِيَةَ ف۪يهَاۜ قَالُوا الْـٰٔنَ جِئْتَ بِالْحَقِّۜ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُوا يَفْعَلُونَ۟

Kale innehu yekulu inneha bakaratun la zelulun tusirul arda ve la teskıl hars, musellemetun la şiyete fiha kalul'ane ci'te bil hakk, fe zebehuha ve ma kadu yef'alun.

Musa: "Allah, onun ekin sulayarak, çifte koşularak yıpranmamış; alacası olmayan, kusursuz bir sığır olduğunu söylüyor." dedi. Onlar: "İşte şimdi gerçeği bildirdin." dediler. Ve nihayet sığırı boğazladılar. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/71-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 112. ayet

- **Geçtiği form:** أَسْلَمَ — esleme · "teslim ederse"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

بَلٰى مَنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَلَهُٓ اَجْرُهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ۟

Bela men esleme vechehu lillahi ve huve muhsinun fe lehu ecruhu inde rabbihi, ve la havfun aleyhim ve la hum yahzenun.

Bilakis, gerçekten kim iyi bir kimse olarak benliğini Allah'a teslim etmişse, onun ödülü Rabb'inin yanındadır. Onlar için hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/112-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 128. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْلِمَيْنِ — muslimeyni · "teslim olanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, ikil · mansub isim

رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِنَٓا اُمَّةً مُسْلِمَةً لَكَۖ وَاَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ

Rabbena vec'alna muslimeyni leke ve min zurriyyetina ummeten muslimeten leke ve erina menasikena ve tub aleyna, inneke entet tevvabur rahim.

"Ey Rabb'imiz! Bizi, Sana teslim olanlardan kıl. Bizim soyumuzdan da Sana teslim olan bir toplum yap. Bize, menasikimizi göster. Tevbelerimizi kabul et. Kuşkusuz Tevbeleri Kabul Eden, Rahmeti Kesintisiz Olan yalnızca Sen'sin."

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/128-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 128. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسْلِمَةًۭ — muslimeten · "teslim olan"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · dişil · mansub isim · belirsiz

رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِنَٓا اُمَّةً مُسْلِمَةً لَكَۖ وَاَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ

Rabbena vec'alna muslimeyni leke ve min zurriyyetina ummeten muslimeten leke ve erina menasikena ve tub aleyna, inneke entet tevvabur rahim.

"Ey Rabb'imiz! Bizi, Sana teslim olanlardan kıl. Bizim soyumuzdan da Sana teslim olan bir toplum yap. Bize, menasikimizi göster. Tevbelerimizi kabul et. Kuşkusuz Tevbeleri Kabul Eden, Rahmeti Kesintisiz Olan yalnızca Sen'sin."

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/128-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 131. ayet

- **Geçtiği form:** أَسْلِمْ ۖ — eslim · "İslam ol (teslim ol)"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, tekil · emir kipi

اِذْ قَالَ لَهُ رَبُّهُٓ اَسْلِمْۙ قَالَ اَسْلَمْتُ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ

İz kale lehu rabbuhu eslim kale eslemtu li rabbil alemin.

Hani Rabb'i ona: "Müslim ol" dediğinde; o da: "Alemlerin Rabb'i için müslim oldum." demişti.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/131-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 131. ayet

- **Geçtiği form:** أَسْلَمْتُ — eslemtu · "teslim oldum"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

اِذْ قَالَ لَهُ رَبُّهُٓ اَسْلِمْۙ قَالَ اَسْلَمْتُ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ

İz kale lehu rabbuhu eslim kale eslemtu li rabbil alemin.

Hani Rabb'i ona: "Müslim ol" dediğinde; o da: "Alemlerin Rabb'i için müslim oldum." demişti.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/131-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 132. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسْلِمُونَ — muslimune · "müslimler olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَوَصّٰى بِهَٓا اِبْرٰه۪يمُ بَن۪يهِ وَيَعْقُوبُۜ يَا بَنِيَّ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰى لَكُمُ الدّ۪ينَ فَلَا تَمُوتُنَّ اِلَّا وَاَنْتُمْ مُسْلِمُونَۜ

Ve vassa biha ibrahimu benihi ve ya'kub, ya beniyye innallahestafa lekumud dine fe la temutunne illa ve entum muslimun.

İbrahim, bunu, çocuklarına vasiyet etmişti. Yakub da: "Ey oğullarım! Şüphesiz Allah, bu dini sizin için seçti. O halde müslimler olarak ölmenin dışında başka bir şekilde ölmeyin!" demişti.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/132-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 133. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْلِمُونَ — muslimune · "teslim olanlarız"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَٓاءَ اِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ الْمَوْتُۙ اِذْ قَالَ لِبَن۪يهِ مَا تَعْبُدُونَ مِنْ بَعْد۪يۜ قَالُوا نَعْبُدُ اِلٰهَكَ وَاِلٰهَ اٰبَٓائِكَ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ اِلٰهاً وَاحِداًۚ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ

Em kuntum şuhedae iz hadara ya'kubel mevtu, iz kale li benihi ma ta'budune min ba'di kalu na'budu ilaheke ve ilahe abaike ibrahime ve ismaile ve ishaka ilahen vahida ve nahnu lehu muslimun.

Yoksa siz, Yakub'un ölümü anında onun yanında mıydınız? Hani oğullarına: "Benden sonra neye kulluk edeceksiniz?" demişti. Onlar da: "Senin ilahına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilahı olan tek ilaha kulluk edeceğiz. Biz, O'na teslim olanlardanız." demişlerdi.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/133-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 136. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْلِمُونَ — muslimune · "teslim olanlarız"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

قُولُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَع۪يسٰى وَمَٓا اُو۫تِيَ النَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۚ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ

Kulu amenna billahi ve ma unzile ileyna ve ma unzile ila ibrahime ve ismaile ve ishaka ve ya'kube vel esbatı ve ma utiye musa ve isa ve ma utiyen nebiyyune min rabbihim, la nuferriku beyne ehadin minhum ve nahnu lehu muslimun.

Deyin ki: "Biz; Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve onların soyundan gelenlere indirilene; Musa'ya, İsa'ya ve diğer Nebilere Rabb'lerinden verilenlere, iman ettik. Onları birbirinden ayırt etmeyiz. Ve biz O'na teslim olanlardanız."

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/136-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 208. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسِّلْمِ — s-silmi · "islama (veya barışa)"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · eril · mecrur isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ادْخُلُوا فِي السِّلْمِ كَٓافَّةًۖ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ

Ya eyyuhellezine amenudhulu fis silmi kaffeh, ve la tettebiu hutuvatiş şeytan, innehu lekum aduvvun mubin.

Ey İman Edenler! Bir bütün olarak Silm'e girin. Şeytanın izinden gitmeyin. Kuşkusuz o, sizin apaçık düşmanınızdır.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/208-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 233. ayet

- **Geçtiği form:** سَلَّمْتُم — sellemtum · "verdikten"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَالْوَالِدَاتُ يُرْضِعْنَ اَوْلَادَهُنَّ حَوْلَيْنِ كَامِلَيْنِ لِمَنْ اَرَادَ اَنْ يُـتِمَّ الرَّضَاعَةَۜ وَعَلَى الْمَوْلُودِ لَهُ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوفِۜ لَا تُكَلَّفُ نَفْسٌ اِلَّا وُسْعَهَاۚ لَا تُضَٓارَّ وَالِدَةٌ بِوَلَدِهَا وَلَا مَوْلُودٌ لَهُ بِوَلَدِه۪ وَعَلَى الْوَارِثِ مِثْلُ ذٰلِكَۚ فَاِنْ اَرَادَا فِصَالاً عَنْ تَرَاضٍ مِنْهُمَا وَتَشَاوُرٍ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَاۜ وَاِنْ اَرَدْتُمْ اَنْ تَسْتَرْضِعُٓوا اَوْلَادَكُمْ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِذَا سَلَّمْتُمْ مَٓا اٰتَيْتُمْ بِالْمَعْرُوفِۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ

Vel validatu yurdı'ne evladehunne havleyni kamileyni li men erade en yutimmer radaah, ve alel mevludi lehu rızkuhunne ve kisvetuhunne bil ma'ruf, la tukellefu nefsun illa vus'aha, la tudarra validetun bi velediha ve la mevludun lehu bi veledihi ve alel varisi mislu zalik, fe in erada fısalen an teradın min huma ve teşavurin fe la cunaha aleyhima ve in eradtum en testerdıu evladekum fe la cunaha aleykum iza sellemtum ma ateytum bil ma'ruf, vettekullahe va'lemu ennellahe bi ma ta'melune basir.

Emzirme süresini tamamlamak isteyenler için; annelerin çocuklarını emzirme süresi tam iki yıldır. Onların yiyeceklerini ve giyeceklerini meşru bir şekilde temin etmek babaya aittir. Hiç kimse, gücünün yeteceğinden daha fazlasından sorumlu değildir. Hiçbir anne, çocuğu nedeniyle sıkıntıya sokulmasın; hiçbir baba, çocuğu nedeniyle sıkıntıya sokulmasın. Ve mirasçı da aynı şekilde sorumludur. Eğer anne ve baba anlaşarak kendi rızaları ile çocuklarını sütten kesmek isterlerse, ikisi için de bir sakınca yoktur. Eğer çocuklarınızı emzirtmek isterseniz, meşru bir ücret ödediğiniz takdirde emzirtmenizde bir sakınca yoktur. Allah'a karşı takvalı olun. Ve bilin ki Allah, yaptığınız her şeyi görür.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/233-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْإِسْلَـٰمُ ۗ — l-islamu · "İslamdır"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · merfu` isim

اِنَّ الدّ۪ينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْاِسْلَامُ۠ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْياً بَيْنَهُمْۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ

İnned dine indallahil islam, ve mahtelefellezine utul kitabe illa min ba'di ma caehumulılmu bagyen beynehum, ve men yekfur bi ayatillahi fe innallahe seriul hısab.

Kuşkusuz, Allah katında din, İslam'dır. Kitap verilenler, kendilerine bilgi geldikten sonra ihtirasları nedeniyle ihtilafa düştüler. Kim, Allah'ın ayetlerini kabul etmezse bilsin ki, kuşkusuz Allah, Hesabı Çabuk Gören'dir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/19-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** أَسْلَمْتُ — eslemtu · "ben teslim ettim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

فَاِنْ حَٓاجُّوكَ فَقُلْ اَسْلَمْتُ وَجْهِيَ لِلّٰهِ وَمَنِ اتَّـبَعَنِۜ وَقُلْ لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَالْاُمِّيّ۪نَ ءَاَسْلَمْتُمْۜ فَاِنْ اَسْلَمُوا فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِ۟

Fe in haccuke fe kul eslemtu vechiye lillahi ve menittebean, ve kul lillezine utul kitabe vel ummiyyine e eslemtum, fe in eslemu fe kadihtedev, ve in tevellev fe innema aleykel belag, vallahu basirun bil ibad.

Eğer, seninle tartışırlarsa de ki: "Ben, bütün benliğimle Allah'a teslim oldum, bana tabi olanlar da." Kendilerine kitap verilenlere ve kitap verilmeyenlere: "Siz de teslim oldunuz mu?" de. Eğer teslim olmuşlarsa, kuşkusuz doğru yolu bulmuşlardır. Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen, yalnızca duyurmaktır. Allah, Kullarını Hakkıyla Gören'dir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/20-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** ءَأَسْلَمْتُمْ ۚ — eeslemtum · "Siz de İslam (teslim) oldunuz mu?"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

فَاِنْ حَٓاجُّوكَ فَقُلْ اَسْلَمْتُ وَجْهِيَ لِلّٰهِ وَمَنِ اتَّـبَعَنِۜ وَقُلْ لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَالْاُمِّيّ۪نَ ءَاَسْلَمْتُمْۜ فَاِنْ اَسْلَمُوا فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِ۟

Fe in haccuke fe kul eslemtu vechiye lillahi ve menittebean, ve kul lillezine utul kitabe vel ummiyyine e eslemtum, fe in eslemu fe kadihtedev, ve in tevellev fe innema aleykel belag, vallahu basirun bil ibad.

Eğer, seninle tartışırlarsa de ki: "Ben, bütün benliğimle Allah'a teslim oldum, bana tabi olanlar da." Kendilerine kitap verilenlere ve kitap verilmeyenlere: "Siz de teslim oldunuz mu?" de. Eğer teslim olmuşlarsa, kuşkusuz doğru yolu bulmuşlardır. Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen, yalnızca duyurmaktır. Allah, Kullarını Hakkıyla Gören'dir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/20-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** أَسْلَمُوا۟ — eslemu · "İslam olurlarsa"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

فَاِنْ حَٓاجُّوكَ فَقُلْ اَسْلَمْتُ وَجْهِيَ لِلّٰهِ وَمَنِ اتَّـبَعَنِۜ وَقُلْ لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَالْاُمِّيّ۪نَ ءَاَسْلَمْتُمْۜ فَاِنْ اَسْلَمُوا فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِ۟

Fe in haccuke fe kul eslemtu vechiye lillahi ve menittebean, ve kul lillezine utul kitabe vel ummiyyine e eslemtum, fe in eslemu fe kadihtedev, ve in tevellev fe innema aleykel belag, vallahu basirun bil ibad.

Eğer, seninle tartışırlarsa de ki: "Ben, bütün benliğimle Allah'a teslim oldum, bana tabi olanlar da." Kendilerine kitap verilenlere ve kitap verilmeyenlere: "Siz de teslim oldunuz mu?" de. Eğer teslim olmuşlarsa, kuşkusuz doğru yolu bulmuşlardır. Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen, yalnızca duyurmaktır. Allah, Kullarını Hakkıyla Gören'dir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/20-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 52. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْلِمُونَ — muslimune · "müslümanlarız"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

فَلَمَّٓا اَحَسَّ ع۪يسٰى مِنْهُمُ الْكُفْرَ قَالَ مَنْ اَنْصَار۪ٓي اِلَى اللّٰهِۜ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ اَنْصَارُ اللّٰهِۚ اٰمَنَّا بِاللّٰهِۚ وَاشْهَدْ بِاَنَّا مُسْلِمُونَ

Fe lemma ehassa isa min humul kufre kale men ensari ilallah, kalel havariyyune nahnu ensarullah, amenna billah, veşhed bi enna muslimun.

İsa, onların küfrünü sezince: "Bana, Allah yolunda kim yardımcı olacak?" dedi. Havariler: "Biz Allah'ın yardımcılarıyız, Allah'a iman ettik, bizim teslim olduğumuza şahit ol." dediler.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/52-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 64. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْلِمُونَ — muslimune · "müslümanlarız"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا اِلٰى كَلِمَةٍ سَوَٓاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اَلَّا نَعْبُدَ اِلَّا اللّٰهَ وَلَا نُشْرِكَ بِه۪ شَيْـٔاً وَلَا يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضاً اَرْبَاباً مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُولُوا اشْهَدُوا بِاَنَّا مُسْلِمُونَ

Kul ya ehlel kitabi tealev ila kelimetin sevain beynena ve beynekum ella na'bude illallahe ve la nuşrike bihi şey'en ve la yettehize ba'duna ba'den erbaben min dunillah, fe in tevellev fe kuluşhedu bi enna muslimun.

De ki: "Ey Kitap Ehli! Gelin aramızda ortak olan bir kelimede anlaşalım: Allah'tan başka hiçbir şeye kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi şirk koşmayalım ve Allah'ın yanı sıra kimimiz kimimizi rabler edinmeyelim." Eğer yüz çevirirlerse deyin ki: "Tanık olun, biz gerçek Müslim olanlarız."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/64-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسْلِمًۭا — muslimen · "bir müslüman"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

مَا كَانَ اِبْرٰه۪يمُ يَهُودِياًّ وَلَا نَصْرَانِياًّ وَلٰكِنْ كَانَ حَن۪يفاً مُسْلِماًۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ

Ma kane ibrahimu yahudiyyen ve la nasraniyyen ve lakin kane hanifen muslima, ve ma kane minel muşrikin.

İbrahim ne Yahudi ne de Nasraniy'di. O, Allah'ı birleyen ve O'na teslim olandı. O, Müşriklerden değildi.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/67-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 80. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسْلِمُونَ — muslimune · "müslümanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَلَا يَأْمُرَكُمْ اَنْ تَتَّخِذُوا الْمَلٰٓئِكَةَ وَالنَّبِيّ۪نَ اَرْبَاباًۜ اَيَأْمُرُكُمْ بِالْكُفْرِ بَعْدَ اِذْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ۟

Ve la ye'murekum en tettehizul melaikete ven nebiyyine erbaba, e ye'murukum bil kufri ba'de iz entum muslimun.

O, sizden Melekleri ve Nebileri Rabb'ler edinmenizi istemez. Siz, Müslim olduktan sonra, sizden Kafir olmanızı mı isteyecek?

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/80-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** أَسْلَمَ — esleme · "teslim olmuştur"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اَفَغَيْرَ د۪ينِ اللّٰهِ يَبْغُونَ وَلَهُٓ اَسْلَمَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ طَوْعاً وَكَرْهاً وَاِلَيْهِ يُرْجَعُونَ

E fe gayre dinillahi yebgune ve lehu esleme men fis semavati vel ardı tav'an ve kerhen ve ileyhi yurceun.

Yoksa onlar, Allah'ın dininden başka bir din mi arıyorlar? Oysa yerde ve gökte bulunanların tamamı isteyerek veya istemeyerek, O'na teslim olmuşlardır. Ve hepsi O'na döndürüleceklerdir.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/83-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 84. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْلِمُونَ — muslimune · "teslim olanlarız"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

قُلْ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَع۪يسٰى وَالنَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۖ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ

Kul amenna billahi ve ma unzile aleyna ve ma unzile ala ibrahime ve ismaile ve ishaka ve ya'kube vel esbatı ve ma utiye musa ve isa ven nebiyyune min rabbihim, la nuferriku beyne ehadin minhum, ve nahnu lehu muslimun.

De ki: "Biz; Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve onun soyundan gelenlere indirilene; Musa'ya, İsa'ya, Nebilere Rabb'lerinden verilene iman ettik. Onları, birbirinden ayırt etmeyiz. Biz, O'na teslim olanlardanız."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/84-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 85. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْإِسْلَـٰمِ — l-islami · "İslam'dan"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · mecrur isim

وَمَنْ يَبْتَغِ غَيْرَ الْاِسْلَامِ د۪يناً فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْهُۚ وَهُوَ فِي الْاٰخِرَةِ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ

Ve men yebtegi gayrel islami dinen fe len yukbele minh, ve huve fil ahireti minel hasirin.

Kim İslam'dan başka bir din seçerse, bilsin ki o din ondan asla kabul edilmeyecektir ve o ahirette hüsrana uğrayacaktır.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/85-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 102. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسْلِمُونَ — muslimune · "müslümanlar olmak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ حَقَّ تُقَاتِه۪ وَلَا تَمُوتُنَّ اِلَّا وَاَنْتُمْ مُسْلِمُونَ

Ya eyyuhellezine amenuttekullahe hakka tukatihi ve la temutunne illa ve entum muslimun.

Ey İman Edenler! Allah için nasıl takvalı olmanız gerekiyorsa öyle takvalı olun. Ve Müslim olmanın dışında başka bir şekilde ölmeyin.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/102-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 65. ayet

- **Geçtiği form:** وَيُسَلِّمُوا۟ — ve yusellimu · "ve teslim olmadıkça"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتّٰى يُحَكِّمُوكَ ف۪يمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْۙ ثُمَّ لَا يَجِدُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ حَرَجاً مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْل۪يماً

Fe la ve rabbike la yu'minune hatta yuhakkimuke fima şecera beynehum, summe la yecidu fi enfusihim haracen mimma kadayte ve yusellimu teslima.

Hayır! Rabb'ine ant olsun ki, aralarında anlaşmazlığa düştükleri işlerde seni hakem tayin edip, sonra da verdiğin hükme tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/65-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 65. ayet

- **Geçtiği form:** تَسْلِيمًۭا — teslimen · "tam bir teslimiyetle"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim · belirsiz

فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتّٰى يُحَكِّمُوكَ ف۪يمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْۙ ثُمَّ لَا يَجِدُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ حَرَجاً مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْل۪يماً

Fe la ve rabbike la yu'minune hatta yuhakkimuke fima şecera beynehum, summe la yecidu fi enfusihim haracen mimma kadayte ve yusellimu teslima.

Hayır! Rabb'ine ant olsun ki, aralarında anlaşmazlığa düştükleri işlerde seni hakem tayin edip, sonra da verdiğin hükme tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/65-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 90. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّلَمَ — s-seleme · "barış içinde yaşamak"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

اِلَّا الَّذ۪ينَ يَصِلُونَ اِلٰى قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌ اَوْ جَٓاؤُ۫كُمْ حَصِرَتْ صُدُورُهُمْ اَنْ يُقَاتِلُوكُمْ اَوْ يُقَاتِلُوا قَوْمَهُمْۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَسَلَّطَهُمْ عَلَيْكُمْ فَلَقَاتَلُوكُمْۚ فَاِنِ اعْتَزَلُوكُمْ فَلَمْ يُقَاتِلُوكُمْ وَاَلْقَوْا اِلَيْكُمُ السَّلَمَۙ فَمَا جَعَلَ اللّٰهُ لَكُمْ عَلَيْهِمْ سَب۪يلاً

İllallezine yasılune ila kavmin beynekum ve beynehum misakun ev caukum hasırat suduruhum en yukatilukum ev yukatilu kavmehum. Ve lev şaallahu le selletahum aleykum fe le katelukum, fe inı'tezelukum fe lem yukatilukum ve elkav ileykumus seleme, fe ma cealallahu lekum aleyhim sebila.

Ancak, aranızda antlaşma olan halka sığınanlar veya ne sizinle ne de kendi halkıyla savaşmayı içine sindiremeyip size gelenler hariç. Eğer Allah dileseydi, onları başınıza musallat ederdi de sizinle savaşırlardı. Eğer tarafsız kalarak ve sizinle savaşmayıp barış isterlerse, Allah onların aleyhinde size bir yol vermemiştir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/90-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 91. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّلَمَ — s-seleme · "barış içinde yaşamak"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

سَتَجِدُونَ اٰخَر۪ينَ يُر۪يدُونَ اَنْ يَأْمَنُوكُمْ وَيَأْمَنُوا قَوْمَهُمْۜ كُلَّمَا رُدُّٓوا اِلَى الْفِتْنَةِ اُرْكِسُوا ف۪يهَاۚ فَاِنْ لَمْ يَعْتَزِلُوكُمْ وَيُلْقُٓوا اِلَيْكُمُ السَّلَمَ وَيَكُفُّٓوا اَيْدِيَهُمْ فَخُذُوهُمْ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْۜ وَاُو۬لٰٓئِكُمْ جَعَلْنَا لَكُمْ عَلَيْهِمْ سُلْطَاناً مُب۪يناً۟

Se tecidune aharine yuridune en ye'menukum ve ye'menu kavmehum. Kullema ruddu ilal fitneti urkisu fiha, fe in lem ya'tezilukum ve yulku ileykumus seleme ve yekuffu eydiyehum fe huzuhum vaktuluhum haysu sekıftumuhum. Ve ulaikum cealna lekum aleyhim sultanen mubina.

Başkalarını da bulacaksınız hem sizden hem de kendi halklarından güvende olmak isteyen. Fitne ortamı bulduklarında, hemen onun içine baş aşağı dalarlar. Eğer bunlar, sizden uzak durmazlar, sizinle barış yapmaya yanaşmazlarsa, sizden ellerini çekmezlerse onları yakaladığınız yerde, her nerede bulursanız öldürün. İşte bu kimseler hakkında size apaçık bir yetki verdik.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/91-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 92. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسَلَّمَةٌ — musellemetun · "vermelidir"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · tef'il kalıbı · edilgen · dişil · merfu` isim · belirsiz

وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ اَنْ يَقْتُلَ مُؤْمِناً اِلَّا خَطَـٔاًۚ وَمَنْ قَتَلَ مُـؤْمِناً خَطَــٔاً فَـتَـحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يَصَّدَّقُواۜ فَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ عَدُوٍّ لَكُمْ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۜ وَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌ فَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ وَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِۘ تَوْبَةً مِنَ اللّٰهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَك۪يماً

Ve ma kane li mu'minin en yaktule mu'minen illa hataa, ve men katele mu'minen hataen fe tahriru rakabetin mu'minetin ve diyetun musellemetun ila ehlihi illa en yessaddaku. Fe in kane min kavmin aduvvin lekum ve huve mu'minun fe tahriru rakabetin mu'mineh. Ve in kane min kavmin beynekum ve beynehum misakun fe diyetun musellemetun ila ehlihi ve tahriru rakabetin mu'mineh, fe men lem yecid fe sıyamu şehreyni mutetabiayni tevbeten minallah. Ve kanallahu alimen hakima.

Hata ile olması dışında, bir Mü'min'in bir Mü'min'i öldürmesi olacak şey değildir. Kim, hata ile bir Mü'min'i öldürürse, Mü'min bir rekabeyi özgürlüğüne kavuştursun, ailesi bağışlamadığı takdirde, ölenin ailesine diyet ödesin. Eğer, öldürülen Mü'min; düşmanınız olan bir halka mensupsa, Mü'min bir rekabeyi özgürlüğüne kavuştursun. Eğer, aranızda anlaşma bulunan bir halktansa, ailesine diyet vermek ve Mü'min bir rekabeyi özgürlüğüne kavuşturmak gerekir. Kim bunları bulamazsa, Allah'tan tevbesini kabul etmesi için ardı ardına iki ay siyam yapmalıdır. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/92-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 92. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسَلَّمَةٌ — musellemetun · "verilecektir"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · tef'il kalıbı · edilgen · dişil · merfu` isim · belirsiz

وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ اَنْ يَقْتُلَ مُؤْمِناً اِلَّا خَطَـٔاًۚ وَمَنْ قَتَلَ مُـؤْمِناً خَطَــٔاً فَـتَـحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يَصَّدَّقُواۜ فَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ عَدُوٍّ لَكُمْ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۜ وَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌ فَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ وَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِۘ تَوْبَةً مِنَ اللّٰهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَك۪يماً

Ve ma kane li mu'minin en yaktule mu'minen illa hataa, ve men katele mu'minen hataen fe tahriru rakabetin mu'minetin ve diyetun musellemetun ila ehlihi illa en yessaddaku. Fe in kane min kavmin aduvvin lekum ve huve mu'minun fe tahriru rakabetin mu'mineh. Ve in kane min kavmin beynekum ve beynehum misakun fe diyetun musellemetun ila ehlihi ve tahriru rakabetin mu'mineh, fe men lem yecid fe sıyamu şehreyni mutetabiayni tevbeten minallah. Ve kanallahu alimen hakima.

Hata ile olması dışında, bir Mü'min'in bir Mü'min'i öldürmesi olacak şey değildir. Kim, hata ile bir Mü'min'i öldürürse, Mü'min bir rekabeyi özgürlüğüne kavuştursun, ailesi bağışlamadığı takdirde, ölenin ailesine diyet ödesin. Eğer, öldürülen Mü'min; düşmanınız olan bir halka mensupsa, Mü'min bir rekabeyi özgürlüğüne kavuştursun. Eğer, aranızda anlaşma bulunan bir halktansa, ailesine diyet vermek ve Mü'min bir rekabeyi özgürlüğüne kavuşturmak gerekir. Kim bunları bulamazsa, Allah'tan tevbesini kabul etmesi için ardı ardına iki ay siyam yapmalıdır. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/92-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 94. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّلَـٰمَ — s-selame · "selam"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا ضَرَبْتُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَتَبَيَّنُوا وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ اَلْقٰٓى اِلَيْكُمُ السَّلَامَ لَسْتَ مُؤْمِناًۚ تَبْتَغُونَ عَرَضَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۘ فَعِنْدَ اللّٰهِ مَغَانِمُ كَث۪يرَةٌۜ كَذٰلِكَ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلُ فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ فَتَبَيَّنُواۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يراً

Ya eyyuhallezine amenu iza darabtum fi sebilillahi fe tebeyyenu ve la tekulu li men elka ileykumus selame leste mu'mina, tebtegune aradal hayatid dunya, fe indallahi meganimu kesirah. Kezalike kuntum min kablu fe mennallahu aleykum fe tebeyyenu. İnnallahe kane bima ta'melune habira.

Ey İman Edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, iyice araştırın; size selam veren kimseye; dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek: "Sen Mü'min değilsin." demeyin. Allah'ın yanında sayısız ganimetler vardır. Daha önce siz de öyleydiniz de Allah size iyilik yaptı. Öyleyse, iyice araştırın. Kuşkusuz, Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/94-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 125. ayet

- **Geçtiği form:** أَسْلَمَ — esleme · "teslim eden"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَمَنْ اَحْسَنُ د۪يناً مِمَّنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ وَاتَّبَعَ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفاًۜ وَاتَّخَذَ اللّٰهُ اِبْرٰه۪يمَ خَل۪يلاً

Ve men ahsenu dinen mimmen esleme vechehu lillahi ve huve muhsinun vettebea millete ibrahime hanifa. Vettehazallahu ibrahime halila.

Kimin dini, kendisini muhsin olarak Allah'a teslim etmiş; hanif olan İbrahim'in milletine tabi olandan daha iyi olabilir? Allah, İbrahim'i "halil" edinmişti.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/125-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْإِسْلَـٰمَ — l-islame · "İslam'a"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim

حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ وَالْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ وَالْمُتَرَدِّيَةُ وَالنَّط۪يحَةُ وَمَٓا اَكَلَ السَّبُعُ اِلَّا مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى النُّصُبِ وَاَنْ تَسْتَقْسِمُوا بِالْاَزْلَامِۜ ذٰلِكُمْ فِسْقٌۜ  اَلْيَوْمَ يَـئِسَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ د۪ينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِۜ اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ وَاَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَت۪ي وَرَض۪يتُ لَكُمُ الْاِسْلَامَ د۪يناًۜ فَمَنِ اضْطُرَّ ف۪ي مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِفٍ لِاِثْمٍۙ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

Hurrimet aleykumul meytetu veddemu ve lahmul hınziri ve ma uhılle li gayrillahi bihi vel munhanikatu vel mevkuzetu vel mutereddiyetu ven natihatu ve ma ekeles sebuu illa ma zekkeytum ve ma zubiha alen nusubi ve en testaksimu bil ezlam, zalikum fisk, elyevme yeisellezine keferu min dinikum fe la tahşevhum vahşevn el yevme ekmeltu lekum dinekum ve etmemtu aleykum ni'meti ve raditu lekumul islame dina fe menidturra fi mahmasatin gayra mutecanifin li ismin fe innallahe gafurun rahim.

Ölü, kan, domuz eti, Allah'tan başkasının adı anılarak kesilen ve boğularak ölmüş, vurularak ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş; yırtıcı hayvan tarafından yenmiş -canı çıkmadan kesilmiş olanlar hariç- ve putlar adına kesilenler haram kılındı. Fal okları ile kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar fısktır. Artık, Kafirler, dininize bir şey yapmaktan umutlarını kesmişlerdir. Öyleyse, onlara huşu duymayın. Bana huşu duyun. Bugün, sizin için dininizi kemale erdirdim/ikmal ettim ve sizin üzerinize nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslam'ı seçtim/ beğendim. Kim açlıktan dolayı mecbur kalırsa, istekli olmaksızın bunlardan yiyebilir. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/3-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّلَـٰمِ — s-selami · "esenlik"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

يَهْد۪ي بِهِ اللّٰهُ مَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَهُ سُبُلَ السَّلَامِ وَيُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِاِذْنِه۪ وَيَهْد۪يهِمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ

Yehdi bihillahu menittebea rıdvanehu subules selami ve yuhricuhum minez zulumati ilen nuri bi iznihi ve yehdihim ila sıratın mustakim.

Allah, onunla, rızasına bilerek tabi olanları esenlik yollarına iletir. Onları, izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkartır. Ve onları dosdoğru olan yola iletir.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/16-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** أَسْلَمُوا۟ — eslemu · "İslam olmuş"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

اِنَّٓا اَنْزَلْنَا التَّوْرٰيةَ ف۪يهَا هُدًى وَنُورٌۚ يَحْكُمُ بِهَا النَّبِيُّونَ الَّذ۪ينَ اَسْلَمُوا لِلَّذ۪ينَ هَادُوا وَالرَّبَّانِيُّونَ وَالْاَحْبَارُ بِمَا اسْتُحْفِظُوا مِنْ كِتَابِ اللّٰهِ وَكَانُوا عَلَيْهِ شُهَدَٓاءَۚ فَلَا تَخْشَوُا النَّاسَ وَاخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ي ثَمَناً قَل۪يلاًۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ

İnna enzelnet tevrate fiha huden ve nur, yahkumu bihen nebiyyunellezine eslemu lillezine hadu ver rabbaniyyune vel ahbaru bimestuhfizu min kitabillahi ve kanu aleyhi şuhedae, fe la tahşevun nase vahşevni ve la teşteru bi ayati semenen kalila ve men lem yahkum bima enzelallahu fe ulaike humul kafirun.

Kuşkusuz, Biz, doğru yola iletici ve aydınlatıcı olan Tevrat'ı indirdik. Teslim olmuş Yahudiler için Nebiler onunla hüküm veriyorlardı. Rabbaniler ve ahbar olanlar da Allah'ın kitabından ezberletilmiş olmasından dolayı, ona tanıklık ediyorlardı. Öyleyse siz insanlardan değil, Bana karşı gelmekten sakının. Benim ayetlerimi az bir bedele değişmeyin! Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, Kafirlerin ta kendileridirler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/44-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 111. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْلِمُونَ — muslimune · "müslümanlar olduğumuza"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَاِذْ اَوْحَيْتُ اِلَى الْحَوَارِيّ۪نَ اَنْ اٰمِنُوا ب۪ي وَبِرَسُول۪يۚ قَالُٓوا اٰمَنَّا وَاشْهَدْ بِاَنَّـنَا مُسْلِمُونَ

Ve iz evhaytu ilel havariyyine en aminu bi ve bi resuli, kalu amenna veşhed bi ennena muslimun.

Havarilere, Bana ve Ben'im Resul'üme iman etmelerini vahyettim. "İman ettik." dediler. "Ve tanık ol ki kuşkusuz, biz müslimleriz."

_https://acikkuran.com/maide-suresi/111-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** أَسْلَمَ ۖ — esleme · "İslam"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

قُلْ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَتَّخِذُ وَلِياًّ فَاطِرِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَهُوَ يُطْعِمُ وَلَا يُطْعَمُۜ قُلْ اِنّ۪ٓي اُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ اَوَّلَ مَنْ اَسْلَمَ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ

Kul e gayrallahi ettehızu veliyyen fatırıs semavati vel ardı ve huve yut'ımu ve la yut'am, kul inni umirtu en ekune evvele men esleme ve la tekunenne minel muşrikin.

De ki: "Göklerin ve yerin fıtratını belirleyen; herkesi yedirip içiren, fakat Kendi'sinin yeme ve içmeye ihtiyacı olmayan Allah'tan başkasını mı veli edineceğim?" De ki: "Bana, teslim olanların ilki olmam emredildi." Ve sakın Müşriklerden olma!

_https://acikkuran.com/enam-suresi/14-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** سُلَّمًۭا — sullemen · "bir merdiven"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَاِنْ كَانَ كَبُرَ عَلَيْكَ اِعْرَاضُهُمْ فَاِنِ اسْتَطَعْتَ اَنْ تَبْتَغِيَ نَفَقاً فِي الْاَرْضِ اَوْ سُلَّماً فِي السَّمَٓاءِ فَتَأْتِيَهُمْ بِاٰيَةٍۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَمَعَهُمْ عَلَى الْهُدٰى فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ

Ve in kane kebure aleyke i'raduhum fe inisteta'te en tebtegıye nefekan fil ardı ev sullemen fis semai fe te'tiyehum bi ayeh, ve lev şaallahu le cemeahum alel huda fe la tekunenne minel cahilin.

Eğer yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, yapabilirsen bir tünelle yerden veya bir merdivenle gökten onlara bir ayet getir! Eğer Allah dileseydi, elbette onları doğru yol üzerinde toplardı. O halde sakın cahillerden olma!

_https://acikkuran.com/enam-suresi/35-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** سَلَـٰمٌ — selamun · "selam olsun"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

وَاِذَا جَٓاءَكَ الَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِنَا فَقُلْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلٰى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَۙ اَنَّهُ مَنْ عَمِلَ مِنْكُمْ سُٓوءاً بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَصْلَحَ فَاَنَّهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

Ve iza caekellezine yu'minune bi ayatina fe kul selamun aleykum ketebe rabbukum ala nefsihir rahmete ennehu men amile minkum suen bi cehaletin summe tabe min ba'dihi ve asleha fe ennehu gafurun rahim.

Ayetlerimize iman etmiş kimseler sana geldiklerinde, "Size selam olsun."de. Rabb'iniz rahmet etmeyi Kendi üzerine yazdı. Sizden kim cehaletle kötü bir şey yapar da ardından tevbe edip kendini düzeltirse, bilsin ki O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/54-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 71. ayet

- **Geçtiği form:** لِنُسْلِمَ — linuslime · "teslim olmamız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

قُلْ اَنَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلٰٓى اَعْقَابِنَا بَعْدَ اِذْ هَدٰينَا اللّٰهُ كَالَّذِي اسْتَهْوَتْهُ الشَّيَاط۪ينُ فِي الْاَرْضِ حَيْرَانَۖ لَهُٓ اَصْحَابٌ يَدْعُونَهُٓ اِلَى الْهُدَى ائْتِنَاۜ قُلْ اِنَّ هُدَى اللّٰهِ هُوَ الْهُدٰىۜ وَاُمِرْنَا لِنُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ

Kul e ned'u min dunillahi ma la yenfeuna ve la yadurruna ve nureddu ala a'kabina ba'de iz hedanallahu kellezistehvethuş şeyatinu fil ardı hayrane lehu ashabun yed'unehu ilel hude'tina, kul inne hudallahi huvel huda, ve umirna li nuslime li rabbil alemin.

De ki: "Allah'ı bırakıp da bize faydası da zararı da olmayan şeylere mi yalvaralım? Allah, bizi doğru yola ilettikten sonra, ökçelerimiz üzerinde gerisin geri mi dönelim? Arkadaşlarının "Bize gel" diye doğru yola çağırdıkları; şeytanların ise ayartıp şaşırttığı kimse gibi mi olalım?" De ki: "Doğru yol ancak Allah'ın gösterdiği yoldur. Ve biz Alemlerin Rabb'ine teslim olmakla emrolunduk."

_https://acikkuran.com/enam-suresi/71-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 125. ayet

- **Geçtiği form:** لِلْإِسْلَـٰمِ ۖ — lilislami · "İslam'a"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · mecrur isim

فَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ اَنْ يَهْدِيَهُ يَشْرَحْ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِۚ وَمَنْ يُرِدْ اَنْ يُضِلَّهُ يَجْعَلْ صَدْرَهُ ضَيِّقاً حَرَجاً كَاَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي السَّمَٓاءِۜ   كَذٰلِكَ يَجْعَلُ اللّٰهُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ

Fe men yuridillahu en yehdiyehu yeşrah sadrehu lil islam, ve men yurid en yudıllehu yec'al sadrehu dayyikan haracen, ke ennema yassa'adu fis semai, kezalike yec'alullahur ricse alallezine la yu'minun.

Allah, kim hidayeti hak ederse onun kalbini İslam'a açar; kime de sapkınlığı hak ederse göğe çıkmaya çalışıyormuşçasına kalbini daraltır, sıkar. Allah, iman etmeyenleri işte böyle sıkıntı içinde bırakır.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/125-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 127. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّلَـٰمِ — s-selami · "esenlik"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

لَهُمْ دَارُ السَّلَامِ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَهُوَ وَلِيُّهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Lehum darus selami inde rabbihim ve huve veliyyuhum bima kanu ya'melun.

Onlar için Rabb'leri yanında bir selam yurdu vardır. O, yaptıklarından dolayı onların velisidir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/127-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 163. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسْلِمِينَ — l-muslimine · "müslümanların"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

لَا شَر۪يكَ لَهُۚ وَبِذٰلِكَ اُمِرْتُ وَاَنَا۬ اَوَّلُ الْمُسْلِم۪ينَ

La şerike leh, ve bi zalike umirtu ve ene evvelul muslimin.

"O'nun hiçbir ortağı yoktur. Bana böyle buyruldu. Ben teslim olanların öncüsüyüm."

_https://acikkuran.com/enam-suresi/163-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** سَلَـٰمٌ — selamun · "selam olsun"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

وَبَيْنَـهُمَا حِجَابٌۚ وَعَلَى الْاَعْرَافِ رِجَالٌ يَعْرِفُونَ كُلاًّ بِس۪يمٰيهُمْۚ وَنَادَوْا اَصْحَابَ الْجَنَّةِ اَنْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ لَمْ يَدْخُلُوهَا وَهُمْ يَطْمَعُونَ

Ve beynehuma hicab ve alel a'rafi ricalun ya'rifune kullen bi simahum ve nadev ashabel cenneti en selamun aleykum lem yedhuluha ve hum yatmeun.

İki taraf arasında bir hicap vardır. Ve A'raf' üzerinde de hepsini simalarından tanıyan kimseler vardır. Henüz Cennet'e girmemiş olan, fakat girmeyi uman Cennet halkına: "Size selam olsun." diye seslendiler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/46-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 126. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْلِمِينَ — muslimine · "müslümanlar olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَمَا تَنْقِمُ مِنَّٓا اِلَّٓا اَنْ اٰمَنَّا بِاٰيَاتِ رَبِّنَا لَمَّا جَٓاءَتْنَاۜ رَبَّـنَٓا اَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْراً وَتَوَفَّـنَا مُسْلِم۪ينَ۟

Ve ma tenkımu minna illa en amenna bi ayati rabbina lemma caetna, rabbena efrıg aleyna sabren ve teveffena muslimin.

"Rabb'imizin bize gelen ayetlerine iman etmemizden dolayı, bizden intikam almak istiyorsun. Ey Rabbimiz! Bizi sabırlı kıl ve canımızı teslim olanlar olarak al."

_https://acikkuran.com/araf-suresi/126-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** سَلَّمَ ۗ — selleme · "kurtardı"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

اِذْ يُر۪يكَهُمُ اللّٰهُ ف۪ي مَنَامِكَ قَل۪يلاًۜ وَلَوْ اَرٰيكَهُمْ كَث۪يراً لَفَشِلْتُمْ وَلَتَنَازَعْتُمْ فِي الْاَمْرِ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ سَلَّمَۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

İz yurikehumullahu fi menamike kalilen, ve lev erakehum kesiren le feşiltum ve le tenaza'tum fil emri ve lakinnallahe sellem, innehu alimun bi zatis sudur.

Hani Allah, onları sana uykunda az göstermişti. Eğer O, onları sana çok gösterseydi, tedirgin olup ne yapacağınız hususunda anlaşmazlığa düşerdiniz. Fakat Allah, sizi bu tehlikeden korudu. Zira O, göğüslerde olanları en iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/43-ayet-meali.md_

### 8. Enfal suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** لِلسَّلْمِ — lisselmi · "barışa"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

وَاِنْ جَنَحُوا لِلسَّلْمِ فَاجْنَحْ لَهَا وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ

Ve in cenehu lis selmi fecnah leha ve tevekkel alallah, innehu huves semiul alim.

Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah'a tevekkül et. Kuşkusuz O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/enfal-suresi/61-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 74. ayet

- **Geçtiği form:** إِسْلَـٰمِهِمْ — islamihim · "İslam olduktan"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · mecrur isim

يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ مَا قَالُواۜ وَلَقَدْ قَالُوا كَلِمَةَ الْكُفْرِ وَكَفَرُوا بَعْدَ اِسْلَامِهِمْ وَهَمُّوا بِمَا لَمْ يَنَالُواۚ وَمَا نَقَمُٓوا اِلَّٓا اَنْ اَغْنٰيهُمُ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ مِنْ فَضْلِه۪ۚ فَاِنْ يَتُوبُوا يَكُ خَيْراً لَهُمْۚ وَاِنْ يَتَوَلَّوْا يُعَذِّبْهُمُ اللّٰهُ عَذَاباً اَل۪يماً فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ وَمَا لَهُمْ فِي الْاَرْضِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ

Yahlifune billahi ma kalu, ve lekad kalu kelimetel kufri ve keferu ba'de islamihim ve hemmu bi ma lem yenalu, ve ma nekamu illa en egnahumullahu ve resuluhu min fadlih, fe in yetubu yeku hayren lehum, ve in yetevellev yuazzibhumullahu azaben elimen fid dunya vel ahıreh, ve ma lehum fil ardı min veliyyin ve la nasir.

Münafıklar söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Ant olsun küfür sözünü söylediler. İslam olduktan sonra Kafir oldular. Elde edemeyecekleri bir şeye yöneldiler. Öç almaya kalkışmaları da ancak Allah ve Resulü'nün kendi fazlından onları zengin etmiş olmasındandır. Eğer tevbe ederlerse, haklarında hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette can yakıcı azaba uğratır. Ve onlar için yeryüzünde ne bir veli ne bir yardımcı vardır.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/74-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** سَلَـٰمٌۭ ۚ — selamun · "Selâm'dır"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

دَعْوٰيهُمْ ف۪يهَا سُبْحَانَكَ اللّٰهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌۚ وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۟

Da'vahum fiha subhanekellahumme ve tehiyyetuhum fiha selam, ve ahıru da'vahum enil hamdulillahi rabbil alemin.

Onların, oradaki duası: "Ey Allah'ım! Seni tesbih ederiz." Onların temennileri, "Selam"dır. Dualarının sonu ise: "Alemlerin Rabb'i olan Allah'a hamdolsun." dur.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/10-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّلَـٰمِ — s-selami · "esenlik"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

وَاللّٰهُ يَدْعُٓوا اِلٰى دَارِ السَّلَامِۜ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ

Vallahu yed'u ila daris selam, ve yehdi men yeşau ila sıratin mustekim.

Allah, selam diyarına çağırır. Hak edeni dosdoğru yola iletir.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/25-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 72. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسْلِمِينَ — l-muslimine · "Müslümanlar-"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَمَا سَاَلْتُكُمْ مِنْ اَجْرٍۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِۙ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ

Fe in tevelleytum fe ma se'eltukum min ecr, in ecriye illa alallahi ve umirtu en ekune minel muslimin.

"Eğer yüz çevirirseniz, siz bilirsiniz. Yaptığım işe karşılık sizden bir ücret istemiş değilim. Benim ücretim ancak Allah'a aittir. Ben, müslimlerden olmakla emrolundum."

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/72-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 84. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسْلِمِينَ — muslimine · "teslim olduysanız"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَقَالَ مُوسٰى يَا قَوْمِ اِنْ كُنْتُمْ اٰمَنْتُمْ بِاللّٰهِ فَعَلَيْهِ تَوَكَّلُٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُسْلِم۪ينَ

Ve kale musa ya kavmi in kuntum amentum billahi fe aleyhi tevekkelu in kuntum muslimin.

Musa dedi ki: "Ey halkım! Eğer Allah'a iman etmişseniz ve O'na teslim olmuşsanız, o halde O'na tevekkül edin."

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/84-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 90. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسْلِمِينَ — l-muslimine · "Müslümanlardanım"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَجَاوَزْنَا بِبَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ الْبَحْرَ فَاَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُ بَغْياً وَعَدْواًۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَدْرَكَهُ الْغَرَقُۙ قَالَ اٰمَنْتُ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا الَّـذ۪ٓي اٰمَنَتْ بِه۪ بَنُٓوا اِسْرَٓائ۪لَ وَاَنَا۬ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ

Ve cavezna bi beni israilel bahre fe etbeahum fir'avnu ve cunuduhu bagyen ve adva, hatta iza edrekehul gareku kale amentu ennehu la ilahe illellezi amenet bihi benu israile ve ene minel muslimin.

İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ve ordusu, azgınlık ve düşmanlıkla onların peşlerine düştüler. Boğulmak üzereyken: "İsrailoğullarının iman ettiği ilahtan başka ilah olmadığına iman ettim ve ben de müslimlerdenim." dedi.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/90-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 14. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسْلِمُونَ — muslimune · "Müslüman"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

فَاِلَّمْ يَسْتَج۪يبُوا لَكُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّـمَٓا اُنْزِلَ بِعِلْمِ اللّٰهِ وَاَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ

Fe illem yestecibu lekum fa'lemu ennema unzile bi ilmillahi ve en la ilahe illa hu, fe hel entum muslimun.

Eğer, size cevap veremezlerse; iyi bilin ki, bu ancak Allah'ın ilmiyle indirilmiştir. O'ndan başka ilah yoktur. Hala müslim olmayacak mısınız?

_https://acikkuran.com/hud-suresi/14-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 48. ayet

- **Geçtiği form:** بِسَلَـٰمٍۢ — biselamin · "selam ile"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

ق۪يلَ يَا نُوحُ اهْبِطْ بِسَلَامٍ مِنَّا وَبَرَكَاتٍ عَلَيْكَ وَعَلٰٓى اُمَمٍ مِمَّنْ مَعَكَۜ وَاُمَمٌ سَنُمَتِّعُهُمْ ثُمَّ يَمَسُّهُمْ مِنَّا عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Kile ya nuhuhbıt bi selamin minna ve berekatin aleyke ve ala umemin mimmen meak, ve umemun se numettiuhum summe yemessuhum minna azabun elim.

Dendi ki: "Ey Nuh! Katımızdan esenlikle in. Sana ve sana tabi olan topluluklara bereketler olsun. Ama öyle toplumlar da olacak ki, onları dünya nimetlerinden yararlandıracağız, sonra onlara Bizden can yakıcı bir azap dokunacaktır."

_https://acikkuran.com/hud-suresi/48-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 69. ayet

- **Geçtiği form:** سَلَـٰمًۭا ۖ — selamen · "Selam"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَلَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُنَٓا اِبْرٰه۪يمَ بِالْبُشْرٰى قَالُوا سَلَاماًۜ قَالَ سَلَامٌۚ فَمَا لَبِثَ اَنْ جَٓاءَ بِعِجْلٍ حَن۪يذٍ

Ve lekad caet rusuluna ibrahime bil buşra kalu selama, kale selamun fe ma lebise en cae bi iclin haniz.

Ant olsun elçilerimiz İbrahim'e haber vermek için gelip, "Selam!" dediler. "Selam!" dedi ve hemen gidip kızarmış buzağı eti getirdi.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/69-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 69. ayet

- **Geçtiği form:** سَلَـٰمٌۭ ۖ — selamun · "Selam"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

وَلَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُنَٓا اِبْرٰه۪يمَ بِالْبُشْرٰى قَالُوا سَلَاماًۜ قَالَ سَلَامٌۚ فَمَا لَبِثَ اَنْ جَٓاءَ بِعِجْلٍ حَن۪يذٍ

Ve lekad caet rusuluna ibrahime bil buşra kalu selama, kale selamun fe ma lebise en cae bi iclin haniz.

Ant olsun elçilerimiz İbrahim'e haber vermek için gelip, "Selam!" dediler. "Selam!" dedi ve hemen gidip kızarmış buzağı eti getirdi.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/69-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 101. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْلِمًۭا — muslimen · "müslüman olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

رَبِّ قَدْ اٰتَيْتَن۪ي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَن۪ي مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِۚ فَاطِرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ اَنْتَ وَلِيّ۪  فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ تَوَفَّن۪ي مُسْلِماً وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَ

Rabbi kad ateyteni minel mulki ve allemteni min te'vilil ehadis, fatıras semavati vel ardı ente veliyyi fid dunya Vel ahıreh, teveffeni muslimen ve elhıkni bis salihin.

"Rabb'im! Bana yöneticilik verdin ve bana hadislerin yorumunu öğrettin. Ey göklere ve yere yasalarını koyan! Sen, dünyada da ahirette de velimsin; canımı müslim olarak al ve beni salihlerin5 arasına kat."

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/101-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** سَلَـٰمٌ — selamun · "selam"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

سَلَامٌ عَلَيْكُمْ بِمَا صَبَرْتُمْ فَنِعْمَ عُقْبَى الدَّارِۜ

Selamun aleykum bi ma sabertum fe ni'me ukbed dar.

"Sabretmeniz nedeniyle size selam olsun. Dünya yurdunun sonu ne güzeldir."

_https://acikkuran.com/rad-suresi/24-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** سَلَـٰمٌ — selamun · "selamdır"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

وَاُدْخِلَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۜ تَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌ

Ve udhilellezine amenu ve amilus salihati cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha bi izni rabbihim, tehıyyetuhum fiha selam.

İman eden ve salihatı yapanlar, Rabb'lerinin izni ile içinde sürekli kalmak üzere içlerinden ırmaklar akan Cennetlere konulurlar. Oradaki yaşam temennileri "selam"dır.

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/23-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْلِمِينَ — muslimine · "müslüman"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

رُبَمَا يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ كَانُوا مُسْلِم۪ينَ

Rubema yeveddullezine keferu lev kanu muslimin.

Gün gelecek, Kafirler: "Keşke Müslim olsaydık." diye yakınacaklar.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/2-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** بِسَلَـٰمٍ — biselamin · "esenlikle"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

اُدْخُلُوهَا بِسَلَامٍ اٰمِن۪ينَ

Udhuluha bi selamin aminin.

Onlara: "Güven ve esenlik içinde oraya girin." denecek.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/46-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 52. ayet

- **Geçtiği form:** سَلَـٰمًۭا — selamen · "Selam"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَاماًۜ قَالَ اِنَّا مِنْكُمْ وَجِلُونَ

İz dehalu aleyhi fe kalu selama, kale inna minkum vecilun.

İbrahim'in yanına girdiklerinde, "Selam." dediler. İbrahim: "Doğrusu, sizden korkuyoruz." dedi.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/52-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّلَمَ — s-seleme · "teslim olurlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

اَلَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ ظَالِم۪ٓي اَنْفُسِهِمْۖ فَاَلْقَوُا السَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِنْ سُٓوءٍۜ بَلٰٓى اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

Ellezine teteveffahumul melaiketu zalimi enfusihim fe elkavus seleme ma kunna na'melu min su', bela innallahe alimun bima kuntum ta'melun.

Melekler, kendilerine haksızlık yapanların canlarını alacakları zaman, onlar, teslimiyet içinde: "Biz, kötü bir iş yapmadık." dediler. Hayır! Kuşkusuz, Allah, yapmış olduğunuz şeyleri çok iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/28-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** سَلَـٰمٌ — selamun · "selam"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

اَلَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ طَيِّب۪ينَۙ يَقُولُونَ سَلَامٌ عَلَيْكُمُۙ ادْخُلُوا الْجَنَّةَ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

Ellezine teteveffahumul melaiketu tayyibine yekulune selamun aleykumudhulul cennete bima kuntum ta'melun.

Melekler, onların canlarını tayyib şekilde alırlar. "Selam size. Yapmış olduğunuz iyi şeylere karşılık girin Cennete." derler.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/32-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 81. ayet

- **Geçtiği form:** تُسْلِمُونَ — tuslimune · "teslim (müslüman) olursunuz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِمَّا خَلَقَ ظِلَالاً وَجَعَلَ لَكُمْ مِنَ الْجِبَالِ اَكْنَاناً وَجَعَلَ لَكُمْ سَرَاب۪يلَ تَق۪يكُمُ الْحَرَّ وَسَرَاب۪يلَ تَق۪يكُمْ بَأْسَكُمْۜ كَذٰلِكَ يُتِمُّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْلِمُونَ

Vallahu ceale lekum mimma halaka zılalen ve ceale lekum minel cibali eknanen ve ceale lekum serabile tekikumul harra ve serabile tekikum be'sekum, kezalike yutimmu ni'metehu aleykum leallekum tuslimun.

Allah, sizin için, yarattığı şeylerden gölgeler yaptı. Sizin için dağlardan sığınaklar, sizi sıcaktan koruyacak giysiler ve şiddetli darbelerden koruyacak giysiler yaptı. Sizin üzerinizdeki nimetini işte böyle tamamlıyor. Umulur ki; böylece teslim olursunuz.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/81-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 87. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّلَمَ ۖ — s-seleme · "teslim"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَاَلْقَوْا اِلَى اللّٰهِ يَوْمَئِذٍۨ السَّلَمَ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ

Ve elkav ilallahi yevme izinis seleme ve dalle anhum ma kanu yefterun.

O Gün, Allah'a teslim olurlar. Uydurdukları şeyler, yüzüstü bırakarak onlardan uzaklaşırlar.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/87-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 89. ayet

- **Geçtiği form:** لِلْمُسْلِمِينَ — lilmuslimine · "müslümanlara"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَيَوْمَ نَبْعَثُ ف۪ي كُلِّ اُمَّةٍ شَه۪يداً عَلَيْهِمْ مِنْ اَنْفُسِهِمْ وَجِئْنَا بِكَ شَه۪يداً عَلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ تِبْيَاناً لِكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِم۪ينَ۟

Ve yevme neb'asu fi kulli ummetin şehiden aleyhim min enfusihim ve ci'nabike şehiden ala haula, ve nezzelna aleykel kitabe tibyanen likulli şey'in ve huden ve rahmeten ve buşra lil muslimin.

Biz, O Gün, her ümmet için kendi aralarından üzerlerine bir tanık getireceğiz. Seni de teslim olanlar için yol gösterici, rahmet ve haber verici olarak sana indirdiğimiz Kitap ile her şeyin açıklandığına dair bunlara tanıklık yapman için getireceğiz.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/89-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 102. ayet

- **Geçtiği form:** لِلْمُسْلِمِينَ — lilmuslimine · "müslümanlara"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

قُلْ نَزَّلَهُ رُوحُ الْقُدُسِ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ لِيُثَبِّتَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِم۪ينَ

Kul nezzelehu ruhul kudusi min rabbike bil hakkı li yusebbitellezine amenu ve huden ve buşra lil muslimin.

De ki: "İman Edenlerin; imanlarını pekiştirmek, Müslimlere kılavuz ve müjde olmak üzere, Rabb'inden, Hakk ile o Kudus'un Ruhu çokça indi."

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/102-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** وَسَلَـٰمٌ — ve selamun · "selam olsun!"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

وَسَلَامٌ عَلَيْهِ يَوْمَ وُلِدَ وَيَوْمَ يَمُوتُ وَيَوْمَ يُبْعَثُ حَياًّ۟

Ve selamun aleyhi yevme vulide ve yevme yemutu ve yevme yub'asu hayya.

Doğduğu gün, öleceği gün ve canlı olarak yeniden diriltileceği gün onun üzerine selam olsun.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/15-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلسَّلَـٰمُ — ve sselamu · "ve esenlik verilmiştir"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

وَالسَّلَامُ عَلَيَّ يَوْمَ وُلِدْتُ وَيَوْمَ اَمُوتُ وَيَوْمَ اُبْعَثُ حَياًّ

Ves selamu aleyye yevme vulidtu ve yevme emutu ve yevme ub'asu hayya.

"Doğurulduğum gün, öleceğim gün ve canlı olarak diriltileceğim gün, selam benim üzerimedir."

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/33-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** سَلَـٰمٌ — selamun · "selam"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

قَالَ سَلَامٌ عَلَيْكَۚ سَاَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبّ۪يۜ اِنَّهُ  كَانَ ب۪ي حَفِياًّ

Kale selamun aleyk, se estagfiru leke rabbi, innehu kane bi hafiyya.

"Sana selam olsun. Seni affetmesi için Rabb'imden bağışlanma dileyeceğim. Kuşkusuz O, bana çok lütufkardır."

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/47-ayet-meali.md_

### 19. Meryem suresi 62. ayet

- **Geçtiği form:** سَلَـٰمًۭا ۖ — selamen · "selam"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْواً اِلَّا سَلَاماًۜ وَلَهُمْ رِزْقُهُمْ ف۪يهَا بُكْرَةً وَعَشِياًّ

La yesmeune fiha lagven illa selama, ve lehum rızkuhum fiha bukreten ve aşiyya.

Onlar, orada boş söz işitmezler. Ancak "selam" işitirler. Ve orada, onların sabah akşam rızıkları vardır.

_https://acikkuran.com/meryem-suresi/62-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلسَّلَـٰمُ — ve sselamu · "ve Esenlik"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

فَأْتِيَاهُ فَقُولَٓا اِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَاَرْسِلْ مَعَنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْۜ قَدْ جِئْنَاكَ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكَۜ وَالسَّلَامُ عَلٰى مَنِ اتَّـبَعَ الْهُدٰى

Fe'tiyahu fe kula inna resula rabbike fe ersil meana beni israile ve la tuazzibhum, kad ci'nake bi ayetin min rabbik, ves selamu ala menittebeal huda.

"Hemen ona gidin: "Kuşkusuz ki biz Rabb'inin iki Resul'üyüz. Artık İsrailoğulları'nı bizimle gönder ve onlara azap etme. Doğrusu biz sana bir ayet ile geldik. Selam doğru yola uyanlaradır."

_https://acikkuran.com/taha-suresi/47-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 69. ayet

- **Geçtiği form:** وَسَلَـٰمًا — ve selamen · "ve esenlik"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

قُلْنَا يَا نَارُ كُون۪ي بَرْداً وَسَلَاماً عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَۙ

Kulna ya naru kuni berden ve selamen ala ibrahim.

"Ey ateş! İbrahim'e serin ve esenlik ol." dedik.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/69-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 108. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسْلِمُونَ — muslimune · "O'na teslim olacak-"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

قُلْ اِنَّمَا يُوحٰٓى اِلَيَّ اَنَّـمَٓا اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ

Kul innema yuha ileyye ennema ilahukum ilahun vahid, fe hel entum muslimun.

De ki: "Bana, sizin ilahınızın ancak tek bir ilah olduğu vahyolundu. Artık O'na teslim olacak mısınız?"

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/108-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** أَسْلِمُوا۟ ۗ — eslimu · "teslim olun"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَلِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكاً لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَه۪يمَةِ الْاَنْعَامِۜ فَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَلَـهُٓ اَسْلِمُواۜ وَبَشِّرِ الْمُخْبِت۪ينَۙ

Ve li kulli ummetin cealna menseken li yezkurusmallahi ala ma razakahum min behimetil en'am, fe ilahukum ilahun vahıdun fe lehu eslimu ve beşşiril muhbitin.

Rızık olarak verilen hayvanların üzerine Allah'ın adını anmaları için bütün ümmetlere mensek tayin ettik. Sizin ilahınız bir tek ilahtır. Artık yalnızca ona teslim olun. Samimi İnsanları haberdar et.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/34-ayet-meali.md_

### 22. Hac suresi 78. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسْلِمِينَ — l-muslimine · "müslümanlar"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَجَاهِدُوا فِي اللّٰهِ حَقَّ جِهَادِه۪ۜ هُوَ اجْتَبٰيكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِي الدّ۪ينِ مِنْ حَرَجٍۜ مِلَّةَ اَب۪يكُمْ اِبْرٰه۪يمَۜ هُوَ سَمّٰيكُمُ الْمُسْلِم۪ينَ مِنْ قَبْلُ وَف۪ي هٰذَا لِيَكُونَ الرَّسُولُ شَه۪يداً عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِۚ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاعْتَصِمُوا بِاللّٰهِۜ هُوَ مَوْلٰيكُمْۚ فَنِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪يرُ

Ve cahidu fillahi hakka cihadih, huvectebakum ve ma ceale aleykum fid dini min harac, millete ebikum ibrahim, huve semmakumul muslimine min kablu ve fi haza li yekuner resulu şehiden aleykum ve tekunu şuhedae alen nas, fe ekimus salate ve atuz zekate va'tesımu billah, huve mevlakum, fe ni'mel mevla ve ni'men nasir.

Allah yolunda gerektiği gibi cihad edin. O sizi seçti. Dinde size bir zorluk yüklemedi. Bu atanız İbrahim'in milleti. O, daha önce de şimdi de sizi Müslimler olarak isimlendirdi. Resul, size tanık olsun, siz de diğer İnsanlara. Öyleyse salatı ikame edin, zekatı yapın ve Allah'a sımsıkı bağlanın. O, sizin mevlanızdır. Ne güzel Mevla ne güzel yardımcıdır.

_https://acikkuran.com/hac-suresi/78-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** وَتُسَلِّمُوا۟ — ve tusellimu · "ve selam vermeden"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتاً غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتّٰى تَسْتَأْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلٰٓى اَهْلِهَاۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Ya eyyuhellezine amenu la tedhulu buyuten gayra buyutikum hatta teste'nisu ve tusellimu ala ehliha, zalikum hayrun lekum leallekum tezekkerun.

Ey İman Edenler! Kendi evinizden başka evlere, sahiplerinin sizi istekle karşılayacaklarından emin olmadan ve selam vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır. Umulur ki öğüt alırsınız.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/27-ayet-meali.md_

### 24. Nur suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** فَسَلِّمُوا۟ — fesellimu · "selam verin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْمَر۪يضِ حَرَجٌ وَلَا عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ اَنْ تَأْكُلُوا مِنْ بُيُوتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اٰبَٓائِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اُمَّهَاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اِخْوَانِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَخَوَاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَعْمَامِكُمْ اَوْ بُيُوتِ عَمَّاتِكُمْ اَوْ بُيُوتِ اَخْوَالِكُمْ اَوْ بُيُوتِ خَالَاتِكُمْ اَوْ مَا مَلَكْتُمْ مَفَاتِحَهُٓ اَوْ صَد۪يقِكُمْۜ لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَأْكُلُوا جَم۪يعاً اَوْ اَشْتَاتاًۜ فَاِذَا دَخَلْتُمْ بُيُوتاً فَسَلِّمُوا عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ تَحِيَّةً مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُبَارَكَةً طَيِّبَةًۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ۟

Leyse alel a'ma haracun ve la alel a'raci haracun ve la alel maridı haracun ve la ala enfusikum en te'kulu min buyutikum ev buyuti abaikum ev buyuti ummehatikum ev buyuti ihvanikum ev buyuti ehavatikum ev buyuti a'mamikum ev buyuti ammatikum ev buyuti ahvalikum ev buyuti halatikum ev ma melektum mefatihahu ev sadikıkum, leyse aleykum cunahun en te'kulu cemian ev eştata, fe iza dahaltum buyuten fe sellimu ala enfusikum tehıyyeten min indillahi mubareketen tayyibeh, kezalike yubeyyinullahu lekumul ayati leallekum ta'kılun.

Köre bir sınırlama yoktur. Sakat olana bir sınırlama yoktur. Hasta olana bir sınırlama yoktur. ve size de evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına sahip olduğunuz yerlerde veya arkadaşlarınızın evlerinde yemek yemenizde bir sakınca yoktur. Toplu olarak veya ayrı ayrı olarak yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından kutlu ve temiz bir selam ile selam verin. İşte Allah, size ayetlerini böylece açıklıyor. Umulur ki böylece aklınızı kullanırsınız.

_https://acikkuran.com/nur-suresi/61-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 63. ayet

- **Geçtiği form:** سَلَـٰمًۭا — selamen · "Selam"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَعِبَادُ الرَّحْمٰنِ الَّذ۪ينَ يَمْشُونَ عَلَى الْاَرْضِ هَوْناً وَاِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَاماً

Ve ibadur rahmanillezine yemşune alel ardı hevnen ve iza hatabehumul cahilune kalu selama.

Rahman'ın kulları yeryüzünde alçak gönüllülükle yürürler. Cahiller, onlara laf attıkları zaman, "Selam." derler.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/63-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** وَسَلَـٰمًا — ve selamen · "ve selam ile"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

اُو۬لٰٓئِكَ يُجْزَوْنَ الْغُرْفَةَ بِمَا صَبَرُوا وَيُلَقَّوْنَ ف۪يهَا تَحِيَّةً وَسَلَاماًۙ

Ulaike yuczevnel gurfete bi ma saberu ve yulekkavne fiha tahiyyeten ve selama.

İşte onlar, sabretmelerine karşılık yüksek makamlarla ödüllendirilecekler. Orada saygınlık ve esenlik dilekleriyle karşılanacaklardır.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/75-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 89. ayet

- **Geçtiği form:** سَلِيمٍۢ — selimin · "sağlam ve temiz"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim · belirsiz

اِلَّا مَنْ اَتَى اللّٰهَ بِقَلْبٍ سَل۪يمٍۜ

İlla men etallahe bi kalbin selim.

"Allah'a selim bir kalple gelenler hariç."

_https://acikkuran.com/suara-suresi/89-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْلِمِينَ — muslimine · "teslim olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

اَلَّا تَعْلُوا عَلَيَّ وَأْتُون۪ي مُسْلِم۪ينَ۟

Ella ta'lu aleyye ve'tuni muslimin.

"Sakın bana karşı büyüklük taslamayın. Teslimiyet içinde bana gelin!" diyor.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/31-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْلِمِينَ — muslimine · "teslim olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

قَالَ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَؤُ۬ا اَيُّكُمْ يَأْت۪ين۪ي بِعَرْشِهَا قَبْلَ اَنْ يَأْتُون۪ي مُسْلِم۪ينَ

Kale ya eyyuhel meleu eyyekum ye'tini bi arşiha kable en ye'tuni muslimin.

Süleyman: "Ey meleler! Onlar teslimiyet içinde bana gelmeden önce hanginiz onun tahtını bana getirebilir?" dedi.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/38-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 42. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْلِمِينَ — muslimine · "müslüman"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

فَلَمَّا جَٓاءَتْ ق۪يلَ اَهٰكَذَا عَرْشُكِۜ قَالَتْ كَاَنَّهُ هُوَۚ وَاُو۫ت۪ينَا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِهَا وَكُنَّا مُسْلِم۪ينَ

Fe lemma caet kile e hakeza arşuk, kalet ke ennehu huve ve utinel ilme min kabliha ve kunna muslimin.

Melike geldiğinde ona: "Senin tahtın böyle miydi?" denildi. "Sanki onun gibi." dedi. Ve "Bize daha önce bilgi verildi ve biz teslimiyet gösterdik!"

_https://acikkuran.com/neml-suresi/42-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَسْلَمْتُ — ve eslemtu · "ve teslim oldum"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

ق۪يلَ لَهَا ادْخُلِي الصَّرْحَۚ فَلَمَّا رَاَتْهُ حَسِبَتْهُ لُجَّةً وَكَشَفَتْ عَنْ سَاقَيْهَاۜ قَالَ اِنَّهُ صَرْحٌ مُمَرَّدٌ مِنْ قَوَار۪يرَۜ قَالَتْ رَبِّ اِنّ۪ي ظَلَمْتُ نَفْس۪ي وَاَسْلَمْتُ مَعَ سُلَيْمٰنَ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۟

Kile lehadhulis sarh, fe lemma raethu hasibethu lucceten ve keşefet an sakayha, kale innehu sarhun mumerradun min kavarir, kalet rabbi inni zalemtu nefsi ve eslemtu mea suleymane lillahi rabbil alemin.

Ona, "Köşke gir!" denildi. Köşkü görünce, onu derin su sanarak bacaklarını sıvadı. Süleyman, "Bu billurdan döşenmiş şeffaf bir zemindir." dedi. Melike, "Rabb'im, ben kendime haksızlık ettim. Süleyman ile birlikte alemlerin Rabb'i olan Allah'a teslim oldum." dedi.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/44-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 59. ayet

- **Geçtiği form:** وَسَلَـٰمٌ — ve selamun · "ve selam"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

قُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ وَسَلَامٌ عَلٰى عِبَادِهِ الَّذ۪ينَ اصْطَفٰىۜ آٰللّٰهُ خَيْرٌ اَمَّا يُشْرِكُونَۜ

Kulil hamdu lillahi ve selamun ala ibadihillezinastafa, allahu hayrun emma yuşrikun.

De ki: "Allah'a hamd olsun." Selam onun seçtiği kullarının üzerinedir. Allah mı daha hayırlıdır yoksa ona şirk koştukları mı?

_https://acikkuran.com/neml-suresi/59-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 81. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسْلِمُونَ — muslimune · "müslümanlardır"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَمَٓا اَنْتَ بِهَادِي الْعُمْيِ عَنْ ضَلَالَتِهِمْۜ اِنْ تُسْمِــعُ اِلَّا مَنْ يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ مُسْلِمُونَ

Ve ma ente bi hadil umyi an dalaletihim, in tusmiu illa men yu'minu bi ayatina fe hum muslimun.

Sen körleri, sapkınlıktan çevirip doğru yola iletemezsin; sen ancak ayetlerimize iman edip teslim olanlara gerçeği duyurabilirsin.

_https://acikkuran.com/neml-suresi/81-ayet-meali.md_

### 27. Neml suresi 91. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسْلِمِينَ — l-muslimine · "müslümanlar-"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

اِنَّـمَٓا اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ رَبَّ هٰذِهِ الْبَلْدَةِ الَّذ۪ي حَرَّمَهَا وَلَهُ كُلُّ شَيْءٍۘ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَۙ

İnnema umirtu en a'bude rabbe hazihil beldetillezi harremeha ve lehu kullu şey'in ve umırtu en ekune minel muslimin.

Ben, sadece bu beldeye saygınlık veren Rabb'e kul olmakla emrolundum! Her şey O'nundur. Ve ben Müslim olmakla emrolundum!

_https://acikkuran.com/neml-suresi/91-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 53. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْلِمِينَ — muslimine · "müslümanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَاِذَا يُتْلٰى عَلَيْهِمْ قَالُٓوا اٰمَنَّا بِه۪ٓ اِنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا مِنْ قَبْلِه۪ مُسْلِم۪ينَ

Ve iza yutla aleyhim kalu amenna bihi innehul hakku min rabbina inna kunna min kablihi muslimin.

Onlara okunduğu zaman: "Ona inandık. Kuşkusuz o, Rabb'imizden gelen Hakk'tır. Biz ondan önce de teslim olanlardık." dediler.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/53-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 55. ayet

- **Geçtiği form:** سَلَـٰمٌ — selamun · "selam"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

وَاِذَا سَمِعُوا اللَّغْوَ اَعْرَضُوا عَنْهُ وَقَالُوا لَـنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۘ سَلَامٌ عَلَيْكُمْۘ لَا نَبْتَغِي الْجَاهِل۪ينَ

Ve iza semiullagve a'radu anhu, ve kalu lena a'maluna ve lekum a'malukum selamun aleykum la nebtegil cahilin.

Onlar, kötü ve çirkin bir söz duydukları zaman, ondan yüz çevirirler. Ve: "Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Selam üzerinize olsun. Bizim cahillerle işimiz olmaz." derler.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/55-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْلِمُونَ — muslimune · "teslim olanlarız"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَلَا تُجَادِلُٓوا اَهْلَ الْكِتَابِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۗ اِلَّا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ وَقُولُٓوا اٰمَنَّا بِالَّـذ۪ٓي اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَاُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَاِلٰهُنَا وَاِلٰهُكُمْ وَاحِدٌ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ

Ve la tucadilu ehlel kitabi illa billeti hiye ahsenu illellezine zalemu minhum ve kulu amenna billezi unzile ileyna ve unzile ileykum ve ilahuna ve ilahukum vahıdun ve nahnu lehu muslimun.

Haksızlık edenleri hariç, Kitap Ehli ile ancak en iyi şekilde mücadele edin. Ve deyin ki: "Biz, bize indirilene de size indirilene de iman ettik. Bizim ve sizin ilahınız birdir. Biz de O'na teslim olanlarız."

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/46-ayet-meali.md_

### 30. Rum suresi 53. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسْلِمُونَ — muslimune · "müslüman olurlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

وَمَٓا اَنْـتَ بِهَادِ الْعُمْيِ عَنْ ضَلَالَتِهِمْۜ اِنْ تُسْمِعُ اِلَّا مَنْ يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ مُسْلِمُونَ۟

Ve ma ente bi hadil umyi an dalaletihim, in tusmiu illa men yu'minu bi ayatina fe hum muslimun.

Sen, körleri sapkınlıklarından kurtarıp doğru yola iletemezsin. Sen, ayetlerimizi ancak iman edeceklere duyurabilirsin; zira onlar teslim olmuş kimselerdir.

_https://acikkuran.com/rum-suresi/53-ayet-meali.md_

### 31. Lokman suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** يُسْلِمْ — yuslim · "teslim ederse"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَمَنْ يُسْلِمْ وَجْهَهُٓ اِلَى اللّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۜ وَاِلَى اللّٰهِ عَاقِبَةُ الْاُمُورِ

Ve men yuslim vechehu ilallahi ve huve muhsinun fe kadistemseke bil urvetil vuska, ve ilallahi akibetul umur.

Kim muhsin olarak, tüm varlığı ile Allah'a yönelirse, işte o, gerçekten en sağlam tutamağa tutunmuştur. İşlerin sonucu yalnızca Allah'a aittir.

_https://acikkuran.com/lokman-suresi/22-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** وَتَسْلِيمًۭا — ve teslimen · "ve teslimiyetlerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim · belirsiz

وَلَمَّا رَاَ الْمُؤْمِنُونَ الْاَحْزَابَۙ قَالُوا هٰذَا مَا وَعَدَنَا اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَصَدَقَ اللّٰهُ وَرَسُولُهُۘ وَمَا زَادَهُمْ اِلَّٓا ا۪يمَاناً وَتَسْل۪يماًۜ

Ve lemma real mu'minunel ahzabe kalu haza ma vaadenallahu ve resuluhu ve sadakallahu ve resuluhu ve ma zadehum illa imanen ve teslima.

Mü'minler, düşman birliklerini gördükleri zaman: "İşte bu, Allah'ın ve Resul'ünün bize söz verdiği şeydir. Allah ve O'nun Resul'ü doğru söyledi." Bu, onların yalnızca iman ve teslimiyetlerini arttırdı.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/22-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسْلِمِينَ — l-muslimine · "müslüman erkekler"
  - **Dil bilgisi:** özel isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

اِنَّ الْمُسْلِم۪ينَ وَالْمُسْلِمَاتِ وَالْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِق۪ينَ وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِر۪ينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْخَاشِع۪ينَ وَالْخَاشِعَاتِ وَالْمُتَصَدِّق۪ينَ وَالْمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّٓائِم۪ينَ وَالصَّٓائِمَاتِ وَالْحَافِظ۪ينَ فُرُوجَهُمْ وَالْحَافِظَاتِ وَالذَّاكِر۪ينَ اللّٰهَ كَث۪يراً وَالذَّاكِرَاتِ اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْراً عَظ۪يماً

İnnel muslimine vel muslimati vel mu'minine vel mu'minati vel kanitine vel kanitati ves sadikine ves sadikati ves sabirine ves sabirati vel haşiine vel haşiati vel mutesaddikine vel mutesaddikati ves saimine ves saimati vel hafızine furucehum vel hafızati vez zakirinallahe kesiren vez zakirati eaddallahu lehum magfireten ve ecren azima.

Müslim erkekler ve Müslim kadınlar, Mü'min erkekler ve Mü'min kadınlar, adanmış erkekler ve adanmış kadınlar, sadık erkekler ve sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, huşulu erkekler ve huşulu kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, saim olan erkekler ve saim olan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar ve Allah'ı çok zikreden erkekler ve Allah'ı çok zikreden kadınlar; Allah, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamıştır.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/35-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 35. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلْمُسْلِمَـٰتِ — velmuslimati · "ve müslüman kadınlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · dişil, çoğul · mansub isim

اِنَّ الْمُسْلِم۪ينَ وَالْمُسْلِمَاتِ وَالْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِق۪ينَ وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِر۪ينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْخَاشِع۪ينَ وَالْخَاشِعَاتِ وَالْمُتَصَدِّق۪ينَ وَالْمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّٓائِم۪ينَ وَالصَّٓائِمَاتِ وَالْحَافِظ۪ينَ فُرُوجَهُمْ وَالْحَافِظَاتِ وَالذَّاكِر۪ينَ اللّٰهَ كَث۪يراً وَالذَّاكِرَاتِ اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْراً عَظ۪يماً

İnnel muslimine vel muslimati vel mu'minine vel mu'minati vel kanitine vel kanitati ves sadikine ves sadikati ves sabirine ves sabirati vel haşiine vel haşiati vel mutesaddikine vel mutesaddikati ves saimine ves saimati vel hafızine furucehum vel hafızati vez zakirinallahe kesiren vez zakirati eaddallahu lehum magfireten ve ecren azima.

Müslim erkekler ve Müslim kadınlar, Mü'min erkekler ve Mü'min kadınlar, adanmış erkekler ve adanmış kadınlar, sadık erkekler ve sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, huşulu erkekler ve huşulu kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, saim olan erkekler ve saim olan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar ve Allah'ı çok zikreden erkekler ve Allah'ı çok zikreden kadınlar; Allah, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamıştır.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/35-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** سَلَـٰمٌۭ ۚ — selamun · "selam ile"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim · belirsiz

تَحِيَّتُهُمْ يَوْمَ يَلْقَوْنَهُ سَلَامٌۚ وَاَعَدَّ لَهُمْ اَجْراً كَر۪يماً

Tehiyyetuhum yevme yelkavnehu selam, ve eadde lehum ecren kerima.

O'na kavuşacakları gün, "selam" ile karşılanırlar. Onlar için cömertçe ödül hazırlanmıştır.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/44-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 56. ayet

- **Geçtiği form:** وَسَلِّمُوا۟ — ve sellimu · "ve selam edin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tef'il kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّۜ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْل۪يماً

İnnallahe ve melaiketehu yusallune alen nebiyyi, ya eyyuhellezine amenu sallu aleyhi ve sellimu teslima.

Kuşkusuz Allah ve melekleri, Nebi'ye salat ederler. Ey İman Edenler! Siz de O'na salat edin. Tam bir bağlılıkla selam edin.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/56-ayet-meali.md_

### 33. Ahzab suresi 56. ayet

- **Geçtiği form:** تَسْلِيمًا — teslimen · "içtenlikle"
  - **Dil bilgisi:** isim · tef'il kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim · belirsiz

اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّۜ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْل۪يماً

İnnallahe ve melaiketehu yusallune alen nebiyyi, ya eyyuhellezine amenu sallu aleyhi ve sellimu teslima.

Kuşkusuz Allah ve melekleri, Nebi'ye salat ederler. Ey İman Edenler! Siz de O'na salat edin. Tam bir bağlılıkla selam edin.

_https://acikkuran.com/ahzab-suresi/56-ayet-meali.md_

---
Sonraki: https://acikkuran.com/root/slm.md?page=2
Alındığı tarih: 2026-08-12
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
