# Sin-Kaf-Ye — سقي (sqy)

> Kur'an'da 25 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/sqy

- **Anlam:** Su vermek, sulamak, içirmek, susuzluğu gidermek, sulama yapmak, suvarmak
- **Türevleri:** أَسْقَيْ (8) · سِقَايَة (2) · سَقَىٰ (12) · سُقْيَٰ (1) · ٱسْتَسْقَىٰ (2)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 60. ayet

- **Geçtiği form:** ٱسْتَسْقَىٰ — steska · "su istemişti"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَاِذِ اسْتَسْقٰى مُوسٰى لِقَوْمِه۪ فَقُلْنَا اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرَۜ فَانْفَجَرَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْناًۜ قَدْ عَلِمَ كُلُّ اُنَاسٍ مَشْرَبَهُمْۜ كُلُوا وَاشْرَبُوا مِنْ رِزْقِ اللّٰهِ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ

Ve izisteska musa li kavmihi fe kulnadrib bi asakel hacer fenfeceret minhusneta aşrete ayna, kad alime kullu unasin meşrebehum kulu veşrebu min rızkıllahi ve la ta'sev fil ardı mufsidin.

Hani! Musa, halkı için su istemişti. Biz de demiştik ki: "Asanla kayaya vur." Bunun üzerine kayadan on iki göz su fışkırmıştı. Her grup hangi kaynaktan içeceğini bilmişti. Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için fakat asilik yaparak yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/60-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 71. ayet

- **Geçtiği form:** تَسْقِى — teski · "ve sulamaz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ لَا ذَلُولٌ تُث۪يرُ الْاَرْضَ وَلَا تَسْقِي الْحَرْثَۚ مُسَلَّمَةٌ لَا شِيَةَ ف۪يهَاۜ قَالُوا الْـٰٔنَ جِئْتَ بِالْحَقِّۜ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُوا يَفْعَلُونَ۟

Kale innehu yekulu inneha bakaratun la zelulun tusirul arda ve la teskıl hars, musellemetun la şiyete fiha kalul'ane ci'te bil hakk, fe zebehuha ve ma kadu yef'alun.

Musa: "Allah, onun ekin sulayarak, çifte koşularak yıpranmamış; alacası olmayan, kusursuz bir sığır olduğunu söylüyor." dedi. Onlar: "İşte şimdi gerçeği bildirdin." dediler. Ve nihayet sığırı boğazladılar. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/71-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 160. ayet

- **Geçtiği form:** ٱسْتَسْقَىٰهُ — steskahu · "su istediği"
  - **Dil bilgisi:** fiil · istif'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَقَطَّعْنَاهُمُ اثْنَتَيْ عَشْرَةَ اَسْبَاطاً اُمَماًۜ وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اِذِ اسْتَسْقٰيهُ قَوْمُهُٓ اَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرَۚ فَانْبَجَسَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْناًۜ قَدْ عَلِمَ كُلُّ اُنَاسٍ مَشْرَبَهُمْۜ وَظَلَّلْنَا عَلَيْهِمُ الْغَمَامَ وَاَنْزَلْنَا عَلَيْهِمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰىۜ  كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْۜ وَمَا ظَلَمُونَا وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Ve katta'nahumusnetey aşrete esbatan umema, ve evhayna ila musa izisteskahu kavmuhu enıdrıb bi asakel hacer, fenbeceset minhusneta aşrete ayna, kad alime kullu unasin meşrebehum, ve zallelna aleyhimul gamame ve enzelna aleyhimul menne ves selva, kulu min tayyibati ma rezaknakum, ve ma zalemuna ve lakin kanu enfusehum yazlimun.

Biz, onları oymaklar halinde on iki topluluğa ayırdık. Halkı ondan su isteyince, Musa'ya, "Asanı taşa vur!" diye vahyettik. Ondan on iki pınar fışkırdı. Her topluluk su alacağı kaynağı bildi. Üzerlerine buluttan gölgelik yaptık, onlara menn ve bıldırcın bağışladık. "Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin." Onlar, bize zulmetmediler, fakat kendilerine zulmediyorlardı.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/160-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** سِقَايَةَ — sikayete · "su vermeyi"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

اَجَعَلْتُمْ سِقَايَةَ الْحَٓاجِّ وَعِمَارَةَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ كَمَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَجَاهَدَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ لَا يَسْتَوُ۫نَ عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۢ

E cealtum sikayetel hacci ve ımaretel mescidil harami ke men amene billahi vel yevmil ahıri ve cahede fi sebilillah, la yestevune ındallah, vallahu la yehdil kavmez zalimin.

Siz, hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram'ı imar etmeyi; Allah'a ve ahiret gününe iman edip, Allah yolunda cihat edenlerle bir mi tuttunuz? Bunlar, Allah'ın yanında bir değildir. Allah, zalim olan halkı doğru yola iletmez.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/19-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** فَيَسْقِى — feyeski · "yine sunacak"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

يَا صَاحِبَيِ السِّجْنِ اَمَّٓا اَحَدُكُمَا فَيَسْق۪ي رَبَّهُ خَمْراًۚ وَاَمَّا الْاٰخَرُ فَيُصْلَبُ فَتَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْ رَأْسِه۪ۜ قُضِيَ الْاَمْرُ الَّذ۪ي ف۪يهِ تَسْتَفْتِيَانِۜ

Ya sahıbeyis sicni emma ehadukuma fe yeski rabbehu hamra, ve emmel aharu fe yuslebu fe te'kulut tayru min re'sih, kudiyel emrullezi fihi testeftiyan.

"Ey zindan arkadaşlarım! Biriniz rabbine yine içki sunacak, biriniz ise asılacak ve kuşlar onun başından yiyecek. Bana sorduğunuz rüyanın gerçekleşecek yorumu budur."

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/41-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 70. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسِّقَايَةَ — s-sikayete · "su tasını"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil · mansub isim

فَلَمَّا جَهَّزَهُمْ بِجَهَازِهِمْ جَعَلَ السِّقَايَةَ ف۪ي رَحْلِ اَخ۪يهِ ثُمَّ اَذَّنَ مُؤَذِّنٌ اَيَّتُهَا الْع۪يرُ اِنَّكُمْ لَسَارِقُونَ

Fe lemma cehhezehum bi cehazihim ceales sikayete fi rahli ahihi, summe ezzene muezzinun eyyetuhel iru innekum le sarikun.

Yüklerini yükletirken su kabını öz kardeşinin yükü içine koydurttu. Sonra bir çağırıcı: "Ey kervancılar! Siz hırsız kimselersiniz." diye seslendi.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/70-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** يُسْقَىٰ — yuska · "(bunların hepsi) sulanır"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَفِي الْاَرْضِ قِطَعٌ مُتَجَاوِرَاتٌ وَجَنَّاتٌ مِنْ اَعْنَابٍ وَزَرْعٌ وَنَخ۪يلٌ صِنْوَانٌ وَغَيْرُ صِنْوَانٍ يُسْقٰى بِمَٓاءٍ وَاحِدٍ۠ وَنُفَضِّلُ بَعْضَهَا عَلٰى بَعْضٍ فِي الْاُكُلِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

Ve fil ardı kıtaun mutecaviratun ve cennatun min a'nabin ve zer'un ve nahilun sınvanun ve gayru sınvanin yuska bi main vahid, ve nufaddılu ba'deha ala ba'dın fil ukul, inne fi zalike le ayatin li kavmin ya'kılun.

Yeryüzünde aynı su ile sulanan ve birbirine bitişik toprak parçalarında, üzümlerden bahçeler, ekinler, çatallı çatalsız hurma ağaçları vardır. Ve Biz, onları yenmesinde farklı farklı kılıyoruz. Aklını kullanan bir toplum için bunda ayetler vardır.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/4-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** وَيُسْقَىٰ — ve yuska · "kendisine içirilir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

مِنْ وَرَٓائِه۪ جَهَنَّمُ وَيُسْقٰى مِنْ مَٓاءٍ صَد۪يدٍۙ

Min veraihi cehennemu ve yuska min main sadid.

Onun ardından da Cehennem vardır ve irinli sudan içirilecektir.

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/16-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** فَأَسْقَيْنَـٰكُمُوهُ — fe eskaynakumuhu · "böylece sizi suladık"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

وَاَرْسَلْنَا الرِّيَاحَ لَوَاقِـحَ فَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَسْقَيْنَاكُمُوهُۚ وَمَٓا اَنْتُمْ لَهُ بِخَازِن۪ينَ

Ve erselner riyaha levakıha fe enzelna mines semai maen fe eskaynakumuh, ve ma entum lehu bi hazinin.

Biz, rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik. Gökten su indirdik ve sizi onunla suya kavuşturduk. Onun hazinelerini oluşturan siz değilsiniz.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/22-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 66. ayet

- **Geçtiği form:** نُّسْقِيكُم — nuskikum · "size içiriyoruz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاِنَّ لَكُمْ فِي الْاَنْعَامِ لَعِبْرَةًۜ  نُسْق۪يكُمْ مِمَّا ف۪ي بُطُونِه۪ مِنْ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَبَناً خَالِصاً سَٓائِغاً لِلشَّارِب۪ينَ

Ve inne lekum fil en'ami le ibreh, nuskikum mimma fi butunihi min beyni fersin ve demin lebenen halisen saigan liş şaribin.

Hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Size, onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından süzülüp gelen içimi lezzetli, halis bir süt içiriyoruz.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/66-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** نُّسْقِيكُم — nuskikum · "size içiriyoruz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاِنَّ لَكُمْ فِي الْاَنْعَامِ لَعِبْرَةًۜ نُسْق۪يكُمْ مِمَّا ف۪ي بُطُونِهَا وَلَكُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ كَث۪يرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَۙ

Ve inne lekum fil en'ami le ibreh, nuskikum mimma fi butuniha ve lekum fiha menafiu kesiretun ve minha te'kulun.

Hayvanlardan da sizin için alınacak dersler vardır. Onların karınlarındaki şeyden size içiriyoruz. Ve onlarda sizin için pek çok yararlar vardır. Ve onlardan yersiniz.

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/21-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 49. ayet

- **Geçtiği form:** وَنُسْقِيَهُۥ — ve nuskiyehu · "ve onunla sulayalım diye"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

لِنُحْيِيَ بِه۪ بَلْدَةً مَيْتاً وَنُسْقِيَهُ مِمَّا خَلَقْنَٓا اَنْعَاماً وَاَنَاسِيَّ كَث۪يراً

Li nuhyiye bihi beldeten meyten ve nuskıyehu mimma halakna en'amen ve enasiyye kesira.

Ki o yağmurla ölü bir beldeyi canlandırmak, yaratmış olduğumuz hayvanları ve insanları suya kavuşturmak içindir.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/49-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 79. ayet

- **Geçtiği form:** وَيَسْقِينِ — ve yeskini · "ve içiren"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَالَّذ۪ي هُوَ يُطْعِمُن۪ي وَيَسْق۪ينِۙ

Vellezi huve yut'ımuni ve yeskin.

"O'dur beni yediren ve içiren."

_https://acikkuran.com/suara-suresi/79-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** يَسْقُونَ — yeskune · "(hayvanlarını) sularken"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَمَّا وَرَدَ مَٓاءَ مَدْيَنَ وَجَدَ عَلَيْهِ اُمَّةً مِنَ النَّاسِ يَسْقُونَۘ وَوَجَدَ مِنْ دُونِهِمُ امْرَاَتَيْنِ تَذُودَانِۚ قَالَ مَا خَطْبُكُمَاۜ قَالَتَا لَا نَسْق۪ي حَتّٰى يُصْدِرَ الرِّعَٓاءُ وَاَبُونَا شَيْخٌ كَب۪يرٌ

Ve lemma verede mae medyene vecede aleyhi ummeten minen nasi yeskun, ve vecede min dunihimumreeteyni tezudan, kale ma hatbukuma, kaleta la neski hatta yusdirar riau ve ebuna şeyhun kebir.

Medyen suyuna vardığında, orada hayvanlarını sulamakta olan birçok İnsan gördü. Bir de sürülerini sulamayı gözetleyen iki kadın vardı. Onlara: "Neden böyle duruyorsunuz?" dedi. "Çobanlar sulayıp çekilmeden biz sulayamayız. Babamız çok ihtiyardır." dediler.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/23-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** نَسْقِى — neski · "biz sulayamayız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 1. şahıs, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَلَمَّا وَرَدَ مَٓاءَ مَدْيَنَ وَجَدَ عَلَيْهِ اُمَّةً مِنَ النَّاسِ يَسْقُونَۘ وَوَجَدَ مِنْ دُونِهِمُ امْرَاَتَيْنِ تَذُودَانِۚ قَالَ مَا خَطْبُكُمَاۜ قَالَتَا لَا نَسْق۪ي حَتّٰى يُصْدِرَ الرِّعَٓاءُ وَاَبُونَا شَيْخٌ كَب۪يرٌ

Ve lemma verede mae medyene vecede aleyhi ummeten minen nasi yeskun, ve vecede min dunihimumreeteyni tezudan, kale ma hatbukuma, kaleta la neski hatta yusdirar riau ve ebuna şeyhun kebir.

Medyen suyuna vardığında, orada hayvanlarını sulamakta olan birçok İnsan gördü. Bir de sürülerini sulamayı gözetleyen iki kadın vardı. Onlara: "Neden böyle duruyorsunuz?" dedi. "Çobanlar sulayıp çekilmeden biz sulayamayız. Babamız çok ihtiyardır." dediler.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/23-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 24. ayet

- **Geçtiği form:** فَسَقَىٰ — feseka · "(Musa) hemen suladı"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَسَقٰى لَهُمَا ثُمَّ تَوَلّٰٓى اِلَى الظِّلِّ فَقَالَ رَبِّ اِنّ۪ي لِمَٓا اَنْزَلْتَ اِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَق۪يرٌ

Fe seka lehuma summe tevella ilez zılli fe kale rabbi inni lima enzelte ileyye min hayrin fakir.

Bunun üzerine ikisi için hayvanları suladı. Sonra gölgeye çekildi. "Rabb'im! Ben, bana hayır olarak bağışlayacağın her şeye muhtacım." dedi.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/24-ayet-meali.md_

### 28. Kasas suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** سَقَيْتَ — sekayte · "sulamanın"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 2. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

فَجَٓاءَتْهُ اِحْدٰيهُمَا تَمْش۪ي عَلَى اسْتِحْيَٓاءٍۘ قَالَتْ اِنَّ اَب۪ي يَدْعُوكَ لِيَجْزِيَكَ اَجْرَ مَا سَقَيْتَ لَنَاۜ فَلَمَّا جَٓاءَهُ وَقَصَّ عَلَيْهِ الْقَصَصَۙ قَالَ لَا تَخَفْ۠ نَجَوْتَ مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ

Fe caethu ıhdahuma temşi alestihyain, kalet inne ebi yed'uke li yecziyeke ecra ma sekayte lena, fe lemma caehu ve kassa aleyhil kasasa kale la tehaf, necevte minel kavmiz zalimin.

Derken, iki kızdan biri utana utana Musa'ya geldi: "Babam, bizim yerimize sulamanın karşılığını vermek için seni çağırıyor." dedi. Musa, yanına vararak başından geçenleri anlattı. "Korkma! Zalimlerden kurtuldun." dedi.

_https://acikkuran.com/kasas-suresi/25-ayet-meali.md_

### 47. Muhammed suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** وَسُقُوا۟ — ve suku · "ve içirildiği"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ ف۪يهَٓا اَنْهَارٌ مِنْ مَٓاءٍ غَيْرِ اٰسِنٍۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ لَبَنٍ لَمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ خَمْرٍ لَذَّةٍ لِلشَّارِب۪ينَۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ عَسَلٍ مُصَفًّىۜ  وَلَهُمْ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَمَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْۜ   كَمَنْ هُوَ خَالِدٌ فِي النَّارِ وَسُقُوا مَٓاءً حَم۪يماً فَقَطَّعَ اَمْعَٓاءَهُمْ

Meselul cennetilleti vuidel muttekun, fiha enharun min main gayri asin, ve enharun min lebenin lem yetegayyer ta'muh, ve enharun min hamrin lezzetin liş şaribin, ve enharun min aselin musaffa, ve lehum fiha min kullis semerati ve magfiretun min rabbihim, ke men huve halidun fin nari ve suku maen hamimen fe kattaa em'aehum.

Takva sahiplerine söz verilen Cennet, şöyledir: İçinde; kokusu ve tadı değişmeyen sudan nehirler, tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere zevk veren hamrdan nehirler ve saf baldan nehirler bulunur. Orada, onlar için her türlü meyve bulunur. Onlara, Rabb'lerinden bağışlanma vardır. Bu kimseler, ateşte devamlı kalacak olan ve sıcak kaynar su içirilen, bundan dolayı da bağırsakları parça parça olan kimselerle bir olur mu hiç?

_https://acikkuran.com/muhammed-suresi/15-ayet-meali.md_

### 72. Cin suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** لَأَسْقَيْنَـٰهُم — leeskaynahum · "onları sulardık"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

وَاَنْ لَوِ اسْتَقَامُوا عَلَى الطَّر۪يقَةِ لَاَسْقَيْنَاهُمْ مَٓاءً غَدَقاًۙ

Ve en levistekamu alet tarikati le eskaynahum maen gadeka.

Eğer onlar, yolda dosdoğru gitselerdi, onları kesinlikle bol su ile sulardık ki;

_https://acikkuran.com/cin-suresi/16-ayet-meali.md_

### 76. İnsan suresi 17. ayet

- **Geçtiği form:** وَيُسْقَوْنَ — ve yuskavne · "ve onlara içirilir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · edilgen · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَيُسْقَوْنَ ف۪يهَا كَأْساً كَانَ مِزَاجُهَا زَنْجَب۪يلاًۚ

Ve yuskavne fiha ke'sen kane mizacuha zencebila.

Ve orada, karışımı zencefil olan kadehler sunulur.

_https://acikkuran.com/insan-suresi/17-ayet-meali.md_

### 76. İnsan suresi 21. ayet

- **Geçtiği form:** وَسَقَىٰهُمْ — ve sekahum · "ve onlara içirmiştir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

عَالِيَهُمْ ثِيَابُ سُنْدُسٍ خُضْرٌ وَاِسْتَبْرَقٌۘ وَحُلُّٓوا اَسَاوِرَ مِنْ فِضَّةٍۚ وَسَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ شَرَاباً طَهُوراً

Aliyehum siyabu sundusin hudrun ve istebrakun ve hullu esavira min fıddah, ve sekahum rabbuhum şaraben tahura.

Üzerlerinde yeşil ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler vardır. Gümüş bileziklerle süslenecekler. Rabb'leri onlara tertemiz içecekler sunacak.

_https://acikkuran.com/insan-suresi/21-ayet-meali.md_

### 77. Mürselat suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَسْقَيْنَـٰكُم — ve eskaynakum · "ve size içirmedik mi?"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, çoğul · geçmiş zaman

وَجَعَلْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ شَامِخَاتٍ وَاَسْقَيْنَاكُمْ مَٓاءً فُرَاتاًۜ

Ve cealna fiha revasiye şamihatin ve eskaynakum maen furata.

Orada oturaklı ağır baskılar yaptık. Size tatlı su içirdik.

_https://acikkuran.com/murselat-suresi/27-ayet-meali.md_

### 83. Mutaffifin suresi 25. ayet

- **Geçtiği form:** يُسْقَوْنَ — yuskavne · "onlara içirilir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · edilgen · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يُسْقَوْنَ مِنْ رَح۪يقٍ مَخْتُومٍۙ

Yuskavne min rahikın mahtum.

Onlara mühürlenmiş en leziz, en saf içecekler içirilir.

_https://acikkuran.com/mutaffifin-suresi/25-ayet-meali.md_

### 88. Gaşiye suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** تُسْقَىٰ — tuska · "kendilerine içirilir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · edilgen · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

تُسْقٰى مِنْ عَيْنٍ اٰنِيَةٍۜ

Tuska min aynin aniyeh.

Kaynar bir kaynaktan içirilirler.

_https://acikkuran.com/gasiye-suresi/5-ayet-meali.md_

### 91. Şems suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** وَسُقْيَـٰهَا — ve sukyaha · "ve onun su içmesini"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللّٰهِ نَاقَةَ اللّٰهِ وَسُقْيٰيهَا۠

Fe kale lehum resulullahi nakatallahi ve sukyaha.

Allah'ın Resul'ü Salih onlara, "O, Allah'ın dişi devesidir, onun su içme hakkına dokunmayın." dedi.

_https://acikkuran.com/sems-suresi/13-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-24
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
