# Sin-Ra-Fe — سرف (srf)

> Kur'an'da 23 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/srf

- **Anlam:** Aşırı gitmek, haddi aşmak, israf etmek, savurganlık yapmak, müsrif olmak, saçıp savurmak, fazla harcamak, ölçüyü kaçırmak, gereksiz yere harcamak
- **Türevleri:** إِسْرَاف (2) · أَسْرَفَ (6) · مُسْرِف (15)

## Geçtiği ayetler

### 3. Ali İmran suresi 147. ayet

- **Geçtiği form:** وَإِسْرَافَنَا — ve israfena · "ve taşkınlığımızı"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim

وَمَا كَانَ قَوْلَهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَاِسْرَافَنَا ف۪ٓي اَمْرِنَا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ

Ve ma kane kavlehum illa en kalu rabbenagfir lena zunubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil kafirin.

Onların sözleri ancak şuydu: "Ey Rabbimiz! Suçlarımızı ve yaptığımız taşkınlıkları bağışla, ayaklarımızı sabit kıl, Kafirlere karşı bize yardım et."

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/147-ayet-meali.md_

### 4. Nisa suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** إِسْرَافًۭا — israfen · "israf ile"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim · belirsiz

وَابْتَلُوا الْيَتَامٰى حَتّٰٓى اِذَا بَلَغُوا النِّكَاحَۚ فَاِنْ اٰنَسْتُمْ مِنْهُمْ رُشْداً فَادْفَعُٓوا اِلَيْهِمْ اَمْوَالَهُمْۚ وَلَا تَأْكُلُوهَٓا اِسْرَافاً وَبِدَاراً اَنْ يَكْـبَرُواۜ وَمَنْ كَانَ غَنِياًّ فَلْيَسْتَعْفِفْۚ وَمَنْ كَانَ فَق۪يراً فَلْيَأْكُلْ بِالْمَعْرُوفِۜ فَاِذَا دَفَعْتُمْ اِلَيْهِمْ اَمْوَالَهُمْ فَاَشْهِدُوا عَلَيْهِمْۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ حَس۪يباً

Vebtelul yetama hatta iza belagun nikah, fe in anestum minhum ruşden fedfeu ileyhim emvalehum, ve la te'kuluha israfen ve bidaren en yekberu. Ve men kane ganiyyen felyesta'fif, ve men kane fakiran felye'kul bil ma'ruf. Fe iza defa'tum ileyhim emvalehum fe eşhidu aleyhim. Ve kefa billahi hasiba.

Yetimlerinizi, nikah çağına erişinceye kadar gözetleyin. Olgunluk yaşına geldiklerinde mallarını kendilerine verin. Büyüyünce onlara kalacak düşüncesiyle, mallarını acelece ve haddi aşarak yemeyin. Durumu iyi olan malı yemeye tenezzül etmesin. Durumu iyi olmayan da maldan uygun bir şekilde yararlansın. Onlara mallarını teslim ettiğinizde, onlar adına tanıklar bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/6-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 32. ayet

- **Geçtiği form:** لَمُسْرِفُونَ — lemusrifune · "israf etmektedirler"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

مِنْ اَجْلِ ذٰلِكَۚۛ  كَتَبْنَا عَلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اَنَّهُ مَنْ قَتَلَ نَفْساً بِغَيْرِ نَفْسٍ اَوْ فَسَادٍ فِي الْاَرْضِ فَكَاَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَم۪يـعاًۜ وَمَنْ اَحْيَاهَا فَكَاَنَّمَٓا اَحْيَا النَّاسَ جَم۪يعاًۜ وَلَقَدْ جَٓاءَتْهُمْ رُسُلُنَا بِالْبَيِّنَاتِۘ ثُمَّ اِنَّ كَث۪يراً مِنْهُمْ بَعْدَ ذٰلِكَ فِي الْاَرْضِ لَمُسْرِفُونَ

Min ecli zalik, ketebna ala beni israile ennehu men katele nefsen bi gayri nefsin ev fesadin fil ardı fe ke ennema katelen nase cemia ve men ahyaha fe ke ennema ahyen nase cemia ve lekad caethum rusuluna bil beyyinati summe inne kesiran minhum ba'de zalike fil ardı le musrifun.

Bundan dolayı İsrailoğullarına yazdık: "Kuşkusuz kim, bir cana karşılık olmaksızın veya yeryüzünde bozgunculuk yapmamış birini öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de onu yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmış gibi olur." Resul'lerimiz onlara kanıtlayıcı açık bilgilerle geldiği halde onların çoğu bundan sonra da yeryüzünde israf etmektedirler.

_https://acikkuran.com/maide-suresi/32-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 141. ayet

- **Geçtiği form:** تُسْرِفُوٓا۟ ۚ — tusrifu · "israf etmeyin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَهُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْشَاَ جَنَّاتٍ مَعْرُوشَاتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفاً اُكُلُهُ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهاً وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍۜ  كُلُوا مِنْ ثَمَرِه۪ٓ اِذَٓا اَثْمَرَ وَاٰتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِه۪ۘ وَلَا تُسْرِفُواۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَۙ

Ve huvellezi enşee cennatin ma'ruşatin ve gayre ma'ruşatin ven nahle vez zer'a muhtelifen ukuluhu vez zeytune ver rummane muteşabihen ve gayre muteşabih, kulu min semerihi iza esmere ve atu hakkahu yevme hasadihi ve la tusrifu, innehu la yuhibbul musrifin.

Asmalı ve asmasız bahçeleri, çeşit çeşit hurmaları; zirai ürünleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yetiştiren O'dur. Her biri meyve verdiği zaman, meyvesinden yiyin. Hasat zamanı da onun hakkını verin. İsraf etmeyin, kuşkusuz O, israf edenleri sevmez.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/141-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 141. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسْرِفِينَ — l-musrifine · "israf edenleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

وَهُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْشَاَ جَنَّاتٍ مَعْرُوشَاتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفاً اُكُلُهُ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهاً وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍۜ  كُلُوا مِنْ ثَمَرِه۪ٓ اِذَٓا اَثْمَرَ وَاٰتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِه۪ۘ وَلَا تُسْرِفُواۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَۙ

Ve huvellezi enşee cennatin ma'ruşatin ve gayre ma'ruşatin ven nahle vez zer'a muhtelifen ukuluhu vez zeytune ver rummane muteşabihen ve gayre muteşabih, kulu min semerihi iza esmere ve atu hakkahu yevme hasadihi ve la tusrifu, innehu la yuhibbul musrifin.

Asmalı ve asmasız bahçeleri, çeşit çeşit hurmaları; zirai ürünleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yetiştiren O'dur. Her biri meyve verdiği zaman, meyvesinden yiyin. Hasat zamanı da onun hakkını verin. İsraf etmeyin, kuşkusuz O, israf edenleri sevmez.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/141-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** تُسْرِفُوٓا۟ ۚ — tusrifu · "fakat israf etmeyin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ خُذُوا ز۪ينَتَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَا تُسْرِفُواۚ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَ۟

Ya beni ademe huzu zinetekum inde kulli mescidin ve kulu veşrebu ve la tusrifu, innehu la yuhıbbul musrifin.

Ey Ademoğulları! Her secde edilen yerde ziynetlerinizi alın. Yiyin, için fakat israf etmeyin. Zira O, israf edenleri sevmez.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/31-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسْرِفِينَ — l-musrifine · "israf edenleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ خُذُوا ز۪ينَتَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَا تُسْرِفُواۚ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَ۟

Ya beni ademe huzu zinetekum inde kulli mescidin ve kulu veşrebu ve la tusrifu, innehu la yuhıbbul musrifin.

Ey Ademoğulları! Her secde edilen yerde ziynetlerinizi alın. Yiyin, için fakat israf etmeyin. Zira O, israf edenleri sevmez.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/31-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 81. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسْرِفُونَ — musrifune · "haddi aşan"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

اِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ

İnnekum le te'tuner ricale şehveten min dunin nisai, bel entum kavmun musrifun.

"Kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır! Siz gerçekten müsrif bir halksınız."

_https://acikkuran.com/araf-suresi/81-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** لِلْمُسْرِفِينَ — lilmusrifine · "aşırıya gidenlere"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ الضُّرُّ دَعَانَا لِجَنْبِه۪ٓ اَوْ قَاعِداً اَوْ قَٓائِماًۚ فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُ ضُرَّهُ مَرَّ كَاَنْ لَمْ يَدْعُنَٓا اِلٰى ضُرٍّ مَسَّهُۜ كَذٰلِكَ زُيِّنَ لِلْمُسْرِف۪ينَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Ve iza messel insaned durru deana li cenbihi ev kaiden ev kaima, fe lemma keşefna anhu durrehu merre ke'en lem yed'una ila durrin messeh, kezalike zuyyine lil musrifine ma kanu ya'melun.

İnsana bir sıkıntı dokununca, yatarken, otururken veya ayaktayken bize dua eder; fakat Biz onun sıkıntısını giderince de karşılaştığı sıkıntıdan ötürü sanki Bize hiç dua etmemiş gibi davranmaya devam eder. İşte Müsriflere, yaptıkları şey böyle cazip gösterilmiştir.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/12-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 83. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسْرِفِينَ — l-musrifine · "çok aşırı giden"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

فَمَٓا اٰمَنَ لِمُوسٰٓى اِلَّا ذُرِّيَّةٌ مِنْ قَوْمِه۪ عَلٰى خَوْفٍ مِنْ فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِهِمْ اَنْ يَفْتِنَهُمْۜ وَاِنَّ فِرْعَوْنَ لَعَالٍ فِي الْاَرْضِۚ وَاِنَّهُ لَمِنَ الْمُسْرِف۪ينَ

Fe ma amene li musa illa zurriyyetun min kavmihi ala havfin min fir'avne ve melaihim en yeftinehum, ve inne fir'avne lealin fil ard ve innehu le minel musrifin.

Firavun ve melelerin, kendilerine kötülük yapacaklarından korktukları için, Musa'ya halkından az sayıda gençten başka iman eden olmadı. Zira Firavun, o yerde çok büyüklenmişti. O, çok aşırı gidenlerdendi.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/83-ayet-meali.md_

### 17. İsra suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** يُسْرِف — yusrif · "aşırı gitmesin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · şimdiki/geniş zaman

وَلَا تَقْتُلُوا النَّفْسَ الَّت۪ي حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّۜ وَمَنْ قُتِلَ مَظْلُوماً فَقَدْ جَعَلْنَا لِوَلِيِّه۪ سُلْطَاناً فَلَا يُسْرِفْ فِي الْقَتْلِۜ اِنَّهُ كَانَ مَنْصُوراً

Ve la taktulun nefselleti harremallahu illa bil hakk, ve men kutile mazlumen fe kad cealna li veliyyihi sultanen fe la yusrif fil katl, innehu kane mensura.

Allah'ın haram kıldığı bir canı haksız yere öldürmeyin. Kim haksız yere öldürülürse, Biz onun velisini sultan kıldık. O da öldürmede haddi aşmasın. O yardım olunmuştur.

_https://acikkuran.com/isra-suresi/33-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 127. ayet

- **Geçtiği form:** أَسْرَفَ — esrafe · "israf eden"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَكَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ اَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنْ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَشَدُّ وَاَبْقٰى

Ve kezalike neczi men esrefe ve lem yu'min bi ayati rabbih, ve le azabul ahıreti eşeddu ve ebka.

Haddi aşanları ve Rabb'inin ayetlerine iman etmeyenleri işte böyle cezalandırırız. Ve ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/127-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسْرِفِينَ — l-musrifine · "aşırı gidenleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

ثُمَّ صَدَقْنَاهُمُ الْوَعْدَ فَاَنْجَيْنَاهُمْ وَمَنْ نَشَٓاءُ وَاَهْلَكْنَا الْمُسْرِف۪ينَ

Summe sadaknahumul va'de fe enceynahum ve men neşau ve ehleknel musrifin.

Sonra onlara verdiğimiz söze bağlı kaldık. Onları ve hak eden kimseleri kurtardık. Müsrifleri ise yok ettik.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/9-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 67. ayet

- **Geçtiği form:** يُسْرِفُوا۟ — yusrifu · "israf etmezler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَالَّذ۪ينَ اِذَٓا اَنْفَقُوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكَانَ بَيْنَ ذٰلِكَ قَوَاماً

Vellezine iza enfeku lem yusrifu ve lem yakturu ve kane beyne zalike kavama.

Onlar, infak ettikleri zaman israf da cimrilik de etmezler. Bu ikisi arasında bir denge kurarlar.

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/67-ayet-meali.md_

### 26. Şuara suresi 151. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسْرِفِينَ — l-musrifine · "aşırıların"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

وَلَا تُط۪يعُٓوا اَمْرَ الْمُسْرِف۪ينَۙ

Ve la tutiu emral musrifin.

"Ve müsriflerin buyruklarına uymayın."

_https://acikkuran.com/suara-suresi/151-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسْرِفُونَ — musrifune · "aşırı giden"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · merfu` isim

قَالُوا طَٓائِرُكُمْ مَعَكُمْۜ اَئِنْ ذُكِّرْتُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ

Kalu tairikum meakum, e in zukkirtum, bel entum kavmun musrifun.

"Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildi diye mi? Hayır! Siz müsrif bir halksınız." dediler.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/19-ayet-meali.md_

### 39. Zümer suresi 53. ayet

- **Geçtiği form:** أَسْرَفُوا۟ — esrafu · "aşırı giden"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَم۪يعاًۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ

Kul ya ıbadiyellezine esrefu ala enfusihim la taknetu min rahmetillah, innallahe yagfiruz zunube cemia, innehu huvel gafurur rahim.

De ki: "Ey kendilerine karşı israf eden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah, suçların hepsini bağışlar. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir."

_https://acikkuran.com/zumer-suresi/53-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 28. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْرِفٌۭ — musrifun · "aşırı giden"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

وَقَالَ رَجُلٌ مُؤْمِنٌۗ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَكْتُمُ ا۪يمَانَهُٓ اَتَقْتُلُونَ رَجُلاً اَنْ يَقُولَ رَبِّيَ اللّٰهُ وَقَدْ جَٓاءَكُمْ بِالْبَيِّنَاتِ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَاِنْ يَكُ كَاذِباً فَعَلَيْهِ كَذِبُهُۚ وَاِنْ يَكُ صَادِقاً يُصِبْكُمْ بَعْضُ الَّذ۪ي يَعِدُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ كَذَّابٌ

Ve kale raculun mu'minun min ali fir'avne yektumu imanehu e taktulune raculen en yekule rabbiyallahu ve kad caekum bil beyyinati min rabbikum, ve in yeku kaziben fe aleyhi kezibuh, ve in yeku sadikan yusibkum ba'dullezi yeidukum, innallahe la yehdi men huve musrifun kezzab.

Firavun taraftarlarından imanını gizleyen bir kimse, şöyle dedi: "Rabb'im Allah'tır dediği için mi bir adamı öldüreceksiniz? Oysaki o, size Rabb'inizden açık kanıtlarla geldi. Eğer yalancı biriyse yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa uyardığı şeylerin bir kısmı size isabet edecektir. Allah, aşırı giden yalancı bir kimseyi doğru yola iletmez."

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/28-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** مُسْرِفٌۭ — musrifun · "aşırı giden"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril · merfu` isim · belirsiz

وَلَقَدْ جَٓاءَكُمْ يُوسُفُ مِنْ قَبْلُ بِالْبَيِّنَاتِ فَمَا زِلْتُمْ ف۪ي شَكٍّ مِمَّا جَٓاءَكُمْ بِه۪ۜ حَتّٰٓى اِذَا هَلَكَ قُلْتُمْ لَنْ يَبْعَثَ اللّٰهُ مِنْ بَعْدِه۪ رَسُولاًۜ كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ مُرْتَابٌۚ

Ve lekad caekum yusufu min kablu bil beyyinati fe ma ziltum fi şekkin mimma caekum bih, hatta iza heleke kultum len yeb'asallahu min ba'dihi resula, kezalike yudıllullahu men huve musrifun murtab.

Ant olsun ki daha önce Yusuf size açık kanıt içeren belgelerle gelmişti. Ancak o zaman onun size getirdiği şeyler hakkında kuşkulanıp durmuştunuz. Yusuf ölünce de: "Bundan sonra Allah asla Resul göndermez." dediniz. Allah, haddi aşan, güvenmeyen kimseyi işte böyle saptırır.

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/34-ayet-meali.md_

### 40. Mümin suresi 43. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسْرِفِينَ — l-musrifine · "aşırı gidenler"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

لَا جَرَمَ اَنَّمَا تَدْعُونَن۪ٓي اِلَيْهِ لَيْسَ لَهُ دَعْوَةٌ فِي الدُّنْيَا وَلَا فِي الْاٰخِرَةِ وَاَنَّ مَرَدَّنَٓا اِلَى اللّٰهِ وَاَنَّ الْمُسْرِف۪ينَ هُمْ اَصْحَابُ النَّارِ

La cereme ennema ted'uneni ileyhi leyse lehu da'vetun fid dunya ve la fil ahireti ve enne mereddena ilallahi ve ennel musrifine hum ashabun nar.

"Şu bir gerçek ki, sizin beni kendisine çağırdığınız şey, dünyada da ahirette de kendisine çağıranlara cevap verme gücü olmayan şeydir. Kuşkusuz dönüşümüz Allah'adır. Haddi aşanlar Cehennem'liktirler."

_https://acikkuran.com/mumin-suresi/43-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** مُّسْرِفِينَ — musrifine · "aşırı giden"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mansub isim

اَفَنَضْرِبُ عَنْكُمُ الذِّكْرَ صَفْحاً اَنْ كُنْتُمْ قَوْماً مُسْرِف۪ينَ

E fe nadribu ankumuz zikre safhan en kuntum kavmen musrifin.

Siz, israf eden bir halk oldunuz diye, size öğüt vermekten vaz mı geçelim?

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/5-ayet-meali.md_

### 44. Duhan suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلْمُسْرِفِينَ — l-musrifine · "sınırı aşanlar-"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

مِنْ فِرْعَوْنَۜ اِنَّهُ كَانَ عَالِياً مِنَ الْمُسْرِف۪ينَ

Min fir'avn, innehu kane aliyen minel musrifin.

Firavun'un zulmünden. Kuşkusuz o, müsriflerdendi.

_https://acikkuran.com/duhan-suresi/31-ayet-meali.md_

### 51. Zariyat suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** لِلْمُسْرِفِينَ — lilmusrifine · "haddi aşanlar için"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · etken · eril, çoğul · mecrur isim

مُسَوَّمَةً عِنْدَ رَبِّكَ لِلْمُسْرِف۪ينَ

Musevvemeten inde rabbike lil musrifin.

Onlar Rabb'inin katından, aşırı gidenler için olan taşlardır.

_https://acikkuran.com/zariyat-suresi/34-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
