# Sin-Ra-Ra — سرر (srr)

> Kur'an'da 44 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/srr

- **Anlam:** Sevinmek, mutlu olmak, gizlemek, saklamak, sır tutmak, iç, öz, merkez, göbek, yatak, taht, divan, koltuk
- **Türevleri:** إِسْرَار (2) · أَسَرَّ (18) · تَسُرُّ (1) · سِرّ (11) · سُرُر (6) · سُرُور (1) · سَّرَائِر (1) · سَّرَّاء (2) · مَسْرُور (2)

## Geçtiği ayetler

### 2. Bakara suresi 69. ayet

- **Geçtiği form:** تَسُرُّ — tesurru · "sevinç verir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, tekil · şimdiki/geniş zaman

قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا لَوْنُهَاۜ قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ صَفْرَٓاءُۙ فَاقِعٌ لَوْنُهَا تَسُرُّ النَّاظِر۪ينَ

Kalud'u lena rabbeke yubeyyin lena ma levnuha, kale innehu yekulu inneha bakaratun safrau, fakiun levnuha tesurrun nazırin.

Onlar: "Bizim için Rabb'ine söyle, onun rengi nedir; bize bildirsin." dediler. Musa: "Allah; onun parlak sarı renkte, bakanlara keyif veren bir sığır olduğunu söylüyor." dedi.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/69-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 77. ayet

- **Geçtiği form:** يُسِرُّونَ — yusirrune · "onların gizledikleri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَوَلَا يَعْلَمُونَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ

E ve la ya'lemune ennallahe ya'lemu ma yusirrune ve ma yu'linun.

Allah'ın, onların gizlediklerini de açıkladıklarını da bildiğini bilmiyorlar mı?

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/77-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 235. ayet

- **Geçtiği form:** سِرًّا — sirran · "gizli(buluşma)ya"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا عَرَّضْتُمْ بِه۪ مِنْ خِطْبَةِ النِّسَٓاءِ اَوْ اَكْنَنْتُمْ ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ سَتَذْكُرُونَهُنَّ وَلٰكِنْ لَا تُوَاعِدُوهُنَّ سِراًّ اِلَّٓا اَنْ تَقُولُوا قَوْلاً مَعْرُوفاًۜ وَلَا تَعْزِمُوا عُقْدَةَ النِّكَاحِ حَتّٰى يَبْلُغَ الْكِتَابُ اَجَلَهُۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ فَاحْذَرُوهُۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ حَل۪يمٌ۟

Ve la cunahe aleykum fima arradtum bihi min hitbetin nisai ev eknentum fi enfusikum, alimallahu ennekum se tezkurunehunne ve lakin la tuvaıduhunne sirran illa en tekulu kavlen ma'rufa, ve la ta'zimu ukdeten nikahı hatta yeblugal kitabu eceleh, va'lemu ennallahe ya'lemu ma fi enfusikum fahzeruh, va'lemu ennallahe gafurun halim.

Bekleme süresini tamamlamamış kadınlara evlenme isteğinizi sezdirmeniz veya bunu içinizden geçirmenizde bir sakınca yoktur. Allah, sizin onlara karşı olan duygularınızı bilir. Ancak onlara meşru olmayan bir istekte bulunmayın. Kitap'taki emredilen bekleme süresi sona ermeden onlarla nikah akdi yapmaya kalkışmayın. Bilin ki Allah içinizden ne geçirdiğinizi bilir, O'na karşı gelmekten sakının. Bilin ki Allah, Çok Affedici, Çok Hoşgörülüdür.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/235-ayet-meali.md_

### 2. Bakara suresi 274. ayet

- **Geçtiği form:** سِرًّۭا — sirran · "gizli"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ سِراًّ وَعَلَانِيَةً فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Ellezine yunfikune emvalehum bil leyli ven nehari sirran ve alaniyeten fe lehum ecruhum inde rabbihim, ve la havfun aleyhim ve la hum yahzenun.

Mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık infak edenlerin ödüllerini Rabb'leri verecektir. Ve onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

_https://acikkuran.com/bakara-suresi/274-ayet-meali.md_

### 3. Ali İmran suresi 134. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّرَّآءِ — s-serra'i · "bollukta"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ فِي السَّرَّٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَالْكَاظِم۪ينَ الْغَيْظَ وَالْعَاف۪ينَ عَنِ النَّاسِۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَۚ

Ellezine yunfikune fis serrai ved darrai vel kazıminel gayza vel afine anin nas, vallahu yuhibbul muhsinin.

Onlar, bollukta da darlıkta da infak ederler. Öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını bağışlarlar. Allah muhsin olanları sever.

_https://acikkuran.com/ali-imran-suresi/134-ayet-meali.md_

### 5. Maide suresi 52. ayet

- **Geçtiği form:** أَسَرُّوا۟ — eserru · "gizledikleri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

فَتَرَى الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يُسَارِعُونَ ف۪يهِمْ يَقُولُونَ نَخْشٰٓى اَنْ تُص۪يبَنَا دَٓائِرَةٌۜ  فَعَسَى اللّٰهُ اَنْ يَأْتِيَ بِالْفَتْحِ اَوْ اَمْرٍ مِنْ عِنْدِه۪ فَيُصْبِحُوا عَلٰى مَٓا اَسَرُّوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ نَادِم۪ينَۜ

Fe terallezine fi kulubihim maradun yusariune fihim yekulune nahşa en tusibena daireh fe asallahu en ye'tiye bil fethi ev emrin min indihi fe yusbihu ala ma eserru fi enfusihim nadimin.

Kalplerinde hastalık bulunanların, "Başımıza bir bela gelmesinden korkuyoruz." diyerek, onların aralarında koşuştuklarını görürsün. Olur ki, Allah bir fetih veya kendi katından bir emir getirir ve böylece onlar içlerinde gizledikleri şeyden pişman olurlar!

_https://acikkuran.com/maide-suresi/52-ayet-meali.md_

### 6. Enam suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** سِرَّكُمْ — sirrakum · "sizin gizlinizi"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَهُوَ اللّٰهُ فِي السَّمٰوَاتِ وَفِي الْاَرْضِۜ يَعْلَمُ سِرَّكُمْ وَجَهْرَكُمْ وَيَعْلَمُ مَا تَكْسِبُونَ

Ve huvellahu fis semavati ve fil ard, ya'lemu sirrakum ve cehrekum ve ya'lemu ma teksibun.

Göklerde ve yerde Allah O'dur. Gizlinizi de açığınızı da bilir. Ve ne kazandığınızı da bilir.

_https://acikkuran.com/enam-suresi/3-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 95. ayet

- **Geçtiği form:** وَٱلسَّرَّآءُ — ve sserra'u · "ve sevinç"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

ثُمَّ بَدَّلْنَا مَكَانَ السَّيِّئَةِ الْحَسَنَةَ حَتّٰى عَفَوْا وَقَالُوا قَدْ مَسَّ اٰبَٓاءَنَا الضَّرَّٓاءُ وَالسَّرَّٓاءُ فَاَخَذْنَاهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Summe beddelna mekanes seyyietil hasenete hatta afev ve kalu kad messe abaenad darrau ves serrau fe ehaznahum bagteten ve hum la yeş'urun.

Sonra kötülüğü iyiliğe çevirdik. Nihayet imkanları artınca: "Atalarımızın da sıkıntılı ve bolluk günleri olmuştu." dediler. Bu yüzden, Biz de onları ansızın yakalayıverdik.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/95-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 78. ayet

- **Geçtiği form:** سِرَّهُمْ — sirrahum · "onların sırlarını"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

اَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ سِرَّهُمْ وَنَجْوٰيهُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ عَلَّامُ الْغُيُوبِۚ

E lem ya'lemu ennallahe ya'lemu sırrehum ve necvahum ve ennallahe allamul guyub.

Bilmiyorlar mı ki, Allah onların sırlarını da fısıldaşmalarını da bilmektedir. Allah, gaybı bilendir.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/78-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 54. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَسَرُّوا۟ — ve eserru · "ve açığa vururlar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَلَوْ اَنَّ لِكُلِّ نَفْسٍ ظَلَمَتْ مَا فِي الْاَرْضِ لَافْتَدَتْ بِه۪ۜ وَاَسَرُّوا النَّدَامَةَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَۚ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Ve lev enne li kulli nefsin zalemet ma fil ardı leftedet bih, ve eserrun nedamete lemma reevul azab, ve kudıye beynehum bil kıstı ve hum la yuzlemun.

Zulmedenler, yeryüzündekilerin tamamı kendilerinin olsaydı, kurtulmak için onları fidye olarak verirlerdi. Azabı gördükleri zaman içten bir pişmanlık duyarlar. Ancak aralarında hakkaniyetle hüküm verilir ve haksızlığa uğratılmazlar.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/54-ayet-meali.md_

### 11. Hud suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** يُسِرُّونَ — yusirrune · "gizledikleri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

اَلَٓا اِنَّهُمْ يَثْنُونَ صُدُورَهُمْ لِيَسْتَخْفُوا مِنْهُۜ  اَلَا ح۪ينَ يَسْتَغْشُونَ ثِيَابَهُمْۙ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَۚ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

E la innehum yesnune sudurehum li yestahfu minh, e la hine yestagşune siyabehum ya'lemu ma yusirrune ve ma yu'linun, innehu alimun bi zatis sudur.

İyi bilin ki! Onlar, O'ndan düşmanlıklarını gizlemek için iki büklüm olurlar. Yine iyi bilin ki! Onlar, örtülerine büründükleri zaman, O, neyi gizleyip neyi açığa çıkardıklarını bilir. O, göğüslerde olanı en iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/hud-suresi/5-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَسَرُّوهُ — ve eserruhu · "ve onu sakladılar"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَجَٓاءَتْ سَيَّارَةٌ فَاَرْسَلُوا وَارِدَهُمْ فَاَدْلٰى دَلْوَهُۜ قَالَ يَا بُشْرٰى هٰذَا غُلَامٌۜ وَاَسَرُّوهُ بِضَاعَةًۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِمَا يَعْمَلُونَ

Ve caet seyyaretun fe erselu varidehum fe adla delveh, kale ya buşra haza gulam, ve eserruhu bidaah, vallahu alimun bi ma ya'melun.

Ve bir kervan geldi. Sucularını gönderdiler. Kovasını sarkıtan, "Müjde! Burada bir çocuk var." dedi. Satmak için onu yanlarına aldılar. Allah, yapmak istedikleri şeyi çok iyi biliyordu.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/19-ayet-meali.md_

### 12. Yusuf suresi 77. ayet

- **Geçtiği form:** فَأَسَرَّهَا — feeserraha · "bunu sakladı"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

قَالُٓوا اِنْ يَسْرِقْ فَقَدْ سَرَقَ اَخٌ لَهُ مِنْ قَبْلُۚ فَاَسَرَّهَا يُوسُفُ ف۪ي نَفْسِه۪ وَلَمْ يُبْدِهَا لَهُمْ قَالَ اَنْتُمْ شَرٌّ مَكَاناًۚ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا تَصِفُونَ

Kalu in yesrık fe kad sereka ehun lehu min kabl, fe eserreha yusufu fi nefsihi ve lem yubdiha lehum kale entum şerrun mekana, vallahu a'lemu bima tesifun.

"Eğer o çalmışsa, zaten daha önce kardeşi de çalmıştı." dediler. Yusuf, içinden geçeni onlara açmadı. Kendi kendine, "Asıl kötü olan sizlersiniz ve anlattığınız şeyin iç yüzünü Allah biliyor." dedi.

_https://acikkuran.com/yusuf-suresi/77-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 10. ayet

- **Geçtiği form:** أَسَرَّ — eserra · "gizleyen"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

سَوَٓاءٌ مِنْكُمْ مَنْ اَسَرَّ الْقَوْلَ وَمَنْ جَهَرَ بِه۪ وَمَنْ هُوَ مُسْتَخْفٍ بِالَّيْلِ وَسَارِبٌ بِالنَّهَارِ

Sevaun minkum men eserrel kavle ve men cehere bihi ve men huve mustahfin bil leyli ve saribun bin nehar.

Sizden, düşüncesini açıklayan da gizleyen de bir şeyi gece yapan da gündüz yapan da aynıdır.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/10-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** سِرًّۭا — sirran · "gizlice"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

وَالَّذ۪ينَ صَبَرُوا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ رَبِّهِمْ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِراًّ وَعَلَانِيَةً وَيَدْرَؤُ۫نَ بِالْحَسَنَةِ السَّيِّئَةَ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عُقْبَى الدَّارِۙ

Vellezine saberubtigae vechi rabbihim ve ekamus salate ve enfeku mimma rezaknahum sirren ve alaniyeten ve yedreune bil hasenetis seyyiete ulaike lehum ukbed dar.

Ve o kimseler, sabırla Rabb'lerine yönelirler ve salatı ikame ederler, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık infak ederler, kötülüğü iyilikle savarlar; dünya yurdunun sonucu onlar içindir.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/22-ayet-meali.md_

### 14. İbrahim suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** سِرًّۭا — sirran · "gizli"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

قُلْ لِعِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَيُنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِراًّ وَعَلَانِيَةً مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ ف۪يهِ وَلَا خِلَالٌ

Kul li ibadiyellezine amenu yukimus salate ve yunfiku mimma razaknahum sirren ve alaniyeten min kabli en ye'tiye yevmun la bey'un fihi ve la hilal.

İman eden kullarıma söyle: "İçinde alışverişin ve dostluğun olmadığı o gün gelmeden önce, salatı ikame etsinler, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli açık infak etsinler."

_https://acikkuran.com/ibrahim-suresi/31-ayet-meali.md_

### 15. Hicr suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** سُرُرٍۢ — sururin · "divanlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim · belirsiz

وَنَزَعْنَا مَا ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ اِخْوَاناً عَلٰى سُرُرٍ مُتَقَابِل۪ينَ

Ve neza'na ma fi sudurihim min gıllin ıhvanen ala sururin mutekabilin.

Ve onların göğüslerindeki kötü duyguların tamamını yok ettik. Onlar, kardeşler olarak, tahtlar üzerinde karşı karşıya otururlar.

_https://acikkuran.com/hicr-suresi/47-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 19. ayet

- **Geçtiği form:** تُسِرُّونَ — tusirrune · "gizlediğiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَ

Vallahu ya'lemu ma tusirrune ve ma tu'linun.

Allah, gizlediğiniz şeyleri de açığa vurduğunuz şeyleri de bilir.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/19-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 23. ayet

- **Geçtiği form:** يُسِرُّونَ — yusirrune · "onların gizledikleri"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

لَا جَرَمَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْتَكْبِر۪ينَ

La cereme ennallahe ya'lemu ma yusirrune ve ma yu'linun, innehu la yuhıbbul mustekbirin.

Allah'ın, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bildiğinden kuşku yok. Gerçek şu ki O, büyüklük taslayanları sevmez.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/23-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 75. ayet

- **Geçtiği form:** سِرًّۭا — sirran · "gizli"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً عَبْداً مَمْلُوكاً لَا يَقْدِرُ عَلٰى شَيْءٍ وَمَنْ رَزَقْنَاهُ مِنَّا رِزْقاً حَسَناً فَهُوَ يُنْفِقُ مِنْهُ سِراًّ وَجَهْراًۜ هَلْ يَسْتَوُ۫نَۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Daraballahu meselen abden memluken la yakdiru ala şey'in ve men razaknahu minna rızkan hasenen fe huve yunfiku minhu sırren ve cehra, hel yestevun, elhamdulillah, bel ekseruhum la ya'lemun.

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olmuş bir abd ile tarafımızdan kendisine iyi bir rızık verip de ondan gizli ve açık olarak yardımda bulunan bir kimseyi örnek verir. Bunlar, hiç bir olurlar mı? Hamd, Allah'a mahsustur. Ne var ki onların çoğu bilmezler.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/75-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسِّرَّ — s-sirra · "gizliyi"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَاِنْ تَجْهَرْ بِالْقَوْلِ فَاِنَّهُ يَعْلَمُ السِّرَّ وَاَخْفٰى

Ve in techer bil kavli fe innehu ya'lemus sirre ve ahfa.

Sözü açıkça söylesen de söylemesen de bil ki O, gizliyi de saklıyı da bilir.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/7-ayet-meali.md_

### 20. Taha suresi 62. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَسَرُّوا۟ — ve eserru · "ve gizlice"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

فَتَنَازَعُٓوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ وَاَسَرُّوا النَّجْوٰى

Fe tenazeu emrehum beynehum ve eserrun necva.

Firavunun adamları fısıltı ile aralarında ne yapacaklarını tartıştılar.

_https://acikkuran.com/taha-suresi/62-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَسَرُّوا۟ — ve eserru · "ve gizlediler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

لَاهِيَةً قُلُوبُهُمْۜ وَاَسَرُّوا النَّجْوٰىۗ اَلَّذ۪ينَ ظَلَمُواۗ هَلْ هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۚ اَفَتَأْتُونَ السِّحْرَ وَاَنْتُمْ تُبْصِرُونَ

Lahiyeten kulubuhum ve eserrun necvellezine zalemu hel haza illa beşerun mislukum, e fe te'tunes sihre ve entum tubsırun.

O haksızlık yapanlar, akıllarınca önemsemeyerek ve kendi aralarında fısıldayarak: "Bu, sizin gibi bir beşerden başka bir şey midir? Yoksa siz, göz göre göre büyüye mi kapılacaksınız?" diyorlar.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/3-ayet-meali.md_

### 25. Furkan suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسِّرَّ — s-sirra · "gizleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

قُلْ اَنْزَلَهُ الَّذ۪ي يَعْلَمُ السِّرَّ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّهُ كَانَ غَفُوراً رَح۪يماً

Kul enzelehullezi ya'lemus sırre fis semavati vel ard, innehu kane gafuran rahima.

De ki: "Onu, göklerin ve yerin sırrını Bilen indirdi. Kuşkusuz O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir."

_https://acikkuran.com/furkan-suresi/6-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 33. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَسَرُّوا۟ — veeserru · "ve içlerinde gizlediler"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

وَقَالَ الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا بَلْ مَكْرُ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ اِذْ تَأْمُرُونَـنَٓا اَنْ نَكْفُرَ بِاللّٰهِ وَنَجْعَلَ لَهُٓ  اَنْدَاداًۜ وَاَسَرُّوا النَّدَامَةَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَۜ وَجَعَلْنَا الْاَغْلَالَ ف۪ٓي اَعْنَاقِ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ هَلْ يُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Ve kalellezinestud'ifu lillezinestekberu bel mekrul leyli ven nehari iz te'murunena en nekfure billahi ve nec'ale lehu endada, ve eserrun nedamete lemma raevul azab, ve cealnel aglale fi a'nakıllezine keferu, hel yuczevne illa ma kanu ya'melun.

Mus'tezaflar, büyüklük taslayanlara: "Hayır! Gece gündüz kurduğunuz tuzaklarla bize, Allah'ı yalanlamamızı, O'na birtakım eşler koşmamızı öneriyordunuz." dediler. Azabı gördükleri zaman, için için pişman olacaklar. Kafirlerin boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar, yalnızca yapmış oldukları şeylerin karşılığını görecekler.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/33-ayet-meali.md_

### 35. Fatır suresi 29. ayet

- **Geçtiği form:** سِرًّۭا — sirran · "gizli"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

اِنَّ الَّذ۪ينَ يَتْلُونَ كِتَابَ اللّٰهِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِراًّ وَعَلَانِيَةً يَرْجُونَ تِجَارَةً لَنْ تَبُورَۙ

İnnellezine yetlune kitaballahi ve ekamus salate ve enfeku mimma rezaknahum sirren ve alaniyeten yercune ticareten len tebur.

Kuşkusuz Allah'ın Kitap'ını okuyanlar, salatı ikame edenler ve rızıklandırdığımız şeylerden gizli ve açık infak edenler asla kesilmeyecek bir kazanç umabilirler.

_https://acikkuran.com/fatir-suresi/29-ayet-meali.md_

### 36. Yasin suresi 76. ayet

- **Geçtiği form:** يُسِرُّونَ — yusirrune · "onların gizlediklerini"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

فَلَا يَحْزُنْكَ قَوْلُهُمْۢ اِنَّا نَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ

Fe la yahzunke kavluhum, inna na'lemu ma yusirrune ve ma yu'linun.

Artık onların sözleri seni üzmesin. Biz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.

_https://acikkuran.com/yasin-suresi/76-ayet-meali.md_

### 37. Saffat suresi 44. ayet

- **Geçtiği form:** سُرُرٍۢ — sururin · "tahtlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim · belirsiz

عَلٰى سُرُرٍ مُتَقَابِل۪ينَ

Ala sururin mutekabilin.

Karşılıklı tahtlar üzerinde.

_https://acikkuran.com/saffat-suresi/44-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 34. ayet

- **Geçtiği form:** وَسُرُرًا — ve sururan · "ve koltuklar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

وَلِبُيُوتِهِمْ اَبْوَاباً وَسُرُراً عَلَيْهَا يَتَّكِؤُ۫نَۙ

Ve li buyutihim ebvaben ve sururen aleyha yettekiun.

Ve evlerinin kapılarını ve üzerine oturup yaslandıkları koltuklarını da.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/34-ayet-meali.md_

### 43. Zuhruf suresi 80. ayet

- **Geçtiği form:** سِرَّهُمْ — sirrahum · "onların sırlarını"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

اَمْ يَحْسَبُونَ اَنَّا لَا نَسْمَعُ سِرَّهُمْ وَنَجْوٰيهُمْۜ  بَلٰى وَرُسُلُنَا لَدَيْهِمْ يَكْتُبُونَ

Em yahsebune enna la nesmeu sırrehum ve necvahum, bela ve rusuluna ledeyhim yektubun.

Yoksa onların sırlarını ve fısıltılarını duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır! Onların yanlarında bulunan elçilerimiz her şeyi kaydediyorlar.

_https://acikkuran.com/zuhruf-suresi/80-ayet-meali.md_

### 47. Muhammed suresi 26. ayet

- **Geçtiği form:** إِسْرَارَهُمْ — israrahum · "onların gizlediklerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim

ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ كَرِهُوا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ سَنُط۪يعُكُمْ ف۪ي بَعْضِ الْاَمْرِۚ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِسْرَارَهُمْ

Zalike bi ennehum kalu lillezine kerihu ma nezzelallahu senutiukum fi ba'dil emr, vallahu ya'lemu israrehum.

Bu, onların, Allah'ın indirdiğini beğenmeyen kimselere: "Bazı işlerde size uyacağız." demeleri nedeniyledir. Allah, onların gizlediklerini biliyor.

_https://acikkuran.com/muhammed-suresi/26-ayet-meali.md_

### 52. Tur suresi 20. ayet

- **Geçtiği form:** سُرُرٍۢ — sururin · "koltuklar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim · belirsiz

مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى سُرُرٍ مَصْفُوفَةٍۚ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍ

Muttekiine ala sururin masfufeh, ve zevvecnahum bi hurin inin.

Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak. Biz, onları temiz, "güzel bakışlı" hurilerle eşleştirmişizdir.

_https://acikkuran.com/tur-suresi/20-ayet-meali.md_

### 56. Vakıa suresi 15. ayet

- **Geçtiği form:** سُرُرٍۢ — sururin · "tahtlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim · belirsiz

عَلٰى سُرُرٍ مَوْضُونَةٍۙ

Ala sururin mevdunetin.

İşlemeli tahtlar üzerinde.

_https://acikkuran.com/vakia-suresi/15-ayet-meali.md_

### 60. Mümtehine suresi 1. ayet

- **Geçtiği form:** تُسِرُّونَ — tusirrune · "(nasıl) gizliyorsunuz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا عَدُوّ۪ي وَعَدُوَّكُمْ اَوْلِيَٓاءَ تُلْقُونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا بِمَا جَٓاءَكُمْ مِنَ الْحَقِّۚ يُخْرِجُونَ الرَّسُولَ وَاِيَّاكُمْ اَنْ تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ رَبِّكُمْۜ اِنْ كُنْتُمْ خَرَجْتُمْ جِهَاداً ف۪ي سَب۪يل۪ي وَابْتِغَٓاءَ مَرْضَات۪ي تُسِرُّونَ اِلَيْهِمْ بِالْمَوَدَّةِۗ وَاَنَا۬ اَعْلَمُ بِمَٓا اَخْفَيْتُمْ وَمَٓا اَعْلَنْتُمْۜ وَمَنْ يَفْعَلْهُ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ

Ya eyyuhellezine amenu la tettehızu aduvvi ve aduvvekum evliyae, tulkune ileyhim bil meveddeti ve kad keferu bi ma caekum minel hakk, yuhricuner resule ve iyyakum en tu'minu billahi rabbikum, in kuntum harectum cihaden fi sebili vebtigae merdati tusirrune ileyhim bil meveddeti ve ene a'lemu bi ma ahfeytum ve ma a'lentum, ve men yef'alhu minkum fe kad dalle sevaes sebil.

Ey İman Edenler! Benim ve sizin düşmanlarınızı evliya edinmeyin. Onlar, Hakk'tan size geleni inkar ettikleri halde onlarla yakınlık kuruyorsunuz. Oysaki Rabb'iniz olan Allah'a iman etmenizden dolayı Resul'ü ve sizi yurdunuzdan çıkardılar. Eğer Benim yolumda mücadele etmek ve rızamı kazanmak için yola çıktıysanız, niçin onlara yakınlık kurup sır veriyorsunuz? Ben, sizin gizli ve açık bütün yaptıklarınızı bilirim. Sizden kim bunu yaparsa o, kesinlikle yolun ortasından sapmış olur.

_https://acikkuran.com/mumtehine-suresi/1-ayet-meali.md_

### 64. Tegabun suresi 4. ayet

- **Geçtiği form:** تُسِرُّونَ — tusirrune · "gizlediğiniz"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · şimdiki/geniş zaman

يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Ya'lemu ma fis semavati vel ardı ve ya'lemu ma tusirrune ve ma tu'linun, vallahu alimun bi zatis sudur.

Göklerde ve yerde olanları bilir. Gizlediklerinizi de açığa vurduğunuzu da bilir. Allah, göğüslerin özünü en iyi bilendir.

_https://acikkuran.com/tegabun-suresi/4-ayet-meali.md_

### 66. Tahrim suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** أَسَرَّ — eserra · "gizlice söylemişti"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, eril, tekil · geçmiş zaman

وَاِذْ اَسَرَّ النَّبِيُّ اِلٰى بَعْضِ اَزْوَاجِه۪ حَد۪يثاًۚ فَلَمَّا نَبَّاَتْ بِه۪ وَاَظْهَرَهُ اللّٰهُ عَلَيْهِ عَرَّفَ بَعْضَهُ وَاَعْرَضَ عَنْ بَعْضٍۚ فَلَمَّا نَبَّاَهَا بِه۪ قَالَتْ مَنْ اَنْبَاَكَ هٰذَاۜ  قَالَ نَبَّاَنِيَ الْعَل۪يمُ الْخَب۪يرُ

Ve iz eserren nebiyyu ila ba'dı ezvacihi hadisa, fe lemma nebbeet bihi ve azherehullahu aleyhi arrefe ba'dahu ve a'rada an ba'd, fe lemma nebbeeha bihi kalet men enbeeke haza, kale nebbeeniyel alimul habir.

Hani Nebi, eşlerinden birine aralarında kalmak üzere bir hadis söylemişti. Fakat o eşi, söylenen şeyi başkasına söyleyince, Allah Nebi'ye bunu izhar etti. Nebi de bir kısmını açıklamış ve bir kısmından da vazgeçmişti. Eşine, bundan haberdar olduğunu söyleyince, eşi: "Bunu sana kim haber verdi?" deyince, Nebi: "Bana, Her Şeyi Bilen, Her Şeyden Haberdar Olan bildirdi." demişti.

_https://acikkuran.com/tahrim-suresi/3-ayet-meali.md_

### 67. Mülk suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَسِرُّوا۟ — ve esirru · "gizleyin"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · emir kipi

وَاَسِرُّوا قَوْلَكُمْ اَوِ اجْهَرُوا بِه۪ۜ  اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Ve esirru kavlekum evicheru bih, innehu alimun bi zatis sudur.

Sözünüzü gizleseniz de açığa vursanız da fark etmez; O, göğüslerde olanı En İyi Bilen'dir.

_https://acikkuran.com/mulk-suresi/13-ayet-meali.md_

### 71. Nuh suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَسْرَرْتُ — ve esrartu · "ve gizli söyledim"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 1. şahıs, tekil · geçmiş zaman

ثُمَّ اِنّ۪ٓي اَعْلَنْتُ لَهُمْ وَاَسْرَرْتُ لَهُمْ اِسْرَاراًۙ

Summe inni a'lentu lehum ve esrartu lehum israra.

"Sonra onlara; çağrımı toplu olarak da birebir görüşerek de ilettim."

_https://acikkuran.com/nuh-suresi/9-ayet-meali.md_

### 71. Nuh suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** إِسْرَارًۭا — israran · "sır olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · isim fiil · eril · mansub isim · belirsiz

ثُمَّ اِنّ۪ٓي اَعْلَنْتُ لَهُمْ وَاَسْرَرْتُ لَهُمْ اِسْرَاراًۙ

Summe inni a'lentu lehum ve esrartu lehum israra.

"Sonra onlara; çağrımı toplu olarak da birebir görüşerek de ilettim."

_https://acikkuran.com/nuh-suresi/9-ayet-meali.md_

### 76. İnsan suresi 11. ayet

- **Geçtiği form:** وَسُرُورًۭا — ve sururan · "ve sevinç"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim · belirsiz

فَوَقٰيهُمُ اللّٰهُ شَرَّ ذٰلِكَ الْيَوْمِ وَلَقّٰيهُمْ نَضْرَةً وَسُرُوراًۚ

Fe vekahumullahu şerra zalikel yevmi ve lakkahum nadreten ve surura.

Allah da bu nedenle onları, o günün kötülüğünden koruyacak. Ve onları, mutluluk ve sevince kavuşturacak.

_https://acikkuran.com/insan-suresi/11-ayet-meali.md_

### 84. İnşikak suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** مَسْرُورًۭا — mesruran · "sevinçli olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · edilgen · eril · mansub isim · belirsiz

وَيَنْقَلِبُ اِلٰٓى اَهْلِه۪ مَسْرُوراًۜ

Ve yenkalibu ila ehlihi mesrura.

Ve sevinç içinde yakınlarına dönecek.

_https://acikkuran.com/insikak-suresi/9-ayet-meali.md_

### 84. İnşikak suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** مَسْرُورًا — mesruran · "sevinçli"
  - **Dil bilgisi:** isim · edilgen · eril · mansub isim · belirsiz

اِنَّهُ  كَانَ ف۪ٓي اَهْلِه۪ مَسْرُوراً

İnnehu kane fi ehlihi mesrura.

O, dünyada yakınları içindeyken sevinçliydi.

_https://acikkuran.com/insikak-suresi/13-ayet-meali.md_

### 86. Tarık suresi 9. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلسَّرَآئِرُ — s-serairu · "sırların"
  - **Dil bilgisi:** isim · dişil, çoğul · merfu` isim

يَوْمَ تُبْلَى السَّرَٓائِرُۙ

Yevme tubles serair.

Bütün gizliliklerin ortaya çıkarıldığı gün,

_https://acikkuran.com/tarik-suresi/9-ayet-meali.md_

### 88. Gaşiye suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** سُرُرٌۭ — sururun · "tahtlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · merfu` isim · belirsiz

ف۪يهَا سُرُرٌ مَرْفُوعَةٌۙ

Fiha sururun merfuah.

Yükseklere kurulmuş divanlar,

_https://acikkuran.com/gasiye-suresi/13-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-13
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
