# Se-Kaf-Lam — ثقل (vql)

> Kur'an'da 28 ayette geçiyor.

- **Kaynak:** https://acikkuran.com/root/vql

- **Anlam:** Ağır/ağırlık olmak, yavaş/donuk/hantal olmak, zor/çetin/üzücü olmak. Thaqalaan (thaqalan'ın ikili hali) - iki büyük ve ağır şey, iki ordu. Athqaal (thiql'in çoğulu) - yük. Thaqiil (çoğulu thiqaal) - ağır. Mithqaal - ağırlık, terazi ağırlığı. Tathaaqal - donuk/hantal olmak. Thaqala - ağırlaşmak, baskı yapmak, ağır basmak. Mathqalatun - yüklü, ağır yüklü, bir anneyi çocuğundan mahrum bırakmanın herhangi bir sebebi. Iththaqala (tathaaqala için) - ağır bir şekilde aşağı doğru eğilmek, ağır bir şekilde aşağı meyletmek.
- **Türevleri:** أَثْقَلَت (1) · ثَّقَلَان (6) · ثَقُلَتْ (4) · ثَقِيل (5) · مِثْقَال (8) · مُثْقَلَة (1) · مُّثْقَلُون (2) · ٱثَّاقَلْ (1)

## Geçtiği ayetler

### 4. Nisa suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** مِثْقَالَ — miskale · "kadar"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

اِنَّ اللّٰهَ لَا يَظْلِمُ مِثْقَالَ ذَرَّةٍۚ وَاِنْ تَكُ حَسَنَةً يُضَاعِفْهَا وَيُؤْتِ مِنْ لَدُنْهُ اَجْراً عَظ۪يماً

İnnallahe la yazlimu miskale zerreh, ve in teku haseneten yudaıfha ve yu'ti min ledunhu ecran azima.

Allah, zerre kadar haksızlık yapmaz. Yaptığınız iyiliği kat kat arttırır ve kendinden büyük bir ödül verir.

_https://acikkuran.com/nisa-suresi/40-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** ثَقُلَتْ — sekulet · "ağır gelirse"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, tekil · geçmiş zaman

وَالْوَزْنُ يَوْمَئِذٍۨ الْحَقُّۚ فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Vel veznu yevme izinil hakk, fe men sekulet mevazinuhu fe ulaike humul muflihun.

O Gün tartı tam doğrudur. Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/8-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 57. ayet

- **Geçtiği form:** ثِقَالًۭا — sikalen · "ağır ağır"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

وَهُوَ الَّذ۪ي يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْراً بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَقَلَّتْ سَحَاباً ثِقَالاً سُقْنَاهُ لِبَلَدٍ مَيِّتٍ فَاَنْزَلْنَا بِهِ الْمَٓاءَ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۜ   كَذٰلِكَ نُخْرِجُ الْمَوْتٰى لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Ve huvellezi yursilur riyaha buşren beyne yedey rahmetih, hatta iza ekallet sehaben sikale suknahu li beledin meyyitin fe enzelna bihil mae fe ahrecna bihimin kullissemerat, kezalikenuhricul mevta leallekum tezekkerun.

Rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderen O'dur. Rüzgarlar, ağır bulutları yüklenince, onları ölü bir beldeye sevk ederiz. Böylece onunla indirdiğimiz suyla, orada her türlü ürünü çıkarırız. İşte Biz ölüleri de böyle diriltip çıkarırız. Umulur ki düşünüp öğüt alırsınız.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/57-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 187. ayet

- **Geçtiği form:** ثَقُلَتْ — sekulet · "O ağır gelmiştir"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, tekil · geçmiş zaman

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ اَيَّانَ مُرْسٰيهَاۜ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ رَبّ۪يۚ لَا يُجَلّ۪يهَا لِوَقْتِهَٓا اِلَّا هُوَۜ ثَقُلَتْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ لَا تَأْت۪يكُمْ اِلَّا بَغْتَةًۜ يَسْـَٔلُونَكَ كَاَنَّكَ حَفِيٌّ عَنْهَاۜ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ اللّٰهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

Yes'eluneke anis sa'ati eyyane mursaha, kul innema ilmuha inde rabbi, la yucelliha li vaktiha illa huv, sekulet fis semavati vel ard, la te'tikum illa bagtete, yes'eluneke ke enneke hafiyyun anha, kul innema ilmuha indallahi ve lakinne ekseren nasi la ya'lemun.

Sana Sa'at'ten soruyorlar. Ne zaman gerçekleşecek diye. De ki: "Onun bilgisi sadece Rabb'imin yanındadır. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz. O göklere de, yere de ağır gelecektir. O size ansızın gelecek." Sanki sen biliyormuşsun gibi onu sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah'ın yanındadır." Ancak insanların çoğu bu gerçeği bilmez.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/187-ayet-meali.md_

### 7. Araf suresi 189. ayet

- **Geçtiği form:** أَثْقَلَت — eskalet · "(yükü) ağırlaşınca"
  - **Dil bilgisi:** fiil · if'al kalıbı · 3. şahıs, dişil, tekil · geçmiş zaman

هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ اِلَيْهَاۚ فَلَمَّا تَغَشّٰيهَا حَمَلَتْ حَمْلاً خَف۪يفاً فَمَرَّتْ بِه۪ۚ فَلَمَّٓا اَثْقَلَتْ دَعَوَا اللّٰهَ رَبَّهُمَا لَئِنْ اٰتَيْتَنَا صَالِحاً لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ

Huvellezi halakakum min nefsin vahıdetin ve ceale minha zevceha li yeskune ileyha, fe lemma tegaşşaha hamelet hamlen hafifen fe merret bihi, fe lemma eskalet deavallahe rabbehuma lein ateytena salihan le nekunenne mineş şakirin.

O, sizi bir tek nefisten yarattı ve kendisi ile sükunet bulsun diye ondan eşini var etti. Eşini sarıp örtünce, eşi hafif bir yük yüklendi. Bir müddet böyle geçti. Yükü ağırlaşınca her ikisi de Rabb'leri olan Allah'a: "Eğer bize Salih bir evlat verirsen elbette Sana şükredenlerden olacağız." diye dua ettiler.

_https://acikkuran.com/araf-suresi/189-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 38. ayet

- **Geçtiği form:** ٱثَّاقَلْتُمْ — ssakaltum · "çakılıp kaldınız"
  - **Dil bilgisi:** fiil · tefa'ul kalıbı · 2. şahıs, eril, çoğul · geçmiş zaman

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَا لَكُمْ اِذَا ق۪يلَ لَكُمُ انْفِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اثَّاقَلْتُمْ اِلَى الْاَرْضِۜ اَرَض۪يتُمْ بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَا مِنَ الْاٰخِرَةِۚ فَمَا مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا قَل۪يلٌ

Ya eyyuhellezine amenu ma lekum iza kile lekumunfiru fi sebilillahissakaltum ilel ard, e raditum bil hayatid dunya minel ahireh, fe ma metaul hayatid dunya fil ahireti illa kalil.

Ey İman Edenler! Size ne oluyor ki, Allah yolunda seferber olun denildiği zaman, işi ağırdan aldınız! Yoksa hiret hayatı yerine dünya hayatını mı tercih ettiniz. Ama ahiret hayatının yanında dünya hayatının değeri pek azdır.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/38-ayet-meali.md_

### 9. Tevbe suresi 41. ayet

- **Geçtiği form:** وَثِقَالًۭا — vesikalen · "(gerek) ağır olarak"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

اِنْفِرُوا خِفَافاً وَثِقَالاً وَجَاهِدُوا بِاَمْوَالِكُمْ وَاَنْفُسِكُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ

İnfiru hıfafen ve sikalen ve cahidu bi emvalikum ve enfusikum fi sebilillah, zalikum hayrun lekum in kuntum ta'lemun.

Ağır ve hafif her türlü savaş araç gereçleriyle seferber olun. Mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

_https://acikkuran.com/tevbe-suresi/41-ayet-meali.md_

### 10. Yunus suresi 61. ayet

- **Geçtiği form:** مِّثْقَالِ — miskali · "ağırlığınca"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mecrur isim

وَمَا تَكُونُ ف۪ي شَأْنٍ وَمَا تَتْلُوا مِنْهُ مِنْ قُرْاٰنٍ وَلَا تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ اِلَّا كُنَّا عَلَيْكُمْ شُهُوداً اِذْ تُف۪يضُونَ ف۪يهِۜ وَمَا يَعْزُبُ عَنْ رَبِّكَ مِنْ مِثْقَالِ ذَرَّةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِ وَلَٓا اَصْغَرَ مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْبَرَ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ

Ve ma tekunu fi şe'nin ve ma tetlu minhu min kur'anin ve la ta'melune min amelin illa kunna aleykum şuhuden iz tufidune, fih ve ma ya'zubu an rabbike min miskali zerretin fil ardı ve la fis semai ve la asgare min zalike ve la ekbere illa fi kitabin mubin.

Ne durumda olursanız olun ve Kur'an'dan onun hakkında ne okursanız okuyun; hangi işle uğraşıyorsanız uğraşın, unutmayın ki Biz mutlaka yaptıklarınıza tanığız. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabb'inizden gizli kalamaz. Ne bundan daha küçüğü ne de daha büyüğü yoktur ki, hepsi apaçık bir Kitap'ta olmasın.

_https://acikkuran.com/yunus-suresi/61-ayet-meali.md_

### 13. Rad suresi 12. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلثِّقَالَ — s-sikale · "ağır (yüklü)"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, çoğul · mansub isim

هُوَ الَّذ۪ي يُر۪يكُمُ الْبَرْقَ خَوْفاً وَطَمَعاً وَيُنْشِئُ السَّحَابَ الثِّقَالَۚ

Huveellezi yurikumul berka havfen ve tamean ve yunşius sehabes sikal.

O, korkutan şimşeği gösteren ve umut olarak yağmur yüklü bulutları meydana getirendir.

_https://acikkuran.com/rad-suresi/12-ayet-meali.md_

### 16. Nahl suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** أَثْقَالَكُمْ — eskalekum · "ağırlıklarınızı"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَتَحْمِلُ اَثْقَالَكُمْ اِلٰى بَلَدٍ لَمْ تَكُونُوا بَالِغ۪يهِ اِلَّا بِشِقِّ الْاَنْفُسِۜ اِنَّ رَبَّكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌۙ

Ve tahmilu eskalekum ila beledin lem tekunu balıgihi illa bi şıkkıl enfus, inne rabbekum le raufun rahim.

Zorlukla ulaşabileceğiniz yerlere yüklerinizi taşırlar. Kuşkusuz, Rabb'iniz Çok Şefkatli'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

_https://acikkuran.com/nahl-suresi/7-ayet-meali.md_

### 21. Enbiya suresi 47. ayet

- **Geçtiği form:** مِثْقَالَ — miskale · "ağırlığınca"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَنَضَعُ الْمَوَاز۪ينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـٔاًۜ وَاِنْ كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ اَتَيْنَا بِهَاۜ وَكَفٰى بِنَا حَاسِب۪ينَ

Ve nedaul mevazinel kısta li yevmil kıyameti fe la tuzlemu nefsun şey'a ve in kane miskale habbetin min hardelin eteyna biha, ve kefa bina hasibin.

Kıyamet günü hak edileni eksiksiz belirleyen tartıları kurarız. Hiç kimse, hiçbir biçimde haksızlığa uğratılmaz. Hardal tanesi kadar da olsa her şeyi hesaba katarız. Hesap gören olarak Biz yeteriz.

_https://acikkuran.com/enbiya-suresi/47-ayet-meali.md_

### 23. Müminun suresi 102. ayet

- **Geçtiği form:** ثَقُلَتْ — sekulet · "ağır gelirse"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, tekil · geçmiş zaman

فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Fe men sekulet mevazinuhu fe ulaike humul muflihun.

Kimlerin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

_https://acikkuran.com/muminun-suresi/102-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** أَثْقَالَهُمْ — eskalehum · "kendi yüklerini"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَلَيَحْمِلُنَّ اَثْقَالَهُمْ وَاَثْقَالاً مَعَ اَثْقَالِهِمْۘ وَلَيُسْـَٔلُنَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَمَّا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟

Ve le yahmilunne eskalehum ve eskalen mea eskalihim ve le yus'elunne yevmel kıyameti amma kanu yefterun.

Onlar hem kendi yüklerini hem kendi yükleri ile birlikte başka yükleri taşıyacaklar. Kıyamet günü, kesinlikle uydurdukları şeylerden hesaba çekilecekler.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/13-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** وَأَثْقَالًۭا — ve eskalen · "ve (başka) yükleri"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim · belirsiz

وَلَيَحْمِلُنَّ اَثْقَالَهُمْ وَاَثْقَالاً مَعَ اَثْقَالِهِمْۘ وَلَيُسْـَٔلُنَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَمَّا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟

Ve le yahmilunne eskalehum ve eskalen mea eskalihim ve le yus'elunne yevmel kıyameti amma kanu yefterun.

Onlar hem kendi yüklerini hem kendi yükleri ile birlikte başka yükleri taşıyacaklar. Kıyamet günü, kesinlikle uydurdukları şeylerden hesaba çekilecekler.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/13-ayet-meali.md_

### 29. Ankebut suresi 13. ayet

- **Geçtiği form:** أَثْقَالِهِمْ ۖ — eskalihim · "kendi yükleriyle"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mecrur isim

وَلَيَحْمِلُنَّ اَثْقَالَهُمْ وَاَثْقَالاً مَعَ اَثْقَالِهِمْۘ وَلَيُسْـَٔلُنَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَمَّا كَانُوا يَفْتَرُونَ۟

Ve le yahmilunne eskalehum ve eskalen mea eskalihim ve le yus'elunne yevmel kıyameti amma kanu yefterun.

Onlar hem kendi yüklerini hem kendi yükleri ile birlikte başka yükleri taşıyacaklar. Kıyamet günü, kesinlikle uydurdukları şeylerden hesaba çekilecekler.

_https://acikkuran.com/ankebut-suresi/13-ayet-meali.md_

### 31. Lokman suresi 16. ayet

- **Geçtiği form:** مِثْقَالَ — miskale · "ağırlığınca"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

يَا بُنَيَّ اِنَّـهَٓا اِنْ تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ فَتَكُنْ ف۪ي صَخْرَةٍ اَوْ فِي السَّمٰوَاتِ اَوْ فِي الْاَرْضِ يَأْتِ بِهَا اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَط۪يفٌ خَب۪يرٌ

Ya buneyye inneha in teku miskale habbetin min hardalin fe tekun fi sahretin ev fis semavati ev fil ardı ye'ti bihallah, innellahe latifun habir.

"Ey oğulcuğum! Yaptıkların bir hardal tanesi kadar olup da bir kayanın içinde veya gökyüzünde veya yer altında bile olsa, Allah onu meydana çıkarır. Kuşkusuz Allah, Bütün Ayrıntıları Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır."

_https://acikkuran.com/lokman-suresi/16-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 3. ayet

- **Geçtiği form:** مِثْقَالُ — miskalu · "ağırlığınca"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · merfu` isim

وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَا تَأْت۪ينَا السَّاعَةُۜ قُلْ بَلٰى وَرَبّ۪ي لَتَأْتِيَنَّكُمْ عَالِمِ الْغَيْبِۚ لَا يَعْزُبُ عَنْهُ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِ وَلَٓا اَصْغَرُ مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْبَرُ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍۙ

Ve kalellezine keferu la te'tines saah, kul bela ve rabbi le te'tiyennekum alimil gayb, la ya'zubu anhu miskalu zerretin fis semavati ve la fil ardı ve la asgaru min zalike ve la ekberu illa fi kitabin mubin.

Kafirler: "Bize o Sa'at gelmeyecek." dediler. De ki: "Bilakis! Gaybı bilen Rabb'ime ant olsun ki, o kesinlikle size gelecektir. Göklerde olsun, yerde olsun zerre kadar da olsa hiçbir şey O'ndan gizli kalmaz. En küçüğünden en büyüğüne kadar her şey Kitab-ı Mubin'dedir.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/3-ayet-meali.md_

### 34. Sebe suresi 22. ayet

- **Geçtiği form:** مِثْقَالَ — miskale · "ağırlığınca"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

قُلِ ادْعُوا الَّذ۪ينَ زَعَمْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِۚ لَا يَمْلِكُونَ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ فِي السَّمٰوَاتِ وَلَا فِي الْاَرْضِ وَمَا لَهُمْ ف۪يهِمَا مِنْ شِرْكٍ وَمَا لَهُ مِنْهُمْ مِنْ ظَه۪يرٍ

Kulid'ullezine zeamtum min dunillah, la yemlikune miskale zerretin fis semavati ve la fil ardı ve ma lehum fihima min şirkin ve ma lehu minhum min zahir.

De ki: "Allah'ın yanı sıra değer verdiklerinize yakarın! Onlar, göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değildirler. Onların, göklerin ve yerin yaratılmalarında bir payları yoktur. Ve Allah'ın, onların yardımına ihtiyacı da yoktur.

_https://acikkuran.com/sebe-suresi/22-ayet-meali.md_

### 35. Fatır suresi 18. ayet

- **Geçtiği form:** مُثْقَلَةٌ — muskaletun · "yükü ağır gelen kimse"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · edilgen · dişil · merfu` isim · belirsiz

وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ وَاِنْ تَدْعُ مُثْقَلَةٌ اِلٰى حِمْلِهَا لَا يُحْمَلْ مِنْهُ شَيْءٌ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۜ اِنَّمَا تُنْذِرُ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۜ وَمَنْ تَزَكّٰى فَاِنَّمَا يَتَزَكّٰى لِنَفْسِه۪ۜ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَص۪يرُ

Ve la teziru vaziretun vizre uhra, ve in ted'u muskaletun ila himliha la yuhmel minhu şey'un ve lev kane za kurba, innema tunzirullezine yahşevne rabbehum bil gaybi ve ekamus salah, ve men tezekka fe innema yetezekka li nefsih, ve ilallahil masir.

Yük taşıyan birisi, bir başkasının yükünü taşımaz. Yükü ağır olan kimse, bir başkasını yardıma çağırsa, çağırdığı yakını da olsa ona yardım etmez. Sen, ancak görmedikleri halde Rabb'ine içtenlikle saygı duyan ve salatı ikame edenleri uyarırsın. Her kim arınırsa kendisi için arınmış olur. Dönüş Allah'adır.

_https://acikkuran.com/fatir-suresi/18-ayet-meali.md_

### 52. Tur suresi 40. ayet

- **Geçtiği form:** مُّثْقَلُونَ — muskalune · "yükü altında (mıdır?)"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · edilgen · eril, çoğul · merfu` isim

اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْراً فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَۜ

Em tes'eluhum ecren fe hum min magremin muskalun.

Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da bu yüzden onlar ağır bir yük altına mı giriyorlar?

_https://acikkuran.com/tur-suresi/40-ayet-meali.md_

### 55. Rahman suresi 31. ayet

- **Geçtiği form:** ٱلثَّقَلَانِ — s-sekalani · "iki yük sahibi (insan ve cin)"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, ikil · merfu` isim

سَنَفْرُغُ لَكُمْ اَيُّهَ الثَّقَلَانِۚ

Se nefrugu lekum eyyuhes sekalan.

Ey iki büyük grup! Yakında sizin hesabınıza bakacağız!

_https://acikkuran.com/rahman-suresi/31-ayet-meali.md_

### 68. Kalem suresi 46. ayet

- **Geçtiği form:** مُّثْقَلُونَ — muskalune · "ağır bir yük altındadırlar"
  - **Dil bilgisi:** isim · if'al kalıbı · edilgen · eril, çoğul · merfu` isim

اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْراً فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَۚ

Em tes'eluhum ecren fe hum min magremin muskalun.

Yoksa onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır bir borca mı giriyorlar?

_https://acikkuran.com/kalem-suresi/46-ayet-meali.md_

### 73. Müzzemmil suresi 5. ayet

- **Geçtiği form:** ثَقِيلًا — sekilen · "ağır"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

اِنَّا سَنُلْق۪ي عَلَيْكَ قَوْلاً ثَق۪يلاًۜ

İnna se nulki aleyke kavlen sekila.

Biz, sana ağır bir söz bırakacağız.

_https://acikkuran.com/muzzemmil-suresi/5-ayet-meali.md_

### 76. İnsan suresi 27. ayet

- **Geçtiği form:** ثَقِيلًۭا — sekilen · "ağır"
  - **Dil bilgisi:** sıfat · eril, tekil · mansub isim · belirsiz

اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَٓاءَهُمْ يَوْماً ثَق۪يلاً

İnne haulai yuhıbbunel acilete ve yezerune veraehum yevmen sekila.

Onlar çabuk geçen dünyayı seviyorlar, zor günü umursamıyorlar.

_https://acikkuran.com/insan-suresi/27-ayet-meali.md_

### 99. Zilzal suresi 2. ayet

- **Geçtiği form:** أَثْقَالَهَا — eskaleha · "ağırlıklarını"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril, çoğul · mansub isim

وَاَخْرَجَتِ الْاَرْضُ اَثْقَالَهَاۙ

Ve ahrecetil ardu eskaleha.

Yeryüzü ağırlıklarını çıkardığı;

_https://acikkuran.com/zilzal-suresi/2-ayet-meali.md_

### 99. Zilzal suresi 7. ayet

- **Geçtiği form:** مِثْقَالَ — miskale · "ağırlığınca"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْراً يَرَهُۜ

Fe men ya'mel miskale zerretin hayren yereh.

Artık kim zerre ağırlığınca iyilik yapmışsa onu görür.

_https://acikkuran.com/zilzal-suresi/7-ayet-meali.md_

### 99. Zilzal suresi 8. ayet

- **Geçtiği form:** مِثْقَالَ — miskale · "ağırlığınca"
  - **Dil bilgisi:** isim · eril · mansub isim

وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَراًّ يَرَهُ

Ve men ya'mel miskale zerretin şerren yereh.

Ve kim zerre ağırlığınca kötülük yapmışsa onu görür.

_https://acikkuran.com/zilzal-suresi/8-ayet-meali.md_

### 101. Karia suresi 6. ayet

- **Geçtiği form:** ثَقُلَتْ — sekulet · "ağır gelirse"
  - **Dil bilgisi:** fiil · 3. şahıs, dişil, tekil · geçmiş zaman

فَاَمَّا مَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُۙ

Fe emma men sekulet mevazinuh.

Kimin tartısı ağır gelirse,

_https://acikkuran.com/karia-suresi/6-ayet-meali.md_

---
Alındığı tarih: 2026-08-24
Açık Kuran — https://acikkuran.com — CC BY-NC-SA 4.0 — Alıntılarken çevirmenin adını belirtin.
